2012-05-03 - 16:50
Mehmet Hilal Kaplan: "AKP Hükümeti, toplumun her alanında yaşamımızı inanç temelinde şekillendirmeye başladı ve ısrarla devam ediyor. Yakında, 'nüfusun yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkedeyiz; adımız Türkiye İslam Cumhuriyeti olsun' derlerse şaşırmayın."
CHP Milletvekilleri Atilla Kart ve Mehmet Hilal Kaplan parlamentoda basın toplantısı düzenledi.
Hükümetin pek çok alanda yaptığı düzenlemede, toplumun görüşlerini dikkate almadığını öne süren Kaplan şunları söyledi: "AKP hükümeti yarınlarımızın güvencesi olan çocuklarımızın yaşamını hatta toplumumuzun tamamını ilgilendiren 4+4+4 Eğitim yasası ile ilgili düzenleme yaparken hiç kimsenin düşüncesini almadığı gibi alelacele çıkararak toplumda tartışmasına bile izin vermedi. Toplu iş yasasını çıkarırken, yargıda, sağlıkta birçok alanda düzenleme yaparken taraflarını bırakın düşüncelerini almayı bu konularda farklı düşüncelerini ifade edenleri suçlu ilan ettiler."
Anayasa yapım sürecinde de kaygılar taşıdığını belirten Kaplan, Gebze Devlet Hastanesi'nde, taşeron bir şirketin, hastane yönetiminin bilgisi dahilinde, ''Anayasa için sözüm var'' başlığı altında 10 maddelik bir metin hazırladığını, bunu çalışanlarına imzalattığını söyledi.
Metinde mevcut Anayasa ile çelişen, tartışma yaratacak birçok madde bulunduğunu ifade eden Kaplan, ''Bu yönlendirmedir. Endişem odur ki: bu tarz yönlendirme ile Türkiye'nin birçok yerinde benzer şekilde toplanan imzaların yetkililere ulaştırılmasıdır'' dedi.
Kaplan, bu çalışmanın, bireyin fikri değil, tamamen birilerinin hazırlayıp yarattığı bir yönlendirme olduğunu öne sürerek, '' AKP Hükümeti, toplumun her alanında yaşamımızı inanç temelinde şekillendirmeye başladı ve ısrarla devam ediyor. Yakında, 'nüfusun yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkedeyiz; adımız Türkiye İslam Cumhuriyeti olsun' derlerse şaşırmayın'' diye konuştu.
CHP Konya Milletvekili ve Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi Atilla Kart ise anayasa hazırlık sürecinde belirli platformların, ''bağımsız kuruluşlar'' gibi komisyona sunuşlar yaptığını belirtti.
Bu platformların tamamının aynı merkezden yönetildiğini öne süren Kart, yeni anayasa yapım sürecinde en büyük tehlikelerden birinin de çoğulculuğun engellenmesi olduğunu söyledi.
Kart, ''Katılım sürecinin son günlerinde 28, 29 ve 30 Nisan'da, Komisyona bir anda dijital ortamda, matbu, 20 bin civarında metin geldiği yönünde bilgi var. Bütün bu süreç, siyasi iktidarın doğrudan veya dolaylı müdahalesi ile gelişiyor. Bilgi kirliliği, karartma yapılarak çoğulculuk ve katılımcılık manipüle edilmektedir. Yeni anayasa sürecinde temel handikap AKP'nin ta kendisidir'' ifadelerini kullandı.
"Yeni Anayasa sürecindeki dayatmacı anlayış, Başbakan'ın dayatmacı anlayışının tezahürüdür" diyen Kart, "İktidar gücüyle kamuda çalışanlar üzerinden, serbest iradelerine başvurulmadan kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor. Bu durumun cemaat adı altındaki yapılanmalardan daha bariz ortaya çıktığını görüyoruz" şeklinde konuştu. (16:50)
Hükümetin pek çok alanda yaptığı düzenlemede, toplumun görüşlerini dikkate almadığını öne süren Kaplan şunları söyledi: "AKP hükümeti yarınlarımızın güvencesi olan çocuklarımızın yaşamını hatta toplumumuzun tamamını ilgilendiren 4+4+4 Eğitim yasası ile ilgili düzenleme yaparken hiç kimsenin düşüncesini almadığı gibi alelacele çıkararak toplumda tartışmasına bile izin vermedi. Toplu iş yasasını çıkarırken, yargıda, sağlıkta birçok alanda düzenleme yaparken taraflarını bırakın düşüncelerini almayı bu konularda farklı düşüncelerini ifade edenleri suçlu ilan ettiler."
Anayasa yapım sürecinde de kaygılar taşıdığını belirten Kaplan, Gebze Devlet Hastanesi'nde, taşeron bir şirketin, hastane yönetiminin bilgisi dahilinde, ''Anayasa için sözüm var'' başlığı altında 10 maddelik bir metin hazırladığını, bunu çalışanlarına imzalattığını söyledi.
Metinde mevcut Anayasa ile çelişen, tartışma yaratacak birçok madde bulunduğunu ifade eden Kaplan, ''Bu yönlendirmedir. Endişem odur ki: bu tarz yönlendirme ile Türkiye'nin birçok yerinde benzer şekilde toplanan imzaların yetkililere ulaştırılmasıdır'' dedi.
Kaplan, bu çalışmanın, bireyin fikri değil, tamamen birilerinin hazırlayıp yarattığı bir yönlendirme olduğunu öne sürerek, '' AKP Hükümeti, toplumun her alanında yaşamımızı inanç temelinde şekillendirmeye başladı ve ısrarla devam ediyor. Yakında, 'nüfusun yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkedeyiz; adımız Türkiye İslam Cumhuriyeti olsun' derlerse şaşırmayın'' diye konuştu.
CHP Konya Milletvekili ve Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi Atilla Kart ise anayasa hazırlık sürecinde belirli platformların, ''bağımsız kuruluşlar'' gibi komisyona sunuşlar yaptığını belirtti.
Bu platformların tamamının aynı merkezden yönetildiğini öne süren Kart, yeni anayasa yapım sürecinde en büyük tehlikelerden birinin de çoğulculuğun engellenmesi olduğunu söyledi.
Kart, ''Katılım sürecinin son günlerinde 28, 29 ve 30 Nisan'da, Komisyona bir anda dijital ortamda, matbu, 20 bin civarında metin geldiği yönünde bilgi var. Bütün bu süreç, siyasi iktidarın doğrudan veya dolaylı müdahalesi ile gelişiyor. Bilgi kirliliği, karartma yapılarak çoğulculuk ve katılımcılık manipüle edilmektedir. Yeni anayasa sürecinde temel handikap AKP'nin ta kendisidir'' ifadelerini kullandı.
"Yeni Anayasa sürecindeki dayatmacı anlayış, Başbakan'ın dayatmacı anlayışının tezahürüdür" diyen Kart, "İktidar gücüyle kamuda çalışanlar üzerinden, serbest iradelerine başvurulmadan kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor. Bu durumun cemaat adı altındaki yapılanmalardan daha bariz ortaya çıktığını görüyoruz" şeklinde konuştu. (16:50)
