2017-02-09 - 15:33
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, kadın cinayetleri ve hak ihlallerine ilişkin gündem dışı yaptığı konuşmada, iki gün sonra üniversite öğrencisi Özgecan Arslan'ın ölüm yıl dönümü olacağına işaret ederek, kürsüye Özgecan Arslan'ın fotoğrafını astı.
HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım, seçim bölgesinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuştu.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet İlker Çitil ise Kahramanmaraş'ın düşman işgalinden kurtuluş günü nedeniyle yaptığı gündem dışı konuşmada, "Bu kadim şehrin kahraman evlatları, işgal döneminde her mahallede teşkilatlanarak, 12 Şubat 1920 tarihine kadar 22 gün 22 gece devam eden savaşta, tek yürek, tek bilek olmuş bir vaziyette zaferle çıkmıştır." diye konuştu.
Çitil, şöyle devam etti:
"Çanakkale, Kahramanmaraş, İnönü'de verilen kutlu mücadelelerde zaferle çıkan bu aziz milletin torunları olarak bizler, 15 Temmuz günü hain FETÖ'nün hain kalkışma ve darbe girişiminde bir kez daha gösterdik ki bu aziz millet, milli egemenliğe ve özgürlüğe pranga vurdurmayacak ve hiçbir şart altında vesayeti kabul etmeyecektir."
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da bugün MHP'nin 48. kuruluş yıl dönümü olduğunu belirterek, MHP'nin her zaman meşruiyet zemininde yer aldığını, hiçbir zaman vesayet odaklarına geçit vermediğini ve tabii olmadığını kaydetti.
MHP'nin demokrasinin, hukukun ve meşruiyetin yanında yer aldığını, bunun en yakın örneğini 15 Temmuz'da yaşadıklarını anlatan Akçay, MHP'nin devletin, meşru hükümetin ve milli iradenin arkasında dimdik durarak, darbeci hainlere geçit vermeyerek, büyük badirenin atlatılmasında tarihi bir misyon üstlendiğini ifade etti.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'de MHP'nin kuruluş yıl dönümünü kutladı.
CHP olarak yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname'lerle (KHK) ilgili Meclis Başkanlığından bir taleplerinin olacağını vurgulayan Özel, "Bu KHK'ların çıkabilmesi için orada bulunması gereken bakanların bulunmadığı, geçmişte alınan imzalarla yedi saatlik yapılan toplantıya atfen onlarca KHK'nın peyder pey yayınlandığı bir süreç hem Meclisten alınan yetkiye hem anayasaya aykırıdır." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz de MHP'nin kuruluş yıl dönümünü kutladı. Meclisin kısa bir süre önce çok önemli bir düzenleme yaptığını ve hükümet sistemine ilişkin bir düzenlemenin yapıldığını anımsatan İnceöz, "Asla bir rejim değişikliği değildir. Cumhuriyet hepimizi Cumhuriyetidir. Cumhuriyetle ilgili bir değişiklik söz konusu değildir." diye konuştu.
İnceöz, bütün tartışmaları tek adam üzerine yoğunlaştırmak ve "Tek adam düzeni" getiriliyormuş gibi algılar oluşturmaya çalışmanın, bu düzenlemeye ve sisteme haksızlık olduğunu belirtti.
Suriye'nin kuzeyindeki El Bab bölgesinde şehit düşen askerlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen İnceöz, Türkiye'nin terör örgütlerini bitirme noktasında kararlı olduğu bir sürecin yaşandığını, 15 Temmuz'un kendileri için milat olduğunu ve terör örgütüyle mücadelenin kararlı bir şekilde süreceğini bildirdi.
HDP'nin, Van T Tipi Cezaevi'nde yaşanan sorunlar ile ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmedi.
Öneri üzerinde konuşan HDP Şırnak Milletvekili Aycan İrmez, HDP milletvekilleri olarak cezaevi ziyareti yapamadıklarını belirtti.
İrmez, cezaevlerindeki olumsuzlukların en şiddetlisinin Van Cezaevi'nde yaşandığını savunarak, "Cezaevi'ne girerken, çıplak aramayı kabul etmeyenler işkenceye tabi tutuluyor." iddiasında bulundu.
Aycan İrmez, cezaevlerinde şu anda, 330'u ağır hasta olmak üzere, bine yakın hasta mahkum bulunduğunu da ileri sürdü.
AK Parti Ankara Milletvekili Aydın Ünal, araştırma önergesindeki iddiaların doğru olmadığını kaydetti.
Bütün dünyadaki cezaevlerinde olduğu gibi, Türkiye'deki cezaevlerine girerken de üst aramasının yapıldığını ifade eden Ünal, "İddia edildiği gibi arama çırılçıplak yapılmıyor, bazı kıyafetler giydirilerek yapılıyor." dedi.
Ünal, AK Parti'nin uzun ve köklü mücadelesinin 2001'de başlamadığını, yıllara dayandığını vurgulayarak, "AK Parti bu süreçte, parti kapatılması, milletvekillerinin cezaevine atılması gibi bir çok zorluklarla karşı karşıya kaldı. Partimiz, günümüzde ise DEAŞ ile anılmak istendi. Biz, bu iddiayı kabul etmiyoruz. AK Parti yaşadığı her zorluğa rağmen, hiç bir zaman şiddete başvurmamıştır. Mücadelemizi şiddetten uzak bir şekilde verdik, veriyoruz." diye konuştu.
Cezaevlerindeki işkence iddialarının, terör örgütleri ile ilgili ya da irtibatlı sivil toplum örgütleri ve medyanın ortaya attığı iddialar olduğunu kaydeden Ünal, münferit işkence iddiaları olması durumunda da bunun üzerine gidildiğini vurguladı.
CHP'nin, muhtarların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesine ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Partisinin grup önerisi üzerine söz alan CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım, muhtarların çok ciddi problemlerinin olduğunu, muhtarları, Beştepe'ye toplamayla sorunlarının çözülmediğini belirtti.
Yalım, muhtarların sigortasının devlet tarafından karşılanmamasının mağduriyetlere neden olduğunu kaydetti.
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı ise muhtarların çok önemli görev yaptığına dikkati çekerek, "Muhtarlar köylerinde, kaymakam, vali, başbakan, cumhurbaşkanıdır. Yani o köyün her şeyidir." diye konuştu.
Muhtarlara ilişkin bir iyileştirmenin elbette yapıldığını ve yapanlara teşekkür ettiklerini vurgulayan Varlı, bunun yeterli olmadığını kaydetti.
HDP Grubu adına grup önerisi hakkında söz alan Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım da son bir ay içinde Bitlis'in Hizan ilçesi başta olmak üzere, 30'a yakın muhtarın görevden uzaklaştırıldığını öne sürdü.
Yıldırım, "Siyasi iktidar, belli bir süredir kendi vesayetçi anlayışını bu ülkeye hakim kılmak için kendisi gibi düşünmeyen bütün toplumsal muhalif kesimlere karşı deyim yerindeyse bir savaş başlatmış durumdadır. Kendisi gibi düşünmeyen siyasetçiler, muhtarlar, yerel yöneticiler, aydınlar, akademisyenler, sanatçılar hedeftedir." diye konuştu.
AK Parti Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu da köy ve mahalle muhtarlıklarının yerel yönetimlerin temeli olduğunu, muhtarların sorunlarını bildiklerini ve AK Parti hükümetleri tarafından bugüne kadar çok önemli çalışmalar yapıldığını, muhtarlara değer ve önem vermeye devam edeceklerini bildirdi.
Kavaklıoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ülkemizde son 15 yıldır sürmekte olan istikrarlı yönetim, muhtarlarımızın konumlarında önemli gelişmeler sağlamıştır. Muhtar ödeneklerinde hükümetlerimiz tarafından dönem dönem iyileştirmeler yapılmıştır. AK Parti iktidara gelmeden önceki haliyle sadece 97 lira muhtar ödeneği varken, 2016 yılında bu bin 310 liraya, bugün itibarıyla bin 406 lira ödenmektedir. Bu yeterli mi? Elbette yeterli diyemeyiz. Şundan eminiz ki hükümetimizin, muhtarları hem ödenekleriyle hem de sosyal güvenlikleriyle ilgili iyileştirmeler yapma konusunda gayretleri olduğunu biliyoruz."
Muhtarlara ilişkin yapılan düzenlemeleri anlatan Kavaklıoğlu, Türkiye'de toplam 50 bin 165 muhtarın bulunduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın muhtarları Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırladığını ve buraya gelen muhtarların sorun ve ihtiyaçlarını doğrudan aktarma fırsatı bulduğuna işaret etti.
Konuşmaların ardından oylanan grup önerisi kabul edilmedi.
Gündeme geçilmeden önce söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bugün yayınlanan KHK'da Bakanlar Kurulu toplantısının 2 Ocak'ta yapıldığının ifade edildiğini bundan önce çıkan KHK'ların da aynı güne işaret ettiğini, 6 Ocak günü 679, 680, 681 sayılı KHK'ların yayınlandığını ardından, 23 Ocak'ta da bir KHK'nın yayınlandığını belirterek, "Bugünkü maddeler 2 Ocak'ta yazıldıysa neden iki gün önceki KHK'da ikisi birden yayınlanmıyor. O günden bugüne kadar toplam 9 KHK yayınlandı. Sürekli, '2 Ocak'ta konuşulmuş' diyorlar." dedi.
Söz alan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, hükümete KHK çıkarma yetkisinin Meclis tarafından verildiğini anımsatarak, KHK'ların Meclisin onayına tekrar geldiğini anlattı.
Zeybekci, "Bunun tartışması da o dönemde yapılır. Ben şunu asla kabul etmiyorum; 'Efendim bu kanun hükmünde kararnamedeki geçen maddeleri siz görüştünüz mü görüşmediniz mi?' Bunu, hükümete ve bu Meclisin iradesiyle verilmiş olan o yetkiye de saygısızlık olarak buluyorum. Günü geldiğinde bu alınmış olan kanun hükmünde kararnamenin bütün maddeleri en ince detayına kadar yine Yüce Meclis tarafından tartışılacaktır. Sözü olan varsa oraya çıkar söyler bu sözü." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda, Serbest Bölgeler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın birinci bölümü kabul edildi.
Birinci bölümde kabul edilen maddelere göre, serbest bölge ilan edilen yerlerde yapılacak kamulaştırmalarda, acele kamulaştırma usulünün kullanılabilmesi açık olarak düzenlenecek, kamulaştırma bedeli ve bu esnada ortaya çıkan masraflar, serbest bölgeyi kurup işletmeye talip işletici şirketlerce karşılanacak. Böylece kamu maliyesine yük getirilmeyecek.
Bakanlar Kurulu, serbest bölge ilan edilen yerlerdeki arazi ve tesislerin acele kamulaştırılmasını kararlaştırabilecek. Arazi ve tesislerin kamulaştırılmasında; kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderlerin, kamulaştırma talebinde bulunan işletici tarafından karşılanmasına Bakanlar Kurulu karar verebilecek.
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ile bunlar üzerinde bulunan bina ve tesisler kiralanabilecek veya aynı süre ile kullanma izni verilebilecek. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanımına tahsis edilen arazi ve binalar için ise Milli Savunma Bakanlığının görüşü alınacak.
Tasarıyla, teşviklerden yararlanan kullanıcılar ve işleticiler ile diğer kullanıcılar ayrılıyor.
Serbest bölge teşviklerinden yararlanan kullanıcıların ve işleticilerin, Bakanlar Kurulunca belirlenen vergi dışı teşviklerden yararlandırılması biçimindeki mevcut düzenlemeye devam edilecek. Serbest bölge teşviklerinden yararlanmayan kullanıcılarla işletici şirketler, kanun kapsamında yararlanılmayan vergi ve vergi dışı teşviklerden yararlandırılacak. Bu kapsamda, serbest bölge yatırımcılarına düzenlenecek yatırım teşvik belgeleri, kanunda belirtilen faaliyetler itibarıyla belirtilen teşvik unsurlarını ve serbest bölgelerin doğası gereği sağlanan teşvik unsurlarını kapsamayacak biçimde düzenlenecek.
Bu düzenleme kapsamında, kazançları gelir veya kurumlar vergisinden istisna tutulan kullanıcılar ve işleticiler yatırım ve üretim safhalarında, Bakanlar Kurulunca belirlenecek vergi dışı teşviklerden yararlandırılacak. Bu düzenleme kapsamında, kazançları gelir veya kurumlar vergisinden müstesna tutulmayan kullanıcılar, yatırım ve işletme safhalarında yararlanılmayan vergi ve vergi dışı teşviklerden ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yararlandırılacak.
Ücrete tabi olarak yurt dışından getirilen mallar ile imalatçı kullanıcılar tarafından üretilen malların, bölge içinde satılması ve sonrasında Türkiye'ye çıkarılması durumunda ücret alınacak.
Bakanlar Kurulu; stratejik, büyük ölçekli veya öncelikli yatırımlar ile konusu, sektörü ve niteliği itibarıyla proje bazında desteklenmesine karar verilen yatırımlara yönelik özel hesap ücreti oranlarını; bölge, sektör, faaliyet alanı veya yatırım türü itibarıyla sıfıra kadar indirmeye, farklılaştırmaya veya kanuni seviyesine kadar artırmaya yetkili olacak.
Tasarı, işletme sözleşmelerinin yenilenmesi, değiştirilmesi ve süre uzatımını yeniden düzenliyor.
Buna göre, işletme sözleşmesinin sona ermesinden önce, işletici tarafından sözleşmede belirtilen taahhütlerin yerine getirilmiş olması ve Ekonomi Bakanlığının geleceğe yönelik yatırım taleplerinin kabul edilmesi halinde, mevcut sözleşmelerdeki hükümler yeniden düzenlenerek sözleşme süresi uzatılabilecek.
Tasarı, yurt dışında bölgeler kurulmasını da yeniden düzenliyor.
Buna göre; özel bölgeleri, dış ticaret merkezlerini ve lojistik merkezlerin yurt dışında kurulacağı ülkeleri belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Bu bölgelerin, Türkiye'de yerleşik bir şirket eliyle kurulmasına ve işletilmesine Bakanlar Kurulunca izin verilecek.
Yurt dışında kurulan bölgelere Türkiye'de yerleşik şirketlerce yapılacak yatırımlara yönelik devlet yardımlarını belirlemeye de Bakanlar Kurulu yetkili olacak.
Hizmet ihracatının geliştirilmesi amacıyla bakım, onarım, montaj, demontaj, elleçleme, ayrıştırma, ambalajlama, etiketleme, test etme ve depolama hizmetlerine gelir veya kurumlar vergisi istisnası sağlanacak. Bu hizmetlerde, fiziki olarak Türkiye'de verilmekle birlikte, yararlanıcısının yurt dışında yerleşik olması ve Türkiye'ye dönüşlerinin olmaması şartları aranacak.
Söz konusu istisna, bir işletmenin bu yöndeki faaliyetlerinin bütünüyle yurt dışına yönelik olması halinde yararlanılabilecek bir kazanç istisnası olduğundan, bu faaliyet kapsamında ruhsat alacak firmaların yalnızca yurt dışına yönelik olarak çalışması gerekecek.
Serbest bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az yüzde 85'ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler üzerinden asgari geçim indirimi uyguladıktan sonra hesaplanan gelir vergisi, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilecek. Bu oranı yüzde 50'ye kadar indirmeye ve kanuni seviyesine kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak.
Bakanlar Kurulu bu yetkiyi; stratejik, büyük ölçekli veya öncelikli yatırımlar ile konusu, sektörü ve niteliği itibarıyla proje bazında desteklenmesine karar verilen yatırımlara yönelik olarak, bölge, sektör ya da faaliyet alanı itibarıyla farklılaştırarak veya kademelendirerek kullanabilecek. Yıllık satış tutarı bu oranın altında kalan mükelleflerden zamanında tahsil edilmeyen vergiler cezasız olarak, gecikme zammıyla birlikte tahsil edilecek.
Serbest Bölgeler Kanunu ve buna ilişkin mevzuat çerçevesinde düzenleme yapma yetkisi Ekonomi Bakanlığında olacak.
CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, "Markalaşma ve tanıtım gibi ihracatımız için son derece önemli konuların çok yönlü ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken bu tasarının içine adeta sıkıştırılmış olması kabul edilemez bir yaklaşımdır." dedi.
Tasarının ikinci bölüm görüşmelerinde MHP Grubu adına söz alan İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, "Bu tasarıyla, Bakanlar Kurulunun arazi ve tesislerde acele kamulaştırma yetkisi alması ve daha sonra yurt dışında kurulacak serbest bölgelerin, Türkiye'de yerleşik bir şirket eliyle kurulmasına da yine Bakanlar Kurulu vasıtasıyla izin verilmesi sağlanmıştır." ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, tasarının serbest bölgelerle uzaktan yakından ilgisi olmayan maddeleri içerdiğini savundu. Engin, "Markalaşma ve tanıtım gibi ihracatımız için son derece önemli konuların çok yönlü ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken bu tasarının içine adeta sıkıştırılmış olması kabul edilemez bir yaklaşımdır." diye konuştu.
Şahsı adına konuşan AK Parti Elazığ Milletvekili Metin Bulut, serbest bölgelerin serbest ticarete sağladıkları destek hizmetleri, yeni teknolojileri uygulama kapasiteleri ve istihdam imkanları ile gerek küresel ölçekte gerekse Türkiye'de önemli kalkınma ve dış ticaret politikası araçlarından olduğunu kaydetti.
Bulut, "Serbest bölgelerimiz bürokratik işlemlerin azaltıldığı, profesyonel işletmecilerle yönetilen, yerli, yabancı yatırım ayrımı olmayan yatırım alanlarımızdır." dedi. Bulut, tasarıda, bir taraftan yatırımcıya iş yapma kolaylığı getiren diğer taraftan Türkiye'nin lojistik potansiyelinin artırılmasına hizmet eden ve Türkiye'nin serbest bölgelerine, dünyadaki rakipleri karşısında avantaj sağlayan düzenlemelere yer verildiğini söyledi.
Öte yandan Genel Kurulda söz alan HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ise anayasa değişiklik teklifini eleştirerek, HDP'nin "hayır" diyeceğini söyledi.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "Rus uçağının kazaen Türk askerinin bulunduğu binayı vurması" ile ilgili olarak, "Hepimizi üzen bir vakadır. Hata sonucu olduğuna inandığım, El Bab'ta yanlışlıkla bombalama sonucu şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet diliyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Zeybekci, TBMM Genel Kurulunda görüşülen Serbest Bölgeler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
"Rus uçağının kazaen Türk askerinin bulunduğu binayı vurması ve 3 askerin şehit olması" hakkında Zeybekci, "Hata sonucu olduğuna inandığım, El Bab'ta yanlışlıkla bombalama sonucu şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet, yaralı askerlerimize de acil şifalar diliyorum." ifadelerini kullandı.
Yapılan resmi açıklamalarda, Rus uçağının Türk askerlerini yanlışlıkla vurduğunun belirtildiğini kaydeden Zeybekci, "Hepimizi üzen bir vakadır. Savaş alanlarında böyle hataların olması, zayıf da olsa ihtimal dahilindedir." dedi.
"Emekliliği hak eden memurların KHK'larla atılması" ile ilgili bir soru üzerine Zeybekci, "Emekliliği hak etmek demek, emekli olmuş olmak demek değil. Emekli olduysa zaten ihraç onun için söz konusu değil ama emekli olmadıysa işlem devam ederken bile olsa, yeterli sebepleri varsa, ihraç edilmişse, emeklilik hakkını büyük bir ihtimalle kaybeder. Fakat bununla ilgili itiraz hakkıdır, her türlü kanuni yola başvurma hakkı da vardır." diye konuştu.
Nihat Zeybekci, bazı kamu kurumlarının Türkiye Varlık Fonuna devredilmesiyle ilgili soruya ise şu yanıtı verdi:
"Yapılan uygulama son derece hukukidir. Varlık Fonu denetime tabidir, fon doğrudan Başbakana bağlıdır. Başbakanın görevlendireceği denetim mekanizmalarına tabidir. Varlık Fonu aynı zamanda TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunun denetimine de tabidir. Varlık Fonuna devredilen tüm kamu kurumları, KİT veya Sayıştay gibi bütün denetimlere tabidir, hiçbir şeyden asla ve asla muaf tutulmamıştır.
(Kendisinin cevap hakkı olmadığı için...) Yiğit Bulut, Varlık Fonunun başına getirilmemiştir. Varlık Fonunun başında olanlar bellidir, Başbakana bağlıdır. Fonun başında da Başbakan tarafından atanan Mehmet Bostan diye bir arkadaşımız vardır. Kaldı ki Yiğit Bulut'un Varlık Fonunun başına atanmasıyla ilgili hiçbir engel de yoktur. Bunun için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak... Fonun başına getirilmek, hukuki yeterliliğe sahip olan herkesin ne kadar hakkı ise Yiğit Bulut'un da Varlık Fonunun başına getirilmesi o kadar hakkıdır ve yeterli olduğuna da inanıyorum."
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, kadın cinayetleri ve hak ihlallerine ilişkin gündem dışı yaptığı konuşmada, iki gün sonra üniversite öğrencisi Özgecan Arslan'ın ölüm yıl dönümü olacağına işaret ederek, kürsüye Özgecan Arslan'ın fotoğrafını astı.
HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım, seçim bölgesinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuştu.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet İlker Çitil ise Kahramanmaraş'ın düşman işgalinden kurtuluş günü nedeniyle yaptığı gündem dışı konuşmada, "Bu kadim şehrin kahraman evlatları, işgal döneminde her mahallede teşkilatlanarak, 12 Şubat 1920 tarihine kadar 22 gün 22 gece devam eden savaşta, tek yürek, tek bilek olmuş bir vaziyette zaferle çıkmıştır." diye konuştu.
Çitil, şöyle devam etti:
"Çanakkale, Kahramanmaraş, İnönü'de verilen kutlu mücadelelerde zaferle çıkan bu aziz milletin torunları olarak bizler, 15 Temmuz günü hain FETÖ'nün hain kalkışma ve darbe girişiminde bir kez daha gösterdik ki bu aziz millet, milli egemenliğe ve özgürlüğe pranga vurdurmayacak ve hiçbir şart altında vesayeti kabul etmeyecektir."
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da bugün MHP'nin 48. kuruluş yıl dönümü olduğunu belirterek, MHP'nin her zaman meşruiyet zemininde yer aldığını, hiçbir zaman vesayet odaklarına geçit vermediğini ve tabii olmadığını kaydetti.
MHP'nin demokrasinin, hukukun ve meşruiyetin yanında yer aldığını, bunun en yakın örneğini 15 Temmuz'da yaşadıklarını anlatan Akçay, MHP'nin devletin, meşru hükümetin ve milli iradenin arkasında dimdik durarak, darbeci hainlere geçit vermeyerek, büyük badirenin atlatılmasında tarihi bir misyon üstlendiğini ifade etti.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'de MHP'nin kuruluş yıl dönümünü kutladı.
CHP olarak yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname'lerle (KHK) ilgili Meclis Başkanlığından bir taleplerinin olacağını vurgulayan Özel, "Bu KHK'ların çıkabilmesi için orada bulunması gereken bakanların bulunmadığı, geçmişte alınan imzalarla yedi saatlik yapılan toplantıya atfen onlarca KHK'nın peyder pey yayınlandığı bir süreç hem Meclisten alınan yetkiye hem anayasaya aykırıdır." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz de MHP'nin kuruluş yıl dönümünü kutladı. Meclisin kısa bir süre önce çok önemli bir düzenleme yaptığını ve hükümet sistemine ilişkin bir düzenlemenin yapıldığını anımsatan İnceöz, "Asla bir rejim değişikliği değildir. Cumhuriyet hepimizi Cumhuriyetidir. Cumhuriyetle ilgili bir değişiklik söz konusu değildir." diye konuştu.
İnceöz, bütün tartışmaları tek adam üzerine yoğunlaştırmak ve "Tek adam düzeni" getiriliyormuş gibi algılar oluşturmaya çalışmanın, bu düzenlemeye ve sisteme haksızlık olduğunu belirtti.
Suriye'nin kuzeyindeki El Bab bölgesinde şehit düşen askerlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen İnceöz, Türkiye'nin terör örgütlerini bitirme noktasında kararlı olduğu bir sürecin yaşandığını, 15 Temmuz'un kendileri için milat olduğunu ve terör örgütüyle mücadelenin kararlı bir şekilde süreceğini bildirdi.
HDP'nin, Van T Tipi Cezaevi'nde yaşanan sorunlar ile ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmedi.
Öneri üzerinde konuşan HDP Şırnak Milletvekili Aycan İrmez, HDP milletvekilleri olarak cezaevi ziyareti yapamadıklarını belirtti.
İrmez, cezaevlerindeki olumsuzlukların en şiddetlisinin Van Cezaevi'nde yaşandığını savunarak, "Cezaevi'ne girerken, çıplak aramayı kabul etmeyenler işkenceye tabi tutuluyor." iddiasında bulundu.
Aycan İrmez, cezaevlerinde şu anda, 330'u ağır hasta olmak üzere, bine yakın hasta mahkum bulunduğunu da ileri sürdü.
AK Parti Ankara Milletvekili Aydın Ünal, araştırma önergesindeki iddiaların doğru olmadığını kaydetti.
Bütün dünyadaki cezaevlerinde olduğu gibi, Türkiye'deki cezaevlerine girerken de üst aramasının yapıldığını ifade eden Ünal, "İddia edildiği gibi arama çırılçıplak yapılmıyor, bazı kıyafetler giydirilerek yapılıyor." dedi.
Ünal, AK Parti'nin uzun ve köklü mücadelesinin 2001'de başlamadığını, yıllara dayandığını vurgulayarak, "AK Parti bu süreçte, parti kapatılması, milletvekillerinin cezaevine atılması gibi bir çok zorluklarla karşı karşıya kaldı. Partimiz, günümüzde ise DEAŞ ile anılmak istendi. Biz, bu iddiayı kabul etmiyoruz. AK Parti yaşadığı her zorluğa rağmen, hiç bir zaman şiddete başvurmamıştır. Mücadelemizi şiddetten uzak bir şekilde verdik, veriyoruz." diye konuştu.
Cezaevlerindeki işkence iddialarının, terör örgütleri ile ilgili ya da irtibatlı sivil toplum örgütleri ve medyanın ortaya attığı iddialar olduğunu kaydeden Ünal, münferit işkence iddiaları olması durumunda da bunun üzerine gidildiğini vurguladı.
CHP'nin, muhtarların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesine ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Partisinin grup önerisi üzerine söz alan CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım, muhtarların çok ciddi problemlerinin olduğunu, muhtarları, Beştepe'ye toplamayla sorunlarının çözülmediğini belirtti.
Yalım, muhtarların sigortasının devlet tarafından karşılanmamasının mağduriyetlere neden olduğunu kaydetti.
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı ise muhtarların çok önemli görev yaptığına dikkati çekerek, "Muhtarlar köylerinde, kaymakam, vali, başbakan, cumhurbaşkanıdır. Yani o köyün her şeyidir." diye konuştu.
Muhtarlara ilişkin bir iyileştirmenin elbette yapıldığını ve yapanlara teşekkür ettiklerini vurgulayan Varlı, bunun yeterli olmadığını kaydetti.
HDP Grubu adına grup önerisi hakkında söz alan Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım da son bir ay içinde Bitlis'in Hizan ilçesi başta olmak üzere, 30'a yakın muhtarın görevden uzaklaştırıldığını öne sürdü.
Yıldırım, "Siyasi iktidar, belli bir süredir kendi vesayetçi anlayışını bu ülkeye hakim kılmak için kendisi gibi düşünmeyen bütün toplumsal muhalif kesimlere karşı deyim yerindeyse bir savaş başlatmış durumdadır. Kendisi gibi düşünmeyen siyasetçiler, muhtarlar, yerel yöneticiler, aydınlar, akademisyenler, sanatçılar hedeftedir." diye konuştu.
AK Parti Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu da köy ve mahalle muhtarlıklarının yerel yönetimlerin temeli olduğunu, muhtarların sorunlarını bildiklerini ve AK Parti hükümetleri tarafından bugüne kadar çok önemli çalışmalar yapıldığını, muhtarlara değer ve önem vermeye devam edeceklerini bildirdi.
Kavaklıoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ülkemizde son 15 yıldır sürmekte olan istikrarlı yönetim, muhtarlarımızın konumlarında önemli gelişmeler sağlamıştır. Muhtar ödeneklerinde hükümetlerimiz tarafından dönem dönem iyileştirmeler yapılmıştır. AK Parti iktidara gelmeden önceki haliyle sadece 97 lira muhtar ödeneği varken, 2016 yılında bu bin 310 liraya, bugün itibarıyla bin 406 lira ödenmektedir. Bu yeterli mi? Elbette yeterli diyemeyiz. Şundan eminiz ki hükümetimizin, muhtarları hem ödenekleriyle hem de sosyal güvenlikleriyle ilgili iyileştirmeler yapma konusunda gayretleri olduğunu biliyoruz."
Muhtarlara ilişkin yapılan düzenlemeleri anlatan Kavaklıoğlu, Türkiye'de toplam 50 bin 165 muhtarın bulunduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın muhtarları Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırladığını ve buraya gelen muhtarların sorun ve ihtiyaçlarını doğrudan aktarma fırsatı bulduğuna işaret etti.
Konuşmaların ardından oylanan grup önerisi kabul edilmedi.
Gündeme geçilmeden önce söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bugün yayınlanan KHK'da Bakanlar Kurulu toplantısının 2 Ocak'ta yapıldığının ifade edildiğini bundan önce çıkan KHK'ların da aynı güne işaret ettiğini, 6 Ocak günü 679, 680, 681 sayılı KHK'ların yayınlandığını ardından, 23 Ocak'ta da bir KHK'nın yayınlandığını belirterek, "Bugünkü maddeler 2 Ocak'ta yazıldıysa neden iki gün önceki KHK'da ikisi birden yayınlanmıyor. O günden bugüne kadar toplam 9 KHK yayınlandı. Sürekli, '2 Ocak'ta konuşulmuş' diyorlar." dedi.
Söz alan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, hükümete KHK çıkarma yetkisinin Meclis tarafından verildiğini anımsatarak, KHK'ların Meclisin onayına tekrar geldiğini anlattı.
Zeybekci, "Bunun tartışması da o dönemde yapılır. Ben şunu asla kabul etmiyorum; 'Efendim bu kanun hükmünde kararnamedeki geçen maddeleri siz görüştünüz mü görüşmediniz mi?' Bunu, hükümete ve bu Meclisin iradesiyle verilmiş olan o yetkiye de saygısızlık olarak buluyorum. Günü geldiğinde bu alınmış olan kanun hükmünde kararnamenin bütün maddeleri en ince detayına kadar yine Yüce Meclis tarafından tartışılacaktır. Sözü olan varsa oraya çıkar söyler bu sözü." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda, Serbest Bölgeler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın birinci bölümü kabul edildi.
Birinci bölümde kabul edilen maddelere göre, serbest bölge ilan edilen yerlerde yapılacak kamulaştırmalarda, acele kamulaştırma usulünün kullanılabilmesi açık olarak düzenlenecek, kamulaştırma bedeli ve bu esnada ortaya çıkan masraflar, serbest bölgeyi kurup işletmeye talip işletici şirketlerce karşılanacak. Böylece kamu maliyesine yük getirilmeyecek.
Bakanlar Kurulu, serbest bölge ilan edilen yerlerdeki arazi ve tesislerin acele kamulaştırılmasını kararlaştırabilecek. Arazi ve tesislerin kamulaştırılmasında; kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderlerin, kamulaştırma talebinde bulunan işletici tarafından karşılanmasına Bakanlar Kurulu karar verebilecek.
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ile bunlar üzerinde bulunan bina ve tesisler kiralanabilecek veya aynı süre ile kullanma izni verilebilecek. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanımına tahsis edilen arazi ve binalar için ise Milli Savunma Bakanlığının görüşü alınacak.
Tasarıyla, teşviklerden yararlanan kullanıcılar ve işleticiler ile diğer kullanıcılar ayrılıyor.
Serbest bölge teşviklerinden yararlanan kullanıcıların ve işleticilerin, Bakanlar Kurulunca belirlenen vergi dışı teşviklerden yararlandırılması biçimindeki mevcut düzenlemeye devam edilecek. Serbest bölge teşviklerinden yararlanmayan kullanıcılarla işletici şirketler, kanun kapsamında yararlanılmayan vergi ve vergi dışı teşviklerden yararlandırılacak. Bu kapsamda, serbest bölge yatırımcılarına düzenlenecek yatırım teşvik belgeleri, kanunda belirtilen faaliyetler itibarıyla belirtilen teşvik unsurlarını ve serbest bölgelerin doğası gereği sağlanan teşvik unsurlarını kapsamayacak biçimde düzenlenecek.
Bu düzenleme kapsamında, kazançları gelir veya kurumlar vergisinden istisna tutulan kullanıcılar ve işleticiler yatırım ve üretim safhalarında, Bakanlar Kurulunca belirlenecek vergi dışı teşviklerden yararlandırılacak. Bu düzenleme kapsamında, kazançları gelir veya kurumlar vergisinden müstesna tutulmayan kullanıcılar, yatırım ve işletme safhalarında yararlanılmayan vergi ve vergi dışı teşviklerden ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yararlandırılacak.
Ücrete tabi olarak yurt dışından getirilen mallar ile imalatçı kullanıcılar tarafından üretilen malların, bölge içinde satılması ve sonrasında Türkiye'ye çıkarılması durumunda ücret alınacak.
Bakanlar Kurulu; stratejik, büyük ölçekli veya öncelikli yatırımlar ile konusu, sektörü ve niteliği itibarıyla proje bazında desteklenmesine karar verilen yatırımlara yönelik özel hesap ücreti oranlarını; bölge, sektör, faaliyet alanı veya yatırım türü itibarıyla sıfıra kadar indirmeye, farklılaştırmaya veya kanuni seviyesine kadar artırmaya yetkili olacak.
Tasarı, işletme sözleşmelerinin yenilenmesi, değiştirilmesi ve süre uzatımını yeniden düzenliyor.
Buna göre, işletme sözleşmesinin sona ermesinden önce, işletici tarafından sözleşmede belirtilen taahhütlerin yerine getirilmiş olması ve Ekonomi Bakanlığının geleceğe yönelik yatırım taleplerinin kabul edilmesi halinde, mevcut sözleşmelerdeki hükümler yeniden düzenlenerek sözleşme süresi uzatılabilecek.
Tasarı, yurt dışında bölgeler kurulmasını da yeniden düzenliyor.
Buna göre; özel bölgeleri, dış ticaret merkezlerini ve lojistik merkezlerin yurt dışında kurulacağı ülkeleri belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Bu bölgelerin, Türkiye'de yerleşik bir şirket eliyle kurulmasına ve işletilmesine Bakanlar Kurulunca izin verilecek.
Yurt dışında kurulan bölgelere Türkiye'de yerleşik şirketlerce yapılacak yatırımlara yönelik devlet yardımlarını belirlemeye de Bakanlar Kurulu yetkili olacak.
Hizmet ihracatının geliştirilmesi amacıyla bakım, onarım, montaj, demontaj, elleçleme, ayrıştırma, ambalajlama, etiketleme, test etme ve depolama hizmetlerine gelir veya kurumlar vergisi istisnası sağlanacak. Bu hizmetlerde, fiziki olarak Türkiye'de verilmekle birlikte, yararlanıcısının yurt dışında yerleşik olması ve Türkiye'ye dönüşlerinin olmaması şartları aranacak.
Söz konusu istisna, bir işletmenin bu yöndeki faaliyetlerinin bütünüyle yurt dışına yönelik olması halinde yararlanılabilecek bir kazanç istisnası olduğundan, bu faaliyet kapsamında ruhsat alacak firmaların yalnızca yurt dışına yönelik olarak çalışması gerekecek.
Serbest bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az yüzde 85'ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler üzerinden asgari geçim indirimi uyguladıktan sonra hesaplanan gelir vergisi, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilecek. Bu oranı yüzde 50'ye kadar indirmeye ve kanuni seviyesine kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak.
Bakanlar Kurulu bu yetkiyi; stratejik, büyük ölçekli veya öncelikli yatırımlar ile konusu, sektörü ve niteliği itibarıyla proje bazında desteklenmesine karar verilen yatırımlara yönelik olarak, bölge, sektör ya da faaliyet alanı itibarıyla farklılaştırarak veya kademelendirerek kullanabilecek. Yıllık satış tutarı bu oranın altında kalan mükelleflerden zamanında tahsil edilmeyen vergiler cezasız olarak, gecikme zammıyla birlikte tahsil edilecek.
Serbest Bölgeler Kanunu ve buna ilişkin mevzuat çerçevesinde düzenleme yapma yetkisi Ekonomi Bakanlığında olacak.
CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, "Markalaşma ve tanıtım gibi ihracatımız için son derece önemli konuların çok yönlü ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken bu tasarının içine adeta sıkıştırılmış olması kabul edilemez bir yaklaşımdır." dedi.
Tasarının ikinci bölüm görüşmelerinde MHP Grubu adına söz alan İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, "Bu tasarıyla, Bakanlar Kurulunun arazi ve tesislerde acele kamulaştırma yetkisi alması ve daha sonra yurt dışında kurulacak serbest bölgelerin, Türkiye'de yerleşik bir şirket eliyle kurulmasına da yine Bakanlar Kurulu vasıtasıyla izin verilmesi sağlanmıştır." ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, tasarının serbest bölgelerle uzaktan yakından ilgisi olmayan maddeleri içerdiğini savundu. Engin, "Markalaşma ve tanıtım gibi ihracatımız için son derece önemli konuların çok yönlü ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken bu tasarının içine adeta sıkıştırılmış olması kabul edilemez bir yaklaşımdır." diye konuştu.
Şahsı adına konuşan AK Parti Elazığ Milletvekili Metin Bulut, serbest bölgelerin serbest ticarete sağladıkları destek hizmetleri, yeni teknolojileri uygulama kapasiteleri ve istihdam imkanları ile gerek küresel ölçekte gerekse Türkiye'de önemli kalkınma ve dış ticaret politikası araçlarından olduğunu kaydetti.
Bulut, "Serbest bölgelerimiz bürokratik işlemlerin azaltıldığı, profesyonel işletmecilerle yönetilen, yerli, yabancı yatırım ayrımı olmayan yatırım alanlarımızdır." dedi. Bulut, tasarıda, bir taraftan yatırımcıya iş yapma kolaylığı getiren diğer taraftan Türkiye'nin lojistik potansiyelinin artırılmasına hizmet eden ve Türkiye'nin serbest bölgelerine, dünyadaki rakipleri karşısında avantaj sağlayan düzenlemelere yer verildiğini söyledi.
Öte yandan Genel Kurulda söz alan HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ise anayasa değişiklik teklifini eleştirerek, HDP'nin "hayır" diyeceğini söyledi.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "Rus uçağının kazaen Türk askerinin bulunduğu binayı vurması" ile ilgili olarak, "Hepimizi üzen bir vakadır. Hata sonucu olduğuna inandığım, El Bab'ta yanlışlıkla bombalama sonucu şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet diliyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Zeybekci, TBMM Genel Kurulunda görüşülen Serbest Bölgeler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
"Rus uçağının kazaen Türk askerinin bulunduğu binayı vurması ve 3 askerin şehit olması" hakkında Zeybekci, "Hata sonucu olduğuna inandığım, El Bab'ta yanlışlıkla bombalama sonucu şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet, yaralı askerlerimize de acil şifalar diliyorum." ifadelerini kullandı.
Yapılan resmi açıklamalarda, Rus uçağının Türk askerlerini yanlışlıkla vurduğunun belirtildiğini kaydeden Zeybekci, "Hepimizi üzen bir vakadır. Savaş alanlarında böyle hataların olması, zayıf da olsa ihtimal dahilindedir." dedi.
"Emekliliği hak eden memurların KHK'larla atılması" ile ilgili bir soru üzerine Zeybekci, "Emekliliği hak etmek demek, emekli olmuş olmak demek değil. Emekli olduysa zaten ihraç onun için söz konusu değil ama emekli olmadıysa işlem devam ederken bile olsa, yeterli sebepleri varsa, ihraç edilmişse, emeklilik hakkını büyük bir ihtimalle kaybeder. Fakat bununla ilgili itiraz hakkıdır, her türlü kanuni yola başvurma hakkı da vardır." diye konuştu.
Nihat Zeybekci, bazı kamu kurumlarının Türkiye Varlık Fonuna devredilmesiyle ilgili soruya ise şu yanıtı verdi:
"Yapılan uygulama son derece hukukidir. Varlık Fonu denetime tabidir, fon doğrudan Başbakana bağlıdır. Başbakanın görevlendireceği denetim mekanizmalarına tabidir. Varlık Fonu aynı zamanda TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunun denetimine de tabidir. Varlık Fonuna devredilen tüm kamu kurumları, KİT veya Sayıştay gibi bütün denetimlere tabidir, hiçbir şeyden asla ve asla muaf tutulmamıştır.
(Kendisinin cevap hakkı olmadığı için...) Yiğit Bulut, Varlık Fonunun başına getirilmemiştir. Varlık Fonunun başında olanlar bellidir, Başbakana bağlıdır. Fonun başında da Başbakan tarafından atanan Mehmet Bostan diye bir arkadaşımız vardır. Kaldı ki Yiğit Bulut'un Varlık Fonunun başına atanmasıyla ilgili hiçbir engel de yoktur. Bunun için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak... Fonun başına getirilmek, hukuki yeterliliğe sahip olan herkesin ne kadar hakkı ise Yiğit Bulut'un da Varlık Fonunun başına getirilmesi o kadar hakkıdır ve yeterli olduğuna da inanıyorum."
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
