2023-12-21 - 22:58
KÜLTÜR VE TURİZM İLE ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIKLARININ 2024 YILI BÜTÇELERİ TBMM GENEL KURULUNDA
TBMM Genel Kurulunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2024 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı.

Toplantıda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yanı sıra Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, Kapadokya Alan Başkanlığı, Uludağ Alan Başkanlığı ile Mesleki Yeterlilik Kurumunun bütçeleri de ele alınacak.

TBMM Genel Kurulunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2024 yılı bütçeleri üzerinde CHP milletvekilleri söz aldı.

CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) 1994'te kurulmasıyla bir gazeteci olarak, Türkiye'nin daha güzel, daha demokratik bir ortama evrileceğini düşündüğünü ancak çok geçmeden yanıldığını anladığını söyledi.

RTÜK'ün kurulur kurulmaz iktidarın sopası haline dönüştüğünü dile getiren Özkan, "2011 yılında anayasal bir kurum olarak yeniden oluşturulurken bu sopa büyük bir tehdit mekanizmasına dönüştü." dedi.

RTÜK'e yönelik eleştirilerini sürdüren Özkan, "RTÜK, bütçeden pay almayı hak etmeyen bir kurumdur. Denetleme ve özgürlük alanlarını geliştirme yerine, savcılık kurumu gibi davranma, polis teşkilatı gibi davranma, yaşam alanlarına müdahale etme, özgürlük alanlarını daraltma ve bu daralan alanlar üzerinde kendine paye çıkartma kurumu şeklinde bir gidiş içinde. RTÜK, bu şekilde devam etmesi halinde toplumsal yapıya büyük zarar verecek." diye konuştu.

- "Bu yardımlarla ülkemiz ne gibi bir itibar kazandı bunu açıklamanız gerekir"

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TİKA'nın, Türkiye'nin kurucu değerleri ve çıkarlarına uygun kullanıldığı takdirde faydalı bir kurum olduğunu ancak AK Parti döneminde kurumun etkinliği ve verimliliği konusunda şüphelerinin bulunduğunu söyledi.

Yumuşak güç olması ve Türkiye'nin etkisini, itibarını dünyada artırması amacıyla kurulan TİKA'nın bugüne kadar yaptığı yardımları asla küçümsemediklerini ancak ortada ciddi sorunların olduğunu aktaran Çakırözer, şunları kaydetti:

"Bu ülkede insanlar her gün ekmek kuyruğunda, iş, aş kuyruğundayken bu milletin vergileriyle 170 ülkeye 8 milyar dolar gönderiyorsanız, bu yardımlarla ülkemiz ne gibi bir itibar kazandı bunu açıklamanız gerekir. TİKA eliyle yardım götürdüğünüz 170 ülkeden kaçına KKTC'yi tanıtabildiniz? Ülkemizi soykırımla itham eden 33 ülke var, bu ülkeler arasındaki Libya ve Lübnan'da TİKA projelerimiz var. Bu yalanı, bu iftirayı sildirebildiniz mi? Hayır. Gazze'de katliam yapan İsrail'e karşı, işbirliği yaptığınız 170 ülkeden hangisinden ortak yaptırım kararı çıkarabildiniz? Tüm bunlara fiyasko denmez de ne denir? Türkiye'nin itibarı, ulusal çıkarı korunmuyorsa bu kadar para kime ve hangi amaçla gönderilmektedir?"

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu üzerinde konuşmak üzere söz aldığını söyledi.

Kendisinin deprem bölgesinin milletvekili olduğunu ve bu kurumların hiçbirinin deprem zamanı Kahramanmaraş'ta bulunmadığını belirten Öztunç, şöyle devam etti:

"Bu kurumların olmaması normal ama olması gereken AFAD da yoktu. İnsanlar enkaz altında diri diri rahmetli oldular. Hükümet yoktu, hiç kimse yoktu. 1999 depreminde enkazın üstünde arama kurtarma ekipleri 'Sesimi duyan var mı?' diyordu. Bu depremde ne oldu biliyor musunuz? Enkazın içindekiler aşağıdan 'Sesimi duyan var mı, bana yardım edin?' diye bağırdı ama hiç kimse yoktu. Bugün de kimse yok. Deprem bölgesini unuttunuz. Deprem bölgesinde insanların neler çektiğini unuttunuz."

- "Durum iyi değil"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2024 yılı bütçesinin rantın, ithalatçının ve aracının bütçesi olduğunu iddia etti.

Bazı konuşmacıların 2002 yılıyla mukayesesini yaptığını, kendisinin de vatandaşın halini aynı dönem ile kıyaslayacağını belirten Gürer, etin kilogramının 2002 yılında 8 lira, pirzolanın ise 11 lira olduğunu anımsatarak, bugün gittiği kasapta pirzolanın 90 gramına 43 lira verdiğini söyledi.

Mukayese edildiğinde, etin gramla alınacak duruma geldiğini belirten Gürer, şunları kaydetti:

"AK Parti iktidarları döneminde vatandaşın kilo ile aldığı grama dönmüş, adet ise ürüne dönmüştür. Pirinçte üretimimiz 600 bin ton, ithalatımız 515 bin ton. Stok fazlası var deniliyor ama 20 günde pirincin fiyatı da birdenbire yüzde 20 artmış. Ülke olarak fasulyede dahi ithalatçıyız. Bu üç ürün mutfakların vazgeçilmezi iken bugün artık vatandaş kuru fasulye ve ete dahi erişemiyor. Verilere baktığımız zaman da ülkemiz ne yazık ki tarımda ciddi anlamda geriliyor. Anne, çocuğunu, 'bir şey isterse alamam' diye markete götürmekten vazgeçmiş, emekli çarşı, pazara akşam karanlığında gitmek zorunda kalıyor. Durum iyi değil. Emekli verdiğiniz 7 bin 500 lira ile geçinemezken dün Hazine ve Maliye Bakanı 'Emeklinin durumu iyi' diye anlatıyor. Bu nasıl bir kafa bunu da anlamak mümkün değil."

TBMM Genel Kurulunda görüşülen Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2024 yılı bütçeleri üzerinde AK Parti milletvekilleri söz aldı.

AK Parti Sakarya Milletvekili Ertuğrul Kocacık, turizmde başarılı bir yılın geçtiğini söyledi.

Bu yılın Ocak-Ekim ayları döneminde 50 milyon turistin geldiğini ifade eden Kocacık, turizm gelirinin de yıl sonunda 55 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini dile getirdi.

Kocacık, 200'den fazla ülkede tanıtılan Türkiye'nin, etkili tanıtım yaptığını belirtti.

AK Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Manavgat'taki ziyareti sırasında Ulualan Projesiyle ilgili partilerine karşı ağır ithamlarda bulunduğunu kaydetti.

Manavgat Belediyesinin, ilçedeki mesire alanını katletmeyi amaçladığını ifade eden Çokal, bu alanda belediyenin çok sayıda beton yapıyı inşa etmek istediğin söyledi.

Çokal, hükümetin Manavgat'taki yangınlar dolayısıyla yangın bölgesine 350 milyon liraya ulaşan destek verdiğini belirtti.

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, turizmde önemli başarılar elde edildiğini kaydetti.

Turizm gelirini artırmak için dağ ve kış turizminin stratejik önem taşıdığını vurgulayan Cıngı, kayak merkezlerinin uluslararası standartlara yükseltilmesiyle Türkiye'nin kış turizm destinasyonu olarak ön plana çıkacağını dile getirdi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Yücel Arzen Hacıoğulları, Türkiye'nin bütün dünya mazlumlarının hasreti, "Türk'ün beklenen" olduğunu vurguladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığının bestecileri güncel konulara yönlendirmesini isteyen Hacıoğulları, "Bakanlığımız sanatçılara bugünü, günceli tanımlamaları adına 'Gazze katliam operası', 'şehit bebekler oratoryosu', 'katil İsrail modern balesi' yaptırsın." diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Erdem, vakıfların, insanlığın ortak yararına çalışma anlayışı üzerine kurulduğunu ifade etti.

Vakıfların toplumsal barışın, huzurun sağlanmasına katkıda bulunduğunu belirten Erdem, şöyle devam etti:

"Ülkemizde 2002'den önce 46 tarihi eserin onarımı yapılırken, hükümetlerimiz döneminde 5 bin 800 vakıf eserinin restorasyon ve onarımı tamamlanmıştır. Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinde bölgede bulunan 678 vakıf ve kültür varlığının, depremin hemen ardından tespitleri yapılarak restorasyon ve onarım çalışmaları başlatılmıştır. 2002'den önce 4 vakıf kültür ve varlıkları müzesi varken bugün rakam 10'a çıkarılmıştır."

AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka, Türkiye'nin sessiz devrimlerle çağ atladığını vurguladı.

Türkiye'nin takip eden değil, takip edilen bir ülke konumuna ulaştığının altını çizen Göka, milletin ve gençlerin, çarpıtmalarla Türkiye'yi kötüleyen muhalefetin söylemine maruz kalmak istemediğini belirtti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Hulki Cevizoğlu, Atatürk’e sahip çıkmak adına, Atatürk'ün ölümü, hastalığı, tedavisiyle ilgili bazı gerçekleri anlatmak istediğini belirterek, "Bunu, goygoycu Atatürkçülük yerine, eylemsel Atatürkçülük ve Atatürk’e sahip çıkmanın bir nişanesi olarak kabul etmenizi isterim." ifadelerini kullandı.

Atatürk'e hastalığı sürecinde yanlış tedavi uygulandığını savunan Cevizoğlu, doktorların Atatürk'ü Yalova kaplıcasına gönderdiğini ancak siroz olan bir hastanın bir kaplıcada hiç işi olamayacağını vurguladı. Cevizoğlu, "Atatürk'ün ölümünden iki yıl önce Atatürk’e gerçek teşhisi koyan Doktor Asım Arar tedaviyi söyler ama yanındaki insanlara anlatamaz" diye konuştu.

- "Kapadokya Alan Başkanlığı, bölgenin sorununa çözüm üretecektir"

AK Parti Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan, Kapadokya Alan Başkanlığının, Kapadokya'nın tarihi ve turistik değerlerinin tanıtılması, korunması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışmalar yürüttüğünü aktardı.

Kapadokya Alan Başkanlığının gelecek yıl da önemli çalışmalar yapacağını bildiren Çalışkan, "Bölgenin kültürel ve doğal kaynak değerlerinin korunması, geliştirilmesi amacıyla 5 çevre düzenleme projesi, 3 tescilli yapının restorasyonu, 9 peri bacasının onarımı ve Kapadokya alanı nazım imar planlarının yapılması işleri Kapadokya Alan Başkanlığınca 2024 Yatırım Planına alınarak bölgenin birçok önemli sorununa çözüm üretecektir." şeklinde konuştu.

AK Parti Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın, Uludağ Milli Parkı'nın turizme katkı sağlayan önemli hazineler arasında yer aldığını belirtti.

Uludağ Alan Başkanlığının kurulduğunu hatırlatan Aydın, yerel yönetimler ve diğer kurumlarla koordinasyon sağlanarak alanda yürütülecek iş ve işlemlerdeki yetki karmaşası giderildiğini, iş ve işlemlerin hızlıca yürütülmesinin sağlandığını anlattı.

"Sosyal güvenlik yaygınlaştırılmaktadır"

AK Parti Adıyaman Milletvekili Resul Kurt, sosyal güvenlik açığının gayrisafi yurt içi hasıla içerisindeki payının 2002'de yüzde 2,2 olduğunu, bu oranın 2022'de yüzde 0,26'ya düştüğünü bildirerek, şöyle konuştu:

"Sosyal Güvenlik Kurumunun performans göstergesi olan prim gelirlerinin emekli aylıklarını ve sağlık giderlerini karşılama oranı 2002 yılında yüzde 60,9 iken 2022 yılında yüzde 76,1 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu oranın 2023 yılı sonunda yüzde 74,6 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu bağlamda, SGK gelirlerinin giderleri karşılama oranının 2023 yılı sonunda yüzde 95 olarak gerçekleşmesi öngörülmektedir. Çalışma hayatında uygulanan politikalarla istihdam ve iş gücüne katılım oranları arttığı gibi nitelikli insan kaynağı oluşturmaya da gayret edilmekte, sosyal güvenlik yaygınlaştırılmaktadır."

AK Parti Tokat Milletvekili Cüneyt Aldemir, Türkiye'yi daha güçlü, adil ve kucaklayıcı bir geleceğe taşımaya devam ettiklerini belirtti.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından iş gücü piyasasındaki olumsuz etkileri aza indirmek amacıyla çeşitli tedbirler alındığını ifade eden Aldemir, afet bölgesi ilan edilen illerde işsizlik ödeneği ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan vatandaşlar için nakdi ücret desteğinin başlatıldığını aktardı.

Cüneyt Aldemir, şunları kaydetti:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın vatandaşlarımızı enflasyona ezdirmeme konusundaki kararlığıyla birlikte göreve geldiğimiz 2002 yılına göre en düşük memur maaşını 54 kat, net asgari ücreti 61 kat artırarak enflasyon karşısında çalışan kesimin yanında olduk. Ayrıca tarihi bir reformla asgari ücret vergi dışı bırakıldı. Bu sayede, çalışan kesimi enflasyona ezdirmediğimiz gibi refah artışından ciddi bir pay vermiş bulunuyoruz. İstihdamın korunması için de önemli çalışmalar yapmaktayız. İşverenlerimize, kayıtlı sigortalılar ile kadınlar, gençler ve engelliler gibi grupların istihdamının artırılması, bölgesel gelişmişlik farklılıklarının azaltılması, bölgesel büyük ölçekli ve stratejik yatırımların özendirilmesi gibi amaçlarla 17 ayrı prim, teşvik, destek ve indirimlerden yararlanma imkanı sağlamaktayız."

- "EYT gibi sorunlar da iktidarımızca çözülmüştür"

AK Parti Bingöl Milletvekili Zeki Korkutata, iktidarları döneminde sosyal güvenlik ve çalışma hayatında reformların hayata geçirildiğini dile getirdi.

Türkiye'nin genel sağlık sigortasının diğer ülkeleri kıskandıracak düzeyde olduğunu söyleyen Korkutata, "Bugün birçok gelişmiş Batı Avrupa ülkesinde dahi bizim genel sağlık sigortamız şeklinde yaygın, kaliteli ve ulaşılabilir bir kamu sağlık sigortası bulunmamaktadır. Cumhuriyetin en büyük kazanımlarından ve AK Parti'nin en büyük devrimlerinden biri de kuşkusuz genel sağlık sigortasıdır. İktidarlarımız boyunca çalışanları ve emeklileri enflasyona ezdirmediğimiz gibi, yıllardır talep edilen asgari ücretin vergiden istisna tutulması, 3600 ek gösterge ve EYT gibi sorunlar da bizim iktidarımızca çözülmüştür." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda görüşülen Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2024 yılı bütçeleri üzerinde Saadet Partisi milletvekilleri söz aldı.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin, Türkiye'nin fiziki varlıkları nasıl korunuyorsa kültürün de öyle korunması gerektiğini söyledi.

Edebiyat dergilerinin maddi manevi desteklenmesi gerektiğini söyleyen Şahin, dergiciliğinin yaşatılmasının önemli olduğunu vurguladı. Şahin, günlük gazeteler nasıl ilanlarla destekleniyorsa, yayınevleri ve dergilerin de dağıtım ve kağıt gibi konularda desteklenmesi gerektiğine işaret etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığının kütüphanelere dergi aboneliğiyle verdiği desteğin de artırılmasını isteyen Şahin, müzelere ilişkin ise "Müzeler ve açık hava müzesi niteliğinde olan mekanlar birer derslik gibi kullanılmalı, bu mekanlar eğitim öğretim kapsamında yer almalı." ifadesini kullandı.

Bunun için gereken mekanizmaların oluşturulmasını talep eden Şahin, "Örneğin, tarihimizin bir dönüm noktası olan ve bu topraklar için her daim yaşatılması gereken Çanakkale ruhunun nesillerimizde yaşatılması adına Çanakkale Destanı'nın yaşandığı yerler her çocuğumuzun öğrencilik hayatında en az bir kere yaşatılması gereken bir yer olmalıdır. Bu uygulama eğitim faaliyetimizin içinde doğrudan yer almalıdır." diye konuştu.

-"Devletin itibarına halel getirmekte"

Saadet Partisi Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2024 yılı bütçesinin yetersiz olduğunu öne sürdü.

Türk Tarih Kurumunun, Türkiye'nin en köklü kurumlarından birisi olduğunu vurgulayan Arıkan, kurumun yıllık bütçesinin 236 milyon 961 bin lira olduğunu bildirdi. Bu rakamın yetersiz olduğunu savunan Arıkan,"Türk Tarih Kurumunun bu bütçesiyle dünya çapında yayın, toplantı, çalışma yapması takdir edersiniz ki mümkün değil." dedi.

Saadet Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, 2022 yılında Türkiye'de 589 bin iş kazası meydana geldiğini,1517 insanın hayatını kaybettiğini söyledi. Ün, "İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası'nın Haziran 2012'den bu yana çeşitli bahanelerle az tehlikeli sınıf iş yerleri ve kamu iş yerlerinde, iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi bulundurma şartı sürekli ertelenmekte. Kamunun öncülük etmesi gereken, insan hayatını direkt etkileyen bir konuda sorumluluk üstlenmemesi devletin itibarına halel getirmektedir." diye konuştu.

Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Birol Aydın, hayatını kaybeden Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez'in kendisinin 37 yıllık arkadaşı olduğunu söyledi. Bitmez'in kalp krizi geçirdiğine ilişkin haberi Kırıkkale'de cenaze namazındayken aldığını bildiren Aydın, "İnsan kardeşinin ölüm haberini alınca cümleler boğazında düğümlenirmiş. Hasan Bey, ağdalı konuşmayı bilmezdi, nameli konuşma bilmezdi, az konuşup çok iş yapanlardandı." ifadesini kullandı.

Bitmez'in kürsüden yaptığı son konuşmaları hatırlatan Aydın, bu konuşmalar üzerinden iktidara yönelik eleştirilerde bulundu.

- "Yeniden düzenlenmesi şart oldu"

Saadet Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının misyonunun çalışma hayatındaki düzenini sağlamak, iş gücü piyasasının yapısal sorunlarını çözmek, kayıt dışı istihdamı önlemek, sosyal güvenliği yaygınlaştırmak ve tüm çalışanlara güvenli bir çalışma ortamı sağlamak olduğunu vurguladı. Bilici, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2024 yılı bütçesini incelediklerinde, çalışma hayatının desteklenmesi ve işsizliğin düşürülmesine yönelik kayda değer bir bütçe kaleminin oluşturulmadığını gördüklerini söyledi.

EYT düzenlemesinin söz konusu bir mağduriyeti giderirken yeni adaletsizlikler ortaya çıkardığını savunan Bilici, "9 Eylül 1999 ve sonrası çalışmaya başlayanlar için kademeli bir geçiş öngörülmesi, çalışanların bir gün yüzünden dahi 17, 20 yıl sonra emekli olması kabul edilemez bir adaletsizliktir. Mevcut sistemin kökten bir reformla, adil bir şekilde yeniden düzenlenmesi şart olmuştur." diye konuştu.

Türkiye'nin asgari ücretle geçinenler ülkesi haline geldiğini belirten Bilici, "Asgari ücretin en az 17 bin lira olması şarttır, daha aşağısı milleti açlığa mahkum etmektir. Ayrıca, milletçe maruz kaldığımız bu enflasyonist ortamda asgari ücretin yılda 1 kez düzenlenmesini de doğru bulmuyoruz." dedi.

Bilici, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2024 yılı bütçesinin milletin problemlerini çözmekten uzak, işçinin, memurun, emeklinin yüzünü güldürmekten uzak olduğunu da öne sürdü.

 TBMM Genel Kurulunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2024 yılı bütçeleri üzerinde İYİ Parti milletvekilleri söz aldı.

İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, 2024 yılı bütçesinde faiz ödemesi için ayrılan paranın 1 trilyon 254 milyar lira, Kültür ve Turizm Bakanlığına ayrılan bütçenin ise sadece 38 milyar 964 milyon lira olduğunu söyledi.

Hükümetin, 2024 yılında ödeyeceği faizin sadece yüzde 3'ü kadar bir miktarı Kültür ve Turizm Bakanlığına ayırdığını belirten Ergun, "Sadece bu iki rakam dahi bu bütçenin hizmet bütçesi değil, bir faiz bütçesi olduğunu gözler önüne sermektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığına ayrılan bu bütçeyle deprem bölgesinde zarar gören tarih ve kültür varlıklarını dahi ayağa kaldırmak mümkün değildir." dedi.

Ergun, Türkiye'nin gelir kalemlerinde önemli bir yer tutan turizm sektörü için, Kültür ve Turizm Bakanlığına ayrılan bütçeyle On İkinci Kalkınma Planında ve orta vadeli programda hedeflenen rakamları yakalama ihtimalinin bulunmadığını öne sürdü.

Turizmde belirlenen hedeflere ulaşmak için küresel rekabetin şartları açısından Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinin artırılması gerektiğinin altını çizen Ergun, şunları kaydetti:

"Turizm, milli menfaatlerimiz doğrultusunda ve siyaset üstü bir bakış açısıyla ele alınmalıdır. İktidarın önümüzdeki dönemde cari açığı kapatmak için turizme çok önemli bir rol yüklediği anlaşılmaktadır. Zira On İkinci Kalkınma Planında 2028 yılı toplam turizm gelirlerinin 100 milyar dolar, turist sayısının ise 82,3 milyon kişi olması hedeflenmiştir. Üzülerek ifade etmeliyim ki, bu rakamlara ulaşmak mevcut politikalarla mümkün değildir."

İYİ Parti Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli, yüksek Türk kültürü ve Türk kahramanlığıdır." sözünün esasında Türk devlet geleneğinin ve kadim Türk medeniyetinin, geleceği inşa etmek bakımından en önemli başucu kaynağı olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Türk kültürü ve zengin Türk medeniyetinin bu topraklarda, binlerce yıl boyunca uygarlıkların beşiğinin bu coğrafyada hüküm sürdüğünün altını çizen Zorlu, şöyle konuştu:

"TİKA, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi, Atatürk Araştırma Merkezi içerisinde kurulmuş, faaliyet gösteren, dünyada bu çabaları yürüten, diaspora çalışmalarımızın faydalı olanlarını elbette destekliyoruz. Bu kuruluşlarımızın faydalı faaliyetlerinin yanı sıra asla kabul edemeyeceğimiz karar ve uygulamalarını da dikkatle takip ediyoruz. Türk dilinin, kültürünün, tarihinin ve dahası Türk dünyasının geniş coğrafyasının keşfedilmesi, tanıtılması, dünyaya aktarılması gayesi bu kuruluşların vazgeçilmez gayesi haline gelmiştir. Cumhuriyet'imizin 100'üncü yılında en etkili faaliyetleri yapması gereken bu kuruluşlarımız, maalesef istediğimiz ölçünün çok gerisinde kalmıştır."

İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bütçe sunuşunda belirtilen hususlar ile gerçek durum arasında çelişkiler olduğunu söyledi.

Bakanlığın temel hedefinin istihdamı, işçileri ve işverenleri korumak olduğunun belirtildiğini ancak orta vadeli programda ortaya konulan sıkı para politikası ve artan faizlerin istihdam ve işçi sınıfı için tam tersi bir tabloyu ortaya koyduğunu ileri süren Kırkpınar, "Politika faizinin arttığı ve yüzde 24'e çekildiği 2018'de 2 milyon işçi işsiz kaldı. Merkez Bankası geçtiğimiz ay Para Politikası Kurulu toplantısının ardından politika faizini 500 baz puan artırdığını ifade etmişti. Bugün itibarıyla, politika faizi 250 baz puan daha artırılmış oldu." dedi.

Kırkpınar, Bakanlık tarafından hazırlanan sunuşta meslek hastalıklarını önleme amaçlı yapay zeka destekli tahminsel model uygulamasının geliştirildiğinin belirtildiğini ancak Sosyal Güvenlik Kurumunun meslek hastalıklarını kayıt altına dahi alamadığını iddia etti.

- "Mesleki eğitim ülkemizde de öncelikli eğitim faaliyeti olmalıdır"

İYİ Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban ise mesleki eğitimin, bir zincirin halkaları gibi olduğunu, zincirin ilk halkasının eğitimi verilecek mesleğin standardı, son halkasının ise o mesleğin yeterlilik belgesi olduğunu söyledi.

Bu açıdan bakıldığında meslek analizinin, mesleki kodlama gibi meslek standartlarının temel öğelerinin zincir içinde oldukça önemli bir yerinin bulunduğunu anlatan Gürban, "Ülkemizdeki mesleki eğitim sisteminin önündeki en büyük engel belli kitlelerin zorlamış olduğu ikincil eğitim dayatmasıdır. Mesleki eğitim tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de öncelikli eğitim faaliyeti olmalıdır. Meslek standartları ve belgelendirme sistemleri mesleki eğitim sisteminin ihtiyaç duyduğu temel gerekleri sağlama noktasında vazgeçilmez bir unsurdur." dedi.

Gürban, Türkiye'de mesleki eğitimin paralelindeki meslek standartları konusunda yapılan çalışmaların yetersiz olduğunu, mesleki eğitim hedefleri bazında yaşanan olumsuzlukların meslek standartları ve belgelendirme sistemlerinin etkin kullanımıyla aşılabileceğini ifade etti.

Meslek standartlarının oluşturulması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında akademik çalışmalara önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Gürban, "OECD ülkelerinde çalışanların eğitim düzeylerinin sürekli artış içinde olduğu görülmektedir. Ülkemizde mesleki eğitimde eğitim-istihdam ilişkisi, yüksek beceri gereksinimleri, mesleki tanım ve standart konusunda ciddi eksiklikler vardır. Birçok kişi herhangi bir eğitim almaksızın mesleğe girmektedir, mesleklerini deneme yanılma yoluyla öğrenmektedir. Mesleki eğitimdeki ileri teknolojik değişimler yeni beceri ve bilgi ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda görüşülen Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2024 yılı bütçeleri üzerinde MHP milletvekilleri söz aldı.

MHP Nevşehir Milletvekili Filiz Kılıç, milletleri millet yapan temel unsurun dil olduğunu söyledi.

Türk dili araştırmalarına verilen önemin artırılması gerektiğini dile getiren Kılıç, "Türkçe'nin uluslararası düzeyde bilim, sanat, ticaret ve ana iletişim dili olarak kullanılmasını mümkün kılacak adımlar atılmalıdır. Türkçe'nin yozlaşmasına fırsat verilmemelidir. Türkçe, her şekilde ve şartta korunmalıdır. Türk Devletleri Teşkilatı 2020 Vizyon Belgesinde yer alan çerçevede milli kültürümüzü yansıtan filmleri, özellikle Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerle ortak kültürel değerlerimizi yansıtacak film projelerini var gücümüzle desteklemekteyiz." dedi.

Filiz Kılıç, Alevilik Bektaşilik İhtisas Kütüphanesinin şubat ayında açılacak olmasından memnuniyet duyduklarını belirtti.

- "Denetimlerin sıklıkla gerçekleştirilmesi gerekir"

MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, medyanın özgürlükler ve güvenlik dengesi arasındaki en hassas alanların başında geldiğini söyledi.

Medyanın denetlenmesinin meşru bir hak olarak görülmesi gerektiğine işaret eden Özdemir, Türkiye'de bu görevi Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) yürüttüğünü aktardı.

İsmail Özdemir, şöyle devam etti:

"Zaman zaman gerçekleştirilen, suçu ve suçluyu meşru gösteren yalan ve iftira yüklü yayınlarla kamuoyunu yönlendirmeyi amaç ve alışkanlık edinen, Türk aile yapısını hedef alan ve sapkın akımlara yol açan yayıncılık faaliyetleri karşısında daha hassas olunmalı, Türk milletinin değerleri korunmalıdır. Temenni ve beklentimiz, RTÜK'ün sorumluluk sahasına giren konulardaki irade ve kararlılığının sarsılmaz şekilde devam edebilmesidir. Bunun yanı sıra, yine, RTÜK'ün sorumluluk alanı içerisinde bulunan IP televizyonlar olarak kategorize edilen mecralardaki yerel, bölgesel ve ulusal yayınların denetimlerinin de sıklıkla ve hassasiyetle gerçekleştirilmesi gerekir."

MHP Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, Türk Dil Kurumunun bu yıl içinde 15'i uluslararası, 5'i ulusal olmak üzere 20 bilimsel etkinlik düzenlediğini dile getirdi. Topsakal, Türkçe'nin etimolojisi ve Türkiye Türkçesi Ağızları Projesinin sürdüğünü aktardı.

Türk Tarih Kurumunun ise bu yıl 40 bilimsel etkinliğe destek olduğunu anlatan Topsakal, ayrıca Kurumun 947 öğrenciye burs verdiğini bildirdi.

MHP Aksaray Milletvekili Ramazan Kaşlı, Kapadokya bölgesinin, doğanın ve tarihin iç içe geçtiği bir yer olduğunu söyledi.

Kapadokya Alan Başkanlığının Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerini de kapsayacak şekilde sınırlarının genişletilmesi önerisini daha önce dile getirdiklerini ifade eden Kaşlı, "Alan Başkanlığı kapsamına alınmasını önerdiğimiz bölgede yer alan Ihlara Vadisi bölgesine ulaşımla ilgili sorunların çözüme kavuşturulması için Nevşehir Tuzköy'de bulunan küçük çaplı havaalanının, Ihlara Derinkuyu Güzelyurt bölgesine taşınarak isminin de uluslararası Kapadokya Turizm Havaalanı olmasını talep etmekteyiz." diye konuştu.

MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu, Uludağ Alan Başkanlığının kurulmasıyla Uludağ bölgesindeki farklı kurumların yetki çatışmaları ve bu durumun yarattığı kargaşaya son verildiğini belirtti.

Alan Başkanlığı bünyesinde kurulan komisyonun, kurumların temsilcileri ve uzmanlarından oluştuğunu ifade eden Zırhlıoğlu, bölgenin korunması ve geliştirilmesinde karar alma süreçlerinin hızlanacağını vurguladı.

- "Asgari ücretliye büyük şehirlerde ulaşım desteğinin verilmesi beklentimizdir"

MHP Çankırı Milletvekili Pelin Yılık, istikbale güvenle bakabilmek için güçlü ve çağdaş bir sosyal güvenlik sisteminin varlığının zaruri olduğuna işaret ederek, "Kayıt dışı istihdamın azaltılıp, aktif sigortalı sayısının arttığı, tüm çalışanlara sağlıklı ve güvenli iş ortamının tesis edildiği, iş sağlığı ve iş güvenliği anlamında işverenin ve işçilerin bilinç düzeylerinin yükseltilmesini ve devlet kurumlarımızın bu konudaki çalışmalarını sürdürmesini memnuniyetle izlemekteyiz." dedi.

Kadınların çalışma hayatına girişlerinin teşvik edilmesi gerektiğinin altını çizen Yılık, engellilerin istihdamını kolaylaştıracak düzenlemelerin uygulamaya geçirilmesini arzu ettiklerini belirtti.

Pelin Yılık, şunları kaydetti:

"Emeklilerimizin günümüz ekonomik koşullarında ve huzur içerisinde yaşayacakları sosyal ve ekonomik yönden toplumun diğer kesimleriyle birlikte yüzlerinin güleceği bir refah düzeyine kavuşturulması, net asgari ücretin yaşam seviyesinde belirlenmesi ve asgari ücretliye büyük şehirlerde ulaşım desteğinin verilmesi beklentimizdir. Önceliğin gençlerimize verilmesi suretiyle her ailede en az bir çalışanın olmasını sağlayacak hane bazlı istihdam destek sisteminin uygulamaya geçmesini önemli bulmaktayız. Ayrıca, istihdam imkanı geliştirilerek her ailenin yeterli ve sürekli bir gelire sahip olması sağlanmalı, bu doğrultuda her aileden en az bir kişiye iş imkanı temin edilmeli, çalışamayacak durumda olanlar sosyal korumadan yararlandırılmalıdır."