2010-10-20 - 14:46
BDP GRUP BAŞKANVEKİLİ YILDIZ'IN BASIN AÇIKLAMASI...
BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, gazetecilere yaptığı açıklamada, ''referandum ile birlikte -kendi açılarından özgürlük meselesi olan- başörtüsü sorunun seçim meydanlarında siyasi malzeme haline getirildiğini söyledi.
BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, ''türban
meselesinin'' bir konu olarak ele alınmasının tartışmaları yoğunlaştıracağını
ifade ederek, ''Bu alanın din ve vicdan özgürlüğü kapsamında bir demokratikleşme
paketi olarak ele alınması gerektiğini söyledik'' dedi.

AK Parti Grup Başkanvekilleri Bekir Bozdağ, Ayşenur Bahçekapılı, Suat
Kılıç, Nurettin Canikli ve Mustafa Elitaş, BDP grubunu ziyaret ederek Grup
Başkanvekili Bengi Yıldız, Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal ve Şanlıurfa
Milletvekili İbrahim Binici ile görüştü.

Yıldız, görüşmenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, ''referandum
ile birlikte -kendi açılarından özgürlük meselesi olan- başörtüsü sorunun seçim
meydanlarında siyasi malzeme haline getirildiğini söyledi.

Bu sürecin, referandum sonrasında da sürdüğünü anlatan Yıldız, ''Bugün de
AKP'nin Sayın Grup Başkanvekilleri diğer siyasi partileri ziyaret ettikleri gibi
bizi de ziyaret ettiler. Başlangıçtan beri bizim özgürlükler alanına ilişkin
yaklaşımımız bellidir. Biz, türban meselesini din ve vicdan özgürlüğü alanında
görüyoruz ve çözülmesinin de başta yeni bir anayasa olmak üzere ele alınması
gerektiğine inanıyoruz'' diye konuştu.

Türkiye'de, özellikle Alevilerin ve gayrimüslimlerin kendilerini ifade
etme sıkıntılarının yıllardır tartışıldığına değinen Yıldız, şöyle devam etti:

''Zorunlu din dersi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Türkiye
aleyhine karara bağlandı. Cemevleri meselesi, azınlıkların Ruhban Okulu meselesi
var. Süryanilerin, Keldanilerin kendi ana dillerinde ibadet eğitimi alamamaları
meselesi var. Kısacası; türban meselesi özgürlükler içerisinde ele alınırsa,
Türkiye'de bu tartışmaların bu kadar türbana odaklanmayacağını, bu sorunu daha
rahat çözebileceğini daha önce de Adalet ve Kalkınma Partisi yetkililerine
söylemiştik. Bugün, biz parti olarak, bu tehlikeyi görüyoruz. Konuyu 'türban
meselesi' olarak ele aldığımızda, bugünkü tartışmaların tekrar yoğunlaşacağını
görüyoruz onun için bu alanın din ve vicdan özgürlüğü kapsamında bir
demokratikleşme paketi olarak ele alınması gerektiğini, AKP'nin Grup
Başkanvekillerine söyledik. Her halükarda türban meselesinin de bir özgürlük
meselesi olduğunu, bu meselenin Parti Meclisi ve MYK'da görüşülerek, karara
bağlanacağını ifade ettik.''

AK Parti heyetinin, bir komisyon oluşturulması gerektiğini söylediğini
aktaran Yıldız, kendilerinin de bunu Parti Meclisi ve MYK'de tartışacaklarını ve
çıkacak sonuca göre karar alacaklarını ifade ettiklerini anlattı.

Bir gazetecinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından, ''başörtüsü
sorununa'' ilişkin bugün yapılan açıklamayı hatırlatarak, değerlendirmesini
sorması üzerine Yıldız, şunları söyledi:

''Yargıtay Başsavcısı'nın bu açıklamasını doğrusunu isterseniz;
parlamentonun iradesine yapılmış bir saldırı olarak değerlendiriyoruz. 'Kuvvetler
ayrılığı' ilkesine uymayan bir yaklaşımdır. Henüz Yargıtay'ın önüne giden bir
problem yoktur, bir dava yoktur. Yani bir siyasi partinin genel başkanı, bir
milletvekili gibi yargı organının başındakilerin açıklama yapmasını yadırgıyoruz
ve bunu direkt halkın, parlamentonun iradesine yapılmış bir saldırı olarak
değerlendirdiğimizi belirtmek isterim.''

Bir başka gazetecinin, ''Açıklama, YÖK'ün aldığı kararların ardından
geldi'' sözleri üzerine Yıldız, ''YÖK'ün aldığı kararlar, yasal düzenleme
yapılmadan pratikte belli kolaylıklar getirilmesi meselesidir. Özgürlükler
alanının altyapısını oluşturmadan, zorlamalı idari tedbirlerle bu iş yürümüyor.
Şüphesiz, öğrencilerin eğitim özgürlüğünü engellememek lazım ama sadece fiili
durumlarla da özgürlüğün gelmediğini görüyoruz. İşte, YÖK'ün bu yaklaşımına karşı
bir başka kurum aksi yönde açıklamalar yapıyor. Türban yıllardır bu ülkenin en
temel sorunu olarak ve kutuplaşmanın bir aracı olarak kullanıldı'' diye
konuştu.

Özgürlüklerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten
Yıldız, sadece belirli bir hassasiyet ele alındığında ülkenin kamplaştığının
görüldüğünü söyledi.

''Türban konusunun çok iyi bir şekilde ele alınması lazım'' diyen Yıldız,
şunları kaydetti:

''Bu konunun muhatabı sadece parlamento değildir. Üniversitelerdir,
aydınlardır, sivil toplum örgütleridir, en önemlisi de halktır. Türbanın diğer
alanlarda kullanılması meselesini çok ciddi şekilde tartışmaya ihtiyaç duyuyoruz.
Çünkü, nerede, nasıl başlayacak ve özellikle de 'ama'larla başlayan bir
düzenlemenin türban meselesini çözmeyeceğini düşünüyoruz. Yine de Bengi Yıldız
olarak söylüyorum; Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nden, Başbakanlığa kadar Sayın
Cumhurbaşkanımızın eşinin başörtülü olması... Kamusal alan tartışmalarını
yadırgadığımızı belirtmek isterim. Türkiye'nin bu problemi aşması lazım.''

Bir ilköğretim okulu öğrencisinin, sınıfa başörtüsüyle girmek istediğinin
anımsatılması üzerine Yıldız, ''İşte onun için tartışılmaya muhtaç bir konu.
İleride 18 yaşına geldikten sonra isteyen insanın üniversitede de başka alanda da
türbanını çok rahatlıkla kullanabileceğini ama çocuk yaşından 18 yaşına kadar
olan alanda, mahalle baskısından tutun diğer baskılara kadar birçok sonuçları
olacağını görüyoruz. Konunun, tartışılmaya ama siyasete malzeme yapılmamaya,
samimiyete ihtiyaçı vardır'' diye konuştu.

(14.46)