2021-10-14 - 15:20
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Haydar Akar başkanlığında toplandı. Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan, gündem dışı konuşmasında, seçim bölgesinin sorunlarını dile getirdi. Muğlalılar'ın en büyük sorunun içme suyu olduğunu belirten Gökcan, "Köy ve ilçelerimiz susuzluktan kırılıyor. Hemşerilerimiz 'CHP'li belediye bizi, bir damla suya muhtaç hale getirdi' diye şikayet ediyor." ifadesini kullandı.
Muğla'nın tüm ilçelerinde ciddi su sıkıntısı yaşandığını kaydeden Gökcan, bazı mahallelerde su sorununun had safhada olduğunu, bazı yerlerde su yerine çeşmelerden çamur aktığını, bazı bölgelerde ise kanalizasyon olmadığını, Muğla'da da suların gün aşırı kesildiğini söyledi.
CHP'li Muğla Büyükşehir Belediyesi, Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresinin ilgisiz ve yetersiz olduğunu savunan Gökcan, halkın su ihtiyaçlarını artezyen kuyuları ve kendi imkanlarıyla çözmeye çalıştığını belirtti.
Gökcan, CHP'li Muğla Büyükşehir Belediyesinin, yağmur yağmamasını, kuraklığın artmasını bahane ettiğini aktararak, "Halbuki zamanında yatırım yapsalardı su kesintisi yaşanmayacaktı." diye konuştu.
Muğla'da yeni açılan Turgut Reis Öğrenci Yurduna su ve kanalizasyon bağlayamayan CHP'nin sınıfta kaldığını, hükümet olarak belediyenin asli işini kendilerinin yaptığını, yurtları açtıklarını dile getiren Gökcan, CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin'in de yurtla ilgili yanlış bilgiler verdiğini söyledi.
CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, sataşmadan söz alarak, 2008'de dönemin Muğla Belediyesince Devlet Su İşlerine yapılan başvuruya rağmen su projesi başlatılmadığını ifade etti. Bu su projesi için yıllık 94,5 milyon ödenek tahsis edilmesi gerekirken sadece 2021 için 1 milyon lira ödenek verildiğini savunan Girgin, 661 milyon lira maliyetli projenin nasıl bitirileceğini sordu.
CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, Trabzon Araklı ilçesi Değirmencik Mahallesinde yapılmak istenen HES projesine mahalle halkının karşı çıktığını ifade ederek, o bölge insanı olarak köylüleri dinlediğini, gencinden yaşlısına projenin iyi olduğunu söyleyen tek bir kişi çıkmadığını öne sürdü.
Köylülerin, yaşamlarının tehlike altında olduğunu söylediğini aktaran Hamzaçebi, bölge için sorun oluşturacak bu projeden vazgeçilmesini istedi.
AK Parti Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan, Ankara'nın başkent oluşu dolayısıyla söz alarak, Ankara'nın kadim bir Türk şehri olduğuna işaret etti.
İlin tarihi ve ekonomik geçmişine dair bilgiler paylaşan Ceylan, dereleri ve bağlarıyla da ünlü olduğuna dikkati çekti.
Ceylan, Ankara'nın, 13 Ekim'de başkent ilan edildikten sonra bütün mazlum milletlerin ve bağımsızlığın da başkenti olduğunun altını çizerek, "Ankara şu anda artık bir memur şehri değildir, bir gri şehir de değildir. Ankara 6 milyon insanın yaşadığı Anadolu'nun özetidir. Ankara sağlığın, hızlı trenin, savunma sanayinin, teknoparkların başkentidir, Türkiye'nin en büyük senfoni orkestrasının, en büyük milli kütüphanesinin kurulduğu yerdir." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti olarak kuruldukları ilk günden beri sorumlu muhalefet anlayışını rehber edinerek siyaset üretmeye devam ettiklerini belirterek eleştirdikleri ne varsa her biriyle alakalı çözüm önerilerini de beraberinde getirdiklerini ifade etti.
Dervişoğlu, TBMM'de bulundukları 3 yılda vatandaşları doğrudan etkileyen 250'den fazla Meclis araştırması önergesi verdiklerini, emeklileri, emeklilikte yaşa takılanları, çiftçileri, öğrencileri, işçiyi, memuru, kadına şiddeti, hayvan haklarını, engellilerin istihdamını, toplumu ilgilendiren konularda önerge verip konuşmalar yaptıklarını ve çözüm önerileri getirdiklerini söyledi. Bunu Meclis'te yapmaya devam edeceklerini vurgulayan Dervişoğlu, "Hükümetin muhalefete ve partimize yönelik 'Ülke gündemine dair çözüm önerileri yok.' eleştirisini asla kabul etmiyoruz." diye konuştu.
Dervişoğlu, İYİ Parti olarak vatandaşlara doğrudan dokunacak her konunun da takipçisi olmaya devam edeceklerini bildirdi.
Merkez Bankası'ndaki görevden almalarla doların yükseldiğini söyleyen ve eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, ekonomideki çöküşün temel sebebinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden kaynaklı güvensizlik ortamı olduğunu öne sürdü.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da "iktidarın Merkez Bankası'nda görevden alma meselesine doyamadığını" ileri sürerek "Dikiş tutmuyor. Çok açık ve net. Bütün bu hamlelerin hepsi doların rekor üstüne rekor kırmasına yarıyor." dedi.
"Türk lirasının iktidar nedeniyle tarihinin en değersiz dönemini yaşadığını, paranın resmen pula çevrildiğini" savunan Oluç, doların dünya paraları karşısında değer kaybettiğini, Türk lirasının ise değersizleştirildiğini ileri sürdü. Oluç, halkın da yoksullaştığını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Merkez Bankası yönetiminin yarısının Cumhurbaşkanı kararıyla görevden alındığını ifade ederek "Bugün dolar yine zirve yaptı. Aradaki bağlantıyı görmek için ne gerekiyor? Böyle davranmaktaki amacı ne Cumhurbaşkanının, dolar kurunu 10 liraya çıkarmak olabilir mi diye düşünüyoruz. Merkez Bankası bağımsız olmadığı sürece piyasaya güven ve istikrar gelmeyecektir." diye konuştu.
Politik yürütülen para politikasının piyasayı allak bullak ettiğini, TL'nin değerinin düştüğünü ve milletin kaybettiğini dile getirerek Özkoç, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilen 5 yılda Merkez Bankası'nda 5 başkan değiştiğini söyledi. Özkoç, değişmesi gerekenin Merkez Bankası Başkanı değil, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olduğunu savundu.
Ekonomi kötüye gidiyorsa bunun temel iki sebebi bulunduğunu dile getiren Özkoç, ilkinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a olan güvensizlik, ikincisinin sistem olduğunu öne sürdü. Özkoç, alınan keyfi kararların bedelini vatandaşın ödediğini ileri sürerek bu durumdan çıkılmasının tek yolunun seçim olduğunu söyledi.
AK Parti Genel Başkan Vekili Cahit Özkan ise sadece bir haftalık süre zarfında dünyada meydana gelen olaylara bakıldığında, teröre desteğin arttığını, ABD Başkanı Joe Biden'ın "Türkiye'nin Suriye'deki varlığı ABD'yi tehdit edebiliyor." dediğini, İslam karşıtlığının yükseldiğini, Müslümanların hedef alındığını, evlerin taşlandığını söyledi.
Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere ırkçı saldırılar gerçekleştirdiğini, düzensiz göçün çoğaldığını, milyonlarca insanın savaşlar yüzünden evlerinden edildiğini anlatan Özkan, "Tüm bunlara baktığımızda 'Dünya 5'ten büyüktür' sözünün ne kadar büyük bir umut olduğu ortada." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" kitabında, dünyanın büyük sorunlarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde insanlığın kaderinin sınırlı sayıda ülkenin iki dudağının arasına bırakılamayacağının ifade edildiğini aktaran Özkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ca ifade edilen dik duruşun insanlığın umudu olacağını söyledi.
Özkan, dünya böylesi sorunlarla karşı karşıyayken, Avrupa'nın kendi vatandaşlarının sağlığını dahi koruyamazken, evinde ölenleri mezarına koyamazken, Türkiye'nin vatandaşlarını nerede olursa olsun alıp vatanına getirip sağlığına kavuşmasına vesile olduklarını, bu durumun Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin hızlı karar alma ve vatandaşlarına hizmet götürme kabiliyetinden ortaya çıktığını anlattı.
Aynı zamanda Suriye'deki terör koridorunun bertaraf edilmesi, Mavi Vatan'ın inşası, Libya'da darbeci Hafter'in yerle yeksan edilmesi, doğal gaz bulunması gibi konuların yanı sıra Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi, Taksim Camisi, şehir hastanelerinin açıldığını, binlerce kilometre duble yol yapıldığını ve bunların salgın ve doğal afet sürecinde hayata geçirildiğini belirten Özkan, "İnşallah, milletimizden güç alan ve milletimize hizmetkar olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle bu aziz ve necip millete nice büyük, hayırlı hizmetleri, icraatları ortaya koyacağız." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, partilerin grup önerileri ayrı ayrı ele alındı.
Partisinin, "İstanbul'un Şile ilçesinde köyden mahalleye dönüşen yerleşim yerleri ile merkezdeki mahallelerde yaşanan sorunlar" hakkındaki araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisine ilişkin söz alan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, Anadolu yakasında Karadeniz'in 72 kilometrelik sahil şeridinde yer alan Şile'nin, çok eski ve 755 kilometrekareyle Çatalca ve Silivri'den sonra en geniş alana sahip ilçesi olduğunu söyledi.
Şile'de yaşanan sorunları anlatan Nuhoğlu, "Şile köylüsünün sorunları Büyükşehir Belediye Yasası'nın değişmesinden sonra çok artmıştır. Köylüler, kendi arazisine tarım araç ve gereçlerini koyacak geçici yapı ve ahır bile yapamazken dışarıdan gelenler arazi alıp beton binalar yapmaktadır. Tarım arazilerinde ahır yapma şartı 20 dönümdür ve bu Şile için çok yüksektir. 5 dönüm olarak yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca köylünün bahçe tarımı ve hayvancılık konusunda teşviklerle desteklenmesi gereklidir." diye konuştu.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada İYİ Parti'nin grup önergesi kabul edilmedi.
CHP'nin "Türk Hava Kurumundaki yolsuzluk ve usulsüzlüklerin araştırılması" ve HDP'nin "Cezaevlerindeki keyfi infaz yakma iddialarına" ilişkin grup önerileri de ayrı ayrı görüşüldü. Yapılan oylamalarla, iki öneri de reddedildi.
Genel Kurulda daha sonra, Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin üçüncü bölümünün tümü üzerindeki konuşmalara geçildi.
Buna göre, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan tarımsal destek ödemeleri üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisi, çiftçilerin düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla, tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile ret ve iade edilecek.
Bu düzenlemeden yararlanmak için vazgeçilen davalarla ilgili daha önce verilmiş ve kanun yolu tüketilmemiş kararlar uyarınca, taraflara tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın işlem yapılmayacak, idarece de açılmış davalar sürdürülmeyecek, faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmeyecek, hükmedilmişse ödenmeyecek. Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunanların iade talepleriyle ilgili olarak bu hüküm uygulanmayacak.
3 bin 600 liradan fazla vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilanın, Gelir İdaresi Başkanlığı veya ilgili idarenin resmi internet sitesinde de duyurulabilmesine imkan tanınıyor. Bu konudaki usul ve esasları belirlemeye, Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınıyor.
Kanunla, yıllık gelir vergisi beyannamesinin mart ayında verilmesine devam edilmesi sağlanıyor.
Kanuna göre, basit usulde vergilendirilen mükelleflerin kazançları, gelir vergisinden istisna tutulacak.
"Küçük esnaf" olarak ifade edilen ve 850 bin civarında olan bu mükellef grubunun kazançlarının istisna edilmesiyle yıllık beyanname vermemeleri sağlanacak.
Sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası getirilecek. Buna göre, internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden istisna tutulacak. Bu istisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye'de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi şart olacak.
Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla yüzde 15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak ve Gelir Vergisi Kanunu'nun "muhtasar beyanname" ve "vergi tevkifatının yatırılması" başlıklı maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlü olacak. Bu tutar üzerinden ayrıca tevkifat yapılmayacak.
Mükelleflerin, düzenleme kapsamı dışında başka faaliyetlerinden kaynaklanan kazanç ya da iratlarının bulunması istisnadan faydalanmalarına engel olmayacak.
İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespit edilmesi halinde eksik tahakkuk etmiş olan vergi, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunacak.
Cumhurbaşkanı, düzenlemedeki tevkifat oranını her bir faaliyet türü için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye yetkili olacak. Bu düzenleme, 1 Ocak 2022'den itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere düzenlemenin yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.
Tarım sektörü ve çiftçilerin desteklenmesi için kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan destekleme ödemeleri, gelir vergisinden istisna tutulacak ve bu ödemelerden herhangi bir vergi kesintisi yapılmayacak.
Yıllık beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi, mart ve temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenecek.
Düzenlemeyle cari vergilendirme döneminin ilk dokuz ayı, üçer aylık dönemler itibarıyla geçici vergi dönemleri olarak belirlenecek. Buna göre, cari vergilendirme dönemi içindeki üç, altı ve dokuz aylık periyodlar üçer aylık dönemler itibariyle geçici vergi dönemleri kabul edilecek. İlgili takvim yılı veya hesap döneminin son üç aylık dönemi ise geçici vergi dönemi kapsamında sayılmayacak, madde kapsamındaki mükellefler tarafından bu dönem için geçici vergi beyannamesi verilmeyecek. Bu düzenleme, 2022 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannamelerden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.
Vergiye uyumlu mükelleflerin vergi indirimden yararlanma koşulu olan "indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki iki yılda haklarında tarhiyat yapılmamış olması" koşulu, yapılan tarhiyatların kesinleşmesine bağlı olacak.
Söz konusu süre içinde kesinleşen tarhiyatın indirim tutar sınırının yüzde 1'inden az olması durumunda da indirimden yararlanma şartları ihlal edilmemiş sayılacak.
Yapılan tarhiyatın indirimden yararlanıldıktan sonra kesinleşmesi durumunda yararlanılan indirimin mükelleften geri alınmasına ilişkin hüküm, madde metninden çıkarılıyor. Kesinleşmiş tarhiyat bulunmaması kuralı, vergi beyannameleriyle sınırlandırılacak.1 Ocak 2022'den itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.
Fiziki ortamdan bağımsız olarak elektronik ortamda vergi dairesi kurulabilecek. Elektronik ortamda kurulan vergi dairelerinin diğer vergi dairelerinin şubesi olarak belirlenerek mükelleflere hızlı ve etkin hizmet verilebilmesinin sağlanması, vergi dairesince yapılan işlemlerin elektronik ortamda kurulan vergi daireleri tarafından da yerine getirilmesini temin edecek düzenlemeler yapma konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki veriliyor.
Gelir İdaresi Başkanlığının görev alanına ilişkin işlerde hizmet alımı yoluyla çalıştırılanlar ile hizmet alımı yapılanların ortak ve yöneticileri de öğrendikleri sırlar ve gizli kalması gereken diğer hususlar açısından yasaklara, bu görevlerinden ayrılsalar dahi uymak zorunda olacak.
Yabancı memleketlerde bulunan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligatlar, Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilmeksizin, vergi dairesi başkanlıkları veya defterdarlıklar tarafından doğrudan yurt dışı temsilciliklerine gönderilecek.
Gelir İdaresi Başkanlığı, vergi ve mükellefiyet türü ile düzeltmeye konu tutarı ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak düzeltme yetkisinin devredilmesi ile düzeltmenin bağlı olunan vergi dairesi dışındaki vergi daireleri tarafından yapılmasına izin vermeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.
Ticari faaliyetlerin icrasında değişen iş yeri kavramı, vergi incelemesine taraf olan mükelleflerin büyük çoğunluğunun elektronik defter ve belge kullanması, dijital olarak veri depolama olanaklarının çeşitlenmiş olması, incelemelerin daha çok teknolojik ekipmanlar kullanılmak suretiyle yapılması, inceleme süreçlerinin dijital ortama taşınması gibi gelişmelerin "uzaktan incelemeyi" mümkün hale getirdiği gerekçesiyle, vergi incelemesinin uzaktan yapılabilmesine yönelik düzenlemeler yapılıyor. Bu düzenleme, 1 Temmuz 2022'de yürürlüğe girecek.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, mükelleflerin bildirmeye mecbur olduğu bilgilerin, kamu kurum ve kuruluşları tarafından Bakanlığa yazılı veya elektronik olarak bildirilmesi durumunda, bu bildirimi mükellefler tarafından yapılmış bildirim olarak kabul etmeye, bu şekilde kabul edilecek bildirimleri faaliyet konusu, gelir unsuru ile mükellefiyet, vergi, iş yeri ve şirket türlerini ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak tespit etmeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.
Fiziki ortamda tutulan defterlerde bulunan tasdik zorunluluğuna benzer şekilde, Hazine ve Maliye Bakanlığının Ticaret Bakanlığı ile müştereken veya kendisi tarafından belirlediği usul, esas ve süreler dahilinde söz konusu defterler için berat alınması veya defterlerin onaylanması tasdik hükmünde sayılacak; berat alınması ve onay işlemlerinde belirlenen usul, esas ve sürelere uyulmaması halinde ise defterlerin tasdik ettirilmemiş sayılacak.
Mükelleflere kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgelerin vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılması uygulaması kapsamına elektronik belge olarak düzenlenmesi gereken belgeler de dahil ediliyor.
Yararlanılması, yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan muafiyet, istisna, zarar mahsubu ve benzeri konularda, tasdik raporunun gerekli süre içerisinde ibraz edilmemesi durumunda, mükellefe tebliğ edilmek şartı ile 60 günlük bir mühlet verilecek ve bu süre içinde verilmesi halinde tasdik raporu zamanında verilmiş sayılacak.
Kanuna göre, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler ile defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve çiftçiler, söz konusu Kanun kapsamındaki belgeleri düzenleme zorunluluğu bulunmayanlara yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları mallar için işi yapana veya malı satana imzalatacakları gider pusulası düzenleyecek. Vergiden muaf esnaf için düzenlenen gider pusulası, bu kişiler tarafından verilmiş fatura hükmünde olacak. Gider pusulası, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenlenecek, bu süre içerisinde düzenlenmeyen gider pusulası hiç düzenlenmemiş sayılacak.
Kanunla bazı durumlarda gider pusulası yerine kabul edilebilecek belgelere ilişkin düzenlemeler de hayata geçiriliyor. Bu kapsamda maddede öngörülen hallerde banka, ödeme kuruluşu ve PTT tarafından düzenlenen belgeler ile Kanun uygulamasında belge düzenleme yükümlülüğü bulunmayan kamu kurum ve kuruluşlarının tabi oldukları diğer ilgili mevzuat dahilinde düzenledikleri belgeler gider pusulası yerine kabul edilecek; bu hallerde mükellefler tarafından ayrıca gider pusulası düzenlenmesine gerek kalmayacak. Bu madde, düzenlemenin yayım tarihini takip eden ayın başında yürürlüğe girecek.
Düzenlemeyle söz konusu Kanuna, "elektronik defter beratı" ve "elektronik muhasebe fişi" tanımları ekleniyor. Buna göre, elektronik defter beratı, elektronik ortamda tutulan defterlere ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen standartlara uygun bilgileri içeren ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından onaylanmış elektronik dosya; elektronik muhasebe fişi ise şekil hükümlerinden bağımsız olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen standart ve içeriğe uygun olarak elektronik ortamda düzenlenen, imzalanan, muhafaza ve ibraz edilebilen muhasebe fişine ait elektronik kayıtlar bütünü şeklinde tanımlanıyor.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Muğla'nın tüm ilçelerinde ciddi su sıkıntısı yaşandığını kaydeden Gökcan, bazı mahallelerde su sorununun had safhada olduğunu, bazı yerlerde su yerine çeşmelerden çamur aktığını, bazı bölgelerde ise kanalizasyon olmadığını, Muğla'da da suların gün aşırı kesildiğini söyledi.
CHP'li Muğla Büyükşehir Belediyesi, Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresinin ilgisiz ve yetersiz olduğunu savunan Gökcan, halkın su ihtiyaçlarını artezyen kuyuları ve kendi imkanlarıyla çözmeye çalıştığını belirtti.
Gökcan, CHP'li Muğla Büyükşehir Belediyesinin, yağmur yağmamasını, kuraklığın artmasını bahane ettiğini aktararak, "Halbuki zamanında yatırım yapsalardı su kesintisi yaşanmayacaktı." diye konuştu.
Muğla'da yeni açılan Turgut Reis Öğrenci Yurduna su ve kanalizasyon bağlayamayan CHP'nin sınıfta kaldığını, hükümet olarak belediyenin asli işini kendilerinin yaptığını, yurtları açtıklarını dile getiren Gökcan, CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin'in de yurtla ilgili yanlış bilgiler verdiğini söyledi.
CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, sataşmadan söz alarak, 2008'de dönemin Muğla Belediyesince Devlet Su İşlerine yapılan başvuruya rağmen su projesi başlatılmadığını ifade etti. Bu su projesi için yıllık 94,5 milyon ödenek tahsis edilmesi gerekirken sadece 2021 için 1 milyon lira ödenek verildiğini savunan Girgin, 661 milyon lira maliyetli projenin nasıl bitirileceğini sordu.
CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, Trabzon Araklı ilçesi Değirmencik Mahallesinde yapılmak istenen HES projesine mahalle halkının karşı çıktığını ifade ederek, o bölge insanı olarak köylüleri dinlediğini, gencinden yaşlısına projenin iyi olduğunu söyleyen tek bir kişi çıkmadığını öne sürdü.
Köylülerin, yaşamlarının tehlike altında olduğunu söylediğini aktaran Hamzaçebi, bölge için sorun oluşturacak bu projeden vazgeçilmesini istedi.
AK Parti Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan, Ankara'nın başkent oluşu dolayısıyla söz alarak, Ankara'nın kadim bir Türk şehri olduğuna işaret etti.
İlin tarihi ve ekonomik geçmişine dair bilgiler paylaşan Ceylan, dereleri ve bağlarıyla da ünlü olduğuna dikkati çekti.
Ceylan, Ankara'nın, 13 Ekim'de başkent ilan edildikten sonra bütün mazlum milletlerin ve bağımsızlığın da başkenti olduğunun altını çizerek, "Ankara şu anda artık bir memur şehri değildir, bir gri şehir de değildir. Ankara 6 milyon insanın yaşadığı Anadolu'nun özetidir. Ankara sağlığın, hızlı trenin, savunma sanayinin, teknoparkların başkentidir, Türkiye'nin en büyük senfoni orkestrasının, en büyük milli kütüphanesinin kurulduğu yerdir." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti olarak kuruldukları ilk günden beri sorumlu muhalefet anlayışını rehber edinerek siyaset üretmeye devam ettiklerini belirterek eleştirdikleri ne varsa her biriyle alakalı çözüm önerilerini de beraberinde getirdiklerini ifade etti.
Dervişoğlu, TBMM'de bulundukları 3 yılda vatandaşları doğrudan etkileyen 250'den fazla Meclis araştırması önergesi verdiklerini, emeklileri, emeklilikte yaşa takılanları, çiftçileri, öğrencileri, işçiyi, memuru, kadına şiddeti, hayvan haklarını, engellilerin istihdamını, toplumu ilgilendiren konularda önerge verip konuşmalar yaptıklarını ve çözüm önerileri getirdiklerini söyledi. Bunu Meclis'te yapmaya devam edeceklerini vurgulayan Dervişoğlu, "Hükümetin muhalefete ve partimize yönelik 'Ülke gündemine dair çözüm önerileri yok.' eleştirisini asla kabul etmiyoruz." diye konuştu.
Dervişoğlu, İYİ Parti olarak vatandaşlara doğrudan dokunacak her konunun da takipçisi olmaya devam edeceklerini bildirdi.
Merkez Bankası'ndaki görevden almalarla doların yükseldiğini söyleyen ve eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, ekonomideki çöküşün temel sebebinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden kaynaklı güvensizlik ortamı olduğunu öne sürdü.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da "iktidarın Merkez Bankası'nda görevden alma meselesine doyamadığını" ileri sürerek "Dikiş tutmuyor. Çok açık ve net. Bütün bu hamlelerin hepsi doların rekor üstüne rekor kırmasına yarıyor." dedi.
"Türk lirasının iktidar nedeniyle tarihinin en değersiz dönemini yaşadığını, paranın resmen pula çevrildiğini" savunan Oluç, doların dünya paraları karşısında değer kaybettiğini, Türk lirasının ise değersizleştirildiğini ileri sürdü. Oluç, halkın da yoksullaştığını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Merkez Bankası yönetiminin yarısının Cumhurbaşkanı kararıyla görevden alındığını ifade ederek "Bugün dolar yine zirve yaptı. Aradaki bağlantıyı görmek için ne gerekiyor? Böyle davranmaktaki amacı ne Cumhurbaşkanının, dolar kurunu 10 liraya çıkarmak olabilir mi diye düşünüyoruz. Merkez Bankası bağımsız olmadığı sürece piyasaya güven ve istikrar gelmeyecektir." diye konuştu.
Politik yürütülen para politikasının piyasayı allak bullak ettiğini, TL'nin değerinin düştüğünü ve milletin kaybettiğini dile getirerek Özkoç, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilen 5 yılda Merkez Bankası'nda 5 başkan değiştiğini söyledi. Özkoç, değişmesi gerekenin Merkez Bankası Başkanı değil, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olduğunu savundu.
Ekonomi kötüye gidiyorsa bunun temel iki sebebi bulunduğunu dile getiren Özkoç, ilkinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a olan güvensizlik, ikincisinin sistem olduğunu öne sürdü. Özkoç, alınan keyfi kararların bedelini vatandaşın ödediğini ileri sürerek bu durumdan çıkılmasının tek yolunun seçim olduğunu söyledi.
AK Parti Genel Başkan Vekili Cahit Özkan ise sadece bir haftalık süre zarfında dünyada meydana gelen olaylara bakıldığında, teröre desteğin arttığını, ABD Başkanı Joe Biden'ın "Türkiye'nin Suriye'deki varlığı ABD'yi tehdit edebiliyor." dediğini, İslam karşıtlığının yükseldiğini, Müslümanların hedef alındığını, evlerin taşlandığını söyledi.
Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere ırkçı saldırılar gerçekleştirdiğini, düzensiz göçün çoğaldığını, milyonlarca insanın savaşlar yüzünden evlerinden edildiğini anlatan Özkan, "Tüm bunlara baktığımızda 'Dünya 5'ten büyüktür' sözünün ne kadar büyük bir umut olduğu ortada." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" kitabında, dünyanın büyük sorunlarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde insanlığın kaderinin sınırlı sayıda ülkenin iki dudağının arasına bırakılamayacağının ifade edildiğini aktaran Özkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ca ifade edilen dik duruşun insanlığın umudu olacağını söyledi.
Özkan, dünya böylesi sorunlarla karşı karşıyayken, Avrupa'nın kendi vatandaşlarının sağlığını dahi koruyamazken, evinde ölenleri mezarına koyamazken, Türkiye'nin vatandaşlarını nerede olursa olsun alıp vatanına getirip sağlığına kavuşmasına vesile olduklarını, bu durumun Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin hızlı karar alma ve vatandaşlarına hizmet götürme kabiliyetinden ortaya çıktığını anlattı.
Aynı zamanda Suriye'deki terör koridorunun bertaraf edilmesi, Mavi Vatan'ın inşası, Libya'da darbeci Hafter'in yerle yeksan edilmesi, doğal gaz bulunması gibi konuların yanı sıra Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi, Taksim Camisi, şehir hastanelerinin açıldığını, binlerce kilometre duble yol yapıldığını ve bunların salgın ve doğal afet sürecinde hayata geçirildiğini belirten Özkan, "İnşallah, milletimizden güç alan ve milletimize hizmetkar olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle bu aziz ve necip millete nice büyük, hayırlı hizmetleri, icraatları ortaya koyacağız." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, partilerin grup önerileri ayrı ayrı ele alındı.
Partisinin, "İstanbul'un Şile ilçesinde köyden mahalleye dönüşen yerleşim yerleri ile merkezdeki mahallelerde yaşanan sorunlar" hakkındaki araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisine ilişkin söz alan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, Anadolu yakasında Karadeniz'in 72 kilometrelik sahil şeridinde yer alan Şile'nin, çok eski ve 755 kilometrekareyle Çatalca ve Silivri'den sonra en geniş alana sahip ilçesi olduğunu söyledi.
Şile'de yaşanan sorunları anlatan Nuhoğlu, "Şile köylüsünün sorunları Büyükşehir Belediye Yasası'nın değişmesinden sonra çok artmıştır. Köylüler, kendi arazisine tarım araç ve gereçlerini koyacak geçici yapı ve ahır bile yapamazken dışarıdan gelenler arazi alıp beton binalar yapmaktadır. Tarım arazilerinde ahır yapma şartı 20 dönümdür ve bu Şile için çok yüksektir. 5 dönüm olarak yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca köylünün bahçe tarımı ve hayvancılık konusunda teşviklerle desteklenmesi gereklidir." diye konuştu.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada İYİ Parti'nin grup önergesi kabul edilmedi.
CHP'nin "Türk Hava Kurumundaki yolsuzluk ve usulsüzlüklerin araştırılması" ve HDP'nin "Cezaevlerindeki keyfi infaz yakma iddialarına" ilişkin grup önerileri de ayrı ayrı görüşüldü. Yapılan oylamalarla, iki öneri de reddedildi.
Genel Kurulda daha sonra, Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin üçüncü bölümünün tümü üzerindeki konuşmalara geçildi.
Buna göre, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan tarımsal destek ödemeleri üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisi, çiftçilerin düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla, tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile ret ve iade edilecek.
Bu düzenlemeden yararlanmak için vazgeçilen davalarla ilgili daha önce verilmiş ve kanun yolu tüketilmemiş kararlar uyarınca, taraflara tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın işlem yapılmayacak, idarece de açılmış davalar sürdürülmeyecek, faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmeyecek, hükmedilmişse ödenmeyecek. Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunanların iade talepleriyle ilgili olarak bu hüküm uygulanmayacak.
3 bin 600 liradan fazla vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilanın, Gelir İdaresi Başkanlığı veya ilgili idarenin resmi internet sitesinde de duyurulabilmesine imkan tanınıyor. Bu konudaki usul ve esasları belirlemeye, Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınıyor.
Kanunla, yıllık gelir vergisi beyannamesinin mart ayında verilmesine devam edilmesi sağlanıyor.
Kanuna göre, basit usulde vergilendirilen mükelleflerin kazançları, gelir vergisinden istisna tutulacak.
"Küçük esnaf" olarak ifade edilen ve 850 bin civarında olan bu mükellef grubunun kazançlarının istisna edilmesiyle yıllık beyanname vermemeleri sağlanacak.
Sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası getirilecek. Buna göre, internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden istisna tutulacak. Bu istisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye'de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi şart olacak.
Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla yüzde 15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak ve Gelir Vergisi Kanunu'nun "muhtasar beyanname" ve "vergi tevkifatının yatırılması" başlıklı maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlü olacak. Bu tutar üzerinden ayrıca tevkifat yapılmayacak.
Mükelleflerin, düzenleme kapsamı dışında başka faaliyetlerinden kaynaklanan kazanç ya da iratlarının bulunması istisnadan faydalanmalarına engel olmayacak.
İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespit edilmesi halinde eksik tahakkuk etmiş olan vergi, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunacak.
Cumhurbaşkanı, düzenlemedeki tevkifat oranını her bir faaliyet türü için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye yetkili olacak. Bu düzenleme, 1 Ocak 2022'den itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere düzenlemenin yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.
Tarım sektörü ve çiftçilerin desteklenmesi için kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan destekleme ödemeleri, gelir vergisinden istisna tutulacak ve bu ödemelerden herhangi bir vergi kesintisi yapılmayacak.
Yıllık beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi, mart ve temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenecek.
Düzenlemeyle cari vergilendirme döneminin ilk dokuz ayı, üçer aylık dönemler itibarıyla geçici vergi dönemleri olarak belirlenecek. Buna göre, cari vergilendirme dönemi içindeki üç, altı ve dokuz aylık periyodlar üçer aylık dönemler itibariyle geçici vergi dönemleri kabul edilecek. İlgili takvim yılı veya hesap döneminin son üç aylık dönemi ise geçici vergi dönemi kapsamında sayılmayacak, madde kapsamındaki mükellefler tarafından bu dönem için geçici vergi beyannamesi verilmeyecek. Bu düzenleme, 2022 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannamelerden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.
Vergiye uyumlu mükelleflerin vergi indirimden yararlanma koşulu olan "indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki iki yılda haklarında tarhiyat yapılmamış olması" koşulu, yapılan tarhiyatların kesinleşmesine bağlı olacak.
Söz konusu süre içinde kesinleşen tarhiyatın indirim tutar sınırının yüzde 1'inden az olması durumunda da indirimden yararlanma şartları ihlal edilmemiş sayılacak.
Yapılan tarhiyatın indirimden yararlanıldıktan sonra kesinleşmesi durumunda yararlanılan indirimin mükelleften geri alınmasına ilişkin hüküm, madde metninden çıkarılıyor. Kesinleşmiş tarhiyat bulunmaması kuralı, vergi beyannameleriyle sınırlandırılacak.1 Ocak 2022'den itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.
Fiziki ortamdan bağımsız olarak elektronik ortamda vergi dairesi kurulabilecek. Elektronik ortamda kurulan vergi dairelerinin diğer vergi dairelerinin şubesi olarak belirlenerek mükelleflere hızlı ve etkin hizmet verilebilmesinin sağlanması, vergi dairesince yapılan işlemlerin elektronik ortamda kurulan vergi daireleri tarafından da yerine getirilmesini temin edecek düzenlemeler yapma konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki veriliyor.
Gelir İdaresi Başkanlığının görev alanına ilişkin işlerde hizmet alımı yoluyla çalıştırılanlar ile hizmet alımı yapılanların ortak ve yöneticileri de öğrendikleri sırlar ve gizli kalması gereken diğer hususlar açısından yasaklara, bu görevlerinden ayrılsalar dahi uymak zorunda olacak.
Yabancı memleketlerde bulunan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligatlar, Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilmeksizin, vergi dairesi başkanlıkları veya defterdarlıklar tarafından doğrudan yurt dışı temsilciliklerine gönderilecek.
Gelir İdaresi Başkanlığı, vergi ve mükellefiyet türü ile düzeltmeye konu tutarı ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak düzeltme yetkisinin devredilmesi ile düzeltmenin bağlı olunan vergi dairesi dışındaki vergi daireleri tarafından yapılmasına izin vermeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.
Ticari faaliyetlerin icrasında değişen iş yeri kavramı, vergi incelemesine taraf olan mükelleflerin büyük çoğunluğunun elektronik defter ve belge kullanması, dijital olarak veri depolama olanaklarının çeşitlenmiş olması, incelemelerin daha çok teknolojik ekipmanlar kullanılmak suretiyle yapılması, inceleme süreçlerinin dijital ortama taşınması gibi gelişmelerin "uzaktan incelemeyi" mümkün hale getirdiği gerekçesiyle, vergi incelemesinin uzaktan yapılabilmesine yönelik düzenlemeler yapılıyor. Bu düzenleme, 1 Temmuz 2022'de yürürlüğe girecek.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, mükelleflerin bildirmeye mecbur olduğu bilgilerin, kamu kurum ve kuruluşları tarafından Bakanlığa yazılı veya elektronik olarak bildirilmesi durumunda, bu bildirimi mükellefler tarafından yapılmış bildirim olarak kabul etmeye, bu şekilde kabul edilecek bildirimleri faaliyet konusu, gelir unsuru ile mükellefiyet, vergi, iş yeri ve şirket türlerini ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak tespit etmeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.
Fiziki ortamda tutulan defterlerde bulunan tasdik zorunluluğuna benzer şekilde, Hazine ve Maliye Bakanlığının Ticaret Bakanlığı ile müştereken veya kendisi tarafından belirlediği usul, esas ve süreler dahilinde söz konusu defterler için berat alınması veya defterlerin onaylanması tasdik hükmünde sayılacak; berat alınması ve onay işlemlerinde belirlenen usul, esas ve sürelere uyulmaması halinde ise defterlerin tasdik ettirilmemiş sayılacak.
Mükelleflere kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgelerin vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılması uygulaması kapsamına elektronik belge olarak düzenlenmesi gereken belgeler de dahil ediliyor.
Yararlanılması, yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan muafiyet, istisna, zarar mahsubu ve benzeri konularda, tasdik raporunun gerekli süre içerisinde ibraz edilmemesi durumunda, mükellefe tebliğ edilmek şartı ile 60 günlük bir mühlet verilecek ve bu süre içinde verilmesi halinde tasdik raporu zamanında verilmiş sayılacak.
Kanuna göre, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler ile defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve çiftçiler, söz konusu Kanun kapsamındaki belgeleri düzenleme zorunluluğu bulunmayanlara yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları mallar için işi yapana veya malı satana imzalatacakları gider pusulası düzenleyecek. Vergiden muaf esnaf için düzenlenen gider pusulası, bu kişiler tarafından verilmiş fatura hükmünde olacak. Gider pusulası, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenlenecek, bu süre içerisinde düzenlenmeyen gider pusulası hiç düzenlenmemiş sayılacak.
Kanunla bazı durumlarda gider pusulası yerine kabul edilebilecek belgelere ilişkin düzenlemeler de hayata geçiriliyor. Bu kapsamda maddede öngörülen hallerde banka, ödeme kuruluşu ve PTT tarafından düzenlenen belgeler ile Kanun uygulamasında belge düzenleme yükümlülüğü bulunmayan kamu kurum ve kuruluşlarının tabi oldukları diğer ilgili mevzuat dahilinde düzenledikleri belgeler gider pusulası yerine kabul edilecek; bu hallerde mükellefler tarafından ayrıca gider pusulası düzenlenmesine gerek kalmayacak. Bu madde, düzenlemenin yayım tarihini takip eden ayın başında yürürlüğe girecek.
Düzenlemeyle söz konusu Kanuna, "elektronik defter beratı" ve "elektronik muhasebe fişi" tanımları ekleniyor. Buna göre, elektronik defter beratı, elektronik ortamda tutulan defterlere ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen standartlara uygun bilgileri içeren ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından onaylanmış elektronik dosya; elektronik muhasebe fişi ise şekil hükümlerinden bağımsız olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen standart ve içeriğe uygun olarak elektronik ortamda düzenlenen, imzalanan, muhafaza ve ibraz edilebilen muhasebe fişine ait elektronik kayıtlar bütünü şeklinde tanımlanıyor.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
