2008-11-07 - 13:00
BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ...
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda ÖSYM, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü, YÖK, üniversiteler ve Bakanlığının 2009 yılı bütçesinin sunumunu yapan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik,Eğitime Yüzde Yüz Destek Kampanyası kapsamında hayırseverlerin bugüne kadar 24 bin 700 yeni derslik yaptırdığını ve 4 bin 463 okulu onarımını sağladıklarını bildirdi.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Eğitime
Yüzde Yüz Destek Kampanyası kapsamında hayırseverlerin bugüne kadar 24 bin 700
yeni derslik yaptırdığını ve 4 bin 463 okulu onarımını sağladıklarını bildirdi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda ÖSYM, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar
Kurumu Genel Müdürlüğü, YÖK, üniversiteler ve Bakanlığının 2009 yılı bütçesinin
sunumunu yapan Çelik, bütçe büyüklükleri hakkında bilgi verdi.
Çelik, 2002 yılında Milli Eğitim Bakanlığının bütçesinin 7.5 milyar YTL
olduğunu, önümüzdeki yıl bu rakamın 27.88 milyar YTL'ye çıkartıldığını dile
getirerek, 2002-2009 yılları arasında rakamsal artışın yüzde 274 olduğuna işaret
etti.
Bakan Çelik, taşımalı eğitim ile öğrencilere verilen yemek ücretlerinin
de bütçeye dahil edildiğinde rakamın, 28 milyar 298 milyon YTL'ye ulaştığını
söyledi.
Okul öncesi eğitime büyük önem verdiklerini anlatan Çelik, iktidara
geldiklerinde okul öncesi eğitimde okullaşma oranının yüzde 11 olduğunu, bu
oranın 2008-2009 öğretim yılının başında yüzde 33'e ulaştığını kaydetti.
Hedeflerinin, 2012 yılında yüzde 50'yi yakalamak olduğunu kaydeden Çelik,
''Hedefimiz, okullaşma oranı yüzde 60-70'in üzerine çıkan illerimizde gelecek yıl
okul öncesi eğitimi zorunlu hale getirmek'' diye konuştu.
Çelik, göreve geldiklerinde yüzde 91 olan ilköğretimde okullaşma oranını
yüzde 98'e çıkardıklarını ifade ederek, yüzde 2'lik ''kayıp-kaçağı'' da ''Haydi
Kızlar Okula Kampanyası'' kapsamında kapatmaya çalıştıklarını bildirdi.
Bu kampanya kapsamında 300 binin üzerinde öğrencinin okullu hale
getirildiğini anlatan Çelik, ortaöğretimde 2007-2008 yılında yüzde 59 olan
okullaşma oranını, 2012 yılında yüzde 90'a çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.

-YÜKSEKÖĞRETİMDE OKULLAŞMA-

Bakan Çelik, yükseköğretimde 2002 yılında okullaşma oranının yüzde 27
olduğunu, kurulan yeni üniversiteler ve oluşturulan yeni fakültelerle bu oranın,
yüzde 38.6'ya yükseltildiğini kaydetti.
Hükümetleri döneminde 41 devlet, 13 de vakıf üniversitesi kurduklarını,
bunların henüz tam olarak eğitime başlamadığını vurgulayan Çelik, ''Onların tam
kapasiteyle öğrenci almaya başlamasıyla birlikte okullaşma oranı çok daha
yükseklere çıkacak'' dedi.
Daha önce açık öğretim kurumlarının 81 il merkezinde hizmet verdiğini,
köy ve ilçe merkezlerinde bulunan öğrencilerin, işlemlerini yapmak için il
merkezlerine gitmek zorunda kaldıklarını anlatan Çelik, bu sorunu gidermek için
ilçelerdeki Halk Eğitim Merkezlerine yetki verilerek, 936 büro kurulduğunu
açıkladı.

-AÇIK ORTAÖĞRETİMDEKİ ÖĞRENCİLERE DE ÜCRETSİZ KİTAP-

Çelik, açık ortaöğretim okullarında okuyan çocuklara da gelecek yıl
ilköğretim ve ortaöğretimde olduğu gibi ücretsiz ders kitabı verileceğini
bildirdi.
''Yatılılık ve bursluluğun'', çok önemli bir fırsat eşitliği olduğunu
vurgulayan Çelik, ''Ben, ilkokul dahil yatılı okudum. 7 yaşında bizi yatılı okula
kayıt ettiler. 11 yıllık tahsil hayatımı yatılı okullarda yaptım. Yatılılık
uygulaması olmasaydı, ben ilkokulu bile bitiremezdim'' diye konuştu.
Göreve geldikten sonra yurt sayıları ile kapasitelerini artırdıklarını
ifade eden Çelik, yurtlarda koğuş sisteminden oda sistemine geçildiğini
hatırlattı.
Çelik, ilköğretimin ikinci kademesi ile ortaöğretime devam eden
öğrencilere burs verildiğini hatırlatarak, ''Bu bursun miktarı, 2002 yılında 12.6
YTL'idi. Bu, 2009 bütçesinde 75 YTL'ye çıkartıldı. Buradaki artış yaklaşık yüzde
500'dür'' dedi.

-ELEŞTİRİLER-

MHP milletvekilleri, Bakan Çelik'in 2008 rakamları yerine, 2002
rakamlarını vermesini eleştirdi. Bunun üzerine Bakan Çelik, ''2009 bütçesini
sunuyorum. Ama hangisini verirseniz, emrinize amadedir. Biz 2009'a göre hazırlık
yaptık. Yeniden oturup bir sunum hazırlayacak halde değilim'' karşılığını
verdi.
Burs alan öğrenci sayılarına da değinen Çelik, 2002 yılında 94 bin 753
öğrencinin burs aldığını, 2009 yılı bütçesinde ise bu rakamın 175 bine çıkacağını
bildirdi.
Yatılı okullardaki öğrencilere yemek yardımı yapılması konusunda Maliye
Bakanlığı yetkilileri ile sık sık tartıştıklarını da anlatan Çelik, şöyle
konuştu:
''2003 yılında bazı yatılı okulları ziyaret ettim. Çocukların önünde
üfürseniz, rüzgarın alıp götüreceği, biraz bulgur pilavı, biraz turşu, bir de
kuru fasulye, nohut gibi yemekler veriliyordu. Sağlıklı kaloriyi almaları için bu
yeterli değildi. İaşe bedelini 1.42 YTL'den, 6 YTL'ye çıkardık. Şartlı Nakit
Transferi kapsamında her ay ilköğretimde okuyan erkeklere 20, kızlara 25,
ortaöğretimdeki erkeklere 35, kızlara da 45 YTL veriyoruz. 2003 yılından Temmuz
2008'e kadar 7 milyon 219 bin 648 öğrenciye, 914 milyon 777 bin 258 YTL
verildi.''

-OKULLARIN FİZİKİ DURUMLARI-

Çelik, okulların fiziki yapılarının geliştirilmesi için yapılan
çalışmalara da dikkati çekerek, şöyle devam etti:
''Hükümet, okul ve derslik yapımı konusunda üzerine düşeni yapmıştır. Hem
kamu kaynaklarıyla hem de Eğitime Yüzde Yüz Destek Kampanyasıyla bugüne kadar 129
bin 845 derslik yapıldı. Hala ihtiyacımız bitmedi. Daha önce okul öncesi eğitim
gündemimizde yoktu. Şu anda her ilköğretim okulunda ve şartları müsait
ortaöğretim okullarında bir dersliği okul öncesi eğitime ayırıyoruz. Bu da 30
binin üzerinde derslik ediyor. Ayrıca 25-30 bin derslikte bilgi sınıfları için
gidiyor.''
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan'ın, ''TOKİ'ye kaç para borcunuz
var?'' demesi üzerine Çelik, borçlarını 5 yıla yaydıklarını, şu an ödemeleri
gereken borçları bulunmadığını söyledi.
Bakan Çelik, bugüne kadar 621 bin, bu yıl sonuna kadar da 106 bin
bilgisayarın okullara gönderileceğini bildirdi. Mezra ve ücra köylere internet
götürmek için Ulaştırma Bakanlığı ve TÜRKSAT ile müşterek çalıştıklarını, kısa
bir süre sonra mezralardaki tek derslikli okullarda bile internet bağlantısı
bulunacağını söyledi.

-''MORS ALFABESİ GİBİ''-

Okullarda ''mors alfabesi'' gibi yazı stilinin terk edildiğini, bunun
yerine bitişik el yazısına geçildiğini hatırlatan Çelik'e, DTP Diyarbakır
Milletvekili Gültan Kışanak, Atatürk'ün yazdığı yazılarda ''W'' harfinin
bulunduğu yönünde laf attı. Bunun üzerine Çelik, ''Benim harflere karşı alerjim
yok. W'da, Q'da olur, hepsi olur'' karşılığını verdi.

-e-DEVLET ÇALIŞMALARI-

e-devlet çalışmaları hakkında da bilgi veren Çelik, geçenlerde 13 bin
öğretmenin atamasını 3.5 dakikada gerçekleştirdiklerini söyledi. Öğretmenlerin
bütün başvuru, atama ve açıktan atama işlemlerinin elektronik ortamda yapıldığını
ifade eden Çelik, ''Kırtasiyecilik sıfıra indirilmiştir. Mesai kavramı 7 gün 24
saate çıkmıştır. 2 milyara yakın öğrencinin başvurusu da bu şekilde
yapılmaktadır. Sınavlar ve sonuçları elektronik olarak gönderilmekte'' diye
konuştu.

-ÖĞRETMENE ÖDENEN HAZIRLIK ÖDENEĞİ-

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, öğretmen maaşlarıyla ilgili olarak da
''Öğretmenlerimizin maaşlarında, enflasyondan arındırdığınız zaman bile çok büyük
reel artışlar sağlanmıştır. Eğitim-öğretime hazırlık ödeneği diye, her yılın
başında öğretmenlere ödenen bir ücret var. 2002'de bu 175 YTL'idi. 2009'da 515
YTL olacak'' dedi.

-ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE 180 YTL BURS-

Hüseyin Çelik, 2002 yılında öğrencilere 45 YTL kredi verildiğini,
2008'deki rakamın ise 160 YTL olduğunu hatırlatarak, ''2009 yılında öğrencilere
ödenecek burs ve kredi miktarı ise 180 YTL olacak'' diye konuştu.
Çelik, yükseköğretimde başvuru yapan öğrencilerinin tamamına ya burs, ya
da kredi verdiklerini dile getirerek, konuşmasını şöyle tamamladı:
''Eğitime Yüzde Yüz Destek Kampanyası kapsamında bugüne kadar 24 bin 700
yeni derslik yapıldı. 4 bin 463 okul onarıldı. 654 bin 686 metrekare arsa bağışı
yapıldı. Bunların tamamı hayırseverlerin katkısıyla yapılmıştır. Haydi Kızlar
Okula Kampanyası kapsamında da 350 bin çocuğumuz okullaştırıldı. Mobil ana
okullarıyla okul öncesi eğitim hizmetlerini özellikle gecekondu bölgelerindeki
çocukların ayağına götürüldü. Sayın Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın
himayesinde ''Ana Kız Okuldayız Kampanyası' adı altında okuma-yazma seferberliği
başlattık.''

YÖK BAŞKANI PROF. DR. ÖZCAN:
''AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİNE GİRİŞLERİ TAMAMEN
SERBEST HALE GETİRMEK İSTİYORUZ''

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi,
Komisyon Başkanı Sait Açba'nın, YÖK bütçesi üzerinde sunumunu yapmak için YÖK
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'a söz vermesi üzerine, usul hakkında söz istedi.

Hamzaçebi, geçen dönem, YÖK Başkanına sunumu yapmak için söz verilmediği
halde, bu dönem verilmesini eleştirdi.
AK Parti'lilerin geçen yıl YÖK Başkanvekili İsa Eşme'nin komisyona
gelerek sunumunu yaptığını söylemesi üzerine Hamzaçebi, bunun doğru olmadığını
belirtti.
Usul hakkında söz isteyen AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Halil
Aydoğan da YÖK Başkanına, komisyona gelmeleri ve istedikleri takdirde de söz
verildiğini belirterek, ''Geçen yıl YÖK Başkanvekili İsa Eşme gelmiştir ve
konuşmuştur. YÖK özerk bir kurum değil midir? YÖK Başkanının konuşmasından daha
doğal ne olabilir?'' diye konuştu.
Komisyon Sözcüsü, AK Parti Kütahya Milletvekili Hasan Fehmi Kinay ise İsa
Eşme'nin geçen yılki toplantıya katıldığına ilişkin tutanağı okudu ve CHP'li
milletvekillerine gösterdi.

-''1 MİLYONDAN FAZLA ÖĞRENCİ ÜNİVERSİTEYE GİRDİ''-

Usul tartışmasının ardından söz alan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya
Özcan, yaptıklarını ve yapacaklarını anlattı.
Yükseköğretimin en önemli sorununun, 1,2 milyon lise mezununa
üniversitede yer bulma sorunu olduğunu dile getiren Özcan, sınava girenlerin
belli bir kısmının üniversiteye girebildiğina dikkati çekti. Özcan, bunun için
üniversite kontenjanlarının artırılması gerektiğine işaret ederek, ''Örgün
eğitimde kontenjanları 670 bin artırdık. Buna 400 bin Açıköğretim Fakültesi
öğrencisini de katarsak, 1 milyondan fazla öğrenci üniversiteye girme hakkını
elde etti'' dedi.
Özcan, daha önce sınava giren 4 kişiden 1'i üniversiteye girerken, şimdi
2 kişiden 1'inin üniversiteye girdiğini söyledi.
Üniversitelerin kontenjanları ile ilgili haksız eleştiriler yapıldığını
ifade eden Özcan, 1986-1987 eğitim-öğretim yılında 21 tıp fakültesi varken,
kontenjanın 5 bin 99 olduğunu, 2007-2008 eğitim-öğretim yılında ise ilave 26 tıp
fakültesi açılmasına rağmen, kontenjanın sadece 18 artarak 5 bin 117'ye çıktığını
bildirdi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Özcan, bu yıl tıp fakültesi kontenjanını bin 600
artırarak, toplamda 6 bin 600 kontenjana ulaştıklarını belirtti.

-''400 BİNLİK YENİ KAPASİTE YARATILDI''-

Son 2 yılda 41 yeni üniversite açtıklarını dile getiren Özcan, ortalama 5
bin kontenjan artışı olacağı düşünülürse, ikinci öğretimin de katılması
durumunda, ortalama 400 binlik yeni bir kapasite yaratıldığını bildirdi.
Özcan, Açıköğretim Fakültesindeki kapasitenin tam olarak
kullanılamadığını belirterek, ''Bu fakülteye girişleri tamamen serbest hale
getirmek istiyoruz. 80 yaşındaki bir vatandaşımızın bile bu okullara kaydolmasını
istiyoruz. Üniversite sınavındaki sıralamayı esas alarak, kazananların bu okuldan
faydalanmasını istiyoruz. Böylece açıköğretimi herkese açık hale getirirsek,
üniversiteye girmeyen hiç bir öğrencimiz, vatandaşımız kalmayacak'' diye
konuştu.
Yeni kurulan üniversiteler hakkında da bilgi veren Yusuf Ziya Özcan, yeni
üniversite kurulurken, fen-edebiyat fakültesi kurulma şartını kaldırdıklarını
söyledi.

-ÖĞRETİM ELEMANI İHTİYACINI GİDERDİK''-

Prof. Dr. Özcan, Yükseköğrenimin ikinci sorununun da öğretim üyesi eleman
ihtiyacı olduğunu belirtti.
Öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanlarının alımında, objektif
kriterler getirdiklerine dikkati çeken Özcan, rektör atamasında değişiklikler
yaptıklarını bildirdi. Özcan, yeni üniversitelerin öğretim elemanı ihtiyacının
karşılanması için de emekli olma yaşını 67'den 72'ye çıkardıklarını ifade etti.
Özcan, doktorasını tamamlayan bin-2 bin öğrenciyi bir yıllığına yurt
dışına göndereceklerini ve bunun finansmanını da ÖSYM'den aldıkları yüzde 25'lik
finans fazlalılığından karşılayacaklarını kaydetti.
Mesleki ve teknik okullardaki en önemli sorunun, bu okullardan mezun
olanların sektör tarafından yetersiz bulunması olduğuna işaret eden Özcan, ''Bu
yetersizliği gidermek için, yurt dışında da uygulandığı gibi, danışma kurulları
oluşturacağız. Bu kurullar, okullar ile sanayi sektörü arasındaki bağlantıyı
sağlayacak'' dedi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Özcan, yüksek teknik okullarını, teknoloji
üniversitelerine dönüştüreceklerini de söyledi.
Özcan'ın sunumunun ardından, toplantıya ara verildi.