2013-02-28 - 15:15
Oktay Vural: "Kundaktaki bebekleri öldüren bebek katili, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kürt kökenli insanlarımızı öldüren, çocukları, kadınları kahpece öldüren, kalleşçe vuran İmralı artık Başbakan'ın ve AKP'nin umudu haline dönüştürülmüştür." "AKP'nin irade ve umudu Kandil'e bağlanmıştır. Dili ve söylemleri de kan diline teslim olmuştur."
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
28 Şubat'ın millet egemenliğini savunanların kabul edemeyeceği bir müdahale olduğunu söyleyen Vural, 28 Şubat'ın bir boyutunun daha olduğunu, onun da "uluslararası odaklarla işbirliği yapan siyaset terzilerinin kurgusu olduğu gerçeği" olduğunu savundu. "Eğer 28 Şubat'ı sorgulayacaksak bu süreci hazırlayanların bu siyaset terzilerinin taşeronluğunu üstlenerek dönüşüm yapanların hikâyesini de anlatmak lazım" şeklinde konuşan Vural, "28 Şubat mağduruyum diyerek ortaya çıkanların aslında 28 Şubat ürünü olduğunu bütün milletin öğrenmesi gerekir" dedi.
Millet egemenliğine yapılan bir müdahalenin sorgulandığı bir ortam içerisinde 28 Şubat sürecinin arzuladığı siyasi kurguların yapılmasının göz ardı edilmesinin aslında bugünkü iktidarı yönetenlerin nasıl iktidara geldiğinin sorgulanmaması demek olduğunu belirten Vural, "eğer demokrasiye sahip çıkacaksak darbelerin oluşturulmak istediği siyaset alanının yeniden dizayn edilmesi, siyaset mühendislerinin yapmak istediğinin başarıya ulaşıp ulaşmadığını gözlemlemek lazım" şeklinde konuştu.
"Yarasaydım başbakan oldum diye ahkâm kesenlerin içlerinden çıktığı partinin genel başkanı Erbakan da başbakan olmuştu" ifadesini kullanan Vural, "Bunlar o dönemin mağduru değil, aslında mimarlarıdır" dedi.
28 Şubat'la uluslararası güçlerin ve yerli işbirlikçilerin istediği politik dönüşümün sağlanmak istendiğini ve bunun başarıldığını kaydeden Oktay Vural, 28 Şubat'ın amacına ulaştığı görüşünü savundu. Oktay Vural şunları kaydeti:
"28 Şubat'ın hazırladığı siyaset kurgusu bugün Türkiye'yi yönetenlerin siyasetine de hâkim olmuştur. Büyük güçlerin istediği siyasi transformasyonun uygulayıcıları bugün iktidardadır. Soros destekli muhafazakâr soslu bir iktidar yaratılarak muhafazakârlığın, muhafazakâr değerlerin ve milli duruşların içi boşaltılmıştır. Bu bir siyaset mühendisliği idi. Bugün bu dönüşümü yaşayanların Türkiye'yi yönettiğini dikkate aldığımız zaman başarılı oldukları açık ve nettir."
28 Şubat sonrası "mağdur rolü oynayanların" sonradan "gömlek değiştirdiğini, adil düzen projesinden vazgeçip BOP projesinin uygulayıcısı haline gelmesi bu uğurda papaz cübbesi bile giyebileceğini söylemesi bu sürecin nasıl amacına ulaştığını bize göstermektedir" diye konuşan Oktay Vural, "Maalesef Erdoğan muhafazakâr değerler adına yola çıktığını söylemiş sonra da İslam dünyasını kana bulayan, İslam'ı dönüştürmek isteyen BOP projesinin eş başkanlığına getirilmiştir" dedi.
28 Şubat ile ilgili olarak "Çevik Bir, ABD'ye gitti mi? Orada CIA başkanlarına Erbakan'dan sonra potansiyel liderin Erdoğan olduğunu söyledi mi söylemedi mi?" ifadelerine yer veren Vural, "Ne hazindir ki milli görüş adını verdikleri böyle bir siyaset anlayışından bugün gayrı milli bir görüşün odağı olan bu dönüşüm 28 Şubat'ın bizatihi kendisidir" şeklinde konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, İmralı görüşmelerine değindi. "Kundaktaki bebekleri öldüren bebek katili, Doğu ve Güneydoğu Anadolu kürt kökenli insanlarımızı öldüren, çocukları, kadınları kahpece öldüren, kalleşçe vuran İmralı artık Başbakan'ın ve AKP'nin umudu haline dönüştürülmüştür" görüşünü savunan Oktay Vural, "Başbakan ve AKP, Öcalan'ın istek ve arzularını yerine getirmek için adeta seferber olmuşlardır" dedi. Oktay Vural şunları kaydetti:
"Bugün geldiğimiz bu nokta demokrasimiz için utanç verici bir tablodur. AKP demokrasimizi bebek katilinin istekleriyle düzenleyecek noktaya gelmişse, AKP İmralı ile anayasa görüşmeleri yapacak hale gelmişse, AKP millet tanımımızı bebek katili ile yapıyorsa, bugün artık egemenlik kayıtsız şartsız milletindir değil, silah egemenliğine teslim edilmiş bir irade vardır. AKP'nin irade ve umudu Kandil'e bağlanmıştır. Dili ve söylemleri de kan diline teslim olmuştur."
Oktay Vural, "siyaset vampirliği" yapılmakta olduğunu söyledi. "Kan dökerek siyaset yapan vampirler demokrasimizi, anayasamızı, millet egemenliğimizi, milli kimliğimizi teslim almak, devir teslim töreni yapmak için İmralı'da masa kurmuşlardır" şeklinde konuşan Vural, İmralı'nın ve PKK'nın bizim demokrasimizi tarif etme cüretine, anayasayı yapma irademizi kendinde bulma cüretine kadar getirildiğini, bunun mimarının da Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi.
İmralı görüşmelerinin tutanaklarının gazetelerde yayınlandığını hatırlatan Oktay Vural, Türkiye'nin tehdit edildiğini vurguladı.
Türk milletinin tehdit ve şantajla, egemenliğinin, iradesinin teslim alınmak istendiğini sözlerine ekleyen Vural, Öcalan'ın eski alışkanlıkları bırakmak gerekir, rejim değişikliği olacak, yeni bir cumhuriyet sözlerini şu şekilde değerlendirdi:
"Atatürk'ün milli mücadele ile kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bugün AKP ve Başbakan Erdoğan'la birlikte, Öcalan'la yeni bir cumhuriyet kurma iddiasına kadar gelmiştir. Bundan daha utanç verici bir manzara olur mu? Erzurum Kongresi, Sivas Kongresi ile Milli Kurtuluş Savaşı ile kurduğumuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilelebet payidar olacaktır zihniyeti bugün Öcalan, Erdoğan, pkk ve AKP işbirliği ile yeni bir cumhuriyete dönüştürülüyor. Tüyler ürpertici bir noktadayız. Yedi düvelin yapamadığı Sevr'i bugün pkk aracılığıyla milletimize dayatıyorlar."
Öcalan'ın "AKP'yi on yıldır iktidarda tutan benim", "AKP'yi çıkartan güç biziz" ve "Biz iktidarı AKP'ye altın tepside sunduk" sözlerini hatırlatan Oktay Vural, "demek ki bunlar paslaşıyorlar. Bu terörle mücadele falan bunlar lafı güzaf. Kontrollü bir terör, kontrollü bir terörle mücadele, amaç ve hedef bu millete terör bitmiyor, ne yapalım bunları vermemiz gerekir, anayasayı değiştirmemiz lazım, Türk milleti kimliğinden vazgeçmeniz lazım noktasına getirmek. Bunun için hazırlıyorlar. Bu paslaşmalardan sonra milletimizin kalesine gol atıyorlar" ifadelerini kullandı.
Başkanlık müzakerelerinin de Öcalan'la yapıldığı görüşünü savunan Oktay Vural şunları kaydetti:
"2011 seçimlerinden önce MHP'nin oyları artmasın diye ateşkes pazarlığı yapacak kadar namertçe bir ilişkiye doğru giden bir zihniyetin Türk milletinin tarihini, kimliğini ve cumhuriyetini kimlerle peşkeş çektiğini göstermesi bakımından bu tutanaklar son derece önemli. Bakıyoruz ki MİT, Milli İstihbarattan çıkmış KCK'nın istihbarat örgütü haline gelmiş. Bu da bizatihi Başbakan'ın görevlendirdiği kimseler aracılığı ile oluyor. Çıkarılan MİT yasası Öcalan'dan desteklenerek gerçekleştirilmiş, diyor ki düğmeye basan benim. Kim kimi yönetiyor? Maalesef utanç verici bir şekilde bugün geldiğimiz bu noktada Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başında bulunan zatı İmralı canisinin fikir ve düşünceleri işgal etmiştir."
CHP'nin daha önce teklif ettiği çözüm önerilerinin yeniden gündemde olduğunu, o zaman sadece nabız yoklamak, tepkisini test etmek için ortaya çıkıldığını, bu konularda anlaşmanın çoktan yapıldığını ifade eden Oktay Vural, "bunlar görüşülerek gelen bir nokta. Bunlar çıkartılıyor, tepkilere göre dizayn edilecek. Demek ki af AKP ile müzakere edilmiştir, taahhüt altına alınmıştır. Devletin, yönetenlerin ortaya çıkmasını istediği bu açıklamayla da toplumun direnci test ediliyor. Tayyip- Öcalan el ele, hep beraber başkanlığa. Manzara bu" dedi.
F.Banu Doğan
28 Şubat'ın millet egemenliğini savunanların kabul edemeyeceği bir müdahale olduğunu söyleyen Vural, 28 Şubat'ın bir boyutunun daha olduğunu, onun da "uluslararası odaklarla işbirliği yapan siyaset terzilerinin kurgusu olduğu gerçeği" olduğunu savundu. "Eğer 28 Şubat'ı sorgulayacaksak bu süreci hazırlayanların bu siyaset terzilerinin taşeronluğunu üstlenerek dönüşüm yapanların hikâyesini de anlatmak lazım" şeklinde konuşan Vural, "28 Şubat mağduruyum diyerek ortaya çıkanların aslında 28 Şubat ürünü olduğunu bütün milletin öğrenmesi gerekir" dedi.
Millet egemenliğine yapılan bir müdahalenin sorgulandığı bir ortam içerisinde 28 Şubat sürecinin arzuladığı siyasi kurguların yapılmasının göz ardı edilmesinin aslında bugünkü iktidarı yönetenlerin nasıl iktidara geldiğinin sorgulanmaması demek olduğunu belirten Vural, "eğer demokrasiye sahip çıkacaksak darbelerin oluşturulmak istediği siyaset alanının yeniden dizayn edilmesi, siyaset mühendislerinin yapmak istediğinin başarıya ulaşıp ulaşmadığını gözlemlemek lazım" şeklinde konuştu.
"Yarasaydım başbakan oldum diye ahkâm kesenlerin içlerinden çıktığı partinin genel başkanı Erbakan da başbakan olmuştu" ifadesini kullanan Vural, "Bunlar o dönemin mağduru değil, aslında mimarlarıdır" dedi.
28 Şubat'la uluslararası güçlerin ve yerli işbirlikçilerin istediği politik dönüşümün sağlanmak istendiğini ve bunun başarıldığını kaydeden Oktay Vural, 28 Şubat'ın amacına ulaştığı görüşünü savundu. Oktay Vural şunları kaydeti:
"28 Şubat'ın hazırladığı siyaset kurgusu bugün Türkiye'yi yönetenlerin siyasetine de hâkim olmuştur. Büyük güçlerin istediği siyasi transformasyonun uygulayıcıları bugün iktidardadır. Soros destekli muhafazakâr soslu bir iktidar yaratılarak muhafazakârlığın, muhafazakâr değerlerin ve milli duruşların içi boşaltılmıştır. Bu bir siyaset mühendisliği idi. Bugün bu dönüşümü yaşayanların Türkiye'yi yönettiğini dikkate aldığımız zaman başarılı oldukları açık ve nettir."
28 Şubat sonrası "mağdur rolü oynayanların" sonradan "gömlek değiştirdiğini, adil düzen projesinden vazgeçip BOP projesinin uygulayıcısı haline gelmesi bu uğurda papaz cübbesi bile giyebileceğini söylemesi bu sürecin nasıl amacına ulaştığını bize göstermektedir" diye konuşan Oktay Vural, "Maalesef Erdoğan muhafazakâr değerler adına yola çıktığını söylemiş sonra da İslam dünyasını kana bulayan, İslam'ı dönüştürmek isteyen BOP projesinin eş başkanlığına getirilmiştir" dedi.
28 Şubat ile ilgili olarak "Çevik Bir, ABD'ye gitti mi? Orada CIA başkanlarına Erbakan'dan sonra potansiyel liderin Erdoğan olduğunu söyledi mi söylemedi mi?" ifadelerine yer veren Vural, "Ne hazindir ki milli görüş adını verdikleri böyle bir siyaset anlayışından bugün gayrı milli bir görüşün odağı olan bu dönüşüm 28 Şubat'ın bizatihi kendisidir" şeklinde konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, İmralı görüşmelerine değindi. "Kundaktaki bebekleri öldüren bebek katili, Doğu ve Güneydoğu Anadolu kürt kökenli insanlarımızı öldüren, çocukları, kadınları kahpece öldüren, kalleşçe vuran İmralı artık Başbakan'ın ve AKP'nin umudu haline dönüştürülmüştür" görüşünü savunan Oktay Vural, "Başbakan ve AKP, Öcalan'ın istek ve arzularını yerine getirmek için adeta seferber olmuşlardır" dedi. Oktay Vural şunları kaydetti:
"Bugün geldiğimiz bu nokta demokrasimiz için utanç verici bir tablodur. AKP demokrasimizi bebek katilinin istekleriyle düzenleyecek noktaya gelmişse, AKP İmralı ile anayasa görüşmeleri yapacak hale gelmişse, AKP millet tanımımızı bebek katili ile yapıyorsa, bugün artık egemenlik kayıtsız şartsız milletindir değil, silah egemenliğine teslim edilmiş bir irade vardır. AKP'nin irade ve umudu Kandil'e bağlanmıştır. Dili ve söylemleri de kan diline teslim olmuştur."
Oktay Vural, "siyaset vampirliği" yapılmakta olduğunu söyledi. "Kan dökerek siyaset yapan vampirler demokrasimizi, anayasamızı, millet egemenliğimizi, milli kimliğimizi teslim almak, devir teslim töreni yapmak için İmralı'da masa kurmuşlardır" şeklinde konuşan Vural, İmralı'nın ve PKK'nın bizim demokrasimizi tarif etme cüretine, anayasayı yapma irademizi kendinde bulma cüretine kadar getirildiğini, bunun mimarının da Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi.
İmralı görüşmelerinin tutanaklarının gazetelerde yayınlandığını hatırlatan Oktay Vural, Türkiye'nin tehdit edildiğini vurguladı.
Türk milletinin tehdit ve şantajla, egemenliğinin, iradesinin teslim alınmak istendiğini sözlerine ekleyen Vural, Öcalan'ın eski alışkanlıkları bırakmak gerekir, rejim değişikliği olacak, yeni bir cumhuriyet sözlerini şu şekilde değerlendirdi:
"Atatürk'ün milli mücadele ile kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bugün AKP ve Başbakan Erdoğan'la birlikte, Öcalan'la yeni bir cumhuriyet kurma iddiasına kadar gelmiştir. Bundan daha utanç verici bir manzara olur mu? Erzurum Kongresi, Sivas Kongresi ile Milli Kurtuluş Savaşı ile kurduğumuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilelebet payidar olacaktır zihniyeti bugün Öcalan, Erdoğan, pkk ve AKP işbirliği ile yeni bir cumhuriyete dönüştürülüyor. Tüyler ürpertici bir noktadayız. Yedi düvelin yapamadığı Sevr'i bugün pkk aracılığıyla milletimize dayatıyorlar."
Öcalan'ın "AKP'yi on yıldır iktidarda tutan benim", "AKP'yi çıkartan güç biziz" ve "Biz iktidarı AKP'ye altın tepside sunduk" sözlerini hatırlatan Oktay Vural, "demek ki bunlar paslaşıyorlar. Bu terörle mücadele falan bunlar lafı güzaf. Kontrollü bir terör, kontrollü bir terörle mücadele, amaç ve hedef bu millete terör bitmiyor, ne yapalım bunları vermemiz gerekir, anayasayı değiştirmemiz lazım, Türk milleti kimliğinden vazgeçmeniz lazım noktasına getirmek. Bunun için hazırlıyorlar. Bu paslaşmalardan sonra milletimizin kalesine gol atıyorlar" ifadelerini kullandı.
Başkanlık müzakerelerinin de Öcalan'la yapıldığı görüşünü savunan Oktay Vural şunları kaydetti:
"2011 seçimlerinden önce MHP'nin oyları artmasın diye ateşkes pazarlığı yapacak kadar namertçe bir ilişkiye doğru giden bir zihniyetin Türk milletinin tarihini, kimliğini ve cumhuriyetini kimlerle peşkeş çektiğini göstermesi bakımından bu tutanaklar son derece önemli. Bakıyoruz ki MİT, Milli İstihbarattan çıkmış KCK'nın istihbarat örgütü haline gelmiş. Bu da bizatihi Başbakan'ın görevlendirdiği kimseler aracılığı ile oluyor. Çıkarılan MİT yasası Öcalan'dan desteklenerek gerçekleştirilmiş, diyor ki düğmeye basan benim. Kim kimi yönetiyor? Maalesef utanç verici bir şekilde bugün geldiğimiz bu noktada Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başında bulunan zatı İmralı canisinin fikir ve düşünceleri işgal etmiştir."
CHP'nin daha önce teklif ettiği çözüm önerilerinin yeniden gündemde olduğunu, o zaman sadece nabız yoklamak, tepkisini test etmek için ortaya çıkıldığını, bu konularda anlaşmanın çoktan yapıldığını ifade eden Oktay Vural, "bunlar görüşülerek gelen bir nokta. Bunlar çıkartılıyor, tepkilere göre dizayn edilecek. Demek ki af AKP ile müzakere edilmiştir, taahhüt altına alınmıştır. Devletin, yönetenlerin ortaya çıkmasını istediği bu açıklamayla da toplumun direnci test ediliyor. Tayyip- Öcalan el ele, hep beraber başkanlığa. Manzara bu" dedi.
F.Banu Doğan
