2010-06-30 - 00:09
TBMM Genel Kurulunda, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın birinci bölümündeki ilk 4 madde kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanun Tasarısı'nın birinci bölümündeki ilk 4 madde kabul edildi.
Tasarının birinci bölümündeki, Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilatının
oluşumu, Başkan ve Başkan Yardımcılarının görevleri ve Diyanet İşleri Yüksek
Kurulu ile ilgili düzenlemeleri içeren 4 madde kabul edildi. Milletvekilleri,
maddelerle ilgili verilen değişiklik önergeleri üzerine söz aldı.
BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, Diyanet İşleri Başkanlığının
Türkiye'deki din ve mezheplere eşit uzaklıkta olmadığını öne sürdü. Yıldız
ayrıca, Diyanet İşleri Başkanlığının, geçmişte, ''Kürtler şeytandan gelmektedir''
ifadesinin yer aldığı bir kitap dağıttığını iddia etti.
Yıldız'ın konuşmasının ardından söz alan Devlet Bakanı Faruk Çelik,
Diyanet İşleri Başkanlığının köklü ve geniş bir coğrafyaya hizmet veren bir kurum
olduğunu söyledi. Başkanlığın, Yıldız'ın ileri sürdüğü şekilde bir kitap
dağıtmadığını belirten Çelik, belge olmadan böyle ciddi bir iddianın kürsüden
dile getirilmesinin, delilsiz karalamanın son derece yanlış olduğunu ifade
etti.
CHP Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ise Türkiye'de inanç dünyasında
yaşanan sıkıntıların temel nedeninin, ülkedeki felsefe ve kültür zenginliğinin
yeterince kavranamamasından kaynaklandığını söyledi. İslam yorumlamalarının
içinde en güzelinin Anadolu-Rumeli İslam olduğunu belirten Tütüncü, bu yorumu
anlatma konusunda Diyanet İşleri Başkanlığına önemli bir görev düştüğünü
kaydetti.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal da ahlaklı bir toplum için iyi bir
din eğitimi gerektiğini, bu konuda Diyanet'teki personelin büyük önem arz
ettiğini söyledi. Günal, kurumda personel sıkıntısının giderilmesi ve
adaletsizliğin çözülmesi gerektiğine işaret etti.
MHP Aydın Milletvekili Recep Taner, 8 yıllık kesintisiz eğitime
geçilmesinin ardından, temel eğitimi bitirmeden, 15 yaşından önce Kur'an
kurslarına gidilemeyeceğine yönelik bir düzenleme yapıldığını anımsattı. 2000
yılında bu yaş sınırının 12'ye indirildiğini belirten Taner, AK Parti'nin 8
yıllık iktidarı döneminde söz konusu sınırı indirmediğini ifade etti.
BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, 100 bini aşkın personeli bulunan
Diyanet İşleri Başkanlığının orta ölçekli bir devletin bütçesine sahip olduğunu
söyledi. Özçelik, kurum demokratikleşmesi ve gerçek anlamda laik olmasının
sağlanması gerektiğini kaydetti.
BDP Muş Milletvekili Nuri Yaman ise Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları
yerlerde, hutbelerin Kürtçe verilmesinde fayda olacağını savundu.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, hacca gönderilen imam hatiplerin
hangi kriterler göz önüne alınarak seçildiğini sordu. Diyanet İşleri
Başkanlığında hac ve umre gelirlerinin nasıl harcandığını da öğrenmek isteyen
Işık, bu konuyla ilgili şaibeli söylemlerin olduğunu öne sürdü.
Görüşmelerde, verilen değişiklik önergesiyle, Diyanet İşleri Başkan
Yardımcılarının görev sürelerinin, Başkanın görev süresi ile sınırlı olmasını
öngören düzenleme tasarıdan çıkarıldı. Başka bir önergeyle, Diyanet İşleri Yüksek
Kurulu üyeleri için en fazla iki kere atanabilme sınırı getirildi.
Devlet Bakanı Faruk Çelik, ''Alevi açılımıyla
ilgili geldiğimiz nokta çözüm noktasıdır'' dedi. Çelik, Cemevlerinin statüsünün
olmadığını belirterek, önce statü kazandırmak istediklerini söyledi.
Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında milletvekillerinin eleştirilerini yanıtladı.
Roman vatandaşlarıyla ilgili olarak 8 bin konutun ihale aşamasında
olduğunu, bazı konutların ihalesinin yapıldığını, bir yıl içerisinde bu
konutların tamamlanacağını kaydetti.
Çelik, ''Çalışmalarımız hızla devam ediyor'' dedi.
Alevi vatandaşların talepleriyle ilgili, politik amaçla bu konunun ele
alınmaması gerektiğini, son derece hassas olduğunu ifade ettiğini belirten Çelik,
Alevi çalıştaylarına siyasi partilerden milletvekillerini davet ettiğini ancak
katılım olmadığını söyledi. Çelik, ''Keşke katılıp görüşlerinizi orada ifade
etseydiniz. Alevi açılımıyla ilgili geldiğimiz nokta çözüm noktasıdır'' dedi.
Çelik, şunları kaydetti:
''Çözüm noktasına gelmişken Cemevlerinin inşaatı, bakım, onarım gibi
ihtiyaçlarını gidermenin yasaya konulması yönünde önerge verildi. Sayın Mevlüt
Aslanoğlu, Cemevi diye bir şey var mı? Cemevlerinin statüsü yok. Biz diyoruz ki
önce Cemevlerine statüyü kazandıralım sonra bunu konuşalım. Bu konu politik
malzeme olmamalı. Burada bulunan gruplarla birlikte çözmemiz gerekiyor. Eğer
politize ederseniz size öyle sorular sorarım ki cevabını veremezsiniz. Soruyorum;
Cemevleri vardı da kim tarafından ne zaman kapatıldı?''
Çelik, Cemevlerinin statüsüyle ilgili hukuk komisyonunun çalıştığını
söyledi.
Tasarının 4 maddesi daha daha kabul edildi.
Daha sonra TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşimi bugün saat 13.00'de
toplanmak üzere kapattı.
(09.02)
Kanun Tasarısı'nın birinci bölümündeki ilk 4 madde kabul edildi.
Tasarının birinci bölümündeki, Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilatının
oluşumu, Başkan ve Başkan Yardımcılarının görevleri ve Diyanet İşleri Yüksek
Kurulu ile ilgili düzenlemeleri içeren 4 madde kabul edildi. Milletvekilleri,
maddelerle ilgili verilen değişiklik önergeleri üzerine söz aldı.
BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, Diyanet İşleri Başkanlığının
Türkiye'deki din ve mezheplere eşit uzaklıkta olmadığını öne sürdü. Yıldız
ayrıca, Diyanet İşleri Başkanlığının, geçmişte, ''Kürtler şeytandan gelmektedir''
ifadesinin yer aldığı bir kitap dağıttığını iddia etti.
Yıldız'ın konuşmasının ardından söz alan Devlet Bakanı Faruk Çelik,
Diyanet İşleri Başkanlığının köklü ve geniş bir coğrafyaya hizmet veren bir kurum
olduğunu söyledi. Başkanlığın, Yıldız'ın ileri sürdüğü şekilde bir kitap
dağıtmadığını belirten Çelik, belge olmadan böyle ciddi bir iddianın kürsüden
dile getirilmesinin, delilsiz karalamanın son derece yanlış olduğunu ifade
etti.
CHP Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ise Türkiye'de inanç dünyasında
yaşanan sıkıntıların temel nedeninin, ülkedeki felsefe ve kültür zenginliğinin
yeterince kavranamamasından kaynaklandığını söyledi. İslam yorumlamalarının
içinde en güzelinin Anadolu-Rumeli İslam olduğunu belirten Tütüncü, bu yorumu
anlatma konusunda Diyanet İşleri Başkanlığına önemli bir görev düştüğünü
kaydetti.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal da ahlaklı bir toplum için iyi bir
din eğitimi gerektiğini, bu konuda Diyanet'teki personelin büyük önem arz
ettiğini söyledi. Günal, kurumda personel sıkıntısının giderilmesi ve
adaletsizliğin çözülmesi gerektiğine işaret etti.
MHP Aydın Milletvekili Recep Taner, 8 yıllık kesintisiz eğitime
geçilmesinin ardından, temel eğitimi bitirmeden, 15 yaşından önce Kur'an
kurslarına gidilemeyeceğine yönelik bir düzenleme yapıldığını anımsattı. 2000
yılında bu yaş sınırının 12'ye indirildiğini belirten Taner, AK Parti'nin 8
yıllık iktidarı döneminde söz konusu sınırı indirmediğini ifade etti.
BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, 100 bini aşkın personeli bulunan
Diyanet İşleri Başkanlığının orta ölçekli bir devletin bütçesine sahip olduğunu
söyledi. Özçelik, kurum demokratikleşmesi ve gerçek anlamda laik olmasının
sağlanması gerektiğini kaydetti.
BDP Muş Milletvekili Nuri Yaman ise Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları
yerlerde, hutbelerin Kürtçe verilmesinde fayda olacağını savundu.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, hacca gönderilen imam hatiplerin
hangi kriterler göz önüne alınarak seçildiğini sordu. Diyanet İşleri
Başkanlığında hac ve umre gelirlerinin nasıl harcandığını da öğrenmek isteyen
Işık, bu konuyla ilgili şaibeli söylemlerin olduğunu öne sürdü.
Görüşmelerde, verilen değişiklik önergesiyle, Diyanet İşleri Başkan
Yardımcılarının görev sürelerinin, Başkanın görev süresi ile sınırlı olmasını
öngören düzenleme tasarıdan çıkarıldı. Başka bir önergeyle, Diyanet İşleri Yüksek
Kurulu üyeleri için en fazla iki kere atanabilme sınırı getirildi.
Devlet Bakanı Faruk Çelik, ''Alevi açılımıyla
ilgili geldiğimiz nokta çözüm noktasıdır'' dedi. Çelik, Cemevlerinin statüsünün
olmadığını belirterek, önce statü kazandırmak istediklerini söyledi.
Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında milletvekillerinin eleştirilerini yanıtladı.
Roman vatandaşlarıyla ilgili olarak 8 bin konutun ihale aşamasında
olduğunu, bazı konutların ihalesinin yapıldığını, bir yıl içerisinde bu
konutların tamamlanacağını kaydetti.
Çelik, ''Çalışmalarımız hızla devam ediyor'' dedi.
Alevi vatandaşların talepleriyle ilgili, politik amaçla bu konunun ele
alınmaması gerektiğini, son derece hassas olduğunu ifade ettiğini belirten Çelik,
Alevi çalıştaylarına siyasi partilerden milletvekillerini davet ettiğini ancak
katılım olmadığını söyledi. Çelik, ''Keşke katılıp görüşlerinizi orada ifade
etseydiniz. Alevi açılımıyla ilgili geldiğimiz nokta çözüm noktasıdır'' dedi.
Çelik, şunları kaydetti:
''Çözüm noktasına gelmişken Cemevlerinin inşaatı, bakım, onarım gibi
ihtiyaçlarını gidermenin yasaya konulması yönünde önerge verildi. Sayın Mevlüt
Aslanoğlu, Cemevi diye bir şey var mı? Cemevlerinin statüsü yok. Biz diyoruz ki
önce Cemevlerine statüyü kazandıralım sonra bunu konuşalım. Bu konu politik
malzeme olmamalı. Burada bulunan gruplarla birlikte çözmemiz gerekiyor. Eğer
politize ederseniz size öyle sorular sorarım ki cevabını veremezsiniz. Soruyorum;
Cemevleri vardı da kim tarafından ne zaman kapatıldı?''
Çelik, Cemevlerinin statüsüyle ilgili hukuk komisyonunun çalıştığını
söyledi.
Tasarının 4 maddesi daha daha kabul edildi.
Daha sonra TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşimi bugün saat 13.00'de
toplanmak üzere kapattı.
(09.02)
