2010-02-10 - 13:20
CHP'Lİ TAMAYLIGİL: "İKTİDAR OLMAK ZORBALIK HAKKINI KİMSEYE TANIMAZ"
CHP İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil, CHP'li kadın milletvekilleri ile birlikte parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Başbakan yardımcısı Bülent Arınç'ın 1 Temmuz 2007 tarihinde TBMM Başkanı görevindeyken, Kayseri'deki mitingde Başbakan ve o günün Dışişleri Bakanı ile birlikte kürsüde beraber olduğunu hatırlatarak, Arınç'ın TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'yu eleştirmeden önce, bir öz eleştiri yapması gerektiğini belirtti.
CHP İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil, CHP'li kadın milletvekilleri ile birlikte parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Yardımcısı Arınç'ın, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'nun özel kullanımına ait odaya habersiz bir eylem gerçekleştirdiğini ve olayın üzerinden bir hafta geçmesine rağmen Arınç'ın davranışlarını bir süzgeçten geçirmediğini ve gereken duyarlılığı göstermediğini ifade etti.

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'nun iyi yönetiminin dışarıda da takdir topladığını hatırlatan Tamaylıgil, "10 Kasım 2009 tarihindeki Meclis görüşmeleri sırasında, Başbakan Erdoğan TBMM Başkanı Şahin'in odasına giderek fırça çekmişti ve kendisinin o odaya bir milletvekili olarak girdiğini söylemişti. Sayın Bülent Arınç'da söz konusu odaya bir milletvekili olarak girdiğini söylüyor" dedi. Tamaylıgil, Başbakan yardımcısı Bülent Arınç'ın 1 Temmuz 2007 tarihinde TBMM Başkanı görevindeyken, Kayseri'deki mitingde Başbakan ve o günün Dışişleri Bakanı ile birlikte kürsüde beraber olduğunu hatırlatarak, Arınç'ın TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'yu eleştirmeden önce, bir öz eleştiri yapması gerektiğini belirtti.

Mumcu'nun, ''TBMM Başkanvekili olarak görevini örnek gösterilebilecek şekilde yerine getirdiğini, ortaya koyduğu başarı, adil yönetim ilkesine bağlılığı, yönetimdeki hakkaniyet ve zarafetin Meclis içi ve dışında büyük takdir gördüğünü'' belirten Tamaylıgil, şöyle konuştu:

''Uzun yıllar siyasetçi, milletvekili olarak Meclis çatısı altında görev yapmış ve bir dönem de Meclis Başkanlığı yapmış olan Sayın Arınç, İçtüzük gereklerinden ve belli bir konuda dile getirmesi gereken tepkilerini hangi yolla ortaya koyması gerektiğinden bihaber. Bu çok vahim. Bir kadın yöneticinin yönetimiyle ilgili değerlendirmesini bir baskın, eylem, kuralları kırarak harekete dönüştüren Sayın Arınç, İçtüzük imkanlarını bilmemezlikten gelme tercihini, eylemsel faaliyete dönüştürerek gerçekleştirmiştir. Bunu sürpriz olarak görmüyoruz.''

Arınç'ın, Mumcu için ''militanca CHP grup toplantılarına katıldığını'' söylediğini ifade eden Tamaylıgil, ''Kendisi Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki kararını dikkate almamakta, kendi Meclis Başkanlığı sırasında fiilen yaptığı bir eylemi unutmaktadır. Biz bunu unutmadık'' dedi.

Tamaylıgil, Arınç'ın CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal hakkında da gerçek olmayan bir değerlendirme yaptığını ve bu açıklamanın son derece yakışıksız bir açıklama olduğunu vurguladı. Arınç'ın Soysal'dan acilen özür dilemesi gerektiğini ifade eden Tamaylıgil " iktidar olmak zorbalık hakkını kimseye tanımaz" dedi.

Tamaylıgil, ''O günden sonra AK Parti'li kadın milletvekilleriyle bir temasınız oldu mu? Onlar da Arınç'ın davranışından üzüldüklerini söylediler mi?'' sorusuna, bir haftadan beri ''sabrın sesini duymak istediklerini'' söyledi. Tamaylıgil, ''Bu sesi çıkarmış olan herkese teşekkür ediyoruz. Ama umuyoruz ki o arkadaşlarımız da bu hassasiyeti, en az kendi konularında gösterdikleri duyarlılık içinde göstereceklerdir'' diye konuştu.

''Arınç, daha önce de Emine Ayna için 'yaratık' demişti'' diyen bir gazeteciye Tamaylıgil, şunları söyledi:

''Sayın Arınç, hakikaten sicili çok parlak olan milletvekili değil. Söylem ve bakış açısını, gerek gazetecilere karşı olsun gerekse diğer temsilcilere olsun çok hoş olmayan kelimelerle tamamlamış olan bir kişi... Bundan birkaç yıl önce Sayın Arınç'ın, bir gazetecinin sorusuna karşı, içeriğini terbiyem müsait olmadığı için tekrarlamayacağım ama sadece 'şey' kelimesinin versiyonlarından oluşan bir açıklaması olmuştu. O yüzden Arınç'ı hoş görmüyoruz, ama bize de sürpriz olmuyor. Bu tarzı...'' karşılığını verdi.

Tamaylıgil, ''Arınç, 'Kendileri istesin, özür dileyeyim' dedi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna, ''Bu istenecek bir konu değildir ki... Bunu kamuoyunun vicdanı belli bir noktaya taşımıştır. Kamuoyu vicdanı, yargısını vermiştir. Bu yargının gereğini yapmak öyle siparişle değil, kendi sorumluluğu ve vicdanı içinde Bülent Arınç'a düşmektedir. Ama hala bu hassasiyetin kendisinde olmadığını görüyoruz'' dedi. (13:20)