2017-07-24 - 15:20
TBMM Genel Kurulunda, Meclis İçtüzük değişikliği teklifinin görüşmelerine başlandı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında toplandı.
TBMM Başkanı Kahraman ve grup başkanvekilleri, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlallerine karşı birer konuşma yaptı.
Kahraman, Filistin'in kalbi Kudüs'te, bütün İslam aleminin kutsal mekanı olan Mescid-i Aksa'da herkesi üzen gelişmeler olduğunu anımsattı.
Mescid-i Aksa'nın, Müslümanların ilk kıblesi ve en kutsal mekanı olduğuna işaret eden Kahraman, İsrail hükümetinin, işgal altında tuttuğu Filistin toprakları ve Kudüs'te, yıllardan beri Müslümanlara karşı tecrit politikası izlediğini belirtti.
Kahraman, bu uygulamaların, Mescid-i Aksa'nın kapısına kadar dayandırıldığına dikkati çekerek, kendileri için hangi inançtan olursa olsun ibadethanelerin, kutsal mekanlar olduğunu vurguladı. Kutsal mekanların, her türlü saldırıdan masun olduğunu dile getiren Kahraman, ibadethanelerin, insanların kendilerini Allah ile başbaşa hissettikleri hür mekanlar olduğunu aktardı.
Bu mekanların, askeri ya da siyasi saiklerle çekişme alanı olarak görülmesinin son derece yanlış olduğunu belirten Kahraman, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İster Müslüman ister Hristiyan ister Yahudi olsun, insanlar mabetlere hulusi kalp ile ibadet etmeye gitmektedirler. İsrail güvenlik makamlarının, namaz kılmak ve dua etmek için Mescid-i Aksa'ya giden Müslümanların üzerini metal detektörlerle aramak istemesi, terörist muamelesi yapmaktan farksızdır. Filistin halkına karşı yıllardır devam eden sindirme politikası, yanlıştır, kabul edilemez. İsrail Devleti'nin yürüttüğü güvenlik politikaları, inanç hürriyetine ve insan haklarına aykırıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, halkıyla birlikte Filistinli kardeşlerinin yanındadır. Cumhurbaşkanımız muhterem Recep Tayyip Erdoğan'ın, İsrail hükümetinin tek taraflı, saygısız, baskıcı, kışkırtıcı ve huzur bozucu uygulamaları konusunda uluslararası topluma yaptığı çağrıyı, TBMM olarak tümüyle destekliyoruz. TBMM Başkanı olarak, uluslararası toplumu, Kudüs'te yürütülen, insan hakları ve inanç hürriyetine karşı işlenen suçlar konusunda duyarlı ve tepkili olmaya davet ediyorum; İslam ülkelerini de Filistinli kardeşlerimizin meselelerine sahip çıkma noktasında daha duyarlı olmaya davet ediyorum. "
Kahraman, İsrail hükümetinden, Ortadoğu'da kalıcı barışı sağlamak konusunda Filistin hükümeti ile barış masasına oturup, kendilerinden beklenen adımları atmasını beklediklerini vurgulayarak, "İşgal ettiği Filistin topraklarından çekilerek, Ortadoğu'da barışı kalıcı hale getirmek için uluslararası toplum tarafından yapılan çağrılara kulak vermelidir. Bu noktada müspet gelişmeler olmasını niyaz ediyorum." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Meclis başkanlarının, belli aralıklarla da olsa Genel Kurulu yönetmesinin memnuniyet verici olduğunu dile getirdi. Özel, bunun Meclis Başkan'ın Genel Kurula yönelik özeni gösterdiğini bildirdi.
Bugün TBMM İçtüzük değişikliğinin görüşüleceğini anımsatan Özel, bu teklifin temel kanun olarak gündeme alınamayacağını savundu. Özel, Kahraman'ın, grup başkanvekilleriyle yapacağı bir toplantının yararlı olacağına değinerek, aksi halde yapılacak işin Meclis tarihine kara leke olarak geçeceğini ifade etti.
Özel, İsrail ile ilgili olarak TBMM Genel Kurulundan, TBMM Başkanı'nın ağzından bu konunun kınanmasını önemsediğini belirterek, hükümetin sessizliğini, lafla peynir gemisi yürütmesini, müeyyidesizliğini, ayıplı bir durum olarak gördüklerini söyledi.
Filistin meselesinde, direnişin, Filistin'in bağımsızlık mücadelesinin arkasında olan bir siyasi gelenekten geldiklerini anlatan Özel, İsrail ve arkasındakilerin İstanbul'a çıkardıkları filoyu denize dökmekle övündüklerini kaydetti.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, İsrail'in mazlum Filistin halkının üzerinde geliştirdiği şiddet, baskı politikalarının onların ibadetlerini engelleyebilecek noktasına varmasından, kaygının ötesinde rahatsızlık duyduklarını, şiddetle kınadıklarını söyledi. Yıldırım, bunu söylerken iktidarın enerjisini Katar'a odakladığını öne sürdü.
Filistin halkının yanında olduklarını vurgulayan Yıldırım, hangi dinde olursa olsun hiçbir halkın ibadet etmesinin engellenemeyeceğine dikkati çekti.
Yıldırım, geçen cuma günü Yüksekova'da sivil alanda, cuma namazını kılmak isteyenlere güvenlik güçlerinin saldırdığını savunarak, "Mescid-i Aksa'da yapılan saldırı, engelleme ne kadar kabul edilemez ise Yüksekova'daki bu durum da kabul edilemez. Neve Şalom sinagoguna saldırı da İsrail'in terör politikalarına cevap olamaz, bir ibadethaneye saldırı bir başka saldırıyla giderilemez." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, ibadethanelerin kutsal mekanlar olduğunu, her türlü saldırıdan masun olduğunu bildirdi. Akçay, İsrail'in uygulamalarının baskıcı ve saygısızca, insan haklarına aykırı olduğunu ifade etti.
İslam'ın kutsal mekanlarından, Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa'nın, İsrail tarafından resmen ve fiilen bir kez daha işgal edildiğini vurgulayan Akçay, "Mescid-i Aksa biz Müslümanların ortak mirası, şerefidir, namusudur. İsrail'in bu haksız, hukuksuz, saygısız faaliyetlerini kınıyor, reddediyoruz. İsrail'i, bu son derece vahim saldırıdan vazgeçmeye davet ediyoruz." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, İsrail'in Filistin'e uyguladığı zulmü kınadıklarını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Lozan Barış Antlaşması'nın 94. yıl dönümü olduğunu anımsatarak, Lozan Antlaşması ile cephedeki büyük zaferin diplomatik başarıyla taçlandırıldığını ve Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığını söyledi.
Lozan Antlaşması'yla Türkiye'nin, bugünkü sınırlarına kavuştuğunu, bağımsız ve millet egemenliğine dayalı devlet olduğunun dünyaya ilan edildiğini belirten Akçay, bundan sonra da ülke sınırlarının aynı kararlılıkla savunulacağını dile getirdi.
Akçay, basında sansürün kaldırılışının 109. yılı ve Basın Bayramı'nı kutladı.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, basında sansürün kaldırılışının 109. yılı olduğunu anımsatarak, "2017 Türkiyesi, 109 yıl öncesinden bile geri bir noktada." dedi.
Yıldırım, "Cumhuriyet Gazetesi yazar ve çalışanlarının örgüt üyeliğinden değil iktidarı hedef alan eleştirilerinden dolayı içeride olduklarını" öne sürdü.
Demokratik siyaset kanallarının iktidar tarafından kapatıldığını savunan Yıldırım, ağustos ayı boyunca Meclis dışında her hafta farklı bir kentte "grup toplantısı" yapacaklarını ve demokrasi nöbetleri tutacaklarını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, vefat eden eski CHP Samsun Milletvekili İhsan Kalkavan'a Allah'tan rahmet diledi.
Basından sansürün kaldırılışının yıl dönümü olduğunu hatırlatan Özel, "Bugün gazetecilik yargılanmaktadır, sansür arkalanmaktadır" ifadesini kullandı.
Özel, Lozan Barış Antlaşması'yla Türkiye'nin kurtuluş senedini aldığını belirterek, "Lozan Antlaşması, tarihimizde benzeri görülmemiş bir siyasi zaferdir. Atatürk, İsmet İnönü ve tüm kahramanları minnetle anıyoruz." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, İsrail'in Filistin'e uyguladığı zulmü kınadıklarını bildirdi.
Müslümanların en kutsal ibadethanelerinden biri olan Harem-i Şerif'in girişinde kısıtlamaların olmasının kabul edilemeyeceğini ve bunların kaldırılması gerektiğini dile getiren İnceöz, İsrail'in dünyanın çağrısına kulak vermesi gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetin bu konudaki gayretlerinin her zaman ortada olduğunu kaydeden İnceöz, "Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Filistin halkının ve haklı davasının yanındayız." dedi.
İnceöz, bugün Siirt'te şehit olan askere ve bütün şehitlere Allah'tan rahmet diledi.
İnceöz, grup toplantılarının sadece Mecliste yapılabileceğini, bunu dışındakilerin açık hava toplantıları niteliğinde olacağını dile getirdi.
TBMM Anayasa Komisyonu Sözcüsü, AK Parti Aydın Milletvekili Abdurrahman Öz, "Meclisten geçen kararla parti ve suç ayrımı olmaksızın, dokunulmazlık dosyası olan bütün milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılarak yargı yolu açıldı. Bu kararı hep beraber biz, bu Meclis verdi." diye konuştu.
HDP, Danışma Kurulu toplanamadığı için "yasama faaliyetlerinin sınırlandırılmasına ilişkin müdahaleler ve bu müdahalelerden kaynaklı sorunları" tespit amacıyla verdiği araştırma önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak Genel Kurula getirdi.
Grup önerisi lehinde söz alan HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, TBMM'nin, kendisini sansürleyebilmek için içtüzüğünü değiştirmek amacıyla yaz ortasında alelacele bir araya geldiğini savundu.
Kürkcü, TBMM Başkanlığının muhalefet ve özellikle HDP milletvekillerinin denetim yetkisini kullanmasını keyfi gerekçelerle önlediğini, verdikleri kanun teklifi, soru önergesi, araştırma önergesi ve gensoruları işleme koymadan iade etmeyi bir teamül haline getirdiğini öne sürdü.
AK Parti Aydın Milletvekili Abdurrahman Öz, grup önerisi aleyhinde yaptığı konuşmada, dokunulmazlıkların Anayasa'nın 83. maddesinde düzenlendiğini, milletvekillerinin, seçildiği andan itibaren dokunulmazlık kazandığını söyledi.
Parlamento hukukunda dokunulmazlığın çok önemli olduğunu vurgulayan Öz, dokunulmazlığın milletvekili istese dahil kaldırılamadığını, TBMM Genel Kurul kararı gerektiğini anımsattı.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, bir grup konuşmasında, dokunulmazlıkların kaldırılması için dilekçe vereceklerini söylediğini belirten Öz, "Herkes, iktidarı sıkıştırmak için 'dokunulmazlıklar kaldırılsın' derken, hiç kimse aklıselime davet etmedi, 'yarın ne ile karşılaşılacak, parlamentonun, milletvekilinin itibarını kim koruyacak?' diye sormadı. Muhalefet, dokunulmazlıkları siyasi istismar konusu yapmak için bizlere üst perdeden rest çekti." dedi.
AK Parti'nin, o günlerde yaşanan siyasi baskı sonucu olarak, dokunulmazlıkların tümden kaldırılması için anayasa değişiklik teklifi verdiğini anımsatan Öz, şunları kaydetti:
"AK Parti olarak dokunulmazlıkların kaldırılmasındaki duruşumuz, parti ayrımı ve suç ayrımı yapılmaksızın, teklifin verildiği anda, Mecliste ne kadar dosyası olan, suç ayrımı yapılmaksınız, hangi suçtan ne milletvekili varsa hepsinin dokunulmazlıklarının aynı anda kaldırılmasıydı. Meclisten geçen kararla parti ve suç ayrımı olmaksızın aynı durumda olan yani dokunulmazlık dosyası olan bütün milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılarak yargı yolu açılmış oldu. Bu kararı hep beraber biz verdik, bu Meclis verdi."
Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM İçtüzüğü'nde değişiklik yapan kanun teklifi, TBMM Genel Kurul gündeminin ilk sırasına alındı.
AK Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için Genel Kurulun çalışmasına dair grup önerisini, Genel Kurul gündemine getirdi.
Genel Kurulda kabul edilen öneriyle, TBMM İçtüzüğü'nde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi'nin görüşmeleri ilk sıraya alındı.
18 maddelik teklif, iki bölüm halinde "temel kanun" olarak görüşülecek.
Öte yandan CHP'nin, Bursa'nın Kemalpaşa ve Karacabey ilçelerindeki sağanak yağış ve dolu afetinin tarımsal ürünlere verdiği zararla ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.
TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Genel Kurul çalışmaları devam ederken iktidar ve muhalefet kulislerine geldi. Burada bir süre oturan Kahraman, milletvekilleriyle sohbet etti.
TBMM Genel Kurulunda, Meclis İçtüzük değişikliği teklifinin görüşmelerine başlandı.
Teklif, "temel kanun" olarak iki bölüm halinde görüşülecek.
Görüşmeler başlamadan önce yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, teklifin gündeme alınmaksızın aykırılık yönünden yeniden değerlendirilmek üzere Anayasa Komisyonuna iade edilmesini istedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, teklifin, Anayasa Komisyonunun İçtüzüğe uygun olarak görüşüldüğünü belirterek, teklifi görüşmemek gibi bir durumun söz konusu olamayacağını söyledi.
Aydın, Anayasa'ya aykırılık önergesinin maddeler görüşülürken maddelerle ilgili verilebileceği kaydetti.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, teklife geçmemek için bu tartışmaların açıldığını belirterek, "Bu, demokratik bir tekliftir. Meclisin daha verimli çalışmasını ve angarya işlerden kurtarmayı amaçlayan bir tekliftir." dedi.
Anayasa'ya aykırılık ile ara verme ve tatilde komisyonların çalışmasıyla ilgili açılan iki usul tartışmasının ardından, TBMM Başkanvekili Aydın, teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçti.
AK Parti ve MHP tarafından hazırlanan ortak teklifin tümü üzerindeki görüşmelerde ilk sözü HDP Grubu adına Mardin Milletvekili Mithat Sancar aldı.
TBMM Genel Kurulunda, Meclis İçtüzük değişikliği teklifinin görüşmeleri sürüyor.
Teklifin tümü üzerinde HDP Grubu adına söz alan Mardin Milletvekili Mithat Sancar, İçtüzük değişikliğiyle, iktidarın amacının, "meclisi, muhalefetin etkisiz olduğu bir devlet kurumuna dönüştürmek olduğunu" öne sürdü.
İktidarların yasa çıkarma konusunda bir sıkıntısı olmadığını, istendiği zaman Meclisi sabahlara kadar çalıştırabildiklerini belirten Sancar, şunları söyledi:
"İktidar, eğer yasa yapma konusunda bir sıkıntısı yoksa, istediği kanunu istediği hızda geçirebiliyorsa niye böyle bir İçtüzük değişiklik teklifini önümüze getirdi? Bunun iki tane temel nedeni var. Birincisi, parlamentoda muhalefeti iyice etkisiz kılmak, muhalefetsiz bir parlamento yaratmak. İkincisi, tek sesli bir parlamento ve tek sesli bir toplum yaratmak. Nereden çıkarıyoruz bunları? Teklifi iki bölüm halinde tartışıyoruz. Birinci bölümde, sürelerin kısaltılması ve muhalefetin inisiyatif alma imkanlarının iyice ortadan kaldırılması var. Bir grup önerisi uygulaması söz konusu. Yıllardır devam eden bu uygulamada, muhalefet partileri ülke gündeminin önemli meselelerini Meclise taşıma imkanı buluyorlardı. Gruplar adına onar dakika konuşma yapılabiliyordu. Şimdi, bunu kısmak istiyorlar. Böylece, muhalefetin aslında bağımsız gündem yaratma konusundaki tek imkanını da iyice etkisiz ve anlamsız bir hale sokuyorlar. Bunun dışında, muhalefetin, sözünü duyurma imkanlarını ortadan kaldırma amacına yönelik bu değişiklikler İçtüzüğün çeşitli maddelerine serpiştirilmiş durumda."
Çoğulcu demokratik bir parlamenter sistemde, parlamentoda muhalefetin mutlaka etkili ve eşit bir konumda bulunmasının sağlanması gerektiğini belirten Sancar, "Eğer bu İçtüzük değişiklik teklifi buradan aynen geçerse bu parlamento da artık bir bürokratik devlet aygıtı haline gelecektir. Bir makamın sadece istediği şeyleri yapan, istemediklerini hiçbir şekilde gündemine almayan bir kuruma dönüşecektir. Artık onun adı parlamento olmayacaktır." dedi.
İktidarın, parlamentoyu bu değişiklik teklifiyle sadece yasa yapan bir otomata dönüştürmek istediğini öne süren Sancar, "Tartışan, denetleyen değil, sadece yasa yapan bir makine haline getirmek istemektedir. Böyle bir değişim, dönüşüm zaten devam etmekte olan sürece de uygun düşüyor." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, gerek komisyon görüşmelerinde gerekse kamuoyuna yansıyan beyanlarda, "İçtüzük değişikliğinde uzlaşma arayışının olmadığı" eleştirileri yapıldığını anımsattı.
Bu iddianın kesinlikle doğru olmadığını dile getiren Akçay, "8 Haziranda TBMM Başkanı İsmail Kahraman ile dört partinin grup başkanvekilleriyle birlikte bir araya geldik. İçtüzük değişikliğine ilişkin görüşlerimizi paylaştık. Bu görüşmede CHP ve HDP'nin temsilcisi grup başkanvekilleri İçtüzük çalışmalarına katılmayacaklarını ve katkı vermeyeceklerini açık ve seçik olarak belirtmişlerdir. Bugün 'uzlaşma aranmadı" eleştirilerini yapanlar dün müzakereden ve uzlaşmadan kaçınan arkadaşlarımızdır." ifadelerini kullandı.
MHP olarak sorumlu ve ilkeli muhalefet anlayışıyla İçtüzük değişikliği uzlaşma arayışından kaçınmadıklarını belirten Akçay, değişiklik metninin biçimlenmesinde destekçi değil, eşit ve aktif bir taraf olarak yer aldıklarını ve AK Parti ile birlikte imzaladıklarını kaydetti.
İçtüzük değişiklik teklifinde, 24. dönemde kurulan İçtüzük uzlaşma komisyonlarında, katılımcı tüm partilerin, CHP ve HDP'nin de mutabakata vardığı metinlerin esas alındığını belirten Akçay, 16 maddenin 4 maddesinde öngörülen değişikliklerin 24. dönemde uzlaşılan metinle bire bir aynı olduğunu; bunların dışında 5 maddede bu uzlaşma metninin esas alınarak daha iyi düzenlemeler yapıldığını söyledi.
Akçay, "İmzaları olmasa da bu değişiklik metninin önemli bir kısmında CHP ve HDP'nin 24. dönemde kabul ettiği düzenlemeler yer almaktadır. Ne yazıktır ki CHP ve HDP sözcüleri 24. dönemdeki mutabakatlarını kabul etmemişlerdir, reddetmişlerdir. Komisyon görüşmelerinde 'Sakın bize 24. dönemdeki uzlaşmayı hatırlatmaya kalkmayın' diye ısrarla da belirtmişlerdir. Siz ne kadar kabul etmeseniz de 24. dönemde üzerinde mutabakata varılmış bir metin vardır. Dört siyasi parti, kurumsal kimlikleriyle bu Uzlaşma Komisyonunda temsil edilmişlerdir." değerlendirmesinde bulundu.
İçtüzük değişikliğiyle Meclisin yasama ve denetim faaliyetlerindeki kaliteyi artırmayı amaçladıklarını bildiren Akçay, teklifte, Meclisin yasama ve denetim faaliyetlerini sekteye uğratacak hükümler bulunmadığını kaydetti.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Akçay'ın konuşmasıyla ilgili sataşmadan söz alarak, Akçay'ın "2015 tarihinde İçtüzükle ilgili CHP, CHP'nin komisyondaki üyesi ne görüş bildirdiyse o tutarlılığı savunun" dediğini anımsattı. Özel, "Aynı günlerde birbirinizi şeref, haysiyet yoksunluğuyla, kandan beslenen vampir olmakla suçluyorsunuz. Siz tutarlı olun, o sözleri tekrar edin; ben de o İçtüzük değişikliğinin altına imza atacağım." diye konuştu.
Bunun üzerine söz alan Akçay, siyasi parti liderlerinin zaman zaman ağır eleştirilere varan sözlerinin tekrar edilmesini, bir zayıflık, sığınılacak bir liman olarak gördüğünü kaydetti.
Bütün siyasi parti liderlerinin zaman zaman ağır ithamlarının olduğunu dile getiren Akçay, "Karşılıklı sataşma ve polemikte herkes birbirine bir söz söylemiş, cevabını da vermiştir. Gerekirse mahkemeye de gitmiştir ama konumuz o değil. Konuyu başka mecraya saptırmaya çalışmayın. Burada kapı gibi 24. dönemde üzerinde mutabakata varılmış maddeler var, bunları yok saymayın." dedi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
TBMM Başkanı Kahraman ve grup başkanvekilleri, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlallerine karşı birer konuşma yaptı.
Kahraman, Filistin'in kalbi Kudüs'te, bütün İslam aleminin kutsal mekanı olan Mescid-i Aksa'da herkesi üzen gelişmeler olduğunu anımsattı.
Mescid-i Aksa'nın, Müslümanların ilk kıblesi ve en kutsal mekanı olduğuna işaret eden Kahraman, İsrail hükümetinin, işgal altında tuttuğu Filistin toprakları ve Kudüs'te, yıllardan beri Müslümanlara karşı tecrit politikası izlediğini belirtti.
Kahraman, bu uygulamaların, Mescid-i Aksa'nın kapısına kadar dayandırıldığına dikkati çekerek, kendileri için hangi inançtan olursa olsun ibadethanelerin, kutsal mekanlar olduğunu vurguladı. Kutsal mekanların, her türlü saldırıdan masun olduğunu dile getiren Kahraman, ibadethanelerin, insanların kendilerini Allah ile başbaşa hissettikleri hür mekanlar olduğunu aktardı.
Bu mekanların, askeri ya da siyasi saiklerle çekişme alanı olarak görülmesinin son derece yanlış olduğunu belirten Kahraman, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İster Müslüman ister Hristiyan ister Yahudi olsun, insanlar mabetlere hulusi kalp ile ibadet etmeye gitmektedirler. İsrail güvenlik makamlarının, namaz kılmak ve dua etmek için Mescid-i Aksa'ya giden Müslümanların üzerini metal detektörlerle aramak istemesi, terörist muamelesi yapmaktan farksızdır. Filistin halkına karşı yıllardır devam eden sindirme politikası, yanlıştır, kabul edilemez. İsrail Devleti'nin yürüttüğü güvenlik politikaları, inanç hürriyetine ve insan haklarına aykırıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, halkıyla birlikte Filistinli kardeşlerinin yanındadır. Cumhurbaşkanımız muhterem Recep Tayyip Erdoğan'ın, İsrail hükümetinin tek taraflı, saygısız, baskıcı, kışkırtıcı ve huzur bozucu uygulamaları konusunda uluslararası topluma yaptığı çağrıyı, TBMM olarak tümüyle destekliyoruz. TBMM Başkanı olarak, uluslararası toplumu, Kudüs'te yürütülen, insan hakları ve inanç hürriyetine karşı işlenen suçlar konusunda duyarlı ve tepkili olmaya davet ediyorum; İslam ülkelerini de Filistinli kardeşlerimizin meselelerine sahip çıkma noktasında daha duyarlı olmaya davet ediyorum. "
Kahraman, İsrail hükümetinden, Ortadoğu'da kalıcı barışı sağlamak konusunda Filistin hükümeti ile barış masasına oturup, kendilerinden beklenen adımları atmasını beklediklerini vurgulayarak, "İşgal ettiği Filistin topraklarından çekilerek, Ortadoğu'da barışı kalıcı hale getirmek için uluslararası toplum tarafından yapılan çağrılara kulak vermelidir. Bu noktada müspet gelişmeler olmasını niyaz ediyorum." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Meclis başkanlarının, belli aralıklarla da olsa Genel Kurulu yönetmesinin memnuniyet verici olduğunu dile getirdi. Özel, bunun Meclis Başkan'ın Genel Kurula yönelik özeni gösterdiğini bildirdi.
Bugün TBMM İçtüzük değişikliğinin görüşüleceğini anımsatan Özel, bu teklifin temel kanun olarak gündeme alınamayacağını savundu. Özel, Kahraman'ın, grup başkanvekilleriyle yapacağı bir toplantının yararlı olacağına değinerek, aksi halde yapılacak işin Meclis tarihine kara leke olarak geçeceğini ifade etti.
Özel, İsrail ile ilgili olarak TBMM Genel Kurulundan, TBMM Başkanı'nın ağzından bu konunun kınanmasını önemsediğini belirterek, hükümetin sessizliğini, lafla peynir gemisi yürütmesini, müeyyidesizliğini, ayıplı bir durum olarak gördüklerini söyledi.
Filistin meselesinde, direnişin, Filistin'in bağımsızlık mücadelesinin arkasında olan bir siyasi gelenekten geldiklerini anlatan Özel, İsrail ve arkasındakilerin İstanbul'a çıkardıkları filoyu denize dökmekle övündüklerini kaydetti.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, İsrail'in mazlum Filistin halkının üzerinde geliştirdiği şiddet, baskı politikalarının onların ibadetlerini engelleyebilecek noktasına varmasından, kaygının ötesinde rahatsızlık duyduklarını, şiddetle kınadıklarını söyledi. Yıldırım, bunu söylerken iktidarın enerjisini Katar'a odakladığını öne sürdü.
Filistin halkının yanında olduklarını vurgulayan Yıldırım, hangi dinde olursa olsun hiçbir halkın ibadet etmesinin engellenemeyeceğine dikkati çekti.
Yıldırım, geçen cuma günü Yüksekova'da sivil alanda, cuma namazını kılmak isteyenlere güvenlik güçlerinin saldırdığını savunarak, "Mescid-i Aksa'da yapılan saldırı, engelleme ne kadar kabul edilemez ise Yüksekova'daki bu durum da kabul edilemez. Neve Şalom sinagoguna saldırı da İsrail'in terör politikalarına cevap olamaz, bir ibadethaneye saldırı bir başka saldırıyla giderilemez." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, ibadethanelerin kutsal mekanlar olduğunu, her türlü saldırıdan masun olduğunu bildirdi. Akçay, İsrail'in uygulamalarının baskıcı ve saygısızca, insan haklarına aykırı olduğunu ifade etti.
İslam'ın kutsal mekanlarından, Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa'nın, İsrail tarafından resmen ve fiilen bir kez daha işgal edildiğini vurgulayan Akçay, "Mescid-i Aksa biz Müslümanların ortak mirası, şerefidir, namusudur. İsrail'in bu haksız, hukuksuz, saygısız faaliyetlerini kınıyor, reddediyoruz. İsrail'i, bu son derece vahim saldırıdan vazgeçmeye davet ediyoruz." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, İsrail'in Filistin'e uyguladığı zulmü kınadıklarını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Lozan Barış Antlaşması'nın 94. yıl dönümü olduğunu anımsatarak, Lozan Antlaşması ile cephedeki büyük zaferin diplomatik başarıyla taçlandırıldığını ve Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığını söyledi.
Lozan Antlaşması'yla Türkiye'nin, bugünkü sınırlarına kavuştuğunu, bağımsız ve millet egemenliğine dayalı devlet olduğunun dünyaya ilan edildiğini belirten Akçay, bundan sonra da ülke sınırlarının aynı kararlılıkla savunulacağını dile getirdi.
Akçay, basında sansürün kaldırılışının 109. yılı ve Basın Bayramı'nı kutladı.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, basında sansürün kaldırılışının 109. yılı olduğunu anımsatarak, "2017 Türkiyesi, 109 yıl öncesinden bile geri bir noktada." dedi.
Yıldırım, "Cumhuriyet Gazetesi yazar ve çalışanlarının örgüt üyeliğinden değil iktidarı hedef alan eleştirilerinden dolayı içeride olduklarını" öne sürdü.
Demokratik siyaset kanallarının iktidar tarafından kapatıldığını savunan Yıldırım, ağustos ayı boyunca Meclis dışında her hafta farklı bir kentte "grup toplantısı" yapacaklarını ve demokrasi nöbetleri tutacaklarını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, vefat eden eski CHP Samsun Milletvekili İhsan Kalkavan'a Allah'tan rahmet diledi.
Basından sansürün kaldırılışının yıl dönümü olduğunu hatırlatan Özel, "Bugün gazetecilik yargılanmaktadır, sansür arkalanmaktadır" ifadesini kullandı.
Özel, Lozan Barış Antlaşması'yla Türkiye'nin kurtuluş senedini aldığını belirterek, "Lozan Antlaşması, tarihimizde benzeri görülmemiş bir siyasi zaferdir. Atatürk, İsmet İnönü ve tüm kahramanları minnetle anıyoruz." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, İsrail'in Filistin'e uyguladığı zulmü kınadıklarını bildirdi.
Müslümanların en kutsal ibadethanelerinden biri olan Harem-i Şerif'in girişinde kısıtlamaların olmasının kabul edilemeyeceğini ve bunların kaldırılması gerektiğini dile getiren İnceöz, İsrail'in dünyanın çağrısına kulak vermesi gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetin bu konudaki gayretlerinin her zaman ortada olduğunu kaydeden İnceöz, "Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Filistin halkının ve haklı davasının yanındayız." dedi.
İnceöz, bugün Siirt'te şehit olan askere ve bütün şehitlere Allah'tan rahmet diledi.
İnceöz, grup toplantılarının sadece Mecliste yapılabileceğini, bunu dışındakilerin açık hava toplantıları niteliğinde olacağını dile getirdi.
TBMM Anayasa Komisyonu Sözcüsü, AK Parti Aydın Milletvekili Abdurrahman Öz, "Meclisten geçen kararla parti ve suç ayrımı olmaksızın, dokunulmazlık dosyası olan bütün milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılarak yargı yolu açıldı. Bu kararı hep beraber biz, bu Meclis verdi." diye konuştu.
HDP, Danışma Kurulu toplanamadığı için "yasama faaliyetlerinin sınırlandırılmasına ilişkin müdahaleler ve bu müdahalelerden kaynaklı sorunları" tespit amacıyla verdiği araştırma önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak Genel Kurula getirdi.
Grup önerisi lehinde söz alan HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, TBMM'nin, kendisini sansürleyebilmek için içtüzüğünü değiştirmek amacıyla yaz ortasında alelacele bir araya geldiğini savundu.
Kürkcü, TBMM Başkanlığının muhalefet ve özellikle HDP milletvekillerinin denetim yetkisini kullanmasını keyfi gerekçelerle önlediğini, verdikleri kanun teklifi, soru önergesi, araştırma önergesi ve gensoruları işleme koymadan iade etmeyi bir teamül haline getirdiğini öne sürdü.
AK Parti Aydın Milletvekili Abdurrahman Öz, grup önerisi aleyhinde yaptığı konuşmada, dokunulmazlıkların Anayasa'nın 83. maddesinde düzenlendiğini, milletvekillerinin, seçildiği andan itibaren dokunulmazlık kazandığını söyledi.
Parlamento hukukunda dokunulmazlığın çok önemli olduğunu vurgulayan Öz, dokunulmazlığın milletvekili istese dahil kaldırılamadığını, TBMM Genel Kurul kararı gerektiğini anımsattı.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, bir grup konuşmasında, dokunulmazlıkların kaldırılması için dilekçe vereceklerini söylediğini belirten Öz, "Herkes, iktidarı sıkıştırmak için 'dokunulmazlıklar kaldırılsın' derken, hiç kimse aklıselime davet etmedi, 'yarın ne ile karşılaşılacak, parlamentonun, milletvekilinin itibarını kim koruyacak?' diye sormadı. Muhalefet, dokunulmazlıkları siyasi istismar konusu yapmak için bizlere üst perdeden rest çekti." dedi.
AK Parti'nin, o günlerde yaşanan siyasi baskı sonucu olarak, dokunulmazlıkların tümden kaldırılması için anayasa değişiklik teklifi verdiğini anımsatan Öz, şunları kaydetti:
"AK Parti olarak dokunulmazlıkların kaldırılmasındaki duruşumuz, parti ayrımı ve suç ayrımı yapılmaksızın, teklifin verildiği anda, Mecliste ne kadar dosyası olan, suç ayrımı yapılmaksınız, hangi suçtan ne milletvekili varsa hepsinin dokunulmazlıklarının aynı anda kaldırılmasıydı. Meclisten geçen kararla parti ve suç ayrımı olmaksızın aynı durumda olan yani dokunulmazlık dosyası olan bütün milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılarak yargı yolu açılmış oldu. Bu kararı hep beraber biz verdik, bu Meclis verdi."
Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM İçtüzüğü'nde değişiklik yapan kanun teklifi, TBMM Genel Kurul gündeminin ilk sırasına alındı.
AK Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için Genel Kurulun çalışmasına dair grup önerisini, Genel Kurul gündemine getirdi.
Genel Kurulda kabul edilen öneriyle, TBMM İçtüzüğü'nde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi'nin görüşmeleri ilk sıraya alındı.
18 maddelik teklif, iki bölüm halinde "temel kanun" olarak görüşülecek.
Öte yandan CHP'nin, Bursa'nın Kemalpaşa ve Karacabey ilçelerindeki sağanak yağış ve dolu afetinin tarımsal ürünlere verdiği zararla ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.
TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Genel Kurul çalışmaları devam ederken iktidar ve muhalefet kulislerine geldi. Burada bir süre oturan Kahraman, milletvekilleriyle sohbet etti.
TBMM Genel Kurulunda, Meclis İçtüzük değişikliği teklifinin görüşmelerine başlandı.
Teklif, "temel kanun" olarak iki bölüm halinde görüşülecek.
Görüşmeler başlamadan önce yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, teklifin gündeme alınmaksızın aykırılık yönünden yeniden değerlendirilmek üzere Anayasa Komisyonuna iade edilmesini istedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, teklifin, Anayasa Komisyonunun İçtüzüğe uygun olarak görüşüldüğünü belirterek, teklifi görüşmemek gibi bir durumun söz konusu olamayacağını söyledi.
Aydın, Anayasa'ya aykırılık önergesinin maddeler görüşülürken maddelerle ilgili verilebileceği kaydetti.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, teklife geçmemek için bu tartışmaların açıldığını belirterek, "Bu, demokratik bir tekliftir. Meclisin daha verimli çalışmasını ve angarya işlerden kurtarmayı amaçlayan bir tekliftir." dedi.
Anayasa'ya aykırılık ile ara verme ve tatilde komisyonların çalışmasıyla ilgili açılan iki usul tartışmasının ardından, TBMM Başkanvekili Aydın, teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçti.
AK Parti ve MHP tarafından hazırlanan ortak teklifin tümü üzerindeki görüşmelerde ilk sözü HDP Grubu adına Mardin Milletvekili Mithat Sancar aldı.
TBMM Genel Kurulunda, Meclis İçtüzük değişikliği teklifinin görüşmeleri sürüyor.
Teklifin tümü üzerinde HDP Grubu adına söz alan Mardin Milletvekili Mithat Sancar, İçtüzük değişikliğiyle, iktidarın amacının, "meclisi, muhalefetin etkisiz olduğu bir devlet kurumuna dönüştürmek olduğunu" öne sürdü.
İktidarların yasa çıkarma konusunda bir sıkıntısı olmadığını, istendiği zaman Meclisi sabahlara kadar çalıştırabildiklerini belirten Sancar, şunları söyledi:
"İktidar, eğer yasa yapma konusunda bir sıkıntısı yoksa, istediği kanunu istediği hızda geçirebiliyorsa niye böyle bir İçtüzük değişiklik teklifini önümüze getirdi? Bunun iki tane temel nedeni var. Birincisi, parlamentoda muhalefeti iyice etkisiz kılmak, muhalefetsiz bir parlamento yaratmak. İkincisi, tek sesli bir parlamento ve tek sesli bir toplum yaratmak. Nereden çıkarıyoruz bunları? Teklifi iki bölüm halinde tartışıyoruz. Birinci bölümde, sürelerin kısaltılması ve muhalefetin inisiyatif alma imkanlarının iyice ortadan kaldırılması var. Bir grup önerisi uygulaması söz konusu. Yıllardır devam eden bu uygulamada, muhalefet partileri ülke gündeminin önemli meselelerini Meclise taşıma imkanı buluyorlardı. Gruplar adına onar dakika konuşma yapılabiliyordu. Şimdi, bunu kısmak istiyorlar. Böylece, muhalefetin aslında bağımsız gündem yaratma konusundaki tek imkanını da iyice etkisiz ve anlamsız bir hale sokuyorlar. Bunun dışında, muhalefetin, sözünü duyurma imkanlarını ortadan kaldırma amacına yönelik bu değişiklikler İçtüzüğün çeşitli maddelerine serpiştirilmiş durumda."
Çoğulcu demokratik bir parlamenter sistemde, parlamentoda muhalefetin mutlaka etkili ve eşit bir konumda bulunmasının sağlanması gerektiğini belirten Sancar, "Eğer bu İçtüzük değişiklik teklifi buradan aynen geçerse bu parlamento da artık bir bürokratik devlet aygıtı haline gelecektir. Bir makamın sadece istediği şeyleri yapan, istemediklerini hiçbir şekilde gündemine almayan bir kuruma dönüşecektir. Artık onun adı parlamento olmayacaktır." dedi.
İktidarın, parlamentoyu bu değişiklik teklifiyle sadece yasa yapan bir otomata dönüştürmek istediğini öne süren Sancar, "Tartışan, denetleyen değil, sadece yasa yapan bir makine haline getirmek istemektedir. Böyle bir değişim, dönüşüm zaten devam etmekte olan sürece de uygun düşüyor." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, gerek komisyon görüşmelerinde gerekse kamuoyuna yansıyan beyanlarda, "İçtüzük değişikliğinde uzlaşma arayışının olmadığı" eleştirileri yapıldığını anımsattı.
Bu iddianın kesinlikle doğru olmadığını dile getiren Akçay, "8 Haziranda TBMM Başkanı İsmail Kahraman ile dört partinin grup başkanvekilleriyle birlikte bir araya geldik. İçtüzük değişikliğine ilişkin görüşlerimizi paylaştık. Bu görüşmede CHP ve HDP'nin temsilcisi grup başkanvekilleri İçtüzük çalışmalarına katılmayacaklarını ve katkı vermeyeceklerini açık ve seçik olarak belirtmişlerdir. Bugün 'uzlaşma aranmadı" eleştirilerini yapanlar dün müzakereden ve uzlaşmadan kaçınan arkadaşlarımızdır." ifadelerini kullandı.
MHP olarak sorumlu ve ilkeli muhalefet anlayışıyla İçtüzük değişikliği uzlaşma arayışından kaçınmadıklarını belirten Akçay, değişiklik metninin biçimlenmesinde destekçi değil, eşit ve aktif bir taraf olarak yer aldıklarını ve AK Parti ile birlikte imzaladıklarını kaydetti.
İçtüzük değişiklik teklifinde, 24. dönemde kurulan İçtüzük uzlaşma komisyonlarında, katılımcı tüm partilerin, CHP ve HDP'nin de mutabakata vardığı metinlerin esas alındığını belirten Akçay, 16 maddenin 4 maddesinde öngörülen değişikliklerin 24. dönemde uzlaşılan metinle bire bir aynı olduğunu; bunların dışında 5 maddede bu uzlaşma metninin esas alınarak daha iyi düzenlemeler yapıldığını söyledi.
Akçay, "İmzaları olmasa da bu değişiklik metninin önemli bir kısmında CHP ve HDP'nin 24. dönemde kabul ettiği düzenlemeler yer almaktadır. Ne yazıktır ki CHP ve HDP sözcüleri 24. dönemdeki mutabakatlarını kabul etmemişlerdir, reddetmişlerdir. Komisyon görüşmelerinde 'Sakın bize 24. dönemdeki uzlaşmayı hatırlatmaya kalkmayın' diye ısrarla da belirtmişlerdir. Siz ne kadar kabul etmeseniz de 24. dönemde üzerinde mutabakata varılmış bir metin vardır. Dört siyasi parti, kurumsal kimlikleriyle bu Uzlaşma Komisyonunda temsil edilmişlerdir." değerlendirmesinde bulundu.
İçtüzük değişikliğiyle Meclisin yasama ve denetim faaliyetlerindeki kaliteyi artırmayı amaçladıklarını bildiren Akçay, teklifte, Meclisin yasama ve denetim faaliyetlerini sekteye uğratacak hükümler bulunmadığını kaydetti.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Akçay'ın konuşmasıyla ilgili sataşmadan söz alarak, Akçay'ın "2015 tarihinde İçtüzükle ilgili CHP, CHP'nin komisyondaki üyesi ne görüş bildirdiyse o tutarlılığı savunun" dediğini anımsattı. Özel, "Aynı günlerde birbirinizi şeref, haysiyet yoksunluğuyla, kandan beslenen vampir olmakla suçluyorsunuz. Siz tutarlı olun, o sözleri tekrar edin; ben de o İçtüzük değişikliğinin altına imza atacağım." diye konuştu.
Bunun üzerine söz alan Akçay, siyasi parti liderlerinin zaman zaman ağır eleştirilere varan sözlerinin tekrar edilmesini, bir zayıflık, sığınılacak bir liman olarak gördüğünü kaydetti.
Bütün siyasi parti liderlerinin zaman zaman ağır ithamlarının olduğunu dile getiren Akçay, "Karşılıklı sataşma ve polemikte herkes birbirine bir söz söylemiş, cevabını da vermiştir. Gerekirse mahkemeye de gitmiştir ama konumuz o değil. Konuyu başka mecraya saptırmaya çalışmayın. Burada kapı gibi 24. dönemde üzerinde mutabakata varılmış maddeler var, bunları yok saymayın." dedi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
