2016-02-24 - 15:55
TBMM Genel Kurulu toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye ile ABD Arasında Genişletilmiş Bilgi Değişimi Yoluyla Uluslararası Vergi Uyumunun Artırılması Anlaşması ve Eki Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı görüşüldü. Tasarının kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulu toplandı.
AK PARTİ Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu Kadirli'nin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü vesilesiyle yaptığı gündem dışı konuşmada, ilçenin, İstiklal Savaşı sırasında, Çukurova'da düşmana karşı verilen kurtuluş mücadelesine öncülük ettiğini, 7 Mart tarihinin Kadirli'nin gururu olduğunu anımsattı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Cerattepe'deki maden çalışmasına ilişkin, vatandaşların kendi yaşam alanları konusunda söz söyleme hakkı bulunduğunu kaydederek, Cerattepe'lilerin görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini bildirdi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise parlamentonun, talimatla çalışan bir kurum haline getirildiğini savundu. Baluken, siyasi iktidarın, politikalarının hesabını vermesi gerektiğini belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Meclis'in iradesi üzerine ipotek koyan bir tavır sergilediğini ileri sürdü.
AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz ise egemenliğin, kayıtsız şartsız milletin olduğunu belirterek, Ankara'daki terör saldırısı sonrasında, Meclisin çalışması kararının birlikte verildiğini anımsattı.
İnceöz, teröre karşı mücadelenin verildiği bir dönemde ayrı bir söylem kullanılmaması gerektiğini kaydetti.
"Biz talimatı sadece ve sadece milletten alırız" ifadesini kullanan İnceöz, teröre karşı yekvücut bir tavır sergilenmesi gerektiğini anlattı.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, AK PARTİ hükümetleri boyunca bazı şirketlere kamu eliyle rant sağlanarak, ortaya çıktığı öne sürülen ekolojik tahribatların araştırılmasını içeren grup önerisi kabul edilmedi.
HDP, TBMM Danışma Kurulunun toplanamaması üzerine grup önerisini Genel Kurula taşıdı.
Öneri üzerine konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Artvin'de çok önemli bir halk direnişi yaşandığını belirterek, "Cerattepe'de bir şirkete verilen maden ruhsatıyla 50 binden fazla ağaç kesilecek, çevre tahrip edilecek. Halk buna direniyor. İktidar, halka rağmen bunu yapıyor? Gezi olayında da böyle oldu. Halka rağmen alınan kararları uygulama kimseye hayır getirmez. Benzerleri daha önce yaşandı" diye konuştu.
Halkın tepkisine rağmen belli kesimlerin kayrıldığını ileri süren Tan, "Bir firma var, hangi taşı kaldırıyorsunuz, altından çıkıyor. Mehmet Cengiz bir gece VIP salonunda 'Benden ne istiyorsun' diye diklendi? Alınan işleri üst üste koyuyorsunuz, sadece bir konsorsiyumdaki iş 22 milyar avro. Aynı firmanın 422 milyon, yani eski parayla 422 trilyon vergi borcu sıfırlanıyor. Sıfırlandığı tarih itibarıyla 300 milyon dolara tekabül ediyor, bugünkü kurla 900 milyon. Niye kestin bu cezayı adama? Yazık, günah. Peki, haklı bir ceza kestin, bu nasıl sıfıra indi?" diye sordu.
AK PARTİ İstanbul Milletvekili Harun Karaca, öneri aleyhinde konuşmasında, "Türkiye'de şöyle bir gariplik var: Biz hidroelektrik santraller yapmaya kalktığımız zaman 'çevre kirliliği olur' diyorlar ve saldırıyorlar. Nükleer enerji santralleri yapmaya kalktığımız zaman, efendim 'patlar' diyorlar, saldırıyorlar. Rüzgar enerjisi yapmaya kalktığımız zaman da 'kuşlar ölür' diyorlar. Amaç Türkiye kalkınmasın, gelişmesin. Kusura bakmayın siz isteseniz de istemesiniz de madenimizi de çıkartacağız, enerjimizi de üreteceğiz, ülkeyi kalkındıracağız" dedi.
Karaca, HDP'nin "hendeğe destek partisi" olduğunu belirterek, "Herkes aklını başına alsın. ABD'de 11 Eylül saldırısı olduğunda kol kola girdiler, tek yumruk oldular. Paris saldırısına karşı omuz omuza verdiler. Ankara saldırısından dolayı bir parti terörü lanetleyemiyor. PKK'yı lanetlemeyi, terör örgütü ilan etmenizi istiyorum. Vatana ihanetin nedeni olmaz ama vatana ihanetin er geç bedeli olacaktır. Bu bedeli millet sizlere ödetecektir" diye konuştu.
AK PARTİ'nin bölgeye hizmet götürdüğünü ifade eden Karaca, "Siz gencecik çocukların eline silah verdiniz, zorla dağa kaldırdınız. Yazıktır, günahtır. PKK terör örgütünün elindeki silahlar bitince, o milletin huzurunda gezemeyeceğiniz için korkuyorsunuz. Zavallısınız zavallı... Vatana ihanet edenleri asla affetmeyeceğiz" sözlerini sarfetti.
HDP'li milletvekilleri Karaca'ya, "önergeyle ilgili konuş" diye laf attı.
Birleşimi yöneten Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, Karaca'nın konuşma süresi konusunda, "Başkana emrivaki yapmayacağım" sözleri üzerine, "Kimsenin emriyle, kimsenin süresini uzatmıyorum. Bana haksızlık yapıyorsunuz. Bütün milletvekillerine eşit süreler vermeye gayret ediyorum. Kimsenin kuşkusu olmasın. Kimseden emir almadım, almayacağım, bu böyle bilinsin" dedi.
Sataşma gerekçesiyle söz alan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Karaca'nın, önergede yer alan Mehmet Cengiz ve şirketlere sağlanan rantlar ile halkın tepkisine rağmen yaşanan ekolojik talanla ilgili iki cümle sarfetmediğini belirterek, " 900 trilyonluk borcun sıfırlanmasına tek cümle yok. Vatan millet sakarya üzerinden hırsızlıkları meşrulaştırmaya çalışıyorsunuz. 30 yıllık sürede sizin kadar gençleri dağa gönderen parti olmadı. Sadece bir ayda Silopi'den 500, bölgeden 4 bin 500 genci, akrabaları kalkındırma partisi dağa gönderdi" diye konuştu.
Karaca da sataşma gerekçesiyle söz alarak, "Dağa çıkan PKK'lıların çetelesini siz tutuyorsunuz herhalde. Beyninizi, iradenizi kimseye kiraya vermeyin. Demokrasinin her türlü nimetinden istifade ederek buraya gelip de teröristlere destek vermeye kimsenin hakkı yok. Demokrasinin kalibresinden bahsedenler, demokrasiyi istismar edemez. Demokrasiden bahsedemeyecek tek grup sizsiniz" görüşünü savundu.
Bu sırada CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ile AK PARTİ'li Karaca arasında "Akbil" tartışması yaşandı.
Karaca, CHP İstanbul Milletvekili Tanal'ın "yolsuzluk yüksek teknolojiymiş" sözüne karşı, Akbil dosyasında yargılandığını belirterek, "O zaman sizin Yargıtayınız, sizin HSYK'nız bunu onayladı. Öyle haksız olarak açılmış dosyaydı. Cumhurbaşkanımızın siyasi olarak önünün kesilmesiyle ilgili dosyaydı. Herkesin hesabı var, Allah'ın da hesabı var. Onların hesabı tutmadı" dedi.
CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, öneri lehinde yaptığı konuşmada, Cerattepe'ye gittiğini belirterek, halkın canları pahasına direndiğini, 'Mdene hayır' dediklerini söyledi. Bölgede 38 hektarlık orman alanının tümünün tehdit altında olduğunu ifade eden Altıok, Hükümetin şirketin koruyuculuğunu yaptığını savundu. Altıok, "Artvin'i rahat bırakın. Ülkemizin hiçbir köşesi rant ve şirketlere teslim edilemez" görüşünü ifade etti.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, Artvin özelinde bir kişinin tartışıldığını, bu kişinin 17-25 Aralık sürecinde utandıkları bazı sözlerini duyduklarını belirterek, kentte yaşananları "içler acısı" olarak tanımladı.
Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Öte yandan, grup önerisi öncesinde Başkanvekili Buldan, AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz'ün teyzesinin, eski Meclis Başkanı Bülent Arınç'ın ağabeyinin ölümü nedeniyle kendilerine başsağlığı dileklerini iletti. Buldan'ın ardından grup başkanvekilleri de söz alarak başsağlığı dileğinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, turizm sektörü çalışanları ile ilgili önergenin görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi
Partisinin önerisi üzerinde söz alan Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, ülkedeki terör olayları ve Rusya ile ilişkilerde yaşanan sorunlar nedeniyle turizm sektörünün zor durumda kaldığını söyledi.
Turizm sektöründe 6 ay boyunca işsiz gezen 1 milyon 400 bin kişinin bulunduğunu belirten Budak, sektörde düşüş yaşanması halinde yaklaşık 500 bin kişinin işsiz kalacağını ifade etti.
Hızla dış politikayla ilgili şiddet ve öfke dilinin bırakılması gerektiğini dile getiren Budak, Turizm Eylem Planı'na ilişkin eleştirilerini sıralayarak, bunun yetersiz olduğunu savundu.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, Turizm Eylem Planı'nda öngörülen önlemlerin kısmi bir rahatlama sağlayabileceğini, bunun yerine yapısal önlemler alınması gerektiğini ileri sürdü.
Turizm Çerçeve Kanunu çıkarılmasının önemine dikkati çeken Günal, krizin fırsata çevrilmesi ve birikmiş sorunların çözülmesi gerektiğini anlattı. Plansız bir turizm yapılaşmasıyla karşı karşıya kalındığını savunan Günal, bir arz planlamasının da gerekli olduğunu dile getirdi.
HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen de güvenlik nedeniyle tatil rezervasyonlarının iptal edilmesinin nedenleri üzerinde durulması gerektiğini söyledi.
AK PARTİ Antalya Milletvekili Gökcen Özdoğan Enç, turizm sektöründeki krizin 2014 yılında "geliyorum" dediğini belirterek, Rusya'daki ekonomik krizin, ileriye dönük rezervasyon iptallerini getirdiğini kaydetti.
Turizmde çok ölçekli bir planlama yapılmasının gerekli olduğunu vurgulayan Enç, turizm konusunun siyaset üstü bir şekilde değerlendirilmesinin önemine işaret etti. Enç, bu alanda milli bir duruş sergilenmesi gerektiğini söyledi.
Konuşmaların ardından oylanan öneri kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, Kişisel Verilerin Korunması Yasa Tasarısı'nın görüşmelerine geçilmeden önce usul tartışması yaşandı.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, AB'nin, kişisel verilerle ilgili tüzüğünün yakında kesinlik kazanacağı ve yürürlüğe gireceğini belirterek, "AB ile müzakerelerin kesintiye uğramaması ve kanun çıktığı zaman itirazla karşılaşılmaması açısından tüzüğün kesinleşmesini beklememiz gerekmektedir. Bu nedenle, tasarının görüşülmesinin, tüzüğün kesinleşmesine kadar ertelenmesi gerekmektedir. Aksi halde eksik bir uygulama olacaktır, ihtiyacı karşılamayacaktır ve AB karşısında da bizi zor durumda bırakacaktır. Bu nedenle, tasarının geri çekilmesi ve müzakerelerin durdurulması gerekmektedir" dedi.
Başkanvekili Pervin Buldan, Gök'ün sözlerinin ardından birleşime ara verdi. Buldan, aradan sonra komisyon ve hükümet dışında milletvekillerinin tasarı ve tekliflerin geri verilmesine ilişkin önerge veremediklerini belirterek, taleple ilgili işlem yapmasının mümkün olmadığını söyledi. Gök'ün isteği üzerine konuyla ilgili usul tartışması açıldı.
AK PARTİ İstanbul Milletvekili Doğan Kubat, düzenlemenin kişisel verilerin korunması ve aktarılmasına yönelik hukuki güvenlik tedbirlerinin alınması için çıkarılmasında görüş birliği olduğunu belirterek, yeni AB direktifi çıkarılması önerisini temenni olarak alabileceklerini, taslak metnin bürokrat ve milletvekillerinde olduğunu ifade etti.
Tasarının birkaç maddesinde sorun olduğunu ifade eden Kubat, görüşmelere ara verilmesinin TBMM İçtüzüğü'ne de aykırı olduğunu, hükümet ya da komisyonun, tasarının tümü veya bazı maddelerinin geri çekilmesini isteyebileceğini, anayasaya aykırılık önergelerinin görüşmeler sırasında verilebileceğini, çıkıp çıkmayacağı belli olmayan genelge için çalışmalara ara verilmesinin milli iradeye de aykırı olduğunu söyledi.
Gök, Kubat'ın milli iradeyle ilgili sözlerinin kendisini üzdüğünü belirterek, "AB'ye girelim. Çıkardığımız kanun bir süre sonra kadük olacak. Tekrar mesai yapacağız. Biz uyarımızı yapıyoruz. Tasarı geri çekilmelidir. Arkamızdan kovalayan mı var? Bütçeden sonra ülkemizin menfaatlerine en uygun şekilde çıkarırız" dedi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, tasarının 1989 yılına dayanan süreci olduğunu hatırlatarak, yıllar içinde kadük kaldığını ve üçüncü kez Meclis gündemine geldiğini bildirdi. Tasarı hazırlanırken müktesebata uyum çerçevesinde AB'nin yürürlükteki tüzüğü, 2012 yılından beri üzerinde çalışılan ve 2016 yılında yürürlüğe girecek olan yeni tüzüğün incelendiğini, mümkün olduğu kadar yeni kuralların düzenlemeye yansıtıldığını anlatan Bozdağ, şöyle devam etti:
"Bizim bu tüzüğü saklamamız diye bir şey, iyi niyetle bağdaşacak bir ifade değil. Çünkü bu tüzük aleni, Avrupa'da çalışılmış, Aralık'ta açıklanmış. Aleni olan, herkesin bilgisine sunulan bir şeyi, gizleme düşüncemiz olmamıştır. Tüzük değişikliği, yüzde 90, belki daha fazla oranda tasarıya yansıtılmıştır. Bunu dikkate aldık."
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, komisyon olarak tasarıyı geri çekme yetkisini kullanmak istemediklerini ifade etti.
Genel Kurulda, daha sonra muhalefet milletvekilleri "sataşma" gerekçesiyle söz alarak birbirlerine yönelik eleştirilerde bulundu.
CHP Eskişehir Milletvekili Cemal Okan Yüksel, "Benim aklıma şu geliyor: Yeni direktif, mevcut kanunu olan ülkelerde iki sene ötelediğine göre, acaba bu kanunu alelacele geçirip, iki sene kazanıp, iki sene vatandaşı fişleyelim diye bir düşünce mi var? Eğer gerçekten bu fişlemenin panzehri ise iki günün, bir haftanın ehemmiyeti, 15,20, 30 senenin yanında olmaması gerekir" görüşünü savundu.
HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat, hastalıklı bir düzenlemenin görüşüldüğünü belirterek, tasarının geri çekilmesini istedi.
Irgat'ın "Evet, muhalefet arkada müzakerelerde anlaştı birkaç maddede ama bu yasanın tamamı değişmeye muhtaç durumdadır" sözlerine, CHP'li Gök, "sağıma bakıyorum hayal kırıklığı soluma bakıyorum hayal kırıklığı.Nerede anlaşmışız?" dedi.
CHP'yi Yüksel ise "Ben, komisyon toplantılarına da çağrılan bir akademisyenden, bu yasa kabul edildikten sonra TCK'nın 135-140'ıncı maddelerinin kaldırılacağını öğrendim. Eğer bu doğruysa bir fecaattir. Bu doğruysa gerçekten Meclisten artık hiçbir şey beklenemez" ifadesini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Gök'ün kendilerine sataştığını belirterek, "Allah yazdıysa bozsun; AKP ile aynı kelimede geçmek bile bizim için züldür. AKP'nin işlerini kolaylaştırmak için aylardır burada ne yapıldığını toplum izliyor, aylardır grup önerisi getirmiyorsunuz, yasalar hızlı çıksın diye konuşma hakkınızı ve önergelerinizi çekiyorsunuz. Seçimden sonra 37 gün sizi istikşafi görüşmelerle oyaladılar, sonra hükümet kurma yetkisi size verilmedi. Siz bir basın açıklaması, yürüyüş bile yapmadınız. MHP, için bir şey söylemiyorum, AKP'nin yedek lastiği.... Böyle muhalefet anlayışı doğru değil" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Baluken'e yanıt verirken, şu ifadeleri kullandı:
"Filan partinin vagonu, bastonu, yedek lastiği gibi sözleri şiddetle kınarım, iade ederim. O zaman HDP'nin kimin partisi olduğunu sorgularım. Burada aylardır PKK savunuculuğunu yapıyorsunuz. Hiç kimse MHP'ye istikamet vermeye kalkışmasın. MHP, Türk milletinin ari çıkarları için aşkla, şevkle gayret göstermektedir. Her ne pahasına olursa olsun ilkelerimizden asla vazgeçmeyiz. Biz başka partiler gibi kompleksli parti değiliz."
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, yapıcı muhalefetin gereğini yaptıklarını belirterek, "Keşke HDP, CHP'den örnek alsa" dedi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Partiler burada hasım siyasetler mi güdecek? Partiler ayrı ama ayrı ülkenin partisi değiliz, hepimiz aynı ülkenin siyasetleriyiz ve ortaklıklarımız olacak. Bunu yedek, ön, arka lastik tabirleriyle değerlendirirsek siyasetin en temel unsuru olan uzlaşma ve anlaşmaya hasım tavır sergileriz ki bu da uygun olmaz" diye konuştu.
HDP'li Baluken, son 5 ayda iktidarın talimatlarıyla ve bindirilmiş kıtalarla parti bürolarının yakılıp yıkıldığını, mitinglerinin bombalandığını, arkadaşlarının tutuklandığını belirterek, "HDP hala yüzde 10'u geçiyorsa, Kenan Evren'in yüzde 10 barajının arkasına saklananların saltanatını yıkıyorsa; HDP'nin kimin partisi olduğu belli" ifadesini kullandı.
AK PARTİ'li Bostancı, Baluken'e, "AK PARTİ tarafından talimatlandırılmış insanların HDP binalarına saldırdığı şeklindeki provokatif AK PARTİ hasımlığıyla gözü kör olmuş Baluken'i kınıyor ve reddediyorum" karşılığını verdi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, muhalefetin birbirine yönelik sözlerine tepki göstererek, İçtüzükten kaynaklanan hakların kötüye kullanıldığını, Meclisi tıkamanın amaçlandığını ifade etti.
HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım'ın, " Hep 1 Kasım'ı örnek vermesini biliyorsunuz. 7 Haziran'daki milli iradeyi niye tanımadınız? Hep 1 Kasım'ı söylemek hoş, yüzde 49,5'u anlatmak iyi. Gel, yüzde 40,5'i niye tanımadığını anlat. Bu milletin iradesi sizin oyuncağınız mı?" sözlerine AK PARTİ Rize Milletvekili Osman Aşkın Bak, "Buradaki milletvekilleri milletin bekası için her şeyi yapar" dedi.
Buldan, tartışmanın sürmesi üzerine birleşime ara verdi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
AK PARTİ Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu Kadirli'nin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü vesilesiyle yaptığı gündem dışı konuşmada, ilçenin, İstiklal Savaşı sırasında, Çukurova'da düşmana karşı verilen kurtuluş mücadelesine öncülük ettiğini, 7 Mart tarihinin Kadirli'nin gururu olduğunu anımsattı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Cerattepe'deki maden çalışmasına ilişkin, vatandaşların kendi yaşam alanları konusunda söz söyleme hakkı bulunduğunu kaydederek, Cerattepe'lilerin görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini bildirdi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise parlamentonun, talimatla çalışan bir kurum haline getirildiğini savundu. Baluken, siyasi iktidarın, politikalarının hesabını vermesi gerektiğini belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Meclis'in iradesi üzerine ipotek koyan bir tavır sergilediğini ileri sürdü.
AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz ise egemenliğin, kayıtsız şartsız milletin olduğunu belirterek, Ankara'daki terör saldırısı sonrasında, Meclisin çalışması kararının birlikte verildiğini anımsattı.
İnceöz, teröre karşı mücadelenin verildiği bir dönemde ayrı bir söylem kullanılmaması gerektiğini kaydetti.
"Biz talimatı sadece ve sadece milletten alırız" ifadesini kullanan İnceöz, teröre karşı yekvücut bir tavır sergilenmesi gerektiğini anlattı.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, AK PARTİ hükümetleri boyunca bazı şirketlere kamu eliyle rant sağlanarak, ortaya çıktığı öne sürülen ekolojik tahribatların araştırılmasını içeren grup önerisi kabul edilmedi.
HDP, TBMM Danışma Kurulunun toplanamaması üzerine grup önerisini Genel Kurula taşıdı.
Öneri üzerine konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Artvin'de çok önemli bir halk direnişi yaşandığını belirterek, "Cerattepe'de bir şirkete verilen maden ruhsatıyla 50 binden fazla ağaç kesilecek, çevre tahrip edilecek. Halk buna direniyor. İktidar, halka rağmen bunu yapıyor? Gezi olayında da böyle oldu. Halka rağmen alınan kararları uygulama kimseye hayır getirmez. Benzerleri daha önce yaşandı" diye konuştu.
Halkın tepkisine rağmen belli kesimlerin kayrıldığını ileri süren Tan, "Bir firma var, hangi taşı kaldırıyorsunuz, altından çıkıyor. Mehmet Cengiz bir gece VIP salonunda 'Benden ne istiyorsun' diye diklendi? Alınan işleri üst üste koyuyorsunuz, sadece bir konsorsiyumdaki iş 22 milyar avro. Aynı firmanın 422 milyon, yani eski parayla 422 trilyon vergi borcu sıfırlanıyor. Sıfırlandığı tarih itibarıyla 300 milyon dolara tekabül ediyor, bugünkü kurla 900 milyon. Niye kestin bu cezayı adama? Yazık, günah. Peki, haklı bir ceza kestin, bu nasıl sıfıra indi?" diye sordu.
AK PARTİ İstanbul Milletvekili Harun Karaca, öneri aleyhinde konuşmasında, "Türkiye'de şöyle bir gariplik var: Biz hidroelektrik santraller yapmaya kalktığımız zaman 'çevre kirliliği olur' diyorlar ve saldırıyorlar. Nükleer enerji santralleri yapmaya kalktığımız zaman, efendim 'patlar' diyorlar, saldırıyorlar. Rüzgar enerjisi yapmaya kalktığımız zaman da 'kuşlar ölür' diyorlar. Amaç Türkiye kalkınmasın, gelişmesin. Kusura bakmayın siz isteseniz de istemesiniz de madenimizi de çıkartacağız, enerjimizi de üreteceğiz, ülkeyi kalkındıracağız" dedi.
Karaca, HDP'nin "hendeğe destek partisi" olduğunu belirterek, "Herkes aklını başına alsın. ABD'de 11 Eylül saldırısı olduğunda kol kola girdiler, tek yumruk oldular. Paris saldırısına karşı omuz omuza verdiler. Ankara saldırısından dolayı bir parti terörü lanetleyemiyor. PKK'yı lanetlemeyi, terör örgütü ilan etmenizi istiyorum. Vatana ihanetin nedeni olmaz ama vatana ihanetin er geç bedeli olacaktır. Bu bedeli millet sizlere ödetecektir" diye konuştu.
AK PARTİ'nin bölgeye hizmet götürdüğünü ifade eden Karaca, "Siz gencecik çocukların eline silah verdiniz, zorla dağa kaldırdınız. Yazıktır, günahtır. PKK terör örgütünün elindeki silahlar bitince, o milletin huzurunda gezemeyeceğiniz için korkuyorsunuz. Zavallısınız zavallı... Vatana ihanet edenleri asla affetmeyeceğiz" sözlerini sarfetti.
HDP'li milletvekilleri Karaca'ya, "önergeyle ilgili konuş" diye laf attı.
Birleşimi yöneten Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, Karaca'nın konuşma süresi konusunda, "Başkana emrivaki yapmayacağım" sözleri üzerine, "Kimsenin emriyle, kimsenin süresini uzatmıyorum. Bana haksızlık yapıyorsunuz. Bütün milletvekillerine eşit süreler vermeye gayret ediyorum. Kimsenin kuşkusu olmasın. Kimseden emir almadım, almayacağım, bu böyle bilinsin" dedi.
Sataşma gerekçesiyle söz alan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Karaca'nın, önergede yer alan Mehmet Cengiz ve şirketlere sağlanan rantlar ile halkın tepkisine rağmen yaşanan ekolojik talanla ilgili iki cümle sarfetmediğini belirterek, " 900 trilyonluk borcun sıfırlanmasına tek cümle yok. Vatan millet sakarya üzerinden hırsızlıkları meşrulaştırmaya çalışıyorsunuz. 30 yıllık sürede sizin kadar gençleri dağa gönderen parti olmadı. Sadece bir ayda Silopi'den 500, bölgeden 4 bin 500 genci, akrabaları kalkındırma partisi dağa gönderdi" diye konuştu.
Karaca da sataşma gerekçesiyle söz alarak, "Dağa çıkan PKK'lıların çetelesini siz tutuyorsunuz herhalde. Beyninizi, iradenizi kimseye kiraya vermeyin. Demokrasinin her türlü nimetinden istifade ederek buraya gelip de teröristlere destek vermeye kimsenin hakkı yok. Demokrasinin kalibresinden bahsedenler, demokrasiyi istismar edemez. Demokrasiden bahsedemeyecek tek grup sizsiniz" görüşünü savundu.
Bu sırada CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ile AK PARTİ'li Karaca arasında "Akbil" tartışması yaşandı.
Karaca, CHP İstanbul Milletvekili Tanal'ın "yolsuzluk yüksek teknolojiymiş" sözüne karşı, Akbil dosyasında yargılandığını belirterek, "O zaman sizin Yargıtayınız, sizin HSYK'nız bunu onayladı. Öyle haksız olarak açılmış dosyaydı. Cumhurbaşkanımızın siyasi olarak önünün kesilmesiyle ilgili dosyaydı. Herkesin hesabı var, Allah'ın da hesabı var. Onların hesabı tutmadı" dedi.
CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, öneri lehinde yaptığı konuşmada, Cerattepe'ye gittiğini belirterek, halkın canları pahasına direndiğini, 'Mdene hayır' dediklerini söyledi. Bölgede 38 hektarlık orman alanının tümünün tehdit altında olduğunu ifade eden Altıok, Hükümetin şirketin koruyuculuğunu yaptığını savundu. Altıok, "Artvin'i rahat bırakın. Ülkemizin hiçbir köşesi rant ve şirketlere teslim edilemez" görüşünü ifade etti.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, Artvin özelinde bir kişinin tartışıldığını, bu kişinin 17-25 Aralık sürecinde utandıkları bazı sözlerini duyduklarını belirterek, kentte yaşananları "içler acısı" olarak tanımladı.
Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Öte yandan, grup önerisi öncesinde Başkanvekili Buldan, AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz'ün teyzesinin, eski Meclis Başkanı Bülent Arınç'ın ağabeyinin ölümü nedeniyle kendilerine başsağlığı dileklerini iletti. Buldan'ın ardından grup başkanvekilleri de söz alarak başsağlığı dileğinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, turizm sektörü çalışanları ile ilgili önergenin görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi
Partisinin önerisi üzerinde söz alan Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, ülkedeki terör olayları ve Rusya ile ilişkilerde yaşanan sorunlar nedeniyle turizm sektörünün zor durumda kaldığını söyledi.
Turizm sektöründe 6 ay boyunca işsiz gezen 1 milyon 400 bin kişinin bulunduğunu belirten Budak, sektörde düşüş yaşanması halinde yaklaşık 500 bin kişinin işsiz kalacağını ifade etti.
Hızla dış politikayla ilgili şiddet ve öfke dilinin bırakılması gerektiğini dile getiren Budak, Turizm Eylem Planı'na ilişkin eleştirilerini sıralayarak, bunun yetersiz olduğunu savundu.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, Turizm Eylem Planı'nda öngörülen önlemlerin kısmi bir rahatlama sağlayabileceğini, bunun yerine yapısal önlemler alınması gerektiğini ileri sürdü.
Turizm Çerçeve Kanunu çıkarılmasının önemine dikkati çeken Günal, krizin fırsata çevrilmesi ve birikmiş sorunların çözülmesi gerektiğini anlattı. Plansız bir turizm yapılaşmasıyla karşı karşıya kalındığını savunan Günal, bir arz planlamasının da gerekli olduğunu dile getirdi.
HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen de güvenlik nedeniyle tatil rezervasyonlarının iptal edilmesinin nedenleri üzerinde durulması gerektiğini söyledi.
AK PARTİ Antalya Milletvekili Gökcen Özdoğan Enç, turizm sektöründeki krizin 2014 yılında "geliyorum" dediğini belirterek, Rusya'daki ekonomik krizin, ileriye dönük rezervasyon iptallerini getirdiğini kaydetti.
Turizmde çok ölçekli bir planlama yapılmasının gerekli olduğunu vurgulayan Enç, turizm konusunun siyaset üstü bir şekilde değerlendirilmesinin önemine işaret etti. Enç, bu alanda milli bir duruş sergilenmesi gerektiğini söyledi.
Konuşmaların ardından oylanan öneri kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, Kişisel Verilerin Korunması Yasa Tasarısı'nın görüşmelerine geçilmeden önce usul tartışması yaşandı.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, AB'nin, kişisel verilerle ilgili tüzüğünün yakında kesinlik kazanacağı ve yürürlüğe gireceğini belirterek, "AB ile müzakerelerin kesintiye uğramaması ve kanun çıktığı zaman itirazla karşılaşılmaması açısından tüzüğün kesinleşmesini beklememiz gerekmektedir. Bu nedenle, tasarının görüşülmesinin, tüzüğün kesinleşmesine kadar ertelenmesi gerekmektedir. Aksi halde eksik bir uygulama olacaktır, ihtiyacı karşılamayacaktır ve AB karşısında da bizi zor durumda bırakacaktır. Bu nedenle, tasarının geri çekilmesi ve müzakerelerin durdurulması gerekmektedir" dedi.
Başkanvekili Pervin Buldan, Gök'ün sözlerinin ardından birleşime ara verdi. Buldan, aradan sonra komisyon ve hükümet dışında milletvekillerinin tasarı ve tekliflerin geri verilmesine ilişkin önerge veremediklerini belirterek, taleple ilgili işlem yapmasının mümkün olmadığını söyledi. Gök'ün isteği üzerine konuyla ilgili usul tartışması açıldı.
AK PARTİ İstanbul Milletvekili Doğan Kubat, düzenlemenin kişisel verilerin korunması ve aktarılmasına yönelik hukuki güvenlik tedbirlerinin alınması için çıkarılmasında görüş birliği olduğunu belirterek, yeni AB direktifi çıkarılması önerisini temenni olarak alabileceklerini, taslak metnin bürokrat ve milletvekillerinde olduğunu ifade etti.
Tasarının birkaç maddesinde sorun olduğunu ifade eden Kubat, görüşmelere ara verilmesinin TBMM İçtüzüğü'ne de aykırı olduğunu, hükümet ya da komisyonun, tasarının tümü veya bazı maddelerinin geri çekilmesini isteyebileceğini, anayasaya aykırılık önergelerinin görüşmeler sırasında verilebileceğini, çıkıp çıkmayacağı belli olmayan genelge için çalışmalara ara verilmesinin milli iradeye de aykırı olduğunu söyledi.
Gök, Kubat'ın milli iradeyle ilgili sözlerinin kendisini üzdüğünü belirterek, "AB'ye girelim. Çıkardığımız kanun bir süre sonra kadük olacak. Tekrar mesai yapacağız. Biz uyarımızı yapıyoruz. Tasarı geri çekilmelidir. Arkamızdan kovalayan mı var? Bütçeden sonra ülkemizin menfaatlerine en uygun şekilde çıkarırız" dedi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, tasarının 1989 yılına dayanan süreci olduğunu hatırlatarak, yıllar içinde kadük kaldığını ve üçüncü kez Meclis gündemine geldiğini bildirdi. Tasarı hazırlanırken müktesebata uyum çerçevesinde AB'nin yürürlükteki tüzüğü, 2012 yılından beri üzerinde çalışılan ve 2016 yılında yürürlüğe girecek olan yeni tüzüğün incelendiğini, mümkün olduğu kadar yeni kuralların düzenlemeye yansıtıldığını anlatan Bozdağ, şöyle devam etti:
"Bizim bu tüzüğü saklamamız diye bir şey, iyi niyetle bağdaşacak bir ifade değil. Çünkü bu tüzük aleni, Avrupa'da çalışılmış, Aralık'ta açıklanmış. Aleni olan, herkesin bilgisine sunulan bir şeyi, gizleme düşüncemiz olmamıştır. Tüzük değişikliği, yüzde 90, belki daha fazla oranda tasarıya yansıtılmıştır. Bunu dikkate aldık."
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, komisyon olarak tasarıyı geri çekme yetkisini kullanmak istemediklerini ifade etti.
Genel Kurulda, daha sonra muhalefet milletvekilleri "sataşma" gerekçesiyle söz alarak birbirlerine yönelik eleştirilerde bulundu.
CHP Eskişehir Milletvekili Cemal Okan Yüksel, "Benim aklıma şu geliyor: Yeni direktif, mevcut kanunu olan ülkelerde iki sene ötelediğine göre, acaba bu kanunu alelacele geçirip, iki sene kazanıp, iki sene vatandaşı fişleyelim diye bir düşünce mi var? Eğer gerçekten bu fişlemenin panzehri ise iki günün, bir haftanın ehemmiyeti, 15,20, 30 senenin yanında olmaması gerekir" görüşünü savundu.
HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat, hastalıklı bir düzenlemenin görüşüldüğünü belirterek, tasarının geri çekilmesini istedi.
Irgat'ın "Evet, muhalefet arkada müzakerelerde anlaştı birkaç maddede ama bu yasanın tamamı değişmeye muhtaç durumdadır" sözlerine, CHP'li Gök, "sağıma bakıyorum hayal kırıklığı soluma bakıyorum hayal kırıklığı.Nerede anlaşmışız?" dedi.
CHP'yi Yüksel ise "Ben, komisyon toplantılarına da çağrılan bir akademisyenden, bu yasa kabul edildikten sonra TCK'nın 135-140'ıncı maddelerinin kaldırılacağını öğrendim. Eğer bu doğruysa bir fecaattir. Bu doğruysa gerçekten Meclisten artık hiçbir şey beklenemez" ifadesini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Gök'ün kendilerine sataştığını belirterek, "Allah yazdıysa bozsun; AKP ile aynı kelimede geçmek bile bizim için züldür. AKP'nin işlerini kolaylaştırmak için aylardır burada ne yapıldığını toplum izliyor, aylardır grup önerisi getirmiyorsunuz, yasalar hızlı çıksın diye konuşma hakkınızı ve önergelerinizi çekiyorsunuz. Seçimden sonra 37 gün sizi istikşafi görüşmelerle oyaladılar, sonra hükümet kurma yetkisi size verilmedi. Siz bir basın açıklaması, yürüyüş bile yapmadınız. MHP, için bir şey söylemiyorum, AKP'nin yedek lastiği.... Böyle muhalefet anlayışı doğru değil" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Baluken'e yanıt verirken, şu ifadeleri kullandı:
"Filan partinin vagonu, bastonu, yedek lastiği gibi sözleri şiddetle kınarım, iade ederim. O zaman HDP'nin kimin partisi olduğunu sorgularım. Burada aylardır PKK savunuculuğunu yapıyorsunuz. Hiç kimse MHP'ye istikamet vermeye kalkışmasın. MHP, Türk milletinin ari çıkarları için aşkla, şevkle gayret göstermektedir. Her ne pahasına olursa olsun ilkelerimizden asla vazgeçmeyiz. Biz başka partiler gibi kompleksli parti değiliz."
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, yapıcı muhalefetin gereğini yaptıklarını belirterek, "Keşke HDP, CHP'den örnek alsa" dedi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Partiler burada hasım siyasetler mi güdecek? Partiler ayrı ama ayrı ülkenin partisi değiliz, hepimiz aynı ülkenin siyasetleriyiz ve ortaklıklarımız olacak. Bunu yedek, ön, arka lastik tabirleriyle değerlendirirsek siyasetin en temel unsuru olan uzlaşma ve anlaşmaya hasım tavır sergileriz ki bu da uygun olmaz" diye konuştu.
HDP'li Baluken, son 5 ayda iktidarın talimatlarıyla ve bindirilmiş kıtalarla parti bürolarının yakılıp yıkıldığını, mitinglerinin bombalandığını, arkadaşlarının tutuklandığını belirterek, "HDP hala yüzde 10'u geçiyorsa, Kenan Evren'in yüzde 10 barajının arkasına saklananların saltanatını yıkıyorsa; HDP'nin kimin partisi olduğu belli" ifadesini kullandı.
AK PARTİ'li Bostancı, Baluken'e, "AK PARTİ tarafından talimatlandırılmış insanların HDP binalarına saldırdığı şeklindeki provokatif AK PARTİ hasımlığıyla gözü kör olmuş Baluken'i kınıyor ve reddediyorum" karşılığını verdi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, muhalefetin birbirine yönelik sözlerine tepki göstererek, İçtüzükten kaynaklanan hakların kötüye kullanıldığını, Meclisi tıkamanın amaçlandığını ifade etti.
HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım'ın, " Hep 1 Kasım'ı örnek vermesini biliyorsunuz. 7 Haziran'daki milli iradeyi niye tanımadınız? Hep 1 Kasım'ı söylemek hoş, yüzde 49,5'u anlatmak iyi. Gel, yüzde 40,5'i niye tanımadığını anlat. Bu milletin iradesi sizin oyuncağınız mı?" sözlerine AK PARTİ Rize Milletvekili Osman Aşkın Bak, "Buradaki milletvekilleri milletin bekası için her şeyi yapar" dedi.
Buldan, tartışmanın sürmesi üzerine birleşime ara verdi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
