2010-11-25 - 12:30
25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ?
"25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü" dolayısıyla TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Güldal Akşit ve partilerin kadın parlamenterlerinin katılımıyla ortak toplantı düzenlendi ve bir basın açıklaması yapıldı.

"25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü" dolayısıyla TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği
Komisyonu Başkanı Güldal Akşit ve partilerin kadın parlamenterlerinin katılımıyla
ortak toplantı düzenlendi ve bir basın açıklaması yapıldı.

Toplantıda yaptığı konuşmada ortak bildiriyi okuyan Güldal Akşit,
TBMM 23. Dönem kadın parlamenterler olarak "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle
Mücadele Günü"nde siyasi kimliklerini bir kenara bırakarak şiddetle mücadelede
ortak hareket etmek, ortak bir payda da buluşmak, kadın dayanışmasını her platformda
sergileme gayretlerini paylaşmak adına bir araya geldiklerini ve bu toplantıyı düzenlediklerini belirtti.

Dünyanın her yerinde ırk, dil, din ve etnik grup ayırmadan her toplumda farklı biçimlerde
yüzünü gösteren kadına yönelik şiddetin, tüm kadınların yaşadığı ortak toplumsal
sorun olduğunu belirten Akşit sözlerini şöyle sürdürdü.

"Birçok ülkede yapılan araştırmalar, aile içinde kadına yönelik şiddetin oldukça yaygın
olduğunu ortaya koymaktadır. Ülkemizde yaşamının bir döneminde şiddete maruz kalan
kadınların oranı %39, bu oran kentsel alanda %38, kırsal alanda %43'e denk gelmektedir.
Kısaca her 10 kadından 4 ü fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Bu alanda kaydedilen en
önemli gelişmelerin başında Türk Medeni Kanunu, Türk Ceza kanunu ve ailenin korunmasına
Dair kanun'da yapılan değişiklikler, Kadına Yönelik aile İçi Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı ve
TBMM çatısı altında yapılan çalışmalardır. Parlamento çatısı altında gerçekleştirilen çalışmaları müteakip,
Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu olarak toplumun kanayan yarası olan Kadına Yönelik Şiddet konusunda
hassas davranarak, Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesinde Mevzuattaki ve Uygulamadaki Noksanlıkların
Tespitine ilişkin bir alt komisyon kurulmuş, çalışmalar yapılmış ve rapor hazırlanmıştır.

Toplumda kadınların güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Kadına yönelik şiddetle mücadele
konusunda erkekler arasında da farkındalık yaratma ve bilinçlendirme çalışmaları hızlandırılmalıdır.

Biz her siyasi partiyi temsilen kadın milletvekilleri olarak, partiler üstü olması gereken kadına yönelik
şiddetle mücadele konusundaki niyet ve kararlılığımızı ortaya koymak ve bu günün önemine dikkat çekmek istedik.

"25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü" nedeniyle tüm insanlar için şiddetin sancılarının
hissedilmediği şiddetsiz bir dünya diliyoruz"

Güldal Akşit'ten sonra CHP adına söz alan İzmir Milletvekili
Canan Arıtman, kadına karşı şiddeti partiler üstü olarak gördüklerini, artık bir
şeyler yapma zamanının geldiğini söyledi.

Kadına yönelik şiddetin arttığını, bunun nedenlerinin tespit edilmesi
gerektiğini kaydeden Arıtman ''Biz artık bu ülkenin liderlerinin, başbakanlarının
kadınlara, 'gidin 3 çocuk doğurun' demesini istemiyoruz. Biz artık
başbakanlarımızdan kadınlarımız için, 'okuyun, çalışın, kendi ayaklarınızın
üstünde durun, güçlenin, biz sizin güçlenmeniz için her şeyi yapacağız' demesini
bekliyoruz. Her şeye kolaylıkla ağlayan devlet büyüklerimizin öldürülen
kadınlarımız için de bir damla gözyaşı dökmesini bekliyoruz'' diye konuştu.

BDP grubu adına konuşan Şırnak milletvekili Sevahir Bayındır, 23'ncü dönemin başında yapılması
gereken bir toplantının dönem sonunda yapılabildiğini belirtti. Bu dönemin
kadın milletvekillerinin mağdur edildiği bir dönem olduğunu ifade eden
Bayındır, şöyle dedi:

''Kadının en çok mağdur edildiği bir dönem oldu. Aysel Tuğluk nedeniyle
50 olan sayımız 49'a indi. Devletin şiddetine maruz kaldığım için de bir yıl
neredeyse benim katılımsızlığım oldu. Sayımız arttı ama bu, demek çok geldi ki
kimimizi yasalarla, kimimizi fiziksel olarak, hayatımıza kast ederek devre dışı
bıraktılar. Bunun tüm kadın arkadaşlar tarafından kınanması gerektiğini
düşünürdüm. Bir musibet olarak duruyorum şu anda. Bir milletvekili ve devlet
tarafından şiddete uğramış, koruma zırhı altındayken, bu şiddete uğramışsam,
diğer kadınların, işsiz,savunmasız, kadınların ne kadar çaresiz olduğunun
resmidir.''

3 Haziran'da Silopi'deki olaylarda polisin tazyikli su sıkması üzerine
düşerek kalça kemiği kırılan BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır 3 aylık bir iyileşme
sürecine ihtiyacı olduğunu, bu sürede kalça kemiğindeki kırık iyileşmezse yeniden
ameliyat olmak zorunda kalacağını dile getiren Bayındır, kendisine yönelik şiddetin
tüm topluma ve Meclisteki tüm kadın milletvekillerine yapılmış bir şiddet olduğunu
düşündüğünü söyledi. Bayındır konuşmasının sonunda, kadın milletvekillerinden,
cezaevindeki BDP'li kadın belediye başkanları için destek vermelerini istedi.

AK Parti grubu adına söz alan Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin ise
CHP'li Arıtman'ın ''3 çocuk doğurun diyen başbakanlar istemiyoruz'' şeklindeki
sözlerine de yanıt verdi. Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerinin
bilimsel bir gerçek olduğunu belirterek, Hacettepe Üniversitesince hazırlanan bir
raporu örnek gösterdi. Şahin, rapora göre, Türkiye nüfusunun yaşlandığını ifade
ederken, raporu CHP'li Arıtman'a vereceğini söyledi.

Arıtman ise Şahin'in konuşmasının ardından ''Kadını doğuma zorlamak
şiddettir, Başbakan kadınlara sözel şiddet uygulamaktadır'' dedi.

Komisyon Başkanı Güldal Akşit, toplantıya MHP'yi temsilen kadın
milletvekilinin katılmaması konusuna da açıklık getirdi. Bu durumun MHP'li kadın
milletvekillerinin ortak bildiriye katılmadığı anlamına gelmediğini söyleyen
Akşit ''Ankara dışında programları olduğu için gelemediler yoksa ortak bildiriye
katılıyorlar'' dedi.

Akşit, daha sonra bir soru üzerine, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet
Bakanı Selma Aliye Kavaf'ın ortak bildiriye katıldığını ancak başka bir toplantı
nedeniyle bulunamadığını söyledi.( 12.30)