2012-07-06 - 14:00
CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Tekirdağ Hayrabolu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün, ilçedeki reklam ve ilan panolarına, kurum ve kuruluşların camlarına ve ilkokulların duyuru panolarına astığı bir yazı ile İmam Hatip Ortaokulunda kampanyalı okuma çağrısında bulunduğunu söyledi.
CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Tekirdağ Hayrabolu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün, ilçedeki reklam ve ilan panolarına, kurum ve kuruluşların camlarına ve ilkokulların duyuru panolarına astığı bir yazı ile İmam Hatip Ortaokulunda kampanyalı okuma çağrısında bulunduğunu söyledi.
CHP'li Candan Yüceer, "AK Parti iktidarı ve onun Milli Eğitim Bakanı okullarımızı, dolayısıyla çocuklarımızı ayrıştırmakta ve maalesef farklı gözlerle bakmaktadır. AK Parti iktidarı ve onun Milli Eğitim Bakanı aynı sıralarda oturan bizim çocuklarımızı bölerek, ayrıştırarak kendilerine bir siyasi gelecek yaratmanın peşindeler." dedi
CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, sözlerinde şunları kaydetti:
"Tekirdağ Hayrabolu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, ilçedeki reklam ve ilan panolarına, kurum ve kuruluşların camlarına ve ilkokulların duyuru panolarına astığı bir yazı ile İmam Hatip Ortaokulunda kampanyalı okuma çağrısında bulundu. Çağrı metninde de Eylül ayında başlayacak eğitim-öğretim yılında imam hatip ortaokullarını tercih edecek öğrencilerin yol, yemek, eğitim masraflarının İlçe Milli Eğitim müdürlüğünce karşılanacağı belirtiliyor. İlan; gül ve lalenin ortasında Muhammed el Buhari'nin "pencere ne kadar büyükse, içeriye ay ışığı o kadar fazla girer" cümlesiyle beraber "Hayrabolu'da eğitime bir pencere daha açılıyor" ifadeleri ile başlıyor.
Hayrabolu'da açığa çıkan olay yalnızca bize ulaşan bir durumdur. Ne yazık ki bu kampanya diğer il ve ilçelerde de olan-olacak bir uygulamadır. Tekirdağ'da 9 tane yeni İmam Hatip Ortaokulu'na öğrenci bulmak amacıyla adeta "imam hatip kampanyası" başlatılmıştır. Bu, Milli Eğitim Bakanlığının diğer okullarla imam hatiplere aynı gözle bakmadığının en büyük kanıtıdır. Bu okullardaki ayrımcılığın en büyük göstergesidir. Oysaki eğitimin niteliği, kalitesi ve sunulan imkânları birbirine denk olmalıdır. Tıpkı imam hatipte okuyan çocuklar gibi diğer okullarda okuyan çocuklar da bu ülkenin öz çocuklarıdır. Hiçbir aile, hiçbir ülke bir çocuğunu diğer çocuğundan ayırmaz; çocuklarına farklı gözle bakmaz. Ama çok acıdır ki bu örnekte de olduğu gibi AK Parti iktidarı ve onun Milli Eğitim Bakanı okullarımızı, dolayısıyla çocuklarımızı ayrıştırmakta ve maalesef farklı gözlerle bakmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı imam hatipleri cazip hale getirmek için promosyon yöntemine başvurmaktadır. İlçe Milli Eğitimden yapılan açıklama ise daha da üzüntü vericidir. Yapılan açıklamada "Yeni bir yer açtığınızı düşünün; oraya müşteri çekmek için ilanlar asarsınız." ifadeleri yer almaktadır. Okulları işletme çocuklarımızı müşteri olarak görmesindeki vahameti bir kenara bırakın bu durumdan daha da vahim olanı imam hatipleri kendi işletmesi olarak gören, diğer okulları sahiplenmeyen bir milli eğitim zihniyetinin olmasıdır.
Milli Eğitim Bakanlığı imam hatiplerin taşıma, yemek, eğitim masraflarını karşılarken diğer okulların kömür, hizmetli, personel eksiklerini görmezden gelmektedir. Kutuplaştırmada, bölmede sınır tanımayan AK Parti İktidarı şimdi de körpecik çocuklarımızı bölmeye, ayrıştırmaya çalışmaktadır. İmam hatibe gitmeyen çocuklar bu ülkenin çocukları değil mi? Onların da bu desteğe ihtiyacı yok mu? Biz çocuklarımızı geleceğe daha eşit, daha donanımlı, daha güçlü bireyler olarak hazır olabilsinler, ilimi bilimi öğrensinler diye, ruhları ve akılları özgür olabilsin diye okula gönderiyoruz. Eğitim, sağlık ideoloji-siyaset üstü kavramlardır. Ama görüyoruz ki AK Parti iktidarı ve onun Milli Eğitim Bakanı aynı sıralarda oturan bizim çocuklarımızı bölerek, ayrıştırarak kendilerine bir siyasi gelecek yaratmanın peşindeler.
Çocuklarımızın dolayısıyla bu ülkenin geleceğini ilgilendiren bu kadar önemli bir konunun bu tür kampanyalara alet edilmesi adil olmadığı gibi bu konuya ideolojik olarak yaklaşıldığının da göstergesidir." dedi
Bir gazetecinin TBMM Başkanının dün gerçekleştirdiği konuşmasında Tutuklu Milletvekillerine yönelik tespitlerini sorması üzerine CHP'li Candan Yüceer, TBMM Başkanının bu konuda samimi olduğuna inanmadığını, istenildiği takdirde geçen yasama döneminde bir gecede sporda şike ve mit görevlilerine dokunulmazlık yasalarının çıkartıldığını ancak bu zamana kadar tutuklu milletvekilleri ile ilgili hiçbir şeyin yapılmadığını söyledi.
CHP'li Candan Yüceer, "AK Parti iktidarı ve onun Milli Eğitim Bakanı okullarımızı, dolayısıyla çocuklarımızı ayrıştırmakta ve maalesef farklı gözlerle bakmaktadır. AK Parti iktidarı ve onun Milli Eğitim Bakanı aynı sıralarda oturan bizim çocuklarımızı bölerek, ayrıştırarak kendilerine bir siyasi gelecek yaratmanın peşindeler." dedi
CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, sözlerinde şunları kaydetti:
"Tekirdağ Hayrabolu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, ilçedeki reklam ve ilan panolarına, kurum ve kuruluşların camlarına ve ilkokulların duyuru panolarına astığı bir yazı ile İmam Hatip Ortaokulunda kampanyalı okuma çağrısında bulundu. Çağrı metninde de Eylül ayında başlayacak eğitim-öğretim yılında imam hatip ortaokullarını tercih edecek öğrencilerin yol, yemek, eğitim masraflarının İlçe Milli Eğitim müdürlüğünce karşılanacağı belirtiliyor. İlan; gül ve lalenin ortasında Muhammed el Buhari'nin "pencere ne kadar büyükse, içeriye ay ışığı o kadar fazla girer" cümlesiyle beraber "Hayrabolu'da eğitime bir pencere daha açılıyor" ifadeleri ile başlıyor.
Hayrabolu'da açığa çıkan olay yalnızca bize ulaşan bir durumdur. Ne yazık ki bu kampanya diğer il ve ilçelerde de olan-olacak bir uygulamadır. Tekirdağ'da 9 tane yeni İmam Hatip Ortaokulu'na öğrenci bulmak amacıyla adeta "imam hatip kampanyası" başlatılmıştır. Bu, Milli Eğitim Bakanlığının diğer okullarla imam hatiplere aynı gözle bakmadığının en büyük kanıtıdır. Bu okullardaki ayrımcılığın en büyük göstergesidir. Oysaki eğitimin niteliği, kalitesi ve sunulan imkânları birbirine denk olmalıdır. Tıpkı imam hatipte okuyan çocuklar gibi diğer okullarda okuyan çocuklar da bu ülkenin öz çocuklarıdır. Hiçbir aile, hiçbir ülke bir çocuğunu diğer çocuğundan ayırmaz; çocuklarına farklı gözle bakmaz. Ama çok acıdır ki bu örnekte de olduğu gibi AK Parti iktidarı ve onun Milli Eğitim Bakanı okullarımızı, dolayısıyla çocuklarımızı ayrıştırmakta ve maalesef farklı gözlerle bakmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı imam hatipleri cazip hale getirmek için promosyon yöntemine başvurmaktadır. İlçe Milli Eğitimden yapılan açıklama ise daha da üzüntü vericidir. Yapılan açıklamada "Yeni bir yer açtığınızı düşünün; oraya müşteri çekmek için ilanlar asarsınız." ifadeleri yer almaktadır. Okulları işletme çocuklarımızı müşteri olarak görmesindeki vahameti bir kenara bırakın bu durumdan daha da vahim olanı imam hatipleri kendi işletmesi olarak gören, diğer okulları sahiplenmeyen bir milli eğitim zihniyetinin olmasıdır.
Milli Eğitim Bakanlığı imam hatiplerin taşıma, yemek, eğitim masraflarını karşılarken diğer okulların kömür, hizmetli, personel eksiklerini görmezden gelmektedir. Kutuplaştırmada, bölmede sınır tanımayan AK Parti İktidarı şimdi de körpecik çocuklarımızı bölmeye, ayrıştırmaya çalışmaktadır. İmam hatibe gitmeyen çocuklar bu ülkenin çocukları değil mi? Onların da bu desteğe ihtiyacı yok mu? Biz çocuklarımızı geleceğe daha eşit, daha donanımlı, daha güçlü bireyler olarak hazır olabilsinler, ilimi bilimi öğrensinler diye, ruhları ve akılları özgür olabilsin diye okula gönderiyoruz. Eğitim, sağlık ideoloji-siyaset üstü kavramlardır. Ama görüyoruz ki AK Parti iktidarı ve onun Milli Eğitim Bakanı aynı sıralarda oturan bizim çocuklarımızı bölerek, ayrıştırarak kendilerine bir siyasi gelecek yaratmanın peşindeler.
Çocuklarımızın dolayısıyla bu ülkenin geleceğini ilgilendiren bu kadar önemli bir konunun bu tür kampanyalara alet edilmesi adil olmadığı gibi bu konuya ideolojik olarak yaklaşıldığının da göstergesidir." dedi
Bir gazetecinin TBMM Başkanının dün gerçekleştirdiği konuşmasında Tutuklu Milletvekillerine yönelik tespitlerini sorması üzerine CHP'li Candan Yüceer, TBMM Başkanının bu konuda samimi olduğuna inanmadığını, istenildiği takdirde geçen yasama döneminde bir gecede sporda şike ve mit görevlilerine dokunulmazlık yasalarının çıkartıldığını ancak bu zamana kadar tutuklu milletvekilleri ile ilgili hiçbir şeyin yapılmadığını söyledi.
