2016-06-21 - 16:51
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.

Görüşmelere geçmeden önce gündem dışı söz alan HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, İzmir'in en önemli sorununun çevre ile ilgili sıkıntılar olduğunu iddia etti.

İzmir'in çevresindeki maden ocakları, çimento fabrikaları ve katı atık depolama bölgesinin çevre sorunlarına sebep olduğunu ve halkın sağlığını tehdit ettiğini savunan Doğan, İzmirlilerin tek isteğinin temiz hava ve çevre olduğunu söyledi.

CHP Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, Amasya Tamimi'nin 97. Yıldönümü ve Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali Etkinlikleri hakkında söz aldı. Festivalin Atatürk'ün Amasya'ya geldiği 12 Haziran'da başladığını ve kutlamaların devam ettiğini belirten Tuncer, festivalin bu sene şehitler ve terör olayları nedeniyle buruk geçtiğini vurguladı.

Hükümetin terörle mücadele politikalarını eleştiren Tuncer, "Milletimiz Türkiye'yi 14 yıldır kimin yönettiğini, kimin terörü önleyemediğini, kimlerin teröre yardım ve yataklık ettiğini gayet iyi bilmektedir. CHP ile PKK terör örgütünü yan yana göstermek isteyenlere sesleniyorum; derhal bu ahlaksızca tavrınızdan vazgeçin. Teröre destek vereni arıyorsanız, dönüp aynaya bakın." dedi.

Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla gündem dışı söz alan AK PARTİ Şanlıurfa Milletvekili Kemalettin Yılmaztekin, Türkiye'nin göçmen ve sığınmacılara yönelik çalışmalarını anlattı.

Yılmaztekin, Türkiye'nin sığınmacıların, Suriyelilerin yanında yer almaya devam edeceğini bildirdi.

Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Suriyeli sığınmacıları durdurmanın tek yolunun, meşru Suriye rejimi ile ilişkileri düzeltmekten geçtiğini belirterek, "Eğer durum düzeltilmezse Suriye'nin nüfusu olduğu gibi Türkiye'de. Şanlıurfa'da aileler yok olmak üzere. Harran Belediye başkanı ikinci evlilik yapmış, Suriyeli kendi yaşından çok küçük bir kızla evlenmiş. Şanlıurfa'da Suriyelilerin açtığı işyerleri vergi vermiyor, bizim vatandaşımız vergi veriyor. Suriye'den gelen avukatlar iş takipi yapabiliyor." dedi.

Gündem dışı konuşmaların ardından söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, dün Dünya Mülteciler Günü olduğunu anımsatarak, Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada 20 milyon mülteci bulunduğunu ifade etti.

Dünyadaki mültecilerin 4 milyonunun Suriyeli olduğuna dikkati çeken Akçay, Türkiye'deki mültecilerin sorunlarının da giderek ağırlaştığını, demografik yapıyı tehdit eden boyutlara ulaştığına işaret etti.

HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel, dünyada çatışma ve savaşın olmadığı çok az yer kaldığını belirterek, bu şartlar altında mülteci sayılarının da giderek arttığına değindi.

Türkiye'deki mültecilerin çok az bir kısmının AFAD kamplarında barındığına vurgu yapan Demirel, bu kampların da durumlarının çok kötü olduğunu iddia etti.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 24. Dönem'de mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarının araştırılması için kurulan Meclis araştırma komisyonu raporunun bu dönem özel gündemle ele alınması gerektiğini belirterek, mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarının çözümü için sorunun tekrar ele alınması gerektiğini söyledi.

Gazeteci-yazar İlhan Selçuk'un bugün ölüm yıldönümü olduğunu hatırlatan Özel, "İlhan Selçuk, Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından ölmeden önce terör örgütü üyeliğiyle suçlanıyordu. O gün İlhan Selçuk'a terörist diyenlerin bugün Mecliste onun manevi huzurunda özür dilemesi gerektiğini düşünüyorum." ifadesini kullandı.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan, mülteci sorununun insani krizler arasında birinci sırada yer aldığını belirterek, "Bu sorun siyasi sorun değil, insani sorun. Mültecilerin umutla bekledikleri dünyayı inşa etmek hepimizin ortak sorunu." diye konuştu.

Türkiye'nin mültecilere karşı bakış açısı ve politikasının gururlanmalarına vesile olduğunu ifade eden Turan, Türkiye'nin konu hakkında üzerine düşeni yapmaya çalıştığını kaydetti.

TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin "mültecilerin sorunlarına" ilişkin araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.

Öneri üzerinde HDP Grubu adına söz alan Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan, iktidarın her fırsatta, insani görevini yaptığını ve Suriye'den gelenlere kucak açtığını söylediğini aktardı.

"Ancak, hükümetlerin üzerine düşen sorumluluk, bu kişilere bir statü belirlemek ve bu statünün çerçevesini evrensel insani değerlere uygun hale getirmektir." diyen Ertan, hiç kimsenin isteyerek kendi topraklarından, anılarından, mezarlarından, sosyolojik bir varlık olarak kendini var eden değerlerden ayrılmak istemeyeceğini kaydetti.

Mülteciliğin bir tercih değil bir gün herkesin başına gelebilecek bir zorunluluk olduğunu dile getiren Ertan, toplam mülteci nüfusunun yüzde 10'unun kalabildiği AFAD kamplarındaki ve bütün Türkiye'deki sığınmacı ve mültecilerin, "maruz kaldıkları ayrımcı uygulamalar ve hak ihlalleri nedeniyle bir an önce Türkiye'den ayrılmak istediklerini" öne sürdü.

MHP Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy, TBMM Mülteci Hakları Alt Komisyonu olarak ziyaret ettikleri kamplarda, sokaklarda gördükleri Suriyelilerde, vatan hasreti, ülkelerine dönme arzusunu gözlemlediklerini ifade etti.

Ersoy, "Türkiye'nin asli vazifesi Suriye'deki olaylara tribünden bakmak değildir, müdahil olarak buradaki siyasal gelişmelere bir katkı koyup Suriye'nin rahatlamasıyla mültecilerin büyük bir bölümün tekrar ülkesine dönmesi sağlanmalıdır." diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, AK PARTİ'nin, Suriyeliler başta olmak üzere, ülkedeki sığınmacılara yaklaşımının "hak temelli ve çağdaş bir yaklaşım olmaktan uzak" olduğunu öne sürdü.

Türkiye'deki sığınmacıların yoğun insan hakları ihlallerine maruz kaldığını, AK PARTİ'nin siyasi emelleri için "adeta birer pazarlık unsuru olarak kullanıldığını" savunan Doğan, "Karanlık ortaçağ zihniyetiyle köle alıp satar gibi gerçekleştirilen Geri Kabul Anlaşması da bu kapsamdadır. AKP ile Avrupa Birliği, insan onurunu ayaklar altına alan bir pazarlık yapmış, temel bir insan hakkı olan göç hakkını, daha iyi bir yaşama ulaşma hakkını, el ele gasp etmişlerdir. CHP olarak, bu anlaşmayı, devletler arası insan ticareti olarak gördüğümüzü bir kez daha açıklamak istiyoruz." dedi.

AK PARTİ Antalya Milletvekili Atay Uslu, Türkiye'nin 3 milyon sığınmacıya evini, gönlünü, kapılarını açtığını söyledi. Sığınmacılar için toplamda 10 milyar dolarlık bir harcama yapıldığını ifade eden Uslu, şunları söyledi:

"10 milyar dolarlık harcama faturalı harcama, bize maliyeti 20 milyar dolar. Çünkü, faturalandırılmayan harcamalar da var. STK'ların yardımları var, orada çalışan memurların maaşları var ve diğer harcamalarla bu 20 milyar doları buldu. Ancak biz 'Harcama yaptık' demiyoruz çünkü bu bizim insani, vicdani, hukuki ve tarihi bir görevimiz. Bunu yapmaya devam ediyoruz. Maliyetlere bakmadan kapımızı, gönlümüzü açtık, açmaya devam edeceğiz. Bunları yaparken de uluslararası iki ilkeyi de yerine getiriyoruz: Birincisi, açık kapı politikası, ikincisi de geri göndermeme ilkesi. Uluslararası hukukta olan bu iki ilkeyi de sonuna kadar uyguluyoruz. Cenevre Sözleşmesi'ne imza atmış Avrupa ülkeleri bugün açık kapı politikasını veya geri göndermeme ilkesini uygulayamıyor, onun için insanlar Akdeniz'de ölüyor."

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin "kayıtdışı ekonomiye" ilişkin araştırma önergesinin bugün ele alınmasına dair grup önerisi kabul edilmedi.

Öneri lehinde konuşan CHP İzmir Milletvekili Zekeriya Temizel, kayıtdışı ekonominin araştırılması için bugüne kadar birçok araştırma önergesi verildiğini anımsatarak, "Ancak CHP'nin bugün konuşulacak önergesi, önceki önergelerden biraz daha farklı değerlendirilmeli. Çünkü bu önergeyle ne bir hükümet yıpratma çabası, ne bir suçlu yaratma çabası ne de bir mesaj olarak algılanacak farklı şeyler söylenmeyecek, ekonomi alanında ülke adına yapılması gereken bir çalışmanın gerekçeleri sıralanacak." dedi.

Temizel, önergelerinin amacının "TBMM'nin üzerine düşeni yaparak, Türkiye'nin karşılaşması olası olan belalara karşı devleti hazırlıklı kılmak, uluslararası kuruluşların yaptırımlarından Türkiye'yi sakınmak" olduğunu söyledi.

Karapara ve kayıtdışı ekonominin sadece Türkiye'nin sorunu olmadığını, uluslararası bir sorun olduğunu vurgulayan Temizel, bu yüzden konunun ayrıntılarıyla araştırılmasını ve önlemlerin alınması önerisinde bulunduklarını belirtti.

Önerge aleyhine konuşan AK PARTİ İstanbul Milletvekili Hasan Sert de kayıtdışı ekonomi ile yalnızca maliyeciler ve iktisatçıların ilgilenmediğini, konunun sosyologlar, siyasetçiler, hukukçular gibi farklı meslek gruplarını da ilgilendirdiğini kaydetti.

Kayıtdışı ekonominin yüzde 20'lere düşürülmesi için 2018 yılının hedeflendiğini anlatan Sert, son yıllarda kayıtdışı ekonomiyi önlemek için çok ciddi çalışmalar yapıldığını, yapılmaya devam edildiğini söyledi.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada, CHP'nin "kayıtdışı ekonomiye" ilişkin araştırma önergesinin bugün ele alınmasına dair grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurul'da, AK PARTİ'nin, çalışma gün, saat ve gündemine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

AK PARTİ'nin Meclis gündemini ve çalışma saatlerini düzenleyen grup önerisi üzerinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AK PARTİ Grubunun "Meclis takvimiyle ilgili irade kullanamadığını" öne sürdü.

Özel, "Kaliteli yasama yapmak değil, bir yerlerden gelen talimatlar, yapılan pazarlıklar sonucunda 'onu çektim, bunu koydum, saray bastırdı, paraleli kazıdım, bilmem kimi dengeledim' hesapları içinde Meclisi çalıştıran, muktedir olmayan, yarınını bilemeyen bir grupla karşı karşıyayız." ifadelerini kullandı.

Geçen hafta boyunca CHP'ye iftira edildiğini savunan Özel, "Adalet Bakanınızı suçüstü yaptık. CHP'den özür dilenecek. O Adalet Bakanlığı mevkisi boşu boşuna işgal edilmeyecek. Bir Adalet Bakanı ağzıyla yalan, iftira belgeleri üretilmesinin hesabı sorulacak, hesabı verilecek." dedi.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan da AK Parti Grubunun bırakın şimdiyi eylül, ekim ayı çalışmalarını bile planladığını; hangi gün ne yapılacağının belli olduğunu kaydetti.

TSK Personel Kanunu'nda değişiklik öngören tasarının bitiminden sonra Sayıştayla ilgili seçim sürecinin gündeme geleceğini ifade eden Turan, haftaya, bayram tatiline kadar da Danıştay ve Yargıtay ile ilgili kanun tasarısının ele alınacağını bildirdi. Turan, şunları söyledi:

"Belli olmayan bir şey var mı? Çok çalışır, iyi çalışır, zamanında çalışırsak erken bitiririz, değilse geç bitiririz, ama biz buradayız, 14 yıldan beri buradayız. Ben de bağırmayı biliyorum, iyi de bağırırım, ama ramazanın iklimi bırakın üzerimize gelsin; ramazanın edebi, adabı, üslubu, nezaketi bırakın buralara gelsin.

Hangi iftara gideceğimize biz karar veririz. Cumhurbaşkanımız, çalışma arkadaşlarıyla partisini kuran, hareketini kuran, Pınarhisar'a beraber gittiği, parti kurduğu arkadaşlarıyla bir iftar yapmıştır. Siz, kimin kiminle iftar yapacağına karışamazsınız.

Bugün, savcılığın, bir gazeteye terör faaliyetinden dolayı işlem başlattığını aktaran Turan, "Siz istemediğiniz kişilere bir yargı kararı verilince başka davranıyorsunuz, sevdiklerinize olunca başka davranıyorsunuz. Olmaz, yargı faaliyeti yargı faaliyetidir." dedi.

Turan, bayramdan sonra da "torba yasa" diye ifade edilen yasa tasarısının içinde, vaatlerin, halkın beklentilerinin, yatırımcının önünü açan birçok konunun Meclis gündemine geleceğini bildirdi.

HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel, "HDP'nin gündemle ilgili bilgilendirilmediğini, istişare edilmediğini, HDP'nin yok sayıldığını" öne sürerek, eleştirilerde bulundu.

Genel Kurul'da, AK PARTİ'nin grup önerisinin kabul edilmesinin ardından, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulunda, "Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"nın tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Tasarının tümü üzerinde MHP Grubu adına söz alan Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, MHP'nin körü körüne iktidar destekçisi değil, ülke menfaatlerine faydalı bir şey olursa siyasi duruş olarak buna destek olduklarını, olacaklarını söyledi.

MHP olarak bu tasarının içerisine kolluk güçlerinin sorunlarını çözücü tedbirlerin de konulmasını talep ettiklerini ifade eden Aydın, her rütbeden personelin özlük hakları, can güvenlikleri, maaş ve sosyal hakları gibi konularda iyileştirmelerin tasarıya konulmasında yarar olduğunu kaydetti.

MHP'li Aydın, tasarıya terörle mücadele kapsamı nedeniyle destek vereceklerini söyledi.

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, tasarıyı eleştirerek, siyasetin askeri vesayet altına alınmak istendiğini öne sürdü. Beştaş, tasarıya destek veren muhalefet partilerini AK PARTİ'nin kuyruğuna takılmakla, iktidarı da terör örgütü DAEŞ'e destek vermekle itham etti.

Terörle mücadelede siyasi yaklaşımların yok sayılarak yetkinin tümüyle askere verildiğini savunan Beştaş, "Bu darbe ve vesayet yasasına tümüyle karşı olduğumuzu ifade etmek istiyoruz." dedi.

Beştaş, tasarının yasalaşması halinde 2010 yılında iptal edilen EMASYA Protokolü'nün yeniden uygulanacağını öne sürdü.

Sataşmadan tekrar söz alan MHP'li Kamil Aydın, "iktidarın kuyruğuna takılmak" ifadesini kabul etmediklerini belirterek, "Biz bir akşam romantik aşıklar gibi aşık olup, sabah kahrolan bir parti değiliz. Terörle mücadele konusunda kararlıyız. Bizi saray ya da şu, bu etkilemiş değil. Dün köşelerde, bucaklarda, saraylarda buluşmaları unutmadık. Bu konuda herkesin vebali büyüktür, herkes vebali ölçüsünde hesabını verecektir." dedi.

Aydın, Mecliste "En iyi Kürt ölü Kürt'tür" diyebilecek bir insan bulunmadığını, bu ifadeyi kullanan insanı lanetlediğini belirterek, "Bin yıl harç olmuş, birlikte yaşamış, yemiş, içmiş, ağlamış gülmüş bir yapının tezahür ettiği bir coğrafyadan bahsediyoruz. Amerikan Devlet Başkanı Roosevelt'e yakışır 'En iyi Kızılderili ölü Kızılderili' demek. Allah'a şükür Türk milletinin hiçbir şanlı evladına 'En iyi Kürt ölü Kürt'tür' demek asla yakışmaz." diye konuştu.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan da HDP'li Beştaş'ın iddialarına cevap vererek, "Bu ülkenin, devletin IŞİD ile iş yapıyor iddiası kadar zavallı, hadsiz bir iddia olamaz. PKK'ya silah taşıyanların, PKK'lıların cenazesine katılanların bunu söylüyor olmasını hayret ve ibretle karşılıyoruz." ifadesini kullandı.

HDP'nin terör örgütü PKK'nın eylemlerine karşı bir şey diyemediğini, eylemlerini lanetleyemediğini anlatan Turan, "Herkes kötü, bir siz iyisiniz, PKK iyi. Böyle bir şey olamaz. AK PARTİ'nin tavrı net IŞİD de terörist, PKK da terörist, DHKP-C de terörist." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de HDP'li Beştaş'ın ifadelerinde sataşma bulunduğu gerekçesiyle söz alarak, Çözüm Süreci'nde HDP ve AK PARTİ'nin birlikte hareket ettiğini öne sürdü.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de Türkiye'nin iyi yönetilmediğini iddia ederek, "Türkiye'de kavramlar, hukuk, adalet anlayışı on dört yıldır iktidarda bulunan AKP iktidarının günlük siyasi durumuna, konjonktürel gelişmelere ve o gelişmelerin yol açtığı sonuçlara göre şekillenir oldu. Türkiye'nin hızla bu süreçten çıkması gerekiyor." ifadesini kullandı.

AK PARTİ'nin Çözüm Süreci'ndeki seçim kampanyalarından örnek vererek, o dönem iktidarın terör örgütünün sözcüleriyle ortak hareket ettiğini öne süren Gök, "AKP, bizzat Başbakan Erdoğan'ın söylediği 'PKK'yla görüşen arkadaşı ben gönderdim, sıkıntısı olan bana söylesin' noktasından, bugün gelinen nokta tam bir kan gölü, tam bir iflas. AKP o zaman ne söylediyse tam tersi oldu. AKP o günlerde hangi kanunu çıkarttıysa şimdi tam tersini çıkartıyoruz, tıpkı bu kanun gibi." değerlendirmesinde bulundu.

CHP'li Gök, "Biz terörün tam da karşısındayız, ülkemizi seviyoruz. Biz Kürt sorununun çözülmesini istiyoruz, biz Kürt sorununu Mecliste hep beraber çözülmesini istiyoruz." dedi.

Tasarının tümü üzerinde şahsı adına söz alan AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin, kolluk kuvvetlerinin gösterdiği başarıları karalamak, onları uluslararası alanda haksız göstermek için çok ciddi ithamlarda bulunulduğunu belirtti.

Kolluk kuvvetlerinin yaptığı mücadelede, hukuk devleti ve demokratik kurallara bağlı kalınmasına rağmen, terör örgütünün siyasi uzantıları tarafından karalamalara maruz kaldığını söyleyen Şahin, düzenlemeye bu nedenle ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

Şahin, "Kolluk kuvvetlerimiz insanı baz alan mücadele yapıyor. Kolluk kuvvetlerimizin sivil halka zarar vermeme niyetini hepimiz müşahede ediyoruz." ifadesini kullandı.

Şahin, tasarıyla ilgili bilgi verdi.

CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek, "hukuk cinayetleri mağdurlarının kırılan onurlarının iadesine ilişkin tasarının" Meclise getirilmesi gerektiğini söyledi.

Çiçek, askerlerin özlük haklarına ilişkin taleplerinin de bir an önce karşılanmasını istedi.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerine geçilmesine ilişkin yapılan iki oylamada da toplantı yeter sayısı bulunamayınca TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.