2026-07-02 - 17:33
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı.

Bingöl, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, 33 yıl önce milletin yüreğine iki acının kor gibi düştüğünü söyledi.

Sivas Madımak'ta 2 Temmuz'da herkesi derinden üzen ve hafızalara kazınan bir katliam yaşandığını belirten Karaman, 5 Temmuz 1993'te ise Erzurum Başbağlar'da içleri sızlatan başka bir katliamın yaşandığını hatırlattı.

Karaman, "Bu topraklarda birkaç gün içinde iki ayrı şehirde iki ayrı ateş aynı milletin bağrına düştü. Madımak'ta, Başbağlar'da hedef birdi, bu milletin birliği, kardeşliği ve beraberliğiydi. Biz bu acıları birbirine karşı değil, birbirinin yarasını saran anlayışla sahipleniyoruz. Çünkü biz kardeşiz. Aynı toprakların, aynı acının evlatlarıyız." ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan ise bu yıl Türkiye'de turizm sezonunun beklenen canlılıkla başlamadığını, birçok otelin doluluk oranlarını yakalayamadığını anlattı.

Sahillerde önceki yıllara göre durgunluk yaşandığını dile getiren Türkkan, "Tatil beldelerinin dolmamasının en önemli sebeplerinden birisi de okulların kapanma tarihinin gittikçe yaz ortasına doğru çekilmiş olması. İnsanların çocukların okula gittiği bir dönemde tatile gidememesi iç turizme darbe vuruyor. Bu konuda Milli Eğitim Bakanı ile Kültür ve Turizm Bakanının ciddi bir müzakere etmesi gerekiyor." dedi.

Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan da son 25 yıllık süreçte aile kurumunun felakete sürüklendiğini savunarak, ailelerde artık tek çocuk bile bulunmadığını söyledi.

Türkiye'de boşanmış aile sayısının 3,5 milyon olduğunu ve bunun nüfusun yüzde 5'ine tekabül ettiğini belirten Çalışkan, durum tespiti yerine çözüm üreten politikalar ortaya konulması gerektiğini kaydetti.

 MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Ankara'da gerçekleşecek NATO Zirvesi'ne ilişkin, "Türkiye'nin meşru güvenlik kaygılarını ikinci plana iten, savunma ihtiyaçlarımızı oyalayan bir yaklaşımın müttefiklik ruhuyla bağdaşması mümkün değildir. Bu nedenle, Ankara Zirvesi Türkiye'nin müttefiklerinden beklentilerini açık ve kararlı şekilde ifade edeceği önemli bir platform olacaktır." dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda siyasi partilerin grup başkanvekilleri, yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, dünkü Genel Kurul'da Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili düzenlemeleri de içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sırasında muhalefetin söz hakkının kısıtlandığını öne sürerek bu durumu eleştirdi.

1 Temmuz'da Hazine garantili köprülerin bedellerinin güncellendiğini hatırlatan Kaya, 6 ay önce de aynı güncellemenin yapıldığını söyledi. Kaya, "Siz 6 ayda bir o müteahhitlerin parasını güncelliyorsunuz ama vakıfların, insanların mallarını 'Otuz sene, kırk sene, elli sene önceki rayiç bedelleri neyse buyurun, gelin, o parayla alıyorum' diyorsunuz." ifadesini kullandı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Sivas'taki eski Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993'te çıkan olaylarda hayatını kaybedenleri andı. Madımak'ta 35 kişinin hayatını kaybettiğini, 5 Temmuz 1993'te de Başbağlar'da terör örgütü PKK tarafından 33 vatandaşın katledildiğini aktaran Çömez, "Madımak'ta ve Başbağlar'da yitirdiğimiz bütün canları, kardeşleri, evlatları, şehitleri rahmetle yad ediyorum, mekanları cennet olsun." dedi.

Toprak Mahsulleri Ofisinin açıkladığı buğday fiyatlarını hatırlatan Çömez, sahada, açıklanan fiyatın altında satışların olduğunu söyledi. Çömez, "Çiftçinin yanında olun, verdiğiniz fiyat, fiyat değil, ortaya koyduğunuz destek, destek değil. Zaten müstahsil bu fiyatın çok altında alıyor, çiftçi kan ağlıyor, çiftçi can çekişiyor, çiftçi feryat ediyor." diye konuştu.

1915 Çanakkale Köprüsü'nden geçişin 1170 lira olduğunu belirten Çömez, "Bu kadar fiyat artışı, neyle izah edilecek? Hani enflasyon düşüyordu?" dedi.

Osmangazi Köprüsü'nün geçiş ücretini de eleştiren Çömez, bir aracın geçiş maliyetinin vatandaşa ve devlete 2 bin 700 lira olduğunu söyledi. Çömez, "Bir köprüden geçişin fiyatı 2 bin 700 lira olur mu? Böyle bir fiyat olur mu? Dünyanın neresinde böyle bir fiyat görülmüş?" diye sordu.

- "İttifak ruhuyla bağdaşmaz"

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin Ankara'da düzenleneceğini hatırlattı. Zirvenin Ankara'da düzenlenecek olmasının Türkiye'nin uluslararası sistem içerisindeki stratejik ağırlığının ve vazgeçilmez konumunun en açık göstergelerinden biri olduğunu ifade eden Akçay, zirvede ittifakın geleceğine yön verecek kararların alınmasının beklendiğini söyledi. Akçay, "Dünyanın içinden geçtiği bu savaşlar ve krizler döneminde Ankara'nın NATO zirvesine ev sahipliği yapması Türkiye'nin yalnızca coğrafi değil, aynı zamanda siyasi ve askeri bakımdan da ittifakın merkez ülkelerinden biri olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'nin NATO içinde sıradan bir ülke olmadığının altını çizen Akçay, Türkiye'nin, NATO masasına yalnızca imza koymadığını; ittifaka kanıyla, emeğiyle, fedakarlığıyla omuz verdiğini vurguladı.

MHP Grup Başkanvekili Akçay, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin meşru güvenlik kaygılarını ikinci plana iten, savunma ihtiyaçlarımızı oyalayan bir yaklaşımın müttefiklik ruhuyla bağdaşması mümkün değildir. Bu nedenle, Ankara Zirvesi Türkiye'nin müttefiklerinden beklentilerini açık ve kararlı şekilde ifade edeceği önemli bir platform olacaktır. Öncelikle, müttefiklik hukukunun gereği olarak savunma sanayisi alanındaki ambargo ve kısıtlamaların tamamen kaldırılması gerekmektedir. Bir müttefike silah satıp diğerine kısıtlama uygulamak ittifak ruhuyla bağdaşmaz. Milliyetçi Hareket Partisi olarak duruşumuz nettir. Türkiye'ye rağmen bir güvenlik mimarisi kurulamaz. Türkiye, kendi güvenlik önceliklerini kendi aklıyla belirleyen bağımsız bir devlettir. Ankara'da yapılacak bu zirvenin müttefiklerimizin riyakarlıktan uzak, dürüst ve samimi bir ortaklık hukukuna dönmesi için tarihî bir fırsat olmasını temenni ediyor, zirvenin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Sivas'taki eski Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993'te çıkan olaylarda hayatını kaybedenleri andı. Temelli, "Madımak katliamının üzerine yeterince gidilmedi, bu olayın arkası yeterince aydınlatılmadı." dedi.

NATO Zirvesi'nin Ankara'da düzenleneceğini hatırlatan Temelli, zirve nedeniyle Ankara'nın karantinaya alındığını öne sürdü.

Zirve öncesi taksicilerin tek tip kıyafet giyeceğini aktaran Temelli, "İktidar partisi sürekli 'tek, tek, tek' diyerek gider, şimdi tek tip taksici de yarattı, sanırım Trump taksiye binecek çünkü taksicilere tek tip kıyafet giydiriyor." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Sivas'taki eski Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993'te çıkan olaylarda hayatını kaybedenleri andı. Günaydın, "Üzerinden 33 yıl geçtikten sonra, hiç kimse beni bu memleketin Sivas'ta konumlandırılmış olan askerinin, polisinin, itfaiyesinin olayları önlemekte yetersiz kaldığına inandıramaz, orada insanların yakılmasına seyirci kalındı." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de yalnızca aydınlığa kavuşturulamayanın Madımak olmadığını ifade eden Günaydın, Başbağlar'da hiçbir günahı olmayan insanların katledildiğini, bunların arka planlarına bakılmadığını söyledi. Hayatını kaybedenleri saygıyla anan Günaydın, "Onların anısı önünde söz veriyorum ki bu katliamların her birinin ipinin ucunu çekeceğiz ve o uçtan kim gelirse gelsin, bunların hesabını mutlaka soracağız." dedi.

- "Nerede ortaklaştığımızı görmek adına Türkiye açısından önemli"

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, 2 Temmuz 1993'ün Türkiye'nin ortak hafızasında hala kanayan bir yara olduğunu söyledi. 1993 yılının çok karanlık bir yıl olduğunu belirten Zengin, 2 Temmuz'da eski Madımak Oteli'nde yaşananların ardından 5 Temmuz'da Başbağlar'da 33 kişinin şehit edildiğini hatırlattı.

Zengin, şöyle konuştu:

"Evet, failler vardı, yargılamalar yapıldı ama bunlar kim tarafından, nasıl kurgulandı buna dair gerçek cevabı hala bugüne kadar bulamadık ama bu acılardan ortak bir noktaya evrildiğimizi düşünüyorum. Burada suçlu olan Sivas şehri değildir, burada suçlu olan oradaki bir grup insan değildir aslında. Burada buna dönüp baktığımızda failleri, arkasındakini tam olarak görebilmek, inşallah zaman içerisinde tüm ortak çalışmalarımızla gelecekte de belki mümkün olabilir mi, emin değilim. Bugün geldiğimiz noktada ortak bir itiraz ile ortak bir yan yana duruş ile Sivas'ta, Başbağlar'da bulunmak, nerede ortaklaştığımızı görmek adına Türkiye açısından önemlidir. Hayatını kaybeden bütün insanlarımıza rahmet diliyorum, ailelerine yakınlarına başsağlığı diliyorum."

Özlem Zengin, dün Genel Kurulda, muhalefet milletvekilleri tarafından 8 yoklama, 5 karar yeter sayısı istendiğini hatırlattı. Meclis İçtüzüğü'ne herkesin uyması gerektiğini ifade eden Zengin, şöyle konuştu:

"Dün, Genel Kurul'da bizim arkadaşlarımızla beraber yaptığımız, İçtüzük 87'den doğan haklarımızı kullanmaktan ibarettir; bundan daha tabii ne olabilir? Kaldı ki, maalesef hepimizin ortak tecrübesi, Genel Kurul'umuzda İçtüzük hakkıyla uygulanmıyor. Daha anlaşılır, daha uygulanabilir bir İçtüzük'e de ihtiyacımız var; bununla alakalı hep hazırlıklar olageldi, bizim de hala bir hazırlığımız var. O sebeple yani eğer kurallara uymaktan bahsediyorsak biz sadece kurallara uyduğumuz için ve İçtüzük'e uygun olarak bir işlem yaptığımız için de bir uygulama yaptığımız için de suçlanmamamız lazım."

Genel Kurulda, Yeni Yol Partisinin "Esnaf ve sanatkarların sorunları", İYİ Partinin "Kömür madenciliği", DEM Partinin "NATO Zirvesi" ve CHP'nin "Sivas olayları" ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerine konuşan Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan, ekonominin Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri haline geldiğini, bu durumu gittikleri her yerde gördüklerini söyledi.

Son beş ay içerisinde 53 bin esnafın kepenk kapattığını aktaran Doğan, "Ekonomide parayı sürekli canlı tutan ve her tarafa dengeli bir şekilde o parayı taşıyan en önemli aktör, esnafımızdır. Esnafımız durursa para durur, para durursa ekonomi durur, ekonomi durursa hayat durur ki, bunun sonucu da büyük bir felaket olur." dedi.

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, esnafın bu ülkenin sadece ticaret yapan kesimi değil, mahallenin hafızası, çarşının bereketi, sokağın güveni, yerel ekonominin en sağlam dayanaklarından biri olduğunu kaydetti.

Esnafın ağır ekonomik şartlar altında kaldığını belirten Aydın, şöyle konuştu:

"Yüksek enflasyon, artan kira giderleri, enerji maliyetleri, ham madde fiyatları ve vergi yükü esnafın omuzlarına çökmüştür. Bugün vatandaş nakit kullanmaktan uzaklaşmıştır, esnaf ayakta kalmak için kartlı ödeme sistemlerine mecbur bırakılmıştır. Fakat pos komisyonları, bloke süreleri ve bankacılık masrafları esnafın alın terinden kesinti yapmaktadır. Esnaf sattığı malın bedeline hemen ulaşamamaktadır."

DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, günde ortalama 354 esnafın kepenk kapattığını, esnafın perişan durumda kaldığını, büyük ölçekli esnafların büyüdüğünü, küçüklerin ise küçüldüğünü iddia etti.

CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler ise esnaf ve sanatkarların büyük bir ekonomik krizin içerisinde bulunduğunu savunarak "Çoğu esnaf BAĞ-KUR primini ödeyemiyor, günlerini borçla çevirmeye çalışıyor. Esnaf ve sanatkar evine ekmek götüremiyor, borcunu borçla kapatmaya çalışıyor. Bir yandan kira, enerji, ham madde ve personel maliyetleriyle mücadele ederken diğer yandan da alım gücü kalmayan piyasada nefes almaya çalışıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Eleştirilere cevap veren AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, esnaf ve sanatkarların bu ülkenin omurgası olduğunu, muhalefetin esnafların sorunlarını objektiflikten uzak bir şekilde değerlendirdiğini ve hükümetin esnaflara yönelik desteklerini görmezden geldiğini söyledi.

Hükümetin esnafın finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla tarihi nitelikte adımlar attığını belirten Salman, şöyle konuştu:

"Hazine faiz destekli kredilerin kapsamı sürekli genişletilmiş, kredi limitleri ekonomik şartlara göre defalarca artırılmıştır. İşletme kredilerinden yatırım kredilerine, iş yeri ediniminden ticari araç alımına kadar birçok alanda uygun maliyetli finansman imkanı sağlanmıştır. Geçmişte sınırlı imkanlarla faaliyet gösteren kredi sistemi, bugün 100 binlerce esnafımıza ulaşan güçlü bir finansman ağına dönüşmüştür. Yalnızca kredi desteğiyle yetinilmemiş, vergi düzenlemeleri, prim destekleri, hibe programları, dijital dönüşüm teşvikleri ve mesleki eğitim çalışmalarıyla da esnafımızın rekabet gücü artırılmıştır."

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda, muhalefet partilerinin grup önerileri kabul edilmedi.

Grup önerilerinin ardından Genel Kurulda, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili düzenlemeleri de içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.