2011-11-30 - 14:25
Vural: "Dersim'de yaşanan olayları, Kerbela'ya benzetmek cehalettir. Kerbela benzetmesinde yezit kim o zaman? Hazreti Hüseyin'in acısını hissettiğimiz bu günde, bu benzetme Müslümanlığa hakarettir. Bu nasıl gaflet, bu nasıl muhafazakarlıktır?"
Bedelli Askerlik Yasasıyla, Anayasa gereği vatandaşlara verilen ödev ve hakların yerine getirilmediğini ve askerlik yapmanın ortadan kaldırıldığını öne süren Vural şöyle konuştu: "Bedelli askerlikle birlikte vicdani retçilerin önü açılmış ve dağda askere, polise kurşun sıkanların da bundan faydalanmaları sağlanmıştır. AKP, dağdaki PKK'lıların temel askerlik eğitimi aldıklarını düşünerek bu kapsam içine onların da alınmasının kapısını açmıştır. Milli Savunma Bakanı, Bedelli Yasası görüşülürken 'bunların PKK'lı oldukları alınlarında mı yazıyor?' diye soruyor. Bu yasadan herkes faydalanacak. Askere kurşun sıkanlar da yararlanacak. Bir de bunlardan aldıkları paralar şehit ailelerine verilecek. Şehitlerle, şehit edenleri aynı kefeye koyan bu zihniyeti, milletimize nasıl açıklayacaksınız? Elinizi vicdanınıza koyun. Bu kara bir leke ve utanç verici bir durumdur."
Yurtdışında bulunanların bedelli askerlik ödemesinin arttırıldığına dikkat çeken Vural, " Oradaki vatandaşlar bu miktarı ödeyemezlerse geriye sadece tek bir seçenek kalıyor. Onlara 'Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkın' deniyor. Ayrıca onlardan alınan paralar, bütçeye gelir kaydedilecek dolayısıyla şehitlere, özürlülere harcamayacak" diye konuştu.
Dersim tartışmaları konusuna da değinen Vural şunları söyledi: "Ecdadımızı soykırımcı ilan eden bu tartışmalarda AKP ve BDP'nin ruh ikizi olduklarını görüyoruz. Rol paylaşımı var. Her iki partinin de söylemleri aynı olmasına rağmen; BDP'nin önergesi AKP'lilerce kabul edilmeyerek suni bir gerginlik yaratılmaya çalışılıyor. Dünün yaralarını kaşıyarak, bugünün kini haline dönüştürerek kime hizmet ediyorsunuz? Bu millet size ecdadına küfret, atalarını katliamcı ilan et diye oy vermedi. Bugün, dünün işbirlikçilerine benzer neo işbirlikçiler ortaya çıkmıştır."
Dersim'de yaşanan olayların, AK Partili bir milletvekili tarafından Kerbala'da yaşananlara benzetilmesini Müslümanlara hakaret olarak niteleyen Oktay Vural, "Sen kim oluyorsun da Seyit Rıza'yı Hazreti Hüseyin'e benzetirsin? Bu nasıl gaflet, bu nasıl muhafazakarlıktır? Kerbela benzetmesinde yezit kim o zaman? Bu kadar cehalet olmaz. Milletin içine fitne fesat sokuyorlar. Hazreti Hüseyin'in acısını hissettiğimiz bir günde bu benzetme Müslümanlığa hakarettir. Yakında Şeyh Sait'ten de özür diler bunlar. Tüm isyan elebaşlarından özür mü dileyeceksiniz?" diye konuştu.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın 'Sadece Dersim'de değil, doğuda batıda olaylar yaşanmıştır' sözlerini eleştiren Oktay Vural, "Karnından konuşma. Bu millet İzmir'de Yunanlıları denize döktüğü için de mi özür dileyecek? Yoldaşı Kemal Burkay'ı ziyaret edenden daha ne beklersin?"
Vural sözlerine şöyle devam etti: "Bu millet tarihi suçlamaya evet demeyecektir. Ermeni soykırımı iddiaları karşısında nasıl dik duracaksınız? Bu şekilde karalamaya devam ederseniz başka devletlerin, parlamentoların da bizim hakkımızda hüküm vermeleri karşısında eliniz kolunuz bağlı kalır."
Toplantı sonrası gazetecilerin sorularını da cevaplayan Vural, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün şike yasasıyla ilgili açıklamasını şu sözlerle eleştirdi: "Cumhurbaşkanlığı makamı konuşma yeri değildir. Cumhurbaşkanının elinde veto yetkisi vardır. Şike yasasıyla ilgili çekinceleri varsa, veto eder; Meclis'te yeniden görüşülür."
CHP'nin Bedelli Askerlik Yasasını Anayasa Mahkemesi'ne götürmeye hazırlandığı ile ilgili görüşleri sorulan Vural, "CHP'nin ana muhalefet partisi olması nedeniyle Anayasa Mahkemesine götürme yetkisi vardır. MHP, yasanın askerliğin ruhuna ve Anayasaya uygun olmadığı kanaatindedir. Anayasada askerlikle ilgili , 'Türk Silahlı Kuvvetleri ve kamu kurumlarında hizmet belirlenir' deniyor. AKP, 'para kamu bankasına yatırılıyor dolayısıyla kamuya hizmettir' yorumuyla bunu aşabilir. CHP'nin buna da bir cevap hazırlaması gerekiyor'' diye konuştu. (14:25)
Yurtdışında bulunanların bedelli askerlik ödemesinin arttırıldığına dikkat çeken Vural, " Oradaki vatandaşlar bu miktarı ödeyemezlerse geriye sadece tek bir seçenek kalıyor. Onlara 'Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkın' deniyor. Ayrıca onlardan alınan paralar, bütçeye gelir kaydedilecek dolayısıyla şehitlere, özürlülere harcamayacak" diye konuştu.
Dersim tartışmaları konusuna da değinen Vural şunları söyledi: "Ecdadımızı soykırımcı ilan eden bu tartışmalarda AKP ve BDP'nin ruh ikizi olduklarını görüyoruz. Rol paylaşımı var. Her iki partinin de söylemleri aynı olmasına rağmen; BDP'nin önergesi AKP'lilerce kabul edilmeyerek suni bir gerginlik yaratılmaya çalışılıyor. Dünün yaralarını kaşıyarak, bugünün kini haline dönüştürerek kime hizmet ediyorsunuz? Bu millet size ecdadına küfret, atalarını katliamcı ilan et diye oy vermedi. Bugün, dünün işbirlikçilerine benzer neo işbirlikçiler ortaya çıkmıştır."
Dersim'de yaşanan olayların, AK Partili bir milletvekili tarafından Kerbala'da yaşananlara benzetilmesini Müslümanlara hakaret olarak niteleyen Oktay Vural, "Sen kim oluyorsun da Seyit Rıza'yı Hazreti Hüseyin'e benzetirsin? Bu nasıl gaflet, bu nasıl muhafazakarlıktır? Kerbela benzetmesinde yezit kim o zaman? Bu kadar cehalet olmaz. Milletin içine fitne fesat sokuyorlar. Hazreti Hüseyin'in acısını hissettiğimiz bir günde bu benzetme Müslümanlığa hakarettir. Yakında Şeyh Sait'ten de özür diler bunlar. Tüm isyan elebaşlarından özür mü dileyeceksiniz?" diye konuştu.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın 'Sadece Dersim'de değil, doğuda batıda olaylar yaşanmıştır' sözlerini eleştiren Oktay Vural, "Karnından konuşma. Bu millet İzmir'de Yunanlıları denize döktüğü için de mi özür dileyecek? Yoldaşı Kemal Burkay'ı ziyaret edenden daha ne beklersin?"
Vural sözlerine şöyle devam etti: "Bu millet tarihi suçlamaya evet demeyecektir. Ermeni soykırımı iddiaları karşısında nasıl dik duracaksınız? Bu şekilde karalamaya devam ederseniz başka devletlerin, parlamentoların da bizim hakkımızda hüküm vermeleri karşısında eliniz kolunuz bağlı kalır."
Toplantı sonrası gazetecilerin sorularını da cevaplayan Vural, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün şike yasasıyla ilgili açıklamasını şu sözlerle eleştirdi: "Cumhurbaşkanlığı makamı konuşma yeri değildir. Cumhurbaşkanının elinde veto yetkisi vardır. Şike yasasıyla ilgili çekinceleri varsa, veto eder; Meclis'te yeniden görüşülür."
CHP'nin Bedelli Askerlik Yasasını Anayasa Mahkemesi'ne götürmeye hazırlandığı ile ilgili görüşleri sorulan Vural, "CHP'nin ana muhalefet partisi olması nedeniyle Anayasa Mahkemesine götürme yetkisi vardır. MHP, yasanın askerliğin ruhuna ve Anayasaya uygun olmadığı kanaatindedir. Anayasada askerlikle ilgili , 'Türk Silahlı Kuvvetleri ve kamu kurumlarında hizmet belirlenir' deniyor. AKP, 'para kamu bankasına yatırılıyor dolayısıyla kamuya hizmettir' yorumuyla bunu aşabilir. CHP'nin buna da bir cevap hazırlaması gerekiyor'' diye konuştu. (14:25)
