2013-03-07 - 12:00
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ HAMZAÇEBİ'NİN BASIN TOPLANTISI?
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, hükümetin basın üzerinde baskı uyguladığını savundu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, hükümetin basın üzerinde baskı uyguladığını savundu.

Basındaki sansürün 2. Meşrutiyet döneminde kaldırıldığını anımsatan Hamzaçebi, " 100 yıl sonra Türkiye, yine basın üzerindeki baskıyı ve basın üzerindeki sansürü konuşuyor" diye konuştu.

Hamzaçebi, hükümete muhalefet olan gazetelere iktidar tarafından baskı yapıldığını ve TRT'nin ve Anadolu Ajansı'nın hükümetin kontrolünde olduğunu iddia etti.

Anayasa'nın 26 maddesinde 'basın hürdür sansür edilemez' maddesinin bulunduğunu anımsatan Hamzaçebi, "Ancak bugün hükümetin basın üzerinde büyük bir baskısı vardır. Basının uygulamış olduğu oto sansür vardır." şeklinde konuştu.

Basının hükümetin hoşuna gitmeyen haberleri kendiliğinde vermediklerini söyleyen Hamzaçebi, basının kendisine oto sansür uygulayarak bunları okuyucuları ile paylaşmadıklarını belirtti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gazetelerin köşe yazarlarını tayin etmeye yarışına girdiğini söyledi.

Başbakan'ın 'batsın bu gazetecilik' sözünü eleştiren Hamzaçebi, " CHP'nin aleyhine manşetler atılırken yaşasın gazetecilik, AKP'nin aleyhine küçük bir haber olunca batsın bu gazetecilik? Manşetlerle gelirken yaşasın gazetecili, manşetlerle gitme süreci başlayınca batsın bu gazetecilik? Yani işine gelirse ne güzel gazetecilik, işine gelmezse batsın bu gazetecilik?" diye konuştu.

Hamzaçebi, tüm vatandaşları basın üzerinde uygulanan baskıya ve oto sansür uygulamasına karşı çıkmaya davet etti. Hamzaçebi, " Basına yapılan sansür doğrudan vatandaşların haber alma özgürlüğünü engellemeye yönelik bir tavırdır. Bu gün bu aşmaya gelmiş olan hükümet, yarın yaşamımızın her alanına müdahale edecektir." dedi.

Hamzaçebi daha sonra bir gazetecinin TBMM Uludere Alt Komisyonu'nda kabul edilen rapor ile ilgili soruya "İlgili komisyondaki iktidar partileri sözcüleri Uludere olayında herhangi bir sorumlu aramanın peşinde değiller. Ortada bir gerçek vardır Uludere'de masum 34 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Hükümete düşen görev bu vatandaşlarımızdan özür dilemesidir ve bu olayın sorumlularını ortaya çıkarmaktır. Ama bu görevi hükümet yapmıyor. Burada iyi bir niyet görmüyorum. 34 vatandaşımızın hayatını kaybetmiş olmasının bir sorumlusunun olması gerekir. Maalesef ilgili komisyonun iktidar üyeleri bu sorumluluğu ortaya çıkarabilecek bir çalışmayı gerçekleştirmiş değiller. Üzüntü verici buluyorum" cevabını verdi.

M.Fatih Kılıç