2010-04-22 - 01:28
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TBMM GENEL KURULUNDA...
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, bir partinin kapatılmasının, o tüzel kişiliğin idamı olduğunu belirterek, idam sürecinin başlatılıp başlatılmayacağına Parlamentonun karar vermesi gerektiğini söyledi.
Anayasa değişiklik teklifinin ''siyasi partiler hakkında kapatma davası açılmasını
TBMM'nin iznine bağlayan '' 8. maddesi üzerindeki görüşmeler sürüyor.

TBMM Genel Kurulunda, MHP grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Mehmet
Şandır, sistemin temel konularında uzlaşma aramanın önemli olduğunu ifade etti.

Maddeyle ilgili hiç bir noktada uzlaşma oluşmadığını belirten Şandır,
''Kapalı kapılar ardında etnik bölücülük yapan partilerin kapatılmaması için söz
mü verdiniz?'' diye sordu.

Şandır, maddeyle yapılan değişikliğin bir çok tehlikeyi içinde
barındırdığını savunarak, ''Bu konuda açık açık ne düşündüğünüzü söyleyin''
dedi.

CHP Grubu adına konuşan Konya Milletvekili Atilla Kart, maddenin, suç
işleme imtiyazını getirecek bir düzenleme olduğunu ileri sürdü.

Demokrasilerin kendilerini hukuk yoluyla mutlaka koruyacağını, bunun
engellenmesinin kabul edilemeyeceğini kaydeden Kart, demokrasi hukuk ile
kendisini koruyamadığı taktirde dikta ve faşizan yönetimlerin kaçınılmaz
olacağını söyledi.

Kart, ''AKP, bu düzenlemeyle parti dokunulmazlığını kurumsal hale
getirmek istemektedir'' görüşünü ileri sürdü.

CHP'li Kart, AK Parti grubunun, bu maddeyle ilgili ''1 Mart tezkeresi
şuuruyla harekete edeceğine inandığını'' dile getirdi.

BDP Grubu adına konuşan Batman Milletvekili Bengi Yıldız, Türkiye'de
bugüne kadar 24 partinin kapatıldığını belirtti.

Bu konuda Türkiye'deki standartlar ile Avrupa'daki standartların çok
farklı olduğunu ifade eden Yıldız, AİHM'in Refah Partisinin kapatılması hariç
diğer davalarda Türkiye'yi tazminata mahkum ettiğini anlattı.

Yıldız, parti kapatmanın ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu da kaydetti.

AK Parti Grubu ve şahsı adına söz alan Ankara Milletvekili ve Adalet
komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, Türkiye'nin kronik bir sorununun tartışıldığını
belirterek, tartışılan sorunun Avrupa'nın gelişmiş ülkelerde gündemden düşmüş bir
konu olduğunu kaydetti. İyimaya, ''Çözümde geç kaldık'' dedi.

Türkiye'yi bu sorundan kurtarmayı hedeflediklerini kaydeden İyimaya,
şimdiye kadarki işleyişten dersler çıkardıklarını söyledi. İyimaya, ''Belli ki
şimdiye kadarki düzenlemeler çözüm getirmedi'' diye konuştu.

Kapatma davalarının özünde siyasal davalar olduğunu belirten İyimaya,
''Dokunulmazlıkların kaldırılmasına Parlamento izin veriyor. Bunu siyasal
partiler için yok sayabilir miyiz'' dedi.

AK Parti'li İyimaya, Avrupa'da kapatma davası açmanın siyaset kurumunun
iradesine bırakıldığını kaydetti.

Ahmet İyimaya'nın konuşması sık sık laf atmalar üzerine kesildi. TBMM
Başkanı Şahin, laf atan milletvekillerine sözlü müdahalede bulundu.

İyimaya, soruna sadece hukuk gözüyle bakılamayacağını belirterek,
''Siyasal partiler sosyolojisinde tavan taban ilişkisi vardır. Bir partiyi
kapatıyorsanız, onun tabanı yüzde 10'un üzerine çıkıyorsa onu fiilen kapatmanız
mümkün değil'' görüşünü ifade etti.

Sataşma gerekçesiyle söz alan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, çok
önemli bir konuda müzakere yapıldığını, bunun devlet adamı duruşuyla yapılması
gerektiğini ifade etti.

Sistemin temel bir konusunda temel bir değişikliğin yapıldığını dile
getiren Şandır, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucu hukukunun ''devletin
ülkesi ve milletiyle bir bütünlüğünü'' hüküm haline getirdiğini belirtti. Şandır,
''Ali Paşa, Osmanlının son yüzyılında en büyük devlet adamıdır. Ama Osmanlı
vatandaşlık hukukunu değiştirerek azınlıkları Osmanlı tebası ile eşit seviyeye
getirdiği için Osmanlı milleti cenazesinde helallik vermemiştir. Türkiye
Cumhuriyeti'nin hukukunda ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük çok temel bir
hassasiyettir. Bu bizim ortak paydamızdır. Bunu ortadan kaldıracak bir değişiklik
yapamayız. Yaptığınız yanlış'' diye konuştu.

Yeniden söz alan İyimaya, konunun hassas olduğunu belirterek, ''Ama
hassas olanlar kadar hassas olduğumuzu düşünüyoruz. 23 partiye kıymışsınız,
sorunu çözememişsiniz. Türkiye'nin artık bu sorunu çözmesi gerektiğini
düşünüyoruz'' dedi.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ve CHP Konya Milletvekili Atilla Kart da
sataşma nedeniyle söz istediler.

Başkan Şahin, içtüzüğe uygun olmadığı gerekçesiyle her ikisine de söz
vermedi. Bu sırada, Sakık ile Şahin arasında tartışma yaşandı.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, bir partinin kapatılmasının,
o tüzel kişiliğin idamı olduğunu belirterek, idam sürecinin başlatılıp başlatılmayacağına
Parlamentonun karar vermesi gerektiğini söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, söz almak
istedi.

Meclis Başkanı Şahin, ''Söz alma şeklinin İçtüzükte yer aldığını, bunun
dışında söz veremeyeceğini'' belirterek, Genç'in talebini kabul etmedi. Şahin,
Kamer Genç'i ısrar etmesi üzerine yerine oturmaya davet etti. Genç'in ayakta
konuşmasını sürdürmesi üzerine Meclis Başkanı Şahin, söz talebinde ısrar eden ve
kürsüdeki milletvekilinin konuşmasını engelleyen Genç'e, İçtüzük hükümlerini
uyguladı ve ''çalışma düzenini bozduğu'' gerekçesiyle uyarı cezası verdi.

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, Komisyon adına söz aldı.
Siyasi partilerin kurulması ve kapatılması konusunun önemine dikkati çeken Kuzu,
''Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurudur. Siyasi
partisiz demokrasi, yumurtasız omlettir. Nasıl omletin asıl unsuru yumurta ise
demokrasinin asıl unsuru da partilerdir'' dedi.

Anayasa Mahkemesinin kuruluş yıldönümünde eski başkanlarından Yekta
Güngör Özden, Ahmet Necdet Sezer ve Mustafa Bumin'in siyasi parti kapatmalarına
ilişkin görüşlerini anımsatan Kuzu, muhalefetin, partilerin kapanmasını mı
kapatılmamasını mı istediğine karar vermesi gerektiğini, partilerin
kapatılmamasını istemeleri halinde birlikte çözüm üretilebileceğini söyledi.

Kuzu, Anayasa değişikliği teklifinin Komisyondaki görüşmeleri sırasında
muhalefet milletvekilleri tarafından verilen önergelerin maddenin tekliften
çıkarılmasına yönelik olduğunu belirterek, bu yöndeki bir düzenlemenin sorunu
çözmeyeceğini kaydetti.

TBMM Başkanının başkanlığında ve grubu bulunan her partiden 5'er kişiden
oluşacak komisyonun, partilerin kapatılmasına yönelik hukuki sürecin başlatılıp
başlatılmaması konusunda izin mekanizması şeklinde çalışacağını anlatan Kuzu,
''İktidar partisi, kendisinin kapatılmasını size (muhalefete) emanet ediyor;
buyurun kapatın. Siyasi partileri millet kapatır, kimse bir daha çıkamaz. (BDP
sıralarını göstererek) Buradaki arkadaşlar 7 parti kurdular da ne değişti? Daha
gür geldiler. Gelin hep beraber bulalım çözümü. Parti kapatma ölüm gibidir; ölü
üzerinden siyaset yapılmamalıdır. Gelin parti kapatmamaya çalışalım, amaç bu
olsun'' diye konuştu.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Hükümet adına söz aldı.
Siyasi partilerin demokrasilerin vazgeçilmez unsuru olduğunu belirten Çiçek,
siyasi partilerin yerinin bir başka organizasyonla doldurulamayacağını söyledi.

Çiçek, siyasi partilerin, örgütlenme özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün
örgütlenmiş şekli olduğunu belirterek, bu özgürlüğün önündeki engellerin
kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Yapılmak istenen düzenlemeyle parti kapatılması konusuna usul ve kural
getirildiğini belirten Çiçek, ''Bir partinin kapatılması o tüzel kişiliğin
idamıdır. İdam sürecinin başlatılıp başlatılmayacağına Parlamento karar versin.
Parlamento buna karar verirken suç var mı, yok mu şeklinde denetim yapacak değil.
Meclis, parti kapatma davası açılmasında kamu yararı var mı yok mu onu yapacak.
Hukuki denetimi Anayasa Mahkemesi yapacak, bunda bir tereddüt yok. Ülkenin
birliği, bütünlüğü konusunda bir durum zuhur ettiğinde gereken yapılır, parti
kapatılır'' diye konuştu.

Getirilmek istenen modelin ''demokratik kontrol'' olduğunu söyleyen
Çiçek, muhalefetin sorunu çözme yönünde bir önerisi olması halinde başka
yöntemlerin de bulunabileceğini söyledi.

''Sistemin temeli yanlış'' diyen Çiçek, ''20 milyon seçmene sahip parti,
bir kişinin iradesiyle idama götürülüyorsa bu yanlış olur. Bugünkü hal, hal
değildir. Demokrasi adına sakat bir durumdur. Kamu yararı açısından faydası var
mı, yok mu bunu bu Meclis değil de atanmış olanlar mı değerlendirsin?'' dedi.

Cemil Çiçek, müzakerelerin soğukkanlı bir şekilde sürdürülmesi halinde
TBMM'nin soruna en kalıcı çözümü üretebileceğine dikkati çekti.

Genel Kurulda, Anayasa değişikliği teklifinin 8. maddesinin üzerindeki
görüşmeler sürüyor.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Anayasa'da parti kapatmayla
ilgili kriterler, kıstaslar aynen durduğunu söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişiklik teklifinin 8. maddesi üzerinde
soruları yanıtlayan Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, referandumun
maliyetiyle ilgili bir soru üzerine, ''Elbette ki demokrasi bedava olmuyor,
mutlaka bunun bir faturası olacak. Gönlümüz ister ki bir referandum olmadan
buradan çıksın. Bu mali durumu düşünen arkadaşlarımız biraz da bu açıdan
baksınlar. 367 rakamını bulursak bundan kurtuluruz'' dedi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Çiçek de parti kapatmayla ilgili
bazı fiillerin suç olmaktan çıktığıyla ilgili iddianın doğru olmadığını belirtti.
Çiçek, şunları kaydetti:

''Anayasa'da parti kapatmayla ilgili kriterler, kıstaslar aynen duruyor.
Anayasa'nın 68. maddesinin 4. fıkrasında kapatma sebebi olarak ne yazdıysa oradan
bir kelime dahi çıkarılmamıştır. Herkesin bunu bilmesi lazım. Eğer bu düzenleme,
korumaya çalıştığımız değerler açısından bir teminat teşkil ediyorsa, bu teminat
Anayasa'da kalmaya devam ediyor. Ancak şunu da unutmamak gerekir; Burada
belirlenmiş olan değerlerin en önemli teminatı milletimizin kendisidir.
Milletten daha büyük bir teminat asla ve asla söz konusu olamaz.''

Verilen değişiklik önergesi üzerinde söz alan CHP Mersin Milletvekili Ali
Rıza Öztürk, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ve Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet
İyimaya'nın önceki yıllara ait Anayasa değişikliğiyle ilgili açıklamalarını
okudu. TBMM Başkanı Şahin'in ''aynı düşüncedeyim'' sözleri üzerine Öztürk,
Şahin'in ''keyfi olarak TBMM'yi yönettiğini'' savundu.

İyimaya da söz alarak, ''Dün söylediğim sözlerin harfiyen, noktasına
kadar arkasındayım. Acaba Anayasa Komisyonunda müzakerelerde katkı sağlamak;
metinden çıkarmayla yetinip 12 Eylül ruhunu korumak mıdır, yoksa gerçekten yeni
önergelerle bu katkıyı sağlamak mıdır?'' dedi.

Eskişehir Bağımsız Milletvekili Tayfun İçli de 8. maddeye ilişkin
eleştirilerini dile getirdi.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Adalet komisyonu Başkanı Burhan Kuzu
ve Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya'nın geçmişteki görüşlerine ters işler
yaptıklarını iddia etti. Kuzu'nun geçmişteki görüşleri olduğunu belirttiği bir
metni okuyan Kart, ''Siyaset dürüst yapılmadığı zaman bu tablolar ortaya çıkıyor.
İki komisyon başkanı Meclisi aldattı. Düzenlemeyle erkler gasbı yapılıyor''
görüşünü dile getirdi.

Sataşma gerekçesiyle söz alan Kuzu, Kart'ın ''yazdıklarını anlamakta
zorlandığını'' iddia etti.

Aynı gerekçeyle konuşan Kart ise Kuzu'nun ''her zamanki demagojik
üslubuyla cevap verdiğini ve ucuz polemik yaptığını'' söyledi.

Aldığı uyarı cezası uyarınca savunma hakkını kullanmak için söz isteyen
Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç'e içtüzük gereği oturumun sonunda söz
vereceğini belirten TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, maddenin gizli oylamasını
başlattı.

Kürsüye doğru yürüyen Genç, Şahin'i eleştirdi. Bu sırada oylama
kabinlerine giden AK Parti milletvekilleri ile Genç arasında gerginlik yaşandı.
Araya giren CHP ve MHP'li bazı milletvekilleri Genç'i MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli'nin yanına oturttu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, madde üzerindeki görüşmelerin son bölümünü
AK Parti Grubu sıralarının arka bölümünden izledi. (01.28)