2022-12-09 - 15:51
2023 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULUNDA
TBMM Genel Kurulunda Ulaştırma ve Altyapı, Tarım ve Orman ile Milli Savunma bakanlıklarının 2023 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı.

TBMM Genel Kurulu, bütçenin 4. tur görüşmeleri için Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.

Genel Kurulda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı bütçelerinin yanı sıra Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Karayolları Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Su Enstitüsünün bütçeleri ele alınacak.

MHP milletvekilleri, Meclis Genel Kurulunda görüşülen, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığının 2023 yılı bütçeleri üzerine söz aldı.

MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek, Türkiye'nin hava, deniz, kara ve demir yollarının bölgesel kesişme noktası haline gelmesinin, herkesin beklentisi olduğunu söyledi. Şimşek, yük ve yolcu taşıma, hızlı tren, metro, raylı sistem projelerine ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti.

Küçük ölçekli, verimsiz ve dağınık liman altyapısının maliyetleri yükselttiğini anlatan Şimşek, "Bu çerçevede ülkemizdeki liman yatırımları bütüncül bakış açısıyla değerlendirilmeli, fiziksel altyapı geliştirilerek deniz yolu taşıma paylarının artırılması gerekmektedir. Limanların coğrafi konumu dikkate alınarak etkin bir düzenleme ve denetim sistemi oluşturulmalıdır." önerilerinde bulundu.

Şimşek, konuşmasında emeklilikte yaşa takılanlarla (EYT) ilgili de şu değerlendirmelerde bulundu:

"EYT ile ilgili sorunlar çözülerek vatandaşlarımızın beklentileri karşılanmalıdır. CHP'li belediyelerden haksız, hukuksuz yere işten çıkarılan işçiler ve sözleşmelilerin haklarının düzenlenmesi ve mağdur edilmemeleri için gerekli adımların atılması gerekmektedir. Mahkemeden iade kararı alan bir işçinin işe başlatılması o belediye başkanının inisiyatifine bırakılmamalıdır, mahkeme kararları uygulanmalıdır.

Bir defaya mahsus olarak, ölümlü kazaya sebebiyet vermemiş olan vatandaşlarımıza mutlaka ehliyet affı çıkarılmalı, kasko ve sigorta ücretlerinde özellikle dolmuşçu, servisçi ve kamyoncu esnafı için indirim yapılmalıdır. Ayrıca emeklilerin maaşlarının iyileştirilmesi, memurlarımızın sosyal haklarının yükseltilmesi, engelli maaşlarımızın düzeltilmesi beklentimizdir. Engellilere mutlaka hane gelirine bakılmaksızın maaş bağlanmalıdır."

MHP Yozgat Milletvekili İbrahim Ethem Sedef, nüfusun yüzde 85'inin internet kullandığına, internet, ulaşım, bilgi teknolojilerinin hayatın her alanına nüfuz ettiğine, her vatandaşın dijital alanlara kolay ulaşımının sağlanması için önemli çalışmalara imza atıldığına işaret etti.

Sedef, bazı vatandaşların, köylerinde cep telefonu erişiminde yaşadıkları sıkıntıları kendilerine ilettiğini anlatarak, bu sorunu yaşayan yerlere hizmet götürülmesini istedi.

MHP'li Sedef, ulaştırma ve haberleşme sektörünün hayatın her aşamasında yer alan, yaşanan gelişmeler takip edilerek uyum sağlanması gereken bir alan olduğunu vurguladı.

Pilotların vize sorunu olduğunu ifade eden Sedef, "Sivil havacılığın yaygınlaştığı günümüzde pilotlarımızdan 10 yılını doldurmuş olanlara yeşil pasaport verilmesi de önem arz etmektedir." dedi.

MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, iklim değişikliğinin tarım ve hayvancılık üzerindeki etkilerine dikkati çekti.

Son yıllarda iklim değişikliği sebebiyle küresel ölçekte yaşanan taşkın, yangın, kuraklık gibi doğal afetlerin tüm ekosistemi ve toplumu tehdit ettiğini dile getiren Kalyoncu, "Türk milletinin ve gelecek nesillerin iyi yaşam standartlarının sağlanabilmesi için iklim değişikliğine karşı gerekli önlemleri almak artık kaçınılmazdır." diye konuştu.

İklim değişikliği kaynaklı kuraklık, sel ve fırtınaların tarımsal üretimi tehdit ettiğine dikkati çeken Kalyoncu, tarımsal kullanımda su tasarrufuna yönelik çalışmalar yapılması ve modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılmasının gerekli olduğunu söyledi.

Kalyoncu, tarımda verimliliği artırmak ve hayvancılıkla ilgili sıkıntıları gidermek için alınabilecek önlemleri sıralayarak, şöyle devam etti:

"MHP'nin kırsal kalkınma modeli olarak önerdiği, 1969 yılından beri programında yer verdiği tarım kentleri, aradan geçen onlarca yıla rağmen ülkemiz açısından değerini ve önemini korurken, iklim değişikliği etkilerine karşı hem kırsal alan için hem tarım için uygulanması gereken bir model ve çaredir. Küresel ısınma ve iklim değişikliğine uyumlu tarımsal üretim için ülke genelinde kısa, orta ve uzun vadeli ürün desen planlaması yapılarak dirençli tarım kentlerinde uygulamaya geçirilmesi mümkün olacaktır. İklim değişikliğinin tarımsal ürün verimliliği üzerine etkilerini belirleyebilecek mahsul simülasyon modelleri geliştirilerek ülke tarımının kullanımına sunulmalıdır."

MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, dar gelirli vatandaşları korumak adına zincir marketlerin denetiminin sıkılaştırılmasını isteyerek şunları kaydetti:

"Biz 'zincir marketlerin denetimi sıklaştırılmalıdır' dediğimizde, hatta 'Bazı terör örgütleriyle bağlantıları var mıdır?' dediğimizde, ses farklı yerlerden gelmeye başlıyor. Onun için, biz eğer gerçekten dar gelirlinin yanındaysak, dar gelirliyi korumak istiyorsak hem belediyelerin hem hükümetin hem de hepimizin birlikte bu zincir marketlerin gıdayla ilgili yapmış oldukları artışları kontrol etmemiz lazım, bunun arkasında da durmamız lazım. Çünkü dar gelirli insanlarımızı ancak bu şekilde koruyabiliriz. Her gün yeni zam, her gün etiket değişikliği doğru şeyler değil. İnsanlarımızda hem bıkkınlığı hem de hükümete olan nefret ve kızgınlığı artırıyor. Dolayısıyla buradan hükümete dolaylı bir etki yapılmak isteniyor, bir algı oluşturulmak isteniyor. Bunun da önüne geçmemiz lazım."

Varlı, pamuk üreticilerinin 3 liranın üzerinde prim desteği beklediğini dile getirerek, hayvancılıkla uğraşanların desteklenmesini istedi.

MHP Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu, artan şehirleşme, dijital dönüşüm ve salgınların, yeni neslin topraktan ve tarımdan uzak yetişmesine neden olduğunu aktararak, "Toprağın değerini bilen nesillerin yetişmesi için çalışmalar başlatmalıyız. Çocuklarımıza toprağın değerini anlatabilirsek toprak da gelecek nesillere bakacak. Sonuçta gelecek toprakta, toprağımız da emin ellerde olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Köylerde yeni tarım politikalarında umut vaat eden gelişmeler olduğunu belirten Fendoğlu, köyde yaşayan vatandaşlara ekstra gelir sağlanması gerektiğini söyledi.

Fendoğlu, tarımsal üretimde verim ve kaliteyi artırmaya yönelik çalışmalara önem verilmesi talebinde bulundu.

MHP Bursa Milletvekili Mustafa Hidayet Vahapoğlu, Türkiye'nin istisnai jeopolitik konuma ve bu konumdan kaynaklanan eşsiz imkanlara sahip olduğuna dikkati çekti. Vahapoğlu, bu durumun geniş imkanlar sunarken, oluşturduğu riskler nedeniyle diğer ülkelerin de Türkiye'yi öncelikli hedef ülke olarak görmelerine sebep olduğunu kaydetti.

Türk Silahlı Kuvvetlerini en fazla meşgul eden konunun başında, terörle mücadele kapsamında üstlendiği görevler ile düzensiz göçün geldiğini vurgulayan Vahapoğlu, meşru müdafaa hakkı kapsamında yapılan sınır ötesi müdahalelerin, Türkiye'nin öz savunmasının gereği olduğunu anlattı.

Vahapoğlu, buna karşılık, yaşanan temel sorunun Marksist, Leninist bir terör örgütü olan ancak vahşi kapitalizmin uşaklığını yapan PKK ve YPG, PJAK gibi türevlerinin arkasında, Türkiye'nin NATO'da ittifak halindeki, müttefik sandığı ülkelerin çıkması olduğunu belirtti.

MHP'li Vahapoğlu, "Türkiye, bugüne kadar olduğu şekliyle ne ABD ne AB ne Rusya ne Çin'in jeopolitiğine boyun eğmeyecektir. Türkiye, bugüne kadar yaptığı üzere kendi jeopolitiğini merkeze alarak karar geliştirecek ve pozisyon, tavır alacaktır." diye konuştu.

HDP milletvekilleri, Meclis Genel Kurulunda görüşülen, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığının 2023 yılı bütçeleri üzerine söz aldı.

HDP Bitlis Milletvekili Mahmut Celadet Gaydalı, Cumhurbaşkanlığına yakın olan şirketlerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından daha fazla ihale aldığını savundu.

En çok tartışılması gereken konulardan birinin kamu-özel işbirliği modeli olduğunu söyleyen Gaydalı, "Bu model, bir yatırım modeli değil, bir soygun modelidir. 20 yıllık iktidarınız döneminde adrese teslim ihale verebilmek adına Kamu İhale Kanunu'nu 200'e yakın değiştirdiniz. Keşke bu konudaki enerjinizi teknik şartnameleri geliştirmeye, denetim ve kontrol mekanizmalarını güçlendirmeye, kalite ve kontrol mekanizması kurmaya ve korumaya, iş güvenliğini ve işçi sağlığını önemsemeye harcasaydınız." ifadelerini kullandı.

HDP Muş Milletvekili Şevin Coşkun ise AK Parti'nin 20 yıllık iktidarında adaletten, hukuktan, şeffaflıktan, kamu yararından yoksun birçok icraata tanıklık edildiğini ileri sürdü.

2023 bütçesinde engellilere, emekçiye, kadınlara, gençlere, öğrencilere, çocuklara ve çiftçilere yer verilmediğini savunan Coşkun, "Bu bütçe saray, savaş, yandaş ve seçim odaklı hazırlanan bir bütçedir." dedi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) iktidarın talepleri doğrultusunda toplumun internete erişimini engellediğini iddia eden Coşkun, "Bunun en açık örneği ise 13 Kasım'da 6 kişinin yaşamını yitirdiği, 81 kişinin yaralandığı İstiklal Caddesi'ndeki katliamdan sonra BTK'nin aldığı karardır. Bant daraltma kararıyla bilgi akışını ve habercilik faaliyetlerini engellemiştir." görüşünü dile getirdi.

HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, tarım politikasını eleştirerek, iktidarın tarımı, tarımsal süreçleri herhangi bir kapitalist sektör, parasal bir değer olarak gördüğünü ileri sürdü.

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci'nin de tarımla ilgili konulara bir iktisatçı gibi yaklaştığını öne süren Turan, "Türkiye gibi bir ülkede tarımdan bahsediyorsak bunu anlamlandırmaya ve alternatif tarım politikaları oluşturmaya çalışıyorsak bir Tarım Bakanının iktisatçı olmaması gerekir, iktisat bilgisine sahip olması ayrı bir şeydir ama bir iktisatçı olmaması gerekir. İktisatçı bütün hayata paranın gözünden bakar, kapitalist değerlerin gözünden bakar, kar gözünden bakar ama toplumsal fayda gözünden bakmaz. Gelin toplumsal fayda gözünden bakalım." değerlendirmesini yaptı.

HDP Van Milletvekili Murat Sarısaç, AK Parti iktidarı döneminde yapılan bütün bütçelere, özellikle de 7 yıldır her bütçeye savaş bütçesi dediklerini söyledi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Nurettin Canikli'nin bütçe üzerine konuşmasında, "3 ülkede asker bulunduruyoruz, milyonlarca dolar harcıyoruz, F-16'lardan atılan bombalara 1 milyon 200 bin dolar gidiyor." ifadelerini kullandığını aktaran Sarısaç, şunları kaydetti:

"AKP'nin yaptığı bütçede kadınlar yok, gençler yok, işçiler, emekçiler yok ve dolayısıyla, Kürt sorununda çözüm yok, patrona rant var, yine savaşa büyük yatırımlar var. Şimdi, buradan Sayın Milli Savunma Bakanına sorayım; bahsettiği 3 ülke İsrail, ABD, Rusya mı, yoksa Orta Doğu'da 45 milyon nüfusu olan Kürtlerin bulunduğu yerlerde Kürtler bir hak talep etmesin diye, Kürtler bir statü sahibi olmasın diye mi bu ülkenin işçilerinin, emekçilerinin bütçesi bu kadar silaha ayrılıyor? Biz biliyoruz ki; AKP bu bütçeyi toplum için yapmıyor, bu bütçeyi kendi iktidarını sağlama almak için, kendi bekası için, ancak savaş politikalarıyla kendisini ayakta tutabildiği için yapıyor."

HDP Adana Milletvekili Tulay Hatımoğulları Oruç, iktidarın ülkenin güvenliğini, huzurunu, ekonomisini kendi çıkarları için kullandığını savundu.

AK Parti'li Canikli'nin bütçe konuşmasında "Güvenlik için çok para harcanıyor." ifadesini kullandığını anlatan Oruç, şu ifadeleri kullandı:

"AKP iktidarı ve ortakları bölgede barış ve diyalog üzerinden değil savaş ve çatışma üzerinden siyaset kurduğu için şimdi biz silaha, tanka, topa, tüfeğe o kadar para ayırmak zorunda kalıyoruz, kalıyorsunuz. Halkın boğazından kısıp savunmaya ayırdığınız bütçe arttıkça ülke daha da güvensiz bir hale gelmiş durumdadır. İktidarın ne yazık ki bu dönemdeki planı savaş ve seçim siyasetini içselleştirmek. Bütçeye baktığımızda bu bütçe tam anlamıyla bunun göstergesidir. Türkiye'nin, bölge halklarının yararına olmayan bu çatışmalara bizler 'hayır' diyoruz."

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu da söz alarak, HDP'li milletvekillerinin konuşmalarında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Canikli'nin konuşmalarını çarpıttığını söyledi.

CHP milletvekilleri, Meclis Genel Kurulunda görüşülen, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığının 2023 yılı bütçeleri üzerinde konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, elindeki belgeyi göstererek, tank paleti fabrikasının milletin alın teriyle kurulduğunu ancak bu fabrikanın daha sonra 25 yıllığına bedelsiz olarak bir firmaya verildiğini ileri sürdü.

CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, Sayıştay raporlarına göre, AK Parti'nin iktidara gelmesinden sonra Kamu İhale Kanunu'nun 191 kez değiştirdiğini belirterek "Neden değiştirdi? Yandaş müteahhitlere yol açmak için değiştirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında Kamu İhale Kanunu'nun şartları oluşmadığı halde yüzlerce ihale verdiler." diye konuştu.

CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım, Uşak Havalimanı'nın 3 yıldır kapalı olduğunu belirtti. Uşak Havalimanı'nın Zafer Havalimanı'ndan dolayı kapalı olduğunu savunan Yalım, "Zafer Havalimanı'na 1 milyon 300 bin yolcu garantisi verildi ama kimse uçmuyor. Bu yıl 100 bine yakın bir geçiş var ama verilen garanti 13 katı, yine tutmadı. Değeri 50 milyon avro olan bu havaalanını kapatın, Uşak Havalimanı'nı açın, bir an önce Uşaklıları rahata kavuşturun." ifadelerini kullandı.

CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, bir peynir paketi göstererek gıda ürünlerinin fiyatına değindi. İktidarın tarımı ve hayvancılığı öldürdüğünü iddia eden Barut, "Vatandaş kuru ekmeğe muhtaç oldu, bayat ekmek tüketir hale geldi. Peynirin fiyatı etin fiyatını geçti. Fakirin, fukaranın ekmekle peynirle karnını doyurması bile elinden alındı." değerlendirmesini yaptı.

AK Parti iktidarında tarım alanında 137 milyar liralık ithalat, 95 milyar liralık ihracat yapıldığını kaydeden Barut, 42 milyar eksi bakiye verildiğini söyledi.

CHP Antalya Milletvekili Aydın Özer de hükümetin tarım politikasına değinerek 20 yılda 3 milyon 113 bin hektar tarım alanının üretimden, 750 bine yakın çiftçinin ise kayıt sisteminden çıktığını öne sürdü.

90 bin çiftçinin BAĞ-KUR'unu ödeyecek geliri olmadığını belgeleyerek sigortasını bıraktığını dile getiren Özer, çiftçi başına düşen borç miktarının 134 kat artarak 950 liradan 127 bin lira seviyesine ulaştığını belirtti. Özer, "TÜİK'e göre tarımın ülke ekonomisine katkısının payı yüzde 10'lardan yüzde 5'lere düştü. Yani özetle tarım sektörümüz giderek büyüyeceğine bitecek kadar küçüldü." dedi

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, gıda fiyatlarının son bir yılda bütün dünyada yüzde 13 oranında, Türkiye'de yüzde 103 civarında arttığını ileri sürdü.

"Bir zamanlar kendi kendine yeterli olan ülkeyi nasıl ithalatçı haline getirdiniz?" sorusunu soran Gaytancıoğlu, "Siz üç harfli marketlerle uğraşırken nasıl oldu da gıda fiyatları 3 haneli rakamlara çıktı? Nasıl oldu da Cumhuriyet tarihinde peynir fiyatı et fiyatını geçti? Nasıl oldu da Cumhuriyet tarihinde sizin döneminizde ilk defa yem fiyatı süt fiyatını geçti? Maalesef, birkaç ay sonra et bulamayacağız, et fiyatları altınla yarışacak çünkü süt hayvanı kalmadı. Sizin politikalarınız yüzünden köylerde hayvan bulamıyoruz, 2 milyona yakın süt ineği kesildi." sözlerini sarf etti.

CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, elindeki domatesi göstererek Türkiye'nin AK Parti iktidarında tarımsal üretimde kendine yeten bir ülke olmaktan çıktığını ve ithalatçı bir ülke haline geldiğini savundu.

AK Parti'nin 20 yıllık iktidarının sonunda vatandaşların et, süt, yumurta, peynir alamadığını iddia eden Gökçel, "Marketlere saldıracağınıza çiftçiyi destekleyin, maliyetleri düşürün de vatandaşımız sebzesini, meyvesini, yumurtasını evine alabilsin." diye konuştu.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığının bütçesinin tarımın sorunlarını çözme değil günü kurtarma bütçesi olduğunu iddia etti. İktidarın tarım politikasının ithalatçı ve rantçı olduğunu, üreticiyi ve tüketiciyi düşünmediğini, ülke tarımının dibine kibrit suyu döktüğünü, çiftçiye, üreticiye, besiciye, süt inekçiliği yapanlara sahip çıkmayan bir anlayışta olduğunu savunan Gürer, "Ekim ayında çiftçinin bankalara borcu 279 milyara dayanmıştır. Çiftçi sattığı ürünün parasıyla ailesine bir şeyler almak için esnafa değil, borcunu kapatmak için bankalara, tefecilere koşmaktadır. Tarım arazileri daralmakta, çiftçi sayısı azalmaktadır." ifadelerini kullandı.

Elindeki kemiği gösteren Gürer, şunları kaydetti:

"Geçmişte ücretsiz olan hayvan kemikleri dahi sayenizde marketlerde satılır oldu. Süt ineklerinden sonra damızlık hayvanlar ve düveler dahi kesime gidiyor, hatta tosundan çok düve kesilir oldu. Bu hayvancılığı tüketecek bir süreçtir. Et fiyatının patlaması da yakındır. Hayvan varlığını tüketiyorsunuz. Et ve süt alamayan, peynirin yanına varamayan, et kokusunu suda kaynattığı kemikle gidermeye çalışan yurttaşlarımız böyle bir dönemi hiç yaşamadı, iktidarınızda bunu da yaşattınız."

AK Parti milletvekilleri, Meclis Genel Kurulunda görüşülen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığının 2023 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı.

AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan, yapılan otoyollar, köprülerle insanların seyahati kolaylaşırken yük hareketinin de kolaylaştığını anlattı.

Yolların, köprülerin sanayinin gelişmesi, istihdamın oluşması gibi etkileri olduğunu dile getiren Arslan, İstanbul'a yaptıkları kadar Kars'a, Hakkari'ye de bu şekilde yatırımlar yapıldığını ifade etti.

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, bilgiye hızlı erişim gerekliliği ve insanların oturdukları yerden alışveriş yapma arzusunun teknolojiyi her eve ve her cebe mecbur kıldığını söyledi.

Kovid-19 pandemisinin bütün dünyada sosyal ve ekonomik zararlara sebep olmasına rağmen dijitalleşme sayesinde hayatın tamamen durmasının engellendiğini anımsatan Eronat, "Kovid-19 salgını dijitalleşmeye önemli katkılarda bulunmuştur. Mesela Uluslararası Telekomünikasyon Birliğinin tahminlerine göre salgın sırasında dünyada 900 milyon insan daha internet kullanmaya başlamıştır." diye konuştu.

Eronat, internet kullanıcısı sayısının her yıl arttığını vurgulayarak, "Ülke nüfusumuz 90 milyona yaklaşıyor ama şu anda mobil cihaz kullanan abone sayısı 88,5 milyon. Peki, 4.5G hizmetinden faydalanan abone sayısı kaç? 4.5G hizmetinden faydalanan abone sayısı 82,4 milyon." dedi.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman, 2023 bütçesinin 20 yılda ortaya konan performans, proje, yatırım göstergeleriyle Türkiye Yüzyılı'nın başlangıç bütçesi olmasıyla ayrı bir önem arz ettiğini belirtti.

Ülkenin neresine bakılırsa bakılsın vatandaşları cezbedecek bir anıt eserle karşılaşılacağını dile getiren Yaman, "Milletimizin gönlünde kalmayı başaran, ülkeyi bugünlere taşıyan AK Parti yine milletimizin sağduyu ve ferasetiyle yoluna devam edecektir; medeniyetimizin önümüze koyduğu güzellikleri yarınlara taşıma adına mücadelesine devam edecektir. Hizmet ve eser siyasetinin sembolü olmak, ısmarlamayla, lafla geçiştirilecek bir durum olmayıp aşkla, şevkle, heves ve ideallerle elde edilecek bir sonuçtur. İşte bu başarı, AK Parti ile ortaya konulan bu bakışın, yaklaşımın ve duruşun adıdır ve bu devam edecektir." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Tekirdağ Milletvekili Çiğdem Koncagül, sivil havacılıkta serbestleşmenin hayata geçirilmesiyle son 20 yılda Türk sivil havacılığı adına başarı öyküsü yazıldığını söyledi.

Başarıyla uygulanan politikalar neticesinde hava yolunun imtiyaz olmaktan çıktığını ve halkın yolu olduğunu vurgulayan Koncagül, "Sivil havacılık gökyüzüne yükselen demir kanatların sivil tarihidir. Bu tarih 'Mademki bir millet tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememeliyiz' diyen Nuri Demirağ ve Vecihi Hürkuş'u bugün kahramanlıklarıyla hatırlamaktadır. Tarih 'yerli' kelimesinin gölgesinden korkan zihniyeti, üretimin önüne set çekenleri hiçbir zaman unutmadı, millete hizmet edenleri de unutmayacak inşallah." diye konuştu.

AK Parti Aydın Milletvekili Bekir Kuvvet Erim, Anadolu'nun zengin ve bereketli topraklarıyla değerli bir hazine olduğunu ifade ederek, "Bereketli topraklarımızın ve emektar çiftçilerimizin kıymetini biliyor, tarım ve orman politikalarımızla 20 yıldır ilkleri gerçekleştiriyoruz. Vatanımız için, toprağımız için, evlatlarımız ve gelecek nesiller için buna ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum." dedi.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri, 2002 yılında 1,8 milyar lira olan tarımsal destek miktarını 22 kat artırarak 39,7 milyara çıkardıklarını kaydetti.

İktidarlarındaki 20 yılda 500 milyar lira destek ödemesi yaptıklarını anlatan Cevheri, tarıma dayalı ihtisas OSB sayısını son 3 yılda 27'den 57'ye çıkardıklarını söyledi.

İktidarları döneminde tarım sektöründe bitkisel üretim alanında da önemli artışlar sağlandığını dile getiren Cevheri, "2002 yılında 98 milyon ton olan bitkisel üretim miktarı 2020 yılında 126 milyon ton olurken, 2022 yılında 127,6 milyon ton olarak öngörülmektedir. Türkiye'deki hayvan varlığında da önemli artışlar sağlanmıştır. 2002 yılında 9,9 milyon olan büyükbaş hayvan sayısı, yüzde 81 artışla 17,9 milyona; 31,9 milyon olan küçükbaş hayvan sayısı, yüzde 83 artışla 58,5 milyona ulaştı. Ülkemiz büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığında Avrupa'da 1'inci sırada yer almaktadır." sözlerini sarf etti.

AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, 2015'ten bugüne kadar toplam 36 bin teröristin imha edildiğini aktararak, "Türk askeri olmak zordur ama Türk'ün karşısında olmak daha da zordur." ifadesini kullandı.

Dünyanın savaşa en hazır ordusunun Türk ordusu olduğunu, Türkiye'ye diz çöktürülemeyeceğini belirten Çelebi, şöyle devam etti:

"Mehmetçiğe söz verelim. Tarafımız hain PKK/YPG ile kararlı mücadele etmek, Mehmetçiğimize kurşun sıkan hainlere 'bir gece ansızın gelebiliriz' demek, vatansızlara 'hesap vakti nereye kaçıyorsunuz' demek, teröristlere 'ölünüzü dirinizi, her gün birinizi, bir gün hepinizi' demek. Tarafımız S-400'e karşı olanların, 'mavi vatan yayılmacılık', 'ne işimiz var Libya'da', 'Azerbaycan'a maalesef yardım ettik' diyenlerin karşısında olmak. Tarafımız 'savunma bütçesi kısılsın' diyerek PKK'ya kalkan olanlarla mücadele etmek. Tarafımız 'tezkereye evet, terör devletine hayır' iradesini göstermek. Tarafımız 'Diyarbakır Kürdistan'ın parçası' diyenlerle, sözde Ermeni soykırımı iftiracılarıyla, Atatürk'e 'Dersim katliamcısı' diyenlerle, teröristle Mehmetçiği bir tutanlarla mücadele etmek. Tarafımız ordu düşmanı kimyasal silah iftiracısı, PKK, Öcalan sever ve Ergenekon müdahili Şebnem Korur Fincancı'ları ve türevlerini baş tacı edenlerden uzak olmak. Tarafımız kendi ülkesine 'narko devlet' muamelesi yapan anlayıştan uzak olmak. Tarafımız şehit ve gazileri incitmemek. Tarafımız Atatürk'ün anti emperyalist çizgisinde teröristlere 40 bin tır silahı gönderen Amerika'dan demokrasi dilenmemek. Tarafımız vatan içinde vatan arayanların, il başkanlıklarını dahi PKK'nın askerlik şubesi gibi görenlerin bakanlık alacağı denklemlerden uzak olmak. Tarafımız, bebek katili 'Öcalan'ın heykelini dikeceğiz' diyen Demirtaş'a şeref madalyası takanlardan uzak olmak. Tarafımız, 5 bin yıllık Türk devlet aklının yansıması olan 'Türkiye Yüzyılı'nın parçası olmak."

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Çelebi'nin eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında ağır ithamda bulunduğunu söyledi.

Demirtaş hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığını kaydeden Oluç, Çelebi'ye sözünü aynen iade ettiğini belirtti.

AK Parti'li Çelebi ise "Bizim, Atatürk'e 'katliamcı', Türk milletine 'soykırımcı' diyenlerle işimiz yok. Bizim 'Atatürk'ün askeri değil, generali olsanız ne yazar, it sürüleri' diyenlerle işimiz yok. Bizim bebek katiline 'sayın' diyenlerle işimiz yok. Bizim 'Başkan Apo'nun heykelini dikeceğiz' diyenlerle işimiz yok, sözde soykırımcılarla işimiz yok, vatan içinde vatan arayanlarla işimiz yok." karşılığını verdi.

İYİ Parti milletvekilleri, Meclis Genel Kurulunda görüşülen, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığının 2023 yılı bütçeleri üzerinde konuştu.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Koray Aydın, yap-işlet-devret modeliyle yaptırılan projelerin Türkiye'nin ve milletin geleceğini ipotek altına aldığını savundu.

Yap-işlet-devret modeli projelerle ilgili önemli bilgilerin verilmediğini belirten Aydın, "Soru önergelerimize de dalga geçer gibi cevaplar veriyorlar. Hesaplamalar derseniz tabiri caizse arapsaçı gibi birbirine karışmış durumda." ifadelerini kullandı.

İktidarın milleti aldattığını öne süren Aydın, "Devletin kasası iktidar sahipleri tarafından hortumla yandaşa bağlanmış, beytülmal da yağmalanmıştır. İktidarın öve öve bitiremediği yap-işlet-devret projeleri sürekli kasanın kazandığı bir kumarhane düzenine dönüşmüştür. Bu düzende kazanan devletin kasası değil, yandaşın kasasıdır. Bu yağmanın, bu talanın, bu vurgunun ve bu soygunun hesabı bir gün gelecek elbet sorulacaktır." diye konuştu.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, Karayolları Genel Müdürlüğünün son yıllardaki bütçe ödeneğinin başlangıç ödeneğine göre büyük sapmalar gösterdiğini, ödenek aktarmalarının yüzde 70'lere çıktığını öne sürdü.

Artan ödeneklerin yandaşlara aktarıldığı iddialarının cevapsız kaldığını dile getiren Nuhoğlu, "Uzun yıllardır inşaatı devam eden, ne zaman bitirileceği belli olmayan kara yollarına yeterli miktarda ödenek ayrılmadığı görülmektedir. Son yıllarda sıkça görüldüğü gibi bazı yollar açıldıktan kısa süre sonra çökmektedir, çöken bu yolların yeniden yapılma bedellerinin nasıl karşılandığı bilinmemektedir. Denetim yollarının işletilmediği, Sayıştay bulgularına önem verilmediği için kamuoyunda, yolsuzluk iddialarının üzerine gidilmediğine inanılmaktadır." sözlerini sarf etti.

Bilgi teknolojilerinde ciddi bir ilerleme kaydedilemediğini savunan Nuhoğlu, Türkiye'nin teknoloji üreten ülkeler arasına girmekten uzakta, teknoloji kullanan ülkeler arasında bile gerilerde olduğunu ileri sürdü.

Yabancılara konut satışının son yıllarda hızla arttığına ve yıllık 60 bine ulaştığına işaret eden Nuhoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı parayla bu kadar kolay ve ucuza satılmamalıdır. Gayrimenkul alarak vatandaş olmak isteyen yabancıların alacağı taşınmazın bedeli daha önce olduğu gibi 1 milyon dolara çıkarılmalıdır. Onunla birlikte diğer bazı şartlar konulmalı ve titizlikle, gelişmiş ülkelerdeki gibi uygulanmalıdır." diye konuştu.

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, AK Parti iktidarında çiftçiye ve besiciye hak ettiği değerin verilmediğini savundu.

Çiftçi ve üreticinin her geçen yıl toprağa küstürüldüğünü söyleyen Yokuş, şöyle devam etti:

"AK Parti iktidara gelmeden önce tarımın gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payı yüzde 10'larda iken bugün yüzde 5,5'lara kadar gerilemiştir. 2002 yılında çiftçilerimizin toplam borcu 2,6 milyar lira iken bugün 260 milyar liranın üzerine çıkmıştır. Çiftçilerimizin borçları 20 yıllık AK Parti iktidarında tam 100 kat artmıştır. Aynı dönemde çiftçilerimizin gelirleri ise sadece yüzde 11 civarında artış göstermiştir."

Her beş çiftçiden birinin tarımsal gelirinden memnun olduğunu kaydeden Yokuş, "Bu sonuç, iktidarın çiftçiyi, üreticiyi ihmal edişinin bir göstergesidir. Çiftçilerimize ve besicilerimize kanunda öngörülen destekler verilseydi yirmi yıllık iktidarlarında çiftçilerimizin borçları 100 kat artmayacaktı, gıda üretimimiz bugünkü üretimin yüzde 50 fazlasına ulaşacaktı, çiftçimiz tarlasına küsmeyecekti, vatandaşlarımız gıda maddelerinde bir yıl içinde yüzde 2000'lere varan artışlarla perişan olmayacaktı." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin su stresi yaşadığına dikkati çeken Yokuş, şöyle konuştu:

"Bunun için hiçbir tedbir alınmıyor. Bakanlığın sulama amacıyla kullanabileceği kaynaklar verimli bir şekilde kullanılmıyor. Bakanlığın sulama amaçlı yürüttüğü projeler çok ağır işliyor. 21'inci yüzyılda hala açık kanallı sulama projeleri yapılıyor. Yine bazı bölgelerde projeler bir türlü sonuçlanmıyor ve hayata geçirilemiyor. 2011'de Türkiye Su Enstitüsü kuruldu. Kuraklık sorunu bu kadar ciddi biçimde yoğunlaşırken bu konuda çözüm üretmesi gereken Devlet Su İşleri nerededir Sayın Bakan, ne işe yarar? Milli güvenlik meselesi olan gıda güvenliğinin sağlanması açısından sulamanın önemi ne yazık ki AK Parti hükümeti tarafından yeterince anlaşılamamış, geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklıktan da ders alınmamıştır."

İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, 1999'da yaklaşık 21 milyon hektar olan genel orman alanının, 20 yılda 2 milyon hektar artırılabildiğini söyledi.

Avrupa Birliği ülkelerinin yüzde 43'ünün ormanlarla kaplı olduğunu, Türkiye'de ise bu oranın yüzde 29'da kaldığını anlatan Sezgin, "AK Parti iktidarı ormanı ihmal etmiştir, orman yangınlarıyla mücadeledeki şaşırtıcı başarısızlığı da bunun bir parçasıdır." diye konuştu.

Orman köylüsünün kurduğu orman kooperatiflerine verilen desteklerin azaldığını öne süren Sezgin, "Orman kesimleri dikili olarak orman müteahhitlerine verilmektedir. Orman köylüsü, kendi köyünün çevresindeki ormanlardan fayda elde edememekte, sadece orman yangını çıktığında yangını söndürmek için göreve çağrılmaktadır. Orman köyleri sınırları içindeki ormanların kesimi ve ağaçlandırılması mutlaka ilgili orman köy kooperatifi kanalıyla yapılmalı, orman köylümüze destek sağlanmalıdır." ifadelerini kullandı.