2009-01-21 - 20:45
TBMM Genel Kurulu'nda, kamu oyunda sicil affı olarak bilinen Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.
TBMM Genel Kurulu'nda, kamu oyunda sicil affı
olarak bilinen Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları
Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun Tasarısı'nın
görüşmelerine başlandı.
Tasarının tümü üzerinde MHP grubu adına söz alan Kastamonu Milletvekili
Mehmet Serdaroğlu, kara listelerin sadece Merkez Bankasında değil, Kredi Kayıt
Bürosu A.Ş'de de tutulduğunu belirtti.
Bankaların, bu kurumun tuttuğu kayıtları esas aldığını ifade eden
Serdaroğlu, ''Kara listeye girmek kolay çıkmak ise zor. Tasarıyla sadece Merkez
Bankasındaki kayıtlar siliniyor. Kredi Kayıt Bürosu A.Ş'nin elindeki liste de
mutlaka silinmeli. Yoksa boşa kürek çekmiş oluruz'' dedi.
Serderağlu, 2003 yılında, AK Parti iktidarının, ''krizi ve ekonominin
kötü yönetilmesini'' gerekçe göstererek, Sicil Affı Kanunu çıkardığını
hatırlatarak, AK Parti milletvekillerine, ''Şimdi bu sicil affını neye
bağlayacaksınız?'' diye sordu.
AK Parti'nin 6 yıldır ekonomiyi tek başına yönettiğine dikkati çeken
Serdaroğlu, şunları söyledi:
''Bu tasarı ekonominin kötü yönetilmesinin itirafıdır. Bu tasarı, 6
yıllık AKP iktidarının bozuk ekonomik sicilinin affı niteliğindedir. Ekonominin
iyi yönetildiğini söylüyorsunuz. O kadar iyi yönettiniz de 6 yılda 1 milyonu
aşkın vatandaş neden kara listelere girdi? Öyle bir hava estirdiniz, öyle bir
pembe tablo çizdiniz ki millet size inandı ve ekonomi iyiye gidiyor zannetti.
Kişi ve kuruluşları borçlandırmaya yönlendirdiniz. Şimdi ise bu balon patladı ve
tüm gerçekler tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı.''
CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan da 2003 yılında da buna benzer bir
Sicil Affı Kanunu çıkartıldığını, ancak bu kanunun amacına ulaşmadığını
söyledi.
''Bir tek kişi sicil affından yararlanacaksa bu yasa çıksın'' diyen
Seyhan, tasarıyla Merkez Bankasındaki kayıtların silinmesinin öngörüldüğünü,
ancak özel bankalara dokunulmadığını belirtti.
Tek başına sicil aflarının amacına ulaşmayacağını, Türkiye'de borçların
da yeniden yapılandırılması gerektiğini vurgulayan Seyhan, ''Gelin esnafın, kredi
kartı mağdurlarının borçlarını yapılandıralım. Tasarıyla seçim öncesi, birkaç
tane insanın oyunu almak için kısa vadeli çözüme gidiliyor, Bu çözüm hiçbir işe
yaramaz. 1 yıl sonra, bu yasanın uygulanması sonucunda, affedilen borçluların
yüzde 50'ye yakını yeniden kara listede olacak. Bu, vatandaşa zulme layık
görmektir. Vatandaşın borç yapılandırmasını ve esnafın belini büken, üretimden
uzaklaştıran nakit sıkıntısının çözümündeki kanunları da TBMM'de görüşmeyi
bekliyoruz'' diye konuştu.
SANAYİ VE TİCARET BAKANI ÇAĞLAYAN'IN SÖZLERİ...
Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan,
''Sicil affını düzenleyen kanundan, ferdi kredilerde 499 bin 567 adet, kredi
kartlarında 1 milyon 919 bin 963 adet, karşılıksız çeklerde 5 milyon 907 bin 94
adet, protestolu senetlerden de 3 milyon 865 bin 558 adet kayıtlardan silinecek''
dedi.
TBMM Genel Kurulunda, kamu oyunda sicil affı olarak bilinen Karşılıksız
Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin
Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun Tasarısının tümü üzerindeki
görüşmeler tamamlanarak maddelerine geçilmesi kabul edildi.
Tasarının tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan
Çağlayan, tasarının 1 Nisan 2004- 31 Temmuz 2009 dönemini kapsayacağını bildirdi.
Tasarıyla gerek ticari, gerekse gayri ticari çekler, senetler, kredi kartı ve
diğer kredilerle ilgili bankaların kara tahtalarında yazılan kayıtların
silineceğini dile getiren Çağlayan, ''Bu çok önemli bir düzenleme. Meseleye
sadece 'Kredi verirken listeyi dikkate alıyor ya da almıyor' şeklinde bakmamak
gerekir. Bir çok firmanın bugün yeni krediye talebi yok. Ancak, kendisini bir
şekilde Merkez Bankası kayıtlarında, borcunu ödediği halde tutulmasına,
psikolojik olarak karşı çıkıyor. Düzenleme insanlara bir taraftan yeni kredi
almada yeni imkanlar sağlarken, diğer taraftan da borcunu ödeyen insanların kara
tahtadan silinmesini temin ediyor'' diye konuştu.
Ticari hayatta insanların çek ve senetlerini ödemesi kadar doğal bir
şeyin olamayacağını ifade eden Çağlayan, düzenlemeyle borcunu ödeyen insanlara
haklarının teslim edildiğini bildirdi.
Çağlayan, sicil affı düzenlemesine ihtiyaç bulunduğunu, bunu yaparken de
özel-kamu ayrımı yapılmadığını dile getirerek, bu düzenlemenin finans
kuruluşlarının elini rahatlatacağını söyledi.
Karşılıksız çek ve protesto edilen senetlerin adet olarak değil, ekonomik
kapsamı itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çağlayan, şöyle
devam etti:
''Şu anda Türkiye'de kredi hacmi, oldukça yüksek bir seviyede. Bankaların
370 milyar liralık bir kredi portföyü mevcut. Bu kredilerden takibe düşme oranı
sadece yüzde 3,6'dır. 2001 krizinin hemen sonrasında ortaya çıkan tabloda, o
tarihte toplam kredi hacmi 60 milyar lira civarındaydı. Kredinin takibe düşme
oranı, yüzde 28-30'lar seviyesindeydi. Dolayısıyla verilmiş olan kredilerin
geriye dönüşü olarak baktığınız zaman, bugün son derece iyi olduğunu söylemek
durumundayız.
Bu kanun çıktıktan sonra ne kadar kişi bu kanundan faydalanacak? Şu anda,
ferdi kredilerden dolayı borcunu ödediği halde kayıtları silinmemiş olan 154 bin
866 kredi var. Ödenmemiş olan 344 bin 700 kayıt var. Bu kanun çıkıp borcunu
ödediği takdirde toplam 499 bin 567 kullanıcı bundan faydalanacaktır. Kredi
kartlarına baktığınız zaman, ödediği halde kayıtlarda silinmemiş olan 698 bin 104
adet kredi kartı var. Ödenmemiş, şu anda bekleyen 1 milyon 221 bin 859 kredi
kartı var. Dolayısıyla bu kanun çıktıktan sonra toplam 1 milyon 919 bin 963 kayıt
silinmiş olacaktır. Karşılıksız çekte, 3 milyon 501 436 adet çek ödendiği halde
kayıtlardan silinmemiştir. Şu anda ödenmemiş olan 2 milyon 405 bin 658 adet çek
var. Kanun kapsamında ödendiği takdirde 5 milyon 907 bin 94 adet çek de sicil
kayıtlarından silinmiş olacak. Ödenmiş 311 bin 916, ödenmemiş olan ise 3 milyon
553 bin 648 protestolu senet var. Kanun çıktığında protestolu senetlerden de 3
milyon 865 bin 558 adet kayıtlardan silinecek. Kanun, Merkez Bankası ile diğer
finans kurumlarından kayıtların silinmesini emrediyor.''
Bankacılığın insafı ve bu işi regüle etme güdüsünün son derece önemli
olduğunu dile getiren Çağlayan, bankacılık sistemine ''bunu silmezseniz, şöyle
yaparım, böyle yaparım'' denemeyeceğini söyledi.
Bankalık sisteminin görevinin, topladığı parayı satmak olduğunu ifade
eden Çağlayan, ''Bankanın elindeki para, pimi çekilmiş el bombası gibidir.
Dolayısıyla o parayı satmak zorundadır'' dedi.
Çağlayan, KOSKEB'e verilen kredilerin 2008 yılına göre, bu yıl yüzde
60-70 artacağını belirterek, bunun bir taahhüt olarak kabul edilmesi gerektiğini
sözlerine ekledi.
Tasarının maddelerine geçilmesinin kabul edilmesinin ardından TBMM
Başkanvekili Nevzat Pakdil, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi
kapattı.
olarak bilinen Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları
Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun Tasarısı'nın
görüşmelerine başlandı.
Tasarının tümü üzerinde MHP grubu adına söz alan Kastamonu Milletvekili
Mehmet Serdaroğlu, kara listelerin sadece Merkez Bankasında değil, Kredi Kayıt
Bürosu A.Ş'de de tutulduğunu belirtti.
Bankaların, bu kurumun tuttuğu kayıtları esas aldığını ifade eden
Serdaroğlu, ''Kara listeye girmek kolay çıkmak ise zor. Tasarıyla sadece Merkez
Bankasındaki kayıtlar siliniyor. Kredi Kayıt Bürosu A.Ş'nin elindeki liste de
mutlaka silinmeli. Yoksa boşa kürek çekmiş oluruz'' dedi.
Serderağlu, 2003 yılında, AK Parti iktidarının, ''krizi ve ekonominin
kötü yönetilmesini'' gerekçe göstererek, Sicil Affı Kanunu çıkardığını
hatırlatarak, AK Parti milletvekillerine, ''Şimdi bu sicil affını neye
bağlayacaksınız?'' diye sordu.
AK Parti'nin 6 yıldır ekonomiyi tek başına yönettiğine dikkati çeken
Serdaroğlu, şunları söyledi:
''Bu tasarı ekonominin kötü yönetilmesinin itirafıdır. Bu tasarı, 6
yıllık AKP iktidarının bozuk ekonomik sicilinin affı niteliğindedir. Ekonominin
iyi yönetildiğini söylüyorsunuz. O kadar iyi yönettiniz de 6 yılda 1 milyonu
aşkın vatandaş neden kara listelere girdi? Öyle bir hava estirdiniz, öyle bir
pembe tablo çizdiniz ki millet size inandı ve ekonomi iyiye gidiyor zannetti.
Kişi ve kuruluşları borçlandırmaya yönlendirdiniz. Şimdi ise bu balon patladı ve
tüm gerçekler tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı.''
CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan da 2003 yılında da buna benzer bir
Sicil Affı Kanunu çıkartıldığını, ancak bu kanunun amacına ulaşmadığını
söyledi.
''Bir tek kişi sicil affından yararlanacaksa bu yasa çıksın'' diyen
Seyhan, tasarıyla Merkez Bankasındaki kayıtların silinmesinin öngörüldüğünü,
ancak özel bankalara dokunulmadığını belirtti.
Tek başına sicil aflarının amacına ulaşmayacağını, Türkiye'de borçların
da yeniden yapılandırılması gerektiğini vurgulayan Seyhan, ''Gelin esnafın, kredi
kartı mağdurlarının borçlarını yapılandıralım. Tasarıyla seçim öncesi, birkaç
tane insanın oyunu almak için kısa vadeli çözüme gidiliyor, Bu çözüm hiçbir işe
yaramaz. 1 yıl sonra, bu yasanın uygulanması sonucunda, affedilen borçluların
yüzde 50'ye yakını yeniden kara listede olacak. Bu, vatandaşa zulme layık
görmektir. Vatandaşın borç yapılandırmasını ve esnafın belini büken, üretimden
uzaklaştıran nakit sıkıntısının çözümündeki kanunları da TBMM'de görüşmeyi
bekliyoruz'' diye konuştu.
SANAYİ VE TİCARET BAKANI ÇAĞLAYAN'IN SÖZLERİ...
Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan,
''Sicil affını düzenleyen kanundan, ferdi kredilerde 499 bin 567 adet, kredi
kartlarında 1 milyon 919 bin 963 adet, karşılıksız çeklerde 5 milyon 907 bin 94
adet, protestolu senetlerden de 3 milyon 865 bin 558 adet kayıtlardan silinecek''
dedi.
TBMM Genel Kurulunda, kamu oyunda sicil affı olarak bilinen Karşılıksız
Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin
Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun Tasarısının tümü üzerindeki
görüşmeler tamamlanarak maddelerine geçilmesi kabul edildi.
Tasarının tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan
Çağlayan, tasarının 1 Nisan 2004- 31 Temmuz 2009 dönemini kapsayacağını bildirdi.
Tasarıyla gerek ticari, gerekse gayri ticari çekler, senetler, kredi kartı ve
diğer kredilerle ilgili bankaların kara tahtalarında yazılan kayıtların
silineceğini dile getiren Çağlayan, ''Bu çok önemli bir düzenleme. Meseleye
sadece 'Kredi verirken listeyi dikkate alıyor ya da almıyor' şeklinde bakmamak
gerekir. Bir çok firmanın bugün yeni krediye talebi yok. Ancak, kendisini bir
şekilde Merkez Bankası kayıtlarında, borcunu ödediği halde tutulmasına,
psikolojik olarak karşı çıkıyor. Düzenleme insanlara bir taraftan yeni kredi
almada yeni imkanlar sağlarken, diğer taraftan da borcunu ödeyen insanların kara
tahtadan silinmesini temin ediyor'' diye konuştu.
Ticari hayatta insanların çek ve senetlerini ödemesi kadar doğal bir
şeyin olamayacağını ifade eden Çağlayan, düzenlemeyle borcunu ödeyen insanlara
haklarının teslim edildiğini bildirdi.
Çağlayan, sicil affı düzenlemesine ihtiyaç bulunduğunu, bunu yaparken de
özel-kamu ayrımı yapılmadığını dile getirerek, bu düzenlemenin finans
kuruluşlarının elini rahatlatacağını söyledi.
Karşılıksız çek ve protesto edilen senetlerin adet olarak değil, ekonomik
kapsamı itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çağlayan, şöyle
devam etti:
''Şu anda Türkiye'de kredi hacmi, oldukça yüksek bir seviyede. Bankaların
370 milyar liralık bir kredi portföyü mevcut. Bu kredilerden takibe düşme oranı
sadece yüzde 3,6'dır. 2001 krizinin hemen sonrasında ortaya çıkan tabloda, o
tarihte toplam kredi hacmi 60 milyar lira civarındaydı. Kredinin takibe düşme
oranı, yüzde 28-30'lar seviyesindeydi. Dolayısıyla verilmiş olan kredilerin
geriye dönüşü olarak baktığınız zaman, bugün son derece iyi olduğunu söylemek
durumundayız.
Bu kanun çıktıktan sonra ne kadar kişi bu kanundan faydalanacak? Şu anda,
ferdi kredilerden dolayı borcunu ödediği halde kayıtları silinmemiş olan 154 bin
866 kredi var. Ödenmemiş olan 344 bin 700 kayıt var. Bu kanun çıkıp borcunu
ödediği takdirde toplam 499 bin 567 kullanıcı bundan faydalanacaktır. Kredi
kartlarına baktığınız zaman, ödediği halde kayıtlarda silinmemiş olan 698 bin 104
adet kredi kartı var. Ödenmemiş, şu anda bekleyen 1 milyon 221 bin 859 kredi
kartı var. Dolayısıyla bu kanun çıktıktan sonra toplam 1 milyon 919 bin 963 kayıt
silinmiş olacaktır. Karşılıksız çekte, 3 milyon 501 436 adet çek ödendiği halde
kayıtlardan silinmemiştir. Şu anda ödenmemiş olan 2 milyon 405 bin 658 adet çek
var. Kanun kapsamında ödendiği takdirde 5 milyon 907 bin 94 adet çek de sicil
kayıtlarından silinmiş olacak. Ödenmiş 311 bin 916, ödenmemiş olan ise 3 milyon
553 bin 648 protestolu senet var. Kanun çıktığında protestolu senetlerden de 3
milyon 865 bin 558 adet kayıtlardan silinecek. Kanun, Merkez Bankası ile diğer
finans kurumlarından kayıtların silinmesini emrediyor.''
Bankacılığın insafı ve bu işi regüle etme güdüsünün son derece önemli
olduğunu dile getiren Çağlayan, bankacılık sistemine ''bunu silmezseniz, şöyle
yaparım, böyle yaparım'' denemeyeceğini söyledi.
Bankalık sisteminin görevinin, topladığı parayı satmak olduğunu ifade
eden Çağlayan, ''Bankanın elindeki para, pimi çekilmiş el bombası gibidir.
Dolayısıyla o parayı satmak zorundadır'' dedi.
Çağlayan, KOSKEB'e verilen kredilerin 2008 yılına göre, bu yıl yüzde
60-70 artacağını belirterek, bunun bir taahhüt olarak kabul edilmesi gerektiğini
sözlerine ekledi.
Tasarının maddelerine geçilmesinin kabul edilmesinin ardından TBMM
Başkanvekili Nevzat Pakdil, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi
kapattı.
