2013-05-22 - 13:00
İdris Baluken: "Dışarıda çözüm süreci, içeride cezaevleri için ölüm süreci devam ediyor bu bir çelişkidir. Cezaevleri infaz yeri olarak ölüm çukuruna dönüşmüştür"? "Türk işi başkanlık modelinin kabulü mümkün değildir."
İdris Baluken düzenlediği basın toplantısında, hasta tutuklularla ilgili somut adım atılması gerektiğini söyledi.
Cezaevlerinde, 130'u ağır olmak üzere 420'ye yakın hasta tutuklunun olduğunu belirten Baluken, eş zamanlı ölüm oruçlarının başlayabileceğini dile getirdi. Baluken, "Tablo eskisinden daha vahimdir. Cezaevlerindeki kötü muamele şikayetleri almış başını gitmektedir. Şu anda Van F tipi cezaevinde kötü muamelelere karşı direniş gösteren 12 siyasi mahkum on bir gündür açlık grevindedir. Yüzlerce mahkumun ölüm haberini her an alabilecek raddedeyiz. Hasta mahkumlara yönelik uygulamalar ve tahliye edilmelerine karşı duyarsızlık AKP politikasına dönüşmüş, fiili ölüm cezası olarak uygulamaya konulmuştur" diye konuştu.
"Hükümeti ve Adalet Bakanlığı'nı sorumluluğunu yerine getirmeye çağırıyoruz" diyen Baluken, "Siyasi görüşleri, dilleri, kimlikleri ne olursa olsun; hasta olmasına rağmen hapishanelerde tutulan bu insanların yerinde hepimiz olabilirdik. Herkesin elini taşın altına koyması ve sorumluluk alması gerekir. Bu sorumluluk siyasi mülahazalardan öte ahlaki ve insani yaklaşımın gereğidir" şeklinde konuştu.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Baluken, hasta tutuklularla ilgili cezaevleri yönetimi ve savcıların duyarsız yaklaşımlarının yanı sıra, Adli Tıp'ın da süreci zamana yayan ve bürokratik tutum içinde olduğunu savundu. Yasal olarak tam teşekküllü raporun yeterli olması gerektiğini söyleyen Baluken,"Adalet Bakanlığı bu hastanelere güvenmiyor ki, raporun üstüne bir de Adli Tıp'ı getirdi" diye konuştu.
Terör örgütü PKK'nın çekilmesi ile ilgili soruya karşılık Baluken şunları söyledi: "KCK'nın açıklamalarına bakarsanız; PKK'nın Türkiye'de değil, Ortadoğu'da demokratik ve siyasi mücadeleye hazırlandığını görürsünüz. Geri çekilme disiplin içinde yerine getiriliyor. Artık ikinci aşama ile ilgili adımlar atılmalı, değişiklikler ve demokratikleşme gerekmektedir. Silahların devreye girmesi, tüketilmiş bir gündemdir."
Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun zamanında çalışmalarını yetiştirememesi durumunda referandum yapılacağı haberlerinin sorulması üzerine Baluken, "Politik ahlaka ve emeğe saygı nedeniyle Komisyon çalışmaları alanı tamamen tüketilmeden bu görüş etik değildir. Önemli olan demokratik, özgürlükçü sivil bir anayasa hazırlanmasıdır. Komisyon dağılacak noktaya gelirse, ortak bir politik tavır belirleriz" dedi.
Baluken, BDP Genel Başkanı Selahaddin Demirtaş'ın dünkü Grup Toplantısı'nda "Başkanlık sisteminden vazgeçilsin" açıklaması ile ilgili soruyu ise, "Dünyada uygulanan ve başarılı örneklerle ilgili tartışabiliriz. Ancak aktarılan Türk işi başkanlık sistemidir. Bu modelin kabulü mümkün değildir. Başkanlık yetkilerinin denetlenmesi, kuvvetler ayrılığı ve yönetimin merkezden yerele aktarılan model tartışılabilir" şeklinde cevapladı. (13:00)
Meltem SALİMOĞLU
Cezaevlerinde, 130'u ağır olmak üzere 420'ye yakın hasta tutuklunun olduğunu belirten Baluken, eş zamanlı ölüm oruçlarının başlayabileceğini dile getirdi. Baluken, "Tablo eskisinden daha vahimdir. Cezaevlerindeki kötü muamele şikayetleri almış başını gitmektedir. Şu anda Van F tipi cezaevinde kötü muamelelere karşı direniş gösteren 12 siyasi mahkum on bir gündür açlık grevindedir. Yüzlerce mahkumun ölüm haberini her an alabilecek raddedeyiz. Hasta mahkumlara yönelik uygulamalar ve tahliye edilmelerine karşı duyarsızlık AKP politikasına dönüşmüş, fiili ölüm cezası olarak uygulamaya konulmuştur" diye konuştu.
"Hükümeti ve Adalet Bakanlığı'nı sorumluluğunu yerine getirmeye çağırıyoruz" diyen Baluken, "Siyasi görüşleri, dilleri, kimlikleri ne olursa olsun; hasta olmasına rağmen hapishanelerde tutulan bu insanların yerinde hepimiz olabilirdik. Herkesin elini taşın altına koyması ve sorumluluk alması gerekir. Bu sorumluluk siyasi mülahazalardan öte ahlaki ve insani yaklaşımın gereğidir" şeklinde konuştu.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Baluken, hasta tutuklularla ilgili cezaevleri yönetimi ve savcıların duyarsız yaklaşımlarının yanı sıra, Adli Tıp'ın da süreci zamana yayan ve bürokratik tutum içinde olduğunu savundu. Yasal olarak tam teşekküllü raporun yeterli olması gerektiğini söyleyen Baluken,"Adalet Bakanlığı bu hastanelere güvenmiyor ki, raporun üstüne bir de Adli Tıp'ı getirdi" diye konuştu.
Terör örgütü PKK'nın çekilmesi ile ilgili soruya karşılık Baluken şunları söyledi: "KCK'nın açıklamalarına bakarsanız; PKK'nın Türkiye'de değil, Ortadoğu'da demokratik ve siyasi mücadeleye hazırlandığını görürsünüz. Geri çekilme disiplin içinde yerine getiriliyor. Artık ikinci aşama ile ilgili adımlar atılmalı, değişiklikler ve demokratikleşme gerekmektedir. Silahların devreye girmesi, tüketilmiş bir gündemdir."
Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun zamanında çalışmalarını yetiştirememesi durumunda referandum yapılacağı haberlerinin sorulması üzerine Baluken, "Politik ahlaka ve emeğe saygı nedeniyle Komisyon çalışmaları alanı tamamen tüketilmeden bu görüş etik değildir. Önemli olan demokratik, özgürlükçü sivil bir anayasa hazırlanmasıdır. Komisyon dağılacak noktaya gelirse, ortak bir politik tavır belirleriz" dedi.
Baluken, BDP Genel Başkanı Selahaddin Demirtaş'ın dünkü Grup Toplantısı'nda "Başkanlık sisteminden vazgeçilsin" açıklaması ile ilgili soruyu ise, "Dünyada uygulanan ve başarılı örneklerle ilgili tartışabiliriz. Ancak aktarılan Türk işi başkanlık sistemidir. Bu modelin kabulü mümkün değildir. Başkanlık yetkilerinin denetlenmesi, kuvvetler ayrılığı ve yönetimin merkezden yerele aktarılan model tartışılabilir" şeklinde cevapladı. (13:00)
Meltem SALİMOĞLU
