2019-12-05 - 23:45
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Arasında Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Meclis Başkanvekili Levent Gök, birleşimin açılmasının ardından yaptığı konuşmada, bugünün, Kadın Hakları Günü ve Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 85. yıl dönümü olduğunu anımsattı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in pek çok yenilikleri içerdiğini, bunların en önemlilerinden birisinin, "kadına yönelik düşünce yapısı" olduğunu belirten Gök, "Mustafa Kemal Atatürk, kadının yükseldiği ve kadının toplumun her alanında fazlasıyla yer aldığı bir düzeni arzu etmiştir. Cumhuriyet projesi içerisinde kadına verilen önem, bu nedenle çok ayrı bir yer tutar. Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'i kurmadan önce kadının toplumdaki siyasal, hukuki ve ekonomik durumunu kafasında çoktan şekillendirmiştir. Mustafa Kemal Atatürk her fırsatta kadını yüceltmiş ve ona hak ettiği değeri vermeye gayret etmiştir." diye konuştu.
Gök, Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet, minnet ve saygıyla andığını dile getirdi.
Levent Gök daha sonra, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, "3 Aralık Dünya Engelliler Günü", CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, "Çorum'un sorunları" ve İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, "5 Aralık Kadın Hakları Günü" konusunda konuşma yaptı.
Meclis Başkanvekili Levent Gök, yerlerinden söz talebinde bulunan milletvekilleri arasından kadınlara pozitif ayrımcılık tanıyacağını, birleşim süresince isteyen kadın milletvekillerine söz hakkı vereceğini dile getirdi.
Bu arada, Türk Kadınlar Konseyi üyeleri de Genel Kurul görüşmelerini izleyici locasından bir süre takip etti.
TBMM Genel Kurulunda gündem dışı konuşmaların ardından grup başkanvekilleri yerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 85. yıl dönümünün kutlandığını anımsatarak, Mecliste bazı kadın milletvekillerinin bilinçli olarak Atatürk'ün ismini anmadıkları ileri sürdü.
Türkkan, kadınlara karşı şiddete başvuranlara karşı caydırıcı ağır ceza yaptırımlarının uygulanmasını istedi. NATO zirvesine de değinen Türkkan, zirveden istenen sonuçların çıkmadığını ileri sürdü.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 85. yıl dönümü dolayısıyla bütün Türk kadınlarını kutladı.
Akçay, 1930'larda kendisini gelişmiş ülke kategorisinde gören batılı ülkelerin bile bu hakkı kendi vatandaşlarına vermediğini hatırlatarak, atılan adımın önemini vurguladı.
Kadınlara yönelik şiddete işaret eden Erkan Akçay, şöyle konuştu:
"Kadına yönelik şiddet ve cinayetler ne yazık ki devam etmektedir. En son Ordu'da Ceren Özdemir kardeşimiz vahşice öldürüldü. 2016-2018 yılları arasında 932, 2019'da 430 ve geçtiğimiz kasım ayında 40 kadın öldürülmüştür. Bu cinayetler sadece adli bir olay değil aynı zamanda sosyal bir sorundur. Bu vahşeti bitirmek hepimizin görevidir. Kadına karşı şiddete başvuran ve öldürenleri en ağır şekilde cezalandırmalıyız."
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, termik santrallere filtre takılmasının geçmişte üç kez uzatıldığını ifade ederek, "Bu firmalara fırsat tanındı. İnanılmaz teşvikler verildi, zamanında filtre taksınlar diye. O teşvikleri, paraları ceplerine indirdiler, filtreleri takmadılar." dedi.
Bundan sonra nasıl devam edileceği ve neler yapılacağı konularının tartışılması gerektiğini belirten Oluç, "Bundan sonra filtre takmayanlara ne yapacaksınız? Cezasını verin, bacalardan duman tütmeye devam etsin mi diyeceksiniz? Bu çok ciddi bir sorun. Çalışanlar meselesi adeta şantaj meselesi olarak karşımıza geldi. Bunların tartışılması gerekir." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, termik santrallere filtre takılmasını erteleyen maddenin kanundan çıkarılması için mücadele verenlere teşekkür etti.
Özel, 10 gün önce, bu santrallerin bulunduğu illerin milletvekillerinin itirazlarına, kulak tıkandığını söyledi.
Orhaneli'ndeki termik santralinin bacasında filtrenin bulunduğunu ancak maliyeti yüzde 1 artırdığı gerekçesiyle kapalı tutulduğunu savunan Özel, "Maliyet artışına rağmen bunun kullanıldığı bir yer var, Afşin Elbistan'ın B santrali. Burayı devlet işletiyor. İşte özelleştirme..." dedi.
Özel, termik santrallerin bacalarına filtre takılmasını erteleyen önceki kanunu, CHP'nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinin iptal ettiğini anımsattı.
AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı, termik santrallere ilişkin lehte ve aleyhteki olumsuzlukları masaya koyduklarını, müzakereler yaptıklarını anlattı. İşin bir tarafında çevreye ilişkin hassasiyetlerin bulunduğunu dile getiren Bostancı, diğer tarafta da Türkiye'nin yerli enerji üretimine, istihdama ilişkin bir başka kompozisyonun bulunduğunu söyledi.
Bostancı, "Sonuçta 13 tane santralden, burada çalışan insanlardan, santrallerin sahibi olan insanların sözleşme çerçevesinde bankalara olan borçlarından bahsediyoruz. Bunun bir zincir etki çerçevesinde farklı çevrelere doğuracağı maddi moral maliyetlerden bahsediyoruz." diye konuştu.
Bu zor kararla ilgili müzakereler yaptıklarını ifade eden Bostancı, şunları söyledi:
"Biz bu işleri müzakere ederken her gruptan itirazlar oldu. Partilerin nasıl çalıştığını biliyorsunuz, çoğunluk bir karar alır, parti disiplini çerçevesinde insanlar bu karara uyar. Biz bu değerlendirmeler çerçevesinde bir karar aldık. Kararımız termik santrallerin süre uzatımı değildi. Bir takvim çerçevesinde projelendirerek daha sonra her bir adımı denetlenecek şekilde termik santrallerin filtreleme esası çerçevesinde davranmasıydı. Ne karar aldığımız belli. Dolayısıyla yaptığımız iş kamunun toplam çıkarları bakımından en optimum karar ne ise o istikamette bir akılla alınmış karardı. Sayın Cumhurbaşkanımız masanın üzerindeki lehte aleyhte unsurları değerlendirmiş farklı bir karar vermiştir."
Konuşmaların ardından, Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, termik santrallere filtre takılmasını erteleyen maddenin metinden çıkarılmış haliyle kabul edildi.
Genel Kurulda, Türkiye ile Libya Devleti Ulusal Mutabakat Hükümeti Arasında Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Arasında Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Teklifin görüşmelerinde söz alan İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Türkiye ile Libya arasında imzalanan mutabakat muhtırasına destek verdiğini belirtti.
Türkiye'nin, Doğu Akdeniz'de çıkarlarını koruması gerektiğini dile getiren Sezgin, "İktidarın ulusal çıkarlardan uzak politikaları sonucunda bölgedeki birçok aktör ve ülke karşımıza geçti. Mısır ile ilişkilerimizin hali ortada. Mısır politikasında çok yanlış yapıldı. İsrail ile ilişkilerimiz aynı şekilde iyi değil. Diplomatik maharet noksanlığı ve vizyonsuzluk söz konusu." dedi.
MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin egemenlik haklarını ihlal ettiğini, Libya ile imzalanan mutabakat muhtırasının tarihi öneme sahibi olduğunu, oldubittilerin önünün kesildiğini vurguladı.
Rum yönetiminin daha önce Mısır ve Yunanistan gibi ülkelerle yetki sınırlamasına ilişkin anlaşmalar yaptığını anımsatan Özdemir, "Libya ile vardığımız bu mutabakat, hakça ve adilce yapılmış bir sınırlandırma çabasıdır. Mutabakatla Doğu Akdeniz'de bulunan mavi vatanımızın batı hudutları çizilmiştir." dedi.
HDP Adana Milletvekili Tülay Hatımoğulları Oruç, Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin Libya'nın tamamını temsil etmediğini iddia ederek, "Bu hükümetin meşruluğu tartışmalıdır. Saha gerçekliği, hükümetin anlattığı gibi değil. Hafter güçlerinin hükümetin önemli bir kısmını elinde bulundurduğunu biliyoruz. İç savaşın devam ettiği bir yerde kendi kendimize taraf olduk. Mutabakat anlaşması uluslararası mahkemelerde geçersiz sayılacaktır." diye konuştu.
CHP Ankara Milletvekili Haluk Koç, Türkiye'nin çıkarlarına uygun her adımı CHP olarak desteklediklerini bu nedenle Libya ile imzalanan mutabakat muhtırasına da destek verdiklerini kaydetti.
Libya'da biri Trablus diğeri de Tobruk'ta olmak üzere iki yapının olduğunu anımsatan Koç, "Bu anlaşmayı biz kiminle yapacağız, bu yapı kırılgan mıdır? Bu yapı daha sonrasında mevcudiyetini sürdürebilecek midir? Türkiye olarak bu anlaşmada elimizi uzattığımız, taraf olarak gördüğümüz bu yapı taraflığını koruyabilecek midir? Siyasi hükmünü sürdürebilecek midir? Buna da bakmamız gerekiyor." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, "Yurtta sulh, cihanda sulh" anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek "Onun içindir Sayın Cumhurbaşkanımız sürekli 'Dünya beşten büyüktür' diyor. Akdeniz'de ve gönül coğrafyamızda yanan ateş, yaşanan acılar, ızdıraplar, evlerinden edilen insanlar dünyayı beşten ibaret sayan bir uluslararası statükonun ortaya koyduğu sonuçtur." dedi.
Uluslararası ilişkiler ve hukukun çıkar çatışmasına dayandığını kaydeden Özkan, "Eğer sizin diplomatik olarak gücünüz yoksa 'masada oturalım, devletlerle ikili diplomatik ilişkilere girelim, ondan sonra bütün uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı güvence altına alalım' diye bir anlayış yok. Onun için millete hizmet etme sorumluluğunu aldığımızdan bugüne kadar uluslararası hukukun en önemli unsuru olan güç anlayışı; yani adalete, hukuka, barışa dayanan bir uluslararası hukuk inşa etmek için çalışıyoruz." diye konuştu.
Konuşmaların ardından Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Arasında Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Genel Kurulda, Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmelerine geçildi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in pek çok yenilikleri içerdiğini, bunların en önemlilerinden birisinin, "kadına yönelik düşünce yapısı" olduğunu belirten Gök, "Mustafa Kemal Atatürk, kadının yükseldiği ve kadının toplumun her alanında fazlasıyla yer aldığı bir düzeni arzu etmiştir. Cumhuriyet projesi içerisinde kadına verilen önem, bu nedenle çok ayrı bir yer tutar. Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'i kurmadan önce kadının toplumdaki siyasal, hukuki ve ekonomik durumunu kafasında çoktan şekillendirmiştir. Mustafa Kemal Atatürk her fırsatta kadını yüceltmiş ve ona hak ettiği değeri vermeye gayret etmiştir." diye konuştu.
Gök, Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet, minnet ve saygıyla andığını dile getirdi.
Levent Gök daha sonra, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, "3 Aralık Dünya Engelliler Günü", CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, "Çorum'un sorunları" ve İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, "5 Aralık Kadın Hakları Günü" konusunda konuşma yaptı.
Meclis Başkanvekili Levent Gök, yerlerinden söz talebinde bulunan milletvekilleri arasından kadınlara pozitif ayrımcılık tanıyacağını, birleşim süresince isteyen kadın milletvekillerine söz hakkı vereceğini dile getirdi.
Bu arada, Türk Kadınlar Konseyi üyeleri de Genel Kurul görüşmelerini izleyici locasından bir süre takip etti.
TBMM Genel Kurulunda gündem dışı konuşmaların ardından grup başkanvekilleri yerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 85. yıl dönümünün kutlandığını anımsatarak, Mecliste bazı kadın milletvekillerinin bilinçli olarak Atatürk'ün ismini anmadıkları ileri sürdü.
Türkkan, kadınlara karşı şiddete başvuranlara karşı caydırıcı ağır ceza yaptırımlarının uygulanmasını istedi. NATO zirvesine de değinen Türkkan, zirveden istenen sonuçların çıkmadığını ileri sürdü.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 85. yıl dönümü dolayısıyla bütün Türk kadınlarını kutladı.
Akçay, 1930'larda kendisini gelişmiş ülke kategorisinde gören batılı ülkelerin bile bu hakkı kendi vatandaşlarına vermediğini hatırlatarak, atılan adımın önemini vurguladı.
Kadınlara yönelik şiddete işaret eden Erkan Akçay, şöyle konuştu:
"Kadına yönelik şiddet ve cinayetler ne yazık ki devam etmektedir. En son Ordu'da Ceren Özdemir kardeşimiz vahşice öldürüldü. 2016-2018 yılları arasında 932, 2019'da 430 ve geçtiğimiz kasım ayında 40 kadın öldürülmüştür. Bu cinayetler sadece adli bir olay değil aynı zamanda sosyal bir sorundur. Bu vahşeti bitirmek hepimizin görevidir. Kadına karşı şiddete başvuran ve öldürenleri en ağır şekilde cezalandırmalıyız."
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, termik santrallere filtre takılmasının geçmişte üç kez uzatıldığını ifade ederek, "Bu firmalara fırsat tanındı. İnanılmaz teşvikler verildi, zamanında filtre taksınlar diye. O teşvikleri, paraları ceplerine indirdiler, filtreleri takmadılar." dedi.
Bundan sonra nasıl devam edileceği ve neler yapılacağı konularının tartışılması gerektiğini belirten Oluç, "Bundan sonra filtre takmayanlara ne yapacaksınız? Cezasını verin, bacalardan duman tütmeye devam etsin mi diyeceksiniz? Bu çok ciddi bir sorun. Çalışanlar meselesi adeta şantaj meselesi olarak karşımıza geldi. Bunların tartışılması gerekir." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, termik santrallere filtre takılmasını erteleyen maddenin kanundan çıkarılması için mücadele verenlere teşekkür etti.
Özel, 10 gün önce, bu santrallerin bulunduğu illerin milletvekillerinin itirazlarına, kulak tıkandığını söyledi.
Orhaneli'ndeki termik santralinin bacasında filtrenin bulunduğunu ancak maliyeti yüzde 1 artırdığı gerekçesiyle kapalı tutulduğunu savunan Özel, "Maliyet artışına rağmen bunun kullanıldığı bir yer var, Afşin Elbistan'ın B santrali. Burayı devlet işletiyor. İşte özelleştirme..." dedi.
Özel, termik santrallerin bacalarına filtre takılmasını erteleyen önceki kanunu, CHP'nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinin iptal ettiğini anımsattı.
AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı, termik santrallere ilişkin lehte ve aleyhteki olumsuzlukları masaya koyduklarını, müzakereler yaptıklarını anlattı. İşin bir tarafında çevreye ilişkin hassasiyetlerin bulunduğunu dile getiren Bostancı, diğer tarafta da Türkiye'nin yerli enerji üretimine, istihdama ilişkin bir başka kompozisyonun bulunduğunu söyledi.
Bostancı, "Sonuçta 13 tane santralden, burada çalışan insanlardan, santrallerin sahibi olan insanların sözleşme çerçevesinde bankalara olan borçlarından bahsediyoruz. Bunun bir zincir etki çerçevesinde farklı çevrelere doğuracağı maddi moral maliyetlerden bahsediyoruz." diye konuştu.
Bu zor kararla ilgili müzakereler yaptıklarını ifade eden Bostancı, şunları söyledi:
"Biz bu işleri müzakere ederken her gruptan itirazlar oldu. Partilerin nasıl çalıştığını biliyorsunuz, çoğunluk bir karar alır, parti disiplini çerçevesinde insanlar bu karara uyar. Biz bu değerlendirmeler çerçevesinde bir karar aldık. Kararımız termik santrallerin süre uzatımı değildi. Bir takvim çerçevesinde projelendirerek daha sonra her bir adımı denetlenecek şekilde termik santrallerin filtreleme esası çerçevesinde davranmasıydı. Ne karar aldığımız belli. Dolayısıyla yaptığımız iş kamunun toplam çıkarları bakımından en optimum karar ne ise o istikamette bir akılla alınmış karardı. Sayın Cumhurbaşkanımız masanın üzerindeki lehte aleyhte unsurları değerlendirmiş farklı bir karar vermiştir."
Konuşmaların ardından, Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, termik santrallere filtre takılmasını erteleyen maddenin metinden çıkarılmış haliyle kabul edildi.
Genel Kurulda, Türkiye ile Libya Devleti Ulusal Mutabakat Hükümeti Arasında Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Arasında Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Teklifin görüşmelerinde söz alan İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Türkiye ile Libya arasında imzalanan mutabakat muhtırasına destek verdiğini belirtti.
Türkiye'nin, Doğu Akdeniz'de çıkarlarını koruması gerektiğini dile getiren Sezgin, "İktidarın ulusal çıkarlardan uzak politikaları sonucunda bölgedeki birçok aktör ve ülke karşımıza geçti. Mısır ile ilişkilerimizin hali ortada. Mısır politikasında çok yanlış yapıldı. İsrail ile ilişkilerimiz aynı şekilde iyi değil. Diplomatik maharet noksanlığı ve vizyonsuzluk söz konusu." dedi.
MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin egemenlik haklarını ihlal ettiğini, Libya ile imzalanan mutabakat muhtırasının tarihi öneme sahibi olduğunu, oldubittilerin önünün kesildiğini vurguladı.
Rum yönetiminin daha önce Mısır ve Yunanistan gibi ülkelerle yetki sınırlamasına ilişkin anlaşmalar yaptığını anımsatan Özdemir, "Libya ile vardığımız bu mutabakat, hakça ve adilce yapılmış bir sınırlandırma çabasıdır. Mutabakatla Doğu Akdeniz'de bulunan mavi vatanımızın batı hudutları çizilmiştir." dedi.
HDP Adana Milletvekili Tülay Hatımoğulları Oruç, Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin Libya'nın tamamını temsil etmediğini iddia ederek, "Bu hükümetin meşruluğu tartışmalıdır. Saha gerçekliği, hükümetin anlattığı gibi değil. Hafter güçlerinin hükümetin önemli bir kısmını elinde bulundurduğunu biliyoruz. İç savaşın devam ettiği bir yerde kendi kendimize taraf olduk. Mutabakat anlaşması uluslararası mahkemelerde geçersiz sayılacaktır." diye konuştu.
CHP Ankara Milletvekili Haluk Koç, Türkiye'nin çıkarlarına uygun her adımı CHP olarak desteklediklerini bu nedenle Libya ile imzalanan mutabakat muhtırasına da destek verdiklerini kaydetti.
Libya'da biri Trablus diğeri de Tobruk'ta olmak üzere iki yapının olduğunu anımsatan Koç, "Bu anlaşmayı biz kiminle yapacağız, bu yapı kırılgan mıdır? Bu yapı daha sonrasında mevcudiyetini sürdürebilecek midir? Türkiye olarak bu anlaşmada elimizi uzattığımız, taraf olarak gördüğümüz bu yapı taraflığını koruyabilecek midir? Siyasi hükmünü sürdürebilecek midir? Buna da bakmamız gerekiyor." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, "Yurtta sulh, cihanda sulh" anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek "Onun içindir Sayın Cumhurbaşkanımız sürekli 'Dünya beşten büyüktür' diyor. Akdeniz'de ve gönül coğrafyamızda yanan ateş, yaşanan acılar, ızdıraplar, evlerinden edilen insanlar dünyayı beşten ibaret sayan bir uluslararası statükonun ortaya koyduğu sonuçtur." dedi.
Uluslararası ilişkiler ve hukukun çıkar çatışmasına dayandığını kaydeden Özkan, "Eğer sizin diplomatik olarak gücünüz yoksa 'masada oturalım, devletlerle ikili diplomatik ilişkilere girelim, ondan sonra bütün uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı güvence altına alalım' diye bir anlayış yok. Onun için millete hizmet etme sorumluluğunu aldığımızdan bugüne kadar uluslararası hukukun en önemli unsuru olan güç anlayışı; yani adalete, hukuka, barışa dayanan bir uluslararası hukuk inşa etmek için çalışıyoruz." diye konuştu.
Konuşmaların ardından Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Arasında Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Genel Kurulda, Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmelerine geçildi.
