2011-01-21 - 13:06
AK Parti Antalya Milletvekili Yusuf Ziya İrbeç parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, partisinden istifa ettiğini açıkladı. İrbeç istifa etmesinin sebebini, "İçinde bulunduğum partinin özellikle iç politikada takip ettiği stratejinin ülkemize getireceği zararlar konusunda endişelerim arttı." diyerek açıkladı.
AK Parti Antalya Milletvekili Yusuf Ziya İrbeç parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, partisinden istifa ettiğini açıkladı.
22 Temmuz 2007'den beri TBMM'de AK Parti Milletvekili olarak bulunduğunu söyleyen İrbeç, milletvekilliğinden önce birçok üniversitede hem akademisyen hem de rektör olarak çalıştığını, Türkiye ve dünyadaki ekonomik ve politik gelişmeleri yakından takip eden, 7 yabancı dil bilen bir milletvekili olarak AK Parti Ekonomik İşler Başkan Yardımcılığı ile TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanvekilliği görevlerinde bulunduğunu hatırlattı.
Görevleri sırasında birçok uluslararası temasları olduğunu ve ülkeyi en iyi şekilde temsil etmeye ve ülkenin menfaatini korumaya çalıştığını belirten İrbeç, "Vatanına, milletine ve manevi değerlerine bağlı bir milletvekili olarak; içinde bulunduğum partinin özellikle iç politikada takip ettiği stratejinin ülkemize getireceği zararlar konusunda endişelerim arttı. Çünkü takip edilen politikalar ile ülkemin ve milletimin sosyolojik, psikolojik ve coğrafik yönden bölünme sürecine sürüklendiğini üzüntü içinde görmekteyim" diye konuştu.
Endişelerini hem milletvekili arkadaşlarına, hem de parti toplantılarında defalarca kez dile getirdiğini belirten İrbeç, konuşmalarının hiçbir fayda getirmediğini ifade etti.
Başbakan'ın 4 Ocak 2011 tarihli grup toplantısında "Ama biz bu ülkedeki tüm etnik unsunları, dedik ya, Türk'üyle , Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, Gürcü'süyle, Abaza'sıyla, Roman'ıyla, aklınıza ne gelirse hepsiyle, bunlar birer alt kimliktir ve bunlar kesrettir ve vahdette biz bunları topluyoruz" cümlelerini kullandığını belirten İrbeç Başbakan'ın bu söylemleri, millete verdiği zararları hesap etmeden alışkanlık haline getirdiğini vurguladı.
İrbeç "Önceki başbakanlardan hiçbiri, devlet adamı sıfatı ve ciddiyetiyle böyle bir söylemi benimsememiştir. Vatanına, milletine ve manevi değerlerine bağlı ve aynı zamanda milletinin fertleri arasında hiçbir ayrım gözetmeyen bir milletvekili sıfatıyla, Başbakana şahsen şu soruyu yöneltmek istiyorum: Sizden evvel bu milleti kim böldü de, siz birleştirmeye çalışıyorsunuz? diye konuştu.
Milletin ismini telaffuz etmekten kaçınan bir tutuma karşı tepki vermek zorunluluğunu hissettiğini söyleyen İrbeç, ülkenin Anayasal adının "Türkiye" olduğunu ve üzerinde vatandaş sıfatı ile yaşayan herkesin Türk olduğunu belirtti. Bunun bir alt kimlik olmadığını belirten İrbeç, Başbakan'ın söylemlerinde milleti bütünleştirici bir unsur olan Türklüğü sürekli ve anlaşılmaz bir biçimde alt kimlik haline getirme çabası ve gayreti içerisinde olduğunu iddia etti.
Başbakan Erdoğan gibi kendisinin de İmam Hatip Lisesinden mezun olduğunu söyleyen İrbeç, Başbakanın benimsediği bu davranış ve söylemin sonucunda ortaya çıkan ayrımcılığın dinimizde de yeri olmadığını kaydetti.
İrbeç sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şimdiye kadar, AK Parti içinde birlikte çalıştığım arkadaşlarımla ve AK Parti'ye oy vermiş vatandaşlarımızla hiçbir sorunum olmamıştır. Ancak, AK Partiye oy vermiş, aynı endişeleri taşıyan çok sayıda milletvekili arkadaşlarımın ve vatandaşlarımızın olduğunu da biliyorum. Tepkim, parti yönetiminin endişelerimi tetikleyen birlik yerine bölünmeye taşıyan baskıcı politikalarınadır.
Açılım politikalarının milletimizin yüreğinde Habur ve benzerleri ile açtığı yara, hepimizin malumudur. Seçim sonrası yapılacak anayasal değişiklikler ile milletimizin ve ülkemizin birlik ve bütünlüğünün bozularak, bu yaranın daha da derinleşeceği endişesini taşımaktayım. Şu anda gösterilen yoğun çaba, her türlü hassasiyeti göz ardı ederek halk oylamasına ihtiyaç bırakmayacak bir milletvekili sayısına ulaşmayı hedeflemektedir. Vatanın ve milletin bütünlüğü üzerinde hiçbir şekilde parti politikası kabul edilemez. Burada asıl olan, milletin birliğini ve bütünlüğünü korumaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, şimdiye kadar mensubu bulunduğum AK Parti'den istifa ediyorum. Bu vesileyle bana oy vermiş veya vermemiş olan bütün Antalyalı hemşerilerime şahsıma gösterdikleri itimat, güven, destek ve teveccühlerinden dolayı şükranlarımı sunar, görevimi bundan böyle de bir nefer olarak aynı hassasiyet içinde sürdüreceğimi bilmelerini isterim."
İrbeç'in istifasıyla AK Parti'nin TBMM'deki milletvekili sayısı 334'e düştü. İrbeç'in istifa etmesinin ardından TBMM'deki sandalye dağılımı şöyle oldu:
AK Parti 334
CHP 101
MHP 70
BDP 20
Bağımsız 9
DSP 6
TP 1
Boş 9
Toplam 550
(13:06)
22 Temmuz 2007'den beri TBMM'de AK Parti Milletvekili olarak bulunduğunu söyleyen İrbeç, milletvekilliğinden önce birçok üniversitede hem akademisyen hem de rektör olarak çalıştığını, Türkiye ve dünyadaki ekonomik ve politik gelişmeleri yakından takip eden, 7 yabancı dil bilen bir milletvekili olarak AK Parti Ekonomik İşler Başkan Yardımcılığı ile TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanvekilliği görevlerinde bulunduğunu hatırlattı.
Görevleri sırasında birçok uluslararası temasları olduğunu ve ülkeyi en iyi şekilde temsil etmeye ve ülkenin menfaatini korumaya çalıştığını belirten İrbeç, "Vatanına, milletine ve manevi değerlerine bağlı bir milletvekili olarak; içinde bulunduğum partinin özellikle iç politikada takip ettiği stratejinin ülkemize getireceği zararlar konusunda endişelerim arttı. Çünkü takip edilen politikalar ile ülkemin ve milletimin sosyolojik, psikolojik ve coğrafik yönden bölünme sürecine sürüklendiğini üzüntü içinde görmekteyim" diye konuştu.
Endişelerini hem milletvekili arkadaşlarına, hem de parti toplantılarında defalarca kez dile getirdiğini belirten İrbeç, konuşmalarının hiçbir fayda getirmediğini ifade etti.
Başbakan'ın 4 Ocak 2011 tarihli grup toplantısında "Ama biz bu ülkedeki tüm etnik unsunları, dedik ya, Türk'üyle , Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, Gürcü'süyle, Abaza'sıyla, Roman'ıyla, aklınıza ne gelirse hepsiyle, bunlar birer alt kimliktir ve bunlar kesrettir ve vahdette biz bunları topluyoruz" cümlelerini kullandığını belirten İrbeç Başbakan'ın bu söylemleri, millete verdiği zararları hesap etmeden alışkanlık haline getirdiğini vurguladı.
İrbeç "Önceki başbakanlardan hiçbiri, devlet adamı sıfatı ve ciddiyetiyle böyle bir söylemi benimsememiştir. Vatanına, milletine ve manevi değerlerine bağlı ve aynı zamanda milletinin fertleri arasında hiçbir ayrım gözetmeyen bir milletvekili sıfatıyla, Başbakana şahsen şu soruyu yöneltmek istiyorum: Sizden evvel bu milleti kim böldü de, siz birleştirmeye çalışıyorsunuz? diye konuştu.
Milletin ismini telaffuz etmekten kaçınan bir tutuma karşı tepki vermek zorunluluğunu hissettiğini söyleyen İrbeç, ülkenin Anayasal adının "Türkiye" olduğunu ve üzerinde vatandaş sıfatı ile yaşayan herkesin Türk olduğunu belirtti. Bunun bir alt kimlik olmadığını belirten İrbeç, Başbakan'ın söylemlerinde milleti bütünleştirici bir unsur olan Türklüğü sürekli ve anlaşılmaz bir biçimde alt kimlik haline getirme çabası ve gayreti içerisinde olduğunu iddia etti.
Başbakan Erdoğan gibi kendisinin de İmam Hatip Lisesinden mezun olduğunu söyleyen İrbeç, Başbakanın benimsediği bu davranış ve söylemin sonucunda ortaya çıkan ayrımcılığın dinimizde de yeri olmadığını kaydetti.
İrbeç sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şimdiye kadar, AK Parti içinde birlikte çalıştığım arkadaşlarımla ve AK Parti'ye oy vermiş vatandaşlarımızla hiçbir sorunum olmamıştır. Ancak, AK Partiye oy vermiş, aynı endişeleri taşıyan çok sayıda milletvekili arkadaşlarımın ve vatandaşlarımızın olduğunu da biliyorum. Tepkim, parti yönetiminin endişelerimi tetikleyen birlik yerine bölünmeye taşıyan baskıcı politikalarınadır.
Açılım politikalarının milletimizin yüreğinde Habur ve benzerleri ile açtığı yara, hepimizin malumudur. Seçim sonrası yapılacak anayasal değişiklikler ile milletimizin ve ülkemizin birlik ve bütünlüğünün bozularak, bu yaranın daha da derinleşeceği endişesini taşımaktayım. Şu anda gösterilen yoğun çaba, her türlü hassasiyeti göz ardı ederek halk oylamasına ihtiyaç bırakmayacak bir milletvekili sayısına ulaşmayı hedeflemektedir. Vatanın ve milletin bütünlüğü üzerinde hiçbir şekilde parti politikası kabul edilemez. Burada asıl olan, milletin birliğini ve bütünlüğünü korumaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, şimdiye kadar mensubu bulunduğum AK Parti'den istifa ediyorum. Bu vesileyle bana oy vermiş veya vermemiş olan bütün Antalyalı hemşerilerime şahsıma gösterdikleri itimat, güven, destek ve teveccühlerinden dolayı şükranlarımı sunar, görevimi bundan böyle de bir nefer olarak aynı hassasiyet içinde sürdüreceğimi bilmelerini isterim."
İrbeç'in istifasıyla AK Parti'nin TBMM'deki milletvekili sayısı 334'e düştü. İrbeç'in istifa etmesinin ardından TBMM'deki sandalye dağılımı şöyle oldu:
AK Parti 334
CHP 101
MHP 70
BDP 20
Bağımsız 9
DSP 6
TP 1
Boş 9
Toplam 550
(13:06)
