2012-02-20 - 12:30
CHP KIRKLARELİ MİLLETVEKİLİ KESİMOĞLU'NUN BASIN TOPLANTISI?
Mehmet Siyam Kesimoğlu: "KCK, Öcalan ile Hükümet ve MİT'in ortak projesi midir? Öyle ise, hedef; önce özerklik, sonra Kürt Devleti midir?"
Yasama, yürütme, yargı erklerinin yanı sıra dördüncü erkin 'cemaat erki' olduğunu öne süren Kesimoğlu şöyle konuştu: "Cemaatin devlet kurumları içine yerleşmesine, iktidar içinde iktidar oluşturmasına zemin hazırlayan, destek veren de yine AKP hükümetidir. Bugün kendi iktidarlarına meydan okuyan, tehdit eden bir güç olarak gördükleri böyle bir kadrolaşma varsa; son 10 yılda atama ve görevden alma yetkilerini bu yönde kullandıkları içindir. Bu iki gücün itilaf ve ittifakları ülkeye nelere mal olmuştur?"

AK Partinin "derinlik sarhoşluğuna" yakalandığını ifade eden Kesimoğlu şunları söyledi: "3 dönemdir üst üste tek başına iktidar olma imkanını yakalayan Sayın Başbakan ve AKP hükümeti, kendi derin devletlerini kurmak isterken derinlik sarhoşluğuna yakalanmıştır. Derinlik sarhoşluğuna yakalanan kişiler, hayaller görmeye başlar, cesareti artar, özgüven patlaması yaşar ve artık her şeyi yapabilirim hissine kapılır. Maalesef bu da sonun başlangıcı olur."

"KCK Öcalan ile hükümet ve MİT'in ortak projesi midir? Öyle ise, hedef; önce özerklik, sonra Kürt Devleti midir?" diye soran Kesimoğlu, Başbakan'ın terör örgütünün muhatap alınmadığını söylediği konuşmaları basın mensuplarıyla paylaştı. Kesimoğlu: "Başbakan ve AKP hükümeti konuyu inkar eden beyan ve yayınlarına rağmen suçüstü yakalanmıştır. PKK ile yapılan görüşmelerde örgüt silah bırakmamıştır ya da bırakacağına dair en küçük bir emareye rastlanmamıştır. Aksine 2002-2012 döneminde terör eylemleri tırmanmış, şehit, gazi ve katledilen sivil vatandaş sayımız her geçen gün artmıştır. Başbakanın özel temsilcisi sıfatıyla Oslo görüşmelerine katılan dönemin Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Hakan Fidan, Öcalan'ın ülke ve bölgeye yönelik vizyonunun, Başbakan Erdoğan ile yüzde 90-95 örtüştüğünü ifade etmiştir" diye konuştu.

PKK'nın kaçırdığı devlet görevlileri ve vatandaşların kamuoyuna unutturulmak istendiğini ileri süren Kesimoğlu, "PKK'nın kaçırdığı kaymakam adayı, uzman çavuş, astsubay, korucu, öğretmen ve devlet görevlilerimiz ile sivil vatandaşlarımızın sayısı 40 civarında. Devletin askerleri, polisi hatta Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir mülki idare amiri terör örgütünün elindedir. Türkiye'de siyasetçilerin özel yaşamları, Genelkurmay Başkanı'nın konuşmaları, MİT-PKK görüşmeleri dahi teknik olarak kayıt altına alınıp izleniyorken; vatandaşlarımızı kaçıran PKK'lıların konuşmaları, irtibatları ve yerlerinin bu kadar süre içinde nasıl tespit edilmediğini anlamanın imkanı yok" şeklinde konuştu.

"Eskiden faili meçhuller dönemi vardı, şimdi faili MİT'çiler" diyen Kesimoğlu, " Başta MİT müsteşarı olmak üzere tüm kamu bürokrasisine önemli bir çağrıda bulunuyorum: MİT yasasına eklenen yeni düzenlemeye dayanılarak Sn. Başbakan tarafından size verilen kanunsuz emirleri yapmanız, sizi sorumluluktan kurtarmaz. Talimat almanız halinde yazılı olarak isteyin. Aksi takdirde, hesap günü geldiğinde yaptığınız her iş ve işlemden Başbakanın yanı sıra siz de sorumlu olacaksınız" diye konuştu.

AK Parti Hükümetinin Türkiye Cumhuriyeti için bir güvenlik sorunu haline geldiğini ifade eden Kesimoğlu: "Başbakan ve AKP hükümetinin tutum ve zafiyetlerinin faturası, Türk milletine, PKK terörünün cesaretlendirilmesi ve tırmandırılmasıyla ödetiliyor" dedi.

"Uzak olmayan bir gelecekte Cumhuriyet savcıları da kitapta yer alan benzer soruları Türk milleti adına Başbakan Erdoğan ve AKP hükümetine soracaktır" diyen Kesimoğlu, '100 Soruda AKP Hükümeti ve MİT- PKK görüşmeleri' kitabını da basın mensuplarına dağıttı. (12:30)