2020-06-09 - 16:15
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi'nin 2 maddesi daha kabul edildi. Böylece teklifin birinci bölümünde yer alan 9 madde kabul edilmiş oldu.
Erdoğmuş, Genel Kurulda 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu "İstanbul Kıraathaneci Kahveci Ve İçkisiz Gazinocular Esnaf Odasının koronavirüs salgını nedeniyle yaşadığı sıkıntılar" ve MHP Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu "Malatya'daki kayısı üretimi ve üreticilerin sorunları" hakkında, AK Parti Karabük Milletvekili Niyazi Güneş de "Karabük'ün il oluşunun 25. yıl dönümü" dolayısıyla gündem dışı konuştu.
İYİ Parti'li Nuhoğlu, salgın döneminde zarar gören esnafa yönelik ekonomik paketlerin yetersiz olduğunu savundu. Nuhoğlu, kahve ve kıraathane işletmecilerinin günlük gelir elde ettiğini, dükkânlarını açamadıkları gün evlerine ekmek götüremediğini dile getirdi. Bu esnafa yönelik acil ekonomik tedbirlerin hayata geçirilmesini isteyen Nuhoğlu, İstanbul Kıraathaneci Kahveci Ve İçkisiz Gazinocular Esnaf Odası Başkanı Serdar Erşahin'in, çalışanları ve aileleriyle birlikte yaklaşık 500 bin vatandaşı etkileyen bu durumun çözümüne yönelik talepleri bulunduğunu aktardı. Nuhoğlu, söz konusu talepleri sıralayarak "Ekonomik zorluklar içinde, tamamen kepenk kapatma tehlikesiyle karşı karşıya kalan bu küçük işletmecilerin makul istekleri karşılıksız bırakılmamalı." diye konuştu.
MHP'li Fendoğlu, Türkiye'deki toplam 17 milyon kayısı ağacından 8 milyonunun bulunduğu ve dünya kuru kayısı üretiminin yüzde 85'inin yapıldığı Malatya'da, yaklaşık 50 bin ailenin bu üründen geçimini sağladığını anlattı. Geçen yıl 110 ülkeye yaklaşık 100 bin ton Malatya kayısısı ihraç edilerek 253 milyon dolar gelir sağlandığını kaydeden Fendoğlu, kayısı üreticisinin bu yıl önemli sorunlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Fendoğlu, bu hafta Malatya'daki kayısı rekoltesinin açıklanacağını ve bu yıl 80 bin ton kayısı rekolte tahmini söylemleri bulunduğunu belirterek bu tahmini yapacak kurulda, Ege İhracatçılar Birliği gibi ticari kuruluşların bulunmasının doğru olmadığını belirtti. Fendoğlu, tahminin, ziraat odaları gibi oluşumlar tarafından sahadaki çalışmalarla yapılmasını istedi.
AK Parti'li Güneş, gündemdışı konuşmasında, Karabük'ün il oluşunun 25. yıl dönümünü kutlayarak kentin Türkiye'nin sanayileşme atılımlarına ilk günden itibaren okul ve rehber olduğuna işaret etti. Güneş, Karabük'te 2007'den bu yana 1,5 milyon ton tren rayı üretildiğini kaydederek yıllık 2,5 milyon ton çelik üreten Kardemir'in bu konuda Türkiye'nin dışa bağımlılığını azalttığını vurguladı.
Niyazi Güneş, iktidara geldiği ilk günden itibaren Kardemir'den desteğini esirgemeyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarını sundu, şirketin yöneticilerini tebrik etti.
Karabük'te turistik merkezlerin yılda 1,5 milyondan çok kişi tarafından ziyaret edildiğini de anlatan Güneş, Karabük'ün il olmasında emeği geçen eski Başbakan Tansu Çiller'e teşekkür etti.
TBMM Genel Kurulunda, partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Çatak-Pervari arasındaki Belbuka bölgesinde yol çalışması yapan işçilerin servis aracının geçişi sırasında, PKK'lı teröristlerin döşediği el yapımı patlayıcının infilakı sonucu 2 işçinin hayatını kaybettiğini, 8 işçinin yaralandığını anımsatarak, işçilere Allah'tan rahmet, ailelerine ve millete başsağlığı, yaralılara acil şifa diledi.
Dervişoğlu, 9 Haziran 2017'de öğretmenliğinin ilk karne gününde terör örgütü PKK tarafından Batman'da katledilen Aybüke Yalçın'ın ölümünün üçüncü yılı olduğunu ifade ederek, "PKK, eğitimi hedef alarak bölge halkının geri bırakılmasını temin etmeye çalışan hain bir terör örgütü olma özelliğini sürdürmeye devam ediyor. Bu tavrı şiddetle, nefretle kınıyorum." diye konuştu.
İstanbul Arnavutköy'de 5 çocuk annesi Hatice Çelik'in eşi tarafından sokak ortasında pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybettiğini dile getiren Dervişoğlu, Türkiye'de kadın cinayetlerinin önünün bir türlü alınamadığını söyledi.
Dervişoğlu, İstanbul Sözleşmesi'nin gerektiği gibi anlaşılamadığını ve uygulanamadığını savunarak, Türkiye'nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi'ne göre kadın cinayeti verilerinin derlenmesi, cinayetlerin nedenlerinin açığa çıkarılması ve bu alanda alınması gereken sosyal tedbirlerin devreye konulması gerektiğini belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, şehit öğretmenler Aybüke Yalçın ve Necmettin Yılmaz ile ülkenin her yerini vatan toprağı bilen tüm şehitleri rahmetle anarak, "Aybükeler, Necmettinler, Fıratlar, Erenler ruhunuz şad olsun. Vatan size minnettardır." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, iktidarın, Türkiye İstatistik Kurumunda (TÜİK) bazı görevden almalara imza attığını savunarak, "TÜİK verileri, iktidarın lehine açıklansın diye orada her türlü operasyon yapılıyor. Başkan, başkan yardımcıları, şimdi bölge müdürleri... Hazine ve Maliye Bakanına hatırlatalım, siz istediğiniz kadar işsizlik ve enflasyon rakamlarıyla oynayın, işsiz olan insanın işsiz olmadığını ona anlatamazsınız." ifadelerini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, PKK'nın dünkü saldırısını kınayarak, hayatını kaybeden işçilere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, 8 yaralı işçiye acil şifa diledi.
Türkiye'de son 8 günde 8 kadın cinayeti yaşandığını anlatan Özel, bu konuda parlamentonun atması gereken ciddi adımlar olduğunu belirtti.
Odatv Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız ve Tele1 Ankara Temsilcisi İsmail Dükel'in dün gözaltına alındıklarını anımsatan Özel, "Ankara'da siyasetle uğraşan herkes bilir ki Yıldız ve Dükel gazetecidir. Gazetecilik faaliyeti yaparlar, başka bir şeyle ilgilenmezler." dedi.
Özgür Özel, üç ismin milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin fezlekelerin TBMM Genel Kurulunda okunmasına ilişkin TBMM Başkanı Mustafa Şentop'u eleştirerek şunları söyledi:
"Sayın Cemil Çiçek, Van Milletvekili Kemal Aktaş ile İstanbul Milletvekili Sayın Engin Alan'ın gelmiş kararlarını okutmayarak dönem sonuna bırakıyor. Bu iyi örnekler ortadayken, Komisyon Başkanı olduğu dönemde madde görüşülürken, 'Yeniden dokunulmazlık kazanır' demişken, dönem başında bu soruları böyle yanıtlamışken, beyefendi çıkıp da geçen hafta bu dokunulmazlıkları okutuyorsa bu, kendisinin işgal ettiği makama, ettiği yemine, anayasanın kendisinden beklediği sadakate ve tarafsızlığa uygun davranmadığının ispatıdır. Bunun peşini bırakmayız."
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, şehit öğretmen Aybüke Yalçın'ı şükranla anarak, "Çocuklarımızın geleceği için fedakarca çalışan öğretmenlerimizi kalleşçe, alçakça şehit eden PKK'yı ve bu terör örgütüne destek verenleri bir kez daha lanetliyoruz." dedi.
Van'da PKK tarafından düzenlenen bombalı saldırıda şehit olan 2 işçiye Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa dileklerini ileten Muş, emeğiyle geçimini sağlayan işçilere yönelik bu hain saldırının, PKK'nın nasıl cani bir terör örgütü olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğine işaret etti.
Muş, "Buradaki saldırıda şehit olan sivil şehit Murat Yağdıran geride 5 yetim bırakmıştır. Sivil şehit Emrah Baran ise 2016 doğumlu bir erkek çocuğunu, geride bu millete emanet bırakmıştır." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Ayasofya'nın ibadete açılmasına yönelik tartışmalar gündeme geldi.
TBMM Genel Kurulunda, grup önerileri görüşüldü.
Genel Kurulda ilk olarak İYİ Parti'nin, Ayasofya'nın Müslümanlar için toplu ibadete açılması için gerekli çalışmaların yapılmasına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
Partisinin önerisi üzerine söz alan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, Ayasofya'nın fethin sembollerinden biri değil; fethin İstanbul'daki tek sembolü olduğunu belirtti.
Ağıralioğlu, "Ayasofya, Danıştay kararı beklenilerek camiye dönüştürülecek bir yer değildir, Ayasofya fethin kılıç hakkıdır. İstanbul'u Danıştay mı fethetti ki Danıştay kararı beklenerek İstanbul'da Ayasofya'nın camiye dönme sürecinin yönetilmesine böyle cümleler kuruluyor? Ayasofya'nın ibadete açılması gerekir. Ayasofya'nın açıldığı günü abdestimizle bekliyor olacağız ve orada iftiharla şerefle ibadetimizi yapacağız." diye konuştu.
CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ise Ayasofya'nın ağızlara sakız edilecek bir mesele olmadığını vurgulayarak, "Bunu yapacaksanız yaparsınız, yapmayacaksanız yapmazsınız. Yetki de saraydadır. Şimdi burada, Meclis'te İyi Partimizin önerisiyle bu konuyu bir daha inceleyeceğiz, göreceğiz ki yine yetkinin sarayda olduğu ortaya çıkacaktır. Lütfen sağa sola bakmayın, gökyüzüne bakıp ıslık çalmayın. Madem sorumluluğu aldınız, sorumluluğunuzu yerine getiriniz." dedi.
AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Ayasofya'nın, 1934'ten bu yana bir neslin mücadelesindeki en önemli mihenk taşlarından, iddialarından ve davalarından birisi olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu memleketin tarihi bilincine, şuuruna sahip olan hiçbir ferdinin Ayasofya söz konusu olduğunda bigane kalacağını düşünemiyorum. Eğer Ayasofya bir cami olarak açılmazsa bu yüzyılın başında emperyalizme karşı vermiş olduğumuz mücadelemizin, kurtuluş davamızın eksik kalacağı aşikardır. O yüzden kurtuluş mücadelesinin tamamlayıcısı olacak olan adım da 500 yıl boyunca cami olarak açık olan, minarelerinden semaya yükselen ezanlarla kimliğini bulmuş olan Ayasofya'nın kendi asli kimliğine kavuşturulmasıdır.
Hepimizin bildiği gibi Ayasofya kutsal bilgelik manasına gelir. Dolayısıyla Ayasofya'nın ilk yapılış tarihinden itibaren esasında bir kutsallık vurgusu vardır.
24 Kasım 1934'te bir kararnameyle müzeye çevrilmiş olması esasında Fatih'ten önce de Fatih'ten sonra da Ayasofya'nın temel kimliğiyle çelişir çünkü müzede bir kutsallık manası, mefhumu söz konusu değildir."
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Ayasofya ile ilgili Danıştayda bir davanın bulunduğunu, temmuz ayı içerisinde bir karar verileceğini hatırlattı.
Muş, "Mesele araştırmanın ötesine geçmiştir; dolayısıyla burada bir araştırmayla araştırılacak bir noktada değiliz, araştırmanın daha ötesindeyiz. Artık karardan sonra gerekli adımlar atılacaktır. Meclis'i, araştırmadan ziyade o anlamda atılacak olan adımlarla çalışma noktasında davet edeceğiz. Bu anlamda İyi Parti'nin verdiği grup önerisine 'hayır' oyu vereceğiz ve inşallah temmuz ayı içerisinde de gerekli adımlar atılacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmaların ardından İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, HDP'nin, "milletvekillerinin demokratik siyasetten dışlanması ve demokrasi dışı müdahalelere maruz kalmasının araştırılmasına" ilişkin grup önerisi görüşüldü.
HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Türkiye'de çok sayıda askeri darbenin gerçekleştiğini, bu darbelerin demokrasinin sıfır noktasına dönmesine neden olduğunu kaydetti.
HDP'li milletvekillerinin milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin yaşananları anlatan Kerestecioğlu, "Şimdi size baktığımız zaman gördüğümüz şu: Tıpkı 1980'lerde, 1990'larda ne yapıldıysa aynısını yapıyor, askeri vesayeti kaldırma iddiasıyla geldiğiniz bu ülkede sivil darbecilik yapıyorsunuz." dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise geçen hafta Meclis'te üç milletvekilinin milletvekilliğinin düşürüldüğünü belirterek, "Bu demokrasiye ve sandığa karşı darbeydi ve bu darbe sürekli halde de devam ediyor." görüşünü savundu.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, darbe suçunun, seçimle işbaşına gelen hükümetlerin, hile ve şiddet kullanılarak milli iradenin gasbedilmesi olduğunu belirtti.
Demokrasiye ve cumhuriyete inanan herkesin, darbeler karşısında dimdik durması ve darbecilerle mücadelede birlik olması gerektiğini dile getiren Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Demokrasimiz maalesef, darbeciler tarafından birçok kez sekteye uğratılmış, bundan dolayı ülkemizin gelişme ve kalkınması yavaşlatılmış, özgürlükler kısıtlanmış, milletimizin refahının önüne engeller konulmuştur. Bu ülkede tanklar ne zaman yola çıksa hükümetler devrilmiş, Meclis'in kapısına kilit vurulmuş, cunta mahkemeleri kurulmuş, milletin seçtikleri zindanlara atılmıştır ta ki 27 Nisan muhtırasına kadar. 27 Nisan'da bir Başbakan çıkmış, muhtırayı çöpe atarak tabiri caizse 28 Nisan'da muhtıraya karşı muhtıra vermiştir. Yine, 15 Temmuz'da bir Cumhurbaşkanı çıkmış, milletiyle birlikte tanklara, toplara, uçaklara karşı durmuş, milli iradenin gasbına izin vermemiş, milletin emanetine hayatı pahasına sahip çıkarak bütün dünyaya demokrasi dersi vermiştir. Ne yazık ki ülkemizde belli odaklar geçmişten bugüne darbecileri aklamak için planlı programlı bir söylem birliği içinde olagelmişlerdir."
HDP'nin grup önerisi, yapılan oylamayla kabul edilmedi.
Genel Kurulda ayrıca CHP'nin, "milletvekilliği düşürülme süreçleri ve üyelerin saygınlığını koruyacak adımların atılabilmesine" ilişkin genel görüşme önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de ele alındı.
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, geçen hafta üç milletvekili hakkında verilmiş kararların TBMM Genel Kurulunda okunarak milletvekilliğinin düşürüldüğünü anımsattı.
Konunun, basit bir usul işlemi değil, parlamentoya ve milli iradeye bir yeni darbe olduğunu öne süren Tezcan, "Darbecilik sakızı çiğneyenlere söylüyorum; eğer darbecilik arıyorsanız dönün, geçen hafta perşembe günü burada yaşananlara bakın." ifadesini kullandı.
Eski MHP Milletvekili Engin Alan'ın milletvekili seçildiğinde tutuklu olduğunu, "Balyoz" davasından hakkında karar verildiğini ve Yargıtayın 2013'te bu kararı onadığını belirten Tezcan, "Burada okunsaydı Alan'ın milletvekilliği düşecekti. O da Anayasa Mahkemesine gitmişti. Dönemin Meclis Başkanı Cemil Çiçek burada okumadı, Anayasa Mahkemesi haziranda ihlal kararı verdi. Alan, 24 Haziranda burada alkışlar arasında milletvekilliği yemini etti, görevine başladı. Milli iradeye saygı duymak budur, eğer örnek arıyorsanız buraya dönün, bakın." dedi.
Yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise şu değerlendirmelerde bulundu:
"Milletvekilimiz Sayın Engin Alan ile o zaman yine aynı dönem HDP milletvekili Sabahat Tuncel'in mahkum oldukları kesin hükümlere ilişkin tezkereler Başbakanlık tarafından 25 Mayıs 2015'te Meclis Başkanlığına gelmiştir. Bu tarih çok önemli. Sayın Tezcan'ın ifade ettiği gibi o hükmün kesinleştiği 2013 tarihi değildir. Meclis Başkanlığına geliş tarihi, 25 Mayıs 2015'tir. Bu tarihte Meclis, ondan evvel 7 Nisan 2015'te tatile girmiştir. Yani, tezkere geldiğinde veya bildirim geldiğinde Meclis tatildedir ve Genel Kurulun bilgisine bu fiili durum nedeniyle sunulamamıştır. Sayın Meclis Başkanının buna ilişkin açıklaması bu tespiti de teyit etmektedir."
CHP'nin grup önerisi üzerinde söz alan AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya ise milletvekilliği düşürülen Enis Berberoğlu'na ilişkin yaşanan hukuki süreçleri anlattı.
Yaşananlara ilişkin "teammülleri yıkıyorsunuz" eleştirilerini yanıtlayan Özkaya, "Meclis'in kural olarak teammülleri; dokunulmazlığın kaldırılmasının dönem sonuna bırakılmasıdır. Bu dosyalar, dönem sonuna bırakılan dokunulmazlığın kaldırılması dosyaları değildir. Bu dosyalar, hükümlülüğün Genel Kurulda okunması dosyalarıdır. 1995 anayasa değişikliğinden sonra hükümlülüğün Genel Kurulda okunmasıyla dokunulmazlık kendiliğinden düşer." diye konuştu.
Özkaya, terörü destekleyen, teröre yardım eden, terörle hemhal olanın, casusluk edenin sonucuna katlanacağını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise Özkaya'nın hukuki süreci anlattığını belirterek, "Bir yargı kararı işimize gelince 'mahkemeler bağımsız', işimize gelmeyince 'mahkemeler talimatla hareket etti'. Böyle bir çelişkiyle karşı karşıyayız." dedi.
Dokunulmazlıkların kaldırılmasını isteyen ve bu konuyu Türkiye'nin gündemine taşıyan partinin CHP olduğunu vurgulayan Muş, "Bizim MHP ile oylarımız dokunulmazlıkların kaldırılmasına yetmiyordu. Siz destek verdiniz kaldırıldı. Yargılamalar yapıldı, hüküm kesinleşti, şimdi 'dokunulmazlık niye yok?' Siz destek verdiniz, 'kaldıralım', 'hodri meydan' dediniz." değerlendirmesinde bulundu.
FETÖ'nün bir siyasi lidere beddua ettiğini ve onun da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu dile getiren Muş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Açık bir şekilde şefaat ettiği bir tek siyasi lider var o da sizin efsanevi genel başkanınız. 'FETÖ kumpas yapmıştır. FETÖ, Ergenekon kumpasını yapmıştır' eyvallah bunlar düzeltilmiştir, biz mücadele etmişizdir peki bu kumpasları yapan FETÖ ile 17/25'ten önce ABD'ye gidip görüşmeler yapıp buraya gelip, 'Erdoğan göreceksiniz kaçacak' niye dediniz? Onların kanallarında mart seçimlerinden önce çıkıp 'göreceksiniz Erdoğan seçim sonucunu göremeyecek' niye dediniz? AK Parti'yi devirebilmek için FETÖ ile işbirliğine niye girdiniz? 2013'te Barış Yarkadaş, niçin şunu söylüyor: 'CHP'den Fetullah Gülen'in davet ettiği milletvekilleri hep ulusalcı.' Arasında sizin isminiz de geçiyor. Niye sizi davet etti de beni davet etmedi?"
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, kendilerinin hiçbir zaman Pensilvanya'nın yolunu görmediklerini, bilmediklerini belirtti.
Konuşmaların ardından CHP'nin genel görüşme önerisi kabul edilmedi.
AK Parti'nin, TBMM'nin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi de görüşüldü.
Kabul edilen öneriyle Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, gündemin ikinci ve üçüncü sıralarına alındı.
Genel Kurulda bugün Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine devam edilecek.
Genel Kurul, çalışmalarının tamamlayamaması durumunda çalışma günü dışında cuma günü de toplanacak.
Grup önerilerinin ardından Genel Kurul'da Sayıştay üye seçimine geçildi.
Öte yandan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Genel Kurul salonuna gelerek, çalışmaları izledi.
TBMM Genel Kurulunda, Sayıştay Başkanlığı için 5 yeni üye seçimi yapıldı.
Sayıştay üyeleri, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunun belirlediği 10 aday arasından gizli oylamayla seçildi.
Seçim sonucuna göre, meslek mensupları kontenjanından Hasan Karaman, diğer adaylar kontenjanından da Ahmet Avşar, Murat Aygün, Mahmut Kocameşe ve Meltem Yılmaz Yönter, Sayıştayın yeni üyeleri oldu.
CHP'li milletvekilleri, eski CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun milletvekilliğinin düşürülmesine tepki olarak, Sayıştay'a üye seçimi oylaması sırasında "yavaşlatma" eylemi yaptı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, bu duruma ilişkin, "Burada yapılan bir hakkın suistimalidir. Meclis Başkanlığı olarak ve Meclis'i yöneten Meclis Başkanvekili olarak sizleri göreve davet ediyorum." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise oylama sırasında sosyal mesafe kuralı bakımından ciddi sıkıntılar bulunduğunu savunarak, partisinin milletvekillerinin, öncelikle sosyal mesafeye dikkat ettiklerini söyledi.
Özel, "Kabine giren arkadaşlarımız, geçen hafta perşembe günü bir sivil darbeyle onu seçen seçmenlerinin iradesine darbe yapılan 'Berberoğlu bu kabinde niye yok, Berberoğlu olsa nasıl karar verirdi?' diyerek, Berberoğlu'nu ve ona darbe yapanları düşünerek oy kullanıyor. Siz anayasayı, iç tüzüğü tanımayacaksınız, anayasayı açıkça ihlal edeceksiniz, daha sonra bir hakkın suistimalinden bahsedeceksiniz. Burada yapılan iş, geçen haftaki anayasa ihlaline toplum önünde dikkat çekmektir. AK Parti'nin sivil darbesine karşı eylemlerimiz de tutumlarımız da bu konudaki eleştirilerimiz de her gün farklı yöntemlerle devam edecektir, gerisini siz düşünün." diye konuştu.
Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş, işlem, eylem ve faaliyetlerde ölçülere uymanın önemine dikkati çekerek, milletvekillerini, sosyal mesafe kuralına uyarak oylarını kullanmaya davet etti.
Oylama işlemi sırasında AK Parti'li milletvekilleri, CHP milletvekillerine tepki gösterdi.
Genel Kurulda, Sayıştay'a yeni üye seçimi yaklaşık 3 saatte tamamlandı.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu "İstanbul Kıraathaneci Kahveci Ve İçkisiz Gazinocular Esnaf Odasının koronavirüs salgını nedeniyle yaşadığı sıkıntılar" ve MHP Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu "Malatya'daki kayısı üretimi ve üreticilerin sorunları" hakkında, AK Parti Karabük Milletvekili Niyazi Güneş de "Karabük'ün il oluşunun 25. yıl dönümü" dolayısıyla gündem dışı konuştu.
İYİ Parti'li Nuhoğlu, salgın döneminde zarar gören esnafa yönelik ekonomik paketlerin yetersiz olduğunu savundu. Nuhoğlu, kahve ve kıraathane işletmecilerinin günlük gelir elde ettiğini, dükkânlarını açamadıkları gün evlerine ekmek götüremediğini dile getirdi. Bu esnafa yönelik acil ekonomik tedbirlerin hayata geçirilmesini isteyen Nuhoğlu, İstanbul Kıraathaneci Kahveci Ve İçkisiz Gazinocular Esnaf Odası Başkanı Serdar Erşahin'in, çalışanları ve aileleriyle birlikte yaklaşık 500 bin vatandaşı etkileyen bu durumun çözümüne yönelik talepleri bulunduğunu aktardı. Nuhoğlu, söz konusu talepleri sıralayarak "Ekonomik zorluklar içinde, tamamen kepenk kapatma tehlikesiyle karşı karşıya kalan bu küçük işletmecilerin makul istekleri karşılıksız bırakılmamalı." diye konuştu.
MHP'li Fendoğlu, Türkiye'deki toplam 17 milyon kayısı ağacından 8 milyonunun bulunduğu ve dünya kuru kayısı üretiminin yüzde 85'inin yapıldığı Malatya'da, yaklaşık 50 bin ailenin bu üründen geçimini sağladığını anlattı. Geçen yıl 110 ülkeye yaklaşık 100 bin ton Malatya kayısısı ihraç edilerek 253 milyon dolar gelir sağlandığını kaydeden Fendoğlu, kayısı üreticisinin bu yıl önemli sorunlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Fendoğlu, bu hafta Malatya'daki kayısı rekoltesinin açıklanacağını ve bu yıl 80 bin ton kayısı rekolte tahmini söylemleri bulunduğunu belirterek bu tahmini yapacak kurulda, Ege İhracatçılar Birliği gibi ticari kuruluşların bulunmasının doğru olmadığını belirtti. Fendoğlu, tahminin, ziraat odaları gibi oluşumlar tarafından sahadaki çalışmalarla yapılmasını istedi.
AK Parti'li Güneş, gündemdışı konuşmasında, Karabük'ün il oluşunun 25. yıl dönümünü kutlayarak kentin Türkiye'nin sanayileşme atılımlarına ilk günden itibaren okul ve rehber olduğuna işaret etti. Güneş, Karabük'te 2007'den bu yana 1,5 milyon ton tren rayı üretildiğini kaydederek yıllık 2,5 milyon ton çelik üreten Kardemir'in bu konuda Türkiye'nin dışa bağımlılığını azalttığını vurguladı.
Niyazi Güneş, iktidara geldiği ilk günden itibaren Kardemir'den desteğini esirgemeyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarını sundu, şirketin yöneticilerini tebrik etti.
Karabük'te turistik merkezlerin yılda 1,5 milyondan çok kişi tarafından ziyaret edildiğini de anlatan Güneş, Karabük'ün il olmasında emeği geçen eski Başbakan Tansu Çiller'e teşekkür etti.
TBMM Genel Kurulunda, partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Çatak-Pervari arasındaki Belbuka bölgesinde yol çalışması yapan işçilerin servis aracının geçişi sırasında, PKK'lı teröristlerin döşediği el yapımı patlayıcının infilakı sonucu 2 işçinin hayatını kaybettiğini, 8 işçinin yaralandığını anımsatarak, işçilere Allah'tan rahmet, ailelerine ve millete başsağlığı, yaralılara acil şifa diledi.
Dervişoğlu, 9 Haziran 2017'de öğretmenliğinin ilk karne gününde terör örgütü PKK tarafından Batman'da katledilen Aybüke Yalçın'ın ölümünün üçüncü yılı olduğunu ifade ederek, "PKK, eğitimi hedef alarak bölge halkının geri bırakılmasını temin etmeye çalışan hain bir terör örgütü olma özelliğini sürdürmeye devam ediyor. Bu tavrı şiddetle, nefretle kınıyorum." diye konuştu.
İstanbul Arnavutköy'de 5 çocuk annesi Hatice Çelik'in eşi tarafından sokak ortasında pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybettiğini dile getiren Dervişoğlu, Türkiye'de kadın cinayetlerinin önünün bir türlü alınamadığını söyledi.
Dervişoğlu, İstanbul Sözleşmesi'nin gerektiği gibi anlaşılamadığını ve uygulanamadığını savunarak, Türkiye'nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi'ne göre kadın cinayeti verilerinin derlenmesi, cinayetlerin nedenlerinin açığa çıkarılması ve bu alanda alınması gereken sosyal tedbirlerin devreye konulması gerektiğini belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, şehit öğretmenler Aybüke Yalçın ve Necmettin Yılmaz ile ülkenin her yerini vatan toprağı bilen tüm şehitleri rahmetle anarak, "Aybükeler, Necmettinler, Fıratlar, Erenler ruhunuz şad olsun. Vatan size minnettardır." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, iktidarın, Türkiye İstatistik Kurumunda (TÜİK) bazı görevden almalara imza attığını savunarak, "TÜİK verileri, iktidarın lehine açıklansın diye orada her türlü operasyon yapılıyor. Başkan, başkan yardımcıları, şimdi bölge müdürleri... Hazine ve Maliye Bakanına hatırlatalım, siz istediğiniz kadar işsizlik ve enflasyon rakamlarıyla oynayın, işsiz olan insanın işsiz olmadığını ona anlatamazsınız." ifadelerini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, PKK'nın dünkü saldırısını kınayarak, hayatını kaybeden işçilere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, 8 yaralı işçiye acil şifa diledi.
Türkiye'de son 8 günde 8 kadın cinayeti yaşandığını anlatan Özel, bu konuda parlamentonun atması gereken ciddi adımlar olduğunu belirtti.
Odatv Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız ve Tele1 Ankara Temsilcisi İsmail Dükel'in dün gözaltına alındıklarını anımsatan Özel, "Ankara'da siyasetle uğraşan herkes bilir ki Yıldız ve Dükel gazetecidir. Gazetecilik faaliyeti yaparlar, başka bir şeyle ilgilenmezler." dedi.
Özgür Özel, üç ismin milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin fezlekelerin TBMM Genel Kurulunda okunmasına ilişkin TBMM Başkanı Mustafa Şentop'u eleştirerek şunları söyledi:
"Sayın Cemil Çiçek, Van Milletvekili Kemal Aktaş ile İstanbul Milletvekili Sayın Engin Alan'ın gelmiş kararlarını okutmayarak dönem sonuna bırakıyor. Bu iyi örnekler ortadayken, Komisyon Başkanı olduğu dönemde madde görüşülürken, 'Yeniden dokunulmazlık kazanır' demişken, dönem başında bu soruları böyle yanıtlamışken, beyefendi çıkıp da geçen hafta bu dokunulmazlıkları okutuyorsa bu, kendisinin işgal ettiği makama, ettiği yemine, anayasanın kendisinden beklediği sadakate ve tarafsızlığa uygun davranmadığının ispatıdır. Bunun peşini bırakmayız."
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, şehit öğretmen Aybüke Yalçın'ı şükranla anarak, "Çocuklarımızın geleceği için fedakarca çalışan öğretmenlerimizi kalleşçe, alçakça şehit eden PKK'yı ve bu terör örgütüne destek verenleri bir kez daha lanetliyoruz." dedi.
Van'da PKK tarafından düzenlenen bombalı saldırıda şehit olan 2 işçiye Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa dileklerini ileten Muş, emeğiyle geçimini sağlayan işçilere yönelik bu hain saldırının, PKK'nın nasıl cani bir terör örgütü olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğine işaret etti.
Muş, "Buradaki saldırıda şehit olan sivil şehit Murat Yağdıran geride 5 yetim bırakmıştır. Sivil şehit Emrah Baran ise 2016 doğumlu bir erkek çocuğunu, geride bu millete emanet bırakmıştır." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Ayasofya'nın ibadete açılmasına yönelik tartışmalar gündeme geldi.
TBMM Genel Kurulunda, grup önerileri görüşüldü.
Genel Kurulda ilk olarak İYİ Parti'nin, Ayasofya'nın Müslümanlar için toplu ibadete açılması için gerekli çalışmaların yapılmasına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
Partisinin önerisi üzerine söz alan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, Ayasofya'nın fethin sembollerinden biri değil; fethin İstanbul'daki tek sembolü olduğunu belirtti.
Ağıralioğlu, "Ayasofya, Danıştay kararı beklenilerek camiye dönüştürülecek bir yer değildir, Ayasofya fethin kılıç hakkıdır. İstanbul'u Danıştay mı fethetti ki Danıştay kararı beklenerek İstanbul'da Ayasofya'nın camiye dönme sürecinin yönetilmesine böyle cümleler kuruluyor? Ayasofya'nın ibadete açılması gerekir. Ayasofya'nın açıldığı günü abdestimizle bekliyor olacağız ve orada iftiharla şerefle ibadetimizi yapacağız." diye konuştu.
CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ise Ayasofya'nın ağızlara sakız edilecek bir mesele olmadığını vurgulayarak, "Bunu yapacaksanız yaparsınız, yapmayacaksanız yapmazsınız. Yetki de saraydadır. Şimdi burada, Meclis'te İyi Partimizin önerisiyle bu konuyu bir daha inceleyeceğiz, göreceğiz ki yine yetkinin sarayda olduğu ortaya çıkacaktır. Lütfen sağa sola bakmayın, gökyüzüne bakıp ıslık çalmayın. Madem sorumluluğu aldınız, sorumluluğunuzu yerine getiriniz." dedi.
AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Ayasofya'nın, 1934'ten bu yana bir neslin mücadelesindeki en önemli mihenk taşlarından, iddialarından ve davalarından birisi olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu memleketin tarihi bilincine, şuuruna sahip olan hiçbir ferdinin Ayasofya söz konusu olduğunda bigane kalacağını düşünemiyorum. Eğer Ayasofya bir cami olarak açılmazsa bu yüzyılın başında emperyalizme karşı vermiş olduğumuz mücadelemizin, kurtuluş davamızın eksik kalacağı aşikardır. O yüzden kurtuluş mücadelesinin tamamlayıcısı olacak olan adım da 500 yıl boyunca cami olarak açık olan, minarelerinden semaya yükselen ezanlarla kimliğini bulmuş olan Ayasofya'nın kendi asli kimliğine kavuşturulmasıdır.
Hepimizin bildiği gibi Ayasofya kutsal bilgelik manasına gelir. Dolayısıyla Ayasofya'nın ilk yapılış tarihinden itibaren esasında bir kutsallık vurgusu vardır.
24 Kasım 1934'te bir kararnameyle müzeye çevrilmiş olması esasında Fatih'ten önce de Fatih'ten sonra da Ayasofya'nın temel kimliğiyle çelişir çünkü müzede bir kutsallık manası, mefhumu söz konusu değildir."
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Ayasofya ile ilgili Danıştayda bir davanın bulunduğunu, temmuz ayı içerisinde bir karar verileceğini hatırlattı.
Muş, "Mesele araştırmanın ötesine geçmiştir; dolayısıyla burada bir araştırmayla araştırılacak bir noktada değiliz, araştırmanın daha ötesindeyiz. Artık karardan sonra gerekli adımlar atılacaktır. Meclis'i, araştırmadan ziyade o anlamda atılacak olan adımlarla çalışma noktasında davet edeceğiz. Bu anlamda İyi Parti'nin verdiği grup önerisine 'hayır' oyu vereceğiz ve inşallah temmuz ayı içerisinde de gerekli adımlar atılacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmaların ardından İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, HDP'nin, "milletvekillerinin demokratik siyasetten dışlanması ve demokrasi dışı müdahalelere maruz kalmasının araştırılmasına" ilişkin grup önerisi görüşüldü.
HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Türkiye'de çok sayıda askeri darbenin gerçekleştiğini, bu darbelerin demokrasinin sıfır noktasına dönmesine neden olduğunu kaydetti.
HDP'li milletvekillerinin milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin yaşananları anlatan Kerestecioğlu, "Şimdi size baktığımız zaman gördüğümüz şu: Tıpkı 1980'lerde, 1990'larda ne yapıldıysa aynısını yapıyor, askeri vesayeti kaldırma iddiasıyla geldiğiniz bu ülkede sivil darbecilik yapıyorsunuz." dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise geçen hafta Meclis'te üç milletvekilinin milletvekilliğinin düşürüldüğünü belirterek, "Bu demokrasiye ve sandığa karşı darbeydi ve bu darbe sürekli halde de devam ediyor." görüşünü savundu.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, darbe suçunun, seçimle işbaşına gelen hükümetlerin, hile ve şiddet kullanılarak milli iradenin gasbedilmesi olduğunu belirtti.
Demokrasiye ve cumhuriyete inanan herkesin, darbeler karşısında dimdik durması ve darbecilerle mücadelede birlik olması gerektiğini dile getiren Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Demokrasimiz maalesef, darbeciler tarafından birçok kez sekteye uğratılmış, bundan dolayı ülkemizin gelişme ve kalkınması yavaşlatılmış, özgürlükler kısıtlanmış, milletimizin refahının önüne engeller konulmuştur. Bu ülkede tanklar ne zaman yola çıksa hükümetler devrilmiş, Meclis'in kapısına kilit vurulmuş, cunta mahkemeleri kurulmuş, milletin seçtikleri zindanlara atılmıştır ta ki 27 Nisan muhtırasına kadar. 27 Nisan'da bir Başbakan çıkmış, muhtırayı çöpe atarak tabiri caizse 28 Nisan'da muhtıraya karşı muhtıra vermiştir. Yine, 15 Temmuz'da bir Cumhurbaşkanı çıkmış, milletiyle birlikte tanklara, toplara, uçaklara karşı durmuş, milli iradenin gasbına izin vermemiş, milletin emanetine hayatı pahasına sahip çıkarak bütün dünyaya demokrasi dersi vermiştir. Ne yazık ki ülkemizde belli odaklar geçmişten bugüne darbecileri aklamak için planlı programlı bir söylem birliği içinde olagelmişlerdir."
HDP'nin grup önerisi, yapılan oylamayla kabul edilmedi.
Genel Kurulda ayrıca CHP'nin, "milletvekilliği düşürülme süreçleri ve üyelerin saygınlığını koruyacak adımların atılabilmesine" ilişkin genel görüşme önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de ele alındı.
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, geçen hafta üç milletvekili hakkında verilmiş kararların TBMM Genel Kurulunda okunarak milletvekilliğinin düşürüldüğünü anımsattı.
Konunun, basit bir usul işlemi değil, parlamentoya ve milli iradeye bir yeni darbe olduğunu öne süren Tezcan, "Darbecilik sakızı çiğneyenlere söylüyorum; eğer darbecilik arıyorsanız dönün, geçen hafta perşembe günü burada yaşananlara bakın." ifadesini kullandı.
Eski MHP Milletvekili Engin Alan'ın milletvekili seçildiğinde tutuklu olduğunu, "Balyoz" davasından hakkında karar verildiğini ve Yargıtayın 2013'te bu kararı onadığını belirten Tezcan, "Burada okunsaydı Alan'ın milletvekilliği düşecekti. O da Anayasa Mahkemesine gitmişti. Dönemin Meclis Başkanı Cemil Çiçek burada okumadı, Anayasa Mahkemesi haziranda ihlal kararı verdi. Alan, 24 Haziranda burada alkışlar arasında milletvekilliği yemini etti, görevine başladı. Milli iradeye saygı duymak budur, eğer örnek arıyorsanız buraya dönün, bakın." dedi.
Yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise şu değerlendirmelerde bulundu:
"Milletvekilimiz Sayın Engin Alan ile o zaman yine aynı dönem HDP milletvekili Sabahat Tuncel'in mahkum oldukları kesin hükümlere ilişkin tezkereler Başbakanlık tarafından 25 Mayıs 2015'te Meclis Başkanlığına gelmiştir. Bu tarih çok önemli. Sayın Tezcan'ın ifade ettiği gibi o hükmün kesinleştiği 2013 tarihi değildir. Meclis Başkanlığına geliş tarihi, 25 Mayıs 2015'tir. Bu tarihte Meclis, ondan evvel 7 Nisan 2015'te tatile girmiştir. Yani, tezkere geldiğinde veya bildirim geldiğinde Meclis tatildedir ve Genel Kurulun bilgisine bu fiili durum nedeniyle sunulamamıştır. Sayın Meclis Başkanının buna ilişkin açıklaması bu tespiti de teyit etmektedir."
CHP'nin grup önerisi üzerinde söz alan AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya ise milletvekilliği düşürülen Enis Berberoğlu'na ilişkin yaşanan hukuki süreçleri anlattı.
Yaşananlara ilişkin "teammülleri yıkıyorsunuz" eleştirilerini yanıtlayan Özkaya, "Meclis'in kural olarak teammülleri; dokunulmazlığın kaldırılmasının dönem sonuna bırakılmasıdır. Bu dosyalar, dönem sonuna bırakılan dokunulmazlığın kaldırılması dosyaları değildir. Bu dosyalar, hükümlülüğün Genel Kurulda okunması dosyalarıdır. 1995 anayasa değişikliğinden sonra hükümlülüğün Genel Kurulda okunmasıyla dokunulmazlık kendiliğinden düşer." diye konuştu.
Özkaya, terörü destekleyen, teröre yardım eden, terörle hemhal olanın, casusluk edenin sonucuna katlanacağını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise Özkaya'nın hukuki süreci anlattığını belirterek, "Bir yargı kararı işimize gelince 'mahkemeler bağımsız', işimize gelmeyince 'mahkemeler talimatla hareket etti'. Böyle bir çelişkiyle karşı karşıyayız." dedi.
Dokunulmazlıkların kaldırılmasını isteyen ve bu konuyu Türkiye'nin gündemine taşıyan partinin CHP olduğunu vurgulayan Muş, "Bizim MHP ile oylarımız dokunulmazlıkların kaldırılmasına yetmiyordu. Siz destek verdiniz kaldırıldı. Yargılamalar yapıldı, hüküm kesinleşti, şimdi 'dokunulmazlık niye yok?' Siz destek verdiniz, 'kaldıralım', 'hodri meydan' dediniz." değerlendirmesinde bulundu.
FETÖ'nün bir siyasi lidere beddua ettiğini ve onun da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu dile getiren Muş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Açık bir şekilde şefaat ettiği bir tek siyasi lider var o da sizin efsanevi genel başkanınız. 'FETÖ kumpas yapmıştır. FETÖ, Ergenekon kumpasını yapmıştır' eyvallah bunlar düzeltilmiştir, biz mücadele etmişizdir peki bu kumpasları yapan FETÖ ile 17/25'ten önce ABD'ye gidip görüşmeler yapıp buraya gelip, 'Erdoğan göreceksiniz kaçacak' niye dediniz? Onların kanallarında mart seçimlerinden önce çıkıp 'göreceksiniz Erdoğan seçim sonucunu göremeyecek' niye dediniz? AK Parti'yi devirebilmek için FETÖ ile işbirliğine niye girdiniz? 2013'te Barış Yarkadaş, niçin şunu söylüyor: 'CHP'den Fetullah Gülen'in davet ettiği milletvekilleri hep ulusalcı.' Arasında sizin isminiz de geçiyor. Niye sizi davet etti de beni davet etmedi?"
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, kendilerinin hiçbir zaman Pensilvanya'nın yolunu görmediklerini, bilmediklerini belirtti.
Konuşmaların ardından CHP'nin genel görüşme önerisi kabul edilmedi.
AK Parti'nin, TBMM'nin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi de görüşüldü.
Kabul edilen öneriyle Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, gündemin ikinci ve üçüncü sıralarına alındı.
Genel Kurulda bugün Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine devam edilecek.
Genel Kurul, çalışmalarının tamamlayamaması durumunda çalışma günü dışında cuma günü de toplanacak.
Grup önerilerinin ardından Genel Kurul'da Sayıştay üye seçimine geçildi.
Öte yandan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Genel Kurul salonuna gelerek, çalışmaları izledi.
TBMM Genel Kurulunda, Sayıştay Başkanlığı için 5 yeni üye seçimi yapıldı.
Sayıştay üyeleri, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunun belirlediği 10 aday arasından gizli oylamayla seçildi.
Seçim sonucuna göre, meslek mensupları kontenjanından Hasan Karaman, diğer adaylar kontenjanından da Ahmet Avşar, Murat Aygün, Mahmut Kocameşe ve Meltem Yılmaz Yönter, Sayıştayın yeni üyeleri oldu.
CHP'li milletvekilleri, eski CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun milletvekilliğinin düşürülmesine tepki olarak, Sayıştay'a üye seçimi oylaması sırasında "yavaşlatma" eylemi yaptı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, bu duruma ilişkin, "Burada yapılan bir hakkın suistimalidir. Meclis Başkanlığı olarak ve Meclis'i yöneten Meclis Başkanvekili olarak sizleri göreve davet ediyorum." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise oylama sırasında sosyal mesafe kuralı bakımından ciddi sıkıntılar bulunduğunu savunarak, partisinin milletvekillerinin, öncelikle sosyal mesafeye dikkat ettiklerini söyledi.
Özel, "Kabine giren arkadaşlarımız, geçen hafta perşembe günü bir sivil darbeyle onu seçen seçmenlerinin iradesine darbe yapılan 'Berberoğlu bu kabinde niye yok, Berberoğlu olsa nasıl karar verirdi?' diyerek, Berberoğlu'nu ve ona darbe yapanları düşünerek oy kullanıyor. Siz anayasayı, iç tüzüğü tanımayacaksınız, anayasayı açıkça ihlal edeceksiniz, daha sonra bir hakkın suistimalinden bahsedeceksiniz. Burada yapılan iş, geçen haftaki anayasa ihlaline toplum önünde dikkat çekmektir. AK Parti'nin sivil darbesine karşı eylemlerimiz de tutumlarımız da bu konudaki eleştirilerimiz de her gün farklı yöntemlerle devam edecektir, gerisini siz düşünün." diye konuştu.
Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş, işlem, eylem ve faaliyetlerde ölçülere uymanın önemine dikkati çekerek, milletvekillerini, sosyal mesafe kuralına uyarak oylarını kullanmaya davet etti.
Oylama işlemi sırasında AK Parti'li milletvekilleri, CHP milletvekillerine tepki gösterdi.
Genel Kurulda, Sayıştay'a yeni üye seçimi yaklaşık 3 saatte tamamlandı.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
