2010-08-05 - 14:00
CHP Grup Başkanvekili M. Akif Hamzaçebi, dün açıklanan Yüksek Askeri Şura (YAŞ) Kararları ile ilgili parlamentoda basına değerlendirmelerde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili M. Akif Hamzaçebi, dün açıklanan Yüksek Askeri Şura
(YAŞ) Kararları ile ilgili parlamentoda basına değerlendirmelerde bulundu.
Hamzaçebi, ilk kez YAŞ'da Genelkurmay Başkanlığına ve Kara Kuvvetleri
Komutanlığına atama yapılmamasının topal bir karar olduğunu söyledi.
YAŞ kararlarında ilk kez savcı müdahalesi olduğunu belirten Hamzaçebi,
YAŞ kararlarının AKP'nin isteklerine göre şekillenmek istendiğini iddia etti.
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi, şunları kaydetti:
''Yüksek Askeri Şura toplantılarına kadar gündemde olmayan bir talep,
bir savcı tarafından terfi etmesi beklenen komutanları kapsayacak şekilde
toplantılara dahil edilmiştir. Soruşturmanın gizliliği kuralı ihlal edilmiştir, savcının
talebi anında medyaya servis edilmek suretiyle kamuoyuna maledilmiştir.
Buradaki tehlike şudur; bundan sonraki tüm Yüksek Askeri Şura toplantılarında
muhtemel bir savcı soruşturması tehdit olarak kullanılacaktır. Muhtemel bir savcı
soruşturmasının terörize ettiği ortam içerisinde Yüksek Askeri Şura toplantıları
yapılacaktır.
Bugün de böyle bir ortam söz konusudur. Terörize edilmiş, tehdit kokan
bir ortamda Yüksek Askeri Şura toplantıları yapılmıştır. Bu nedenle bu şuradan
çıkan kararlar, topal kararlar olmuştur.''
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) yaşanan bu durumdan zarar görmesinden endişe
ettiklerini anlatan Hamzaçebi, terörle mücadeleyi sürdüren TSK'nın moral gücünün
çok yüksek olması gereken bir süreçten geçildiğini ifade etti
TSK komutanları kademesine doğrudan siyasi müdahelede bulunulduğunu
ifade eden Hamzaçebi, Başbakanın siyasi müdaheleden vazgeçmesi gerektiğini kaydetti.
Hamzaçebi, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal hakkında ''adli yargılamayı etkilemek''
iddiasıyla inceleme başlatıldığını anımsattı.
Baykal'ın Anayasa Mahkemesinin yapacağı bir oylamaya ilişkin teknik
bilgi alma ihtiyacının ilgili savcı tarafından ''adli yargılamayı etkilemeye
teşebbüs'' olarak algılandığını ifade eden Hamzaçebi, şöyle devam etti:
''Ben Sayın Savcıya şunu sormak isterim; 'Ergenekon davasının savcısıyım'
diyen Sayın Başbakan hakkında acaba hangi işlemi yapmıştır? Erzincan
Savcısını arayan Başbakan Yardımcısı Sayın Çiçek hakkında acaba bu savcı
hangi işlemi yapmıştır? Cemil çiçek, doğrudan doğruya yargıya, savcının
soruşturmasına müdahale etmiştir. Siyasi baskı kurmak istemiştir. Sayın Çiçek,
bunu bugün kadar yalanlayamamıştır. Sayın Baykal, herhangi bir savcıyı mı,
hakimi mi aramıştır; herhangi bir şekilde bir kanaat ifade edip, bu kanaate yardımcı
olunması yönünde herhangi bir kişiyle mi görüşmüştür? Ortada böyle bir şey yoktur.
Yapılan, CHP'nin önceki genel başkanından önceki politikalar nedeniyle öç alma işlemidir.
AKP, yargıyı ülkenin kurumlarını şekillendirmede bir sopa olarak kullanılmak istenmektedir.
Türkiye adım adım AKP tarafından faşizme götürülmek istenmektedir''
Hamzaçebi, Baykal hakkındaki işlemi ''CHP'ye yönelik bir tehdit olarak
algıladıklarını'' ifade ederek, ''Biz bu konuda üzerimize düşeni yapmaya
kararlıyız'' dedi.
''Bugün gazetelerde yer alan haberlerde görmüşsünüzdür'' diyen Hamzaçebi,
iki Yargıtay üyesine ait olduğu öne sürülen bazı ses kayıtlarının ''ortalığa döküldüğünü''
ifade etti. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının, ''kayıtların yasal dinleme olmadığını''
ifade ettiğini hatırlatan Hamzaçebi, ''Şimdi hükümete, yargıya düşen bu kayıtların,
nasıl ve kimler tarafından elde edildiğinin bulunmasıdır.
Bunların basına hangi şekilde servis edildiğinin bulunması gerekiyor.
Gerçekten savcılarımız bağımsız ise bu konuyu da soruşturma konusu yapacaklardır
diye düşünüyorum'' diye konuştu.
Daha sonra soruları cevaplayan Hamzaçebi, ''Önceki açıklamanızda, 'AKP
kendi özel ordusunu yaratmaya çalışıyor' demiştiniz. Yüksek ASkeri Şura
kararlarının ardından bu kanaatiniz pekişti mi? Deniz Baykal'a ilişkin inceleme
muhaliflere gözdağı niteliği taşıyor mu?'' sorusuna, ''Sayın Baykal'a yönelik
inceleme, 'Ergenekon' konusunda yapılan hukuksuzluklara, haksızlıklara karşı
direnen veya hükümetin yapmış olduğu antidemokratik uygulamalara ve çıkarmış
olduğu yasalara karşı Anayasa Mahkemesinde dava açma hakkını kullanan
CHP'yi sindirme operasyonudur. CHP ile birlikte ülkedeki tüm muhalif güçleri
sindirmeye yönelik bir operasyondur'' karşılığını verdi.
''Bugün bu ülkede hukuk AKP içindir'' diyen Hamzaçebi, ''AKP, herkesi,
tüm kurumları silahlı kuvvetleri, muhalefet partilerini kendisinin izin verdiği
ölçüde konuşmaya, muhalefet etmeye, davranmaya mecbur etmeye çalışmaktadır.
Silahlı Kuvvetler, YÖK'leştirilmek istenmektedir'' şeklinde konuştu.
''Özel hudut birlikleri'' konusunun TBMM'nin tatile girmesiyle ülke gündeminden
düştüğünü anlatan Hamzaçebi, ''Ancak, Meclis açılır açılmaz bu konunun yine
ülkenin gündemine geleceğini tahmin ediyorum. Özel birlikleri tartışırken,
bir yardan Silahlı Kuvvetlerin komuta kademesine AKP'nin siyasi tercihlerine
göre müdahale yapılaması ve bir siyasi senaryo gereği olarak birtakım
soruşturmaların kullanılması Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta kademesinde
özel bir yapılanma, şekillenmenin AKP tarafından istenildiği sonucu doğurmaktadır'' dedi.
Hamzaçebi, bir başka gazetecinin, ''19 Temmuz'da Hantepe'de PKK saldırısı olmuştu.
Bu saldırının Heronlar tarafından 30 merkeze canlı olarak geçildiği ve ancak herhangi
bir müdahalede bulunulmadığı yönünde iddialar var. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?''
sorusuna, ''Bu iddiaların ciddiye alınması ve soruşturulması gerektiğini düşünüyorum.
Son derece ciddi iddiadır'' karşılığını verdi.
(14.00)
(YAŞ) Kararları ile ilgili parlamentoda basına değerlendirmelerde bulundu.
Hamzaçebi, ilk kez YAŞ'da Genelkurmay Başkanlığına ve Kara Kuvvetleri
Komutanlığına atama yapılmamasının topal bir karar olduğunu söyledi.
YAŞ kararlarında ilk kez savcı müdahalesi olduğunu belirten Hamzaçebi,
YAŞ kararlarının AKP'nin isteklerine göre şekillenmek istendiğini iddia etti.
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi, şunları kaydetti:
''Yüksek Askeri Şura toplantılarına kadar gündemde olmayan bir talep,
bir savcı tarafından terfi etmesi beklenen komutanları kapsayacak şekilde
toplantılara dahil edilmiştir. Soruşturmanın gizliliği kuralı ihlal edilmiştir, savcının
talebi anında medyaya servis edilmek suretiyle kamuoyuna maledilmiştir.
Buradaki tehlike şudur; bundan sonraki tüm Yüksek Askeri Şura toplantılarında
muhtemel bir savcı soruşturması tehdit olarak kullanılacaktır. Muhtemel bir savcı
soruşturmasının terörize ettiği ortam içerisinde Yüksek Askeri Şura toplantıları
yapılacaktır.
Bugün de böyle bir ortam söz konusudur. Terörize edilmiş, tehdit kokan
bir ortamda Yüksek Askeri Şura toplantıları yapılmıştır. Bu nedenle bu şuradan
çıkan kararlar, topal kararlar olmuştur.''
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) yaşanan bu durumdan zarar görmesinden endişe
ettiklerini anlatan Hamzaçebi, terörle mücadeleyi sürdüren TSK'nın moral gücünün
çok yüksek olması gereken bir süreçten geçildiğini ifade etti
TSK komutanları kademesine doğrudan siyasi müdahelede bulunulduğunu
ifade eden Hamzaçebi, Başbakanın siyasi müdaheleden vazgeçmesi gerektiğini kaydetti.
Hamzaçebi, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal hakkında ''adli yargılamayı etkilemek''
iddiasıyla inceleme başlatıldığını anımsattı.
Baykal'ın Anayasa Mahkemesinin yapacağı bir oylamaya ilişkin teknik
bilgi alma ihtiyacının ilgili savcı tarafından ''adli yargılamayı etkilemeye
teşebbüs'' olarak algılandığını ifade eden Hamzaçebi, şöyle devam etti:
''Ben Sayın Savcıya şunu sormak isterim; 'Ergenekon davasının savcısıyım'
diyen Sayın Başbakan hakkında acaba hangi işlemi yapmıştır? Erzincan
Savcısını arayan Başbakan Yardımcısı Sayın Çiçek hakkında acaba bu savcı
hangi işlemi yapmıştır? Cemil çiçek, doğrudan doğruya yargıya, savcının
soruşturmasına müdahale etmiştir. Siyasi baskı kurmak istemiştir. Sayın Çiçek,
bunu bugün kadar yalanlayamamıştır. Sayın Baykal, herhangi bir savcıyı mı,
hakimi mi aramıştır; herhangi bir şekilde bir kanaat ifade edip, bu kanaate yardımcı
olunması yönünde herhangi bir kişiyle mi görüşmüştür? Ortada böyle bir şey yoktur.
Yapılan, CHP'nin önceki genel başkanından önceki politikalar nedeniyle öç alma işlemidir.
AKP, yargıyı ülkenin kurumlarını şekillendirmede bir sopa olarak kullanılmak istenmektedir.
Türkiye adım adım AKP tarafından faşizme götürülmek istenmektedir''
Hamzaçebi, Baykal hakkındaki işlemi ''CHP'ye yönelik bir tehdit olarak
algıladıklarını'' ifade ederek, ''Biz bu konuda üzerimize düşeni yapmaya
kararlıyız'' dedi.
''Bugün gazetelerde yer alan haberlerde görmüşsünüzdür'' diyen Hamzaçebi,
iki Yargıtay üyesine ait olduğu öne sürülen bazı ses kayıtlarının ''ortalığa döküldüğünü''
ifade etti. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının, ''kayıtların yasal dinleme olmadığını''
ifade ettiğini hatırlatan Hamzaçebi, ''Şimdi hükümete, yargıya düşen bu kayıtların,
nasıl ve kimler tarafından elde edildiğinin bulunmasıdır.
Bunların basına hangi şekilde servis edildiğinin bulunması gerekiyor.
Gerçekten savcılarımız bağımsız ise bu konuyu da soruşturma konusu yapacaklardır
diye düşünüyorum'' diye konuştu.
Daha sonra soruları cevaplayan Hamzaçebi, ''Önceki açıklamanızda, 'AKP
kendi özel ordusunu yaratmaya çalışıyor' demiştiniz. Yüksek ASkeri Şura
kararlarının ardından bu kanaatiniz pekişti mi? Deniz Baykal'a ilişkin inceleme
muhaliflere gözdağı niteliği taşıyor mu?'' sorusuna, ''Sayın Baykal'a yönelik
inceleme, 'Ergenekon' konusunda yapılan hukuksuzluklara, haksızlıklara karşı
direnen veya hükümetin yapmış olduğu antidemokratik uygulamalara ve çıkarmış
olduğu yasalara karşı Anayasa Mahkemesinde dava açma hakkını kullanan
CHP'yi sindirme operasyonudur. CHP ile birlikte ülkedeki tüm muhalif güçleri
sindirmeye yönelik bir operasyondur'' karşılığını verdi.
''Bugün bu ülkede hukuk AKP içindir'' diyen Hamzaçebi, ''AKP, herkesi,
tüm kurumları silahlı kuvvetleri, muhalefet partilerini kendisinin izin verdiği
ölçüde konuşmaya, muhalefet etmeye, davranmaya mecbur etmeye çalışmaktadır.
Silahlı Kuvvetler, YÖK'leştirilmek istenmektedir'' şeklinde konuştu.
''Özel hudut birlikleri'' konusunun TBMM'nin tatile girmesiyle ülke gündeminden
düştüğünü anlatan Hamzaçebi, ''Ancak, Meclis açılır açılmaz bu konunun yine
ülkenin gündemine geleceğini tahmin ediyorum. Özel birlikleri tartışırken,
bir yardan Silahlı Kuvvetlerin komuta kademesine AKP'nin siyasi tercihlerine
göre müdahale yapılaması ve bir siyasi senaryo gereği olarak birtakım
soruşturmaların kullanılması Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta kademesinde
özel bir yapılanma, şekillenmenin AKP tarafından istenildiği sonucu doğurmaktadır'' dedi.
Hamzaçebi, bir başka gazetecinin, ''19 Temmuz'da Hantepe'de PKK saldırısı olmuştu.
Bu saldırının Heronlar tarafından 30 merkeze canlı olarak geçildiği ve ancak herhangi
bir müdahalede bulunulmadığı yönünde iddialar var. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?''
sorusuna, ''Bu iddiaların ciddiye alınması ve soruşturulması gerektiğini düşünüyorum.
Son derece ciddi iddiadır'' karşılığını verdi.
(14.00)
