2019-12-13 - 23:59
2020 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULUNDA
TBMM Genel Kurulunda Ticaret Bakanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile bağlı kurumların 2020 yılı bütçeleri kabul edildi.
Genel Kurul, TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.

Genel Kurulda, Ticaret Bakanlığına bağlı Rekabet Kurumu, Helal Akreditasyon Kurumu ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Anadolu Projesi Bölgesi Kalkınma idaresi Başkanlığı, Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Bölge Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türk Standartları Enstitüsü, Türk Patent ve Marka Kurumu, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanlığı ile Türkiye Uzay Ajansı kurumlarının bütçeleri de ele alındı.

Genel Kurulda görüşülen Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçeleri üzerinde MHP Grubu adına milletvekilleri söz aldı.

MHP Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu, ABD Senatosunun Ermeni iddialarına ilişkin kararının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Kararın kendileri için hiçbir şey ifade etmediğini anlatan Fendoğlu, "Zehri, zemzem diye yutturmaya kalkışan dolandırıcı ve dalavereciler, Türk milletini küçük düşürmenin, ülkemizin saygınlığını zayıflatmanın hevesine kapılmışlardır. Türkiye'yi yurt dışına şikâyet etmedikleri kapı kalmadığı gibi güvendikleri dağlar da erozyona uğramıştır. Bitmişlerdir, tükenmişlerdir ve dağılma sürecine girmişlerdir. Önünü göremediğinden düzlük ile uçurum arasındaki farkı idrak ve ayırt edemeyen gafillerin neden olduğu sis bulutu, ülkemizin üzerine çöreklense de Türkiye, soytarıların ithamıyla değerinden bir şey kaybetmeyecektir." diye konuştu.

MHP Eskişehir Milletvekili Metin Sazak, ekonomide umut verici gelişmeler yaşandığını ancak 1,8 milyar Müslüman nüfusun oluşturduğu ve büyüklüğü 4 trilyon doları aşan helal ekonomisinde pazar bulmakta geç kalındığını vurguladı.

Küresel helal ekonomisi pazarında ilk etapta yüzde 5 pazar payı hedeflenmesi ve bu hedefin kademeli olarak yükseltilmesi gerektiğini dile getiren Sazak, "Bir asır önce hüküm sürdüğümüz topraklardan ibaret olan bu pazarda, İngiltere ve Fransa adeta kartelleşmiş konumdadır." dedi.

ABD Senatosunun sözde Ermeni iddialarına ilişkin kararını da eleştiren Sazak, alınan kararın tarihi gerçekler açısından hiçbir anlam ifade etmediğini belirtti. Sazak, "Bosna katliamına desteğin Nobel Ödülü'ne layık görüldüğü bir konjonktürde, dünya medeniyetlerinin kökünü kazıyan emperyalistler bize insan hakları dersi vermeye kalkmasın." diye konuştu.

MHP Sivas Milletvekili Ahmet Özyürek de Helal Akreditasyon Kurumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "İslam dünyasında birbirinden farklı helal standardı logoları ve denetim uygulamaları, helal belgelerine yönelik kuşkuyu ortaya çıkarmıştır. Küresel anlamda helal ürün ve hizmet piyasasının giderek büyümesi bu engeli aşmanın gerekliliğini göstermiştir." dedi.

Helal ekonomisi pazarının küresel bazda 4,5 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaştığına işaret eden Özyürek, Helal Akreditasyon Kurumunun bu pazarda hak ettiği yerde olması gerektiğini belirtti.

MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter, 2020 bütçesinde Ar-Ge harcamalarına önemli pay ayrılmasından dolayı hükümeti kutlayarak, "Işıkları sönmeyen laboratuvarlar emek, katkı, para, çaba ve ahlak ister. Bir fikir bir milletin kaderini değiştirebilir. Bir silah, bir milletin kaderine etki edebilir. Sanayi politikalarına hâkim olan milli ve yerli fikirden memnuniyet duyuyoruz. Hükümetin 2020 yılı hedefleri arasında yerli ve milli bir duruşunu görmekten büyük mutluluk duyuyoruz." ifadelerini kullandı.

MHP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz, seçim bölgesinde yaşanan elektrik kesintilerine değinerek, düzensiz gelen akımlar nedeniyle evlerdeki elektronik eşyaların zarar gördüğünü ve iş yerlerinde üretimin durduğunu söyledi.

Özyavuz, Şanlıurfa'nın elektrik altyapısının yenilenmesi ve güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

MHP Konya Milletvekili Esin Kara da, iktisadi faaliyetlerin Marmara Bölgesi'nde yoğunlaştığını, bunun da nüfus ve kentleşmeye bağlı başka sorunları beraberinde getirdiğini dile getirdi.

Kaya, bölgesel dinamiklere uygun biçimde ve yerelde kalkınmayı destekleyecek nitelikte ekonomik yatırımların dağıtılması durumunda sorunların azalacağını dile getirdi.

MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, ABD Senatosunda alınan Ermeni iddialarına ilişkin kararı kınadı. Enginyurt, "Kızılderilileri katleden, zencilere karşı ırkçılık yapan, Vietnam'da katillikte sınır tanımayan, Irak'ta, Suriye'de dünyanın her yerinde, vahşet neredeyse orada olan ABD'nin ve onun başındaki katillerin, Türkiye Cumhuriyeti devletini protesto etmeye, senatosunda karar almaya zerre kadar hakları yoktur. Bunu lanetliyorum." değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Genel Kurulunda, Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2020 yılı bütçesinin görüşmeleri sırasında, grup başkanvekilleri arasında "ÖSO" tartışması yaşandı.

Genel Kuruldaki bütçe görüşmelerinde, HDP milletvekilleri konuşma yaptı.

HDP Şanlıurfa Milletvekili Ayşe Sürücü'nün, Kuzeydoğu Suriye'de masum insanların öldürüldüğü, katliamlar yapıldığını iddia edip, "ÖSO çetelerinin sağlık hizmetine daha rahat ulaşabilmesi için sınır kentlerinin doktorları adeta sürekli nöbet halinde bekletiliyor." Sözleri tartışma yarattı.

Sataşmadan söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Sürücü'nün gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu ifade etti.

Suriye Milli Ordusunun, Suriyelilerden, bölgedeki Kürt, Arap ve Türkmenlerden oluştuğunu, Suriye'nin selameti için mücadele verdiğini dile getiren Akbaşoğlu, "Suriye Milli Ordusu, Birleşmiş Milletler nezdinde Suriye muhalefetini temsilen özel temsilciler statüsünde anayasa çalışmalarında yer almaktadır. Suriye Milli Ordusu, Türk ordusuyla beraber Barış Pınarı Harekatı'nda çok önemli fonksiyonlar icra etmiştir." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da kendilerinin "Biz 'ÖSO çeteleri', 'demeyi sürdüreceğini belirtti.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da ÖSO'yu, İstiklal Savaşı'ndaki Kuvayı millîye'ye benzetenler olduğunu söyleyerek bunun bir garabet olduğunu ifade etti.

"Bir ay maaşlarını kesin, 'ÖSO' diye övdüğünüz insanlar gırtlağınızı keser." ifadesini kullanan Altay, "Meclis'te kimsenin ÖSO'yu sütten çıkmış ak kaşık gibi tanımlamasını ve sahiplenmesini doğru bulmadığını" belirtti.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, da HDP'li Sürücü'nün sözlerine sessiz kalmanın mümkün olmadığını söyledi.

Katliamı terör örgütü PKK/PYD ile DEAŞ'ın yaptığının altını çizen Akçay, "Türkiye de Türk Silahlı Kuvvetleri vasıtasıyla Barış Pınarı Harekatı'nı düzenleyerek bu olumsuzluklara engel olmuştur. Bu ithamların, terör örgütü PYD/PKK'ya dolaylı da olsa destek vermekten başka bir anlamı yok. ÖSO, Kuvayımilliye midir, değil midir; bu bizim işimiz değil, böyle bir tanımlamamız da yok." değerlendirmelerinde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, "Suriye'nin kuzeyinde sivil insanlar ölüyor. Öldürenler terör örgütü DEAŞ, PYD/PKK ile ÖSO denilen lejyoner ordusu ama neticede olan sivil halka oluyor." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Altay, ABD Senatosunun "Ermeni kararı"na karşı üst perdeden verilen siyasi tepki olmadığını söyleyerek, "Bu ayıp da size yeter." ifadesini kullandı.

Bunun üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, Mehmet Akif Ersoy'un, "Tükürün" şiirinin bazı dizelerini okuyarak, "ABD Senatosunun bu kararını yok hükmünde görüyor ve bu karara tükürüyoruz." dedi.

Altay ise Akbaşoğlu'un sözlerine , "Biz, ruhu şad olsun Mehmet Akif'ten değil, Recep Tayyip Erdoğan'dan bu milletin, bu Meclisin şanına, şerefine yakışır bir refleks bekliyoruz. Bunu göstermesini bekliyoruz." karşılığını verdi.

TBMM Başkanvekili Celal Adan, karşılıklı laf atmalar üzerine birleşime ara verdi.

Aranın ardından bütçe görüşmelerine devam edildi.

TBMM Genel Kurulunda görüşülen Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2020 yılı bütçeleri üzerinde HDP Grubu adına konuşmalar yapıldı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, her şeyin başının demokrasi ve özgürlüklerden geçtiğini belirtti.

Bilim, teknoloji, sanayi ve ticaret için demokrasi ve özgürlüklerin olması gerektiğini söyleyen Paylan, "Bu olursa, özgür beyinler teknoloji yaratır. Sanayicilerimiz de oradan yüksek teknolojili ürünler üretir." diye konuştu.

Garo Paylan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"ABD'de Silikon Vadisi'ni gezdim. Teknoloji geliştiren beyinler Türkiyeli. Kayserili Ahmet, İzmirli Mustafa, İstanbullu Ayşe Silikon Vadisi'nde bilim üretiyor. Milyarlarca dolarlık projelerin içinde binlerce mühendisimiz var. Harvard'a gidiyorsunuz, yüzlerce Türkiyeli bilim insanı teknoloji üretiyor. Onlara, 'Neden buradasınız, neden memleketinizde bilim üretmiyorsunuz' diye sorduk. 'Wikipedia'nın yasaklı olduğu bir ülkede ben bilim üretebilir miyim' dediler. Meclis bu sorunun cevabını veremezse ne bilim geliştirilebilir, ne teknoloji üretilebilir, ne sanayi ne de ticaret gelişir."

Paylan, Türkiye'den ciddi anlamda beyin göçü yaşandığını, bilim, sanayi ve teknolojinin olabilmesi için beyin göçünün tersine çevirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Garo Paylan, "BİM'lerin, A101'lerin, Carrefour'ların bütçesini değil, kasap Mehmet amcanın, bakkal Hüseyin amcanın bütçesini yapalım." diye konuştu.

Sataşmadan dolayı söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 2020 yılı bütçesinin "vicdanlı" ve "adil" olduğunu belirtti.

Bunun bir yansıması olarak asgari ücretlilerin konut edinebilmelerine ilişkin her yıl için 100 bin sosyal konut projesini hayata geçirmeyi hedeflediklerini anlatan Akbaşoğlu, "Bilimi her zaman 'en hakiki mürşit' olarak gören bir partiyiz. Aynı zamanda TÜBİTAK, Havelsan, Aselsan, TAI, üniversiteler ve özel sektörde bilim, teknoloji üretiliyor. Bu konuda hakikaten muazzam işlere imza attık." şeklinde konuştu.

HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu ise Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Rekabet Kurumunun bağımsızlıklarını yitirdiğini iddia etti.

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlarca insan olduğunu söyleyerek, "Çoğunluğu üniversite mezunu, nitelikli işsiz olan milyonlarca insanımıza nasıl yeni iş imkanları sağlayabiliriz? Bunun derdinde olmalıyız." dedi.

HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, "Tek derdimiz silah sanayisi olmuş, onu da üretemiyoruz. Bütün parçaları yurt dışından getiriyoruz, aslında montaj sanayisi yapıyoruz." diye konuştu.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın sosyal medya hesabındaki paylaşımları eleştirdi.

HDP Şanlıurfa Milletvekili Nusrettin Maçin, ne DAP'ın ne de GAP'ın kuruluş amacına uygun faaliyet yürüten projeler olduğunu öne sürerken, 2020 yılı bütçesinin işçi, köylü, esnaf ve emeklinin bütçesi olmadığını savundu.

HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, Karadeniz halkının yoksulluk içinde olduğunu, göç ettiğini öne sürerek, "Karadeniz'in yaylaları, meraları zapt edilmiş durumda." dedi.

Bölgenin ihtiyacı olan tek şeyin güvenli bir istihdam politikası olduğunu dile getiren Çepni, "Rize İkizdereliyim. İkizdere Vadisi, 'Issız Vadi" diye geçer, yani henüz Ayder'deki gibi ihanet etmediğiniz bir vadidir. İkizdere'ye bir yatırım yapıldığı, bir fabrikanın kurulduğu görülmemiştir, fakat şimdi orayı da ne yazık ki turizm bölgesi ilan ettiler. 'Eyvah' diyoruz, maalesef İkizdere de AKP'nin ve yandaş sermayesinin talanına maruz kalacak." diye konuştu.

HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz Kaya, "halkın, emekçilerin sorunlarını görmezden gelen, onların beklenti ve taleplerini öteleyen bir bütçeyle karşı karşıya olduklarını" iddia etti.

Kaya, "Gelin bu bütçeyi yeniden düzenleyelim. Meclis önünde kendini yakan, 'Köle değiliz' diye haykıran inşaat işçilerinin, yoksulluktan siyanür içerek intihar edenlerin çığlıklarına kulak verelim." ifadelerini kullandı.

TBMM Genel Kurulunda görüşülen Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçeleri üzerinde CHP milletvekilleri görüşlerini açıkladı.

CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, 2020'de ekonomik krizin daha fazla hissedileceğini iddia etti.

Emecan, 2019 yılı için 80,6 milyar lira olarak öngörülen bütçe açığının 10 ayda 100,7 milyar liraya ulaştığını ifade ederek "Yeni ekonomi programıyla bu açığın yılsonunda 125 milyar lira olacağı revize edilmiştir. Merkez Bankasından yedek akçe ve karların aktarılmasıyla azalan bu açık aslında çok daha fazladır. Bu gerçek, 2020 bütçesinde hedeflenen 138,9 milyar liralık açık hedefinin de tutturulamayacağını bugünden ortaya koyuyor." şeklinde konuştu.

Emecan, 2002 yılında 130 milyar dolar olan toplam borç stokunun 2019 yılının ilk yarısı sonunda 447 milyar dolara çıktığını, zamanında ödenmediği için takibe alınan kredilerin kasım ayı itibarıyla 141 milyar liraya ulaştığını söyledi.

CHP Trabzon Milletvekili Ahmet Kaya, Karadeniz'in nüfusunun sürekli göç vermesi nedeniyle azaldığını, iş bulamayan gençlerin başka kentlere gitmek zorunda kaldığını belirtti.

AK Parti'nin 17 yıllık iktidarında üretime ve istihdama yönelik hiçbir yatırım yapmadığını ileri süren Kaya, "Trabzon'da olanları da ya sattınız ya kapattınız ya da başka yerlere taşıdınız. Çömlekçi kentsel dönüşüm projesi dediniz 10 yıl oldu, bir adım yol alamadınız. Güney çevre yolu dediniz, demiryolu dediniz, dediniz, dediniz. Sadece dediniz, vadettiniz ama yapmadınız. Hayal projelerle, boş sözlerle Türkiye'yi ve Trabzon'umuzu mağdur ettiniz, oyaladınız, aldattınız." ifadelerini kullandı.

Her şeye zam yapıldığını, fiyatların 2 kat arttığını savunan Kaya, elindeki 200 liralık banknotu göstererek "2009 yılında tedavüle çıktığında bu 200 lira ile 90,6 avro alabiliyorduk, şimdi 30,9 avro alabiliyoruz. Yani, 200 lirada 59,7 avro zarar etmişiz. Diyebilirsiniz ki orası Avrupa, orayı değil de başka bir yeri örnek göster. Sınır komşumuz Gürcistan. Yine 2009 yılında bu 200 lira ile 222 Gürcistan larisi alınabiliyordu, bugün 97,5 lari alınabiliyor, 200 lirada 124,5 lari zarar etmişiz. Paramızı resmen pula çevirmişsiniz." dedi.

CHP Şanlıurfa Milletvekili Aziz Aydınlık, seçim bölgesindeki sorunlara değinerek çiftçinin elektrik ve kredi borcunu ödeyemez hale geldiğini söyledi.
CHP Karaman Milletvekili İsmet Atakan Ünver, Meclisin milletin derdine çözüm bulamadığını, işsizlere, zam isteyen memura, esnafa, çiftçiye kaynak ayrılmadığını iddia etti.

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, Sayıştay'ın Türk Patent ve Marka Kurumu ile ilgili raporuna değinerek, "Raporda kurumun 857 bin lira temsil ve tanıtma gideri, dövizin olumsuz değerlendirilmesinden dolayı 14 milyonluk kur farkı zararı ve 2 milyon 25 bin liralık görev zararının yer aldığını görüyoruz." diye konuştu.

Kılıç, konuyla ilgili "Bu kadar yüksek temsil gideri harcayan ve üstelik bu 2 milyonluk görev zararının oluşmasına yol açan kurum yöneticileri hakkında herhangi bir yasal işlem yapılmış mıdır ya da yapılacak mıdır?" diye soru önergesi verdiklerini ancak henüz cevap alamadıklarını belirtti.

CHP Grubu olarak verdikleri 16 bin 510 soru önergesinden 14 bin 523'üne süresi içinde cevap alamadıklarını belirten Kılıç, şöyle konuştu:

"Türk Patent ve Marka Kurumu, başkan ve yöneticilerin babasının çiftliği gibi yönetiyor. 17 yıllık AKP iktidarında ülkede yeni bir marka yaratılamamıştır. Bu iktidar döneminde keşke bir Türk markası yaratılsaydı da bunları konuşacağımıza gururla o markayı konuşsaydık. Kurum bu halde iken başkanın seyahat etmeyi ve gezmeyi çok sevdiğini gördük. Başkanın, 2018 yılının yaklaşık 2,5 ayında, başkanlık görevini yardımcılarına devrederek il dışında ve yurtdışında olduğunu gördük. Münih, Lahey, Singapur, Paris derken yıl içinde aralıksız olarak görevinin başında bulunduğu en uzun gün sayısı sadece 41'dir. Kurumun başında başkan olmayınca kurum har vurup harman savrulmuştur. Görevi Türk standartlarını hazırlamak olan kurumun, personelin yurt içi görevlendirmelerinde dahi konaklama bedelini avro cinsinden belirlediğini gördük. Ülke yoksulluk içinde kırılırken hem 'milliyiz' deyip hem de bu kurumda yurt içinde dahi avro ile çalışmak neyin nesidir?"

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****