DEM Parti Grup Başkanvekili Koçyiğit, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin çeşitli illerinde işçilerin eylem yaptığını belirterek, işçilerin yanında olduklarını söyledi.
Türkiye'nin "işçi mezarlığına" döndüğünü savunan Koçyiğit, ağustos ayında 179 işçinin çalışırken yaşamını yitirdiğini, bu yılın 8 ayında ise bu rakamın 1201 olduğunu belirtti. Koçyiğit, bu durumun, sermayenin işçi sınıfına açtığı savaşın bilançosu olduğunu dile getirdi.
İstanbul'da faaliyet gösteren Polonez fabrikası önünde işçilerin eylem yaptığını, işçilere polisin müdahale ettiğini söyleyen Koçyiğit, "Gözaltına alınan Polonez işçilerine ters kelepçe takanların acaba patronlarla nasıl bir ilişkisi var, kamuoyu bunu merak ediyor?" sorusunu yöneltti.
Koçyiğit, işçi grevlerini yasaklamanın "12 Eylül yasakçı anlayışının devamı" olduğunu öne sürdü.
İdari gözlem kurullarının varlığını eleştiren Koçyiğit, bu kurulların evrensel normlarla hiçbir ilgisinin olmadığını da kaydetti.
Her geçen yıl Türkiye'de sosyal yardıma muhtaç hane sayısının arttığını vurgulayan Koçyiğit, maddi durumu kötü olan ailelere yapılan yardımdan yararlanan çocuk sayısının 172 bine dayandığını, bu rakamın 2012 yılında 37 bin 295 olduğunu ifade etti.
Asgari ücretlinin, açılık sınırının 10 bin lira altında bir ücretle hayata tutunmaya çalıştığını belirten Koçyiğit, kamuda çalışanların maaşlarının yüzde 80'ini de kira için harcadığını aktardı. Koçyiğit,"Maaşının yüzde 80'ini konut için harcayan bir kamu emekçisi, ne yiyip ne içecek, artan bu kırtasiye giderleriyle çocuğunu nasıl okula gönderecek?" diye sordu.
Orta Vadeli Program'ın (OVP) açıklandığını da hatırlatan Koçyiğit, OVP'ye ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Çıktılar, OVP'yi bir erkekler topluluğu olarak açıkladılar. Çok kalabalıktılar, kalabalık olunca inandırıcı olacak diye bir yanılgıya kapıldılar. Hem 'tüketimi kısıp enflasyonla mücadele edeceğiz' dediler hem de 'ekonominin büyüyeceğini' söylediler. Hem 'büyümenin geçmişe göre biraz düşeceğini' söylediler hem de 'işsizliğin azalacağını' söylediler. Hem 'dolar kurunu tutacaklarını söylediler hem de ihracatın artacağını' söylediler. Bütün bunların mevcut ekonomi literatüründe karşılığının olmadığını AKP de biliyor. Kalabalık topluluklarla basının karşısına çıkıp, tumturaklı sözlerle toplumu kandırmaya çalışıyorlar. Hakikat, çarşıda, pazarda, işçinin, yoksulun gündelik yaşamında."
