2011-02-14 - 16:01
MHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal ile parlamentoda düzenlediği basın toplantısında TBMM'de kabul edilen Torba Yasa hakkında değerlendirmelerde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal ile parlamentoda düzenlediği basın toplantısında TBMM'de kabul edilen Torba Yasa hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Kamuoyunun Torba Yasa olarak bildiği " Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" görüşmelerinin tamamlanarak TBMM'de kabul edildiğini hatırlatan Şandır, bu yasadan yararlanamayan toplumun çok büyük bir kesiminin hala enkazın altında kurtarılmayı beklediğini, bu yasa ile nimet / külfet dengesinin bozulduğunu, gerçek sorumlu ve suçlunun Türkiye'yi Türk Milleti adına 8 yıldan bu yana tek başına yöneten ve zamanında gerekli tedbirleri almayan, uyguladığı politikalarla insanını korumayan AK Parti iktidarı olduğunu iddia etti.
AK Parti'nin bu yasa ile Türkiye'yi kötü yönettiğini itiraf ettiğini öne süren Şandır, "Alacağını tahsil edemeyen devlet, borcunu ödemeyen millet; işte, AK Parti'nin eseri Türkiye budur!" dedi
MHP Grup Başkanvekili Şandır, sözlerinde şunları kaydetti:
" AK Parti iktidarı, 8 yılın sonunda bir enkaz yerine dönüştürdüğü ülkemizde bu yasa ile bir enkaz çadırı kurmuş ancak felakete uğrayan vatandaşlarımızın büyük kısmını dışarıda bırakmıştır. Yolun sonuna gelen AK Parti iktidarı, yeni bir aldatma ile seçim öncesinde vatandaşlarımıza bu yasa ile bir seçim rüşveti vermektedir. Aslında bu yasa ile vatandaşlarımız altından kalkamayacakları yeni bir AK Parti zulmü ile cezalandırılmaktadır. Yeni AK Parti aldatması; verir gibi görünüp olanın da yağmalanmasıdır. AK Parti hükümeti, bu yasa ile vatandaşlara bir şey vermemektedir. Vatandaşların devlete olan yaklaşık 110 milyar TL'lık borcun bir kısmı bu yasa ile talep edilmektedir. Bu yasa, iflas etmiş tüccarın " eski defterleri" yeniden karıştırması gibi 8 yılın sonunda AK Parti iktidarı'nın iflas belgesidir.
Bu yasa, içeriği ve hazırlanış biçimi ile özel anlamlar ifade etmektedir; hazırlanışında hukuka uyulmamıştır. Tasarı hazırlanırken Bakanlar Kurulunun 19.12.2005 tarihli ve 2005/9986 sayılı kararı ile uygulamaya konulan " Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında yönetmelik" hükümlerine riayet edilmemiştir.
Tasarıda, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 14.maddesi hükümlerine uyulmamıştır.
Tasarı, üçlü Dayanışmaya İlişkin 144 sayılı İLO Sözleşmesine ve sosyal diyaloga aykırı hazırlanmıştır. Tasarıdaki konular, Ekonomik Sosyal Konsey'in gündemine getirilmemiştir.
Kanun tasarısına sonradan Plan ve Bütçe Komisyonu Alt Komisyonu ve Ana Komisyonda ilave edilen maddeler, başka komisyonlarda görüşülerek kanunlaştırılan kanunlarda yapılan değişikliklerdir. Bu kanun tasarısındaki maddeler Meclis'in 8 komisyonunu ilgilendirmektedir. Bu komisyonlardan görüş alınmamıştır. Bu durum İçtüzük'ün 23'üncü maddesine aykırıdır.
Hükümetten gelen Kanun Tasarısı, Komisyonda muhtelif partilere mensup milletvekillerine ait 56 adet kanun teklifi ile birleştirilmiştir. Bu kanun teklifleri de Plan ve Bütçe Komisyonu dışında birçok komisyonu ilgilendirmektedir. Bu kanun teklifleri kendi komisyonlarında görüşülerek " Rapor'a bağlanmamıştır." Bu durum İçtüzüğün 42. maddesine aykırıdır.
Plan ve Bütçe Komisyonu kendisine havale edilmeyen kanun tekliflerini hükümet tasarısı ile birleştirerek görüşmüştür. Böylece İçtüzük'te 35. maddeye aykırı hareket edilmiştir.
Kısacası bu kanun, hazırlanışında Anayasa ve İçtüzük gereğince "şekil şartı" yerine getirilmemiştir; Böylece, Anayasa'nın 88. maddesi 2. Fıkrasının gereği yerine getirilmemiştir."
Yasanın, AK Parti'nin seçime giderken başaramadıklarını, eksik yaptıklarını milletin gözünden kaçırma amacıyla tasarlandığını öne süren Şandır, ''Tasarıya 'evet' oyu verdik ancak bu yasanın hukuki meşruiyeti yoktur ve şekil şartı yerine getirilmemiştir. 'Torba Yasa', ne bulunursa içine doldurulan hırsız torbasına dönüşmüştür. Yasa ile nimet-külfet dengesini bozmak suretiyle toplumsal barışa zarar verilmiştir, eksik, yanlış bir yasadır. Sayın Cumhurbaşkanı'nın dikkatine bu bilgileri sunuyoruz'' diye konuştu.
Yasanın, ''seçim rüşveti'' olarak kullanılacağını ileri süren Şandır, ''Milletin cebinde olanı da alma yasasıdır. Samimi ve dürüst değiller. Ayrıca, verilen o kadar söze rağmen kadına yönelik hiçbir düzenleme yapılmamıştır. İşçilerin aleyhine olan düzenlemeler, muhalefetin uyarıları ve sendikaların tepkisi üzerine son dakikada tekriri müzakere yapılarak tasarıdan çıkarılmıştır'' dedi.
Şandır, açıklamasının ardından soruları yanıtladı.
Bir gazetecinin, ''Yasayı, Anayasa Mahkemesine götürmeyi düşünüyor musunuz'' sorusuna Şandır, ''MHP'nin, Anayasa Mahkemesine müracaat için sayısal çoğunluğu yetmemektedir ama anamuhalefet partisi öyle bir talep getirirse partimizin yetkili kurulları meseleyi değerlendirecektir'' yanıtını verdi.
''Bunca eleştirdiğiniz bir tasarıya, 'evet' oyu verdiğinizi söylüyorsunuz. Bu bir çelişki değil mi'' sorusu üzerine Şandır, ''Bizim yaklaşımımız şudur; bir yasa düzenlemesiyle bir tek insanımızın bile acısına çare, çözüm üretiliyorsa biz ona bigane kalamayız. Bu yasaya yaklaşımımız bu sebepledir ama burada önemli düzenlemeler de yapılmıştır. Bu düzenlemelerde bizim de emeğimiz, katkımız vardır. Bu yasanın çıkıp, sorun içerisinde kıvranan vatandaşlarımızın dertlerine çözüm üretilmesine katkı vermek hassasiyetiyle
'evet' oyu verdik ama doğruları söylemekten de geri durmamamız gerekiyor'' diye konuştu.
''Balyoz Darbe Planı davasıyla ilgili gelişmeler yaşanıyor. Çetin Doğan'ın açıklamaları oldu siz nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusu üzerine Şandır, şöyle konuştu:
''Bu konuda Sayın Genel Başkanımızın Niğde'de yaptığı açıklama çok açık ve nettir. Türk Silahlı Kuvvetlerinden darbeci varsa temizlenmelidir ama 'darbeci var' iddiasıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin yıpratılmasına müsaade edilmemelidir. Türk Silahlı Kuvvetleri bu milletin göz bebeği kadar değerli bir varlığıdır. Milletin ordusu ve dünyanın en eski ordusudur. Biz, milletin iradesine, milletin iradesiyle oluşmuş ve TBMM'ye ve bu Meclisten çıkmış siyasi iktidara, tüm yasamaya, hukuk dışı yollarla sebebi ne olursa olsun, sahibi kim olursa olsun bir müdahaleye asla sıcak bakmayız. Aslolan milletin iradesidir.''
Şandır, Yargıtay ve Danıştayın yapısını düzenleyen yasanın Anayasa Mahkemesine götürülmesi durumunda destek verip vermeyeceklerinin sorulması üzerine de ''Bu destek konusunu partimizin kurulları değerlendirecek ama bu kanunda MHP'nin önerisini dikkate almadılar. MHP olarak biz köklü bir yargı reformunundan yanayız. AK Parti'nin 8 yıldır yargı reformunu yapmayışı bir haksızlıktır, aymazlıktır. Bu iki kurumdaki iş yükünü hafifletmek için geçici görevlendirmeyle dosya yığılmasının önü alınabilirdi sonra reform yapılabilirdi. Çünkü kanun sorunun bütününü çözmüyor'' diye konuştu.
''Ergenekon Davası kapsamında bir gazeteci daha -Soner Yalçın- gözaltına alındı. Değerlendirmeniz nedir?'' sorusuna Şandır, şu yanıtı verdi:
''Adalet ve Kalkınma Partisi, 'ileri demokrasi', 'AB standartları', 'özgürlükleri artıracağım' diyerek, maalesef Türkiye'nin çivisini çıkardı. Bugün içeride bulunan 100'e yakın gazeteci var. Hakkında dava açılan çok daha fazla sayıda gazeteci var. Bunun neresi özgürlük, neresi ileri demokrasi? Burada bir hukuk noksanlığı varsa ki var, bunun karşılanması sorumluluğu TBMM'ye ve iktidar partisi grubuna aittir. 'İleri demokrasi' iddiası varsa, gazetecilerin milleti haberdar etmek için haber peşinde koşarken, kanunun dehlizlerine, karanlıklarına, hapishane koridorlarına, zindanlara çekilmesini şiddetle kınıyorum. Tasvip edilecek bir durum değil.''
Bir gazetecinin, ''Soner Yalçın, Ergenekon terör örgütü üyesi olmak iddiasıyla tutuklandı, yazdıklarından ötürü değil'' sözleri üzerine Şandır, ''Daha kimleri terör örgütü üyesi olmak iddiasıyla yakaladılar. Hayatında terörün içerisinde hiç bulunmamış, insanların acısını dindiren, insanlara bir şeyler öğretmek için ömrünü tüketen insanlar da terör örgütü üyesi olmak iddiasıyla içeride tutuluyorlar. Bu adalet değil'' dedi.
Yargının kendi kurallarıyla çalışması gerektiğini ifade eden Şandır, ''Yargı sürecine ve sonucuna herkes saygı göstermelidir. Biz bu davaların ne savcısı ne avukatıyız ama milletimiz adına adalet duygusunu geliştirici bir yargı istiyoruz. Suç varsa belirlensin, suçlu cezalandırılsın ama insanları bu kadar uzun süre töhmet altında bırakacak iddiaların kabul edilmesi mümkün değildir'' diye konuştu.
Mehmet Şandır, bir başka soru üzerine, MHP iktidarında, ''Torba Yasa'' ile eksik yapılanların tamamının giderileceğini belirterek, ''Halkın borçlu muamelesi ile aşağılanmaktan kurtarılacağını'' ifade etti.
''Kaçma imkanı olmayan insanların gözaltına alınış şekillerini nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusuna Şandır, ''Evrensel hukuk kuralıdır: Yargı son hükmünü verene kadar tüm insanlar masumdur. Masum insanlara yani sizlere nasıl muamele yapılıyorsa, soruşturma altında, gözaltında veya tutuklu olan insanlara da o muamelenin yapılması gerekir. Bunun dışındaki her muamele doğru bir muamele olamaz'' yanıtını verdi. (16:01)
Kamuoyunun Torba Yasa olarak bildiği " Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" görüşmelerinin tamamlanarak TBMM'de kabul edildiğini hatırlatan Şandır, bu yasadan yararlanamayan toplumun çok büyük bir kesiminin hala enkazın altında kurtarılmayı beklediğini, bu yasa ile nimet / külfet dengesinin bozulduğunu, gerçek sorumlu ve suçlunun Türkiye'yi Türk Milleti adına 8 yıldan bu yana tek başına yöneten ve zamanında gerekli tedbirleri almayan, uyguladığı politikalarla insanını korumayan AK Parti iktidarı olduğunu iddia etti.
AK Parti'nin bu yasa ile Türkiye'yi kötü yönettiğini itiraf ettiğini öne süren Şandır, "Alacağını tahsil edemeyen devlet, borcunu ödemeyen millet; işte, AK Parti'nin eseri Türkiye budur!" dedi
MHP Grup Başkanvekili Şandır, sözlerinde şunları kaydetti:
" AK Parti iktidarı, 8 yılın sonunda bir enkaz yerine dönüştürdüğü ülkemizde bu yasa ile bir enkaz çadırı kurmuş ancak felakete uğrayan vatandaşlarımızın büyük kısmını dışarıda bırakmıştır. Yolun sonuna gelen AK Parti iktidarı, yeni bir aldatma ile seçim öncesinde vatandaşlarımıza bu yasa ile bir seçim rüşveti vermektedir. Aslında bu yasa ile vatandaşlarımız altından kalkamayacakları yeni bir AK Parti zulmü ile cezalandırılmaktadır. Yeni AK Parti aldatması; verir gibi görünüp olanın da yağmalanmasıdır. AK Parti hükümeti, bu yasa ile vatandaşlara bir şey vermemektedir. Vatandaşların devlete olan yaklaşık 110 milyar TL'lık borcun bir kısmı bu yasa ile talep edilmektedir. Bu yasa, iflas etmiş tüccarın " eski defterleri" yeniden karıştırması gibi 8 yılın sonunda AK Parti iktidarı'nın iflas belgesidir.
Bu yasa, içeriği ve hazırlanış biçimi ile özel anlamlar ifade etmektedir; hazırlanışında hukuka uyulmamıştır. Tasarı hazırlanırken Bakanlar Kurulunun 19.12.2005 tarihli ve 2005/9986 sayılı kararı ile uygulamaya konulan " Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında yönetmelik" hükümlerine riayet edilmemiştir.
Tasarıda, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 14.maddesi hükümlerine uyulmamıştır.
Tasarı, üçlü Dayanışmaya İlişkin 144 sayılı İLO Sözleşmesine ve sosyal diyaloga aykırı hazırlanmıştır. Tasarıdaki konular, Ekonomik Sosyal Konsey'in gündemine getirilmemiştir.
Kanun tasarısına sonradan Plan ve Bütçe Komisyonu Alt Komisyonu ve Ana Komisyonda ilave edilen maddeler, başka komisyonlarda görüşülerek kanunlaştırılan kanunlarda yapılan değişikliklerdir. Bu kanun tasarısındaki maddeler Meclis'in 8 komisyonunu ilgilendirmektedir. Bu komisyonlardan görüş alınmamıştır. Bu durum İçtüzük'ün 23'üncü maddesine aykırıdır.
Hükümetten gelen Kanun Tasarısı, Komisyonda muhtelif partilere mensup milletvekillerine ait 56 adet kanun teklifi ile birleştirilmiştir. Bu kanun teklifleri de Plan ve Bütçe Komisyonu dışında birçok komisyonu ilgilendirmektedir. Bu kanun teklifleri kendi komisyonlarında görüşülerek " Rapor'a bağlanmamıştır." Bu durum İçtüzüğün 42. maddesine aykırıdır.
Plan ve Bütçe Komisyonu kendisine havale edilmeyen kanun tekliflerini hükümet tasarısı ile birleştirerek görüşmüştür. Böylece İçtüzük'te 35. maddeye aykırı hareket edilmiştir.
Kısacası bu kanun, hazırlanışında Anayasa ve İçtüzük gereğince "şekil şartı" yerine getirilmemiştir; Böylece, Anayasa'nın 88. maddesi 2. Fıkrasının gereği yerine getirilmemiştir."
Yasanın, AK Parti'nin seçime giderken başaramadıklarını, eksik yaptıklarını milletin gözünden kaçırma amacıyla tasarlandığını öne süren Şandır, ''Tasarıya 'evet' oyu verdik ancak bu yasanın hukuki meşruiyeti yoktur ve şekil şartı yerine getirilmemiştir. 'Torba Yasa', ne bulunursa içine doldurulan hırsız torbasına dönüşmüştür. Yasa ile nimet-külfet dengesini bozmak suretiyle toplumsal barışa zarar verilmiştir, eksik, yanlış bir yasadır. Sayın Cumhurbaşkanı'nın dikkatine bu bilgileri sunuyoruz'' diye konuştu.
Yasanın, ''seçim rüşveti'' olarak kullanılacağını ileri süren Şandır, ''Milletin cebinde olanı da alma yasasıdır. Samimi ve dürüst değiller. Ayrıca, verilen o kadar söze rağmen kadına yönelik hiçbir düzenleme yapılmamıştır. İşçilerin aleyhine olan düzenlemeler, muhalefetin uyarıları ve sendikaların tepkisi üzerine son dakikada tekriri müzakere yapılarak tasarıdan çıkarılmıştır'' dedi.
Şandır, açıklamasının ardından soruları yanıtladı.
Bir gazetecinin, ''Yasayı, Anayasa Mahkemesine götürmeyi düşünüyor musunuz'' sorusuna Şandır, ''MHP'nin, Anayasa Mahkemesine müracaat için sayısal çoğunluğu yetmemektedir ama anamuhalefet partisi öyle bir talep getirirse partimizin yetkili kurulları meseleyi değerlendirecektir'' yanıtını verdi.
''Bunca eleştirdiğiniz bir tasarıya, 'evet' oyu verdiğinizi söylüyorsunuz. Bu bir çelişki değil mi'' sorusu üzerine Şandır, ''Bizim yaklaşımımız şudur; bir yasa düzenlemesiyle bir tek insanımızın bile acısına çare, çözüm üretiliyorsa biz ona bigane kalamayız. Bu yasaya yaklaşımımız bu sebepledir ama burada önemli düzenlemeler de yapılmıştır. Bu düzenlemelerde bizim de emeğimiz, katkımız vardır. Bu yasanın çıkıp, sorun içerisinde kıvranan vatandaşlarımızın dertlerine çözüm üretilmesine katkı vermek hassasiyetiyle
'evet' oyu verdik ama doğruları söylemekten de geri durmamamız gerekiyor'' diye konuştu.
''Balyoz Darbe Planı davasıyla ilgili gelişmeler yaşanıyor. Çetin Doğan'ın açıklamaları oldu siz nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusu üzerine Şandır, şöyle konuştu:
''Bu konuda Sayın Genel Başkanımızın Niğde'de yaptığı açıklama çok açık ve nettir. Türk Silahlı Kuvvetlerinden darbeci varsa temizlenmelidir ama 'darbeci var' iddiasıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin yıpratılmasına müsaade edilmemelidir. Türk Silahlı Kuvvetleri bu milletin göz bebeği kadar değerli bir varlığıdır. Milletin ordusu ve dünyanın en eski ordusudur. Biz, milletin iradesine, milletin iradesiyle oluşmuş ve TBMM'ye ve bu Meclisten çıkmış siyasi iktidara, tüm yasamaya, hukuk dışı yollarla sebebi ne olursa olsun, sahibi kim olursa olsun bir müdahaleye asla sıcak bakmayız. Aslolan milletin iradesidir.''
Şandır, Yargıtay ve Danıştayın yapısını düzenleyen yasanın Anayasa Mahkemesine götürülmesi durumunda destek verip vermeyeceklerinin sorulması üzerine de ''Bu destek konusunu partimizin kurulları değerlendirecek ama bu kanunda MHP'nin önerisini dikkate almadılar. MHP olarak biz köklü bir yargı reformunundan yanayız. AK Parti'nin 8 yıldır yargı reformunu yapmayışı bir haksızlıktır, aymazlıktır. Bu iki kurumdaki iş yükünü hafifletmek için geçici görevlendirmeyle dosya yığılmasının önü alınabilirdi sonra reform yapılabilirdi. Çünkü kanun sorunun bütününü çözmüyor'' diye konuştu.
''Ergenekon Davası kapsamında bir gazeteci daha -Soner Yalçın- gözaltına alındı. Değerlendirmeniz nedir?'' sorusuna Şandır, şu yanıtı verdi:
''Adalet ve Kalkınma Partisi, 'ileri demokrasi', 'AB standartları', 'özgürlükleri artıracağım' diyerek, maalesef Türkiye'nin çivisini çıkardı. Bugün içeride bulunan 100'e yakın gazeteci var. Hakkında dava açılan çok daha fazla sayıda gazeteci var. Bunun neresi özgürlük, neresi ileri demokrasi? Burada bir hukuk noksanlığı varsa ki var, bunun karşılanması sorumluluğu TBMM'ye ve iktidar partisi grubuna aittir. 'İleri demokrasi' iddiası varsa, gazetecilerin milleti haberdar etmek için haber peşinde koşarken, kanunun dehlizlerine, karanlıklarına, hapishane koridorlarına, zindanlara çekilmesini şiddetle kınıyorum. Tasvip edilecek bir durum değil.''
Bir gazetecinin, ''Soner Yalçın, Ergenekon terör örgütü üyesi olmak iddiasıyla tutuklandı, yazdıklarından ötürü değil'' sözleri üzerine Şandır, ''Daha kimleri terör örgütü üyesi olmak iddiasıyla yakaladılar. Hayatında terörün içerisinde hiç bulunmamış, insanların acısını dindiren, insanlara bir şeyler öğretmek için ömrünü tüketen insanlar da terör örgütü üyesi olmak iddiasıyla içeride tutuluyorlar. Bu adalet değil'' dedi.
Yargının kendi kurallarıyla çalışması gerektiğini ifade eden Şandır, ''Yargı sürecine ve sonucuna herkes saygı göstermelidir. Biz bu davaların ne savcısı ne avukatıyız ama milletimiz adına adalet duygusunu geliştirici bir yargı istiyoruz. Suç varsa belirlensin, suçlu cezalandırılsın ama insanları bu kadar uzun süre töhmet altında bırakacak iddiaların kabul edilmesi mümkün değildir'' diye konuştu.
Mehmet Şandır, bir başka soru üzerine, MHP iktidarında, ''Torba Yasa'' ile eksik yapılanların tamamının giderileceğini belirterek, ''Halkın borçlu muamelesi ile aşağılanmaktan kurtarılacağını'' ifade etti.
''Kaçma imkanı olmayan insanların gözaltına alınış şekillerini nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusuna Şandır, ''Evrensel hukuk kuralıdır: Yargı son hükmünü verene kadar tüm insanlar masumdur. Masum insanlara yani sizlere nasıl muamele yapılıyorsa, soruşturma altında, gözaltında veya tutuklu olan insanlara da o muamelenin yapılması gerekir. Bunun dışındaki her muamele doğru bir muamele olamaz'' yanıtını verdi. (16:01)
