2020-04-09 - 17:39
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk 10 maddesi kabul edildi.
Meclis Başkanvekili Gök, koronavirüs önlemleri kapsamında Genel Kurulu maske takarak yönetirken, milletvekilleri de yerlerinden ve kürsüden yaptıkları konuşmalarda maskelerini çıkarmadı.

Gök, milletvekillerinden sosyal mesafeyi koruma konusunda özenli olmasını istedi.

Başkanvekili Gök, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, koronavirüs salgınının toplum psikolojisine etkisi konusunda yaptığı konuşmada, salgının dünyayı kasıp kavurduğunu belirterek, mücadelenin en etkili yolunun sıfır temas olduğunu kaydetti.

Devletin bu süreçte tüm kurumlarıyla milletin hizmetinde bulunduğunu belirten Çilez, Amasya Şeker Fabrikası'nda alkol üretiminin sürdüğünü, bu süreçte benzer ürünlerin üretiminin sürmesi gerektiğini ifade etti.

Hasan Çilez, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde düzenlenen yardım kampanyasında, toplanan paradan çok dayanışmanın önemli olduğunu dile getirerek, ortak değerlere bağlılık, birlik beraberlik duygularının pekişeceğini söyledi. Çilez, salgınla mücadelede emeği geçen herkese de teşekkür etti.

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, salgına karşı sosyal devlet uygulamaları hakkındaki konuşmasında, hayatını kaybedenlerin, verilen sayıların çok daha üstünde olduğunu ileri sürdü. Emir, çok ciddi, katı ve zamanında önlemler almak gerektiğini ifade etti.

İnsanlara hala bedava maske dağıtımı yapılamadığını iddia eden Emir, sadece maske dağıtmak için bile büyükşehir belediyelerinin imkânlarından faydalanılması gerektiğini söyledi.

İYİ Parti Erzurum Milletvekili Muhammet Naci Cinisli, koronavirüsün Türkiye ve dünyadaki yankıları hakkındaki konuşmasında, ırkçılığın bu süreçte yükseldiğini ifade etti.

Krizin, siyasi liderliklerin toplumların sorun ve menfaatlerinden ziyade kendi siyasi ikbal ve menfaatleri ile meşgul olduklarını apaçık ortaya koyduğunu savunan Cinisli, insanlığın ve demokrasinin tehdidi olan gelişmeler karşısında, demokrasi, medeniyet, sivil toplum, hür düşünce ve hür teşebbüsün yanında saf tutmanın, kalkınmacı, milliyetçi demokratların görevi olacağını belirtti.

Bu süreç sırasında yaşanacak siyasi gelişmeler karşısında Türkiye'nin hazırlıklarını yapması gerektiğini kaydeden milletvekili Cinisli, "On yıllardır dünyanın liderliğine soyunmuş, kurumlarının ve sistemlerinin mükemmelliğiyle övünen ve bunların yaygınlaşmasını isteyen Batı ülkeleri bugün aslında toplumsal, siyasal ve kurumsal anlamda pek çok meselede ciddi eksiklikleri olduğu gerçeğiyle yüzleştiler." dedi.

Cinisli, ülkelerin bu tip krizlerle mücadelede yalnız olduğunu, küresel koordinasyonda ciddi sıkıntılar yaşandığının da görüldüğünü aktardı.

Bu süreç sonunda AB içinde farklı birliklerin doğabileceğine değinen Iyi Parti'li Cinisli, Türkiye'nin de Akdeniz ülkeleriyle yeni bir organizasyonda bulunmasının gündeme alınmasını tavsiye etti.

TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından grup başkanvekilleri söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, vatandaşların, dağıtılan maske torbalarını alırken utanıp sıkılmamasını, çünkü yapılan yardımların hediye olmadığını, vatandaşların vergileriyle alındığını söyledi.

Lütfü Türkkan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul İl Müdür Yardımcısı Noğay'ın, sosyal medyadan yaptığı paylaşımla insanlık dışı bir harekete şahit olunduğunu, bu davranışı nedeniyle görevden alındığını anımsatarak, böyle bir kişinin çalıştırılmasını eleştirdi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, koronavirüs salgınının küresel, mücadelenin ise ulusal olduğunu belirterek, devletin insanı yaşatma gayretiyle her türlü imkânını seferber ettiğini dile getirdi.

Akçay, ikinci Bilim Kurulunun oluşturulması ve aşı çalışmalarının da umut verici olduğunu söyledi.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, devletin yardımda bulunmak yerine halk desteğine ihtiyacı olduğunu ilan ettiğini savundu.

İstanbul'daki işçi mahallelerinde virüsün hızla yayıldığını, Bağcılar, Bayrampaşa ve Esenyurt'takilerin kendilerini izole edemediğini öne süren Beştaş, özellikle bu bölgelerde acil tedbirler alınması gerektiğini belirtti.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, İstanbul'da 31 Mart'a kadar Kovid-19 olmayan, bulaşıcı hastalık tanısıyla defnedilmiş 300 kişi olduğunu, İzmir'de 60 vaka olduğunu belirtti.

Özel, önceki yıllarda aynı tarihlerde böyle vakalar bulunmadığını, açıklanan sayılarda bunların olmadığını söyledi.

Özgür Özel, Meclis'te Kovid-19 komisyonu kurulması ve bunun ciddiyetle ele alınması gerektiğini ifade etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar İl Müdür Yardımcısı Nail Noğay üzerinden yapılan eleştirilere yanıt verdi.

Bu kişinin yaptığı şeyin utanç verici olduğunu vurgulayan Zengin, "Bu kişi 1988'de işe başladı. Bu yüzden o yıla bakılması gerekir. Bu, bizim sorumluluğumuzu ortadan kaldırmıyor. 32 yıllık bir memur. Bu kadar sene devlette çalışıp, devlet olmanın ruhuna dair hiçbir şey öğrenememiş. Yanlış yapan kimse, bizim bakanlığımız bünyesinde, bizim bakanımız da atamışsa, kim yaparsa yapsın, yanlış yanlıştır. Biz bunun sonuna kadar takipçisiyiz. Nail Bey hakkında hukuken yapılabilecek ne varsa sonuna kadar yapacağız. Mümkünse de memuriyetten atılmasıyla ilgili gayret sarf edeceğiz. Bunu hep beraber takip etmemiz lazım. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu lafı söyleyen adam, herhalde o noktaya gelene kadar buna benzer bir ton iş yapmıştır."

Kendileri ve Sağlık Bakanlığıyla ilgili bir suç isnat edildiğini, suç uydurulduğunu belirten Özlem Zengin, sahte ölçümler, sahte testlerle farklı bir tablo inşa edildiğinin öne sürüldüğünü söyledi.

Bilim Kurulu üyelerinin televizyonlara çıktığını, bazen birbirinden farklı şeyler söylediğini, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın gün gün yaklaşan tehlikeyi anlattığını vurgulayan Zengin, Sağlık Bakanlığının sadece teste değil, bulgulara da bakarak bir netice ortaya koyduğunu kaydetti.

Özlem Zengin, Türkiye'de yapılanların dünyada takdir edildiğini de dile getirdi.

Meclis Başkanvekili Levent Gök ise Genel Kurulda zaman zaman milletvekilleri arasında tartışmalara işaret ederek, milletvekillerini uyardı.

Gök, şöyle konuştu:

"Sosyal mesafeye uyulması konusunda Meclis'te problemler yaşanıyor. Bu görüntü milletvekilleri olarak, topluma örnek olacak kişiler olarak bizler için hoş bir şey değil. Medeni bir tartışmanın sürmesi mümkündür. Kimsenin kimseye yaklaşarak, görünmeyen bir düşmanı bulaştırma riskiyle karşı karşıya bırakma hakkı yoktur. Bu konuda dikkatli olacağız. Bunlara en başında bizler uyacağız. Burada dün yaşanan kimi tartışmaların medyada, 'Milletvekilleri sosyal mesafeye uymadılar' diye lanse edilmesi hepimizi üzmeli. Hepimizin yapması gereken, sosyal mesafe konusundaki önceliğimizi ve görevimizi eksiksiz yerine getirmektir. Bu anlayışı hepinizden bekliyorum."

Daha sonra İYİ Parti'nin "sağlık sisteminin ve sağlık çalışanlarının sorunları"nın araştırılması hakkında verdiği grup önerisi görüşüldü. Önerge, müzakerelerin ardından kabul edilmedi.

Önergenin görüşülmesinin ardından Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulunda görüşülen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerinde milletvekilleri söz aldı.

İYİ Parti Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, kanun teklifinin TBMM Adalet Komisyonundaki görüşmelerinde bir madde üzerinden yaptığı teşekkürün, suistimal edildiğini, bunun, teklifin tamamını kabul ettikleri anlamına gelmediğini ifade etti. Erel, "Maddenin bu kadar dolambaçlı, anlaşılmaz yazılmasının ardından ister istemez kafamızda sorular oluşmuştu. Onun yerine şunu niye yazmadınız; cinsel suçlar, nitelikli olanlar, 102/2, 103, 104/2 ve 3 'Bunların infazı aynen 3/4 kalacak.' deseydiniz. Cinsel suçlar, çocuklar tarafından işlenen suçlar, bunların karşısına indirim oranlarını doğrudan doğruya yazmış olsaydık bu problem ortaya çıkmazdı." diye konuştu.

MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, teklifin, bir af olmadığını, sadece infaz sürelerinde değil, İnfaz Hâkimliği Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu başta olmak üzere toplam 11 kanunda değişiklik yaptığını anımsattı.

Kanun teklifinde ceza infaz sürelerinde kalıcı değişikliğe gidildiğini dile getiren Öztürk, şöyle devam etti:

"Bu kapsamda teklifimiz, terör, cinsel suçlar, uyuşturucu madde ticareti suçu, kadına karşı şiddet, kasten adam öldürme, özel hayatın gizliliği, devlet hayatı aleyhine işlenen suçlar, kasten adam öldürme suçu hariç olmak üzere diğer suçlar bakımından 2/3 olan genel infaz oranını 1/3 olarak düzenlemektedir. Örnek vermek gerekirse karısının yüzüne kezzap atmış olanlar, çocuğuna veya öğrencisine cinsel istismarda bulunmuş olanlar bu düzenlemeden faydalanamayacaktır. Kanun teklifimiz ceza infaz sisteminde çok sayıda yenilikler öngörmektedir. Kanun teklifimizle özellikle 0-6 yaş arası çocuğu bulunan kadınlar, yaşlılarla ilgili kademeli olarak konutta infaz sisteminin kapsamı ve şartları kolaylaştırılmakta ve genişletilmektedir. Yeni doğum yapmış, üç yıl ve altı hapis cezasına mahkûm olan kadın hükümlülerin de yine cezaları konutlarında infaz edilebilecektir."

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, CHP olarak affa karşı olmadıklarını belirterek, "Ancak nasıl bir af? Düşünce suçları, gazeteciler ve topluma kazandırılmasında mahsur olmayan hükümlüler için af çıkarılmasına elbette karşı değiliz. Bu yasaya vicdan ve adaleti koymak istiyoruz. Bu yasaya evrensel hukuk normları hâkim olsun istiyoruz. Bu yasanız ne adaletli ne de adil; eşit hiç değil. Yasa bu haliyle vicdansızdır, adaletsizdir. Ya bu teklifi vicdanlı ve adaletli bir yasaya dönüştürürüz ya da karşınızda CHP'yi bulursunuz." diye konuştu.

Antmen, eğer toplumsal barışı sağlamıyorsa, hukuksuzluğu önlemiyorsa adalete ve hakkaniyete uygun değilse, vatandaşların tamamının gönlü razı değilse buna af veya infaz düzenlemesi demenin doğru olmayacağını söyledi.

Teklifte bazı suçlar için koşullu salıvermenin olduğunu ancak tutukluların basın çalışanları olmadığını ifade eden Antmen, "Adamlar sadece anayasal olarak vatandaşı bilgilendirme haklarını kullandıkları için cezaevindeler ama bu teklifin hiçbir yerinde yoklar. Düşünce suçluları hiç yok." dedi.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili, AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, teklifin geneli üzerindeki görüşmelerde, kapsam dışı tutulan suçlar bakımından tartışmaların yapıldığını ancak diğer olumlu düzenlemelerin, kamuoyu tarafından yeterince öğrenilemediğini belirtti.

Tunç, "Bu teklifte 'adalet yok.' deniyor. Tabii ki kapsam dışı tutulan terör suçları bakımından eğer bunun kapsam dışı tutulmasından rahatsız oluyorsanız o sizin bileceğiniz iş. Cinsel suçlar, uyuşturucu ticareti ve diğer toplumsal hassasiyeti gözeterek hazırladığımız istisnalar bakımından eğer 'adalet yok' diyorsanız onu kamuoyunun takdirine bırakıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Kanun teklifinin hedefinin, ceza adaletine uygun, suçlunun ıslahını ve topluma kazandırılmasını sağlayacak, kalıcı infaz rejimini getirmek olduğunu ifade eden Tunç, şunları kaydetti:

"Teklifin amacı cezaevlerini boşaltmak değil. Evet, geçici maddelerde koronavirüs salgını nedeniyle alınacak tedbirler bakımından cezaevlerindeki salgın riskini ortadan kaldıracak düzenlemeler var ama kalıcı maddelere baktığımız zaman infaz sistemimizde, özellikle hukuk devleti ilkesine uygun, daha çağdaş, daha modern bir infaz rejimine uygun düzenlemeler yapıldığını görüyoruz. Cezaevlerindeki doluluğun sebebi, 2005 yılında Ceza Kanunu'nda yapılan ceza artışları ve İnfaz Kanunu'ndaki 1/2'lik infaz süresinin üçte 2'ye çıkmasından dolayı. Her iki kanundaki hem cezaların artışı hem de hükümlülerin cezaevindeki kalış süresinin yüzde 40'dan yüzde 66'ya çıkmış olması ve istinaf mahkemelerinin devreye girerek, istinafta 5 yılın altındaki suçların kesinleşmiş olması, istinafın devreye girmesi nedeniyle de Yargıtayın, önündeki dosyaları hızlandırarak karar vermiş olması, bir de bunun üstüne 15 Temmuz darbe girişimi, cezaevlerindeki doluluğu artırdı. Bu problemin de çözülmesi gerekiyor. Teklif, bu amaca yönelik geçici maddeler de içeriyor. Toplumsal hassasiyet açısından bazı suçların cezalarında da artışlar yapıldı. Bunlardan kasten yaralama suçunun canavarca hisle işlenmesi durumunda ceza bir kat daha artırılacak. Örgüt suçunun cezası artırılıyor, burada alt sınır 1 yıldan 4 yıla çıkarılıyor. Tefecilik suçunun cezası artırılıyor. Kadına şiddet, cinsel istismar, çocuk istismarı, bunlar AK Parti'nin kırmızı çizgileridir. Bu suçların cezalarını dünyada en yüksek veren ülke Türkiye. Avrupa hukukuna bir bakın, orada çocuk istismarında 18 yıllık üst sınır, bizde alt sınır. Bunu yapan bu Meclis, öncülüğünü yapan da AK Parti'dir. O nedenle bu konular üzerinden sosyal medyada yalan beyanlarla bizi karalamaya yeltenmeyin."

TBMM Adalet Komisyonu Üyesi, AK Parti İstanbul Milletvekili Abdullah Güler, sorular üzerine Türkiye'deki hiçbir cezaevinde koronavirüs vakasıyla ilgili bir durum olmadığını bildirdi.

Daha sonra kanun teklifinin maddelerine geçildi.

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****