2013-04-03 - 12:51
Özcan Yeniçeri: "Akil insan, Öcalan ile yürütülen görüşmelere kayıtsız şartsız destek veren edebiyatçı, şarkıcı, televizyoncu, sanatçı, artist, köşe yazarı, siyasetçi ve benzerlerine AKP ile Öcalan'ın uygun gördüğü addır."
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, göğsünde "Ne mutlu Türk'üm diyene" yazısı ve kürsüye asılan Türk bayrağı ile parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, akil insanlar ve Anayasa konusunda değerlendirmelerde bulundu.
Akil adamlar konusu ile ilgili olarak, "sanki sivil toplum kuruluşları yok, televizyonları yok, medyaları yok, gazetecileri yok, akademisyenleri yok da 'çözüm süreci' dedikleri 'barış' ortamını anlatmak için akil adamlar komisyonu" kurdular şeklinde konuşan Yeniçeri, "halkın süreci desteklediğini iddia etmelerine rağmen AKP neden bu komisyona ihtiyaç duydu" diye sordu. Yeniçeri, "çünkü halkın büyük bir kesiminin söylenenlerin aksine PKK ve İmralı canisi öcalan ile yürütülen ve Türk milletinin onurunu rencide eden süreci gerçekte desteklemediğini AKP'nin kurmayları biliyor" dedi.
MHP'nin Bursa mitingindeki görkemin iktidar partisinin "kimyasını iyice bozduğu" görüşünü savunan Yeniçeri, "gerçekte akil insanlar komisyonunun AKP'nin yaşadığı paniğin adı ve sonucudur" şeklinde konuştu.
Akil adamlar konusunu ilk ortaya atanın Öcalan olduğunu hatırlatan Yeniçeri, CHP'nin de aynı öneride bulunduğunu belirterek "Halkın algısını halka rağmen yönetmeye kalkmak totaliter iktidarların işidir. AKP yönetiminin sıklıkla eleştirdiği tek parti dönemindeki 'halkı halka rağmen yönetmek' türünden jakoben tavrı aynen benimsediği anlaşılıyor" şeklinde konuştu.
"Akil insan, Öcalan ile yürütülen görüşmelere kayıtsız şartsız destek veren edebiyatçı, şarkıcı, televizyoncu, sanatçı, artist, köşe yazarı, siyasetçi ve benzerlerine AKP ile Öcalan'ın uygun gördüğü addır" görüşünü savunan Yeniçeri, akil insanların tek yanlı, devlet destekli, sonsuz imkânlı yönlendirme faaliyetinde bulunacaklarını, ilk hedeflerinin de "şehit ve gazi yakınları ile İmralı canisi Öcalan'ın meşru muhatap alınmasına karşı çıkanlar" olacağını söyledi.
Özcan Yeniçeri, Pazartesi günü Kızılay'da yaşadığı bir olayı da basınla paylaştı. Şehit bir teğmenin babasının yolda önünü kestiğini anlatan Yeniçeri yaşananları şöyle anlattı:
"Bir evladım vardı, vatan için şehit verdim dedi. Dünyada tutunacak hiçbir dalım yok ve evladımı dağdaki PKK'lılar katletti. Şimdi hükümete bakanlık yapan birisi 'ben de dağa çıkardım' diyor. O dağa çıkarsa ben de onun arkasından oğlumun yarım bıraktığını tamamlamak üzere oraya gelirim hodri meydan dedi. Elini boynumdan çekerken şehit babası, oğlumun katilleriyle iş birliği yapanlara helal etmiyorum. Oğlumun kanı onlara ve onlar gibi davrananlara haram olsun dedi. Nasırlaşmış vicdanlara, gafletin zirvesindekilere yüksek sesle duyurulur."
MHP'li Yeniçeri, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. "Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun görev süresinin bittiğinden bahisle AKP yeni arayışlar içine girmiştir. Komisyon çalışırken Başbakan Erdoğan'ın Başkanlık aşkı ve inadının nüksetmesi oyunun kurallarının değiştirilmesine neden olmuştur" şeklinde konuşan Yeniçeri, "CHP ile olmazsa MHP'ye Türk milleti kavramının anayasada kalması karşılığında başkanlığı kabul etmesi dayatılıyor" dedi.
"CHP ve MHP ile de olmazsa, bu defa BDP'ye anayasadan Türk kavramının çıkarılması ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ya da özerk yönetim karşılığında başkanlık sistemine destek vermesi teklif edilmektedir" ifadelerine yer veren Yeniçeri, "Bu durum Başbakan Erdoğan'ın başkanlık karşılığında vermeyeceği taviz, atmayacağı adım, çiğnemeyeceği değer kalmadığını göstermektedir" dedi.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, basında çıkan ve kendisinin basın toplantıları takvimi ve basın toplantı rezervasyonları ile ilgili AK Parti yöneticilerinin şikâyetlerinin bulunduğu haber ile ilgili olarak şimdiye kadarki faaliyetlerinin yer aldığı altı ciltlik arşivini basına göstererek "bir parlamenter olarak biz, bize halkımızın yüklediği sorumluluğun gereğini yerine getiriyoruz. Bunun için yalnız basın toplantısı değil, aynı zamanda iktidarın denetlenmesi konusunda iç tüzüğün ve yasaları verdiği bütün imkânları mümkün olduğunca kullanmaya çalışıyoruz" dedi. Yeniçeri şunları kaydetti:
"Hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki bize Ankara'nın çöpünü toplama görevi de verilmiş olsa, en erken saatte, en iyi biçimde görevimizin gereğini yerine getirmeye çalışırız. Bu bizim görev anlayışımızla ilgilidir. AKP'nin rahatsızlığı erken rezervasyondan değil kendilerinin yaptıklarının eleştirilmesindendir. Sanki herhangi bir AKP Milletvekili basın toplantısı yapmak istedi de zaman yok, yapamazsınız dendi. Yok böyle bir şey. AKP'li Milletvekilleri arkadaşların basınla paylaşacakları bir düşünce varsa ve bunu bana iletirlerse bana tahsis edilen basın toplantısı saatini bile seve seve kendilerine tahsis etmeye hazırım."
F. Banu Doğan
Akil adamlar konusu ile ilgili olarak, "sanki sivil toplum kuruluşları yok, televizyonları yok, medyaları yok, gazetecileri yok, akademisyenleri yok da 'çözüm süreci' dedikleri 'barış' ortamını anlatmak için akil adamlar komisyonu" kurdular şeklinde konuşan Yeniçeri, "halkın süreci desteklediğini iddia etmelerine rağmen AKP neden bu komisyona ihtiyaç duydu" diye sordu. Yeniçeri, "çünkü halkın büyük bir kesiminin söylenenlerin aksine PKK ve İmralı canisi öcalan ile yürütülen ve Türk milletinin onurunu rencide eden süreci gerçekte desteklemediğini AKP'nin kurmayları biliyor" dedi.
MHP'nin Bursa mitingindeki görkemin iktidar partisinin "kimyasını iyice bozduğu" görüşünü savunan Yeniçeri, "gerçekte akil insanlar komisyonunun AKP'nin yaşadığı paniğin adı ve sonucudur" şeklinde konuştu.
Akil adamlar konusunu ilk ortaya atanın Öcalan olduğunu hatırlatan Yeniçeri, CHP'nin de aynı öneride bulunduğunu belirterek "Halkın algısını halka rağmen yönetmeye kalkmak totaliter iktidarların işidir. AKP yönetiminin sıklıkla eleştirdiği tek parti dönemindeki 'halkı halka rağmen yönetmek' türünden jakoben tavrı aynen benimsediği anlaşılıyor" şeklinde konuştu.
"Akil insan, Öcalan ile yürütülen görüşmelere kayıtsız şartsız destek veren edebiyatçı, şarkıcı, televizyoncu, sanatçı, artist, köşe yazarı, siyasetçi ve benzerlerine AKP ile Öcalan'ın uygun gördüğü addır" görüşünü savunan Yeniçeri, akil insanların tek yanlı, devlet destekli, sonsuz imkânlı yönlendirme faaliyetinde bulunacaklarını, ilk hedeflerinin de "şehit ve gazi yakınları ile İmralı canisi Öcalan'ın meşru muhatap alınmasına karşı çıkanlar" olacağını söyledi.
Özcan Yeniçeri, Pazartesi günü Kızılay'da yaşadığı bir olayı da basınla paylaştı. Şehit bir teğmenin babasının yolda önünü kestiğini anlatan Yeniçeri yaşananları şöyle anlattı:
"Bir evladım vardı, vatan için şehit verdim dedi. Dünyada tutunacak hiçbir dalım yok ve evladımı dağdaki PKK'lılar katletti. Şimdi hükümete bakanlık yapan birisi 'ben de dağa çıkardım' diyor. O dağa çıkarsa ben de onun arkasından oğlumun yarım bıraktığını tamamlamak üzere oraya gelirim hodri meydan dedi. Elini boynumdan çekerken şehit babası, oğlumun katilleriyle iş birliği yapanlara helal etmiyorum. Oğlumun kanı onlara ve onlar gibi davrananlara haram olsun dedi. Nasırlaşmış vicdanlara, gafletin zirvesindekilere yüksek sesle duyurulur."
MHP'li Yeniçeri, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. "Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun görev süresinin bittiğinden bahisle AKP yeni arayışlar içine girmiştir. Komisyon çalışırken Başbakan Erdoğan'ın Başkanlık aşkı ve inadının nüksetmesi oyunun kurallarının değiştirilmesine neden olmuştur" şeklinde konuşan Yeniçeri, "CHP ile olmazsa MHP'ye Türk milleti kavramının anayasada kalması karşılığında başkanlığı kabul etmesi dayatılıyor" dedi.
"CHP ve MHP ile de olmazsa, bu defa BDP'ye anayasadan Türk kavramının çıkarılması ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ya da özerk yönetim karşılığında başkanlık sistemine destek vermesi teklif edilmektedir" ifadelerine yer veren Yeniçeri, "Bu durum Başbakan Erdoğan'ın başkanlık karşılığında vermeyeceği taviz, atmayacağı adım, çiğnemeyeceği değer kalmadığını göstermektedir" dedi.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, basında çıkan ve kendisinin basın toplantıları takvimi ve basın toplantı rezervasyonları ile ilgili AK Parti yöneticilerinin şikâyetlerinin bulunduğu haber ile ilgili olarak şimdiye kadarki faaliyetlerinin yer aldığı altı ciltlik arşivini basına göstererek "bir parlamenter olarak biz, bize halkımızın yüklediği sorumluluğun gereğini yerine getiriyoruz. Bunun için yalnız basın toplantısı değil, aynı zamanda iktidarın denetlenmesi konusunda iç tüzüğün ve yasaları verdiği bütün imkânları mümkün olduğunca kullanmaya çalışıyoruz" dedi. Yeniçeri şunları kaydetti:
"Hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki bize Ankara'nın çöpünü toplama görevi de verilmiş olsa, en erken saatte, en iyi biçimde görevimizin gereğini yerine getirmeye çalışırız. Bu bizim görev anlayışımızla ilgilidir. AKP'nin rahatsızlığı erken rezervasyondan değil kendilerinin yaptıklarının eleştirilmesindendir. Sanki herhangi bir AKP Milletvekili basın toplantısı yapmak istedi de zaman yok, yapamazsınız dendi. Yok böyle bir şey. AKP'li Milletvekilleri arkadaşların basınla paylaşacakları bir düşünce varsa ve bunu bana iletirlerse bana tahsis edilen basın toplantısı saatini bile seve seve kendilerine tahsis etmeye hazırım."
F. Banu Doğan
