2011-07-29 - 15:00
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, geçen
yılki YAŞ'tan önce yargı kullanılarak bazı kişilerin tutuklandığını, bu yıl bu
yöntemin başka bir versiyonunun uygulamaya konulduğunu iddia ederek, ''YAŞ
sürecinden kötü kokular geldiğini düşünüyorum'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, geçen
yılki YAŞ'tan önce yargı kullanılarak bazı kişilerin tutuklandığını, bu yıl bu
yöntemin başka bir versiyonunun uygulamaya konulduğunu iddia ederek, ''YAŞ
sürecinden kötü kokular geldiğini düşünüyorum'' dedi.
Tarhan, TBMM'de düzenlediği basınla sohbet toplantısında, gündemdeki
konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in, ''Terörle mücadelede muhalefetten
makul destek bekliyoruz'' açıklamasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması
üzerine Tarhan, terörle mücadele konusunda, AK Parti, CHP ve MHP grup
başkanvekillerinin imzaladığı 15 Temmuz tarihli metnin, CHP'nin terörle
mücadeleye desteğine ilişkin bir karine olduğunu söyledi.
Tarhan, 2 gün önce yaptığı basın açıklamasında, ''İktidarın terörle
mücadele konusunda ne yapmak istediğini bilmek istiyoruz, fakat bilmiyoruz''
dediğini anımsatarak, bu konuda anamuhalefet ve muhalefetin bilgilendirilmesi
gerektiği yönündeki düşüncesini tekrarladı.
''YAŞ sürecinden kötü kokular geldiğini düşünüyorum'' diyen Tarhan, geçen
yılki YAŞ'tan önce yargı kullanılarak bazı kişilerin tutuklandığını, bu yöntemin
bu yıl başka bir versiyonunun uygulamaya konulduğunu savundu. Tarhan, ''Orduyu
kendi anlayışı çerçevesinde dizayn etme çalışmasının özgün bir örneğini yeniden
izliyoruz'' dedi.
CHP'li Tarhan, Kırşehir'de yerel basında görev yapan bir gazetecinin, AK
Parti'li bir belediye ile ilgili haberi nedeniyle 10 ay karşılığı 300 gün adli
para cezasına çarptırıldığını anımsattı. Bu gazetecinin ayrıca 375 gün
gazetecilik mesleğinden men edildiğini de ifade eden Tarhan, şöyle konuştu:
''Bir gazeteci, gazetecilik mesleğinden men edilemez. Yerelden genele
dalga dalga yayılacak bir gözdağı tohumu ekiliyor. Gazeteciler daha önce kapalı
kapılar ardında sindirilirken, artık yargı kullanılarak susturulacaklar. Bu karar
da bunun müjdecisidir. Onurlu gazetecilerin verilen bu mesajı iade etmesi
gerekiyor.''
Emine Ülker Tarhan, CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal ile ilgili
AİHM'ne yapılacak başvuru ile ilgili bir soruyu yanıtlarken, başvuruya ilişkin
çalışmaların sürdüğünü söyledi. Bugüne kadar bununla ilgili emsal bir karar
olmadığını, bunun ilk karar olması için çalışacaklarını ifade eden Tarhan,
''Yaşam hakkının tehlikeye atılması sorunu olduğu için, daha kısa bir sürede ele
alınacağı konusunda umutluyum'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''Her şeyin Öcalan'ın kontrolünde
olmadığına'' ilişkin açıklamasının sorulması üzerine Tarhan, ''Böyle bir açıklama
yapabilmek için, birtakım görüşmeler yapılması gerekir diye düşünüyorum. Bu,
Sayın Başbakan'ın Öcalan'la görüştüğüne karine de teşkil edebilir diye
düşünüyorum. Herhalde görüşmüşler ki bu konuda bu kadar net bilgi sahibi. Böyle
somut bir mesaj verebildiğine göre, muhtemelen kapalı kapılar ardındaki
görüşmeler hala sürüyor. Silahların toplumun üzerine çevrildiği bir noktada,
terörle kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıkların çok ciddi tehlike
yaratacağını düşünüyorum'' diye konuştu.
CHP'li Tarhan, bir gazetecinin, ''muhtemelen IRA modelinin inceleneceği
İngiltere, İskoçya ve İrlanda gezisine katılan heyette CHP Genel Başkan
Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu'nun da yer almasının, parti yönetiminin kararı olup
olmadığını'' sorması üzerine, bu gezinin bir inceleme gezisi olduğunu söyledi.
Tarhan, orada sürecin nasıl geliştiği konusunda gözlem yapılacağını, onun dışında
sonuç yaratıcı bir etkisi olmadığını, CHP'lilerin de izleyici olarak geziye
katıldıklarını ifade etti.
MHP'lilerin ''CHP'nin bu geziye katılmasını şer ittifakı'' olarak
nitelendirdiği anımsatılan Tarhan, ''Çok yanlış bir değerlendirme. Biz her konuda
bilgi sahibi olmak isteriz'' dedi. CHP'li Tarhan, her türlü oluşumun
incelenebileceğini, ancak bunun, o modelin uygulanacağı ya da model alınacağı
anlamına gelmemesi gerektiğini bildirdi.
Tarhan, başka bir soru üzerine, ''Yıllardır uygulanan bir AKP klasiği
var. Bir kurumu yok etmek, itibarsızlaştırmak suretiyle, kendi alternatif
yapılanmasını oluşturmak konusunda bir uzmanlık geliştirdi. Sürekli suçlanarak,
lanetlenerek yargı itibarsızlaştırıldı ve yeni bir yargı yapısı oluşturmanın
meşru zemini oluşturulmaya çalışıldı. Kadrolaşma için bu yapıların
kullanılacağını düşünüyorum. Mevcudun 3 katı bir görevlendirme yapılarak,
kadrolaşma olacakmış'' diye konuştu.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'in, ''kadına yönelik şiddet
konusunda yaptığı çağrıya'' ilişkin görüşü sorulan Tarhan, bunun sadece cezai
önlemlerle giderilebileceğine inanmadığını söyledi.
Bir zihniyet sorunu da olduğunu dile getiren Tarhan, Anayasa'ya kadına
yönelik pozitif ayrımcılık maddesi konulduğunu, ancak kadına yönelik şiddetin
giderek arttığını bildirdi. CHP'li Tarhan, ''Bakanlığın adından kadın kelimesinin
indirilmesinin bile, topluma ve kolluk güçlerine verilen örtülü bir mesaj
olduğundan; sadece aile içindeki kadının korunmaya değer olduğu mesajının
algılamasından endişe ediyorum'' diye konuştu.
Tarhan, PKK'nın terör örgütü olduğunu ifade ederek, ''Silahların
gölgesinde herhangi iyi bir şey, sağlıklı bir tartışma yapmanız mümkün değildir.
PKK uyuşturucudan rant sağlıyor, IRA ilgili bildiğim şöyle bir şey var: IRA
mensubu bombayı koyuyor, bir saat sonra 'orada bir bomba var, bilginiz olsun'
diye telefon ediyor. Böyle bir karşılaşma yapmak, PKK'nın nerede olduğunu
göstermek açısından uygun olur'' dedi.
(15.00)
yılki YAŞ'tan önce yargı kullanılarak bazı kişilerin tutuklandığını, bu yıl bu
yöntemin başka bir versiyonunun uygulamaya konulduğunu iddia ederek, ''YAŞ
sürecinden kötü kokular geldiğini düşünüyorum'' dedi.
Tarhan, TBMM'de düzenlediği basınla sohbet toplantısında, gündemdeki
konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in, ''Terörle mücadelede muhalefetten
makul destek bekliyoruz'' açıklamasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması
üzerine Tarhan, terörle mücadele konusunda, AK Parti, CHP ve MHP grup
başkanvekillerinin imzaladığı 15 Temmuz tarihli metnin, CHP'nin terörle
mücadeleye desteğine ilişkin bir karine olduğunu söyledi.
Tarhan, 2 gün önce yaptığı basın açıklamasında, ''İktidarın terörle
mücadele konusunda ne yapmak istediğini bilmek istiyoruz, fakat bilmiyoruz''
dediğini anımsatarak, bu konuda anamuhalefet ve muhalefetin bilgilendirilmesi
gerektiği yönündeki düşüncesini tekrarladı.
''YAŞ sürecinden kötü kokular geldiğini düşünüyorum'' diyen Tarhan, geçen
yılki YAŞ'tan önce yargı kullanılarak bazı kişilerin tutuklandığını, bu yöntemin
bu yıl başka bir versiyonunun uygulamaya konulduğunu savundu. Tarhan, ''Orduyu
kendi anlayışı çerçevesinde dizayn etme çalışmasının özgün bir örneğini yeniden
izliyoruz'' dedi.
CHP'li Tarhan, Kırşehir'de yerel basında görev yapan bir gazetecinin, AK
Parti'li bir belediye ile ilgili haberi nedeniyle 10 ay karşılığı 300 gün adli
para cezasına çarptırıldığını anımsattı. Bu gazetecinin ayrıca 375 gün
gazetecilik mesleğinden men edildiğini de ifade eden Tarhan, şöyle konuştu:
''Bir gazeteci, gazetecilik mesleğinden men edilemez. Yerelden genele
dalga dalga yayılacak bir gözdağı tohumu ekiliyor. Gazeteciler daha önce kapalı
kapılar ardında sindirilirken, artık yargı kullanılarak susturulacaklar. Bu karar
da bunun müjdecisidir. Onurlu gazetecilerin verilen bu mesajı iade etmesi
gerekiyor.''
Emine Ülker Tarhan, CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal ile ilgili
AİHM'ne yapılacak başvuru ile ilgili bir soruyu yanıtlarken, başvuruya ilişkin
çalışmaların sürdüğünü söyledi. Bugüne kadar bununla ilgili emsal bir karar
olmadığını, bunun ilk karar olması için çalışacaklarını ifade eden Tarhan,
''Yaşam hakkının tehlikeye atılması sorunu olduğu için, daha kısa bir sürede ele
alınacağı konusunda umutluyum'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''Her şeyin Öcalan'ın kontrolünde
olmadığına'' ilişkin açıklamasının sorulması üzerine Tarhan, ''Böyle bir açıklama
yapabilmek için, birtakım görüşmeler yapılması gerekir diye düşünüyorum. Bu,
Sayın Başbakan'ın Öcalan'la görüştüğüne karine de teşkil edebilir diye
düşünüyorum. Herhalde görüşmüşler ki bu konuda bu kadar net bilgi sahibi. Böyle
somut bir mesaj verebildiğine göre, muhtemelen kapalı kapılar ardındaki
görüşmeler hala sürüyor. Silahların toplumun üzerine çevrildiği bir noktada,
terörle kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıkların çok ciddi tehlike
yaratacağını düşünüyorum'' diye konuştu.
CHP'li Tarhan, bir gazetecinin, ''muhtemelen IRA modelinin inceleneceği
İngiltere, İskoçya ve İrlanda gezisine katılan heyette CHP Genel Başkan
Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu'nun da yer almasının, parti yönetiminin kararı olup
olmadığını'' sorması üzerine, bu gezinin bir inceleme gezisi olduğunu söyledi.
Tarhan, orada sürecin nasıl geliştiği konusunda gözlem yapılacağını, onun dışında
sonuç yaratıcı bir etkisi olmadığını, CHP'lilerin de izleyici olarak geziye
katıldıklarını ifade etti.
MHP'lilerin ''CHP'nin bu geziye katılmasını şer ittifakı'' olarak
nitelendirdiği anımsatılan Tarhan, ''Çok yanlış bir değerlendirme. Biz her konuda
bilgi sahibi olmak isteriz'' dedi. CHP'li Tarhan, her türlü oluşumun
incelenebileceğini, ancak bunun, o modelin uygulanacağı ya da model alınacağı
anlamına gelmemesi gerektiğini bildirdi.
Tarhan, başka bir soru üzerine, ''Yıllardır uygulanan bir AKP klasiği
var. Bir kurumu yok etmek, itibarsızlaştırmak suretiyle, kendi alternatif
yapılanmasını oluşturmak konusunda bir uzmanlık geliştirdi. Sürekli suçlanarak,
lanetlenerek yargı itibarsızlaştırıldı ve yeni bir yargı yapısı oluşturmanın
meşru zemini oluşturulmaya çalışıldı. Kadrolaşma için bu yapıların
kullanılacağını düşünüyorum. Mevcudun 3 katı bir görevlendirme yapılarak,
kadrolaşma olacakmış'' diye konuştu.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'in, ''kadına yönelik şiddet
konusunda yaptığı çağrıya'' ilişkin görüşü sorulan Tarhan, bunun sadece cezai
önlemlerle giderilebileceğine inanmadığını söyledi.
Bir zihniyet sorunu da olduğunu dile getiren Tarhan, Anayasa'ya kadına
yönelik pozitif ayrımcılık maddesi konulduğunu, ancak kadına yönelik şiddetin
giderek arttığını bildirdi. CHP'li Tarhan, ''Bakanlığın adından kadın kelimesinin
indirilmesinin bile, topluma ve kolluk güçlerine verilen örtülü bir mesaj
olduğundan; sadece aile içindeki kadının korunmaya değer olduğu mesajının
algılamasından endişe ediyorum'' diye konuştu.
Tarhan, PKK'nın terör örgütü olduğunu ifade ederek, ''Silahların
gölgesinde herhangi iyi bir şey, sağlıklı bir tartışma yapmanız mümkün değildir.
PKK uyuşturucudan rant sağlıyor, IRA ilgili bildiğim şöyle bir şey var: IRA
mensubu bombayı koyuyor, bir saat sonra 'orada bir bomba var, bilginiz olsun'
diye telefon ediyor. Böyle bir karşılaşma yapmak, PKK'nın nerede olduğunu
göstermek açısından uygun olur'' dedi.
(15.00)
