2013-03-07 - 13:30
BDP'Lİ MİLLETVEKLİLLERİNİN BASIN TOPLANTISI?
Ertuğrul Kürkcü: "Uludere Komisyonu, kendini saçma sapan bir duruma düşürmüştür. Rapor içeriği o kadar utanç vericidir ki; mümkün olduğunca geç konuşulması istenmektedir"? Hasip Kaplan: "Meclisin onuru, saygınlığı ve güveni sınavdadır. Bu raporla 34 can tekrar öldürüldü."
BDP Milletvekilleri Ertuğrul Kürkçü, Hasip Kaplan ve İbrahim Binici düzenledikleri basın toplantısında, İnsan Hakları Komisyonu bünyesinde kurulan Uludere Alt Komisyonu'nun hazırladığı taslak rapor konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Dün kabul edilen taslak rapora itiraz ettiklerini ve Komisyonda muhalefet şerhi koyacaklarını belirten Ertuğrul Kürkçü: "Rapor bu şekilde hazırlanmasaydı, hakikati arayan rapor olsaydı, Türkiye'de barışın kurulması için, güven tesisi gibi çok önemli bir konuda TBMM'yi büyük insiyatif sahibi kılmış olacaktı. Çatışma dönemindeki haksızlıkları giderebilecek ve umut doğuracaktı ancak raporun bu şekliyle Komisyon, bu fırsata ihanet etmiştir" dedi.

Raporun değiştirilmesi için halen bir fırsat bulunduğunu söyleyen Kürkçü, "Meclis, 34 kişinin askeri güçler tarafından katledilmesine seyirci kalmadığını kanıtlayabilir. Hala fırsat var Komisyon bu durumdan kendisini ve herkesi kurtarabilir. Meclis barışa ulaşmak için mercii haline getirilebilir. Herkesin acılarına deva bulacağı yer olabilir. Diğer partiler de itirazlarını ortaya koydular hükümet bundan da sonuç çıkarabilir" dedi.

Komisyonun bugüne kadar yaptığı çalışmalarda usullerin ayaklar altına alındığını savunan Kürkçü, "Toplantı basına kapatıldı ve taslak rapor üyelere okunmak kaydıyla dağıtıldı ve geri istendi. 5 AKP'linin kararıyla basına kapalı olarak çalışmalar sürdürüldü. Ben bu usule uymuyorum. Raporu almamızı engelleyecek bir güç Meclis içinde yoktu. Ancak kargaşaya yol açmamak için yanımıza almadık. Vicdanımız ve ahde vefa arasında kaldık. Kararın saklanmasının anlamı yok. Alt Komisyon kendini kimden saklamaktadır? Komisyon kendini saçma sapan bir duruma düşürmüştür. Rapor içeriği o kadar utanç vericidir ki; mümkün olduğunca geç konuşulması istenmektedir" şeklinde konuştu.

Hazırlanan raporla, Meclis ve Komisyona karşı bir kez daha güvensizlik oluştuğunu savunan Kürkçü, "Rapor hava harekatının kimin emriyle, kime karşı uygulandığı, kime karşı hukuki yaptırım gerekeceği sorularına yanıt vermemiştir. Rapor işini yapmamıştır. Gerçeklerin ortaya çıkarılması değil, üstünü örten bir rapor haline gelmiştir. Komisyon, "Genelkurmay, ya da diğer kurumlardan bilgi alamadık" gerekçesine sığınamaz. Örneğin İçişleri'nden gelen cevapta önemli bilgiler olmasına rağmen raporda yer verilmemiştir. Genelkurmay'ın bilgi notunda ise, bu harekatın Meclisin hükümete Kuzey Irak'a asker gönderme ve sınır ötesi yetkisi veren tezkeresine dayanılarak gerçekleştirildiği yer almaktadır. Yani zaten gereğini söylenmiştir. Hükümet yetkisiyle operasyon yapılmıştır. Ancak raporda buna da değinilmemiştir" dedi.
"Raporda bir sorumlu vardır o da köylülerdir" diyen Kürkçü, "AKP'liler tarafında olayda kasıt olmadığı söylenmektedir. Ancak operasyonun hiçbir spesifik istihbarata dayanmadığı ve 34 kişinin imha edildiği gerçeği vardır. Ortada istihbarat yoktur. Komisyon cevap vermeyecekse; "sonuca varamayacağız askeri ve siyasi yetkililer bizi alıkoydu" diyebilirdi. Katliam göz göre göre işlenmiştir" diye konuştu.

"Meclisin onuru, saygınlığı ve güveni sınavdadır" diyen BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise şunları söyledi: " Yeni icat olan gizli rapor, hangi içtüzükten kaynaklanıyor? Raporu görmeden neyi tartışacak? Yasama, gizli soruşturma yapacak, sonra da hükümet istediği gibi yapacak. Roboski suç üstü halidir. Tüm deliller ve belgeleriyle kamu vicdanında karar verilmiştir. Bu raporla 34 can tekrar öldürüldü. 34 canın gözleri katillerin üzerindedir ve biz de takipçisi olacağız."

4. Yargı Paketi ile ilgili görüşlerini de aktaran Kaplan, " Reklam yapılan paket boş. Kamuoyunu yanıltmanın gereği yok. Yasa geçerse, tutuklu olan tek kişi çıkmaz, tutuklu olmayanların içeri girmesinin yolu açılır. Terörle Mücadele Kanunu'nda yer alan cezalar daha da ağırlaştırılmıştır. Bu haliyle sürece katkı sağlamaz. Siyasetin tamamen yasaklanmasına neden olacak maddeler getiriyor" dedi. (13:30)

Meltem SALİMOĞLU