2011-02-07 - 14:18
TBMM ÇEVRE KOMİSYONU BAŞKANI ÖZDALGA'NIN BASIN TOPLANTISI?
TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Haluk Özdalga, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin Kyoto Protokolünü kabul etmesinin ikinci yılını doldurduğunu söyleyerek," Türkiye Kyoto'ya taraf olmakla ne kaybetti? Hangi sanayimiz ne fatura ödedi? Kyoto'ya karşı olanların bu sorulara cevabı acaba nedir?" diye sordu.

TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Haluk Özdalga,
parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin Kyoto Protokolünü
kabul etmesinin ikinci yılını doldurduğunu söyleyerek," Türkiye Kyoto'ya taraf
olmakla ne kaybetti? Hangi sanayimiz ne fatura ödedi? Kyoto'ya karşı
olanların bu sorulara cevabı acaba nedir?" diye sordu.

Kyoto Protokolünün, iklim değişikliğiyle mücadele için önemli hukuki belgelerden
biri olduğunu vurgulayan Özdalga," Pek çok çevre, bu antlaşmanın Türkiye'ye
ağır faturası olacağını, sanayimizin Kyoto'nun yükü altında ezileceğini ve ağır
bedeller ödeyeceğini ileri sürüyordu. Türkiye'nin Kyoto'yu onaylamasına
şiddetle karşı çıkıyorlardı." diye konuştu.

Özdalga, sözlerine şöyle devam etti:

"Gerçek o ki, Türkiye hiçbir fatura ödemedi, zarara uğramadı. Buna karşılık
önemli kazançlar elde etti. Her şeyden önce, Türkiye artık böylesine önemli
bir sözleşmeyi imzaladığı için eleştirilen bir ülke değil. Uluslararası iklim
müzakerelerine çok daha aktif bir şekilde katılabiliyor. Kendi sera gazı
emisyonlarını denetim altına almak için ciddi çalışmalar başlatmış durumda.
Şimdi aradan iki yıl geçtikten sonra her şey açıkça gösteriyor ki, bazı
çevrelerin bütün itirazlarına rağmen, Kyoto Protokolünü onaylamakla
Türkiye çok doğru ve yerinde bir adım atmış oldu."

Türkiye'nin, Kyoto'yu imzaladığı için değişik uluslararası toplantılarda
çok daha etkin şekilde yer alabildiğini, Atina'da yapılan Akdeniz İklim
Platformu'nun bu örneklerden biri olduğuna dikkati çeken Özdalga, martta
İstanbul'da Türkiye'nin koordinasyonu altında yapılacak En Az Gelişmiş Ülkeler
Konferansı'nda iklim değişikliğinin ele alınacak temel başlıklardan biri
olacağını söyledi.

Dünyada en az gelişmiş 50 dolayında ülke bulunduğunu hatırlatan Özdalga,
Türkiye'nin bu toplantıyla üstlendiği koordinasyon görevinin toplantıyla sınırlı
kalmayacağını ve devam edeceğini anlattı.

''İklim değişikliğinin en az gelişmiş ülkeler açısından sadece bir çevre
felaketi olmadığına'' işaret eden Özdalga şöyle konuştu:

''Önümüzdeki 10 yıllarda gelişmekte olan ülkeler, en az gelişmiş ülkeler
ile sanayileşmiş, gelişmiş ülkeler arasında siyasi mücadelenin en önemli
platformundan birini iklim değişikliği konusu oluşturacak. Dünyadaki ısı artışını
sanayileşme öncesi döneme göre iki derecede tutabilmek için atmosfere salınması
gereken sera gazı miktarının tamamı gelişmekte olan ülkelere tahsis edilse bile,
bu ülkelerin sosyal ve ekonomik gelişmelerini gerçekleştirmeleri mümkün değil.
Böyle zor bir problem var. Gelişmiş ve sanayileşmiş ülkeler kendi salınımlarını
sıfıra ya da sıfıra yakın düzeye indirecekler. Ama gelişmekte olan ülkelerin bunu
yapabilmeleri mümkün değil. Çünkü kalkınabilmek için ucuz enerjiye ihtiyaç var.
Bu konu, önümüzdeki 10 yıllarda gelişmekte olan ülkeler ile gelişmiş ülkeler
arasında en önemli çatışma alanını oluşturacak. Bu kadar hayati bir konu...'' (14.18)