2010-05-25 - 21:08
TBMM GENEL KURULU...
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TRT'nin istihdam politikasının, ''İşe göre personel'' olduğunu ifade ederek, ''İstihdam edilen personelin, daha önce çalıştıkları kuruluşlar, bir referans oluşturmamaktadır. Liyakat ve kariyer ilkesi esas alınmaktadır'' dedi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TRT'nin istihdam politikasının,
''İşe göre personel'' olduğunu ifade ederek, ''İstihdam edilen personelin, daha önce
çalıştıkları kuruluşlar, bir referans oluşturmamaktadır. Liyakat ve kariyer ilkesi esas
alınmaktadır'' dedi.

Arınç, TBMM Genel Kurulunda, milletvekillerinin sözlü soru önergelerine
yanıt verdi.

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze müdürlüklerindeki hizmetlerin,
kadrolu, işçi, sözleşmeli personel, hizmet alımı yoluyla yürütüldüğünü anımsatan
Arınç, müze müdürlüklerinde, bin 860 kadrolu, 789 işçi, 256 sözleşmeli personel
ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve
Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü bütçesinden 705 güvenlik görevlisi ve
509 temizlik personeli çalıştığını belirtti.

Topkapı Sarayı Müzesi teftişinin 3 Nisan 2007'de başlatıldığını ifade
eden Arınç, ''Müze ve bağlı birimlerindeki tüm eserlerin, envanter defterindeki
bilgilerle karşılaştırıldı; eksik, kayıtsız eser bulunup bulunmadığının,
eserlerin orijinal olup olmadığının tespiti için uzman personelden oluşan bir
komisyonca sayım çalışması başlatıldı. Halen devam eden bu çalışma
tamamlandığında Topkapı Sarayı Müzesi'ndeki eserlere ilişkin daha somut
değerlendirmeler yapılacaktır'' diye konuştu.

Arınç, Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğüne son 6 yılda, kurum dışından
naklen 5, özelleştirilen kamu kurum ve kuruluşlarından 56, açıktan atanan 6,
kurum içi atamayla 13 olmak üzere toplam 80 personelin alındığını belirtti.

Müze Müdürü kadrosunun boş olduğunu, 1/4 derecesinde müdür atanması
halinde ek ödeme dahil yaklaşık bin 600 lira maaş alacağını vurgulayan Arınç,
sözlerini şöyle sürdürdü:

''Özelleştirilen kurumlardan Kültür ve Turizm Bakanlığı şef, koruma ve
güvenlik memuru kadrolarına naklen atanan ve müze müdürlüğünde istihdam edilen
bazı personel, Özelleştirme Kanunu gereği, ücretleri şahsa bağlı olarak
ödendiğinden, müze müdüründen fazla maaş alabilmektedir. Bu maaş farkı, 100 lira
ve üzerinde değişmektedir. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelden
daha düşük ücret alan personelin durumunun düzeltilmesi hususunda, eşit işe eşit
ücret kapsamında çalışmalar devam etmektedir.''

Arınç, televizyonlardaki programların izlenmesine ilişkin çeşitli
araştırmalar yapıldığını, bunların içinde yerli dizilerin izlenmesine ilişkin en
net verilerin, 2006'da gerçekleştirilen ''Televizyon İzleme Eğilimleri
Araştırması'' ile elde edildiğini söyledi.

Radyo ve televizyon yayınlarının düzenlenmesi, denetlenmesi görevinin
RTÜK'e verildiğine dikkati çeken Arınç, kurulun, ilgili yasa hükümlerine uygunluk
açısından programları yayınlandıktan sonra denetlediğini, programlara yayından
önce müdahale etme veya programları yayından kaldırma yetkisi bulunmadığını
vurguladı.

Arınç, yayınların, üst kurul uzmanlarınca titizlikle takip edildiğini,
yasa hükümlerine aykırı yayınlar için rapor düzenlediğini kaydederek,
gerektiğinde yasa hükümleri gereğince kuruluşlara uyarı, özür dileme, program
durdurma, para cezası ve geçici yayın durdurma cezası şeklindeki yaptırımların,
hukuki sürecin tamamlanmasıyla birlikte uygulandığını söyledi.

Bülent Arınç, ilgili kanuna göre, RTÜK üyelerinin, her yıl TBMM
Başkanlığına mal bildiriminde bulunduğunu ifade ederek, Zahid Akman'ın, RTÜK
üyeliğine seçildiği 13 Temmuz 2005'ten itibaren her yıl TBMM'ye mal bildiriminde
bulunduğunu kaydetti.

Başbakan Yardımcısı Arınç, İbrahim Şahin'in TRT Genel Müdürlüğü görevine
başlamasından sonra kurumsal hizmet ihtiyaçlarının yanı sıra Türkiye Radyo ve
Televizyon Kanunu gereğince görev yeri değişikliklerinin olduğunu belirtti.

Havuza personel gönderilmediğini vurgulayan Arınç, ''Kurumun istihdam
politikası, işe göre personel şeklindedir. İstihdam edilen personelin, daha önce
çalıştıkları kuruluşlar, bir referans oluşturmamaktadır. Liyakat ve kariyer
ilkesi, esas alınmaktadır'' dedi.

Şahin'in, göreve başladığı 23 Kasım 2007'den itibaren bin 179 kişinin
emekliye ayrıldığını, 870 kişinin atamasının yapıldığını vurgulayan Arınç,
şunları kaydetti:

''Bu sayıya, mahkeme kararı gereğince yapılan atamalar, 4131 sayılı kanun
gereği yani şehit yakınları, KPSS sonucu yapılan atamalar, mütercim spiker
unvanlı kadrolara, istisnai memuriyet hükümlerine göre yapılan atamalar ile
kurumlar arası naklen atamalar da dahildir.

Diğer yayın kurumlarında olduğu gibi TRT'nin bütün yayınlarının kendi
yapımlarından oluşması mümkün değildir. Ancak TRT'de dış yapım oranı, diğer
Avrupa ülkeleri yayın kurumlarının dış yapım oranından düşüktür. Kurum
yayınlarının çoğu iç yapımlardan oluşmaktadır. TRT'de kurum içi veya kurum dışı
her proje, ilgili komisyonlarca değerlendirilmekte, komisyonların yapımına uygun
gördüğü projeler hayata geçmektedir.''

Türk sanat müziği içerikli ulusal radyo postası TRT-Nağme ve Ankara şehir
merkezine yönelik radyo postası Ankara Radyosu'nun 6 Mayıs 2009'da, Türk halk
müziği içerikli ulusal radyo postası TRT-Türkü'nün 1 Temmuz 2009'da yayına
başladığını anımsatan Arınç, şunları kaydetti:

''Yoğun rekabet ortamı da dikkate alındığında, dinleyici beklentilerinin
karşılanabilmesi için Türk halk ve sanat müziği içerikli yayın yapacak farklı
radyo postalarına ihtiyaç duyulmuştur. TRT-Nağme ve TRT-Türkü postalarının
yayınına, en az düzeyde mali kaynak gerektirecek şekilde mevcut personel, stüdyo
ve verici imkanlarıyla, nüfusu yoğun illerden başlanmıştır. Daha sonra yayınların
alınacak olumlu sonuçlar ve verici yayın frekansı başta olmak üzere, mevcut
imkanların genişlemesiyle, yurt çapında yaygınlaştırılması düşünülmektedir.

Nüfusun yüzde 30'dan fazlası Ankara, İstanbul ve İzmir'de bulunuyor. Bu
şehirlerdeki insanlarımız, kendine has bir dinleyici profili oluşturuyor.
Metropol insanı, özellikle genç ve orta yaş grubunda olanlar, kanat önderlerini
kaybetmiş, neredeyse ilişkilerinde yalnızlaşmıştır. Radyo, dost olma kimliğiyle
bu eksikliği büyük ölçüde doldurabilecektir. Bu dinleyicilerin istek ve
ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte, kent radyolarının hayata geçirilmesi
düşünüldü. Yayınlara Ankara'dan başlanıp, alınacak sonuçların olumlu olması
halinde İstanbul, İzmir ve diğer metropollerde de uygulamaya geçilmesi
planlanmaktadır.''

Arınç, yayınlardan olumlu sonuç alınması halinde, TRT-Nağme'nin yurt
çapında yaygınlaşması, kent radyolarının kurulabilmesi için yeni verici alımı ve
tesisinin gerekebileceğini vurguladı.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan veya herhangi bir çalışma arkadaşının köşe
yazarları hakkında telkin ya da tavsiyede bulunmasının mümkün olmadığını
söyledi.

Arınç, TBMM'de milletvekillerinin soru önergelerine sözlü yanıt verdi.

TRT'nin bazı yayınlarına ilişkin soruya yanıtlarken, Arınç, Başbakan
Erdoğan'ın gündeme ilişkin açıklamalarının her zaman haber değeri taşıdığını
belirtti. Arınç, ''Söz konusu canlı yayınlar bu çerçevede yapılmaktadır.
Muhalefet partilerinin genel başkanlarının gündeme ilişkin açıklamaları da zaman
zaman canlı olarak ekrana getirilmektedir'' dedi.

TRT Yönetim Kurulu'nun ilgili kararıyla One Haber Ajansı ile 2 Ocak 2009
tarihinde sözleşme imzalandığını ifade eden Arınç, anlaşma gereğince firmanın 47
bin 480 dakikalık program üreteceğini belirtti. Arınç, TRT ile One Haber Ajansı
arasında görüntü değil program alımı sözleşmesi imzalandığını, firmanın TRT'nin
talep etmesi halinde programın yanı sıra ücretsiz görüntü ve haber hizmeti de
sağlayacağını anlattı. Arınç, One Haber Ajansı'nın İstanbul Mercan'da kurulan
stüdyolarının kullanılması karşılığında TRT tarafından ayrıca ücret ödenmediğini
söyledi.

Arınç, bir başka soruyu yanıtlarken, TRT'nin ORAN'daki turnike sisteminin
merkez teşkilatı haricindeki personel için otomatik geçişe kapalı olduğunu,
geçici görevlendirme ve eğitim gibi durumlarda personelin istekleri üzerine
turnike sistemine kayıtlarının yapıldığını ifade etti. Personel kartlarının
turnikeleri açmaması veya kartın unutulması gibi durumlarda ziyaretçi girişinden
kayıt yaptırarak, binalara girişin mümkün olduğunu anlatan Arınç, şöyle
konuştu:

''Otomatik turnikeden geçişe kapalı bazı sendika görevlilerinin
belirtilen tarihte otomatik turnikeden geçmek istemesi ve sistemin izin vermemesi
üzerine kayıtlı giriş sistemini kullanmaları gerekirken, bunu yapmayarak güvenlik
tedbirlerine uymadıkları tespit edilmiştir. Önergede belirtilen personel hakkında
ilgilinin, Devlet Bakanı Sayın Mehmet Aydın'ın temaslarını izlemek ve haber
geçmek üzere 3 gün müddetle görevlendirildiği Karadağ Cumhuriyeti'ne gitmemesi ve
ayrıca 4 ve 5 Haziran 2009 tarihlerinde mesaiye gelmemesi üzerine açılan
soruşturma ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince geçici görevden uzaklaştırma
tedbirleri uygulanmış ve ilgili mevzuat uyarınca yeniden göreve
başlatılmıştır.''

Arınç, bazı köşe yazarlarına ilişkin bir soruyu yanıtlarken, ''Önergede
bahsedilen medya gurubu özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyette bulunan ve
özel şirketlerden oluşan bir medya grubu olup, herhangi bir kamu kurum veya
kuruluşu ile bir bağı bulunmamaktadır. Bu nedenle, Sayın Başbakan veya herhangi
bir çalışma arkadaşının bazı köşe yazarları hakkında telkin veya tavsiyede
bulunması mümkün değildir'' diye konuştu.

Anadolu Ajansı tarafından yayına verilen, ''TMO Fındık Piyasasını
Gözetliyor'' başlıklı haber, Ekonomi Haberleri Müdürünce denetlendiğini ifade
eden Arınç, ''Haberin geçilmesiyle ilgili son onay Ekonomi Haberleri Müdürü
tarafından verilmiştir. Basın Kanunun 12. maddesi uyarınca haber kaynağı mahfuz
tutulmuştur. Haber duyumlar üzerine yapılmamıştır. Haberin doğruluğu üzerinde bir
tereddüt bulunmadığından herhangi bir işleme gerek duyulmamıştır'' dedi.

Haberin yayınlanmasının ardından yine aynı muhabir tarafından konunun
diğer paydaşlarıyla da görüşülerek haber yapıldığını söyleyen Arınç, Anadolu
Ajansının tarafsız haberciliğine uygun davranıldığını ve yayıncılık ilkelerine
aykırılık bulunmadığını ifade etti. Arınç, ''Dolayısıyla, Anadolu Ajansına gölge
düşürecek bir durumun olmadığı kanaatine varılmıştır'' dedi.

Bülent Arınç, TRT Yönetim Kurulunca kabul edilen tüm projelerin,
programların bütçelerinin, programın içeriği, niteliği, türü, kişinin ya da
firmanın daha önce yaptığı işler, prodüksiyon için yapılacak harcama kalemleri ve
benzeri yönlerden değerlendirilerek, piyasa koşullarının altında bütçelerle
gerçekleştirildiğini söyledi.

RTÜK'ün programların yayınlanmasının ardından ilgili yasa hükümlerine
göre denetimini yaptığını anımsatan Arınç, soru önergesine konu olan evlendirme
programlarıyla ilgili olarak üst kurul tarafından uyarı, program durdurma, idari
para cezası müeyyidelerinin uygulandığını anlattı.

''Bir Zahmet'' adlı programın kurum dışı yapım olarak bir yabancı firma
tarafından hazırlandığını belirten Arınç, program içerisinde verilen ödüllerin
yapılan anlaşmanın içerisinde yer aldığını ifade etti. Katılan herkese büyük
ikramiye verilmediğini, ödüllerin 500 TL ile 5 bin TL arasında değiştiğini
anlatan Arınç, ''Yapımcı firmadan alınan bilgiye göre programın çekimine bugüne
kadar yaklaşık 700 kişi katılmıştır. Şaka yapılıp programa çıkarılan her kişiden
yayın için belge alınmaktadır'' dedi.

TRT Avaz tarafından hazırlanan yayın akışlarında her gün Orta Asya Türk
cumhuriyetlerinin devlet kanallarının bağlanılarak ortak yayın yapıldığını
anlatan Arınç, şöyle devam etti:

''Bu uygulama sırasında TRT Avaz kanalı logosuyla birlikte o ülkenin tüm
karasal ağında izlenilmektedir. Bu uygulama halen Azerbaycan ve Kırgızistan
devlet televizyonlarıyla başarılı bir şekilde yürütülmekte olup, bu yayın
formatına diğer ülkelerin de dahil edilmesi çalışmaları sürdürülmektedir.
Türkmenistan ile yapılan anlaşma gereği TRT Avaz yayınları her gün saat 15.00 ile
17.00 arasında karasal yayından izlenmektedir.''

Arınç, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 27 Şubat 2008
tarihinden bu yana 179 yeni vakıf kurulduğunu, bunlardan 152'sinin sosyal amaçlı
vakıf olduğunu belirtti.

''Basın mensuplarına resmi kurumlardan haber takip etme olanağı veren
akreditasyon sisteminin kaldırılması yönünde bir çalışmamız bulunmamaktadır''
diyen Arınç, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünce basın kartlarının
kabul görmesi için Maliye, Adalet, İçişleri, Ulaştırma bakanlıkları gibi ilgili
kuruluşlara yazı yazıldığını ifade etti.

Basın kartının, 5549 sayılı suç gelirlerinin Aklanmasının Önlemesi
Hakkında Kanun kapsamında yapılan kimlik tespit işlemlerinde, kimlik tespitine
esas belge olarak kabul edilmesi için MAliye Bakanlığı ve Mali Suçları Araştırma
Kurul başkanlığı nezdinde girişimlerde bulunulduğunu ifade eden Arınç, Basın,
Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün konuyla ilgili çalışmalara devam ettiğini
belirtti.

Arınç, RTÜK'ün görev ve yetkilerini düzenleyen ilgili kanunda yayıncı ile
yapımcı bunlarla üçüncü şahıslar arasındaki hukuki ilişkilere ilişkin bir
düzenlemeye yer verilmediğine dikkati çekti. Bu bakımdan üst kurulun bunlar
arasındaki hukuki ihtilafların çözümüne ilişkin bir görev ve yetkisi
bulunmadığını vurgulayan Arınç, şunları kaydetti:

''RTÜK, radyo ve televizyon yayınlarını 3984 sayılı kanunun 4. maddesinde
yer alan yayın ilkelerine uygunluk açısından izlemekte ve denetlemektedir.
Yayıncı ile yapımcı ve bunlarla üçüncü şahıslar arasında ihtilafların ise genel
hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Show Tv'de yayınlanan 'Korolar
Yarışıyor' adlı programla ilgili olarak Malatya Valiliğince programda yapılan
yarışmada illerinin birinci olmasına rağmen taahhüt edilen okulun yaptırılmadığı
belirtilerek, şikayette bulunulması üzerine RTÜK tarafından 3984 sayılı kanunun
4. maddesinin (j) bendinde yer alan, 'yayıncılığın haksız bir amaç ve bir çıkara
alet edilmemesi ve haksız bir rekabete yol açılmaması' ilkesinin ihlali yönünden
incelenme başlatılmış ve izleme ve değerlendirme dairesi başkanlığınca düzenlenen
raporun üst kurulda görüşülmesi sonucunda üst kurulun kararıyla yayıncı
kuruluştan taahhüdün yerine getirilip getirilmediğinin sorulmasına karar
verilmiştir. Kuruluştan alınacak bilgi doğrultusunda konu RTÜK tarafından
değerlendirilecektir.''

Arınç'ın konuşmasının ardından söz alan CHP Malatya Milletvekili Ferit
Mevlüt Aslanoğlu, ''halkı kandırarak yayın yapan bir şirketin
cezalandırılmamasını üzüntüyle izlediklerini'' söyledi. Televizyonlarda, ''şu
kadar SMS atın, kazanın, bu kadar SMS atın'' sloganlarıyla yayınlar yapıldığına
dikkati çeken Aslanoğlu, ''Buna RTÜK göz yumuyor. 'Gel kardeşim söz verdiğin bu
okul nerede' diye sormuyor. Halkın kandırılmasını önlemek RTÜK'ün görevleri
arasındadır'' diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız da ''Bir Zahmet'' adlı programa
ilişkin sorularının hiçbirine yanıt alamadığını söyledi. Programda, vatandaşlara
hakaret edildiğini öne süren Yıldız, ''Çok reyting alıyormuş. Reytingleri
ölçülüyor mu? Programı izledim, utandım'' dedi.

Arınç ise Aslanoğlu'nun hassasiyetine saygı duyduklarını belirterek,
durumun hukuki bir süreç olduğunu anımsattı. Hukuki sürecin önüne
geçemeyeceklerini belirten Arınç, ''Verdiğimiz cevabı tekrar etmek zorundayız''
dedi. Halkı aldatmaya, yanıltmaya yönelik programlardan ötürü üzüntü duyduğunu
belirten Arınç, bu tür programlarının denetiminin yapılmasının gerektiğini ifade
etti. Bir Zahmet isimli programa katılan vatandaşlardan izin alındıktan sonra
yayın yapıldığını anlatan Arınç, ''O kişi bunun bir şaka olduğunu biliyor ve izin
veriyorsa ne yapılabilir'' sorusunu yöneltti.

TBMM Başkanvekili Meral Akşener, çalışma süresinin tamamlanmasının
ardından birleşimi yarın saat 13.00'te toplanmak üzere kapattı.

(08.53)