2017-02-08 - 16:04
TBMM GENEL KURULU...
TSK deniz unsurlarının, Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görev süresinin bir yıl daha uzatılmasına dair Başbakanlık Tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

Genel Kurulda gündem dışı söz alan HDP Şırnak Milletvekili Aycan İrmez, Uludere olayına ilişkin sorumluların ortaya çıkarılmadığını belirterek, ailelerin kaybettikleri yakınlarını anmak için yaptıkları mezarlık ziyaretinin Olağanüstü hal (OHAL) gerekçesiyle yasaklandığını ifade etti.

AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu da Türkiye'nin Afrika açılımına ilişkin konuşmasında, Batı'nın sömürü merkezi Afrika'nın, 21. yüzyılın yeni cazibe merkezi haline geldiğini belirtti.

Türkiye'nin, Afrika'ya açılım politikasının ise başarıyla devam ettiğini kaydeden Taşkesenlioğlu, bu ilişkilerde siyasi eşitliğe ve karşılıklı ekonomik çıkarların geliştirilmesine önem verildiğini anlattı.

CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım da Uşak'ın Ulubey ilçesindeki Blaundus antik kentinin turizme kazandırılması konusundaki konuşmasında, yarısı toprak altında bulunan bu antik kentin ortaya çıkartılması için destek talebinde bulundu.

AK Parti Uşak Milletvekili Mehmet Altay ise antik kentin ortaya çıkartılmasına ilişkin çalışmaların devam ettiğini bildirdi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Ocak ayı enflasyon oranının yüzde 2.46 olduğunu, önümüzdeki 5 ay içinde bu oranın sıfır çıkmayacağını vurgulayarak, memur maaşlarına 2017 yılı için yapılan zammın şimdiden eridiğini ifade etti. Türkiye'de yaklaşık 3 milyon 300 bin kamu personelinin ve 2 milyon emeklinin bulunduğunu aktaran Akçay, koruyucu tedbirler alınmasının aciliyet arz ettiğini kaydetti.

CHP Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, son KHK ile görevine son verilenlerin arasında 330 öğretim üyesinin bulunduğunu anımsatarak, "Bilime yönelik saldırının herhangi bir biçimde OHAL gerekçesiyle bağlantılı olduğunu iddia etmenin olanaksız olduğu inancındayız." değerlendirmesinde bulundu.

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, gece yayımlanan KHK'nın, demokrasi tarihine kara bir leke olarak düştüğünü ve vicdanlarda yara açtığını savunarak, "Cumhuriyet tarihi boyunca bu ülkede akademisyenler ve üniversiteler hep baskı gördüler ama hiçbir zaman bu dönemdeki kadar pespaye baskı görmediler." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, Fırat Kalkanı Harekatı'na katılan birliklere terör örgütü DEAŞ tarafından bu sabah saatlerinde düzenlenen saldırıda 2 askerin şehit olduğunu, 15 askerin yaralandığını aktararak, şehitlere rahmet, yaralılara şifa dileğinde bulundu.

Gerek OHAL, gerekse KHK'lara ilişkin değerlendirmelerde bulunulurken 15 Temmuz'daki darbe girişiminin gözden uzak tutulmaması gerektiğini belirten İnceöz, terörle mücadele edilen bir dönemde kullanılan söylemlerin toplumu kutuplaştırmaması ve kamplara bölecek şekilde olmamasını istedi.

"İktidar birilerinden öç alıyormuş" gibi söylemlerin terörle mücadeleye zarar verdiğini anlatan İnceöz, "15 Temmuz'u hiçbirimizin unutmaması gerek." dedi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Aden Körfezi'nde görev yapan Birleşik Görev Kuvveti'nin, deniz haydutluğuyla mücadelenin yanı sıra terör örgütlerine finansal destek sağlayabilen ham maddelerin deniz yoluyla taşınmasının engellemesi kapsamında terörizmle mücadele görevi yapmasının da ihtimal dahilinde bulunduğunu bildirdi.

Yılmaz, TBMM Genel Kurulunda, TSK deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görev süresinin bir yıl daha uzatılmasına dair tezkerenin görüşmelerinde hükümet adına söz aldı.

Deniz taşımacılığının dünya ticaretinde önem taşıdığını belirten Yılmaz, denizlerin güvenliğinin neredeyse bütün ülkelerin refahı açısından çok önemli olduğunu ifade etti.

Artan ticaret hacminin istikrarsız bölgelerde ticari malları taşıyan gemilerin cazip hale gelmesine yol açtığını anlatan Yılmaz, Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerinde 2008'den itibaren ortaya çıkan deniz haydutluğu ve denizde silahlı soygun eylemlerinin seyrüsefer serbestisini kesintiye uğrattığını, deniz taşımacılığı ve uluslararası ticareti de olumsuz etkilediğini kaydetti.

Yılmaz, tüm tehdit ve tehlikelere rağmen buranın dünyanın ve Türkiye'nin ticareti açısından son derece önemli olduğunu anımsattı.di.

Bölgede deniz haydutluğu ile mücadele faaliyetlerinin geniş bir uluslararası katılımla yürütüldüğünü ifade eden Yılmaz, Türk Deniz Kuvvetlerinin 25 Şubat 2009 tarihinden itibaren bölgede sürekli olarak deniz haydutluğu ve silahlı soyguna karşı görevlendirildiğini anlattı.

İsmet Yılmaz, Birleşik Görev Kuvveti-151'in komutasının 2009, 2011, 2012 ve 2015 yıllarında 4 kez Türkiye tarafından üstlenildiğini anımsatarak, böylece Türkiye'nin NATO'daki görevlerinin dışında Birleşmiş Milletler görevinde de ilk defa denizde çok uluslu bir gücün komutanlığını yürüttüğünü vurguladı.

29 Haziran-26 Ekim 2017 tarihleri arasında Türkiye'nin, beşinci kez Birleşik Görev Kuvvetinin komutasını üstlenmesinin planlandığını bildiren Yılmaz, "Birleşik Görev Kuvveti-151'in deniz haydutluğuyla mücadelenin yanı sıra muhtelif terör örgütlerine finansal destek sağlayabilen kömür ve diğer hammaddelerin deniz yoluyla taşınmasının engellemesi kapsamında terörizmle mücadele görevi yapması da ihtimal dahilindedir." diye konuştu.

29 Haziran-26 Ekim 2017 tarihleri arasında Türkiye'nin, beşinci kez Birleşik Görev Kuvvetinin komutasını üstlenmesinin planlandığını bildiren Yılmaz, "Birleşik Görev Kuvveti-151'in deniz haydutluğuyla mücadelenin yanı sıra muhtelif terör örgütlerine finansal destek sağlayabilen kömür ve diğer hammaddelerin deniz yoluyla taşınmasının engellemesi kapsamında terörizmle mücadele görevi yapması da ihtimal dahilindedir." diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, Türkiye'nin Somali'ye deniz haydutluğu ile mücadelenin yanı sıra çeşitli alanlarda yardım yaptığını da anımsattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2011 yılında Somali'yi ziyaret ettiğini ve bu ziyaretle Somali'nin uluslararası kamuoyunun dikkatini çektiğini anlatan Yılmaz, Somali'ye insani yardım, kalkınma ve alt yapı projeleriyle siyasi uzlaşma, askeri ve güvenlik alanlarında destek verildiğini kaydetti.

Somali'nin son 4 yıldır Türkiye'nin resmi kalkınma yardımlarından en fazla yararlanan ilk 3 ülke arasında yer aldığına işaret eden Yılmaz, 20 yıldan uzun süredir iç savaşla boğuşan Somali'de devlet kurumlarının yeniden inşası amacıyla Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun desteğiyle devam eden teknik işbirliği faaliyetlerinde Türkiye'nin öncü rol oynadığını vurguladı.

15 Temmuz FETÖ'nün hain darbe girişimine karşı Somali Hükümeti'nin aynı gece yaptığı yazılı açıklamayla ortaya koyduğu dayanışma ve gösterdiği destek için Somali Hükümeti'ne teşekkür eden Yılmaz, "Somali Federal Hükümeti Bakanlar Kurulunun 16 Temmuz günü aldığı bir kararla FETÖ'ye ait okulları kapatması da bizleri memnun etmiştir." dedi.

Somali silahlı kuvvetlerine teşkilat, eğitim, öğretim, askeri altyapı ve lojistik sistemlerinin iyileştirilmesi kapsamında destek ve yardım sağlamak maksadıyla Somali'de bir Türk Görev Kuvveti'nin teşkil edilmesinin kararlaştırıldığını anlatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türk Görev Kuvveti'nin görevine başlamasıyla birlikte Somali'de üst düzey yönetim kademesini oluşturacak kadroların yetiştirilmesi, Somali Silahlı Kuvvetleri'nin harekat kabiliyeti kazanarak ülkede güvenliği tesis etmesi ve istikrarın sağlanması hedeflenmektedir. Somali Türk Görev Kuvveti'nin 2017 Nisan-Mayıs aylarında Somali'ye intikal ettirilmesi, birlik eğitiminin temmuz ayında harp okulu ve astsubay okulunun eylül ayında eğitime başlaması planlanmaktadır. Tüm bunlara ek olarak ülkemiz Somali'ye insani yardım ve kalkınma alanında bugüne kadar 500 milyon ABD dolarından fazla yardım yapmıştır."

Türk Deniz Kuvvetleri'nin gemilerinin 2009'un Temmuz ayından bugüne kadar bölgedeki görevini başarıyla gerçekleştirdiğini vurgulayan Yılmaz, deniz haydutluğu, silahlı soygun ve denizde terörizmle mücadele için bölgede ihtiyaç olan dönemlerde varlık göstermeye devam etmenin Türkiye açısından önemli olduğunu anlattı.

Yılmaz, TSK deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görev süresinin 10 Şubat 2017 tarihinden itibaren bir yıl daha uzatılmasına dair tezkere için destek talebinde bulundu.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görev süresinin 10 Şubat 2017 tarihinden itibaren bir yıl daha uzatılmasına dair Başbakanlık Tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Genel Kurulda, partisi adına söz alan MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, TSK'nın uluslararası görevlendirmelerine her zaman devlet politikası olarak destek olduklarını anımsatarak, Aden Körfezi ve Somali karasularında Türk gemilerinin görev almasının önem arz ettiğini belirtti.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının son yıllarda bazı travmalar yaşadığını, geçmişteki bir takım kumpaslar ve son dönemde FETÖ ilgili yapılan çalışmalar neticesinde burada belli ölçüde insan kaynakları açısından zafiyetler oluştuğu ifade eden Günal, donanmanın daha da güçlendirilmesini ve takviye edilmesini temenni ettiklerini kaydetti.

Doğu Akdeniz'deki hakimiyet ile Türkiye ve KKTC'nin güvenliğinin önemine değinen Günal, Türkiye'nin, Kıbrıs ile ilgili garantörlük haklarından vazgeçilmemesi gerektiğini vurguladı.

Günal, ABD ile ilişkilerin de sadece Fetullah Gülen'in ve FETÖ mensuplarının iadesi üzerine odaklanmaması, Türkiye'nin ulusal güvenliği aleyhine olabilecek bütün konuların iki ülke ilişkilerinde gündeme getirilmesi gerektiğini bildirdi.

CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz ise bu bölgenin güvenliğinin Türkiye'yi çok yakından ilgilendirdiğini ve bu kapsamda tezkereye "Evet" diyeceklerini açıkladı.

Ortadoğu coğrafyasının kanamasının Türkiye'yi istikrarsızlaştırdığına, Türkiye istikrarsızlaşınca da bölgedeki güvenliğin azaldığına dikkati çeken Yılmaz, "Bu bölgenin kaderi maalesef giderek ufalanma, parçalanma, küçülme, birbiriyle kavga ettirilme, iyice birbirine düşman olma ve ayrışma politikası üzerine kuruldu. Bunun devam edeceğini görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin güvenliğinin hiçbir dönemde olmadığı kadar potansiyel risk altında olduğunu savunan Yılmaz, "Yarın ne olacağı, nerede hangi bombanın patlayacağını bilemiyoruz maalesef. Ülkemizin ulusal güvenliği çok ciddi yara aldı." diye konuştu.

Öztürk Yılmaz, Türkiye'nin hem Irak hem de Suriye politikasında kendisine ait olmayan bir siyaset takip ettiği için şu an itibarıyla kaybeden ülke konumunda olduğunu öne sürdü.

Suriye ile Rusya üzerinden dolaylı görüşüldüğünü kaydeden Yılmaz, Suriye ile doğrudan görüşülmesinin Türkiye'nin pazarlık marjını artıracağını belirtti.

Kıbrıs'ta kapsamlı çözüme her zaman destek verdiklerini anlatan Yılmaz, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın Kıbrıs görüşmelerine ilişkin tavrını eleştirdi. Yılmaz, Kıbrıs konusunun Türkiye'deki bütün partilerin meselesi olduğunu vurguladı.

HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, dış politikaya ilişkin eleştirilerde bulunarak, "AK Parti'nin dış politikasını yılan takip etseydi bel kemiği kırılırdı." dedi.

Dün akşam yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname'ye (KHK) değinen Önder, şöyle konuştu:

"Bu akşam 3 bine yakın öğretmenin evinde yas var. Yarısından fazlası Eğitim-Sen üyesi. Bu aileler geleceksizleştirildiler. Bunların hepsini ekmeksiz, aşsız bıraktınız. Mazlumun ahı devirir şahı. Birçoğunu biliyorum. Bu KHK'nın kapsamına girmeyecek konumda insanlar. Çocukları hepinize sabah akşam beddua ediyorlar. Evinizde nasıl yastığa başınızı koyuyorsunuz, nasıl çocuklarınızı sevebiliyorsunuz? İbrahim Kaboğlu'nu ne bölücü ne cemaatçi olarak yutturamazsınız. Kendi grubunuzun dörtte birine bile bunu anlatamazsınız."

AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal, Aden Körfezinde haydutluk ve soygun eylemlerinin ticareti olumsuz etkilemesinin yanında, Somali'ye ve Afrika ülkelerine yapılan insani yardımların deniz yoluya intikalini de güçleştirdiğini anlattı.

Deniz haydutluğunun sona ermesinin Somali'nin istikrarlı bir ülke haline dönüşmesiyle mümkün olduğuna işaret eden Ünal, deniz haydutluğu ile mücadelenin yanı sıra Türkiye'nin Somali'ye yardıma devam ettiğini kaydetti.

Somali'nin, Türkiye'nin ilgisinden sona dünya gündemine girdiğini belirten Ünal, "Türkiye, Somali'ye, insani yardım, kalkınma, alt yapı konularında ve siyasi uzlaşma çabalarında destek vermektir." dedi.

Ünal'ın konuşması sırasında CHP'li milletvekilleri, Genel Kurula sırtını döndü.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP milletvekilleri kürsüye çıktığı zaman Ünal'ın da milletvekili sıralarında ters oturduğunu ifade etti.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görev süresinin 10 Şubat 2017 tarihinden itibaren bir yıl daha uzatılmasına dair Başbakanlık Tezkeresi kabul edildi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***