2012-10-08 - 15:07
CHP MERSİN MİLLETVEKİLİ AYTUĞ ATICI'NIN BASIN TOPLANTISI?
CHP Mersin Milletvekili Atıcı, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında "sağlıkta yaşanan şiddet" ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
CHP Mersin Milletvekili Atıcı, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında "sağlıkta yaşanan şiddet" ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Atıcı, sağlıkta yaşana şiddet artarken konuyla ilgili önerge verdiklerini, Meclis Araştırması istediklerini ancak konunun Gaziantep'te uzman Doktor Ersin Arslan'ın öldürülmesine kadar gündeme alınmadığını belirterek, "komisyonunu kurulma aşamasında yaptığımız konuşmalarda, Başbakan'ın ve Sağlık Bakanı'nın yaptığı konuşmaların halkı galeyana getirdiğini, yanlış bilgiler verdiğini ve bu nedenle de hekimleri hedef haline getirdiğini uzun uzun anlatmıştık. Sorunun sahibi siyasetçilerin, başta Başbakan'ın, Sağlık Bakanı'nın halkı kışkırtan halkı galeyana getiren sözlerden ve hekimleri hedef haline getiren sözlerden kaçınmasını ısrarla ve önemle rica etmiştik. Sağlıkta artan şiddetin tartışıldığı dönemlerde bunun aslında siyasi bir malzeme yapılmaması gerektiğini ve siyaset üstü konular içinde değerlendirilmesi gerektiğini anlatmıştık" şeklinde konuştu.

Bu sözlerden hiç ders çıkarılmadığını ifade eden CHP'li Atıcı, Başbakan'ın "iki gün önce bir özel hastane açılışında söylediği" 'Şu anda sıkıysa benim vatandaşım bir hastaneye gitsin, ister özel ister devlet, kapıdan geri çevrilsin, çeviremezler' sözlerini hatırlattı.

Aytuğ Atıcı, "bir başbakan bu sözleri söylüyorsa üç olasılık vardır. Ya bu Başbakan ülkemize misafir olarak gelmiş başka bir ülkenin başbakanıdır, kendi ülkesi için konuşuyordur. Daha da kötüsü kendi başbakanımızdır, ülkemizden haberi yoktur. Çok daha kötüsü başbakan bilerek ve isteyerek halkı yanıltmaktadır. Ben üçüncü olasılığın daha doğru olduğunu düşünüyorum. Maalesef ülkemizin Başbakanı bilerek ve isteyerek halkımızı yanıltmakta, halkımıza doğru sözleri söylememektedir" dedi.

Halkımızın bir kısmı bu söylenenlere artık inanmadığını belirten Atıcı, "hastaneye gidip geri çevrilen insanların sayısının her geçen gün giderek arttığını" söyledi. Ancak "hala Başbakan'a güvenen ve inanan bir kesim olduğunu" sözlerine ekleyen Atıcı, "bu durumda da Başbakan'ın çizdiği pembe tabloyu hastanede göremeyince bunun sorumlusunun doktor olduğunu zannederek, sağlık çalışanları olduğunu zannederek onlara şiddet uygulamaya çalışıyor" şeklinde konuştu.

Mersin Milletvekili Atıcı, "devlet hastanesine herhangi bir polikliniğe gittiğiniz zaman ister memur olun ister emekli olun ister çiftçi olun, ister işçi ister güvencesiz, herhangi bir polikliniğe adımınızı attığınız anda hesabınıza 5 Türk lirası yazılıyor. Eğer doktor reçete yazmayı uygun görürse bir 3 lira daha ekleniyor. Eğer doktor üç kalemden fazla ilaç yazmış ise her kalem için bir lira daha ekleniyor. Ve siz reçeteyi alıp eczaneye gidiyorsunuz. Eczaneye gittiğiniz zaman, eczacı size ilacı vermeden önce parasını tahsil etmek istiyor. Parası olmayan hiçbir şekilde ilaç verilmesinin mümkün değil. Hastaneye giden ancak ilaç alamayan bir hasta geri çevrilmiş midir, çevrilmemiş midir?" ifadelerine yer verdi. Atıcı şunları kaydetti:

"Hastaneye giden hasta geri çevrilmiyor mu? İşte bu şekilde çevriliyor. Eğer cebinde parası yok ise çocuğuna ilaç alamıyor. Devlet hastanesine yatmak için, tedavi edilmek için giden hastalar, altı ay sonrasına, sekiz ay sonrasına gün verilen hastalar geri çevrilmiş oluyorlar mı, olmuyorlar mı? Ameliyat olması gereken, anjiyo olması gereken hatta yoğun bakıma alınması gereken hastalar, acaba sıraya konduklarında geri çevriliyorlar mı, çevrilmiyorlar mı? Bunların bir kısmının da evinde öldüğünü hepimiz biliyoruz. O yüzden bunları dikkatle, halkımızın bilgisine sunuyorum. Eğer bana inanmıyorlarsa başta AKP milletvekilleri olmak üzere bütün milletvekilleri şöyle bir baksınlar ajandalarına. Acaba günlerinin ne kadarını sağlıkla ilgili sorunları çözmek için harcıyorlar? Çözüm nasıl? Ahmet'in yerine Mehmet'i yatırmak. Yani Ahmet'in sırası gelmiş, bir milletvekili arıyor, Ahmet'in yerine Mehmet'i yatırıyorlar Ahmet açıkta kalıyor. İşte böylesine insanlık dışı bir uygulama, böylesine pembe bir tablo şeklinde sunuluyor ve bunu da AKP yapıyor."

Atıcı, özel hastanelerle ilgili olarak şunları kaydetti:

"Özel hastanedeki durum çok çok daha kahredici. Özel hastanelerde bir de özel hastane farkını katıyorsunuz. Yani özel hastaneler devlet tarafından sübvanse ediliyor, gittiğiniz zaman bu ödenen paraların tamamını da özel hastane için de ödüyorsunuz. Yani SGK'dan bu paralar özel hastanelere aktarılıyor. Bir de bu paraların üzerine özel hastane katkı payları alınıyor. Hele bir de hastaneye yatarsanız, hapı yuttunuz. O zaman hastaneden çıkmanız mümkün değil."

Özel hastanelere SGK tarafından ödenen paranın vatandaşın verdiği vergilerden ödendiğini belirten Atıcı, "fakir fukaralar bu özel hastanelerin kapısının önünden bile geçemediği gibi buraya ödenen paralarda alın terleri var. Çıksın Başbakan bunların doğru olup olmadığını halkımıza söylesin" şeklinde konuştu. Atıcı şunları kaydetti:

"Sağlıkta pembe tablo artık bitmiştir. Dönen dolaplar bir bir ortaya çıkmıştır. Başbakan sağlıkta ayrılan paranın çok arttığını söylüyor. Hayatında ilk defa sağlık konusunda net bir doğru söyledi. Sağlığa ayırdığımız para çok arttı. Fakat bu para nereye gidiyor? Bu paranın gittiği yer tedavi edici sağlık hizmetleridir. Yani kâr amacıyla yapılan işlemlere bu paralar ayrılmaktadır. Nerede kâr varsa Sağlık Bakanlığı ve Başbakan oraya yatırım yapmıştır. Ama bizim isteğimiz hastalıkların önlendiği, koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelikli olduğu alanlara yatırım yapılmasıdır. Buraya yatırım yapıldı mı hayır, sonucu ne oldu? Sıtma geri döndü. Bin bir güçlükle önceden defettiğimiz, rakamları çok çok aza inen sıtma hastalığı Mardin'de kendini gösterdi, çok kısa sürede Mersin'e kadar geldi. Bugün hala Mersin'de, Mardin-Mersin hattında sıtma salgını ile uğraşıyoruz. Eğer bu şekilde devam edecek olursa bin bir güçlükle defettiğimiz çocuk felci kapıyı çalacak, tetanoz, difteri kapıyı çalacak. Buradan çok net bir biçimde uyarıyorum. Sağlık Bakanlığı'nın aklını başına alması lazım. Başbakan'ın düzgün laflar söylemesi lazım. Bu şekilde yanlış bilgiler vererek, sağlık iyiye gidiyormuş gibi göstererek, bütün hastalıkların geri dönüşünü sağlayan bir sistemin adı sağlıkta dönüşüm olmuştur. Sağlıkta dönüşüm hastalıkların dönüşümü haline gelmiştir. Çok yakında AKP'nin de gidişine neden olacaktır. Sağlıkla geldiklerini düşünüyorlar, sağlıkla gidecekler." 15:07

Banu Doğan