2017-11-07 - 17:16
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, terörle mücadelenin kararlılıkla yürütüldüğünü belirterek, "Kim teröre sözüyle, eylemiyle duruşuyla destek veriyorsa, bunun cezası Terörle Mücadele Kanunu'nda, Ceza Kanunu'nda neyse, bunu çekecektir." dedi.

TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.

MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal, Zonguldak maden sahalarının özel sektöre devri, CHP Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya Türkiye Taşkömürü Kurumunun sorunları, AK Parti Kayseri Milletvekili Sami Dedeoğlu da Kayseri'ye yapılan ve yapılacak yatırımlar konularında gündem dışı söz aldı.

Ardından yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, son günlerde şehit düşen asker, polis ve köy korucularına Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diledi.

"Devlet, yurtiçinde ve dışında teröre karşı etkin bir mücadele sürdürüyor. Biz de bu kararlı mücadeleyi destekliyoruz." diyen Usta, güvenlik güçlerinin moralini bozabilecek beyan ve davranışlardan başta siyasetçiler olmak üzere, herkesin kaçınması gerektiğine işaret etti.

Ankara'da aileleriyle seyahat ederken trafikte tacize uğrayan ardından sığındıkları benzin istasyonunda darp edilen gazilere geçmiş olsun dileğinde bulunan Usta, saldıran kişileri vatan haini olarak nitelendirerek olayı takip edeceklerini bildirdi.

Torba Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında maden sahaları düzenlemesiyle ilgili muhalefetin uyarılarının sonuç verdiğini de belirten Usta, Zonguldak'ta TTK'ya ait maden sahalarının özelleştirilmesine yönelik maddenin torba tasarıdan çıkarılacağını aktardı.

Usta, "Bu bizim açımızdan memnuniyet vericidir. MHP olarak komisyon çalışmalarının başından itibaren bunun çıkarılması yönünde çaba sarf ettik. En sonunda heyet genel başkanımızla görüşmüş, yapılan yanlıştan dönülmüştür. Hükümete teşekkür ediyoruz." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da siyasetçi ve zenginlerin off-shore yatırımlarının "Cennet Belgeleri" adıyla yayımlandığını, ancak Türk kamuoyunun bu belgelerden yeterince haberdar olamadığını savundu.

Belgelerde Başbakan Binali Yıldırım'ın oğullarına ait şirketlere ilişkin iddialara Başbakan Binali Yıldırım'ın, "Milletim beni bilir, benim dokunulmazlığım var ama çocuklarımın dokunulmazlığı yok. Buradan davet ediyorum, her türlü soruşturma, gerek mali gerek hukuki yönden yapılabilir." şeklindeki sözlerini hatırlatan Kerestecioğlu, HDP olarak yarın bu konuyla ilgili bir araştırma önergesi vereceklerini bildirdi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel konuşmasına, ölüm yıl dönümü nedeniyle eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'i anarak başladı.

Sağlık çalışanlarının sorunlarına ve bu kişiler arasındaki intihar vakalarına işaret eden Özel, başta Sağlık Bakanlığını, Hükümeti ve Meclisi konuya duyarlı olmaya davet etti.

Özel, Zonguldak'taki madencilerin yaptığı "madenden çıkmama eylemine" de değinerek, sergiledikleri onurlu duruşu desteklediklerini kaydetti.

Özgür Özel, "Bugün kendileri eylemi sonlandırırken torba yasadan o maddenin çıkarılacağını değil, sadece Türkiye Taş Kömürü Kurumunun bu kapsamda tutulacağını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu Türkiye'deki talanı ve peşkeşi ortadan kaldırmaz. Bu sadece Zonguldak'ta direnen işçilerin sahalarının sorunlarını bir sonraki hamleye kadar çözer. TTK'nın elindeki sahalar dışındaki madenlerin, anayasaya aykırı şekilde özelleştirilerek peşkeş çekilmesi sorununu, çözmez. Bunu ülke gündeminde tutmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz ise konuşmasında iktidarın terörle mücadelesindeki kararlığa işaret etti.

Hükümetin tüm terör örgütleriyle aynı anlayışla ve başarılı bir mücadele yürüttüğünü anlatan İnceöz, bu mücadelenin topyekün yapılmasının sonuca ulaşmadaki önemini vurguladı.

İnceöz, "Kim teröre sözüyle, eylemiyle duruşuyla destek veriyorsa bunun cezası Terörle Mücadele Kanunda, Ceza Kanunda neyse bunu çekecektir." dedi.

Ankara'da iki gazi ve ailelerine yönelik saldırıyı da kınayan İnceöz, AK Parti olarak tüm manevi değerlerin olduğu gibi gazilerin de yanında bulunduklarını ifade etti.

Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın da divan olarak şehit düşen tüm kahramanları bir kez daha rahmetle andıklarını, herkesin vicdanını sızlatan Ankara'daki gazilere yönelik saldırıyı da şiddetle kınadıklarını vurguladı.

Meclisteki siyasi parti gruplarının, bağcılık sektörü ve üzüm üreticilerinin sorunlarının araştırılması için komisyon kurulmasına yönelik ortak önergesi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Genel Kurulda, Danışma Kurulunun önerisi üzerine, bağcılık sektörü ve üzüm üreticilerinin sorunlarının araştırılmasına yönelik parti gruplarının önergeleri birleştirilerek görüşüldü.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, yaş ve kuru üzümün, ülkenin marka ürünlerinden biri olduğunu anımsatarak, Türkiye'nin kuru üzümde dünya pazarlarının neredeyse yarısını kontrol ettiğini belirtti.

Türkiye'de 243 bin üretici tarafından 440 bin hektar alanda ortalama 4 milyon ton yaş üzüm üretildiğini ifade eden Fakıbaba, "Son 15 yılda yaş üzüm üretimimiz yüzde 20 artışla 3,5 milyon tondan 4,2 milyon tona yükselmiştir. Kuru üzüm üretimimiz ise 310 bin tondur. Kuru üzümde ihracatımız 2016 yılında 420 milyon dolar, ihracat miktarı 236 bin ton; 2017 yılı ilk sekiz aylık dönemde ise 240 milyon dolar olmuştur, ihracat miktarı 158 bin tondur." diye konuştu.

Üzüm üretimini artırmak üzere önemli çalışmalar yaptıklarını ve üreticilere çeşitli destekler sağladıklarını dile getiren Fakıbaba, "2005 yılında başlatılan sertifikalı fidan desteğiyle 2005-2015 döneminde toplam 8 milyon Türk Lirası destek verdik. 62 bin 789 dekar alanda kapama bağ tesis edilmesini sağladık. Üzüm üreticilerine dekar başı 13 lira mazot ve gübre desteği veriyoruz. Ayrıca organik tarım, iyi tarım uygulamaları, örtü altı desteği, biyoteknik ve biyolojik mücadele gibi konularda destek veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Fakıbaba, üzüm üretimine yönelik olarak TARSİM'in kapsamının genişletildiğini anlatarak, 2018 yılında başlatacakları Bağcılık Sektöründe Kapasite Geliştirme Projesi ile bağcılık sektöründe stratejilerin belirlenmesinin, üretim ve verimliliğin artırılmasının, ihracat potansiyelinin ve katma değerin genişletilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Kuru üzümde fiyat istikrarsızlığı dolayısıyla TMO'ya müdahale alım görevi verildiğini hatırlatan Fakıbaba, TMO'nun bu alımlar nedeniyle 18 milyon lira ödeme yaptığını, üzüm fiyatlarının müdahale sonrasında yükseldiğini belirtti.

Çocukların yeterli ve dengeli beslenmesi amacıyla okullara kuru üzüm dağıtılması projesinin de devam ettiğini belirten Fakıbaba, 6 milyonun üzerinde öğrenciye kuru üzüm dağıtıldığını kaydetti.

Fakıbaba, "Dört partinin de onay verdiği, bağcılık ve üzüm üreticilerinin sorunlarına yönelik araştırma önergesini biz de destekliyoruz. Bakanlık olarak, kurulacak araştırma komisyonunda gerekli katkıyı vermeye hazırız. Bu çalışmanın bağcılık sektörünün ve üzüm üretiminin geliştirilmesine önemli katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum." dedi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, asmanın gen merkezi olan Türkiye'nin köklü bağcılık kültürüne sahip olduğunu vurgulayarak ülkenin toplam üzüm üretimi açısından dünyada altıncı olduğunu hatırlattı.

Bağcılığın geliştirilmesinin, her şeyden önce elde edilen ürünün iç ve dış pazarlarda değerlendirilmesine bağlı olduğunu dile getiren Akçay, "Üzüm, çiftçilerimizin geçim kaynağı, ekmek kapısı, yaşı ve kurusuyla sofraların ve ekonominin vazgeçilmezleri arasındadır. Üzüm üreticisi ne yazık ki üzgündür, hüzünlüdür; maliyetler artmakta, emeğinin karşılığını alamamaktadır." diye konuştu.

Akçay, Türkiye'nin sahip olduğu potansiyelin değerlendirilmesi, bağcılıktan geçimini sağlayan yüz binlerce ailenin gelir ve refah düzeyinin artırılması ve üreticilerin diğer ülke üreticileriyle rekabet edebilmesi için bağcılık sektöründe karşılaşılan sorunların bir an önce çözülmesi için Meclis araştırma komisyonu kurulmasının çok yerinde olduğunu ifade etti.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, araştırma komisyonu kurulması konusundaki uzlaşıya destek verenlere teşekkür ederek, "Bugün burada Manisa'yla ilgili ama Manisa'yla sınırlı olmayan, Manisa'da en yoğun olarak yaşanan bir sorunu konuşuyoruz ve bunun Meclis eliyle araştırılmasını ve çözüme kavuşturulmasını talep ediyoruz." dedi.

Eskiden tarımın başkenti olan Manisa'nın acının ve çilenin başkenti haline geldiğini savunan Özel, Manisa'da eskiden çiftçilikle uğraşan kişilerin, geçimlerini sağlamak için şu anda başta madencilik olmak üzere farklı sektörlerde çalıştıklarını anlattı.

Mazot fiyatlarının artmasına karşın üzüm fiyatlarının artmadığına dikkati çeken Özel, "Ey Manisalı çiftçiler, bu mazot var ya bu mazot; marinada 1,5 lira, Manisa'da 4,5 lira." ifadesini kullandı.

HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, çiftçilerin karar alma politikalarının dışına çıkarılmasının tarımın önemli sorunlarından biri olduğunu dile getirerek, çiftçilerin adeta kan ağladığını savundu.

Kuru üzüm fiyatlarında hızlı düşüş yaşandığına dikkati çeken Doğan, maliyeti 3,5 liranın üzerinde olan kuru üzümün fiyatının en az 5 lira olması gerektiğini söyledi.

Üzüm üretiminin 90 bin aileyi doğrudan ilgilendirdiğini aktaran Doğan, ülke bağcılığının tekrar canlandırılabilmesi için üzüm alım fiyatlarına istikrar getirilmesi ve destek fiyatlarının artırılması gerektiğini belirtti.

AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber, üzüm fiyatlarındaki istikrarsızlığın geçmişten beri üreticileri rahatsız ettiğini aktararak, araştırma komisyonunda bu konunun da ele alınacağını dile getirdi.

Bu yıl Bakanlar Kurulu kararıyla TMO'nun üzüm alımı gerçekleştirmesinin, üzüm fiyatlarının daha da aşağı düşmesini engellediğini belirten Berber, iyi bir planlama yapıldığı takdirde üzüm ihracından yılda 500 milyon dolar civarında gelir sağlanabileceğini kaydetti.

Konuşmaların ardından, araştırma önergesi oybirliğiyle kabul edildi.

Genel Kurulda ayrıca MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.

Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, 2002'de sadece 1,8 milyar liralık tarımsal desteğin söz konusu olduğunu, 2017'de yatırım ödenekleri de dahil edildiğinde tarım sektörüne 29,6 milyar liralık destek sağladıklarını söyledi.

TBMM Genel Kurulunda kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen, Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine devam ediliyor.

Kalkınma Bakanı Elvan, tasarının birinci bölümünün geneli üzerindeki görüşmeler sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Elvan, 12 Eylül darbesi ve kayıplara ilişkin bir soruyu yanıtlarken, AK Parti iktidarı olarak her türlü darbeyi kınadıkları ve lanetlediklerini belirtti.

Türk milletinin 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında tüm dünyaya bir ders verdiğini vurgulayan Elvan, şunları kaydetti:

"Allah bu ülkeye hiçbir zaman darbeyi musallat etmesin. Nasıl 15 Temmuz'da bütün siyasi partiler, basın mensupları, sivil toplum kuruluşları, hain darbecilere karşı inanılmaz bir mücadele sergilemişse bundan sonra da kim olursa olsun, ne olursa olsun aynı mücadeleyi sergileyeceğimizi bütün dünyaya ilan ettik. Darbeye, darbecilere karşıyız. Bu konuda hep beraberiz."

Elvan, tarımsal desteğe ilişkin soruyu yanıtlarken ise AK Parti iktidarlarının bu sektöre yönelik büyük hassasiyetleri olduğunu söyledi.

Düşük faizli kredi olmak üzere çeşitli desteklerin hayata geçirildiğini dile getiren Elvan, pek çok kurumun da tarımsal amaçlı faaliyetlere katkıda bulunduğunu bildirdi.

Elvan, "Tarımsal desteklere baktığımızda, 2002 yılında sadece 1,8 milyar liralık tarımsal destek söz konusuydu. Bugün biz tarımsal alanda yapmış olduğumuz, vermiş olduğumuz yatırım ödeneklerini de dahil ettiğimizde şu an itibarıyla, 2017 yılı için söylüyorum, 29,6 milyar liralık tarım sektörüne destek sağlıyoruz." şeklinde konuştu.

Tarımsal desteğin ulusal standardına da işaret eden Elvan, OECD ve Dünya Bankası gibi kuruluşların tarımsal destekleri dikkate alırken bu kapsamda sulama amaçlı yatırımları, kapalı şebeke sistemleri de desteklere dahil ettiğini anlattı. Elvan, "Eğer OECD ve Dünya Bankasının standartlarını ele alırsak tarımsal alanda, OECD ülkeleri arasında, en fazla destek veren ülke Türkiye." dedi.

Daha sonra tasarının birinci maddesinin görüşmelerine geçildi.

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, birinci maddede verilen bir önerge üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'de vergi konusunda eşitsizlik yaşandığını, zenginin de fakirin de aynı vergileri ödediğini belirtti.

Siyasetçi ve zenginlerin off-shore yatırımlarının "Cennet Belgeleri" adıyla yayımlandığını hatırlatan Paylan, bu belgelerde Başbakan Binali Yıldırım'ın yakınlarıyla ilgili de iddialar bulunduğunu ifade etti.

Paylan, Yıldırım'dan iddialarla ilgili kamuoyunu tatmin edecek ayrıntılı açıklama beklediklerini söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, sataşma nedeniyle söz alarak, Başbakan Yıldırım'ın gerekli açıklamayı zaten yaptığını anımsattı.

Yıldırım'ın açıklamasını tekrar eden İnceöz, uluslararası bir manipülasyonla ithamda bulunmanın yakışık almadığını vurguladı.

"Haberin veriliş şekline baktığımızda, burada ciddi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor." diyen İnceöz, bu tip algılarla Türkiye'ye şekil verilemeyeceğini kaydetti.

MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu da tasarının pek çok konuyu içerdiğini ancak bazı önemli beklentileri karşılamadığını dile getirdi.

Aksu, "Bu torbada her şey var ama taşeron işçilere, atanamayan öğretmenlere bir şey yok. İş bekleyenlere umut da yok." dedi.

CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu ise maden sahalarına ilişkin düzenlemeyi eleştirdi.

Turpcu, tasarıda, "ihale etme yetkisi" şeklinde yeni bir kavramla özelleştirmenin gizlenmeye çalışıldığını ileri sürerek, bir göz boyamayla karşı karşıya olunduğunu, bu maddenin tamamen metinden çıkarılmasını talep ettiklerini bildirdi.

Kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen, Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın, 8 maddesi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Kabul edilen maddelere göre, Telgraf ve Telefon Kanunu'nda değişiklik yapılarak; Hazine payı, evrensel hizmet katkı payı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun masraflarına katkı payı uygulamasında tereddütlere ve ihtilaflara neden olan konuları çözüme kavuşturacak yeni bir sistem kurulacak.

İmtiyaz sözleşmeleri kapsamında yetkilendirilen işletmecilerin ödemekle yükümlü olduğu kurum masraflarına katkı payının matrahı, işletmecilerin yıllık net satışları olarak belirlenecek.

Buna göre, kurum tarafından sayısı sınırlandırılarak ulusal çapta, kamuya açık mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere imtiyaz sözleşmeleri veya yetkilendirilen işletmeciler, aylık brüt satışlarının yüzde 15'ini Hazine payı olarak ödeyecek.

Yetkilendirilen işletmecilerin şebekeleri üzerinden elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere yetkilendirilen diğer işletmeciler, aylık brüt satışlarının yüzde 15'ini Hazine payı olarak verecek.

Kurum tarafından hava taşıtlarında GSM veya IMT-2000/UMTS standartlarında mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere yetkilendirilen işletmeciler de söz konusu hizmet kapsamındaki aylık brüt satışlarının yüzde 15'i tutarında Hazine payı olarak ödeme yapacak.

Hazine payının süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, payın bir katı tutarında cezai şart uygulanacak.

Süresinde ödenmeyen Hazine payı, evrensel hizmet katkı payı, kurum masraflarına katkı payı tutarları ile bunlara bağlı gecikme faizi ile ilgili olarak uluslararası tahkim de dahil her türlü yargı organında açılacak davalarda husumet kuruma yöneltilecek.

Köy Kanunu'na göre satışı yapılan taşınmazlarla ilgili olarak, belirlenen süre içerisinde binalarını yapmayan ya da taksitlerini ödemeyen hak sahipleri ile 31 Aralık 2020 tarihinden önce süreleri dolacak hak sahiplerine, binalarını yapmaları veya taksitlerini ödemeleri amacıyla 31 Aralık 2020 tarihine kadar ek süre verilecek ancak bu süre içerisinde de hak sahiplerinin binayı yapmaması veya taksitleri ödememesi durumunda, bu taşınmazlar köy tüzel kişiliği adına, tüzel kişiliğini kaybeden köylerde ise ilgili belediye adına resen tapuda tescil edilecek.

Tasarıyla, "terk edilmiş gemiler" ya da sahibi belli olsa bile "üzerinde takyidat bulunan terkedilmiş gemiler" sorunu gideriliyor.

Buna göre, liman başkanlığı; idari sorumluluk sahasında can, mal, çevresel risk taşıyan, seyir ve seferin selametine engel olabilecek vaziyette karaya oturan, yan batık, batık, terk edilmiş veya atıl halde bulunan gemileri ve eşyasını çıkaracak ya da bulunduğu yerden kaldıracak. Bu süre 45 günden fazla olamayacak.

Belirlenen müddet, gemi yabancı bayraklı ise geminin sicile kayıtlı olduğu devletin ilgili makamlarına, donatana ve kaptana bildirilecek; bu kişilerin adresleri bilinmiyorsa herhangi bir uluslararası denizcilik bülteninde ilan edilecek. Gemi Türk bayraklı ise donatan veya kaptana bildirilecek. Bu kişilerin adresleri bilinmiyorsa yurt düzeyinde dağıtımı yapılan ve tirajı 100 binin üzerinde olan gazetede ilan edilecek.

Tayin edilen süre içinde, bildirimde bulunulanlara ulaşılamaması veya ulaşılsa dahi ilgililer tarafından geminin çıkarılmasından ya da bulunduğu yerden kaldırılmasından imtina edilmesi halinde liman başkanı, gemi ve eşyasını çıkarmaya, çıkarttırmaya, kaldırmaya, kaldırtmaya, imha ettirmeye, satmaya ve sattırmaya yetkili olacak.

Tasarıyla yaz saati uygulamasına ilişkin de düzenleme yapılacak.

Buna göre, "Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanun'da", "Başlangıç ve bitiş tarihleri belirtilmek ve 1 saati aşmamak şartıyla yaz saati uygulamaya Bakanlar Kurulu yetkilidir" hükmü, "Bakanlar Kurulu, 1 saati aşmamak kaydıyla ileri saat uygulaması yapmaya yetkilidir" şeklinde değiştirilecek.

Kamu alacaklarının yurt dışında bulunan vatandaşlar veya yabancı uyruklu kişiler tarafından yurt dışı bankaların banka kartı ve benzeri kartları ile ödenmesinde aracılık yapacak yurt içi bankalar, katlanacağı giderler için komisyon alabilecek.

Öte yandan CD, DVD, ses kaseti gibi taşıyıcı materyaller ile fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarayan her türlü teknik cihazı imal ve ithal eden kişilerden, yüzde 3'ü geçmemek üzere Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen oranlar çerçevesinde yapılan kesintilerin aktarılacağı kurumda değişiklik yapan 7. madde, önerge ile tasarıdan çıkarıldı.

Tasarının 9. maddesinin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın, birleşime ara verdi. Ara sonrasında komisyonun yerine oturmaması üzerine Aydın, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.