2006-02-08 - 19:43
TBMM BAŞKANI ARINÇ: "YUKARI KARABAĞ İHTİLAFININ ÇÖZÜMÜ SÜRECİNDE AZERBAYCAN'A GÜÇLÜ DESTEĞİMİZ SÜRECEKTİR"
Türkiye'de bulunan Azerbaycan Milli Meclis Başkanı Asadov'un onuruna Devlet Konukevi'nde verdiği yemekte konuşan Arınç, Yukarı Karabağ sorununun Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü temelinde ve barışçı yollarla biran önce kalıcı bir çözüme kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç, "her alanda olduğu gibi, Yukarı Karabağ ihtilafının çözümü sürecinde Azerbaycan'a güçlü desteğimiz sürecektir. Bölgede istikrar ve işbirliği ortamının yaratılmasını engelleyen, bölge halklarına refah getirilmesini geciktiren bu sorunun Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü temelinde ve barışçı yollarla biran önce kalıcı bir çözüme kavuşturulması elzemdir." dedi.

İlk resmi ziyaretini Türkiye'ye gerçekleştiren Azerbaycan Milli Meclis Başkanı Oktay Asadov'un onuruna Devlet Konukevi'nde verdiği akşam yemeğinde konuşan Arınç, "kıvançta ve tasada bir Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin çok boyutlu işbirliği anlayışıyla sağlanan başarılarla daha da pekiştirilmesi bana büyük mutluluk vermektedir." diye konuştu.

TBMM Başkanı Arınç, iki ülke ilişkilerinin her alanda mükemmel bir hızda geliştiğini belirtti ve "ancak ülkelerimizin imkan ve kabiliyetleri mevcut ilişkilerin daha ileri götürülebileceğini kuşkuya yer bırakmayacak şekilde göstermektedir. Önümüzdeki dönemde, ilişkilerimizi yeni işbirliği alanlarında geliştirme ve derinleştirme konusunda mutabık olduğumuzu görmekten memnuniyet duydum." diye devam etti.

Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Parlamenterler olarak, iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesine elimizden gelen her türlü katkıyı sağlama sorumluluğumuz bulunmaktadır.

Türkiye ve Azerbaycan benzersiz ilişkilere sahip iki kardeş ülkedir. Bu ilişkinin mimarlarından Merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in deyimiyle, Türkiye ve Azerbaycan "aynı milletin iki ayrı devletidir."

Türkiye ve Azerbaycan, tüm dünyanın gıptayla izlediği bir konumda bulunmaktadırlar. Bu durum Azerbaycan'ı Türkiye'nin dış ilişkilerinde ayrıcalıklı kılmaktadır.

Ülkelerimiz arasındaki işbirliğinin bir diğer önemli ortak hedefi de, bölgemizde barış, güvenlik, istikrar ve refaha katkıda bulunmaktır."

Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattının, önümüzdeki aylarda devreye gireceğini ve böylelikle stratejik önemde bir işbirliği projesinin işlevsel hale geleceğini kaydeden TBMM Başkanı Arınç, "Bakü'de çıkarılan petrol kısa süre içinde Ceyhan'a ulaşacak ve Hazar petrolünü dünyaya pazarlamak için yeni bir güzergah kazanılmış olacaktır." dedi.

Boru hattının tam kapasiteyle faaliyete geçirilmesinden sonraki ortak hedefin Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı'nın da en kısa sürede işletmeye alınması olacağını ifade eden Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hazar Denizi doğalgaz kaynaklarının Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştırılmasının stratejik önemi son gelişmeler ışığında bir kez daha anlaşılmıştır.

Bakü-Tiflis-Ahılkelek-Kars demiryolu bağlantısının kurulması önem verdiğimiz bir başka projedir. Sözkonusu projeler bir yandan Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan'ı yakınlaştırırken, diğer yandan Orta Asya ülkelerinin Batı'ya ulaşmalarını önemli ölçüde kolaylaştıracaktır.

Bu projelerin diğer bölge ülkelerini de işbirliği sürecinin içinde yer alabilmek için kendilerinden beklenen adımları atmaya teşvik etmesini diliyorum."
Arınç, Azerbaycan'ın bağımsızlığını izleyen geçiş dönemini tamamlamak suretiyle, uluslararası toplumun saygın, dikkatle izlenen ve önünde büyük olanaklar bulunan bir üyesi haline geldiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Buna karşılık ülkenin topraklarının yüzde 20'sinin hâlâ işgal altında bulunması ağır bir siyasi, toplumsal ve ekonomik yük oluşturmaktadır. Uluslararası hukuka ve meşruiyete hakkaniyete ve insan haklarına değer veren toplumlar için işgalin sürmesi kabul edilemez.

Her alanda olduğu gibi, Yukarı Karabağ ihtilafının çözümü sürecinde Azerbaycan'a güçlü desteğimiz sürecektir. Bölgede istikrar ve işbirliği ortamının yaratılmasını engelleyen, bölge halklarına refah getirilmesini geciktiren bu sorunun Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü temelinde ve barışçı yollarla biran önce kalıcı bir çözüme kavuşturulması elzemdir."

Konuşmasının sonunda "Azerbaycan'ın Batı demokrasileriyle bütünleşme ve Avrupa-Atlantik kuruluşlarıyla birleşme iradesini tüm gücümüzle destekliyoruz" diyen Arınç, sözlerini şöyle noktaladı:

"Böyle bir siyasi tercihin önde gelen unsurunu kuşkusuz demokratikleşme süreci teşkil etmektedir. Azerbaycan'ın bu yolda aldığı mesafe takdire şâyandır.

Bulunduğumuz zor coğrafyada istikrar kuşkusuz büyük önem taşımaktadır. Demokrasi içinde istikrar daha da önemlidir. Demokratik uygulamaların bir ülkede tam anlamıyla yerleşmesi kolay değildir, zaman alır. Türkiye de benzer aşamalardan geçerken az zorluklar yaşamamıştır. Tecrübelerimiz, özellikle temel meselelerde iktidarıyla, muhalefetiyle milli uzlaşı zemini oluşturulabilmesi halinde, bunun, ülkenin gücü ve inandırıcılığına büyük kazanımlar sağladığını göstermektedir. Azerbaycan'ın demokrasisini güçlendirme yolunda cesur adımlarla ilerlemeyi sürdüreceğine olan inancımız tamdır.

Aynı milletin çocukları olduğumuz gerçeğinden hareketle, ziyaretiniz sırasında kendinizi evinizde hissetmenizi hassaten rica ediyorum."