Meclis Başkanvekili Önder, birleşimin başında, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
Yeniden Refah Partisi Konya Milletvekili Ali Yüksel, yurt dışında yaşayan Türklerin talep ve beklentilerini anlattı. Yurt dışında yaşayan vatandaşların, askerlik bedellerinin yükseltilmesi nedeniyle gençlerin bunu ödeyemeyeceğini düşünüp Türk vatandaşlığından ayrılmak zorunda kaldığını belirten Yüksel, askerlik bedelinin makul seviyelere indirilmesini istedi.
Yüksel, Türkiye'ye izne gelenlerin, sadece acil sağlık hizmetlerinden değil, tüm sağlık hizmetlerinden yararlanması gerektiğini dile getirdi.
İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz ise şehrin sorunlarına ilişkin, "Mersin'e seçim döneminde verilen sözler tutulmamıştır. Turizm bölgesi ilan edilen 8 alana bugüne kadar bir çivi bile çakılmamıştır. Yapımı devam eden Çukurova Havalimanı'nın bugüne kadar temel atma töreni 3 kez, inşaatın başlamasından bu yana açılış tarihi de 7 kez ertelenmiştir." ifadesini kullandı.
CHP Gaziantep Milletvekili Melih Meriç de sığınmacı akınından en çok etkilenen illerin başında Gaziantep'in geldiğini vurgulayarak, yaklaşık 700 bin civarında Suriyeli'nin burada yaşadığını aktardı. Gaziantep'te yaşayan her dört vatandaştan birinin Suriyeli olduğunu dile getiren Meriç, il genelinde artan göç nedeniyle ekonomik ve kültürel yapının zarar gördüğünü ileri sürdü. Meriç, Gaziantep'te konut kiralarında, eğitim ve sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunlara da bir an önce çözüm bulunması gerektiğini söyledi.
Genel Kurulda, gündem dışı konuşmalar ve grup başkanvekillerinin değerlendirmelerinin ardından siyasi partilerin gündeme ilişkin önerilerine geçildi.
Saadet Partisi'nin "KHK'ler", İYİ Parti'nin "Kamudaki bazı meslek gruplarının özlük haklarının iyileştirilmesi", Yeşil Sol Parti'nin "Şırnak ili ve ilçelerinde yaşanan su sorunu" ile CHP'nin "Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan sel ve heyelan felaketi" konularında verdiği önerileri kabul edilmedi.
CHP'nin "Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan sel ve heyelan felaketi" önerisi üzerine konuşan CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, sel felaketinde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.
Karadeniz'de geçen hafta yaşanan sellerin, şehirlerin "afetlere karşı çaresizliğini" bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten Torun, bilim insanlarının iklim krizinin artacağına yönelik uyarı üzerine uyarı yaptığını ancak iktidarın bu konuda gerekeni yapmadığını öne sürdü. Torun, "Kader demekten başka hangi adımı atıyorsunuz? Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ismine 'İklim Değişikliğini' eklemekten başka hiçbir adım atmadınız. Sadece tabela değiştirerek sorunları çözemezsiniz. Doğayla inatlaşmaya devam ediyorsunuz. Çarpık kentleşmeye karşı kafanızı kuma gömüyorsunuz. Karadeniz'de yaptığınız yollar her yağışta çöküyor." diye konuştu.
Daha sonra Genel Kurulda en düşük memur maaşının 22 bin 17 liraya çıkarılmasını, emekli aylıklarına yüzde 25 zam yapılmasına yönelik düzenlemeleri de içeren ve bazı vergi artışlarını öngören "6 Şubat 2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi"nin görüşmelerine devam edildi.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, değerlendirmelerde bulundu.
Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, 15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 7 yıl geçtiğini anımsatarak, şehitlere Allah'tan rahmet, gazilere geçmiş olsun dileğinde bulundu.
Kaya, olağanüstü süreçlerden sonra ülkelerin normalleşmesi gerektiğini belirterek, "Elbette, hepimiz demokrasiye sahip çıkarak darbelere karşı olmamız gerekiyor. Başarısız olan darbe girişimlerinden sonra da olağanüstü bazı tedbirler alınabiliyor. Aradan geçen bu uzun süre dikkate alındığı zaman Türkiye'nin bürokrasisi, adalet ve hukukuyla normalleşme sürecine girmesi gerektiğini düşünüyoruz. Hala olağanüstü hal döneminin zihniyeti ve yaklaşımıyla meselelere yaklaşıldığını görüyoruz." ifadelerini kullandı.
Memur ve emekli maaş artışlarında yapılacak düzenlemeye de değinen Kaya, "7 bin 500 lira emekli maaşı alan kişilerin kök ücretlerine herhangi bir zam yapılmadığı takdirde satın alma gücü ve yoksulluklarının katlanarak artacağının farkındayız. Saadet Partisi olarak çağrıda bulunuyoruz, emeklilere seyyanen zam yasamanın yetkisindedir. Emeklilerin yanında olan bir TBMM olmayı arzu ediyoruz." diye konuştu.
Yeşil Sol Parti Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç ise konuşmasında motokuryelerin sorunlarını dile getirdi. Motokuryelerin çok ağır şartlarda çalıştıklarını ifade eden Oluç, "Ölüm riski ile karşı karşıya kalan motokuryelerin talepleri sadece ücret zammı değil. Aynı zamanda mesleklerinin tehlikeli iş statüsüne alınmasını da talep ediyorlar. İnsanca çalışma ortamının sağlanması acil ihtiyaçtır." dedi.
Oluç, iklim krizinin tetiklediği dönemsel hava olaylarından birinin de yaz sıcakları olduğuna dikkati çekerek, "İklim krizi, daha şiddetli bir yaz geçirmemize neden oluyor. Bu hafta için dünya genelinde uyarılar var. Sıcak hava dalgalarının en büyük etkisi orman yangınlarında karşımıza çıkıyor. Yerel yönetimleri ve Orman Bakanlığını gerekli önlemlerin alınması konusunda uyarıyoruz. Nemlendirme ve temizlik çalışmaları acil şekilde yapılmalıdır. Yangın söndürme uçakları hazır tutulmalıdır. Yaz ayları geldi orman yangınları başladı. Yeterli önlemler alınmazsa ormanda yaşayan canlılarımızı kaybetmekle karşı karşıya kalacağız." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise Can Atalay'ın tutukluk süresinin üzerinden 2 ay geçtiğini hatırlatarak, Yargıtay'dan bugün bir karar beklendiğini söyledi. Can Atalay'ın yasama faaliyetlerine katılmasını beklediklerini ifade eden Günaydın, Yargıtay'ı hukuka uygun davranmaya davet etti.
TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanan memur maaşları ve vergi düzenlemelerine ilişkin kanun teklifine ilişkin de Günaydın, "Memur maaşları yetersizdir. Seyyanen zamların kök ücretlere yansıtılmaması büyük haksızlık yaratmaktadır. Derece ve kadrolar arasında büyük adaletsizlikler vardır. Önergelerle bunu düzeltelim. 7 bin 500 lira gibi bir açlık sınırı altında yaşamaya izin vermeyelim. Seyyanen ücretleri yansıtalım." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül de Türkiye'nin her alanda olduğu gibi uluslararası platformda da güçlü bir şekilde liderlik yapmaya devam ettiğini söyledi.
Rusya Ukrayna arasındaki krizlerin arabuluculuğu başta olmak üzere tahıl krizi, mavi vatanda, Kıbrıs'ta, Azerbaycan'da Karabağ'da, Doğu Akdeniz'de, Libya'da Türkiye'nin çok önemli duruşlar ortaya koyduğunu anlatan Gül, "Türkiye insanlığın vicdanı olmaya devam etmektedir. Türkiye zulmün karşısında olmaya devam edecektir." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın NATO zirvesinde ortaya koyduğu çalışmaların Türkiye açısından çok önemli kazanımları olduğunun altını çizen Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Zirveden bir mutabakat çıkmıştır. İsveç'in NATO'ya kabulü için Cumhurbaşkanı'mız tarafından sunulan şartlar kabul edilmiştir. İsveç Başbakanı terör örgütlerini desteklemeyeceği taahhüdünü yinelemiştir. NATO tarihinde ilk kez bir terörle mücadele özel koordinatörü atanacaktır. Terör örgütlerine karşı işbirliği zemini genişletilecektir. İsveç ve Türkiye arasında güvenlik mekanizması olacaktır. Türkiye'nin Gümrük ve Avrupa Birliği süreçlerinin tamamlanmasına yönelik güçlü bir taahhüt alınmıştır. Tüm bunlar Türkiye'nin kararlı, ısrarlı tutumlarıyla ortaya çıkan önemli sonuçlardır. İsveç'in Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize serbestisi dahil olmak üzere Türkiye'nin AB üyelik sürecine aktif destek verme sözü bu anlamda önemlidir. Tüm bu çalışmalarda yaklaşımımız milletimizin çıkarları, ülkemizin menfaati ve kazançlarıdır. Türkiye içe kapalı kendi içerisinde sadece pergelin bir ayağı ile içe kapalı bir Türkiye değildir.
Yüce Meclis'imiz bu sürecin asli unsurudur. İsveç'in NATO'ya katılımı konusunda konu buraya gelecek. Meclis'imiz bu konuyu takdir edecektir. Son sözü yine Cumhurbaşkanı'mızın adres olarak gösterdiği yüce Meclis'imiz söyleyecektir. Bu süreci hep birlikte yakından takip edeceğiz. Verilen tüm sözlerin, taahhütlerin ne şekilde uygulandığı, yerine getirildiği ya da getirilmediği konuları burada değerlendirilecek. Milletimizin çıkarları en önemli kriter olacaktır. İsveç'in NATO'ya katılımı taahhütlerin ve sürecin olumlu yürütülmesine bağlıdır. Hep beraber bu süreci müzakere edip değerlendireceğiz. Bu konular siyaset üstü konulardır."
Bu arada, Anayasa Komisyonu, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu, Dışişleri Komisyonu, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabi Kaynaklar Bilgi ve Teknoloji Komisyonu ile Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu karma komisyonun, TBMM Genel Kurulu tatildeyken çalışmasını içeren tezkere Genel Kurulda kabul edildi.
