2011-01-07 - 16:15
AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ BOZDAĞ GAZETECİLERİN SORULARINI CEVAPLADI
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, TBMM'de gazetecilerin sorularını cevapladı. Bozdağ, dün yaptığı açıklamanın basın organları tarafından çarpıtıldığını söyleyerek " Yargıtay dava dosyalarını erken görüşmek ya da sonra görüşmek için belirleme yetkisi Yargıtay'ın ilgili dairelerine aittir." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, TBMM'de gazetecilerin sorularını cevapladı.
Bozdağ, dün yaptığı açıklamanın basın organları tarafından çarpıtıldığını söyleyerek
" Yargıtay dava dosyalarını erken görüşmek ya da sonra görüşmek için belirleme yetkisi
Yargıtay'ın ilgili dairelerine aittir." dedi.

Bekir Bozdağ,Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in açıklamalarını ''Yargıtay'ın mazeretlerini
sıralamaktan ibaret bir açıklama'' olarak algıladığını söyledi. Bozdağ,
Yargıtay'ın iş yükünün eritilmesi için bir takım düzenlemeler konusunda
muhtemelen adım atılacağını söyledi.

Bozdağ, Gerçeker'in açıklamalarının anımsatılması üzerine, Gerçeker'in iş yüküne
dair bir takım savunmalar yaptığını, mazeretler ileri sürdüğünü ifade etti.

Konuya ilişkin önceki ifadelerinin ''bazı basın organları tarafından
çarpıtıldığını'' belirten Bozdağ, Yargıtay'ın bir günde bütün dosyalara karara
bağlayabileceği gibi bir açıklamasının olmadığını, dosyaları öncelikli olarak
görüşmenin Yargıtay'ın yetkisinde olduğunu ifade ettiğini kaydetti. Bozdağ,
''Sayın Başkan da benim dediklerimi yalanlamadı. Bunun yetkilerinde olduğunu
doğruladılar'' dedi.

Bozdağ, Yargıtay'ın İlhan Cihaner ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile
ilgili dosyalarda ''çok hızlı'' hareket ettiğini kaydetti.

Yargıtay'daki iş yükünün ağırlığının farkında olduklarını, ancak ilgili
yasanın öngördüğü sürenin yaklaşık 6 yıl önce başladığını ifade eden Bozdağ,
Gerçeker'in Yargıtay'ın daire sayısının artırılmasına ihtiyaç bulunmadığını,
bölge mahkemelerinin kurulmasıyla bu işi kısa sürede halledebileceklerini
söylediğini belirtti. Bozdağ, ''Bu, kendisi ile de çelişen bir açıklama. Bir
yandan, 6 yıllık bir sürede dosyaları halledememenin mazeretlerini ileri
sürerken, öte yandan 'aman Yargıtay'da daire kurulmasın, ben bu dosyaları 2-3 yıl
içinde eritebilirim' diye bir yaklaşım var. Halbuki 6 senedir bu dosyaların
tasfiyesi için mehil var, gerekli özen içinde bu sürenin kullanılmadığı
gözüküyor. Umarım, bundan sonraki süreçte Yargıtay daireleri bu dosyaları süratle
gündeme alarak değerlendirir'' diye konuştu.

Gerçeker'in açıklamasından sanki Hizbullah dosyasının ilk defa 2010
yılında Yargıtay'a geldiği gibi kanaat edindiğini belirten Bozdağ, ''Bu dosya
Yargıtay'a kaç defa geldi onu da bilmiyorum. Fakat dosyanın Yargıtay'a gelişine
baktığımızda tutukluğu sınırlandıran yasanın yürürlüğe gireceği tarih de dikkate
alındığında gerekli özenin gösterilmediği ortaya çıkıyor. Umarım bundan sonraki
davalar için Yargıtay önceliklerini tayin noktasında tutukluk ve zaman aşımı
süreleri dolmak üzere olan dosyalara öncelik verir'' dedi.

Hizbullah dosyasında 11 yıl öncesine giden tutuklamalar olduğunu belirten
Bozdağ, şöyle devam etti:

''11 yıldır bir dava dosyası bitirilemez mi? Yargıtay Başkanımızın bunu
açıklaması lazım. Örneğin Hizbullah dosyası kaç defa gelip gitti? 1996, 1998,
2000 yıllarında tutuklanıp tahliye olanlar var. Bu dosyalar niye bitmedi? Kaç
defa Yargıtay'a geldi, kaç defa gitti? Bütün bunlara iyi bakmak lazım. Baktığınız
zaman bu dosyaların bitmemesi ile ilgili pek çok soru ortaya çıkıyor. O nedenle,
başka daireler bunları hızlandırıp sonlandırırken, 6 yıllık bir süre verilmesine
rağmen bu süre zarfında bunların sonlandırılmaması konusunda elbette süreyi
kullananların gerekli hassasiyeti göstermeleri kanun gereği kendilerinden
beklenir. Çünkü, kanun sınır koyuyor.''

Yargılamanın hızlandırılması konusunda çalışma yapılıp yapılmayacağının
sorulması üzerine de Bozdağ, Yargıtay'ın iş yükünün azaltılması için tedbirlere
ihtiyaç bulunduğunu, kendilerinin de bu kanaatte olduklarını ifade etti.

Uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseseleri
getirildiğini, hafif hapis cezası gerektiren bir çok suçun suç olmaktan
çıkarılması için Kabahatler Kanunu'nu çıkardıklarını belirten Bozdağ, bunlarla
Yargıtay'a giden dosya sayısının azaltılmasının amaçlandığını kaydetti.

Yargıtay'ın geçmişte bölge adliye mahkemelerinin kurulmasına karşı
çıktığını, şimdi bunların kurulması yönünde bir yaklaşımın söz konusu olduğunu
ifade eden Bozdağ, hakim ve savcı sayısını artırmaya çalıştıklarını, Danıştay
kararıyla sınavların iptal edildiğini anlattı. Bozdağ, bu nedenle 2 yıla yakın
süre hakim ve savcı alınamadığını söyledi.

Bozdağ, ''Pekçok iş yaptık yargı süreci hızlansın diye. Şimdi yetmiyor.
Bölge adliye mahkemeleri önümüzdeki günlerde hayata geçecek. Yargıtay'ın iş
yükünün eritilmesi için bir takım düzenlemeler konusunda adımlar muhtemelen
atılacak'' diye konuştu.

''Dünyanın neresinde 10-15 yıl süren yargılama var'' diyen Bozdağ, şöyle
devam etti:

''Yargı sürecini hızlandırmada hepimizin üzerine düşeni yapması lazım. Bu
anlamda hepimizde kusur var. Ama maalesef konjonktürel yaklaşımlar nedeniyle
süreci hızlandırıcı adımlar engellenmiştir. Örneğin bölge adliye mahkemelerinin
kurulması geçmişte 'Yargıtay'a rakip yüksek mahkeme' gibi algılanmış ve bazı
kesimlerce eleştirilmişti. Şimdi aynı çevreler 'bu mahkemeler yürürlüğe girsin
ama Yargıtay'da daire sayısı artırılmasın' noktasında. Bunların tamamı hukuki
değil siyasi yaklaşımlardır. Bu süreci hızlandıracak tedbirler neyse gereğini
yapmak Meclis'in görevidir.''

Bir başka soru üzerinde ''Tahliyelerde kasıt aramadığını'' ifade eden
Bozdağ, bir gazetecinin ''Yeni dairelere yeni HSYK üye seçeceği için karşı
çıkıldığı belirtiliyor'' sözlerine ise şu karşılığı verdi:

''Yeni seçilen HSYK'da görev yapan hakim ve savcılar Yargıtay Başkanının
taşıdığı sıfatlara ve niteliklere sahip kişilerdir, ama Yargıtay'ın üye sayısı
250 olduğu için oraya seçilememiş olabilirler. Bundan sonra Yargıtay'a seçilecek
olan kişiler de aynı yetkinlikte kişiler. Bu ülkenin hakimleri ve savcıları
arasında ayrımcılık yapmak hukuki bir yaklaşımdan çok siyasi ve ideolojik bir
yaklaşımdır. Biz, hakimlerin hepsine aynı gözle bakılmasından yanayız.''

''Yargıtay Başkanı'nın açıklaması sizi tatmin etti mi?'' sorusuna ise
Bozdağ, ''Yargıtay Başkanı'nın açıklamaları ortaya çıkan manzara ve durum
karşısında Yargıtay'ın mazeretlerini sıralamaktan ibaret bir açıklama gibi geldi.
Ben öyle algıladım. 6. Ceza Dairesi elindeki dosyaları pekala tasfiye ederken
diğer daireler neden yapmadı? Bu soruya cevap verilemedi'' cevabını verdi.