2010-04-28 - 16:54
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TBMM GENEL KURULUNDA...
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 26. maddesine bağlı geçici 19. maddesine 336 kabul, 71 ret oyu verildi.
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 26. maddesine bağlı
geçici 19. maddesine 336 kabul, 71 ret oyu verildi.

Genel Kuruldaki gizli oylamaya 409 milletvekili katıldı. Oylamada 336
kabul, 71 ret oyu kullanıldı; 1 oy boş çıktı, 1 oy da geçersiz sayıldı.

Teklifin 26. maddesine bağlı geçici 19. madde, teklifle Anayasa
Mahkemesinin 11'den 17'ye çıkarılan üye yapısına ilişkin hükümleri içeriyor. Buna
göre, Anayasa Mahkemesinin mevcut yedek üyeleri değişikliğin yürürlüğe girdiği
tarihte ''asıl üye'' sıfatını kazanacak. Geçici maddede, Anayasa Mahkemesinin
yeni üyelerinin seçimine ilişkin esaslar da belirleniyor.

TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 26. maddesine bağlı geçici
19. maddesi üzerindeki görüşmelere başlandı.

Teklifin 26. maddesine bağlı geçici 19. madde, teklifle Anayasa
Mahkemesinin 11'den 17'ye çıkarılan üye yapısına ilişkin hükümleri içeriyor. Buna
göre, Anayasa Mahkemesinin mevcut yedek üyeleri değişikliğin yürürlüğe girdiği
tarihte ''asıl üye'' sıfatını kazanacak. Geçici maddede, Anayasa Mahkemesinin
yeni üyelerinin seçimine ilişkin esaslar da belirleniyor.

Anayasa değişiklik teklifinin, Anayasa
Mahkemesinin mevcut yedek üyelerinin asıl üye olması ve iki yeni üye seçimine
ilişkin düzenleme içeren hükmü TBMM Genel Kurulunda görüşülüyor.

Anayasaya bu amaçla Geçici 19. madde eklenmesini öngören düzenleme
konusunda CHP Grubu adına konuşan Ordu Milletvekili Rahmi Güner, ''Anayasa
değişikliği konusundaki bütün mücadelenin sivil darbeyi gerçekleştirmek
olduğunu'' öne sürdü. ''Yargıyı ele geçirme mücadelesi var'' iddiasında bulanan
Güner, ''Yargıyı paspas edeceksiniz. Türkiye'yi sivil darbeye götürüyorsunuz.
Buna karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz'' diye konuştu.

MHP Grubu adına konuşan Konya Milletvekili Faruk Bal, ''Anayasa
değişikliğinin görüşülme trafiğinde yaşanan acelenin metnin içinde de mevcut
olduğunu'' söyledi. Bal, Anayasa değişikliğinin kabul edilmesi durumunda TBMM'nin
30 gün içinde Anayasa Mahkemesine üye seçeceğini, Sayıştay ve Barolara aday
belirleme için ise 5 gün tanındığını ifade etti.

Aday belirlerken barolar ve Sayıştay üyelerine sadece bir aday adayı için
oy kullanma hakkı verilmesini de eleştiren Bal, bunun anti-demokratik olduğunu
belirtti. Bal, değişiklikle ''Anayasa Mahkemesinin yandaş yargı kurumu haline
geleceğini'' de iddia etti. Bal, ''AKP hesap vermekten kaçmak için Anayasa
Mahkemesini yandaş hale getiriyor. Değişiklik bunun için yapılıyor'' diye
konuştu.

BDP Grubu adına konuşan Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş, anayasa
değişikliğini en çok ''Kürtler, Aleviler, gayrimüslimler ve emekçilerin
istediğini'' belirterek, ''Ancak onların talepleri dikkate alınmıyor'' dedi.
Karabaş, ''Meclisin Türkiye'nin sorunlarını çözme iradesi göstermediğini'' iddia
etti.

AK Parti Grubu adına konuşan Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün,
TBMM'nin Anayasa Mahkemesi üye seçmesinin eleştirildiğini anımsatarak, bunun yeni
bir durum olmadığını ifade etti. 1961 anayasasında Anayasa Mahkemesinin 15
üyesinden 5'inin TBMM tarafından seçilmesinin hükme bağlandığını, anayasa
hukukçusu Prof. Dr. Mümtaz Soysal'ın bu hükmün anayasaya girmesi için büyük çaba
sarf ettiğini kaydeden Üstün, hükmün ''1971 darbesiyle değiştirildiğini''
söyledi.

Üstün, Avrupa'daki bütün ülkelerde parlamentoların Anayasa Mahkemesine
üye seçtiğini anlattı.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmasını çok önemli gördüğünü
belirten Üstün, bunu eleştiren milletvekillerinden birinin AİHM'e başvurduğunu
dile getirdi. Üstün, ''Meclis 12 kameranın altında çalışıyor. Ağzımızdan çıkan
her söz kayda alınıyor. Dolasıyla yüksek yargının da bundan sonra daha aleni ve
şeffaf olmasını diliyoruz. Bu talep sadece bizden gelmiyor, yüksek mahkemenin
başkan ve üyelerinden geliyor'' diye konuştu.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, ''Sayın Deniz Baykal, hem grupta hem daha önceki
konuşmasında, uzlaşma ihtimaline yönelik bir soruya verdiğim cevabı, maalesef
yakışık olmayan bir üslupla cevaplamıştır'' dedi.

Ergin, TBMM Genel Kurulunda, anayasa değişikliği teklifinin geçici 19.
maddesi üzerindeki soruları yanıtladı.

CHP Genel Başkanı Baykal'a dün verdiği yanıtı gündeme getiren
milletvekilinin sorusu üzerine, Ergin, ''Sayın Baykal, hem grupta hem daha önceki
konuşmasında, uzlaşma ihtimaline yönelik bir soruya verdiğim cevabı, maalesef
yakışık olmayan bir üslupla cevaplamıştır'' diye konuştu.

Bakan Ergin, Baykal'ın, ''Siz hangi hakla anayasal hakkımız olan Anayasa
Mahkemesine gitme hakkımızı kullanmamamızı önerirsiniz'' dediğini söyledi. Ergin,
böyle bir öneride bulunmadıklarını, bunun televizyon programında da olduğunu
belirterek, şunları söyledi:

''Gazetecinin sorusu üzerine, ben de cevaben varsayın ki öyle söylemiş
olduğumu düşünün, buna tek başına karar verecek durumda olmadığımı ifade ettim.
Ancak böyle bir tavır takınılması halinde, uzlaşmanın olabileceğini söyledim.
Sayın Baykal'a, bize yönelttiği soru mantığıyla soru sordum. Bir milletvekilinin
en doğal hakkı olan yasa teklifi verme hakkını kullanmasına hangi hakla 'bu
teklifin şu maddelerini çekin' diyebildiklerini sordum. Normal şartlarda benim
anlayışıma göre, partiler arasında bir müzakere yapılıyorsa, birbirine bunları
söyleyebilmeli.''

Yetki kararnamesini, yaklaşık 4 hafta önce kurula teslim ettiklerini
ifade eden Ergin, kurul üyelerinin üzerinde çalıştıklarını kaydetti.

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu da yürütmenin, yasamanın önüne
geçtiğini her zaman dile getirdiğini, bunun parlamenter rejimin hastalığı
olduğunu belirtti. Kuzu, yasaların yüzde 98'inin hükümetin tasarısı olduğunu
belirterek, bunun İngiltere ve Almanya'da da bu şekilde görüldüğünü vurguladı.
Kuzu, ''Gelin başkanlık modelini, samimi olarak masaya yatıralım'' dedi.

Eskişehir Bağımsız Milletvekili Tayfun İçli, daha önceki oturumda Ordu
Milletvekili Mustafa Hamarat'ın kendisine ''Saçmalama'' dediğini belirtti. Bunun
üzerine birleşimi yöneten TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Hamarat'tan özür
dilemesini istedi.

Hamarat da İçli'nin, kendisine daha ağır ifadeler kullandığını ifade
ederek, ''Eğer kendisi özür dilerse ben de dilerim'' dedi. Hamarat, kastının
çelişkiyi dile getirmek olduğunu, yaralama olmadığını kaydetti.

Önergelerin görüşmelerinin tamlanmasından sonra maddenin oylamasına
geçildi. (19.43)