2009-06-24 - 14:02
CHP MANİSA MİLLETVEKİLİ MENGÜ'NÜN BASIN TOPLANTISI...
CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü, Manisa'nın Turgutlu ilçesi Çal Dağında, sülfürik asitle nikel madeninin çıkarılmasının, bölgeye, bölge halkına zarar vereceğini ve ormanları yok edeceğini söyledi.
CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü, Manisa'nın Turgutlu ilçesi Çal Dağında, sülfürik asitle nikel madeninin çıkarılmasının, bölgeye, bölge halkına zarar vereceğini ve ormanları yok edeceğini söyledi.

Mengü, TBMM'de yaptığı basın toplantısında, sülfürük asitle nikelin çıkarılmasının çevre felaketine yol açacağını, bölgede 100 binin üstünde çiftçi ailesinin bunun olmaması için mücadele verdiğini belirtti.

Nikel madeninin Gediz Ovasını da kapsadığını ve Gediz Nehrinin Türkiye'nin de taraf olduğu, Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme (RAMSAR) ile uluslararası koruma altına alındığını hatırlatan Mengü, 10-15 yıl sonra bu alanların kel toprak yığınına dönüşeceğini ve bir hurda halinde Türkiye'ye geri verileceğini kaydetti. Gediz'in tekrar eski haline dönüşmesi için 100 yıla ihtiyacı olduğunu vurgulayan Mengü, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunda da inşaat aşamasında 100 binin üstünde ağacın kesileceğinin açıkça yazıldığını kaydetti.

Mengü, Çevre ve Orman Bakanlığının Çal Dağında faaliyet yürüten Sardes Nikel Firmasına 2026 yılına kadar 3.2 milyon metrekare orman alanı tahsis ettiğini ve ağaç kesimi izni işleminin Anayasa'ya aykırı olduğunu ifade ederek, şirketin geçmişinin araştırılması halinde birçok ülkeden kovulduğunun görüleceğini bildirdi.


-''GERÇEĞİ GÖRÜLMEYEN BİR BELGE...-


Basın toplantısı sonrasında, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın belgenin (AK Parti ve Fethullah Gülen'i bitirme planı) fotokopi olduğunu açıklamasına ilişkin bir soru üzerine Mengü, fotokopi üstünden imza incelemesinin teknik olarak mümkün olmadığını ve hiç bir imzanın fotokopi üzerinden incelenemeyeceğini söyledi.

Yargıtay, hukuk ve ceza dairelerinin onlarca kararı bulunduğunu ifade eden Şahin Mengü, şunları kaydetti:

''Gerçeği görülmeyen bir belgenin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. O zaman benim aklıma çok başka bir şey geliyor. Biri ya da birileri oturdu, bir yerde bir şeyler karaladı, altına fotokopiyle imza taşıdı, arkasından ( böyle bir belge var mı yok mu?) diye ortaya çıkardı.

Bu belgeyle baştan inandığım Ergenekon davasının içindeki belgelerin 4'te 3'ünün hep hukuka aykırı bir şekilde yapıldığı, hep düzmece olduğu, ihbarcıların, itirafçıların hiçbir şekilde itirafçı olarak kullanılmayacak Amerikan filmlerinin ruhundan çıkmış bir savcının ruh hali olarak ortaya çıktığını ortaya koyuyorum. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu göreve çağırıyorum; Türk yargısını bu hale getirmeye kimsenin hakkı yoktur. İnsanların böyle belgelerle özgürlüklerini gasp etmeye kimsenin hakkı yoktur. Bu açık ve net insan hakları ihlalidir.''