2020-04-10 - 17:10
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. İnfaz düzenlemesine yönelik kanun teklifinin 18 maddesi tamamlandı.
Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
MHP Düzce Milletvekili Ümit Yılmaz, Kovid-19 salgınının daha uzun süre dünyayı meşgul edecek gibi göründüğünü belirterek, bu süreçte sıkıntı yaşayan meslekler arasında eczacıların da olduğunu söyledi.
Yılmaz, "Gittiğiniz zaman daha önce bir liraya aldığınız maske 5, 5 liralık kolonya 10, 10 liraya aldığınız antiseptik solüsyon 50 lira olarak karşınıza çıktı ve sorumlu olarak eczacıları görmeye başladınız. Bunun sorumlusu eczacılar değil, bunun sorumlusu, bunu fırsata çevirmeye çalışan birtakım çevrelerdir. Bu çevrelerin içinde kesinlikle meslektaşlarımızın böyle bir pozisyonu yoktur." diye konuştu.
Ümit Yılmaz, Ticaret Bakanlığının eczacıları stokçu, fırsatçı olarak görmemesini istedi.
CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, tarım sektörünün sorunları konusunda yaptığı konuşmada, salgından dolayı pek çok iş yerinin kapandığını belirtti.
Aydın'ın yüzde 80'inin tarımla geçinen bir il olduğunu dile getiren Yıldız, nisan ve mayıs aylarında incir, zeytin, meyve ve sebzenin çiçek verdiğini hatırlattı. Milletvekili Yıldız, bölgedeki jeotermal santralin bu iki ay kapanması talebinde bulunarak, aksi durumda bu ürünlerin veriminin düşeceğini söyledi.
Yıldız, bölgede üretimi yapılan çilekten de 50 bin ailenin geçimini sağladığını ifade etti. CHP'li Yıldız, çileğin önceki yıllarda ihracatı yapılan Ukrayna, Romanya ve Rusya gibi ülkelere gönderilebilmesi için devlet kurumlarının yardımının gerekli olduğunu belirtti.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Halil Özcan, Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluşu dolayısıyla yaptığı konuşmada, işi olmayanın sokağa çıkmadığı ve "evde kal" çağrılarına uyan vatandaşlara gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür etti.
Özcan, TBMM'nin kuruluşunun 100. yılında, peygamberler diyarı Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılını da kutladıklarını kaydetti.
Peygamberler şehrinin insanlarının esareti reddettiğini ve özgürlüğe yeniden adım atarak Anadolu'nun her köşesine azim, kararlılık ve mücadele aşıladığını belirten AK Parti'li Özcan, bu cennet vatanı bırakan şehitleri minnetle yad ettiğini vurguladı.
Şanlıurfa'nın 15 Temmuz'da da devletinin yanında olduğunu vurgulayan Özcan, 1984 yılında Urfa'ya "şanlı" unvanı ve sonra da İstiklal Madalyası verildiğini kaydetti.
TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından grup başkanvekilleri söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, polis teşkilatının 175. yılını kutladığı konuşmasında, zor koşularda çalışan emniyet mensuplarının gösterdiği gayretin karşılığının, daha iyi şartlarda görev yapma olanağının sağlanması olduğunu kaydetti.
Türkkan, 3 bin 600 ek gösterge konusunda verilen sözün bir an önce yerine getirilmesini ve kuru kuruya kutlamanın doğru olmayacağını belirterek, emniyet mensuplarının beklentilerine cevap vermek gerektiğini söyledi.
Türkkan, Mareşal Fevzi Çakmak ve iş adamı Sakıp Sabancı ile 1919'da idam edilen vatan sevdalısı Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'i de rahmetle andığını belirtti.
"Evde kal" denilen vatandaşların zaruri ihtiyaçları için dışarı çıktığını fakat maske bulamadığını dile getiren IYI Parti'li Türkkan, PTT'den sonra eczanelerin devreye sokulduğunu, bunun da tam bir bilmece yarattığını savundu. Maske stoku olduğunu ama vatandaşa ulaştırılamadığını ileri süren Türkkan, "Çözüm basit. Verin belediyelere dağıtsın." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Kültür ve Turizm Bakanlığının vakıflara gönderdiği bir yazıyla online toplantı, telekonferans benzeri etkinlikleri yasakladığını ileri sürdü.
Online toplantının salgınla bir alakası bulunmadığını ve bunun anlaşılır olmadığını iddia eden Oluç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na 62 maddelik yeni bir teklif geldiğini, burada da sosyal medya ve dijital medyaya sansür içeren madde bulunduğunu öne sürdü. HDP'li Oluç, bunun koronavirüs ile mücadale ile bir alakası olmadığını, "fırsat bu fırsat" diye düşünüldüğünü iddia etti.
İşsizlik oranının ve işsizlik ödeneğine başvuranların arttığını da ileri süren Oluç, bu konuda işsizlik fonunun kullanılmasını gerektiğini söylediklerini ancak büyük ihtimalle fonun tüketilmiş olduğunu savundu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Mareşal Fevzi Çakmak'ı ölüm yıl dönümünde andıklarını bildirdi.
Anayasaya laiklik ilkesinin 10 Nisan 1928'de girdiğini belirten Özel, "Laiklik ilkesi başta olmak üzere, Cumhuriyet devrimlerine ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği çağdaşlaşma ülküsüne ne pahasına olursa olsun bağlı kalacağımızı, cumhuriyet devrimlerini aşındırmak isteyen tüm odaklara karşı mücadele edeceğimizi bir kez daha teyid ediyoruz." dedi.
Özgür Özel, koronavirüsle mücadelede bilim kurulunun oluşturulmasının en önemli işlerden biri olduğunu ancak buraya sağlık meslek örgütlerinin dahil edilmemesini de yanlış bulduklarını belirtti.
CHP'li Özel, zor günler geçiren esnafa da Mecliste dayanışmayı güçlendirecek katkı yapmaları gerektiğini ifade ederek, vatandaşlardan da alışverişlerini mahalle esnafından yapmasını istedi.
Eskişehir ve Antalya Muratpaşa'daki aşevlerinin 25 yıldır ihtiyaç sahiplerine yemek yardımı yaptığını anlatan Özel, İçişleri Bakanlığı genelgesiyle bu aşevlerinin yardım hesaplarına el konulduğunu öne sürdü. Özgür Özel, "Bu olacak şey değil. Doğru değil." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Mareşal Fevzi Çakmak ve iş adamı Sakıp Sabancı'yı rahmetle andığını söyledi.
Zengin, "1919'da kendisine iftira atılarak asılan Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey'i rahmet ve minnetle yad ediyorum." dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığının bir açıklaması olduğunu ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne giden yazının bir kısmını paylaşmak istediğini belirten Zengin, bir yanlış anlaşılma olduğunu kaydetti.
AK Parti'li Zengin, Vakıflar Genel Müdürlüğüne giden yazıda, vakıflar genel kurul toplantılarının bir araya gelerek yaptıklarının görüldüğünün ifade edildiğini anlattı. Zengin, yazıda, "Vakıflar tarafından yapılacak seçimli genel kurul toplantıları 01.07.2020 tarihine kadar ertelenmiştir. Ancak, vakfın yönetim icra faaliyetlerini kısıtlayan bir hüküm söz konusu değildir." ifadesine yer verildiğini bildirdi.
"Sanal olarak hiçbir toplantı yapılamaz diye bir şey asla söz konusu değil." diyen Zengin, son halinin bu olduğunu belirtti.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın sivil toplum örgütleriyle de sıkça bir araya geldiğini vurgulayan Grup Başkanvekili Zengin, buna eczacıların ve diş hekimlerinin de dahil olduğunu söyledi. Zengin, bu kişilerin kanaatlerini, görüşlerini bildirdiklerini ifade ederek, "Ulaşılamayan, görüşülemeyen bir durum asla söz konusu değildir." değerlendirmesinde bulundu.
Zengin, polis teşkilatının kuruluşunun yıl dönümü dolayısıyla İçişleri Bakanlığı ve emniyet mensuplarının gününü kutladı.
TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından partilerin grup önerileri ele alındı.
İlk olarak İYİ Partinin, çiftçilerin mali sorunlarına yönelik araştırma önergesinin bugün ele alınmasına dair grup önerisi görüşüldü.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, tarımsal kredi borçlarının, çiftçilerin en önemli sorunlarından biri olduğunu belirterek, tarımsal kredi faiz oranları düşmesine rağmen çiftçilerin borçlarının yüzde 10 faiz üzerinden yapılandırıldığını söyledi.
Yaşar, tarımsal üretimde elektriğin kilovatsaat başına ödenen fiyatının düşürülmesini, her ay elektrik faturalarını ödemekte zorlanan çiftçilerin, dönemsel ödeme yapmasını, çiftçilerin elektrik faturalarındaki yüzde 1'lik enerji fonu ile yüzde 2'lik TRT payının kaldırılmasını önerdi.
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı, AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, enerjinin Türkiye'de maliyetli bir alan olduğunu belirterek, "Ama sadece elektrik üzerinden düşünmeyin. Türkiye'de ilk defa AK Parti'yle mazot desteği, çiftçinin enerji giderini azaltmak için yapılmış en önemli destektir. Elektrik desteğinin 10 katı kadar büyük bir destektir. Geçen yıl sadece çiftçimize mazot desteği olarak ödediğimiz rakam 2,8 milyar liradır." diye konuştu.
Kılıç, bu yılın ilk üç ayında tarımsal desteğin 10,5 milyar lirasının çiftçilerin hesabına yatırıldığını, çiftçilerin çok çeşitli kaynaklardan 115 milyar lira kredi kullanabildiğini belirtti.
Daha sonra HDP'nin, "salgınla mücadele döneminde evdeki kadınların durumuna" ilişkin verdiği araştırma önergesinin, bugün görüşülmesine yönelik grup önerisi ele alındı.
HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, koronavirüs nedeniyle yapılan "evde kal" çağrılarının, kadınlara "ev içi şiddetle baş başa kal" anlamına geldiğini savundu.
Gülüm, Alo 183 hattının, sadece kadına yönelik şiddete özgülenmesini, adliyelerde kadına yönelik şiddetle ilgili özel nöbetçi birimlerin olmasını, kadınlara barınma hakkı için sığınma evleri dışında otel ve benzeri yerlerde kalma imkanı sağlanmasını istedi.
AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Hakimler ve Savcılar Kurulunun, 30 Mart tarihli Kovid-19 kapsamında ilave tedbirlere ilişkin yayımlanan genelgesine işaret ederek, "Genelgeyi dikkatli okursanız göreceksiniz, istisnası Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun. İstisnayı tam tersi okuyarak, burada AK Parti karşıtlığı üzerinden ne olur kadınlar istimar edilmesin. Acil olmayan işler, haciz, icra, idari yargılama işlemleri durduruldu ama hak kaybına sebep olma ihtimali olan acil işlemler tedbir kararlarıdır. HSK'nin kararında bu tedbir kararlarının istisna olduğu ve bunlarla ilgili bir durdurma işlemi yapılmayacağı açıkça ifade edilmiştir." dedi.
AK Parti Hükümetinin aile içi tecavüzü yasayla cezalandırdığını hatırlatarak, "Kadınların ev işlerine mahkum edilmesinden şikayet edenler, keşke PKK'nın kadınları zorla silahlandırdığından da şikayet etselerdi." değerlendirmesinde bulundu.
CHP'nin, Hatay'da koronavirüsün etkilerine yönelik grup önerisi üzerinde söz alan CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, Hatay'da çiftçiye, esnafa, nakliyeciye, turizm sektörüne destek verilmesini istedi.
AK Parti Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu, Hatay'da 67 koronavirüs vakasının görüldüğünü, 10 kişinin yoğun bakımda olduğunu, bir kişinin de vefat ettiğini bildirdi.
CHP, HDP ve İYİ Partinin grup önerileri yapılan oylamalar sonucunda kabul edilmedi.
AK Parti'nin Meclis'in çalışma günlerine ilişkin grup önerisi üzerinde konuşan AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, toplumun büyük kesiminin, infaz düzenlemesine yönelik kanun teklifinin yasalaşmasını beklediğini kaydetti.
Toplumun bu beklentisine karşı duyarsız kalamayacaklarını dile getiren Can, "Cumartesi, pazar ve pazartesi TBMM Genel Kurulu saat 14.00'te toplanarak bu kanun teklifini yasalaştırmaya çalışacağız." dedi.
AK Parti ve MHP gruplarının, bu kanun teklifine destek verdiğini hatırlatan Can, diğer siyasi parti gruplarından da toplumun bu hassasiyetine duyarlı olmasını beklediklerini belirtti. Can, CHP ve İYİ Partinin, teklifte eksik gördükleri yerleri eleştirerek katkı verdiğini, HDP'nin ise destek olmadığını söyledi.
Toplumun belli bir kesiminin beklentisinin karşılanması konusunda bu kanun teklifinin er ya da geç çıkacağını vurgulayan Can, "Daha fazla toplumda gerginlik oluşturmama adına, TBMM'deki milletvekillerini duyarlı olmaya davet ediyoruz." diye konuştu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, partisinin hassasiyetlerini içeren hiçbir talebin yerine getirilmediğini belirterek, "Ramazan Bey'in bu konudaki ifadesinin sehvi bir ifade olduğunu belirtmek istiyorum. Bizim tarafımızdan kabul edilebilir bir yönü yoktur." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Ramazan Can'ın "HDP, kanun teklifine destek olmuyor." ifadesini eleştirerek, "Bir mesele ancak böyle çarpıtılır. Muhalifinize ölüm vadediyorsunuz. Genel Başkanınız Recep Tayyip Erdoğan bir zamanlar yattığı suçtan, şu anda cezaevinde olsaydı sizin getireceğiniz tekliften yararlanamayacaktı." görüşünü savundu.
AK Parti'li Can, Oluç'un, "Yandaşlarınıza af çıkarıyorsunuz." sözlerine, "Velev ki böyle olduğunu kabul edelim. Peki sizin yandaşlarınızı tahliye etsek, sizin tabirinizle af çıkarsak o zaman iyi mi? Problem yok o zaman. Bir şey ya doğrudur ya yanlıştır. Kendi içerisinde çelişkiler ifade eden savunmayı kabul etmemiz mümkün değildir." karşılığını verdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, muhalefet milletvekillerinin "Yandaşlarınıza af çıkarıyorsunuz." ifadesine işaret ederek, şunları kaydetti:
"Bu cümlenin eğer doğru olduğunu kabul ediyorsanız, bu cümlenin dışında kalanların da sizin yandaşınız olduğunu kabul ediyorsunuz. Yani şu anlama geliyor; terörden, cinsel dokunulmazlığın aleyhine işlenen suçlardan içeride olanlar, kasten adam öldürme suçunu işleyenler, uyuşturucu üretenler, satanlar, yararlanamayanlar da .... Zannediyorum bunu kastetmiyorsunuz ama söylediğiniz şeyin ne anlama geldiğini anlayınız diye söylüyorum. Siz, tezlerinizi iddia ederken mantıklı bir kurgu içinde söyleyin. Siz yandaş dediğinizde, bunların da sizin tarafınız olduğunu söylüyorsunuz. Aslında derdinizi anlatamıyorsunuz. Siz bunu kastetmiyor olmalısınız, katilleri savunmuyor olmalısınız, uyuşturucu üretenleri kastetmiyor olmalısınız. 'Bunlar da çıksın, bizimkiler de çıksın.' Bu, mu sizin teziniz? Sizin teziniz, bu olmamalı. Siz, kendi tezinizi bir başka bir mantık üzerinden anlatmalısınız. Bu anlattığınızda hiç adalet yok. 'Erdoğan içeride olsaydı çıkamazdı.' demek, bizim yandaşlarımızı çıkarmadığımızın bir ispatıdır. Bu kadar çelişkiyle tez savunulmaz. Hukuk, arka arkaya anlamsız kelimeleri sıralama işi değildir. Hukuk, matematiktir, mantıktır."
Oluç'un, TBMM Genel Kurulunun dünkü görüşmelerinde, HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş'ın "İdris Baluken cezaevinde ölsün mü?" dediği sırada, AK Parti sıralarından "Ölsün" denildiğini iddia etmesi üzerine ise Zengin, hiçkimse için bu ifadeyi kullanmadıklarını söyledi.
Zengin, "Ben ve grubum böyle bir şeyi savunamayız. Cezaevinde tutuklu olan kim olursa olsun, böyle bir ifadeyi kabul edemeyiz. Bunun ayrıca teyide ihtiyacı yok. Gerekli olan neyse, bize düşeni üzerimize alıyorum. Takip de ederiz. Böyle bir şeyin olmasına asla müsaade etmeyiz. Var olan bir hata varsa düzeltiriz." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, iktidarın bütün muhalifleri terör ve vatan haini statüsüne sokmaya çalıştığını ileri sürerek, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanına işaret etti.
Özel, şöyle devam etti:
"Bir saatleri ayarlama enstitüsü olsa, burada biraz saatleri geri alsak diye baktım. Sadece 8 yıl geri alsak saatleri, Tuncay Özkan, Mustafa Balbay, Engin Alan, Mehmet Haberal teröristtiler ve bu kapsamda aftan yararlanamıyorlardı. 11 yıl geri aldığınızda Ali Tatar, Kuddusi Okkır, dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ teröristtiler. Bu affı o güne uyguladığınızda yararlanamıyordular. 21 yıl önce Recep Tayyip Erdoğan, sizin af kapsamınız dışında. Aynı suçtan defalarca yargılanmış olan Necmettin Erbakan, halkın dini duygularını istismar ederek, halkı kin ve nefretle bölme suçundan kapsam dışında. 12 Eylül sürecindeki MHP ve ülkücü kuruluşlar davasının iddianamesine baktığınızda suç maddeniz kapsam dışında. Namık Kemal Zeybek, Muhsin Yazıcıoğlu, Sadi Somuncuoğlu kapsam dışında.
Çıkardığınız affı yıllar sonra savunabilmeniz lazım. Ben, bunu yapamayacağınızı iddia ediyorum. Benim elimden bu adaletsizliğin 21 yıl sonrasına sizi götürüp göstermek gelmediği için sizi adaletsiz af kanunuzla birlikte 30 yıl geriye götürdüm. Recep Tayyip Erdoğan'ı, Celal Adan'ı içeride bıraktınız."
AK Parti'nin infaz düzenlemesi teklifinin yasalaşmaması halinde Genel Kurulun, cumartesi, pazar ve pazartesi çalışmasına yönelik grup önerisi kabul edildi.
TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, 30 büyükşehir ve Zonguldak'ta hafta sonu sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini ancak Meclis'in çalışmalarını sürdüreceğini bildirdi.
Bilgiç, infaz düzenlemesine yönelik kanun teklifinin, bugün yasalaşmaması halinde TBMM Genel Kurulunun hafta sonu da çalışacak olması nedeniyle İçişleri Bakanlığınca 30 büyükşehir ile Zonguldak'ta ilan edilen sokağa çıkma yasağına ilişkin Meclis'i bilgilendirdi.
Bilgiç, "30 büyük il ve Zonguldak'ta hafta sonu itibarıyla cumartesi ve pazar için sokağa çıkma yasağı ilan edildi ancak Meclisimiz çalışmalarına devam edecek. Meclis personelimiz de Meclis kimlik kartlarıyla birlikte sorun olmadan Meclis'e gidiş gelişlerini sağlayabilecekler." diye konuştu.
- "Söylediğiniz şeylerin ne anlama geldiğini yeteri kadar idrak edemiyorsunuz"
TBMM Genel Kurulunda Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürerken HDP ile AK Parti milletvekilleri arasında "geçmişin teröristleri" ifadesi nedeniyle tartışma yaşandı.
HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, AK Parti hükümetinin infazda ayrımcılığa gittiğini, koronavirüsün ayrımcılık yapmadığını ama hükümetin ayrımcılık yaptığını ileri sürdü.
Türkiye'de ölüm cezasının olmadığını ama hükümetin, cezaevindeki tutukluları ölüme mahkum ettiğini savunan Paylan, "Dün Tayyip Erdoğan bu ülkenin teröristiydi, ondan önce Necmettin Erbakan teröristiydi, ondan önce Deniz Gezmiş teröristti. Bu ülke başbakan astı, Adnan Menderes'i astı. Yarın öbür gün, bugün ölüm cezasına mahkum ettikleriniz onurla çıkacak ama onlar hayatlarını kaybetse bile onurla yad edilecekler. Ama siz, bu yasaya el kaldıranlar maalesef tarihin karanlık sayfalarında anılacaksınız. Evlatlarınız bile size sahip çıkmayacak." diye konuştu.
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Paylan'a, "Sayın Paylan konuşmasında hem Cumhurbaşkanımız hem Sayın Erbakan için 'geçmişin teröristleri' dediler. Bu, çok sakil bir ifade. Bu ifadeyi reddediyoruz. Böyle bir şey asla söylenemez. Bu suçtan mahkum olmakla, o günkü şartlar altında bir mahkumiyet almakla terörist olmak arasında devasa bir uçurum var. Siz, bence söylediğiniz şeylerin ne anlama geldiğini yeteri kadar idrak edemiyorsunuz." karşılığını verdi.
Paylan'ın "Çocuklarınız sizden utanç duyacak." sözlerini eleştiren Zengin, "Hukukta suçun şahsiliği ilkesi vardır. Kim ne işlerse işlesin, anası, babası, evladı masumdur. Biz, evlatlarımızla gurur duyuyoruz. Evlatlarımız da bizle gurur duydular, bundan sonra da gurur duymaya devam edecekler. Böyle konuşmalar acziyettir. Çoluğu çocuğu, anayı babayı karıştırmak acziyettir. O yüzden hiç kimsenin ailesini karıştırmayın. Yaptığımız her işin bugün de yarın da ahirette de bir karşılığı vardır. Bunun bilincindeyiz." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, "Cumhurbaşkanı, 312'den, halkı kin ve düşmanlığa tahrikten ceza aldı mı, aldı. Diyarbakır'da yargılandı. Mahkeme heyeti ceza verdi. Sonra da hepimizin bildiği tarih yaşandı. O zaman teröristti. Her iktidar kendi teröristini yaratır." görüşünü savundu.
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanvekili, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya ise "Terörle Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinde 'terör suçları', 4. maddesinde de 'terör amacıyla işlenen suçlar' bellidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın o dönemde mahkum edildiği bu 312. madde, bugün 301. madde, ne 3. maddede ne de 4. maddede yoktur. Sayın Cumhurbaşkanımıza bunu söyleyenler, sırtını teröristlere dayayanlar ve teröristlerin emriyle hareket edenlerdir." diye konuştu.
Teklifin 19. maddesinin görüşmeleri sırasında verilen aradan sonra komisyonun yerinde olmaması üzerine TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, birleşimi yarın saat 13.00'te toplanmak üzere kapattı.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
MHP Düzce Milletvekili Ümit Yılmaz, Kovid-19 salgınının daha uzun süre dünyayı meşgul edecek gibi göründüğünü belirterek, bu süreçte sıkıntı yaşayan meslekler arasında eczacıların da olduğunu söyledi.
Yılmaz, "Gittiğiniz zaman daha önce bir liraya aldığınız maske 5, 5 liralık kolonya 10, 10 liraya aldığınız antiseptik solüsyon 50 lira olarak karşınıza çıktı ve sorumlu olarak eczacıları görmeye başladınız. Bunun sorumlusu eczacılar değil, bunun sorumlusu, bunu fırsata çevirmeye çalışan birtakım çevrelerdir. Bu çevrelerin içinde kesinlikle meslektaşlarımızın böyle bir pozisyonu yoktur." diye konuştu.
Ümit Yılmaz, Ticaret Bakanlığının eczacıları stokçu, fırsatçı olarak görmemesini istedi.
CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, tarım sektörünün sorunları konusunda yaptığı konuşmada, salgından dolayı pek çok iş yerinin kapandığını belirtti.
Aydın'ın yüzde 80'inin tarımla geçinen bir il olduğunu dile getiren Yıldız, nisan ve mayıs aylarında incir, zeytin, meyve ve sebzenin çiçek verdiğini hatırlattı. Milletvekili Yıldız, bölgedeki jeotermal santralin bu iki ay kapanması talebinde bulunarak, aksi durumda bu ürünlerin veriminin düşeceğini söyledi.
Yıldız, bölgede üretimi yapılan çilekten de 50 bin ailenin geçimini sağladığını ifade etti. CHP'li Yıldız, çileğin önceki yıllarda ihracatı yapılan Ukrayna, Romanya ve Rusya gibi ülkelere gönderilebilmesi için devlet kurumlarının yardımının gerekli olduğunu belirtti.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Halil Özcan, Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluşu dolayısıyla yaptığı konuşmada, işi olmayanın sokağa çıkmadığı ve "evde kal" çağrılarına uyan vatandaşlara gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür etti.
Özcan, TBMM'nin kuruluşunun 100. yılında, peygamberler diyarı Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılını da kutladıklarını kaydetti.
Peygamberler şehrinin insanlarının esareti reddettiğini ve özgürlüğe yeniden adım atarak Anadolu'nun her köşesine azim, kararlılık ve mücadele aşıladığını belirten AK Parti'li Özcan, bu cennet vatanı bırakan şehitleri minnetle yad ettiğini vurguladı.
Şanlıurfa'nın 15 Temmuz'da da devletinin yanında olduğunu vurgulayan Özcan, 1984 yılında Urfa'ya "şanlı" unvanı ve sonra da İstiklal Madalyası verildiğini kaydetti.
TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından grup başkanvekilleri söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, polis teşkilatının 175. yılını kutladığı konuşmasında, zor koşularda çalışan emniyet mensuplarının gösterdiği gayretin karşılığının, daha iyi şartlarda görev yapma olanağının sağlanması olduğunu kaydetti.
Türkkan, 3 bin 600 ek gösterge konusunda verilen sözün bir an önce yerine getirilmesini ve kuru kuruya kutlamanın doğru olmayacağını belirterek, emniyet mensuplarının beklentilerine cevap vermek gerektiğini söyledi.
Türkkan, Mareşal Fevzi Çakmak ve iş adamı Sakıp Sabancı ile 1919'da idam edilen vatan sevdalısı Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'i de rahmetle andığını belirtti.
"Evde kal" denilen vatandaşların zaruri ihtiyaçları için dışarı çıktığını fakat maske bulamadığını dile getiren IYI Parti'li Türkkan, PTT'den sonra eczanelerin devreye sokulduğunu, bunun da tam bir bilmece yarattığını savundu. Maske stoku olduğunu ama vatandaşa ulaştırılamadığını ileri süren Türkkan, "Çözüm basit. Verin belediyelere dağıtsın." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Kültür ve Turizm Bakanlığının vakıflara gönderdiği bir yazıyla online toplantı, telekonferans benzeri etkinlikleri yasakladığını ileri sürdü.
Online toplantının salgınla bir alakası bulunmadığını ve bunun anlaşılır olmadığını iddia eden Oluç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na 62 maddelik yeni bir teklif geldiğini, burada da sosyal medya ve dijital medyaya sansür içeren madde bulunduğunu öne sürdü. HDP'li Oluç, bunun koronavirüs ile mücadale ile bir alakası olmadığını, "fırsat bu fırsat" diye düşünüldüğünü iddia etti.
İşsizlik oranının ve işsizlik ödeneğine başvuranların arttığını da ileri süren Oluç, bu konuda işsizlik fonunun kullanılmasını gerektiğini söylediklerini ancak büyük ihtimalle fonun tüketilmiş olduğunu savundu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Mareşal Fevzi Çakmak'ı ölüm yıl dönümünde andıklarını bildirdi.
Anayasaya laiklik ilkesinin 10 Nisan 1928'de girdiğini belirten Özel, "Laiklik ilkesi başta olmak üzere, Cumhuriyet devrimlerine ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği çağdaşlaşma ülküsüne ne pahasına olursa olsun bağlı kalacağımızı, cumhuriyet devrimlerini aşındırmak isteyen tüm odaklara karşı mücadele edeceğimizi bir kez daha teyid ediyoruz." dedi.
Özgür Özel, koronavirüsle mücadelede bilim kurulunun oluşturulmasının en önemli işlerden biri olduğunu ancak buraya sağlık meslek örgütlerinin dahil edilmemesini de yanlış bulduklarını belirtti.
CHP'li Özel, zor günler geçiren esnafa da Mecliste dayanışmayı güçlendirecek katkı yapmaları gerektiğini ifade ederek, vatandaşlardan da alışverişlerini mahalle esnafından yapmasını istedi.
Eskişehir ve Antalya Muratpaşa'daki aşevlerinin 25 yıldır ihtiyaç sahiplerine yemek yardımı yaptığını anlatan Özel, İçişleri Bakanlığı genelgesiyle bu aşevlerinin yardım hesaplarına el konulduğunu öne sürdü. Özgür Özel, "Bu olacak şey değil. Doğru değil." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Mareşal Fevzi Çakmak ve iş adamı Sakıp Sabancı'yı rahmetle andığını söyledi.
Zengin, "1919'da kendisine iftira atılarak asılan Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey'i rahmet ve minnetle yad ediyorum." dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığının bir açıklaması olduğunu ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne giden yazının bir kısmını paylaşmak istediğini belirten Zengin, bir yanlış anlaşılma olduğunu kaydetti.
AK Parti'li Zengin, Vakıflar Genel Müdürlüğüne giden yazıda, vakıflar genel kurul toplantılarının bir araya gelerek yaptıklarının görüldüğünün ifade edildiğini anlattı. Zengin, yazıda, "Vakıflar tarafından yapılacak seçimli genel kurul toplantıları 01.07.2020 tarihine kadar ertelenmiştir. Ancak, vakfın yönetim icra faaliyetlerini kısıtlayan bir hüküm söz konusu değildir." ifadesine yer verildiğini bildirdi.
"Sanal olarak hiçbir toplantı yapılamaz diye bir şey asla söz konusu değil." diyen Zengin, son halinin bu olduğunu belirtti.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın sivil toplum örgütleriyle de sıkça bir araya geldiğini vurgulayan Grup Başkanvekili Zengin, buna eczacıların ve diş hekimlerinin de dahil olduğunu söyledi. Zengin, bu kişilerin kanaatlerini, görüşlerini bildirdiklerini ifade ederek, "Ulaşılamayan, görüşülemeyen bir durum asla söz konusu değildir." değerlendirmesinde bulundu.
Zengin, polis teşkilatının kuruluşunun yıl dönümü dolayısıyla İçişleri Bakanlığı ve emniyet mensuplarının gününü kutladı.
TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından partilerin grup önerileri ele alındı.
İlk olarak İYİ Partinin, çiftçilerin mali sorunlarına yönelik araştırma önergesinin bugün ele alınmasına dair grup önerisi görüşüldü.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, tarımsal kredi borçlarının, çiftçilerin en önemli sorunlarından biri olduğunu belirterek, tarımsal kredi faiz oranları düşmesine rağmen çiftçilerin borçlarının yüzde 10 faiz üzerinden yapılandırıldığını söyledi.
Yaşar, tarımsal üretimde elektriğin kilovatsaat başına ödenen fiyatının düşürülmesini, her ay elektrik faturalarını ödemekte zorlanan çiftçilerin, dönemsel ödeme yapmasını, çiftçilerin elektrik faturalarındaki yüzde 1'lik enerji fonu ile yüzde 2'lik TRT payının kaldırılmasını önerdi.
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı, AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, enerjinin Türkiye'de maliyetli bir alan olduğunu belirterek, "Ama sadece elektrik üzerinden düşünmeyin. Türkiye'de ilk defa AK Parti'yle mazot desteği, çiftçinin enerji giderini azaltmak için yapılmış en önemli destektir. Elektrik desteğinin 10 katı kadar büyük bir destektir. Geçen yıl sadece çiftçimize mazot desteği olarak ödediğimiz rakam 2,8 milyar liradır." diye konuştu.
Kılıç, bu yılın ilk üç ayında tarımsal desteğin 10,5 milyar lirasının çiftçilerin hesabına yatırıldığını, çiftçilerin çok çeşitli kaynaklardan 115 milyar lira kredi kullanabildiğini belirtti.
Daha sonra HDP'nin, "salgınla mücadele döneminde evdeki kadınların durumuna" ilişkin verdiği araştırma önergesinin, bugün görüşülmesine yönelik grup önerisi ele alındı.
HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, koronavirüs nedeniyle yapılan "evde kal" çağrılarının, kadınlara "ev içi şiddetle baş başa kal" anlamına geldiğini savundu.
Gülüm, Alo 183 hattının, sadece kadına yönelik şiddete özgülenmesini, adliyelerde kadına yönelik şiddetle ilgili özel nöbetçi birimlerin olmasını, kadınlara barınma hakkı için sığınma evleri dışında otel ve benzeri yerlerde kalma imkanı sağlanmasını istedi.
AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Hakimler ve Savcılar Kurulunun, 30 Mart tarihli Kovid-19 kapsamında ilave tedbirlere ilişkin yayımlanan genelgesine işaret ederek, "Genelgeyi dikkatli okursanız göreceksiniz, istisnası Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun. İstisnayı tam tersi okuyarak, burada AK Parti karşıtlığı üzerinden ne olur kadınlar istimar edilmesin. Acil olmayan işler, haciz, icra, idari yargılama işlemleri durduruldu ama hak kaybına sebep olma ihtimali olan acil işlemler tedbir kararlarıdır. HSK'nin kararında bu tedbir kararlarının istisna olduğu ve bunlarla ilgili bir durdurma işlemi yapılmayacağı açıkça ifade edilmiştir." dedi.
AK Parti Hükümetinin aile içi tecavüzü yasayla cezalandırdığını hatırlatarak, "Kadınların ev işlerine mahkum edilmesinden şikayet edenler, keşke PKK'nın kadınları zorla silahlandırdığından da şikayet etselerdi." değerlendirmesinde bulundu.
CHP'nin, Hatay'da koronavirüsün etkilerine yönelik grup önerisi üzerinde söz alan CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, Hatay'da çiftçiye, esnafa, nakliyeciye, turizm sektörüne destek verilmesini istedi.
AK Parti Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu, Hatay'da 67 koronavirüs vakasının görüldüğünü, 10 kişinin yoğun bakımda olduğunu, bir kişinin de vefat ettiğini bildirdi.
CHP, HDP ve İYİ Partinin grup önerileri yapılan oylamalar sonucunda kabul edilmedi.
AK Parti'nin Meclis'in çalışma günlerine ilişkin grup önerisi üzerinde konuşan AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, toplumun büyük kesiminin, infaz düzenlemesine yönelik kanun teklifinin yasalaşmasını beklediğini kaydetti.
Toplumun bu beklentisine karşı duyarsız kalamayacaklarını dile getiren Can, "Cumartesi, pazar ve pazartesi TBMM Genel Kurulu saat 14.00'te toplanarak bu kanun teklifini yasalaştırmaya çalışacağız." dedi.
AK Parti ve MHP gruplarının, bu kanun teklifine destek verdiğini hatırlatan Can, diğer siyasi parti gruplarından da toplumun bu hassasiyetine duyarlı olmasını beklediklerini belirtti. Can, CHP ve İYİ Partinin, teklifte eksik gördükleri yerleri eleştirerek katkı verdiğini, HDP'nin ise destek olmadığını söyledi.
Toplumun belli bir kesiminin beklentisinin karşılanması konusunda bu kanun teklifinin er ya da geç çıkacağını vurgulayan Can, "Daha fazla toplumda gerginlik oluşturmama adına, TBMM'deki milletvekillerini duyarlı olmaya davet ediyoruz." diye konuştu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, partisinin hassasiyetlerini içeren hiçbir talebin yerine getirilmediğini belirterek, "Ramazan Bey'in bu konudaki ifadesinin sehvi bir ifade olduğunu belirtmek istiyorum. Bizim tarafımızdan kabul edilebilir bir yönü yoktur." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Ramazan Can'ın "HDP, kanun teklifine destek olmuyor." ifadesini eleştirerek, "Bir mesele ancak böyle çarpıtılır. Muhalifinize ölüm vadediyorsunuz. Genel Başkanınız Recep Tayyip Erdoğan bir zamanlar yattığı suçtan, şu anda cezaevinde olsaydı sizin getireceğiniz tekliften yararlanamayacaktı." görüşünü savundu.
AK Parti'li Can, Oluç'un, "Yandaşlarınıza af çıkarıyorsunuz." sözlerine, "Velev ki böyle olduğunu kabul edelim. Peki sizin yandaşlarınızı tahliye etsek, sizin tabirinizle af çıkarsak o zaman iyi mi? Problem yok o zaman. Bir şey ya doğrudur ya yanlıştır. Kendi içerisinde çelişkiler ifade eden savunmayı kabul etmemiz mümkün değildir." karşılığını verdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, muhalefet milletvekillerinin "Yandaşlarınıza af çıkarıyorsunuz." ifadesine işaret ederek, şunları kaydetti:
"Bu cümlenin eğer doğru olduğunu kabul ediyorsanız, bu cümlenin dışında kalanların da sizin yandaşınız olduğunu kabul ediyorsunuz. Yani şu anlama geliyor; terörden, cinsel dokunulmazlığın aleyhine işlenen suçlardan içeride olanlar, kasten adam öldürme suçunu işleyenler, uyuşturucu üretenler, satanlar, yararlanamayanlar da .... Zannediyorum bunu kastetmiyorsunuz ama söylediğiniz şeyin ne anlama geldiğini anlayınız diye söylüyorum. Siz, tezlerinizi iddia ederken mantıklı bir kurgu içinde söyleyin. Siz yandaş dediğinizde, bunların da sizin tarafınız olduğunu söylüyorsunuz. Aslında derdinizi anlatamıyorsunuz. Siz bunu kastetmiyor olmalısınız, katilleri savunmuyor olmalısınız, uyuşturucu üretenleri kastetmiyor olmalısınız. 'Bunlar da çıksın, bizimkiler de çıksın.' Bu, mu sizin teziniz? Sizin teziniz, bu olmamalı. Siz, kendi tezinizi bir başka bir mantık üzerinden anlatmalısınız. Bu anlattığınızda hiç adalet yok. 'Erdoğan içeride olsaydı çıkamazdı.' demek, bizim yandaşlarımızı çıkarmadığımızın bir ispatıdır. Bu kadar çelişkiyle tez savunulmaz. Hukuk, arka arkaya anlamsız kelimeleri sıralama işi değildir. Hukuk, matematiktir, mantıktır."
Oluç'un, TBMM Genel Kurulunun dünkü görüşmelerinde, HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş'ın "İdris Baluken cezaevinde ölsün mü?" dediği sırada, AK Parti sıralarından "Ölsün" denildiğini iddia etmesi üzerine ise Zengin, hiçkimse için bu ifadeyi kullanmadıklarını söyledi.
Zengin, "Ben ve grubum böyle bir şeyi savunamayız. Cezaevinde tutuklu olan kim olursa olsun, böyle bir ifadeyi kabul edemeyiz. Bunun ayrıca teyide ihtiyacı yok. Gerekli olan neyse, bize düşeni üzerimize alıyorum. Takip de ederiz. Böyle bir şeyin olmasına asla müsaade etmeyiz. Var olan bir hata varsa düzeltiriz." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, iktidarın bütün muhalifleri terör ve vatan haini statüsüne sokmaya çalıştığını ileri sürerek, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanına işaret etti.
Özel, şöyle devam etti:
"Bir saatleri ayarlama enstitüsü olsa, burada biraz saatleri geri alsak diye baktım. Sadece 8 yıl geri alsak saatleri, Tuncay Özkan, Mustafa Balbay, Engin Alan, Mehmet Haberal teröristtiler ve bu kapsamda aftan yararlanamıyorlardı. 11 yıl geri aldığınızda Ali Tatar, Kuddusi Okkır, dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ teröristtiler. Bu affı o güne uyguladığınızda yararlanamıyordular. 21 yıl önce Recep Tayyip Erdoğan, sizin af kapsamınız dışında. Aynı suçtan defalarca yargılanmış olan Necmettin Erbakan, halkın dini duygularını istismar ederek, halkı kin ve nefretle bölme suçundan kapsam dışında. 12 Eylül sürecindeki MHP ve ülkücü kuruluşlar davasının iddianamesine baktığınızda suç maddeniz kapsam dışında. Namık Kemal Zeybek, Muhsin Yazıcıoğlu, Sadi Somuncuoğlu kapsam dışında.
Çıkardığınız affı yıllar sonra savunabilmeniz lazım. Ben, bunu yapamayacağınızı iddia ediyorum. Benim elimden bu adaletsizliğin 21 yıl sonrasına sizi götürüp göstermek gelmediği için sizi adaletsiz af kanunuzla birlikte 30 yıl geriye götürdüm. Recep Tayyip Erdoğan'ı, Celal Adan'ı içeride bıraktınız."
AK Parti'nin infaz düzenlemesi teklifinin yasalaşmaması halinde Genel Kurulun, cumartesi, pazar ve pazartesi çalışmasına yönelik grup önerisi kabul edildi.
TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, 30 büyükşehir ve Zonguldak'ta hafta sonu sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini ancak Meclis'in çalışmalarını sürdüreceğini bildirdi.
Bilgiç, infaz düzenlemesine yönelik kanun teklifinin, bugün yasalaşmaması halinde TBMM Genel Kurulunun hafta sonu da çalışacak olması nedeniyle İçişleri Bakanlığınca 30 büyükşehir ile Zonguldak'ta ilan edilen sokağa çıkma yasağına ilişkin Meclis'i bilgilendirdi.
Bilgiç, "30 büyük il ve Zonguldak'ta hafta sonu itibarıyla cumartesi ve pazar için sokağa çıkma yasağı ilan edildi ancak Meclisimiz çalışmalarına devam edecek. Meclis personelimiz de Meclis kimlik kartlarıyla birlikte sorun olmadan Meclis'e gidiş gelişlerini sağlayabilecekler." diye konuştu.
- "Söylediğiniz şeylerin ne anlama geldiğini yeteri kadar idrak edemiyorsunuz"
TBMM Genel Kurulunda Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürerken HDP ile AK Parti milletvekilleri arasında "geçmişin teröristleri" ifadesi nedeniyle tartışma yaşandı.
HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, AK Parti hükümetinin infazda ayrımcılığa gittiğini, koronavirüsün ayrımcılık yapmadığını ama hükümetin ayrımcılık yaptığını ileri sürdü.
Türkiye'de ölüm cezasının olmadığını ama hükümetin, cezaevindeki tutukluları ölüme mahkum ettiğini savunan Paylan, "Dün Tayyip Erdoğan bu ülkenin teröristiydi, ondan önce Necmettin Erbakan teröristiydi, ondan önce Deniz Gezmiş teröristti. Bu ülke başbakan astı, Adnan Menderes'i astı. Yarın öbür gün, bugün ölüm cezasına mahkum ettikleriniz onurla çıkacak ama onlar hayatlarını kaybetse bile onurla yad edilecekler. Ama siz, bu yasaya el kaldıranlar maalesef tarihin karanlık sayfalarında anılacaksınız. Evlatlarınız bile size sahip çıkmayacak." diye konuştu.
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Paylan'a, "Sayın Paylan konuşmasında hem Cumhurbaşkanımız hem Sayın Erbakan için 'geçmişin teröristleri' dediler. Bu, çok sakil bir ifade. Bu ifadeyi reddediyoruz. Böyle bir şey asla söylenemez. Bu suçtan mahkum olmakla, o günkü şartlar altında bir mahkumiyet almakla terörist olmak arasında devasa bir uçurum var. Siz, bence söylediğiniz şeylerin ne anlama geldiğini yeteri kadar idrak edemiyorsunuz." karşılığını verdi.
Paylan'ın "Çocuklarınız sizden utanç duyacak." sözlerini eleştiren Zengin, "Hukukta suçun şahsiliği ilkesi vardır. Kim ne işlerse işlesin, anası, babası, evladı masumdur. Biz, evlatlarımızla gurur duyuyoruz. Evlatlarımız da bizle gurur duydular, bundan sonra da gurur duymaya devam edecekler. Böyle konuşmalar acziyettir. Çoluğu çocuğu, anayı babayı karıştırmak acziyettir. O yüzden hiç kimsenin ailesini karıştırmayın. Yaptığımız her işin bugün de yarın da ahirette de bir karşılığı vardır. Bunun bilincindeyiz." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, "Cumhurbaşkanı, 312'den, halkı kin ve düşmanlığa tahrikten ceza aldı mı, aldı. Diyarbakır'da yargılandı. Mahkeme heyeti ceza verdi. Sonra da hepimizin bildiği tarih yaşandı. O zaman teröristti. Her iktidar kendi teröristini yaratır." görüşünü savundu.
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanvekili, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya ise "Terörle Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinde 'terör suçları', 4. maddesinde de 'terör amacıyla işlenen suçlar' bellidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın o dönemde mahkum edildiği bu 312. madde, bugün 301. madde, ne 3. maddede ne de 4. maddede yoktur. Sayın Cumhurbaşkanımıza bunu söyleyenler, sırtını teröristlere dayayanlar ve teröristlerin emriyle hareket edenlerdir." diye konuştu.
Teklifin 19. maddesinin görüşmeleri sırasında verilen aradan sonra komisyonun yerinde olmaması üzerine TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, birleşimi yarın saat 13.00'te toplanmak üzere kapattı.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
