2008-11-03 - 16:15
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2009 yılı bütçesinin geneli üzerindeki görüşmeler sürüyor.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2009 yılı bütçe görüşmeleri sürüyor.
Komisyonda, 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısının tümü üzerinde söz
alan Kaplan, ''Bu bütçe Türkiye'nin hayrına olacaksa, operasyonların,
tezkerenin, Milli Savunma Bakanlığının harcamalarının mutlak surette denetim
altına alınması lazım. Mutlak suretle Mecliste denetlenmesi lazım. Türkiye,
barışını yakalayıp, bu alana oluk oluk giden paraların da akan kanın da önünü
kesmelidir'' dedi.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in ''1 trilyon dolar''ile ilgili
sözlerine işaret eden Kaplan, gelinen noktada hükümet politikalarının kendilerini
ciddi ciddi düşündürdüğünü ifade etti. ''Ne diyor sayın Başbakan? Daha dün, 'ya
seveceksin, ya terkedeceksin' diyen Kaplan'a, AK Parti Afyonkarahisar
Milletvekili Halil Aydoğan ile AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz,
''Bayrağı seveceksin'', ''Bu ülkede yaşayan herkes vatanını, milletini, bayrağını
sevecek, yok öyle bir şey'' diye tepki gösterdi. Tartışma daha sonra şöyle
gelişti:
Kaplan: Ben konuşurken saygılı olun, dinleyin.
Öz: Sayın Başbakan'ın sözünü çarpıtamazsın.
Kaplan: Sus, dinle sakin ol!
Öz: Vatana ihanet edeceksin, sonra konuşacaksın. Yok öyle şey. Benim Kürt
kardeşlerime ihanet edemezsin sen. Onlara leke süremezsin. Sen PKK'yı, terör
örgütünü savunuyorsun.
Kaplan: Sen Kürt kardeşlerine saygı duyuyorsan, sahip çıkıyorsan
türkülerini, evlatlarını savunacaksın.
Öz: Siz PKK'yı, terör örgütünü savunuyorsunuz.
Kaplan: Sizin zamanınızda çatışmalar başladı, siz körüklediniz.
-''BARIŞ EKONOMİYİ DE BÜTÇEYİ DE GÜÇLENDİRİR''-
Uyarılar üzerine tartışma sona ererken konuşmasını sürdüren Kaplan, ''Bu
utanç verici slogan, faşit bir söylemle uzun yıllar dışarıda kullanıldı. Ama
şimdi, kullananlar bile bunu kullanmazken, bazı değerlerin ne olduğu tam
anlaşılmadan gelişigüzel kullanılması, bu ekonomik istikrar tablosunu da bozuyor.
Barış ekonomiyi de güçlendirir bütçeyi de...'İsteyen istediği yere gitsin'
denildiği zaman, Türkiye Cumhuriyeti'nin 20 milyon yurttaşının, -ki biri de
benim, bu topraklarda doğmuş, özgürlükleri solumuş, bu toprağın evladı olmanın,
Mezopotamya topraklarının evladı olmanın şerefine nail bir kişinin- bize geleceğe
ilişkin kötü yönetimin ipuçlarını verir'' diye konuştu.
Erdoğan'ın AK Parti ilçe kongrelerine kendi imkanları yerine, devletin
helikopteri, uçağı, binlerce askeri, özel harekat timini yanına alarak gittiğini
ileri süren Kaplan, bunun bütçeye yükünü göremediklerini söyledi. Kaplan, ''Etik
olarak Başbakan, kongrelere varsa kendi özel aracı, uçağı, arkadaşları veya
partisinin imkanlarıyla gitmeli'' görüşünü savundu.
Kaplan, Erdoğan'ın 2005 yılında Diyarbakır'da yaptığı konuşmaya dikkati
çekerek, ''Nasıl ki 2005'te doğruya dikkat çektiyse, 2008'de Hakkari'de 20 milyon
vatandaşına 'çek git' diyen Başbakan'a, 'Sayın Başbakan söz ağızdan çıkar' deme
ihtiyacını duyuyorum'' dedi.
Biraz çaba gösterilmesi halinde bir ay içinde Türkiye'de silahlar susup,
çatışmasızlık ortamına gidebileceğini, demokrasinin güçlenebileceğini kaydeden
Kaplan, ''Başbakan'a 'sev terket' demiyorum. Şırnak'a gelsin, yanına tek polis
almasın, ben yanında yürüyeceğim, gelsin beraber halkımıza gidelim, en ufak bir
şey de ben siper olurum. Başbakan'ın sanıyorum bir özür borcu olduğunu
hatırlatmak istiyorum. Bu söylemi çok ağır ve patenti ABD'de Kuzey Vietnam
savaşına aittir'' diye konuştu.
-''BİR KATILIM BANKASI İÇİN ÇIKARILDI'' İDDİASI-
CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, Hükümet üyelerinin doğalgaz
zammına gerekçe olarak, yurt dışında petrol fiyatlarının artmasını gösterdiğini,
bu gerekçenin doğru olmadığını ifade etti. 10 ayda dünyada petrol fiyatları yüzde
40 artarken, Türkiye'de petrol fiyatı yansıması gerekçe gösterilerek doğalgaza
yüzde 80 zam yapıldığını kaydeden Özyürek, Türkiye'de fiyatın yüksek olmasının
nedeninin vergiler ve BOTAŞ'ın elektrik kurumlarıyla Ankara Büyükşehir
Belediyesinin borcunu ödememesi olduğunu ifade etti.
Özyürek, ''BOTAŞ borçlanıyor, borçlanınca da yüksek faizler ödüyor. Ama
insaf diye bir şey var. Gerektiği zaman zam yapılabilir ama hem vatandaşın hem
sanayinin durumları düşünülerek bu zamların yapılması lazım. Ama bunlar
düşünülmüyor. Zaten kriz nedeniyle zor durumda olan, dolar borcu olan firmalar
bir de şimdi doğalgaz zammı ile karşı karşıya. Hükümetin bu doğalgaz zamlarını
bir kez daha gözden geçireceğini umuyorum ve bekliyorum, doğrusu da budur'' diye
konuştu.
Tasarruf mevduatlarına güvence konusunda Bakanlar Kuruluna yetki
verilmesine değinen Özyürek, ''Bankacılık kesimi, 'bizim böyle bir talebimiz yok.
Sadece güç durumdaki bir katılım bankası için bu düzenleme getiriliyor' gibi
ifadeleri var. Bu iddiaların geçerlilik payı nedir? Gerçekten bankalarımızın
mevduat bankalarımızın bu garantiye ihtiyacı var mıdır, katılım bankalarımızın
durumu sağlam mıdır?''
-''BENZİNİ FULLENMİŞ ARABA....''-
MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata da Hükümetin kriz karşısındaki
söylemine dikkat çekerek, ''Türkiye, küresel kriz nedeniyle mi sıkıntıda yoksa
zaten sıkıntıda mıydı? Öncelikle bunun açıklanması lazım. Eğer küresel kriz
nedeniyle ise bunun için gerekli ne önlem varsa hepsini alalım'' dedi.
Ekonomide her şeyin ''güllük gülistanlık gibi gösterilmesinin anlamı
olmadığını'' savunan Kutluata, ''Eğer siz arabanızı benzini fulleyip yola
çıkmışsanız ve 500 kilometre gittikten sonra hala benzin ibresinde bir değişiklik
yoksa, 'bu ne güzel araba' diye arabanın göğsüne vurmak yerine, benzinciye
gitmeniz lazım. Şimdiden uyarıyorum, benzinciye gidin'' demesine, bazı AK
Parti'li milletvekilleri ''Benzinciden kastınız IMF mi?'' diye laf attı.
CHP Malatya Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu ise buna karşılık ''Tam
bağımsız Türkiye'' derken, Kutluata ise ''Bizim IMF ile işimiz yok'' dedi.
Bütçenin geneli üzerindeki görüşmeler verilen aranın ardından devam
ediyor.
Komisyonda, 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısının tümü üzerinde söz
alan Kaplan, ''Bu bütçe Türkiye'nin hayrına olacaksa, operasyonların,
tezkerenin, Milli Savunma Bakanlığının harcamalarının mutlak surette denetim
altına alınması lazım. Mutlak suretle Mecliste denetlenmesi lazım. Türkiye,
barışını yakalayıp, bu alana oluk oluk giden paraların da akan kanın da önünü
kesmelidir'' dedi.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in ''1 trilyon dolar''ile ilgili
sözlerine işaret eden Kaplan, gelinen noktada hükümet politikalarının kendilerini
ciddi ciddi düşündürdüğünü ifade etti. ''Ne diyor sayın Başbakan? Daha dün, 'ya
seveceksin, ya terkedeceksin' diyen Kaplan'a, AK Parti Afyonkarahisar
Milletvekili Halil Aydoğan ile AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz,
''Bayrağı seveceksin'', ''Bu ülkede yaşayan herkes vatanını, milletini, bayrağını
sevecek, yok öyle bir şey'' diye tepki gösterdi. Tartışma daha sonra şöyle
gelişti:
Kaplan: Ben konuşurken saygılı olun, dinleyin.
Öz: Sayın Başbakan'ın sözünü çarpıtamazsın.
Kaplan: Sus, dinle sakin ol!
Öz: Vatana ihanet edeceksin, sonra konuşacaksın. Yok öyle şey. Benim Kürt
kardeşlerime ihanet edemezsin sen. Onlara leke süremezsin. Sen PKK'yı, terör
örgütünü savunuyorsun.
Kaplan: Sen Kürt kardeşlerine saygı duyuyorsan, sahip çıkıyorsan
türkülerini, evlatlarını savunacaksın.
Öz: Siz PKK'yı, terör örgütünü savunuyorsunuz.
Kaplan: Sizin zamanınızda çatışmalar başladı, siz körüklediniz.
-''BARIŞ EKONOMİYİ DE BÜTÇEYİ DE GÜÇLENDİRİR''-
Uyarılar üzerine tartışma sona ererken konuşmasını sürdüren Kaplan, ''Bu
utanç verici slogan, faşit bir söylemle uzun yıllar dışarıda kullanıldı. Ama
şimdi, kullananlar bile bunu kullanmazken, bazı değerlerin ne olduğu tam
anlaşılmadan gelişigüzel kullanılması, bu ekonomik istikrar tablosunu da bozuyor.
Barış ekonomiyi de güçlendirir bütçeyi de...'İsteyen istediği yere gitsin'
denildiği zaman, Türkiye Cumhuriyeti'nin 20 milyon yurttaşının, -ki biri de
benim, bu topraklarda doğmuş, özgürlükleri solumuş, bu toprağın evladı olmanın,
Mezopotamya topraklarının evladı olmanın şerefine nail bir kişinin- bize geleceğe
ilişkin kötü yönetimin ipuçlarını verir'' diye konuştu.
Erdoğan'ın AK Parti ilçe kongrelerine kendi imkanları yerine, devletin
helikopteri, uçağı, binlerce askeri, özel harekat timini yanına alarak gittiğini
ileri süren Kaplan, bunun bütçeye yükünü göremediklerini söyledi. Kaplan, ''Etik
olarak Başbakan, kongrelere varsa kendi özel aracı, uçağı, arkadaşları veya
partisinin imkanlarıyla gitmeli'' görüşünü savundu.
Kaplan, Erdoğan'ın 2005 yılında Diyarbakır'da yaptığı konuşmaya dikkati
çekerek, ''Nasıl ki 2005'te doğruya dikkat çektiyse, 2008'de Hakkari'de 20 milyon
vatandaşına 'çek git' diyen Başbakan'a, 'Sayın Başbakan söz ağızdan çıkar' deme
ihtiyacını duyuyorum'' dedi.
Biraz çaba gösterilmesi halinde bir ay içinde Türkiye'de silahlar susup,
çatışmasızlık ortamına gidebileceğini, demokrasinin güçlenebileceğini kaydeden
Kaplan, ''Başbakan'a 'sev terket' demiyorum. Şırnak'a gelsin, yanına tek polis
almasın, ben yanında yürüyeceğim, gelsin beraber halkımıza gidelim, en ufak bir
şey de ben siper olurum. Başbakan'ın sanıyorum bir özür borcu olduğunu
hatırlatmak istiyorum. Bu söylemi çok ağır ve patenti ABD'de Kuzey Vietnam
savaşına aittir'' diye konuştu.
-''BİR KATILIM BANKASI İÇİN ÇIKARILDI'' İDDİASI-
CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, Hükümet üyelerinin doğalgaz
zammına gerekçe olarak, yurt dışında petrol fiyatlarının artmasını gösterdiğini,
bu gerekçenin doğru olmadığını ifade etti. 10 ayda dünyada petrol fiyatları yüzde
40 artarken, Türkiye'de petrol fiyatı yansıması gerekçe gösterilerek doğalgaza
yüzde 80 zam yapıldığını kaydeden Özyürek, Türkiye'de fiyatın yüksek olmasının
nedeninin vergiler ve BOTAŞ'ın elektrik kurumlarıyla Ankara Büyükşehir
Belediyesinin borcunu ödememesi olduğunu ifade etti.
Özyürek, ''BOTAŞ borçlanıyor, borçlanınca da yüksek faizler ödüyor. Ama
insaf diye bir şey var. Gerektiği zaman zam yapılabilir ama hem vatandaşın hem
sanayinin durumları düşünülerek bu zamların yapılması lazım. Ama bunlar
düşünülmüyor. Zaten kriz nedeniyle zor durumda olan, dolar borcu olan firmalar
bir de şimdi doğalgaz zammı ile karşı karşıya. Hükümetin bu doğalgaz zamlarını
bir kez daha gözden geçireceğini umuyorum ve bekliyorum, doğrusu da budur'' diye
konuştu.
Tasarruf mevduatlarına güvence konusunda Bakanlar Kuruluna yetki
verilmesine değinen Özyürek, ''Bankacılık kesimi, 'bizim böyle bir talebimiz yok.
Sadece güç durumdaki bir katılım bankası için bu düzenleme getiriliyor' gibi
ifadeleri var. Bu iddiaların geçerlilik payı nedir? Gerçekten bankalarımızın
mevduat bankalarımızın bu garantiye ihtiyacı var mıdır, katılım bankalarımızın
durumu sağlam mıdır?''
-''BENZİNİ FULLENMİŞ ARABA....''-
MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata da Hükümetin kriz karşısındaki
söylemine dikkat çekerek, ''Türkiye, küresel kriz nedeniyle mi sıkıntıda yoksa
zaten sıkıntıda mıydı? Öncelikle bunun açıklanması lazım. Eğer küresel kriz
nedeniyle ise bunun için gerekli ne önlem varsa hepsini alalım'' dedi.
Ekonomide her şeyin ''güllük gülistanlık gibi gösterilmesinin anlamı
olmadığını'' savunan Kutluata, ''Eğer siz arabanızı benzini fulleyip yola
çıkmışsanız ve 500 kilometre gittikten sonra hala benzin ibresinde bir değişiklik
yoksa, 'bu ne güzel araba' diye arabanın göğsüne vurmak yerine, benzinciye
gitmeniz lazım. Şimdiden uyarıyorum, benzinciye gidin'' demesine, bazı AK
Parti'li milletvekilleri ''Benzinciden kastınız IMF mi?'' diye laf attı.
CHP Malatya Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu ise buna karşılık ''Tam
bağımsız Türkiye'' derken, Kutluata ise ''Bizim IMF ile işimiz yok'' dedi.
Bütçenin geneli üzerindeki görüşmeler verilen aranın ardından devam
ediyor.
