2022-11-01 - 16:00
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya, "Türkiye ile Almanya arasında imzalanan İş Gücü Anlaşması'nın 61. yılı", AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, "Cumhuriyetimizin 100. yılında Türkiye nereye gidiyor" HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, "İzmir'in sorunları" konulu gündem dışı konuşma yaptı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Sırakaya, yaklaşık 5 milyon vatandaşı kapsayan Almanya'ya göç hareketi kapsamında başarı öykülerinin yanı sıra hüzünlü anların da yaşandığını, bunların başında ise Almanya'daki soydaşların karşı karşıya kaldığı ayrımcılık, ırkçılık, İslam ve Türk düşmanlığının geldiğini belirtti.
Almanya'da 2020'de toplam 1026, 2021'de ise 700'e yakın İslam düşmanı suçun işlendiğini aktaran Sırakaya, şöyle konuştu:
"Bugün akıl tutulması yaşayan kimi Avrupa ülkelerinde ötekileştirici bir kimlik politikası giderek yaygınlaşıyor. Türkiye ile gönül bağları olan STK'lerin 'marjinal' yaftasıyla sistemin dışına itildiğini ve adeta bir suç örgütü olarak değerlendirildiklerini üzüntü ile gözlemliyoruz. Bir yandan bu güzide derneklerimizin dışlanması, diğer taraftan PKK ve FETÖ gibi ulusal güvenliğimizi tehdit eden terör örgütlerine müsamaha gösterilmesi hatta bunlara yeni hareket alanlarının açılması kabul edilebilir bir durum değil. Şundan kimsenin şüphesi olmasın; biz Türkiye olarak kutsallarımıza yönelik her türlü baskı, ayrımcılık ve bu tür insanlık dışı muamelelere karşı mücadelemizi kararlı şekilde uluslararası platformlar da dahil her yerde tüm gücümüzle ve sonuna kadar sürdüreceğiz."
AK Parti Hatay Milletvekili Yayman, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün açtığı yolda ilerleyerek Türkiye'ye 21. asrı hedef gösteren ve 'Türkiye'nin yüzyılı' kavramını ortaya koyan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı büyük eserlerle Cumhuriyetimizin yücelmesi ve yükselmesi noktasında çok önemli eserlere imza attı." dedi.
Cumhuriyetin 100. yılında Türkiye'nin dünyanın merkezinde olduğunu, küresel bir güç haline gelme yolunda hızla ilerlediğini ifade eden Yayman, "İnanıyoruz ki gelecek dönemde bu süreç çok daha ileri bir noktaya gidecek. Cumhuriyet, bu milleti muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarma iddiasının adıdır. İşte bu iddiayı biz Cumhur İttifakı olarak 'Türkiye Yüzyılı' paradigmasıyla daha ileri götürmek istiyoruz." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmalardan sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, AK Parti'nin, 2023 hedeflerinin yarısına bile ulaşamadığını itiraf ettiğini savundu.
AK Parti'nin, son 20 yılda hiçbir hükümete nasip olmayan kaynakları ve zamanı kullandığını vurgulayan Dervişoğlu, şöyle konuştu:
"Kişi başına düşen geliri 25 bin dolar çıkaracaktınız, 10 bin dolara dahi ulaşılamadı. '2 trilyon dolar olacak.' dediğiniz milli gelir 800 milyar lirada kaldı. Gerçeklerle bağını koparan TÜİK rakamlarına göre bile enflasyon yüzde 80'in üzerinde, işsizlik 20'nin üzerine çıktı. Ülkemizin gücünü ve itibarını temsil eden Türk lirası da yalnızca Amerikan doları karşısında değil, Ukrayna ve Suriye gibi savaş ve yıkım gören ülkelerin paralarına karşı bile eriyor ve değer kaybediyor. 20 yıllık iktidarınızın muhasebesini doğru yapmanızı öneriyorum."
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, devletin, ilgili kurum ve kuruluşlarıyla terör örgütlerinin finans kaynağı olan ve özellikle gençliği zehirlenmeyi hedef alan uyuşturucuyla kesintisiz mücadele ettiğini vurguladı.
Narkoterör operasyonlarıyla zehir tacirlerine göz açtırılmadığını belirten Bülbül, 2022'de 168 bin 659 uyuşturucu olayına müdahale edildiğini, bu olaylarda 215 bin 274 şüphelinin yakalandığını ve 19 binden fazla tutuklama yapıldığını ifade etti.
Bülbül, 2020 ve 2021'de 20 ton civarında uyuşturucunun, 2022'de yürütülen operasyonlarda ise 7 ton eroinin yakalandığını, dünyada yakalanan eroinin yüzde 21'inin Türkiye'de ele geçirildiğini aktardı.
Ticaret Bakanlığına bağlı gümrük muhafaza ekiplerince 2022'de 12,1 ton uyuşturucu madde, 5,1 ton uyuşturucu madde yapımında kullanılan ara kimyasalların ele geçirildiğini dile getiren Bülbül, "Türkiye, terör ve terör örgütünün finansman kaynağını oluşturan uyuşturucuya karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor. Bu mücadelede devletimizin ilgili kurumlarının yanındayız." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, HDP Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş'e polis tarafından mermi çekirdeği atıldığını savunarak, "mermi bırakma usulünün mafya raconu olduğunu" ifade etti.
"Polislerin, attıkları mermiyle milletvekiline racon kestiğini" ileri süren Beştaş, "Bu mesajı aldık ama cevabımız da çok açık, salmaya çalıştığınız korku bizlere işlemez, sakın öyle düşünmeyin." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise "Latin harflerinin, okuma yazmayı sıfırlamadığını, sarayda ve Babıali'de konuşulan, halkın anlamadığı kaotik bir dilin terk edildiğini" söyledi.
"Bu ülkenin çocukları bugün Malazgirt ve Moğolistan'daki mezar taşlarını okuyor, Karacaoğlan'ı anlıyor ve Yunus'u özümsüyor." diyen Altay, "Dilimiz, fonetiğimize ve tarihimize uygun olan Türkçe. Büyük Önder Atatürk, bu tarihi gerçekliği devrimle gerçekleştirdi ve büyük bir eser bıraktı. Cumhuriyet, salt yönetim şekli değişikliği değil, bir modernleşme projesi. Bu projenin en temel dayanağı da eğitim. Devrim de bunun en önemli parçası." değerlendirmelerinde bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Yılmaz Tunç da Cumhuriyetin 99'uncu yılının büyük bir coşku ve heyecanla kutlandığını hatırlatarak, "Büyük bedeller ödeyerek kurduğumuz Cumhuriyetimiz, hürriyetinden ve onurundan taviz vermektense ölmeyi tercih eden asil bir milletin şahlanışının ve küllerinden yeniden doğuşunun bir nişanesi." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Türkiye Yüzyılı" vizyon belgesini açıkladığını hatırlatan Tunç, Türkiye Yüzyılı vizyonunun, geçmiş yüzyılın muhasebesi, 20 yıldaki kalkınma hamlelerini ve gelecek yüzyılın perspektifini ortaya koyma anlayışı olduğunu dile getirdi.
"Türkiye Yüzyılı, büyük bedeller ödeyerek kurduğumuz Cumhuriyetimizin kazanımlarının üzerine, farklılıklarımızı bir zenginlik olarak görerek toplumumuzun her kesimi için bir mesaj ve miras olacak." diyen Tunç, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, dünyada milli menfaatlerini gözeten, arabulucu konumuyla mazlumlara umut olan bir aktör haline geldiğini belirtti.
Türkiye Yüzyılı'nın, aynı zamanda dünyada da barışın yüzyılı olacağını ifade eden Tunç, şunları kaydetti:
"20 yıldır ülkemize her alanda büyük eserler kazandırarak milletimizin refahını yükselttik. Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda kalkınmanın ve başarının da yüzyılı olacaktır. Türkiye Yüzyılı, kimlik siyaseti yerine birlik siyasetini, kutuplaştırma siyaseti yerine bütünleştirme siyasetini, inkar siyaseti yerine kucaklama siyasetini, tahakküm siyaseti yerine özgürlük siyasetini, nefret siyaseti yerine sevgi siyasetini ikame etmenin adıdır. Bugüne kadar milletimizle birlikte nice hayalleri gerçeğe dönüştürdük, bundan sonra da Türkiye Yüzyılı vizyonu için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz."
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Azerbaycan'daki görev süresinin 17 Kasım 2022'den itibaren 1 yıl uzatılmasına yönelik Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
İYİ Parti Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Abdul Ahat Andican, 27 Eylül 2020'de başlayıp Azerbaycan ordusunun bütün cephelerde ezici zaferiyle sonuçlanan Karabağ Savaşı'nın üzerinden iki yıl geçtiğini anımsattı. Elde ettiği büyük başarı için Azerbaycan ve Türkiye'nin kutlanması gerektiğini belirten Andican, zafer sarhoşluğu içerisinde hamasi nutuklar atmak yerine bölgedeki gelişmelerin gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
Andican, "Yabancı ülke veya milletlerin pasaport mandalığı dedikleri bu politikanın devamı halinde Rusya, yakın bir gelecekte Karabağ'da barış gücü olarak değil, kendi vatandaşlarının güvenliğini sağlayan bir güç haline dönüşecektir. Bu durumda Karabağ meselesinin tarafları Azerbaycan ve Ermenistan değil, Azerbaycan ve Rusya olacaktır. Rusya'nın Ukrayna problemi devam ettikçe bu tehlike şu anda rafta duruyor ama Ukrayna meselesini kendi istediği şekilde sonuçlandıran Rusya'nın daha sonraki hedeflerinden birisi Karabağ'da bir Osetya veya Abhazya yaratmak olması kuvvetle muhtemeldir." diye konuştu.
İYİ Partili Andican, partisinin tezkereye "evet" oyu vereceğini belirtti.
MHP Grubu adına söz alan Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Mehmetçiğin, Türkiye ile Azerbaycan Arasında Stratejik Ortaklık ve Karşılıklı Yardım Anlaşması uyarınca Türkiye'nin sorumlu olduğu alanlarda başarıyla çalışmalarını sürdürdüğünü anlattı.
Türkiye'nin, yaşanan gerginlik döneminde her fırsatta Azerbaycan'ın yanında olan tutumunu pekiştirdiğini ve özellikle Ermenistan'ı savaş sonrası imzalanan anlaşmaya uygun davranmaya davet ettiğini, Rusya'nın da bu niyette olduğunun görüldüğünü ifade eden Özdemir, "Ancak Ermenistan'ı bölgenin tarihi ve güncel gerçeklerinden uzaklaştırmak isteyen bazı bölgesel ve küresel güçlerin olduğu da aşikardır, bunların başında da Ermeni diasporasının yoğun faaliyet yürüttüğü ABD ve Fransa gelmektedir." diye konuştu.
Rusya, Ermenistan ve Azerbaycan'ın 2020'de imzalanan anlaşmanın şartlarına uyulması konusunda mutabık olduklarını söyleyen Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Arzu edilen Ermenistan'ın bölgede gerginlik çıkaran kendi unsurları ve bölge dışından gelen diğer terör gruplarına geçit vermemesi, biran evvel de taahhütlerini yerine getirmesidir. Bu çabalar sergilenirken askerlerimizin Rus güvenlik güçleriyle müşterek yürüttüğü faaliyetlerin, bölgenin güvenlik, istikrar ve barışına olan katkısının sürmesi gerektiği kanaatini taşıyoruz. Mehmetçiğin Kafkasya bölgesinde aktif varlık göstermesinin ülkemizin yüksek menfaatine hizmet ettiği hakikati bize göre açıktır. Bunun yanı sıra Azerbaycan ile olan ilişkilerimizin daha ileri bir seviyeye ulaşması ve kapsamının genişlemesine yönelik atılan ve atılacak her türlü adımın da arkasında olduğunu belirtmemiz gerekir."
MHP'li Özdemir, tezkereye "evet" oyu kullanacaklarını söyledi.
HDP Grubu adına konuşan Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy, parti olarak daha önceki askeri tezkerelerde olduğu gibi bu tezkereye de "hayır" oyu vereceklerini belirtti.
Türkiye'nin hem Azerbaycan hem de Ermenistan ile iyi ilişkiler yürütmesi gerektiğini söyleyen Özsoy, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en büyük hatası her iki halka kardeş halk gibi bakmamasıdır. Zaten bakmış olsaydı, dünkü Paşinyan-Aliyev toplantısı Soçi'de Putin'in ev sahipliğinde değil, belki de Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da, Ankara'da ya da Kars'ta, Erzurum'da yapılabilirdi. Türkiye bu fırsatı kaçırmıştır. Rusya, hiçbir dönemde belki olmadığı kadar Güney Kafkasya'ya yerleşmiştir. Şu an Rusya'nın iki dudağının arasında kalmış bir kaderleri var Azerilerin ve Ermenilerin; herkese geçmiş olsun." sözlerini sarf etti.
CHP Grubu adına yaptığı konuşmada Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, parti olarak tezkereye "evet" oyu kullanacaklarını dile getirerek, "Bu tezkereyi, Azerbaycan ile olan dayanışmamızı, kardeşlik anlayışımızı göstermesi, pekiştirmesi açısından, onların yanında olduğumuzu bir kez daha hissettirmesi açısından son derece önemli görmekteyiz." şeklinde konuştu.
Zengezur Koridoru'nun kurulmasının Ermenistan tarafından sürekli geciktirildiğini anlatan Çakırözer, İran'ın da bu koridorun açılmasını, çıkarlarına aykırı bularak istemediğini söyledi. Çakırözer, "Azerbaycan'dan son birliklerini daha on yıl önce çeken Rusya'nın şimdi güçlü bir şekilde Güney Kafkaslar'da askeri varlık gösteriyor olmasına hepimiz dikkat etmeliyiz. Hele de önce Gürcistan, sonra Kırım, şimdi Ukrayna'nın değişik bölgelerine yönelik hukuksuz işgal ve ilhak stratejisine bakılınca Kafkaslar'daki yeni Rus varlığına ve bu varlığın gerilimlere yol açma potansiyeline, sadece bizim değil, tüm bölgenin ve tüm dünyanın yakından eğilmesinde fayda var." ifadelerini kullandı.
AK Parti Grubu adına söz alan Kayseri Milletvekili İsmail Emrah Karayel, Türkiye'nin Ortak Merkez vasıtasıyla bölgenin güvenliğine, istikrarına ve taraflar arasında güven inşasına katkı sağladığını belirterek, "TSK personelinin Ortak Merkez'deki görevlerine devam etmesi Türkiye'nin bölgedeki etkin ve yapıcı rolünün ve milli menfaatlerimizin gereğidir." diye konuştu.
Karayel, iki ülke arasındaki kardeşliği kadimleştiren Azerbaycan tezkeresiyle TSK tarafından başarıyla yürütülmekte olan görevlendirmenin bir yıl daha devam etmesinin, iki devlet için de büyük önem taşıdığına işaret ederek, bazı siyasi parti gruplarının tezkereye olumlu yönde oy kullanacağını açıklamasından duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Tezkerenin uzatılmasının neden önemli olduğuna değinen Karayel, "12 Eylül'de gece saatlerinde Ermeniler tarafından başlatılan saldırı ve bunun neticesinde Daşkesen, Kelbecer ve Laçın bölgelerinde Azeri kardeşlerimizin, Azerbaycan askerlerinin karşılık vermesi neticesinde Azerbaycan'dan 80 şehit verilmesi ve Ermeni tarafından da 240 askerin ölmüş olması aslında burada barışın ne kadar kırılgan olduğunu bize bir kez daha ifade etmektedir. O anlamda Türk askerinin orada bulunması hem kardeş Azerbaycan'a bir güven sağlanması hem de bu bölgede barışın, istikrarın temini anlamında son derece önemli." dedi.
AK Partili Karayel, kardeşliğin tek taraflı olmayacağına dikkati çekerek, "Ermenistan, Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda şu anki Türkiye toprakları, Osmanlı sınırları içerisinde Türk halkına her ne kadar 'katliam' diye ifade edilse de soykırıma varan öldürme faaliyetleri içerisinde bulunmuştur. Bu anlamda Hocalı'daki katliam da dikkate alındığında Ermenistan'a ancak hak ettiği şekilde karşılık verebiliriz. Onlar kardeşlikle ilgili haklarını kendileri çoktan kaybettiler, kardeşliklerini gösterirlerse Türkiye Cumhuriyeti onlara da yumuşak yüzünü gösterecektir." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da şahsı adına yaptığı konuşmada, TSK'nın Azerbaycan'daki görev süresinin uzatılması tezkeresine parti olarak "evet" oyu vereceklerini ifade ederek, "Dost ve kardeş Azerbaycan'ın geleceği ve bölge barışına katkı noktasında CHP'nin fikri nettir. AK Parti'ye de kabul oyu verecek partilere de şimdiden teşekkür etmeyi bir borç biliyoruz. Azerbaycan meselesi yeni bir mesele değil. 30 yıllık elem gözyaşları bitti, şimdi sevinç gözyaşları var Azerbaycan'da." şeklinde konuştu.
Dağlık Karabağ işgalinin sona erdirilmesinde Türkiye'nin katkılarının çok olduğunu ifade eden Altay, "Ama bu katkıyı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yürütme organının katkısı olarak görürsek yanlış yaparız." ifadelerini kullandı.
Engin Altay, TBMM'nin o dönemde Azerbaycan'a çok önemli katkılarda bulunduğunu da söyledi.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada tezkere kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda daha sonra partilerin grup önerilerinin görüşmelerine geçildi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Sırakaya, yaklaşık 5 milyon vatandaşı kapsayan Almanya'ya göç hareketi kapsamında başarı öykülerinin yanı sıra hüzünlü anların da yaşandığını, bunların başında ise Almanya'daki soydaşların karşı karşıya kaldığı ayrımcılık, ırkçılık, İslam ve Türk düşmanlığının geldiğini belirtti.
Almanya'da 2020'de toplam 1026, 2021'de ise 700'e yakın İslam düşmanı suçun işlendiğini aktaran Sırakaya, şöyle konuştu:
"Bugün akıl tutulması yaşayan kimi Avrupa ülkelerinde ötekileştirici bir kimlik politikası giderek yaygınlaşıyor. Türkiye ile gönül bağları olan STK'lerin 'marjinal' yaftasıyla sistemin dışına itildiğini ve adeta bir suç örgütü olarak değerlendirildiklerini üzüntü ile gözlemliyoruz. Bir yandan bu güzide derneklerimizin dışlanması, diğer taraftan PKK ve FETÖ gibi ulusal güvenliğimizi tehdit eden terör örgütlerine müsamaha gösterilmesi hatta bunlara yeni hareket alanlarının açılması kabul edilebilir bir durum değil. Şundan kimsenin şüphesi olmasın; biz Türkiye olarak kutsallarımıza yönelik her türlü baskı, ayrımcılık ve bu tür insanlık dışı muamelelere karşı mücadelemizi kararlı şekilde uluslararası platformlar da dahil her yerde tüm gücümüzle ve sonuna kadar sürdüreceğiz."
AK Parti Hatay Milletvekili Yayman, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün açtığı yolda ilerleyerek Türkiye'ye 21. asrı hedef gösteren ve 'Türkiye'nin yüzyılı' kavramını ortaya koyan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı büyük eserlerle Cumhuriyetimizin yücelmesi ve yükselmesi noktasında çok önemli eserlere imza attı." dedi.
Cumhuriyetin 100. yılında Türkiye'nin dünyanın merkezinde olduğunu, küresel bir güç haline gelme yolunda hızla ilerlediğini ifade eden Yayman, "İnanıyoruz ki gelecek dönemde bu süreç çok daha ileri bir noktaya gidecek. Cumhuriyet, bu milleti muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarma iddiasının adıdır. İşte bu iddiayı biz Cumhur İttifakı olarak 'Türkiye Yüzyılı' paradigmasıyla daha ileri götürmek istiyoruz." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmalardan sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, AK Parti'nin, 2023 hedeflerinin yarısına bile ulaşamadığını itiraf ettiğini savundu.
AK Parti'nin, son 20 yılda hiçbir hükümete nasip olmayan kaynakları ve zamanı kullandığını vurgulayan Dervişoğlu, şöyle konuştu:
"Kişi başına düşen geliri 25 bin dolar çıkaracaktınız, 10 bin dolara dahi ulaşılamadı. '2 trilyon dolar olacak.' dediğiniz milli gelir 800 milyar lirada kaldı. Gerçeklerle bağını koparan TÜİK rakamlarına göre bile enflasyon yüzde 80'in üzerinde, işsizlik 20'nin üzerine çıktı. Ülkemizin gücünü ve itibarını temsil eden Türk lirası da yalnızca Amerikan doları karşısında değil, Ukrayna ve Suriye gibi savaş ve yıkım gören ülkelerin paralarına karşı bile eriyor ve değer kaybediyor. 20 yıllık iktidarınızın muhasebesini doğru yapmanızı öneriyorum."
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, devletin, ilgili kurum ve kuruluşlarıyla terör örgütlerinin finans kaynağı olan ve özellikle gençliği zehirlenmeyi hedef alan uyuşturucuyla kesintisiz mücadele ettiğini vurguladı.
Narkoterör operasyonlarıyla zehir tacirlerine göz açtırılmadığını belirten Bülbül, 2022'de 168 bin 659 uyuşturucu olayına müdahale edildiğini, bu olaylarda 215 bin 274 şüphelinin yakalandığını ve 19 binden fazla tutuklama yapıldığını ifade etti.
Bülbül, 2020 ve 2021'de 20 ton civarında uyuşturucunun, 2022'de yürütülen operasyonlarda ise 7 ton eroinin yakalandığını, dünyada yakalanan eroinin yüzde 21'inin Türkiye'de ele geçirildiğini aktardı.
Ticaret Bakanlığına bağlı gümrük muhafaza ekiplerince 2022'de 12,1 ton uyuşturucu madde, 5,1 ton uyuşturucu madde yapımında kullanılan ara kimyasalların ele geçirildiğini dile getiren Bülbül, "Türkiye, terör ve terör örgütünün finansman kaynağını oluşturan uyuşturucuya karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor. Bu mücadelede devletimizin ilgili kurumlarının yanındayız." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, HDP Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş'e polis tarafından mermi çekirdeği atıldığını savunarak, "mermi bırakma usulünün mafya raconu olduğunu" ifade etti.
"Polislerin, attıkları mermiyle milletvekiline racon kestiğini" ileri süren Beştaş, "Bu mesajı aldık ama cevabımız da çok açık, salmaya çalıştığınız korku bizlere işlemez, sakın öyle düşünmeyin." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise "Latin harflerinin, okuma yazmayı sıfırlamadığını, sarayda ve Babıali'de konuşulan, halkın anlamadığı kaotik bir dilin terk edildiğini" söyledi.
"Bu ülkenin çocukları bugün Malazgirt ve Moğolistan'daki mezar taşlarını okuyor, Karacaoğlan'ı anlıyor ve Yunus'u özümsüyor." diyen Altay, "Dilimiz, fonetiğimize ve tarihimize uygun olan Türkçe. Büyük Önder Atatürk, bu tarihi gerçekliği devrimle gerçekleştirdi ve büyük bir eser bıraktı. Cumhuriyet, salt yönetim şekli değişikliği değil, bir modernleşme projesi. Bu projenin en temel dayanağı da eğitim. Devrim de bunun en önemli parçası." değerlendirmelerinde bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Yılmaz Tunç da Cumhuriyetin 99'uncu yılının büyük bir coşku ve heyecanla kutlandığını hatırlatarak, "Büyük bedeller ödeyerek kurduğumuz Cumhuriyetimiz, hürriyetinden ve onurundan taviz vermektense ölmeyi tercih eden asil bir milletin şahlanışının ve küllerinden yeniden doğuşunun bir nişanesi." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Türkiye Yüzyılı" vizyon belgesini açıkladığını hatırlatan Tunç, Türkiye Yüzyılı vizyonunun, geçmiş yüzyılın muhasebesi, 20 yıldaki kalkınma hamlelerini ve gelecek yüzyılın perspektifini ortaya koyma anlayışı olduğunu dile getirdi.
"Türkiye Yüzyılı, büyük bedeller ödeyerek kurduğumuz Cumhuriyetimizin kazanımlarının üzerine, farklılıklarımızı bir zenginlik olarak görerek toplumumuzun her kesimi için bir mesaj ve miras olacak." diyen Tunç, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, dünyada milli menfaatlerini gözeten, arabulucu konumuyla mazlumlara umut olan bir aktör haline geldiğini belirtti.
Türkiye Yüzyılı'nın, aynı zamanda dünyada da barışın yüzyılı olacağını ifade eden Tunç, şunları kaydetti:
"20 yıldır ülkemize her alanda büyük eserler kazandırarak milletimizin refahını yükselttik. Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda kalkınmanın ve başarının da yüzyılı olacaktır. Türkiye Yüzyılı, kimlik siyaseti yerine birlik siyasetini, kutuplaştırma siyaseti yerine bütünleştirme siyasetini, inkar siyaseti yerine kucaklama siyasetini, tahakküm siyaseti yerine özgürlük siyasetini, nefret siyaseti yerine sevgi siyasetini ikame etmenin adıdır. Bugüne kadar milletimizle birlikte nice hayalleri gerçeğe dönüştürdük, bundan sonra da Türkiye Yüzyılı vizyonu için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz."
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Azerbaycan'daki görev süresinin 17 Kasım 2022'den itibaren 1 yıl uzatılmasına yönelik Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
İYİ Parti Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Abdul Ahat Andican, 27 Eylül 2020'de başlayıp Azerbaycan ordusunun bütün cephelerde ezici zaferiyle sonuçlanan Karabağ Savaşı'nın üzerinden iki yıl geçtiğini anımsattı. Elde ettiği büyük başarı için Azerbaycan ve Türkiye'nin kutlanması gerektiğini belirten Andican, zafer sarhoşluğu içerisinde hamasi nutuklar atmak yerine bölgedeki gelişmelerin gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
Andican, "Yabancı ülke veya milletlerin pasaport mandalığı dedikleri bu politikanın devamı halinde Rusya, yakın bir gelecekte Karabağ'da barış gücü olarak değil, kendi vatandaşlarının güvenliğini sağlayan bir güç haline dönüşecektir. Bu durumda Karabağ meselesinin tarafları Azerbaycan ve Ermenistan değil, Azerbaycan ve Rusya olacaktır. Rusya'nın Ukrayna problemi devam ettikçe bu tehlike şu anda rafta duruyor ama Ukrayna meselesini kendi istediği şekilde sonuçlandıran Rusya'nın daha sonraki hedeflerinden birisi Karabağ'da bir Osetya veya Abhazya yaratmak olması kuvvetle muhtemeldir." diye konuştu.
İYİ Partili Andican, partisinin tezkereye "evet" oyu vereceğini belirtti.
MHP Grubu adına söz alan Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Mehmetçiğin, Türkiye ile Azerbaycan Arasında Stratejik Ortaklık ve Karşılıklı Yardım Anlaşması uyarınca Türkiye'nin sorumlu olduğu alanlarda başarıyla çalışmalarını sürdürdüğünü anlattı.
Türkiye'nin, yaşanan gerginlik döneminde her fırsatta Azerbaycan'ın yanında olan tutumunu pekiştirdiğini ve özellikle Ermenistan'ı savaş sonrası imzalanan anlaşmaya uygun davranmaya davet ettiğini, Rusya'nın da bu niyette olduğunun görüldüğünü ifade eden Özdemir, "Ancak Ermenistan'ı bölgenin tarihi ve güncel gerçeklerinden uzaklaştırmak isteyen bazı bölgesel ve küresel güçlerin olduğu da aşikardır, bunların başında da Ermeni diasporasının yoğun faaliyet yürüttüğü ABD ve Fransa gelmektedir." diye konuştu.
Rusya, Ermenistan ve Azerbaycan'ın 2020'de imzalanan anlaşmanın şartlarına uyulması konusunda mutabık olduklarını söyleyen Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Arzu edilen Ermenistan'ın bölgede gerginlik çıkaran kendi unsurları ve bölge dışından gelen diğer terör gruplarına geçit vermemesi, biran evvel de taahhütlerini yerine getirmesidir. Bu çabalar sergilenirken askerlerimizin Rus güvenlik güçleriyle müşterek yürüttüğü faaliyetlerin, bölgenin güvenlik, istikrar ve barışına olan katkısının sürmesi gerektiği kanaatini taşıyoruz. Mehmetçiğin Kafkasya bölgesinde aktif varlık göstermesinin ülkemizin yüksek menfaatine hizmet ettiği hakikati bize göre açıktır. Bunun yanı sıra Azerbaycan ile olan ilişkilerimizin daha ileri bir seviyeye ulaşması ve kapsamının genişlemesine yönelik atılan ve atılacak her türlü adımın da arkasında olduğunu belirtmemiz gerekir."
MHP'li Özdemir, tezkereye "evet" oyu kullanacaklarını söyledi.
HDP Grubu adına konuşan Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy, parti olarak daha önceki askeri tezkerelerde olduğu gibi bu tezkereye de "hayır" oyu vereceklerini belirtti.
Türkiye'nin hem Azerbaycan hem de Ermenistan ile iyi ilişkiler yürütmesi gerektiğini söyleyen Özsoy, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en büyük hatası her iki halka kardeş halk gibi bakmamasıdır. Zaten bakmış olsaydı, dünkü Paşinyan-Aliyev toplantısı Soçi'de Putin'in ev sahipliğinde değil, belki de Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da, Ankara'da ya da Kars'ta, Erzurum'da yapılabilirdi. Türkiye bu fırsatı kaçırmıştır. Rusya, hiçbir dönemde belki olmadığı kadar Güney Kafkasya'ya yerleşmiştir. Şu an Rusya'nın iki dudağının arasında kalmış bir kaderleri var Azerilerin ve Ermenilerin; herkese geçmiş olsun." sözlerini sarf etti.
CHP Grubu adına yaptığı konuşmada Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, parti olarak tezkereye "evet" oyu kullanacaklarını dile getirerek, "Bu tezkereyi, Azerbaycan ile olan dayanışmamızı, kardeşlik anlayışımızı göstermesi, pekiştirmesi açısından, onların yanında olduğumuzu bir kez daha hissettirmesi açısından son derece önemli görmekteyiz." şeklinde konuştu.
Zengezur Koridoru'nun kurulmasının Ermenistan tarafından sürekli geciktirildiğini anlatan Çakırözer, İran'ın da bu koridorun açılmasını, çıkarlarına aykırı bularak istemediğini söyledi. Çakırözer, "Azerbaycan'dan son birliklerini daha on yıl önce çeken Rusya'nın şimdi güçlü bir şekilde Güney Kafkaslar'da askeri varlık gösteriyor olmasına hepimiz dikkat etmeliyiz. Hele de önce Gürcistan, sonra Kırım, şimdi Ukrayna'nın değişik bölgelerine yönelik hukuksuz işgal ve ilhak stratejisine bakılınca Kafkaslar'daki yeni Rus varlığına ve bu varlığın gerilimlere yol açma potansiyeline, sadece bizim değil, tüm bölgenin ve tüm dünyanın yakından eğilmesinde fayda var." ifadelerini kullandı.
AK Parti Grubu adına söz alan Kayseri Milletvekili İsmail Emrah Karayel, Türkiye'nin Ortak Merkez vasıtasıyla bölgenin güvenliğine, istikrarına ve taraflar arasında güven inşasına katkı sağladığını belirterek, "TSK personelinin Ortak Merkez'deki görevlerine devam etmesi Türkiye'nin bölgedeki etkin ve yapıcı rolünün ve milli menfaatlerimizin gereğidir." diye konuştu.
Karayel, iki ülke arasındaki kardeşliği kadimleştiren Azerbaycan tezkeresiyle TSK tarafından başarıyla yürütülmekte olan görevlendirmenin bir yıl daha devam etmesinin, iki devlet için de büyük önem taşıdığına işaret ederek, bazı siyasi parti gruplarının tezkereye olumlu yönde oy kullanacağını açıklamasından duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Tezkerenin uzatılmasının neden önemli olduğuna değinen Karayel, "12 Eylül'de gece saatlerinde Ermeniler tarafından başlatılan saldırı ve bunun neticesinde Daşkesen, Kelbecer ve Laçın bölgelerinde Azeri kardeşlerimizin, Azerbaycan askerlerinin karşılık vermesi neticesinde Azerbaycan'dan 80 şehit verilmesi ve Ermeni tarafından da 240 askerin ölmüş olması aslında burada barışın ne kadar kırılgan olduğunu bize bir kez daha ifade etmektedir. O anlamda Türk askerinin orada bulunması hem kardeş Azerbaycan'a bir güven sağlanması hem de bu bölgede barışın, istikrarın temini anlamında son derece önemli." dedi.
AK Partili Karayel, kardeşliğin tek taraflı olmayacağına dikkati çekerek, "Ermenistan, Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda şu anki Türkiye toprakları, Osmanlı sınırları içerisinde Türk halkına her ne kadar 'katliam' diye ifade edilse de soykırıma varan öldürme faaliyetleri içerisinde bulunmuştur. Bu anlamda Hocalı'daki katliam da dikkate alındığında Ermenistan'a ancak hak ettiği şekilde karşılık verebiliriz. Onlar kardeşlikle ilgili haklarını kendileri çoktan kaybettiler, kardeşliklerini gösterirlerse Türkiye Cumhuriyeti onlara da yumuşak yüzünü gösterecektir." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da şahsı adına yaptığı konuşmada, TSK'nın Azerbaycan'daki görev süresinin uzatılması tezkeresine parti olarak "evet" oyu vereceklerini ifade ederek, "Dost ve kardeş Azerbaycan'ın geleceği ve bölge barışına katkı noktasında CHP'nin fikri nettir. AK Parti'ye de kabul oyu verecek partilere de şimdiden teşekkür etmeyi bir borç biliyoruz. Azerbaycan meselesi yeni bir mesele değil. 30 yıllık elem gözyaşları bitti, şimdi sevinç gözyaşları var Azerbaycan'da." şeklinde konuştu.
Dağlık Karabağ işgalinin sona erdirilmesinde Türkiye'nin katkılarının çok olduğunu ifade eden Altay, "Ama bu katkıyı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yürütme organının katkısı olarak görürsek yanlış yaparız." ifadelerini kullandı.
Engin Altay, TBMM'nin o dönemde Azerbaycan'a çok önemli katkılarda bulunduğunu da söyledi.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada tezkere kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda daha sonra partilerin grup önerilerinin görüşmelerine geçildi.
