2013-01-11 - 11:45
MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI AYHAN'IN BASIN TOPLANTISI?
MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, hükümetin, PKK'nın taleplerini karşılamakla meşgul olduğunu iddia ederek, "Açlık grevi ile İmralı ve PKK, AKP'yi tehdit ederek dize getirmiştir." diye savundu.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, hükümetin, PKK'nın taleplerini karşılamakla meşgul olduğunu iddia ederek, "Açlık grevi ile İmralı ve PKK, AKP'yi tehdit ederek dize getirmiştir." diye savundu.

Cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerinin sona erdirileceğini hükümet önceden beyan ettiğini söyleyen Ayhan, " Ancak, biz görüşmüyoruz diyerek taleplerin dolaylı olarak kendisine ulaşmasını kabul etmiştir." diye konuştu.

Terör örgütü ile ülkenin geleceğini konuşmanın ihanet olduğunu ifade eden Ayhan, İhanetin de hiçbir zaman niteliklisi olamaz. Daha önce şeref kelimesinin bile hangi hale sokulduğu düşünülürse, şeref kelimesinin hiç değerinin kalmadığı yerde ihanetin başlayacağı da açıktır." şeklinde konuştu.

Ayhan, sözlerine şöyle devam etti:

"Diğer taraftan, AKP'yi rahatlatmak amacıyla teşvik, yönlendirme ifade ve gayretleri ile PKK'nın taleplerinin devleti zorlamayacak talepler olduğu söylenmektedir. Topluma bu algı yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Devleti zorlamayacak taleplerin AKP tarafından zaten kabul edilebileceği anlamı ortaya çıkmaktadır.

PKK'nın taleplerinin devleti zorlamayacak talepler olduğu söyleniyor. AKP'nin bundan haberi var mıdır? Devlet ile 30 sene çarpışan PKK'nın hangi talepleri hükümeti rahatsız etmeyecektir.

Aslında AKP bu konuda muhalefetten destek ve uzlaşma isterken CHP'nin açtığı krediye gösterdiği tepki, panik havasını yeterince ortaya koymaktadır.

Aslında bu olaydan sevinç duymakla birlikte AKP, muhatapları ve taraflarının çoğalmasının, sürece zarar vereceğini düşündüğünden değil, konunun muhatabı, İmralı ve PKK ile yalnız hareket etmek istemesindendir. Görüşmelerin sabote edileceğinden bahsediliyor. AKP'de de bu konularda görüş birliği olmadığına göre AKP içinden sabote edenlerin olup olmayacağını AKP açıklamalıdır.

AKP; PKK, Kandil, BDP ve İmralı'dan ve kendi içinden yükselen seslere ne demektedir. PKK'lıların dönüş gerekçesi olmalı seslerine ne diyecektir. Öcalan'ın tecridi ve anadilde eğitim için açlık grevi ile cezaevindeki PKK AKP'yi esir almış istediğine muvaffak olmuştur.

AKP dokunulmazlıkların kalkmasından vazgeçmiştir. Dokunulmazlıkların kaldırılması olayı sulandırmaktadır. AKP bir taraftan müzakere, bir taraftan idam konusunu dillendirmekte samimiyet testinden geçememektedir."

PKK'lıların Türkiye'den başka ülkelere gitmesine müsaade etmenin mağlubiyeti kabul etmek olduğunu savunan Ayhan sözlerini şöyle sürdürdü:

"AKP TOKİ'nin yaptığını devlet değil ben yaptım diyor MİT'in yaptığına devlet yaptı diyor. TOKİ'nin yaptığını devlet yapmış olmuyor mu? Siyasallaşmış yargı bile Başbakanın dilinin sürçtüğünü, ne demek istediğine açıklık getirme ihtiyacını hissetmektedir.

Bu hükümet dokunulmazlıklarının kalkmasından vazgeçmiştir. Kendi topladığı grubundan korkmuştur. Bir taraftan da müzakereyi zorlayacağı düşüncesi AKP'nin içine düştüğü durumu göstermektedir."

M. Fatih Kılıç