2020-12-10 - 23:59
2021 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULUNDA
TBMM Genel Kurulunda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ilgili ve bağlı kuruluşların 2021 bütçeleri kabul edildi.
Genel Kurulda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ilgili ve bağlı kuruluşların 2021 bütçelerinin görüşmelerine başlandı.

TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı.

Bugün bütçe görüşmelerinin üçüncü turunda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Nükleer Düzenleme Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Devlet Personel Başkanlığının bütçeleri ele alınacak.

Bütçeler üzerinde ilk konuşmalar, HDP grubu adına yapılıyor.

Bütçeler üzerinde HDP Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, dün elektrik şirketlerinin temsil ve ağırlama giderlerinin faturalara ekleneceğiyle ilgili bir tartışma yaşandığını anımsattı.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun, bunun doğru olmadığı yönünde bir açıklama yaptığını aktaran Kenanoğlu, "Sonra baktık ki doğru olan kısmı şuymuş: Bu yeni uygulanmıyormuş, 2015'ten beri uygulanıyormuş. Yani elektrik şirketlerinin temsil, ağırlama gibi birtakım hususları 2015'ten beri faturalarımıza yansıtılıyormuş zaten. Bir torba fatura sistemi uygulandığı için biz bunu faturalarda göremiyoruz yani karanlık bir fatura var. Göremediğimiz için de ancak kararnameler incelendiği zaman ortaya çıkıyor." dedi.

Elektrik faturalarının geçen yıla göre yüzde 32,3 oranında zamlandığını ifade eden Kenanoğlu, "Sektörün maliyet artışıysa dolar artışı olarak açıklanıyor. Dolar bizi etkilemiyor, biz dolarla maaş almıyorduk ya ama evimizde tükettiğimiz elektriğin fiyat artış gerekçesi de dolar olarak açıklanmaya devam ediliyor." diye konuştu.

HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan Işık, hükümetin enerji politikalarının "halkı yok saydığını" öne sürdü.

Elektrik ve doğal gaz faturalarının son hızla arttığını, toplumun daha az enerjiye daha çok maliyetle ulaştığını söyleyen Işık, "ÇED raporu aldırmadığınız HES'lerle canlı yaşam yok ediliyor. Nükleer enerji projeleriyle ülke borçlandırılarak ekonomi çökertiliyor. HES'leriniz, RES'leriniz, NES'leriniz, kömür ve altın madenleriniz o bölgede yaşayan halklara rağmen yapılıyor; arıyı kovanından, ayıyı yaşam alanından kovuyor." görüşünü savundu.

Işık, geçen yıldan bu yana elektrik ve doğal gaz fiyatları artarken halkın gelirinin artmadığını savunarak, "Bu artışlar açlık sınırının altındaki asgari ücretli hanelerde ne anlama geliyor, biliyor musunuz? Bunu da bilmiyorsunuz. İnsanlar sizin gibi, saraylarda yaşamıyor, bir ömür borç yükü altında karın tokluğuna çalışarak yaşıyorlar. Halk sizin yandaş şirketlerinizin elektrik, doğal gaz, kredi borçları için köle gibi çalışsın, sesini de çıkartmasın istiyorsunuz." dedi.

HDP Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, "Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik buhranı görmeyenler, sokakta 'açım' diye bağıran insanları görmeyenler tabii ki bu bütçeyi kendi çevresine, kendi yandaşlarına yaparlar ve toplumu bu şekilde dizayn etmeye çalışırlar." görüşünü öne sürdü.

Türkiye'de "demokrasi ve büyük bir hukuk sorunu olduğunu" savunan Öcalan, "Cezaevlerini esir kampına çevirmişler. Bir Adalet Bakanı düşünün, yaptığı cezaeviyle övünmektedir. Kimi şehirlerin iktidar milletvekilleri şehre yapılan cezaevlerini bir istihdam olarak görmektedirler. Siz, antidemokratik uygulamaların olduğu, hukukun rafa kaldırıldığı bir ülkede ekonominin neresinden tutacaksınız, neresini tartışacaksınız?" diye konuştu.

HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, bu bütçenin halkın bütçesi olmadığını iddia etti.

"Bu bütçe iktidarın uzun bir süredir yürüttüğü politikalara bağlı olarak savaşın bütçesi, rantın bütçesi, yandaşın bütçesi." ifadelerini kullanan Başaran, bu bütçenin de önceki yıllara benzer bir biçimde cinsiyet eşitliğine duyarlı bir bütçe olmadığını öne sürdü.

Pandeminin getirdiği olumsuzluklardan kadınların daha fazla etkilendiğini belirten Başaran, "Zaten iktidarın yürüttüğü cinsiyetçi politikalar, kadınların yaşam alanını daralttı. Kadınlar, sürekli bir biçimde toplumda kışkırtılmış bu erkeklikle yüz yüze kaldılar; bir taraftan da iktidarın şiddetiyle yüz yüze kaldılar ama pandemi döneminde işsizlik ve yoksullukla daha fazla yüz yüze kaldılar." dedi.

DİSK'in yaptığı bir araştırmaya göre, Kovid-19 etkisiyle revize edilmiş kadın işsizlik oranının yüzde 45,3 olduğunu dile getiren Başaran, "Birçok araştırmada kadınların pandemi sürecinde daha fazla yoksullaştığı ortaya çıkmıştır." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu'nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2021 Yılı Bütçeleri üzerine CHP milletvekilleri söz aldı.

CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, asgari ücret görüşmelerine değindi. Ülkedeki açlık sınırının 2 bin 517 lira, yoksulluk sınırının ise 8 bin 197 lira olduğunu dile getiren Girgin, "Asgari ücret insan onuruna yakışır bir düzeye çıkarılarak vergi kesintilerinden muaf tutulmalıdır. Elektrik ve doğal gaza ne kadar zam yapılmışsa asgari ücrete de o kadar zam yapılmalı. Elektriğe yüzde 32,5 doğal gaza ise yüzde 35 oranında zam yapıldı. Asgari ücrete de en az yüzde 35 oranında zam yapılmalıdır." diye konuştu.

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, Türkiye'nin enerji kaynaklarında dünyaya bağımlı olduğunu ve iktidarın yaptığı açıklamaların sadece temennilerden ibaret olduğunu savundu.

Akın, hükümetin her fırsatta yenilenebilir enerjiye destek olduklarına yönelik açıklamalar yaptığını ancak yayımlanan kararnameyle Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğünün kapatıldığını dile getirdi.

Türkiye'nin sahip olduğu potansiyel nedeniyle sürekli Almanya'yla karşılaştırıldığına işaret eden Akın, "Potansiyelimizin Almanya'dan çok daha yüksek olmasına ve güneş yatırımlarına aynı zamanda başlamış olmamıza rağmen neden bunların bu kadar gerisinde kaldık? Halkın kendi elektriğini temiz ve ucuz üretmesi için enerji kooperatifleri kurma çabalarının önüne neden engel koydunuz? Yönetmelikleri neden değiştirdiniz? Halkın enerjide tekrar söz sahibi olması için enerji kooperatiflerinin önünü açmak ve teşvik etmek zorundayız." diye konuştu.

Akın, Karadeniz'de bulunan doğal gaza ilişkin de alım garantili bir sistem kurulduğunu ve "Karadeniz gazı için vatandaşa değil, AKP'nin bir yandaşına söz verildiğini" ileri sürdü.

CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan, Türkiye'nin G-20 ülkeleri arasında elektriği en pahalı kullanan üçüncü ülke, OECD ülkeleri arasında enerji fiyatlarına en çok zam yapan ülke olduğunu söyledi.

Arslan, "Pandemi döneminde OECD ülkeleri elektriğe yüzde 7,3 indirim yaparken, maalesef ülkemiz yüzde 11,5 zam yapmıştır. Devri iktidarınızda elektriğe yapılan zam yüzde 369'dur. Asgari ücrete bu kadar zam yapılmazken elektrik faturaları yüzde 369 artmıştır." ifadelerini kullandı.

CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, piyasada dezenfektanın halen yüksek fiyatlarla satıldığını, Türkiye'nin korona salgını sürecinde Bor madeninden yeterince faydalanamadığını iddia etti.

CHP Kırıkkale Milletvekili Ahmet Önal, Türkiye'nin asıl sorunun işsizlik, yoksulluk ve geçim sıkıntısı olduğunu, milletin kendilerinden sorunlarının çözümünü beklediğini belirterek, bütçede vatandaşların geçim sıkıntısına derman olacak hiçbir düzenlemenin bulunmadığını savundu.

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Mersin'de yapımı devam eden nükleer santrala ilişkin, "Yapmış olduğunuz anlaşmayla bu santralin yüzde 100'ü Rus şirketlerinin ama anlaşmada ilginç bir durum var. Bu anlaşmaya göre Türkiye, hiçbir zaman bu şirketin yüzde 51'ine sahip olamayacak. Ayrıca anlaşmayla üretilen elektriğin yarısı 15 yıl boyunca alınmaya devam edecek." ifadelerini kullandı.

Anlaşmaya göre Rusya'dan elektriğin kilovatsaatinin 12,35 sente alınacağını iddia eden Başarır, "Avrupa ve dünyada ise elektriğin kilovatsaati 4 sent ile 6 sent arasında. Benim topraklarımda yapılan bu santralin tazminat sorumluluğu ve riski bana ait ama elektriği 3 kat daha pahalıya alıyorum. Rusya'ya bu tavizler neden veriliyor?" sorusunu yöneltti.

Başarır, "Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına Avrupa'nın doğal gazın bin metreküpünü Rusya'dan 120 dolara, Türkiye'nin ise 280 dolara almasının sebebini sorduğunu" da belirtti.

Bakanlıktan kendisine "cevap veremem, ticari sır." diye yanıt geldiğini aktaran Başarır, "Sayın bakan, sizin aile veya şahsi şirketinizi sormadım. 'Neden biz dünyaya göre Rusya'dan iki buçuk kat daha fazla doğal gaza para veriyoruz?' diye sordum. Böyle bir devlet ve yönetim olur mu? Avrupa'nın enerji bakanı gidiyor, direkt Rusya'dan gazı alıyor. Siz, aracı şirketlere doğal gazı aldırıyorsunuz sonra gelip Enerji Bakanlığınıza sattırıyorsunuz. Kim bu şirketler? Böyle bir anlayış olur mu?" değerlendirmesinde bulundu.

Başarır, pandemi sürecinde geçen sene 1 milyon insanın elektriğinin kesildiğini, şimdi de dağıtım şirketlerinin misafir ağırlama, otel, gezi ve uçak bedellerinin faturalara yansıtılacağını iddia etti.

CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, ülke nüfusumuzun yüzde 10'unun engellilerden oluştuğunu, engellilerin eğitim alma ve iş bulma olanaklarının son derece sınırlı olduğunu ileri sürdü.

Çocuklarla ilgili politikaların da günü kurtarmaya yönelik olduğunu iddia eden İlhan, "TÜİK verilerine göre 720 bin ancak gerçekte 2 milyona yaklaşık çocuk işçi sayısı var. Çocuk istismarının önüne bir türlü geçilemiyor. Cezaevlerinde bulunan 0-6 yaş arası çocuklarımızın yaşadığı dramlar söz konusu. Geleceğimizi inşa edecek çocuklarımız için yeni politikaların belirlenmesi gerekiyor." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise yerinden söz alarak eleştirilere cevap verdi. Zengin, bazı konuşmacıların "erkek bütçesi" şeklinde bir ifade kullandığını, kadın haklarını savunurken erkeklere haksızlık yapılmadan, birlikte ve eşit bir yaklaşımla meselenin ortaya konulması gerektiğini söyledi.

HDP'nin politikalarının şiddet içerdiğine dikkati çeken Zengin, eski HDP Mardin Milletvekili Tuma Çelik'in taciz dosyasını hatırlattı.

HDP Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan'ın kürsüde "soyadımla gurur duyuyorum" şeklindeki sözlerini aktaran Zengin, bu soyadıyla gurur duymanın PKK ile gurur duymakla eş değer olduğunu, HDP'nin ülkede Kürt ve Türk ayrımı yaparak Meclis'i terörize ettiğini söyledi.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise AK Parti'li milletvekillerinin "soyadın sayesinde vekilsiniz" şeklindeki bir sataşması nedeniyle Öcalan'ın bu ifadeyi kullandığını iddia etti.

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****