2020-03-12 - 16:00
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda, ekonomiye ilişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 8 maddesi daha kabul edildi.
TBMM Başkanvekili Levent Gök, darbelerin, Türkiye'de bir daha konuşulmayacak şekilde siyaset kültüründen çıktığını söyledi.
TBMM Başkanvekili Gök, gündeme geçmeden önce yaptığı konuşmada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyetin ana hedefinin, çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak, demokrasiyle yönetilmek ve milli iradeyi hâkim kılmak olduğunu dile getirdi.
"Türkiye darbelerden çok çekmiş bir ülke." ifadesini kullanan Gök, darbelerin ve bu tür müdahalelerin Türk toplumunda açtığı yaraların bugün bile sıcaklığını koruduğunu söyledi.
Levent Gök, "Darbelerden çok çekmiş bir ülke olarak, hepimiz, özellikle 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde gerek Meclisimiz gerekse yurttaşlarımızla gösterdiğimiz duyarlılıkla, Türkiye'de darbelere geçit verilmeyeceğini hayatlarımızı ortaya koyarak kanıtlamış bir ulusuz. Bu konuda yurttaşlarımız önemli bir demokrasi sınavı vermiştir." değerlendirmesinde bulundu.
Demokrasiye ulaşmanın meşakkatli ve zor olduğunu ama Türkiye'nin bunu her alanda başaracak olgunlukta olduğunu vurgulayan Gök, "Türkiye'de darbeler bir daha olmayacak demiyorum, konuşulmayacak şekilde siyaset kültürümüzden çıkmıştır. Bugüne kadar gerçekleşen her türlü darbe, muhtıra benzeri tüm girişimleri bir kez daha kınadığımı ifade ediyorum. Bu vesileyle 15 Temmuz şehitlerimizi bir kez daha saygıyla anıyorum." şeklinde konuştu.
TBMM Başkanvekili Gök, 12 Mart 1921'de, Burdur Milletvekili Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı İstiklal Marşı'nın kabul edilerek, Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinin sembolü olduğunu dile getirdi.
İstiklal Marşı'nın bağımsızlığın da sembolü olduğunu belirten Levent Gök, "İstiklal Marşı'mızın yazarı, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy'u saygıyla anıyorum. Bu vesileyle İstiklal Savaşı'mızı gerçekleştirerek modern Türkiye'yi kuran, Atatürk başta olmak üzere bütün silah arkadaşlarını ve can veren bütün yurttaşlarımızı bir kez daha saygıyla anıyorum, huzurları önünde minnetle eğiliyorum." dedi.
Genel Kurulda, MHP Ankara Milletvekili Nevin Taşlıçay, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü", AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu Ban, "12 Mart Erzurum'un Kurtuluşu ve kurtuluşun kahraman kadınları", CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin ise "Kamudaki kadın personellerin sorunları"na ilişkin gündem dışı konuşma yaptı.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, "İstiklal Marşı"nın kabul edilişinin 99'uncu yılında Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, merhum Mehmet Akif Ersoy'u ve bütün kahramanları saygıyla ve rahmetle andığını belirtti.
Türkiye'nin, darbe dönemlerinden çok zarar gördüğünü ve bu anlamda yorgun bir ülke olduğunu belirten Türkkan, "Demokrasi dışında hiçbir müdahaleyi kabul etmiyor ve şiddetle kınıyoruz. Milletin verdiği yetkiyi yine milletin sandıkta değiştirme iradesine inanıyoruz ve inanmaya da devam edeceğiz." dedi.
Koronavirüs vakasının açıklanmasından sonra vatandaşların marketlere ve eczanelere adeta hücum ettiğini ve rafları boşalttığını vurgulayan Lütfü Türkkan, "Bu durum gittikçe artacağa benziyor. Yeteri kadar ürün stoku var mı? Ürünlerin yetişemediği yerlerde nasıl tedbirler alınacak? Bu konuda hükümeti tedbir almaya davet ediyoruz. Ayrıca, temel gıda ve medikal eşyaların fiyatlarını fahiş şekilde artırarak fırsattan istifade eden sözde esnaf da muhakkak tespit edilip gerekli cezai işlemler ivedilikle yapılmalı, vatandaşın mağduriyeti ortadan kaldırılmalıdır." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Türkiye'nin darbelerden çok çektiğini, bu darbelerin, demokrasinin sekteye uğramasına, sosyal huzursuzluğa ve siyasal istikrarsızlığa sebep olduğunu belirtti.
1971'de sivil siyasetin önünün darbeciler tarafından kesildiğini, demokratik seçimlerle iktidara gelen milli iradenin vesayet odaklarınca hükümetten uzaklaştırıldığını anımsatan Akçay, 27 Mayıs 1960'tan bu yana gerçekleşen darbelere ilişkin değerlendirmede bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Akçay, "Biz bu acı tecrübeleri daha farklı formatlarda 15 Temmuz'daki hain FETÖ girişiminde yaşadık. 15 Temmuz'da ihanet odakları milli iradeyi yok etmek istemiş, ülkemizi bir işgale uğratarak parçalamayı hedeflemiş ancak milletimiz ve TBMM, darbecilerin karşısına çıkarak kendi iradesine sahip çıkmıştır." dedi.
İstiklal Marşı'nın kabulünün 99'uncu yılının saygı, minnet ve gururla anıldığını dile getiren Akçay, "İstiklal Marşı'mız esirliğe karşı hürriyettir, yılgınlığa karşı azimdir, korkaklığa karşı cesarettir, bozgunculuğa karşı birliktir. İstiklal Marşı'mız milli onurun dirilişi, bağımsızlık ateşinin kor alevidir." ifadelerini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, 49 yıl önceki askeri darbenin demokrasi ve özgürlük isteyenlere, işçilere, aydınlara gençlere ve toplumun tamamına yönelik önemli bir kıyım dönemini başlattığını söyledi. Oluç, "Demokrasinin üzerine şal örtmeye kalkışan kim olursa olsun, o, demokrasiye, adalete, hukuka ve özgürlüklere karşıdır." diye konuştu.
Bugünkü iktidarın da "demokratik siyasete darbe vurma anlayışından uzak durmadığını" öne süren Hakkı Saruhan Oluç, seçilmişlere, seçmen iradesine ve sandık hukukuna yönelik yargı eliyle darbe yapılmaktan uzak durulmadığını öne sürdü. Oluç, "Biz her türlü darbe girişimine ve darbeye karşı olduğumuzu belirtiyoruz." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 27 Mayıs 1960 darbesinin bütün darbelerin anası olduğunu belirterek, "Amacı, maksadı ne olusa olsun, hududu şümulü, geldiği yön ne olursa olsun darbeler, demokrasiye, özgürlüklere, aziz milletimize ve yüce parlamentoya yöneliktir. Bizim için 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997, 27 Nisan 2007 ve 15 Temmuz 2016 aynı şeydir. Hepsi eşit derece lanetlenmesi gereken, reddedilmesi gereken, demokrasimizin gelişmesini, Türkiye'nin kalkınmasını, milletimizin özgürleşmesini engelleyen hain ve alçak girişimlerdir." dedi.
Altay, 12 Mart'ın aynı zamanda İstiklal Marşı'nın kabulünün de yıldönümü olduğunu dile getirerek, İstiklal Marşı'nın bugün 83 milyonun, dün ise kendi vatanlarını savunmak için yaşamlarını feda eden ataların şehadetini anlatan en güzel belge olduğunu belirtti. CHP'li Altay, milli şair Mehmet Akif Ersoy'un, yazdığı bu şiirle milletin gönlünde taht kurduğunu söyledi.
Bugün, koronavirüs tehdidine karşı birliğe, dayanışmaya ihtiyaç bulunduğunu belirten Altay, Sağlık Bakanlığının tavsiyeleri, genelgeleri ve uyarıları doğrultusunda hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
Grup Başkanvekili Altay, "Okullar kapatılacak mı, Meclis kapatılacak mı, sosyal etkinlikler iptal edilecek mi, üniversiteler tatile girecek mi, partiler kongrelerini yapabilecek mi... Bütün bu sorularda bizim bir tek yere kulak vermemiz lazım; o da Sağlık Bakanlığımızın uyarı ve tavsiyeleridir." dedi.
Koronavirüsün pandemik ilan edilmesinden sonra 5 liralık maskenin 65 liraya, 12 liralık dezenfektan ürünün 120 liraya satılır hale geldiğini belirten Altay, şunları kaydetti:
"Bu kriz fırsatçılarına karşı tedbir alması gereken hükümettir. Hükümetin, Sağlık Bakanlığının tedbirlerini, çalışmalarını çok olumlu bulmakla birlikte, hükümetin kriz fırsatçılarına yönelik akılcı ve doğru adımlar atamadığını da üzülerek ifade etmek zorundayız. Sağlık Bakanlığının yanında krizin ekonomik etkilerinin önceden öngörülüp tedbirlerin alınması maksadıyla Ekonomi, Milli Eğitim, Kültür ve Turizm ve Ticaret Bakanının da kimi adımları şimdiden atmasında fayda vardır. Benim endişem, virüsün bir parça daha yayılması halinde temel gıda da benzer bir fırsatçılıkla Türkiye'nin karşı karşıya kalacağı endişedir. Benim görevim, bir milletvekili olarak hükümeti uyarmaktır. Kriz fırsatçılığına karşı hükümetin ciddi, katı tedbirler almasını istiyorum."
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstiklal Marşı'nın 99 yıl önce bugün Gazi Mecliste kabul edildiğini dile getirerek, "Son yıllarda içeride ve dışarıda verdiğimiz amansız mücadele, aslında İstiklal Marşı'mızın 41 mısrasındaki mananın gereğini bugün de yerine tereddütsüz getirdiğimizin ispatıdır. Yarın da canımızın pahasına İstiklal Marşı'mızın ruh ve manasına bütün milletimizle sonuna kadar sahip çıkacağımızı bütün dünyanın bilmesini isterim." değerlendirmesini yaptı.
Türk demokrasi tarihinde 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra sivil siyasete yapılan ikinci müdahale olarak anılan 12 Mart 1972 muhtırasının 49 yıl geçtiğini anımsatan Akbaşoğlu, bu darbenin, sadece siyasete ve demokrasiye değil, millete ve onun iradesine karşı yapıldığını belirtti.
12 Mart'ın demokrasi adına utanç verici bir darbe olduğunu vurgulayan Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, "Milletimizin iradesini ve inanç değerlerini çiğnemiş her darbe, bir sonrakinin zeminini hazırlamıştır. 15 Temmuz'da gerçekleştirilen hain darbe ve işgal girişimi, aziz milletimizin verdiği net cevapla Türkiye'deki darbe tarihini sona erdirmiş, bu defter sonsuza dek kapatılmıştır." diye konuştu.
Koronavirüs salgını konusunda Sağlık Bakanlığının ve Bilim Kurulunun açıklamalarının takip edilmesi gerektiğini belirten Akbaşoğlu, "Bu konuda bütün sistem işlemektedir. Gerekli tedbirler alınmıştır. Sağlık Bakanlığımızın koordinasyonunda bütün bakanlıklarımız ve birimlerimiz üzerlerine düşenleri hassasiyetle yerine getirmektedir. Şeffaflıkla kamuoyuna bu durumlar an be an paylaşılmaktadır. Bu konuda herhangi bir farklı duruma sebebiyet verilmemesi konusunda azami dikkat gösterilmelidir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda CHP, HDP ve İYİ Parti'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda, gündem dışı konuşmaların ardından grup önerileri ele alındı.
İlk olarak İYİ Parti'nin, "gelir adaletsizliğinin nedenlerinin araştırılması ve gerekli önlemlerin alınması" ile ilgili önerisi görüşüldü.
İYİ Parti Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, Türkiye'de en zengin kesimle en yoksul kesim arasındaki gelir farkının giderek açıldığını söyledi.
Yoksulun daha da yoksullaşmaya, zenginin daha da zenginleşmeye devam ettiğini savunan Erel, "Vatandaşımızın yüzde 75'i borçlu. Borçlular, borcunu borçla kapatmaya çalışıyor." dedi.
HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, gelir dağılımı eşitsizliğini ortadan kaldırmak için sosyal politikalara ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu, gelir adaletsizliğinin giderek arttığını belirtti.
Türkiye'de en yüksek gelir grubunun toplam gelirden yüzde 47,4; en düşük gelir grubunun ise toplam gelirden yüzde 6,3 pay aldığını söyleyen Hancıoğlu, "Bu uçurum her geçen gün derinleşiyor. Bütün bu rakamlar, oranlar Türkiye'de ne kadar büyük gelir adaletsizliği yaşandığının kanıtıdır. Bu tabloyu görmeyen, bu durumdan rahatsız olmayan ya kördür ya da umursamaz." diye konuştu.
AK Parti Kütahya Milletvekili Ahmet Tan da AK Parti'nin iktidara geldiği günden itibaren memlekete ve millete hizmetkâr olduğunu söyledi.
Eğitimden sağlığa, sosyal yardımlardan teşvik ve desteklere, ulaşımdan milli savunmaya kadar birçok hizmeti hayata geçirdiklerini anlatan Tan, 2002'de 36 milyar dolar olan ihracatı 2019'da 180 milyar dolara taşıdıklarını ifade etti.
İYİ Parti'nin önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra HDP'nin, "Gazi Mahallesi'nde 12 Mart 1995'te meydana gelen olayların araştırılması" ile ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.
Yapılan görüşmelerin ardından HDP grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra CHP'nin, "Televizyon dizilerindeki şiddetin toplum üzerindeki etkilerinin araştırılması"na ilişkin önerisi ele alındı.
CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, "Televizyonu açtığımızda hiçbir ayrım gözetmeksizin dizilerden filmlere, çocuk filmlerinden programlara, yarışmalara kadar hayatın her alanında şiddet var." dedi.
Çizgi filmlerde dahi şiddet eylemleriyle karşı karşıya olunduğunu belirten Taşcıer, "Sıradan hayatın olağan akışının bir parçası olarak gösterilen şiddet sahneleri defalarca tekrarlanıyor ve zaman içerisinde de şiddete karşı hissizleşiyoruz." diye konuştu.
AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan, AK Parti iktidarları döneminde dizilerdeki şiddet konusunun, önem verdikleri konuların başında geldiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın özellikle kadına ve çocuğa şiddete ilişkin hassasiyet gösterdiğini söyleyen Gökcan, "İktidarlarımız döneminde çok sayıda mevzuat değişikliği, düzenleme ve kanunla kadınlarımıza pozitif ayrımcılıklar kazandırdık. Kadına şiddeti önlemek için devrim niteliğinde reformlara imza attık. Kadını ve aileyi korumak için bu kadar yasal düzenleme yapan bir iktidarın televizyon dizilerindeki şiddete müsamaha göstermesi düşünülemez bile. Şiddete hiçbir şekilde taviz vermedik, vermiyoruz, vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
CHP grup önerisi de kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, ekonomiye ilişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 8 maddesi daha kabul edildi.
Teklifin kabul edilen maddelerine göre, afet yaşanılan yerlerde elektrik, doğal gaz tüketim bedelleri, tahakkuk, tahsilatlarının süresi ve kapsamı belirlenerek 1 yıla kadar ertelenmesi ile dağıtım, tedarik şirketlerinin söz konusu ertelemeden kaynaklanan anapara haricindeki tüketicilerden tahsil edilmeyen bedellere ilişkin finansman maliyetinin gecikme zammı tutarını geçmemek üzere, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinden karşılanmasına Cumhurbaşkanınca karar verilebilecek.
Finansman maliyeti kapsamına girecek maliyet unsurları da dahil olmak üzere bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenecek.
Türk Standardları Enstitüsü, belirli süreli, geçici nitelikte, özel bilgi ve uzmanlık gerektiren işlerde yurt içinde ve dışında iş akdiyle Enstitü dışından inceleme elemanı çalıştırabilecek. Bunların günlük inceleme ücreti, asgari ücretin aylık brüt tutarının yüzde 25'ini aşmamak üzere Yönetim Kurulunca belirlenecek. Enstitü personelinin disiplin ile ilgili işlemlerini yürütmek üzere merkezde birer disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulu kurulacak.
Kimlik Bildirme Kanunu'nda değişiklikle şehir, kasaba ve köy sınırları içinde bulunan ve kanunda belirtilen yerler dışında kalan her çeşit ticaret ve sanat amacı güden iş yerlerinde çalışanlar, buralarda barındırılanlar, öğrenci yurtları ve benzeri yerlerde çalışanlar, bu yerlerde kalan öğrencilerin bildirimleri, sorumlu işleticilerce genel kolluk kuvvetlerine elektronik ortamda da yapılabilecek. Bu kapsamda elektronik ortamda yapılan bildirimler, genel kolluk tarafından köy ve mahalle muhtarlarıyla paylaşılacak.
Aylık bağlanan ve çalışmaya devam eden maluller ile harp malullerine, vazife malullüğü aylığı bağlanma tarihinden sonra geçen hizmetleri esas alınarak, en az 20 yıllık sigortalılık süresi ve 5 bin gün prim ödeme şartıyla talepleri halinde yaşlılık aylığı da bağlanacak.
Faaliyet izni almadan veya faaliyet izin belgesine aykırı olarak düzenleme kapsamındaki yivsiz tüfek, spor ve nişan tüfek ve tabancaları imal eden fabrika veya imalathane kuranlar, işletenler, iş yerleri ya da ikametgahlarında bu silahları imal edenler ile bunu kanundaki esaslara aykırı olarak yapanlar, 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 500 günden 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak.
Bu şekilde üretilen yivsiz tüfek, spor ve nişan tüfek ve tabancaları satanlar, satışına aracılık edenler ile satış amaçlı taşıyanlar, nakledenler veya bulunduranlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 100 günden 500 güne kadar adli para cezası uygulanacak. Satıcılık belgesi olmadan satış yapanlar ile yivsiz tüfek satın alma belgesi olmayan kişiye satış yapan veya ihraç kayıtlı tüfeği yurt içine satanlara da bu cezalar verilecek.
Yivsiz tüfek, spor ve nişan tüfek ve tabancalarının herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla ticari reklamı veya tanıtımı yapılamayacak; kullanılmasını özendiren, teşvik eden kampanyalar düzenlenemeyecek. Buna aykırı hareket edenlere Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a göre idari para cezaları mahalli mülki amir tarafından uygulanacak. İdari işleme konu ihlalin 1 yıl içinde tekrar edilmesi halinde idari para cezaları üç katına çıkarılacak.
Faaliyet izin belgesi sahiplerine ait kurumsal internet siteleri ve sosyal medya hesapları, fuarlara katılım için hazırladıkları materyaller ile avcılık ve atıcılık üzerine tematik yayın yapan televizyon kuruluşları ve süreli yayınlarda yapılan reklam veya tanıtım bu yasağın dışında tutulacak.
Turizmi Teşvik Kanunu'nda yapılan değişiklikle Kültür ve Turizm Bakanlığınca tahsisi iptal edilen taşınmazların üzerinde yatırımcılar lehine tesis edilen irtifak haklarına ilişkin terkin davalarında basit yargılama usulü uygulanacak.
Tahsisi iptal edilen ve irtifak hakları terkin edilen veya tahsis süreleri sona eren taşınmazlar üzerinde bulunan yapı, tesis ve müştemilatlar bedelsiz olarak Hazineye intikal edecek. Yatırımcı bunlar için herhangi bir hak ve bedel talep edemeyecek.
Bakanlığın tasarrufuna geçen taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı tesis edilmesi ve tahsisi iptal edilen taşınmazların üzerinde yatırımcılar lehine tesis edilen irtifak haklarının terkin edilmesi işlemleri, Bakanlığın onayıyla yapılacak.
Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleriyle, turizm merkezleri içinde imar planları ile turizme ayrılan yerlerdeki taşınmazların üzerinde yer alan, Bakanlıktan belgeli turizm tesislerinin yüksek nitelikli ve çevreye duyarlı hale getirilmesi için bu tesislerin plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma koşullarıyla projelendirilmelerine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı yönetmelik çıkarabilecek.
TBMM Başkanvekili Levent Gök, teklifin 11. maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi.
Aradan sonra komisyonun yerini almaması üzerine Futbol Maçlarında ve Diğer Spor Müsabakalarında Bütüncül Bir Emniyet, Güvenlik ve Hizmet Yaklaşımı Üzerine Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
TBMM Başkanvekili Gök, gündeme geçmeden önce yaptığı konuşmada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyetin ana hedefinin, çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak, demokrasiyle yönetilmek ve milli iradeyi hâkim kılmak olduğunu dile getirdi.
"Türkiye darbelerden çok çekmiş bir ülke." ifadesini kullanan Gök, darbelerin ve bu tür müdahalelerin Türk toplumunda açtığı yaraların bugün bile sıcaklığını koruduğunu söyledi.
Levent Gök, "Darbelerden çok çekmiş bir ülke olarak, hepimiz, özellikle 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde gerek Meclisimiz gerekse yurttaşlarımızla gösterdiğimiz duyarlılıkla, Türkiye'de darbelere geçit verilmeyeceğini hayatlarımızı ortaya koyarak kanıtlamış bir ulusuz. Bu konuda yurttaşlarımız önemli bir demokrasi sınavı vermiştir." değerlendirmesinde bulundu.
Demokrasiye ulaşmanın meşakkatli ve zor olduğunu ama Türkiye'nin bunu her alanda başaracak olgunlukta olduğunu vurgulayan Gök, "Türkiye'de darbeler bir daha olmayacak demiyorum, konuşulmayacak şekilde siyaset kültürümüzden çıkmıştır. Bugüne kadar gerçekleşen her türlü darbe, muhtıra benzeri tüm girişimleri bir kez daha kınadığımı ifade ediyorum. Bu vesileyle 15 Temmuz şehitlerimizi bir kez daha saygıyla anıyorum." şeklinde konuştu.
TBMM Başkanvekili Gök, 12 Mart 1921'de, Burdur Milletvekili Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı İstiklal Marşı'nın kabul edilerek, Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinin sembolü olduğunu dile getirdi.
İstiklal Marşı'nın bağımsızlığın da sembolü olduğunu belirten Levent Gök, "İstiklal Marşı'mızın yazarı, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy'u saygıyla anıyorum. Bu vesileyle İstiklal Savaşı'mızı gerçekleştirerek modern Türkiye'yi kuran, Atatürk başta olmak üzere bütün silah arkadaşlarını ve can veren bütün yurttaşlarımızı bir kez daha saygıyla anıyorum, huzurları önünde minnetle eğiliyorum." dedi.
Genel Kurulda, MHP Ankara Milletvekili Nevin Taşlıçay, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü", AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu Ban, "12 Mart Erzurum'un Kurtuluşu ve kurtuluşun kahraman kadınları", CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin ise "Kamudaki kadın personellerin sorunları"na ilişkin gündem dışı konuşma yaptı.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, "İstiklal Marşı"nın kabul edilişinin 99'uncu yılında Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, merhum Mehmet Akif Ersoy'u ve bütün kahramanları saygıyla ve rahmetle andığını belirtti.
Türkiye'nin, darbe dönemlerinden çok zarar gördüğünü ve bu anlamda yorgun bir ülke olduğunu belirten Türkkan, "Demokrasi dışında hiçbir müdahaleyi kabul etmiyor ve şiddetle kınıyoruz. Milletin verdiği yetkiyi yine milletin sandıkta değiştirme iradesine inanıyoruz ve inanmaya da devam edeceğiz." dedi.
Koronavirüs vakasının açıklanmasından sonra vatandaşların marketlere ve eczanelere adeta hücum ettiğini ve rafları boşalttığını vurgulayan Lütfü Türkkan, "Bu durum gittikçe artacağa benziyor. Yeteri kadar ürün stoku var mı? Ürünlerin yetişemediği yerlerde nasıl tedbirler alınacak? Bu konuda hükümeti tedbir almaya davet ediyoruz. Ayrıca, temel gıda ve medikal eşyaların fiyatlarını fahiş şekilde artırarak fırsattan istifade eden sözde esnaf da muhakkak tespit edilip gerekli cezai işlemler ivedilikle yapılmalı, vatandaşın mağduriyeti ortadan kaldırılmalıdır." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Türkiye'nin darbelerden çok çektiğini, bu darbelerin, demokrasinin sekteye uğramasına, sosyal huzursuzluğa ve siyasal istikrarsızlığa sebep olduğunu belirtti.
1971'de sivil siyasetin önünün darbeciler tarafından kesildiğini, demokratik seçimlerle iktidara gelen milli iradenin vesayet odaklarınca hükümetten uzaklaştırıldığını anımsatan Akçay, 27 Mayıs 1960'tan bu yana gerçekleşen darbelere ilişkin değerlendirmede bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Akçay, "Biz bu acı tecrübeleri daha farklı formatlarda 15 Temmuz'daki hain FETÖ girişiminde yaşadık. 15 Temmuz'da ihanet odakları milli iradeyi yok etmek istemiş, ülkemizi bir işgale uğratarak parçalamayı hedeflemiş ancak milletimiz ve TBMM, darbecilerin karşısına çıkarak kendi iradesine sahip çıkmıştır." dedi.
İstiklal Marşı'nın kabulünün 99'uncu yılının saygı, minnet ve gururla anıldığını dile getiren Akçay, "İstiklal Marşı'mız esirliğe karşı hürriyettir, yılgınlığa karşı azimdir, korkaklığa karşı cesarettir, bozgunculuğa karşı birliktir. İstiklal Marşı'mız milli onurun dirilişi, bağımsızlık ateşinin kor alevidir." ifadelerini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, 49 yıl önceki askeri darbenin demokrasi ve özgürlük isteyenlere, işçilere, aydınlara gençlere ve toplumun tamamına yönelik önemli bir kıyım dönemini başlattığını söyledi. Oluç, "Demokrasinin üzerine şal örtmeye kalkışan kim olursa olsun, o, demokrasiye, adalete, hukuka ve özgürlüklere karşıdır." diye konuştu.
Bugünkü iktidarın da "demokratik siyasete darbe vurma anlayışından uzak durmadığını" öne süren Hakkı Saruhan Oluç, seçilmişlere, seçmen iradesine ve sandık hukukuna yönelik yargı eliyle darbe yapılmaktan uzak durulmadığını öne sürdü. Oluç, "Biz her türlü darbe girişimine ve darbeye karşı olduğumuzu belirtiyoruz." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 27 Mayıs 1960 darbesinin bütün darbelerin anası olduğunu belirterek, "Amacı, maksadı ne olusa olsun, hududu şümulü, geldiği yön ne olursa olsun darbeler, demokrasiye, özgürlüklere, aziz milletimize ve yüce parlamentoya yöneliktir. Bizim için 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997, 27 Nisan 2007 ve 15 Temmuz 2016 aynı şeydir. Hepsi eşit derece lanetlenmesi gereken, reddedilmesi gereken, demokrasimizin gelişmesini, Türkiye'nin kalkınmasını, milletimizin özgürleşmesini engelleyen hain ve alçak girişimlerdir." dedi.
Altay, 12 Mart'ın aynı zamanda İstiklal Marşı'nın kabulünün de yıldönümü olduğunu dile getirerek, İstiklal Marşı'nın bugün 83 milyonun, dün ise kendi vatanlarını savunmak için yaşamlarını feda eden ataların şehadetini anlatan en güzel belge olduğunu belirtti. CHP'li Altay, milli şair Mehmet Akif Ersoy'un, yazdığı bu şiirle milletin gönlünde taht kurduğunu söyledi.
Bugün, koronavirüs tehdidine karşı birliğe, dayanışmaya ihtiyaç bulunduğunu belirten Altay, Sağlık Bakanlığının tavsiyeleri, genelgeleri ve uyarıları doğrultusunda hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
Grup Başkanvekili Altay, "Okullar kapatılacak mı, Meclis kapatılacak mı, sosyal etkinlikler iptal edilecek mi, üniversiteler tatile girecek mi, partiler kongrelerini yapabilecek mi... Bütün bu sorularda bizim bir tek yere kulak vermemiz lazım; o da Sağlık Bakanlığımızın uyarı ve tavsiyeleridir." dedi.
Koronavirüsün pandemik ilan edilmesinden sonra 5 liralık maskenin 65 liraya, 12 liralık dezenfektan ürünün 120 liraya satılır hale geldiğini belirten Altay, şunları kaydetti:
"Bu kriz fırsatçılarına karşı tedbir alması gereken hükümettir. Hükümetin, Sağlık Bakanlığının tedbirlerini, çalışmalarını çok olumlu bulmakla birlikte, hükümetin kriz fırsatçılarına yönelik akılcı ve doğru adımlar atamadığını da üzülerek ifade etmek zorundayız. Sağlık Bakanlığının yanında krizin ekonomik etkilerinin önceden öngörülüp tedbirlerin alınması maksadıyla Ekonomi, Milli Eğitim, Kültür ve Turizm ve Ticaret Bakanının da kimi adımları şimdiden atmasında fayda vardır. Benim endişem, virüsün bir parça daha yayılması halinde temel gıda da benzer bir fırsatçılıkla Türkiye'nin karşı karşıya kalacağı endişedir. Benim görevim, bir milletvekili olarak hükümeti uyarmaktır. Kriz fırsatçılığına karşı hükümetin ciddi, katı tedbirler almasını istiyorum."
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstiklal Marşı'nın 99 yıl önce bugün Gazi Mecliste kabul edildiğini dile getirerek, "Son yıllarda içeride ve dışarıda verdiğimiz amansız mücadele, aslında İstiklal Marşı'mızın 41 mısrasındaki mananın gereğini bugün de yerine tereddütsüz getirdiğimizin ispatıdır. Yarın da canımızın pahasına İstiklal Marşı'mızın ruh ve manasına bütün milletimizle sonuna kadar sahip çıkacağımızı bütün dünyanın bilmesini isterim." değerlendirmesini yaptı.
Türk demokrasi tarihinde 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra sivil siyasete yapılan ikinci müdahale olarak anılan 12 Mart 1972 muhtırasının 49 yıl geçtiğini anımsatan Akbaşoğlu, bu darbenin, sadece siyasete ve demokrasiye değil, millete ve onun iradesine karşı yapıldığını belirtti.
12 Mart'ın demokrasi adına utanç verici bir darbe olduğunu vurgulayan Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, "Milletimizin iradesini ve inanç değerlerini çiğnemiş her darbe, bir sonrakinin zeminini hazırlamıştır. 15 Temmuz'da gerçekleştirilen hain darbe ve işgal girişimi, aziz milletimizin verdiği net cevapla Türkiye'deki darbe tarihini sona erdirmiş, bu defter sonsuza dek kapatılmıştır." diye konuştu.
Koronavirüs salgını konusunda Sağlık Bakanlığının ve Bilim Kurulunun açıklamalarının takip edilmesi gerektiğini belirten Akbaşoğlu, "Bu konuda bütün sistem işlemektedir. Gerekli tedbirler alınmıştır. Sağlık Bakanlığımızın koordinasyonunda bütün bakanlıklarımız ve birimlerimiz üzerlerine düşenleri hassasiyetle yerine getirmektedir. Şeffaflıkla kamuoyuna bu durumlar an be an paylaşılmaktadır. Bu konuda herhangi bir farklı duruma sebebiyet verilmemesi konusunda azami dikkat gösterilmelidir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda CHP, HDP ve İYİ Parti'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda, gündem dışı konuşmaların ardından grup önerileri ele alındı.
İlk olarak İYİ Parti'nin, "gelir adaletsizliğinin nedenlerinin araştırılması ve gerekli önlemlerin alınması" ile ilgili önerisi görüşüldü.
İYİ Parti Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, Türkiye'de en zengin kesimle en yoksul kesim arasındaki gelir farkının giderek açıldığını söyledi.
Yoksulun daha da yoksullaşmaya, zenginin daha da zenginleşmeye devam ettiğini savunan Erel, "Vatandaşımızın yüzde 75'i borçlu. Borçlular, borcunu borçla kapatmaya çalışıyor." dedi.
HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, gelir dağılımı eşitsizliğini ortadan kaldırmak için sosyal politikalara ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu, gelir adaletsizliğinin giderek arttığını belirtti.
Türkiye'de en yüksek gelir grubunun toplam gelirden yüzde 47,4; en düşük gelir grubunun ise toplam gelirden yüzde 6,3 pay aldığını söyleyen Hancıoğlu, "Bu uçurum her geçen gün derinleşiyor. Bütün bu rakamlar, oranlar Türkiye'de ne kadar büyük gelir adaletsizliği yaşandığının kanıtıdır. Bu tabloyu görmeyen, bu durumdan rahatsız olmayan ya kördür ya da umursamaz." diye konuştu.
AK Parti Kütahya Milletvekili Ahmet Tan da AK Parti'nin iktidara geldiği günden itibaren memlekete ve millete hizmetkâr olduğunu söyledi.
Eğitimden sağlığa, sosyal yardımlardan teşvik ve desteklere, ulaşımdan milli savunmaya kadar birçok hizmeti hayata geçirdiklerini anlatan Tan, 2002'de 36 milyar dolar olan ihracatı 2019'da 180 milyar dolara taşıdıklarını ifade etti.
İYİ Parti'nin önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra HDP'nin, "Gazi Mahallesi'nde 12 Mart 1995'te meydana gelen olayların araştırılması" ile ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.
Yapılan görüşmelerin ardından HDP grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra CHP'nin, "Televizyon dizilerindeki şiddetin toplum üzerindeki etkilerinin araştırılması"na ilişkin önerisi ele alındı.
CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, "Televizyonu açtığımızda hiçbir ayrım gözetmeksizin dizilerden filmlere, çocuk filmlerinden programlara, yarışmalara kadar hayatın her alanında şiddet var." dedi.
Çizgi filmlerde dahi şiddet eylemleriyle karşı karşıya olunduğunu belirten Taşcıer, "Sıradan hayatın olağan akışının bir parçası olarak gösterilen şiddet sahneleri defalarca tekrarlanıyor ve zaman içerisinde de şiddete karşı hissizleşiyoruz." diye konuştu.
AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan, AK Parti iktidarları döneminde dizilerdeki şiddet konusunun, önem verdikleri konuların başında geldiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın özellikle kadına ve çocuğa şiddete ilişkin hassasiyet gösterdiğini söyleyen Gökcan, "İktidarlarımız döneminde çok sayıda mevzuat değişikliği, düzenleme ve kanunla kadınlarımıza pozitif ayrımcılıklar kazandırdık. Kadına şiddeti önlemek için devrim niteliğinde reformlara imza attık. Kadını ve aileyi korumak için bu kadar yasal düzenleme yapan bir iktidarın televizyon dizilerindeki şiddete müsamaha göstermesi düşünülemez bile. Şiddete hiçbir şekilde taviz vermedik, vermiyoruz, vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
CHP grup önerisi de kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, ekonomiye ilişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 8 maddesi daha kabul edildi.
Teklifin kabul edilen maddelerine göre, afet yaşanılan yerlerde elektrik, doğal gaz tüketim bedelleri, tahakkuk, tahsilatlarının süresi ve kapsamı belirlenerek 1 yıla kadar ertelenmesi ile dağıtım, tedarik şirketlerinin söz konusu ertelemeden kaynaklanan anapara haricindeki tüketicilerden tahsil edilmeyen bedellere ilişkin finansman maliyetinin gecikme zammı tutarını geçmemek üzere, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinden karşılanmasına Cumhurbaşkanınca karar verilebilecek.
Finansman maliyeti kapsamına girecek maliyet unsurları da dahil olmak üzere bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenecek.
Türk Standardları Enstitüsü, belirli süreli, geçici nitelikte, özel bilgi ve uzmanlık gerektiren işlerde yurt içinde ve dışında iş akdiyle Enstitü dışından inceleme elemanı çalıştırabilecek. Bunların günlük inceleme ücreti, asgari ücretin aylık brüt tutarının yüzde 25'ini aşmamak üzere Yönetim Kurulunca belirlenecek. Enstitü personelinin disiplin ile ilgili işlemlerini yürütmek üzere merkezde birer disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulu kurulacak.
Kimlik Bildirme Kanunu'nda değişiklikle şehir, kasaba ve köy sınırları içinde bulunan ve kanunda belirtilen yerler dışında kalan her çeşit ticaret ve sanat amacı güden iş yerlerinde çalışanlar, buralarda barındırılanlar, öğrenci yurtları ve benzeri yerlerde çalışanlar, bu yerlerde kalan öğrencilerin bildirimleri, sorumlu işleticilerce genel kolluk kuvvetlerine elektronik ortamda da yapılabilecek. Bu kapsamda elektronik ortamda yapılan bildirimler, genel kolluk tarafından köy ve mahalle muhtarlarıyla paylaşılacak.
Aylık bağlanan ve çalışmaya devam eden maluller ile harp malullerine, vazife malullüğü aylığı bağlanma tarihinden sonra geçen hizmetleri esas alınarak, en az 20 yıllık sigortalılık süresi ve 5 bin gün prim ödeme şartıyla talepleri halinde yaşlılık aylığı da bağlanacak.
Faaliyet izni almadan veya faaliyet izin belgesine aykırı olarak düzenleme kapsamındaki yivsiz tüfek, spor ve nişan tüfek ve tabancaları imal eden fabrika veya imalathane kuranlar, işletenler, iş yerleri ya da ikametgahlarında bu silahları imal edenler ile bunu kanundaki esaslara aykırı olarak yapanlar, 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 500 günden 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak.
Bu şekilde üretilen yivsiz tüfek, spor ve nişan tüfek ve tabancaları satanlar, satışına aracılık edenler ile satış amaçlı taşıyanlar, nakledenler veya bulunduranlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 100 günden 500 güne kadar adli para cezası uygulanacak. Satıcılık belgesi olmadan satış yapanlar ile yivsiz tüfek satın alma belgesi olmayan kişiye satış yapan veya ihraç kayıtlı tüfeği yurt içine satanlara da bu cezalar verilecek.
Yivsiz tüfek, spor ve nişan tüfek ve tabancalarının herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla ticari reklamı veya tanıtımı yapılamayacak; kullanılmasını özendiren, teşvik eden kampanyalar düzenlenemeyecek. Buna aykırı hareket edenlere Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a göre idari para cezaları mahalli mülki amir tarafından uygulanacak. İdari işleme konu ihlalin 1 yıl içinde tekrar edilmesi halinde idari para cezaları üç katına çıkarılacak.
Faaliyet izin belgesi sahiplerine ait kurumsal internet siteleri ve sosyal medya hesapları, fuarlara katılım için hazırladıkları materyaller ile avcılık ve atıcılık üzerine tematik yayın yapan televizyon kuruluşları ve süreli yayınlarda yapılan reklam veya tanıtım bu yasağın dışında tutulacak.
Turizmi Teşvik Kanunu'nda yapılan değişiklikle Kültür ve Turizm Bakanlığınca tahsisi iptal edilen taşınmazların üzerinde yatırımcılar lehine tesis edilen irtifak haklarına ilişkin terkin davalarında basit yargılama usulü uygulanacak.
Tahsisi iptal edilen ve irtifak hakları terkin edilen veya tahsis süreleri sona eren taşınmazlar üzerinde bulunan yapı, tesis ve müştemilatlar bedelsiz olarak Hazineye intikal edecek. Yatırımcı bunlar için herhangi bir hak ve bedel talep edemeyecek.
Bakanlığın tasarrufuna geçen taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı tesis edilmesi ve tahsisi iptal edilen taşınmazların üzerinde yatırımcılar lehine tesis edilen irtifak haklarının terkin edilmesi işlemleri, Bakanlığın onayıyla yapılacak.
Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleriyle, turizm merkezleri içinde imar planları ile turizme ayrılan yerlerdeki taşınmazların üzerinde yer alan, Bakanlıktan belgeli turizm tesislerinin yüksek nitelikli ve çevreye duyarlı hale getirilmesi için bu tesislerin plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma koşullarıyla projelendirilmelerine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı yönetmelik çıkarabilecek.
TBMM Başkanvekili Levent Gök, teklifin 11. maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi.
Aradan sonra komisyonun yerini almaması üzerine Futbol Maçlarında ve Diğer Spor Müsabakalarında Bütüncül Bir Emniyet, Güvenlik ve Hizmet Yaklaşımı Üzerine Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
