2010-06-16 - 03:22
Emniyet Genel Müdürlüğüne 30 bin kadro ihdas edilecek, emniyet teşkilatında ''kıdemli başpolis'' ve ''başpolislerin'' çalıştığı dönem başlayacak.
TBMM Genel Kurulunda, Emniyet Genel Müdürlüğüne
30 bin kadro ihdası ile 25 bin öğretmen alımını öngören kanun teklifinin ilk 5
maddesi kabul edildi.
Milletvekilleri, temel kanun olarak görüşülen Bazı Kanunlarda ve 190
Sayılı KHK'da değişiklik yapan kanun teklifi üzerinde verdikleri önergeler
üzerine söz aldı.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, mahalle ve çarşı bekçilerinin de
fiili hizmet zammından yararlanması gerektiğini, böylece eşitsizlik ve
mağduriyetin giderileceğini söyledi.
Teklifin polis teşkilatının çalışma şartlarında iyileştirmeyi
içermediğini ifade eden Kalaycı, polisin özlük haklarının ve ekonomik durumunun
mutlaka iyileştirilmesi gerektiğini kaydetti. Kalaycı, kanun teklifinin, emniyet
teşkilatının sorunları için yeterli olmadığını savunarak, teklifi ''içi boş''
olarak değerlendirdi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise ''polisin rehabilitasyondan
geçmesi'', vatandaşlar arasında ayrımcılık yapmaması gerektiğini ifade etti.
Teklifin 6. maddesi üzerinde verilen önergede toplantı yeter sayısının
bulunamaması üzerine TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara verdi.
TBMM Genel Kurulunda, Emniyet Genel Müdürlüğüne
30 bin kadro ihdas eden ve 25 bin öğretmen alımını da içeren kanun teklifinin 1.
bölümü kabul edildi.
Temel kanun olarak görüşülen Bazı Kanunlarda ve 190 sayılı KHK'da
Değişiklik Yapan Kanun teklifinin 1. bölümü ilk 10 maddeyi kapsıyor.
Teklif, polis teşkilatında ''Kıdemli başpolis memuru'' ve ''Başpolis
memuru'' unvanlarını getiriyor.
Emniyet Genel Müdürlüğünce ihtiyaç duyulması halinde, belirtilen
kriterlere göre seçilecek en az 10 yıl görev yapan veya 35 yaşından gün alan
polis memurları arasından ''başpolis memuru'' kadrolarına, başpolis memuru olarak
6 yıl görev yapanlar arasından ''kıdemli başpolis memuru'' kadrolarına atama
yapılabilecek.
Kabul edilen maddelere göre, Emniyet Genel Müdürlüğüne ihdas edilen 30
bin kadronun 20 bini polis memuru ataması için, 10 bini de ''kıdemli başpolis''
ve ''başpolis'' için kullanılacak.
Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığına da 25 bin öğretmen alınacak.
Polis meslek eğitimine alınacaklarda yaş sınırı 27'den 28'e
çıkarılacak.
Teklif, ayrıca yeşil kartlıların Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) devrini,
1 Ocak 2012'ye kadar uzatıyor.
Teklifin görüşmelerinde Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç'ın, ''Artık şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) CHP'nin arka bahçesi
değil. Onlar şerefli, onurlu komutanlar olarak Türkiye'nin hem iç hem dış
güvenliğindeki görevini çok iyi yapmaya başladılar'' sözleri gündeme geldi.
CHP Edirne Milletvekili Rasim Çakır, madde üzerinde verdiği önerge
hakkında yaptığı konuşmada, Arınç'ın açıklamalarını ''hayret ve ibretle''
dinlediklerini söyledi. Çakır, bu sözün CHP ve TSK'nın manevi şahsiyetine,
askerlere hareket olduğunu savunarak, ''TSK'nın artık darbe yapamayacağı
açıklamasını anlamakta da zorluk çektik. Dünden bugüne ne değişti, dün yaparken
bugün yapamamasının gerekçesini Başbakan Yardımcısı açıklamalı'' diye konuştu.
MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal da Arınç'ın, ''Onlar şerefli, onurlu
komutanlar olarak Türkiye'nin hem iç hem dış güvenliğindeki görevini çok iyi
yapmaya başladılar'' sözüne işaret ederek, ''AKP iktidarının operasyonlarından
sonra mı onurlu ve şerefli komutanlar haline geldiler, daha önce değil miydi,
hizaya mı çektiniz?'' diye sordu.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, hükümet olarak
hukuk devleti ve hukukun içinde olmayı çok önemli gördüklerini belirterek,
''Demokratikleşme bizim bütün toplumsal sorunlarda yine çözüm yolumuz'' dedi.
Genel Kurulda, temel kanun olarak görüşülen Bazı Kanunlarda ve 190 sayılı
KHK'da Değişiklik Yapan Kanun teklifinin 2. bölümünün üzerindeki görüşmeler
tamamlanarak maddelerine geçildi.
2. bölüm üzerinde soruları yanıtlayan Atalay, araç plakalarına trafik
tarafından ceza yazıp gönderilmesiyle ilgili şikayetlerin kendilerinde de
bulunduğunu ifade etti. Atalay, bu konuda birimlere yeni bir düzenlemenin talimat
olarak gönderildiğini bildirdi.
Bir soru üzerine, toplumsal olaylarda güvenlik güçlerinin hukukun içinde
olmaları ve vatandaşlara iyi muamele yapmaları yönünde hem eğitildiklerini hem
uyarıldıklarını belirten Atalay, şunları kaydetti:
''Tabii toplumsal olaylar zaman zaman zor olaylar. Bu sene gerek Nevruz
gerek 1 Mayıs kutlamalarında hükümetimizin rahat tavrı zaten görüldü. Özellikle
sivil toplum kuruluşlarına çağrımız; Bu tür toplumsal gösteri, toplantı, bildiri
okuma gibi teşebbüslerde mülki idare ile temas kurmaları. Kendilerine yer tahsis
edilir, güvenlikleri sağlanır, yanlışlıklar önlenir. Karşılıklı diyalogla daha
iyi yürüyeceği kanaatindeyiz. Yoksa biz polisimizi katiyen o konuda çok tedbirli
görüyoruz. Son zamanlarda, belki bir iki olay yansıdı ama polisimizin bu konudaki
tutumu çok değişmiştir. Ama yine de polis, jandarma büyük teşkilat. İçinde hata
yapanlar olabilir. Yanlış yapanlar kurumun tamamını temsil etmez. Onlarla ilgili
de gerekli işlemler yapılıyor.''
Atalay, Türkiye'nin acil öğretmen ihtiyacı sayısının 79 bin olduğunu,
bunun 40 bininin bu yıl içinde karşılanacağını söyledi.
Bir soru üzerine, askerliğini yapmamış polis sayısının 32 bin olduğunu
belirten Atalay, polislerin askere gitmemesi ya da kısa bir askerlikten sonra
görevine dönmesi yönünde çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.
Bütün kurumları kapsayan bir kurul oluşturduklarını ve sınır yönetimini
başta sona gözden geçirdiklerini ifade eden Atalay, ''Entegre Sınır Yönetimi'nin
hazırlıklarını yapıyoruz'' dedi.
Atalay, ''fişleme'' gibi iddiaları kabul etmediklerini belirterek,
''Hükümet olarak hukuk devleti ve hukukun içinde olmayı çok önemli görüyoruz.
Demokratikleşme bizim bütün toplumsal sorunlarda yine çözüm yolumuz'' diye
konuştu.
Terörle mücadele ile ilgili devletin bütün kurumlarının çalışmalarını
büyük bir koordinasyon içinde devam ettirdiğini belirten Atalay, ''Bizim bu
konudaki kararlılığımız herkes tarafından bilinmektedir'' dedi.
Atalay, poliste de giderek büyük değişimi sağladıklarını, şu anda polisin
yüzde 82'sinin üniversite mezunu olduğunu bildirdi.
Öte yandan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da Meclise gelerek Genel Kurul
çalışmalarına katıldı.
Emniyet Genel Müdürlüğüne 30 bin kadro ihdas
edilecek, emniyet teşkilatında ''kıdemli başpolis'' ve ''başpolislerin''
çalıştığı dönem başlayacak.
Bazı Kanunlarda ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik
Yapan Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Yasaya göre, Milli Eğitim Bakanlığına 70 bin kadro ihdas edilecek, bu yıl
içerisinde 25 bin öğretmen alınacak.
Emniyet Genel Müdürlüğüne 30 bin kadro ihdas edilecek, bunun 20 bini
polis ataması için, 10 bini de ''kıdemli başpolis'' ve ''başpolis'' için
kullanılacak.
Polis meslek eğitimine alınacaklarda yaş sınırı 27'den 28'e çıkarılacak.
Askerliğini yapanlarda 29 olan yaş sınırı ise 30'a yükseltilecek. Buna göre, en
az 4 yıllık yüksek öğretim kurumları ve bunlara denkliği kabul edilen yurt
dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olan, sınav tarihi itibariyle 28
yaşından gün almayan erkek ve kadınlarla, askerliğini yapmış 30 yaşından gün
almamış adaylar arasında yapılacak seçme sınavında başarılı olanlar, 6 aydan az
olmamak üzere polis meslek eğitimine alınabilecek.
Kanun, polis teşkilatında ''Kıdemli başpolis memuru'' ve ''Başpolis
memuru'' unvanlarını getiriyor. Emniyet Genel Müdürlüğünce ihtiyaç duyulması
halinde, belirtilen kriterlere göre seçilecek en az 10 yıl görev yapan veya 35
yaşından gün alan polis memurları arasından ''başpolis memuru'' kadrolarına,
başpolis memuru olarak 6 yıl görev yapanlar arasından ''kıdemli başpolis memuru''
kadrolarına atama yapılabilecek.
Başpolis ve kıdemli başpolisliklere atamalarda, meslek kıdemi, eğitim
düzeyi gibi unsurların yanı sıra yazılı sınav sonuçları esas alınacak.
Kıdemli başpolis, başpolis memurundan, başpolis ise polis memurundan
hiyerarşi açısından üstün olacak.
Teşkilatta, bomba imhasında görev yapan polislerin bomba imha
tazminatlarından, damga vergisi hariç hiçbir kesinti yapılmayacak.
Polis akademisinde öğrenim gören ve mevcut düzenlemeye göre sigortalı
oldukları için yetim aylıkları kesilen öğrencilerin bu aylıkları, akademideki
öğrenim sürelerince kesilmeyecek.
Kanun, ayrıca yeşil kartlıların Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) devrini, 1
Ocak 2012'ye kadar uzatıyor. Buna göre, söz konusu tarihe kadar yeşil kart
işlemleri, mevcut durumda olduğu gibi, il ve ilçelerdeki idare kurullarınca
yapılmaya devam edecek.
Yeşil kart kapsamına girmekle birlikte kartı bulunmayanların 18 yaş
altındaki çocukları ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler, SGK tarafından tescil
edildikleri tarih itibariyle genel sağlık sigortalısı olacaklar.
60 günden fazla borcu olan bağımsız çalışan sigortalılarla, 60 gün
statüsündeki genel sağlık sigortalıları, tecil ve taksitlendirme yapmaları
halinde sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.
Kanun, yeniden çalışmaları halinde aylıkları kesilen, yurt dışı
borçlanması yaparak aylık bağlanan sigortalıların durumuna ilişkin de düzenleme
içeriyor. Bu kişiler, yurt içinde hizmet akdi veya kendi nam ve hesabına
çalışmaya başlamaları halinde, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek,
çalışabilecek.
Küçük sanayi sitelerinden Organize Sanayi Bölgelerine dönüşen 5 organize
sanayi bölgesine ilişkin de düzenleme getiren kanuna göre, küçük sanayi
sitelerinden oluşan organize sanayi bölgelerinden temsilciler, üye sayısına göre
Genel Kurulda temsil edilecek.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, teklifin yasalaşmasının ardından yaptığı
teşekkür konuşmasında, 4 bakanlığı ilgilendiren bir teklifi kabul ettiklerini
belirtti.
Atalay, yasayla polis teşkilatına yönelik iki şeyin yapıldığını ifade
ederek, yeni polis alımı için 20 bin kadro verildiğini bildirdi.
Kıdemli polislik, başpolislik ve bu konudaki yeni rütbeleme için 10 bin
kadro tahsis edildiğini ifade eden Atalay, ''Başpolislik ve kıdemli başpolislik
uygulamasıyla polislerimize bir imkan temin ettiniz. Polislerimizde emekli olana
kadar hiçbir değişiklik olmuyordu artık bir rütbeleri olacak. Böyle bir
kademelenme olacak. Bu onlara hem bir maaş imkanı hem de aynı zamanda
emekliliklerini de 55 yaşına kadar uzatmış olacak'' diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, birleşimi bugün saat 13.00'de toplanmak
üzere kapattı.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu,
Kırgızistan'daki olaylar sırasında sadece bir Türk vatandaşının yaralandığını
belirterek, ''Çünkü tüm vatandaşlarımızı orada isim isim takip ettik. Şu anda
orada gelişmelerden olumsuz etkilenecek vatandaşımız bulunmuyor'' dedi.
TBMM Genel Kurulunun Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığındaki
toplantısında, gündemdışı söz alan AK Parti Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen ile
MHP İstanbul Milletvekili Atilla Kaya Kırgızistan'da yaşanan olaylara
değindiler.
Gündemdışı konuşmaları cevaplamak üzere söz alan Bakan Davutoğlu,
hükümetin Kırgızistan'daki olaylarla ilgili politikaları hakkında bilgi verdi.
Davutoğlu, Türk dış politikasının en temel konularından birinin Orta Asya'da
yaşanan gelişmeler olduğunu, bu gelişmelerin hükümet tarafından yakından takip
edildiğini söyledi.
''Bölgedeki tüm ülkeler kardeşimiz ve hangi kökenden gelirse gelsin
ailenin fertleridir'' diyen Davutoğlu, Türkiye'nin, bu ülkelerin gelişmişlik
seviyesinde en üst düzeye ulaşmaları için her türlü desteği verdiğini ifade etti.
Bölgedeki ülkeler arasında çıkan ihtilaflarda ''tarafsız'' kalınmaya özen
gösterildiğini anlatan Davutoğlu, bu ihtilafların çözümüne büyük önem
verdiklerini belirtti.
Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan'ın aktif katılımıyla Türk Dünyası
Konseyi'ni oluşturduklarını anımsatan Davutoğlu, bu oluşumun Türk dünyasına
sorunlar karşısında kurumsal olarak hareket edebilme yeteneği kazandırdığını
ifade etti.
Türk cumhuriyetlerinin uluslararası platformlarda yer alması için büyük
çaba sarf ettiklerini vurgulayan Davutoğlu, Kazakistan'ın AGİT dönem başkanlığı
için büyük destek verdiklerini söyledi. Davutoğlu, ''2010-2011 yılı Avrasya
ölçekli uluslararası örgütlerde Türklerin ve Kazakların başkanlık yapacağı, Türk
yılı diyebileceğimiz bir dönemdir'' dedi.
Kırgızistan'da yaşanan gelişmelerin herkes için üzücü olduğunu belirten
Davutoğlu, gelişmelerin takip edilmesinin, Türkiye'nin Orta Asya stratejileri
açısından gerekli olduğunu ifade etti.
Kırgızistan'daki olayların ardından hükümete gelen geçici yönetimle hemen
temas kurduklarını anlatan Davutoğlu, ''Kırgızistan'da bugüne kadar sadece tek
bir vatandaşımız yaralandı. Çünkü tüm vatandaşlarımızı orada isim isim takip
ettik. Şu anda orada gelişmelerden olumsuz etkilenecek vatandaşımız bulunmuyor.
Vatandaşlarımızın orada karşılaşacağı bir problem, bu kardeş çatışmasının içine
hiç arzu etmediğimiz biçimde bizim vatandaşlarımızın da kanının bulaşması
olabilecekti ki bu tabii olumsuz sonuçlar doğurabilirdi'' diye konuştu.
Olaylara ilişkin temel kaygılarının ülkenin kuzey-güney olarak ikiye
bölünmesinin engellenmesi olduğunu anlatan Davutoğlu, bu nedenle geçici yönetimle
temaslarını sürdürdüklerini ve bu yönetimin meşrulaştırılması için sürekli olarak
bir referandum yapılması telkininde bulunduklarını söyledi.
Kırgızistan'da son gelişen olayların ardından hükümetin aktif tedbirler
aldığını belirten Davutoğlu, Kırgızistan büyükelçiliğinde oluşturulan kriz masası
ile gelişmelerin yakından takip edildiğini anlattı.
Özbekistan'a da yardım teklifinde bulunduklarını belirten Davutoğlu,
şöyle konuştu:
''Kazakistan ile Kırgızistan'daki olaylara ilişkin ortak eylem planı
hazırlanıyor. Ben aslında bugün şu saatlerde Kazakistan'da olacaktım ancak Sayın
Nursultan Nazarbayev'in ani gelişen bir mazereti dolayısıyla geziyi pazar gününe
erteledik. Pazar ve pazartesi günü Kazakistan ile birlike çalışacağız ve bu
heyetlerimizin oluşturacağı raporlar doğrultusunda, bir AGİT heyeti de şu anda
Kırgızistan'da, BM heyeti de Bu ülkede. Her ikisinin gönderilmesinde Türkiye
aktif rol oynadı. Bu heyetlerin hazırladığı raporlar doğrultusunda AGİT ve CICA
(Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı) olarak harekete
geçeceğiz. Daha kapsamlı bir eylem planı oluşturacağız. Bu konuyla ilgili
oluşturulacak heyetlerin raporlarının incelenmesinin ardından harekete
geçilecek.''
Bu arada, Kürşad Tüzmen gündemdışı konuşmasında, Kırgızistan'da 400
milyon dolara Türk yatırımı bulunduğuna dikkati çekerek, ''Orta Asya politikaları
çok önemli. Kırgızistan çok fazla komşusu olan bir ülke. Olayların dikkatle takip
edilmesi gerekiyor'' dedi.
Atilla Kaya ise ''özellikle AKP hükümetleri döneminde Türkiye'nin Orta
ASya'daki imaj ve etkisinin her geçen gün azaldığını'' öne sürdü.
Öte yandan, BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de gündemdışı
konuşmasında ülkenin en temel sorunlarından birinin çocuk işçiliği olduğunu ifade
ederek, kayıtdışı istihdamın en büyük payını çocuk işçilerin oluşturduğunu
söyledi. (09:12)
30 bin kadro ihdası ile 25 bin öğretmen alımını öngören kanun teklifinin ilk 5
maddesi kabul edildi.
Milletvekilleri, temel kanun olarak görüşülen Bazı Kanunlarda ve 190
Sayılı KHK'da değişiklik yapan kanun teklifi üzerinde verdikleri önergeler
üzerine söz aldı.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, mahalle ve çarşı bekçilerinin de
fiili hizmet zammından yararlanması gerektiğini, böylece eşitsizlik ve
mağduriyetin giderileceğini söyledi.
Teklifin polis teşkilatının çalışma şartlarında iyileştirmeyi
içermediğini ifade eden Kalaycı, polisin özlük haklarının ve ekonomik durumunun
mutlaka iyileştirilmesi gerektiğini kaydetti. Kalaycı, kanun teklifinin, emniyet
teşkilatının sorunları için yeterli olmadığını savunarak, teklifi ''içi boş''
olarak değerlendirdi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise ''polisin rehabilitasyondan
geçmesi'', vatandaşlar arasında ayrımcılık yapmaması gerektiğini ifade etti.
Teklifin 6. maddesi üzerinde verilen önergede toplantı yeter sayısının
bulunamaması üzerine TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara verdi.
TBMM Genel Kurulunda, Emniyet Genel Müdürlüğüne
30 bin kadro ihdas eden ve 25 bin öğretmen alımını da içeren kanun teklifinin 1.
bölümü kabul edildi.
Temel kanun olarak görüşülen Bazı Kanunlarda ve 190 sayılı KHK'da
Değişiklik Yapan Kanun teklifinin 1. bölümü ilk 10 maddeyi kapsıyor.
Teklif, polis teşkilatında ''Kıdemli başpolis memuru'' ve ''Başpolis
memuru'' unvanlarını getiriyor.
Emniyet Genel Müdürlüğünce ihtiyaç duyulması halinde, belirtilen
kriterlere göre seçilecek en az 10 yıl görev yapan veya 35 yaşından gün alan
polis memurları arasından ''başpolis memuru'' kadrolarına, başpolis memuru olarak
6 yıl görev yapanlar arasından ''kıdemli başpolis memuru'' kadrolarına atama
yapılabilecek.
Kabul edilen maddelere göre, Emniyet Genel Müdürlüğüne ihdas edilen 30
bin kadronun 20 bini polis memuru ataması için, 10 bini de ''kıdemli başpolis''
ve ''başpolis'' için kullanılacak.
Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığına da 25 bin öğretmen alınacak.
Polis meslek eğitimine alınacaklarda yaş sınırı 27'den 28'e
çıkarılacak.
Teklif, ayrıca yeşil kartlıların Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) devrini,
1 Ocak 2012'ye kadar uzatıyor.
Teklifin görüşmelerinde Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç'ın, ''Artık şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) CHP'nin arka bahçesi
değil. Onlar şerefli, onurlu komutanlar olarak Türkiye'nin hem iç hem dış
güvenliğindeki görevini çok iyi yapmaya başladılar'' sözleri gündeme geldi.
CHP Edirne Milletvekili Rasim Çakır, madde üzerinde verdiği önerge
hakkında yaptığı konuşmada, Arınç'ın açıklamalarını ''hayret ve ibretle''
dinlediklerini söyledi. Çakır, bu sözün CHP ve TSK'nın manevi şahsiyetine,
askerlere hareket olduğunu savunarak, ''TSK'nın artık darbe yapamayacağı
açıklamasını anlamakta da zorluk çektik. Dünden bugüne ne değişti, dün yaparken
bugün yapamamasının gerekçesini Başbakan Yardımcısı açıklamalı'' diye konuştu.
MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal da Arınç'ın, ''Onlar şerefli, onurlu
komutanlar olarak Türkiye'nin hem iç hem dış güvenliğindeki görevini çok iyi
yapmaya başladılar'' sözüne işaret ederek, ''AKP iktidarının operasyonlarından
sonra mı onurlu ve şerefli komutanlar haline geldiler, daha önce değil miydi,
hizaya mı çektiniz?'' diye sordu.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, hükümet olarak
hukuk devleti ve hukukun içinde olmayı çok önemli gördüklerini belirterek,
''Demokratikleşme bizim bütün toplumsal sorunlarda yine çözüm yolumuz'' dedi.
Genel Kurulda, temel kanun olarak görüşülen Bazı Kanunlarda ve 190 sayılı
KHK'da Değişiklik Yapan Kanun teklifinin 2. bölümünün üzerindeki görüşmeler
tamamlanarak maddelerine geçildi.
2. bölüm üzerinde soruları yanıtlayan Atalay, araç plakalarına trafik
tarafından ceza yazıp gönderilmesiyle ilgili şikayetlerin kendilerinde de
bulunduğunu ifade etti. Atalay, bu konuda birimlere yeni bir düzenlemenin talimat
olarak gönderildiğini bildirdi.
Bir soru üzerine, toplumsal olaylarda güvenlik güçlerinin hukukun içinde
olmaları ve vatandaşlara iyi muamele yapmaları yönünde hem eğitildiklerini hem
uyarıldıklarını belirten Atalay, şunları kaydetti:
''Tabii toplumsal olaylar zaman zaman zor olaylar. Bu sene gerek Nevruz
gerek 1 Mayıs kutlamalarında hükümetimizin rahat tavrı zaten görüldü. Özellikle
sivil toplum kuruluşlarına çağrımız; Bu tür toplumsal gösteri, toplantı, bildiri
okuma gibi teşebbüslerde mülki idare ile temas kurmaları. Kendilerine yer tahsis
edilir, güvenlikleri sağlanır, yanlışlıklar önlenir. Karşılıklı diyalogla daha
iyi yürüyeceği kanaatindeyiz. Yoksa biz polisimizi katiyen o konuda çok tedbirli
görüyoruz. Son zamanlarda, belki bir iki olay yansıdı ama polisimizin bu konudaki
tutumu çok değişmiştir. Ama yine de polis, jandarma büyük teşkilat. İçinde hata
yapanlar olabilir. Yanlış yapanlar kurumun tamamını temsil etmez. Onlarla ilgili
de gerekli işlemler yapılıyor.''
Atalay, Türkiye'nin acil öğretmen ihtiyacı sayısının 79 bin olduğunu,
bunun 40 bininin bu yıl içinde karşılanacağını söyledi.
Bir soru üzerine, askerliğini yapmamış polis sayısının 32 bin olduğunu
belirten Atalay, polislerin askere gitmemesi ya da kısa bir askerlikten sonra
görevine dönmesi yönünde çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.
Bütün kurumları kapsayan bir kurul oluşturduklarını ve sınır yönetimini
başta sona gözden geçirdiklerini ifade eden Atalay, ''Entegre Sınır Yönetimi'nin
hazırlıklarını yapıyoruz'' dedi.
Atalay, ''fişleme'' gibi iddiaları kabul etmediklerini belirterek,
''Hükümet olarak hukuk devleti ve hukukun içinde olmayı çok önemli görüyoruz.
Demokratikleşme bizim bütün toplumsal sorunlarda yine çözüm yolumuz'' diye
konuştu.
Terörle mücadele ile ilgili devletin bütün kurumlarının çalışmalarını
büyük bir koordinasyon içinde devam ettirdiğini belirten Atalay, ''Bizim bu
konudaki kararlılığımız herkes tarafından bilinmektedir'' dedi.
Atalay, poliste de giderek büyük değişimi sağladıklarını, şu anda polisin
yüzde 82'sinin üniversite mezunu olduğunu bildirdi.
Öte yandan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da Meclise gelerek Genel Kurul
çalışmalarına katıldı.
Emniyet Genel Müdürlüğüne 30 bin kadro ihdas
edilecek, emniyet teşkilatında ''kıdemli başpolis'' ve ''başpolislerin''
çalıştığı dönem başlayacak.
Bazı Kanunlarda ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik
Yapan Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Yasaya göre, Milli Eğitim Bakanlığına 70 bin kadro ihdas edilecek, bu yıl
içerisinde 25 bin öğretmen alınacak.
Emniyet Genel Müdürlüğüne 30 bin kadro ihdas edilecek, bunun 20 bini
polis ataması için, 10 bini de ''kıdemli başpolis'' ve ''başpolis'' için
kullanılacak.
Polis meslek eğitimine alınacaklarda yaş sınırı 27'den 28'e çıkarılacak.
Askerliğini yapanlarda 29 olan yaş sınırı ise 30'a yükseltilecek. Buna göre, en
az 4 yıllık yüksek öğretim kurumları ve bunlara denkliği kabul edilen yurt
dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olan, sınav tarihi itibariyle 28
yaşından gün almayan erkek ve kadınlarla, askerliğini yapmış 30 yaşından gün
almamış adaylar arasında yapılacak seçme sınavında başarılı olanlar, 6 aydan az
olmamak üzere polis meslek eğitimine alınabilecek.
Kanun, polis teşkilatında ''Kıdemli başpolis memuru'' ve ''Başpolis
memuru'' unvanlarını getiriyor. Emniyet Genel Müdürlüğünce ihtiyaç duyulması
halinde, belirtilen kriterlere göre seçilecek en az 10 yıl görev yapan veya 35
yaşından gün alan polis memurları arasından ''başpolis memuru'' kadrolarına,
başpolis memuru olarak 6 yıl görev yapanlar arasından ''kıdemli başpolis memuru''
kadrolarına atama yapılabilecek.
Başpolis ve kıdemli başpolisliklere atamalarda, meslek kıdemi, eğitim
düzeyi gibi unsurların yanı sıra yazılı sınav sonuçları esas alınacak.
Kıdemli başpolis, başpolis memurundan, başpolis ise polis memurundan
hiyerarşi açısından üstün olacak.
Teşkilatta, bomba imhasında görev yapan polislerin bomba imha
tazminatlarından, damga vergisi hariç hiçbir kesinti yapılmayacak.
Polis akademisinde öğrenim gören ve mevcut düzenlemeye göre sigortalı
oldukları için yetim aylıkları kesilen öğrencilerin bu aylıkları, akademideki
öğrenim sürelerince kesilmeyecek.
Kanun, ayrıca yeşil kartlıların Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) devrini, 1
Ocak 2012'ye kadar uzatıyor. Buna göre, söz konusu tarihe kadar yeşil kart
işlemleri, mevcut durumda olduğu gibi, il ve ilçelerdeki idare kurullarınca
yapılmaya devam edecek.
Yeşil kart kapsamına girmekle birlikte kartı bulunmayanların 18 yaş
altındaki çocukları ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler, SGK tarafından tescil
edildikleri tarih itibariyle genel sağlık sigortalısı olacaklar.
60 günden fazla borcu olan bağımsız çalışan sigortalılarla, 60 gün
statüsündeki genel sağlık sigortalıları, tecil ve taksitlendirme yapmaları
halinde sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.
Kanun, yeniden çalışmaları halinde aylıkları kesilen, yurt dışı
borçlanması yaparak aylık bağlanan sigortalıların durumuna ilişkin de düzenleme
içeriyor. Bu kişiler, yurt içinde hizmet akdi veya kendi nam ve hesabına
çalışmaya başlamaları halinde, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek,
çalışabilecek.
Küçük sanayi sitelerinden Organize Sanayi Bölgelerine dönüşen 5 organize
sanayi bölgesine ilişkin de düzenleme getiren kanuna göre, küçük sanayi
sitelerinden oluşan organize sanayi bölgelerinden temsilciler, üye sayısına göre
Genel Kurulda temsil edilecek.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, teklifin yasalaşmasının ardından yaptığı
teşekkür konuşmasında, 4 bakanlığı ilgilendiren bir teklifi kabul ettiklerini
belirtti.
Atalay, yasayla polis teşkilatına yönelik iki şeyin yapıldığını ifade
ederek, yeni polis alımı için 20 bin kadro verildiğini bildirdi.
Kıdemli polislik, başpolislik ve bu konudaki yeni rütbeleme için 10 bin
kadro tahsis edildiğini ifade eden Atalay, ''Başpolislik ve kıdemli başpolislik
uygulamasıyla polislerimize bir imkan temin ettiniz. Polislerimizde emekli olana
kadar hiçbir değişiklik olmuyordu artık bir rütbeleri olacak. Böyle bir
kademelenme olacak. Bu onlara hem bir maaş imkanı hem de aynı zamanda
emekliliklerini de 55 yaşına kadar uzatmış olacak'' diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, birleşimi bugün saat 13.00'de toplanmak
üzere kapattı.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu,
Kırgızistan'daki olaylar sırasında sadece bir Türk vatandaşının yaralandığını
belirterek, ''Çünkü tüm vatandaşlarımızı orada isim isim takip ettik. Şu anda
orada gelişmelerden olumsuz etkilenecek vatandaşımız bulunmuyor'' dedi.
TBMM Genel Kurulunun Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığındaki
toplantısında, gündemdışı söz alan AK Parti Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen ile
MHP İstanbul Milletvekili Atilla Kaya Kırgızistan'da yaşanan olaylara
değindiler.
Gündemdışı konuşmaları cevaplamak üzere söz alan Bakan Davutoğlu,
hükümetin Kırgızistan'daki olaylarla ilgili politikaları hakkında bilgi verdi.
Davutoğlu, Türk dış politikasının en temel konularından birinin Orta Asya'da
yaşanan gelişmeler olduğunu, bu gelişmelerin hükümet tarafından yakından takip
edildiğini söyledi.
''Bölgedeki tüm ülkeler kardeşimiz ve hangi kökenden gelirse gelsin
ailenin fertleridir'' diyen Davutoğlu, Türkiye'nin, bu ülkelerin gelişmişlik
seviyesinde en üst düzeye ulaşmaları için her türlü desteği verdiğini ifade etti.
Bölgedeki ülkeler arasında çıkan ihtilaflarda ''tarafsız'' kalınmaya özen
gösterildiğini anlatan Davutoğlu, bu ihtilafların çözümüne büyük önem
verdiklerini belirtti.
Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan'ın aktif katılımıyla Türk Dünyası
Konseyi'ni oluşturduklarını anımsatan Davutoğlu, bu oluşumun Türk dünyasına
sorunlar karşısında kurumsal olarak hareket edebilme yeteneği kazandırdığını
ifade etti.
Türk cumhuriyetlerinin uluslararası platformlarda yer alması için büyük
çaba sarf ettiklerini vurgulayan Davutoğlu, Kazakistan'ın AGİT dönem başkanlığı
için büyük destek verdiklerini söyledi. Davutoğlu, ''2010-2011 yılı Avrasya
ölçekli uluslararası örgütlerde Türklerin ve Kazakların başkanlık yapacağı, Türk
yılı diyebileceğimiz bir dönemdir'' dedi.
Kırgızistan'da yaşanan gelişmelerin herkes için üzücü olduğunu belirten
Davutoğlu, gelişmelerin takip edilmesinin, Türkiye'nin Orta Asya stratejileri
açısından gerekli olduğunu ifade etti.
Kırgızistan'daki olayların ardından hükümete gelen geçici yönetimle hemen
temas kurduklarını anlatan Davutoğlu, ''Kırgızistan'da bugüne kadar sadece tek
bir vatandaşımız yaralandı. Çünkü tüm vatandaşlarımızı orada isim isim takip
ettik. Şu anda orada gelişmelerden olumsuz etkilenecek vatandaşımız bulunmuyor.
Vatandaşlarımızın orada karşılaşacağı bir problem, bu kardeş çatışmasının içine
hiç arzu etmediğimiz biçimde bizim vatandaşlarımızın da kanının bulaşması
olabilecekti ki bu tabii olumsuz sonuçlar doğurabilirdi'' diye konuştu.
Olaylara ilişkin temel kaygılarının ülkenin kuzey-güney olarak ikiye
bölünmesinin engellenmesi olduğunu anlatan Davutoğlu, bu nedenle geçici yönetimle
temaslarını sürdürdüklerini ve bu yönetimin meşrulaştırılması için sürekli olarak
bir referandum yapılması telkininde bulunduklarını söyledi.
Kırgızistan'da son gelişen olayların ardından hükümetin aktif tedbirler
aldığını belirten Davutoğlu, Kırgızistan büyükelçiliğinde oluşturulan kriz masası
ile gelişmelerin yakından takip edildiğini anlattı.
Özbekistan'a da yardım teklifinde bulunduklarını belirten Davutoğlu,
şöyle konuştu:
''Kazakistan ile Kırgızistan'daki olaylara ilişkin ortak eylem planı
hazırlanıyor. Ben aslında bugün şu saatlerde Kazakistan'da olacaktım ancak Sayın
Nursultan Nazarbayev'in ani gelişen bir mazereti dolayısıyla geziyi pazar gününe
erteledik. Pazar ve pazartesi günü Kazakistan ile birlike çalışacağız ve bu
heyetlerimizin oluşturacağı raporlar doğrultusunda, bir AGİT heyeti de şu anda
Kırgızistan'da, BM heyeti de Bu ülkede. Her ikisinin gönderilmesinde Türkiye
aktif rol oynadı. Bu heyetlerin hazırladığı raporlar doğrultusunda AGİT ve CICA
(Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı) olarak harekete
geçeceğiz. Daha kapsamlı bir eylem planı oluşturacağız. Bu konuyla ilgili
oluşturulacak heyetlerin raporlarının incelenmesinin ardından harekete
geçilecek.''
Bu arada, Kürşad Tüzmen gündemdışı konuşmasında, Kırgızistan'da 400
milyon dolara Türk yatırımı bulunduğuna dikkati çekerek, ''Orta Asya politikaları
çok önemli. Kırgızistan çok fazla komşusu olan bir ülke. Olayların dikkatle takip
edilmesi gerekiyor'' dedi.
Atilla Kaya ise ''özellikle AKP hükümetleri döneminde Türkiye'nin Orta
ASya'daki imaj ve etkisinin her geçen gün azaldığını'' öne sürdü.
Öte yandan, BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de gündemdışı
konuşmasında ülkenin en temel sorunlarından birinin çocuk işçiliği olduğunu ifade
ederek, kayıtdışı istihdamın en büyük payını çocuk işçilerin oluşturduğunu
söyledi. (09:12)
